Uzmanlar insanlardan uzaklaşmanın şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı: Bugünden sonra suçluluk hissi yok

Gönüllü yalnızlık size stresten arınmak için zaman tanıyabilir (AP)
Gönüllü yalnızlık size stresten arınmak için zaman tanıyabilir (AP)
TT

Uzmanlar insanlardan uzaklaşmanın şaşırtıcı faydalarını ortaya çıkardı: Bugünden sonra suçluluk hissi yok

Gönüllü yalnızlık size stresten arınmak için zaman tanıyabilir (AP)
Gönüllü yalnızlık size stresten arınmak için zaman tanıyabilir (AP)

Uzmanlar son yıllarda insanların her zamankinden daha fazla tek başlarına zaman geçirmelerine yönelik endişelerini dile getirerek bu olgunun bir 'yalnızlık salgınına' neden olduğu belirtti.

Ancak New York Post gazetesinin haberine göre bazı uzmanlar yalnızlık ile ‘gönüllü yalnılık’ arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyor.

ABD'nin Vermont eyaletindeki Middlebury Koleji’nde psikoloji yardımcı doçenti olan Virginia Thomas, geçtiğimiz günlerde The Conversation'da kaleme aldığı bir makalede şunları yazdı:

“Yalnızlık ve sosyal tecrit, özellikle kronik yalnızlık, depresyon ve yaşam süresinin kısalması gibi olumsuz sonuçlarla ilişkilendirildiğinden, ciddi şekilde ilgilenilmesi gereken gerçek sorunlardır. Ancak tecrit bazıları için, araştırmacıların ‘pozitif izolasyon’ olarak adlandırdığı, yalnızlıktan ziyade refahla ilişkili bir durum beklentisini temsil ediyor.”

Yalnızlığın artılarını ve eksilerini yıllardır inceleyen biri olarak Thomas, “Yalnızlıkla ilgili toplumsal kaygımız, yalnız kalmayı istemenin anormal ya da patolojik, değer verilmekten ziyade acınacak yahut korkulacak bir şey olarak görüldüğü kültürümüzde yalnızlığa gereken değerin verilmemesinden kaynaklanıyor. Bu bağlamda, gönüllü yalnızlık sosyal bir damga taşıyor.”

Ancak araştırmaların izolasyonun en az üç önemli faydası olduğunu gösterdiğine dikkati çeken Thomas, bunları şöyle sıralıyor:

1- Stresi azaltmanıza zaman tanır:

Personality and Social Psychology Bulletin (PSPB) dergisinde yayınlanan bir çalışma, sadece 15 dakikalık yalnızlığın anksiyete gibi aşırı uyarılmış duyguları azaltabildiğini ve sakinlik hissini artırabildiğini gösterdi. Bu 'duygusal salınım' bireylerin enerjilerini sıfırlamalarına olanak tanıyarak zihinsel berraklığın artmasına ve stres seviyelerinin düşmesine yol açıyor.

2- Kişisel gelişim için alan sağlar:

Yalnızlık, kendi üzerine düşünme ve kişisel gelişim için eşsiz bir fırsat sunar. Araştırmalar, yalnız vakit geçiren insanların daha fazla özerkliğe ve daha güçlü bir öz kimlik duygusuna sahip olduğunu gösteriyor. Scientific Reports'ta 2023 yılında yapılan bir araştırma, tek başına daha fazla zaman geçirmeyi seçen katılımcıların kendilerini daha az stresli ve hayatlarını daha fazla kontrol altında hissettiklerini ortaya koydu. Bu planlı zaman, öz farkındalığı teşvik ederek bireylerin kişisel değerleri ve hedefleriyle uyum sağlamasına yardımcı olur.

3- Duygularınız ve yaratıcılığınızla bağlantı kurmanıza yardımcı olur:

Yalnızlık, duyguları işlemek ve yenilikçi fikirler üretmek için zihinsel alan sağlayarak duygusal zekayı ve yaratıcılığı artırabilir. Sıkı Kovid-19 kısıtlamaları sırasında, bin 200'den fazla Fransız yetişkin üzerinde yapılan 2021 tarihli bir çalışmaya göre özellikle daha önce daha az yaratıcı olan kişiler arasında günlük yaratıcılıkta belirgin bir artış gözlemlendi.



Nicole Kidman'ın dizisi listelerin zirvesine çıksa da izleyiciyi böldü

Scarpetta'nın FBI profilcisi eşi rolünde The Guardian ve The Mentalist'le tanınan 56 yaşındaki Simon Baker (sağda) yer alıyor (Amazon Prime Video)
Scarpetta'nın FBI profilcisi eşi rolünde The Guardian ve The Mentalist'le tanınan 56 yaşındaki Simon Baker (sağda) yer alıyor (Amazon Prime Video)
TT

Nicole Kidman'ın dizisi listelerin zirvesine çıksa da izleyiciyi böldü

Scarpetta'nın FBI profilcisi eşi rolünde The Guardian ve The Mentalist'le tanınan 56 yaşındaki Simon Baker (sağda) yer alıyor (Amazon Prime Video)
Scarpetta'nın FBI profilcisi eşi rolünde The Guardian ve The Mentalist'le tanınan 56 yaşındaki Simon Baker (sağda) yer alıyor (Amazon Prime Video)

Amazon Prime Video'nun iddialı dizisi Scarpetta, izlenme rekorları kırarak küresel bir başarıya imza atsa da Patricia Cornwell'in sadık okurlarını ve izleyicileri ikiye böldü. 

Yayın devi, başrolünde 58 yaşındaki Nicole Kidman'ın yer aldığı yeni polisiye dizisiyle dünya çapında bir hit yakaladı. 11 Mart'ta 8 bölümü birden yayımlanan yapım ABD, Avustralya, Brezilya, İtalya ve İspanya dahil olmak üzere pek çok ülkede kısa sürede zirveye oturdu. Ancak bu güçlü açılış, beraberinde sert eleştirileri de getirdi.

Patricia Cornwell'in 29 kitaba ulaşan dev serisinden uyarlanan dizi, platformun diğer iddialı yapımları Young Sherlock, Fallout ve Cross'u geride bırakarak zirveye yerleşti. 

İlk sezon daha yayına girmeden onay alan ikinci sezonun çekimlerine bu ay başlanacağı bildirildi. Eğer prodüksiyon süreci bu hızla devam ederse, dizinin 2027 başlarında ekrana dönmesi bekleniyor.

Dizi, adli tabip Dr. Kay Scarpetta'nın hikayesini iki farklı zaman diliminde ele alıyor. Kidman'ın canlandırdığı deneyimli Scarpetta'nın ablası Dorothy'yi Jamie Lee Curtis oynarken, siber adli tıp uzmanı yeğenine Ariana DeBose hayat veriyor.

Eleştiri oklarının hedefinde

Dizi, izlenme oranlarında zirveye çıksa da özellikle kitabın hayranları tarafından seriye sadık kalmamakla suçlanıyor. 

Okurların en çok tepki gösterdiği konuların başında karakterle oyuncu arasındaki fiziksel uyumsuzluk geliyor. Kitaplarda minyon ve İtalyan kökenli diye betimlenen Scarpetta rolü için 180 santimetre boyundaki Avustralyalı Kidman'ın seçilmesi, karakterin ruhuna aykırı bulundu.

67 yaşındaki Jamie Lee Curtis'in Kidman'ın ablasını canlandırması da aradaki yaş farkı ve karakterlerin kitaplardaki ilişkisi nedeniyle "tuhaf bir seçim" olarak yorumlandı.

Öte yandan bazı izleyiciler sahnelerin aşırı karanlık olmasından ve olay örgüsünün Mare of Easttown gibi modern klasiklerin gerisinde kalmasından şikayetçi.

Tüm eleştirilere rağmen diziyi "mükemmel bir başlangıç" olarak gören bir kesim de mevcut. Bazı hayranlar, oyuncu kadrosunun karizmasının ve hikayenin sürükleyiciliğinin, kitaplardan bağımsız olarak değerlendirildiğinde diziyi türünün en iyi örneklerinden biri yaptığını savunuyor.

Bu yüksek izlenme oranlarının, izleyicinin memnuniyetsizliğine rağmen üçüncü ve sonraki sezonları getirip getirmeyeceği ise merak konusu.

Independent Türkçe, Mirror, ScreenRant


Efsane yönetmen mahmuzları takıyor: Spielberg'den western müjdesi

Modern gişe sinemasının öncülerinden 79 yaşındaki Steven Spielberg, tüm zamanların en yüksek gişe hasılatına ulaşan yönetmeni (Reuters)
Modern gişe sinemasının öncülerinden 79 yaşındaki Steven Spielberg, tüm zamanların en yüksek gişe hasılatına ulaşan yönetmeni (Reuters)
TT

Efsane yönetmen mahmuzları takıyor: Spielberg'den western müjdesi

Modern gişe sinemasının öncülerinden 79 yaşındaki Steven Spielberg, tüm zamanların en yüksek gişe hasılatına ulaşan yönetmeni (Reuters)
Modern gişe sinemasının öncülerinden 79 yaşındaki Steven Spielberg, tüm zamanların en yüksek gişe hasılatına ulaşan yönetmeni (Reuters)

 muazzam bir iş geliyor" sözleriyle heyecan yarattı.

"Klişelerden uzak bir kovboy filmi"

Sinema tarihinin en etkili isimlerinden Spielberg, filmi Teksas'ta çekmek istediğini belirtirken, türün alışılagelmiş kalıplarını yıkacağının sözünü verdi: 

Atlar ve silahlar olacak ancak size şunu söyleyebilirim ki filmde ne türün klişeleri ne de basmakalıp tiplemeler yer alacak.

John Ford'un 1939 tarihli Cehennem Dönüşü (Stagecoach) ve 1956 yapımı Çöl Aslanı (The Searchers) gibi klasiklerine olan hayranlığını sık sık dile getiren Spielberg, kariyeri boyunca filmlerinde bu türe küçük göndermelerde bulunsa da bugüne kadar hiç tam anlamıyla bir western yönetmemişti.

Spielberg, birkaç yıldır western filmi yönetme isteğini dile getiriyor. Yönetmen, 2021'de Batı Yakası'nın Hikayesi'ni (West Side Story) tanıtırken Yahoo'ya verdiği röportajda, uzun ve parlak kariyerinde henüz el atmadığı türler üzerine düşüncelerini paylaşmıştı.

"Bu soru bana kariyerimin son 40 yılı boyunca, hatta belki daha da uzun süredir soruluyor ve ben de hep 'Henüz yapmadığım tek şey bir müzikal' diye cevap veriyorum" diyen Spielberg sözlerini şöyle sürdürmüştü: 

Ama söylemeyi ihmal ettiğim bir şey var: Aslında hâlâ gerçekten el atmadığım tür western. Kim bilir? Belki bir gün mahmuzlarımı takarım.

Spielberg geçen yıl da Hollywood Reporter'a verdiği röportajda bir western çekme arzusunu yinelemişti. Yönetmen, "Bir western yapmaya büyük heves duyuyorum ve umarım bir gün bunu gerçekleştireceğim" diyerek eklemişti: 

Onca yıl boyunca bir türlü fırsat bulamadığım bir şey bu...

"Yalnız olmadığımıza dair güçlü şüphelerim var"

Söyleşinin öne çıkan başlıklarından biri de Spielberg'ün 12 Haziran'da vizyona girecek yeni UFO filmi İfşa Günü (Disclosure Day) oldu. Josh O'Connor, Emily Blunt, Colman Domingo, Colin Firth ve Wyatt Russell gibi yıldız isimleri bir araya getiren film hakkında konuşan yönetmen, dünya dışı yaşam konusundaki kişisel inançlarını da paylaştı.

Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın uzaylıların gerçek olduğuna dair geçmişte yaptığı açıklamalara değinen Spielberg, "Yalnız olmadığımıza dair çok güçlü şüphelerim var. Kimse bu uçsuz bucaksız evrende tek zeki medeniyetin biz olduğumuzu düşünmemeli" dedi. 

Independent Türkçe, Variety, Entertainment Weekly, Yahoo, Hollywood Reporter


Yıldızları buluşturan dizi 7 yıl sonra geri dönüyor: Tarih verildi

Big Little Lies'ın yıldızları Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Laura Dern ve Zoë Kravitz daha önce projeyi sürdürme isteklerini dile getirmişti (HBO)
Big Little Lies'ın yıldızları Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Laura Dern ve Zoë Kravitz daha önce projeyi sürdürme isteklerini dile getirmişti (HBO)
TT

Yıldızları buluşturan dizi 7 yıl sonra geri dönüyor: Tarih verildi

Big Little Lies'ın yıldızları Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Laura Dern ve Zoë Kravitz daha önce projeyi sürdürme isteklerini dile getirmişti (HBO)
Big Little Lies'ın yıldızları Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Shailene Woodley, Laura Dern ve Zoë Kravitz daha önce projeyi sürdürme isteklerini dile getirmişti (HBO)

Televizyon dünyasının ses getiren yapımlarından Big Little Lies, hayranlarını heyecanlandıran bir gelişmeyle gündemde. HBO'nun yıldızlar geçidi niteliğindeki kadrosuyla hafızalara kazınan dizisi, 7 yıllık uzun bir bekleyişin ardından üçüncü sezonuyla geri dönmeye hazırlanıyor.

Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Laura Dern, Shailene Woodley ve Zoë Kravitz'in başrollerini paylaştığı, daha sonra Meryl Streep'in de katıldığı dizi, aile içi şiddet gibi karanlık ve karmaşık temaları işleyen hikayesiyle 8 Emmy ve 4 Altın Küre'ye layık görülmüştü.

Dizinin yaratıcısı David E. Kelley, SXSW festivalinde yaptığı açıklamada, üçüncü sezon hazırlıklarının hız kazandığını müjdeledi. Kelley, "Süreç şu an şekillenme aşamasında ancak bu iş kesinlikle gerçekleşecek. İnanılmaz bir kadroya sahibiz, bu da bize iyi bir hikaye anlatıcılığı için müthiş bir fırsat sunuyor. Her şey planlandığı gibi giderse çekimlere sonbaharda başlamayı hedefliyoruz" dedi.

10 yıllık zaman atlaması

Liane Moriarty'nin romanından uyarlanan yapımda, karakterlerin hayatında bambaşka bir dönem başlayacak. Reese Witherspoon, yeni sezonun gidişatıyla ilgili USA Today'e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Şu an ön görüşme aşamasındayız. Bu karakterlerin bugün nerede olacağına dair pek çok fikri olan yazar Liane Moriarty'yle sürekli iletişim halindeyiz. Aradan yaklaşık 10 yıl geçti; çocuklar artık büyüdü ve birer ergen oldular. Tahmin edebileceğiniz gibi o yaş grubundaki çocuklara ebeveynlik yapmanın getirdiği zorluklar hikayenin merkezinde yer alacak.

David E. Kelley'den yeni proje

Hazırlıkları süren yeni sezonun kesin yayın tarihi henüz resmiyet kazanmasa da hayranların sabırsız bekleyişi sürüyor. 

Bu sırada David E. Kelley, 15 Nisan'da Apple TV'de izleyiciyle buluşacak yeni dizisi Margo's Got Money Troubles'ın prömiyerine hazırlanıyor.

Big Little Lies'ın ilk iki sezonu şu an HBO Max'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, USA Today, ScreenRant