Uydu görüntüleri Finlandiya sınırındaki hareketliliği gözler önüne serdi

İsveç ve Finlandiya'nın Ukrayna savaşından sonra NATO'ya katılmasıyla birlikte Nordik ülkelerinin orduları daha yakın çalışmaya başladı (AFP)
İsveç ve Finlandiya'nın Ukrayna savaşından sonra NATO'ya katılmasıyla birlikte Nordik ülkelerinin orduları daha yakın çalışmaya başladı (AFP)
TT

Uydu görüntüleri Finlandiya sınırındaki hareketliliği gözler önüne serdi

İsveç ve Finlandiya'nın Ukrayna savaşından sonra NATO'ya katılmasıyla birlikte Nordik ülkelerinin orduları daha yakın çalışmaya başladı (AFP)
İsveç ve Finlandiya'nın Ukrayna savaşından sonra NATO'ya katılmasıyla birlikte Nordik ülkelerinin orduları daha yakın çalışmaya başladı (AFP)

Uydu görüntüleri, Rusya'nın Finlandiya sınırı yakınlarındaki üslerini tahkim ettiğini ortaya koydu.

New York Times'ın haberine göre, NATO yetkililerinin de doğruladığı fotoğraflarda yeni çadırların kurulduğu, askeri araçları barındırabilecek yeni depoların yapıldığı, savaş uçakları hangarlarının yenilendiği ve uzun süredir kullanılmayan helikopter üssünün elden geçirildiği görülüyor. 

Amerikan gazetesi, uydu görüntülerinin bölgedeki üslerin büyütülmesine dair uzun vadeli bir planı ortaya koyduğunu belirtti. 

Planet Labs'in görüntülerine göre Kamenka, Petrozavodsk, Severomorsk-2 ve Olenya üsleri güçlendiriliyor.

NATO yetkilileri, bu çalışmaların Moskova'nın 2022'de başlattığı Ukrayna istilası öncesinde Rusya'nın güneyine yaptığı tahkimata benzemediğini söyledi. 

Finlandiya mercileri de sınırlarının yakınlarındaki asker sayısının azlığına işaret ederek Rusya'nın henüz ciddi bir tehdit oluşturmadığını ifade ediyor. 

Rusya-Ukrayna savaşı üzerine harekete geçen Helsinki yönetimi, iki yıl önce NATO'ya resmen kabul edilmişti. 

Aradaki 1335 kilometrelik hat, Rusya'yla bir NATO üyesi arasındaki en uzun sınırı da oluşturmuş oldu. 

Uzmanlar, bu hattın önemli bir kısmının tartışmalı Kuzey Kutup Dairesi bölgesinde olduğuna işaret ederek sınırda gerginlik yaşanabileceğini vurguluyor. 

ABD'nin Finlandiya'yla bu bölgede kısa süre önce Rusya tehdidine karşı tatbikat düzenlediği de hatırlatılıyor. 

Finlandiya ordusu Ukrayna savaşının sonlanmasının ardından binlerce Rus askerinin kendi sınırlarına yaklaşacağını öngörüyor. 

"Asker sayısının çok daha fazla artmasını konuşacağız" diyen Savunma İstihbaratı Ajansı Direktörü Tuğgeneral Pekka Turunen gibi Finlandiyalı yetkililer, Rusya'ya karşı önlem almak için önlerinde 5 yılları olduğunu düşünüyor.

NATO'nun genişlemesine karşı kendilerini korumak zorunda olduğunu savunan Moskova da bu sebeple Kuzey Avrupa'ya önem verdiğini bildiriyor. 

Washington merkezli Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan Michael Kofman şu yorumu yapıyor: 

Rus ordusu kayda değer ölçüde genişledi. Savaştan sonra kara birlikleri muhtemelen 2022 öncesine göre daha da büyük olacak. Askeri bölgelerin yeniden şekillendirilmesine dair planlara bakıldığında NATO'ya bakan bölgelere öncelik verecekleri aşikar görünüyor. 

Independent Türkçe, New York Times, Newsweek



Taylor Swift sesini ve görüntüsünü tescilletiyor

Taylor Swift, sesini ve görüntüsünü tescillemek üzere harekete geçti (AFP)
Taylor Swift, sesini ve görüntüsünü tescillemek üzere harekete geçti (AFP)
TT

Taylor Swift sesini ve görüntüsünü tescilletiyor

Taylor Swift, sesini ve görüntüsünü tescillemek üzere harekete geçti (AFP)
Taylor Swift, sesini ve görüntüsünü tescillemek üzere harekete geçti (AFP)

Taylor Swift, yapay zekayla üretilen deepfake görüntülerin oluşturulmasını önleme amacı taşıdığı anlaşılan bir hamleyle, sesini ve görüntüsünü tescilleme başvuruları yaptı.

Kısa süre önce Spotify'da tüm zamanların en çok dinlenen sanatçısı ilan edilen pop süperstarı, sesini kapsayan iki ses markası başvurusu yaptı. Bunlardan birinde "Hey, ben Taylor Swift" ifadesi, diğerindeyse sadece "Hey, ben Taylor" sözleri yer alıyor.

Rekor kıran Eras turnesi sırasında pembe bir gitar tutarken çekilmiş bir fotoğrafının da ticari marka olarak tescillenmesi için başvuruda bulundu.

Fikri mülkiyet avukatı Josh Gerben (Swift'i temsil etmiyor) bir blog yazısında, bu başvuruların muhtemelen Swift'i, kendisinin izinsiz yapay zeka versiyonlarının oluşturulmasına karşı koruma amacı taşıdığını savundu.

Gerben, "Teoride Swift'in sesini kullanan bir yapay zeka nedeniyle dava açılırsa Swift, sesinin tescilli markaya benzeyen herhangi bir kullanımının ticari marka haklarını ihlal ettiğini öne sürebilir." diye yazdı.

Gerben şöyle devam etti: 

Görüntü tabanlı başvuru da benzer bir amaca hizmet ediyor. Swift'in ekibi, şarkıcının sıkça giydiği tuluma ve pozuna kadar uzanan ayırt edici bir görseli koruma altına alarak onun görüntüsünü çağrıştıran, değiştirilmiş veya yapay zekayla üretilmiş görüntülere karşı dava açmak için ek gerekçeler elde edebilir.

Geçen yıl aktör Matthew McConaughey de benzer bir hukuki hamleyle, kendisiyle özdeşleşen "alright, alright, alright" (tamam, tamam, tamam) repliğini tescillemişti.

McConaughey'yi temsil eden eğlence hukuku bürosu Yorn Levine'den avukatlar, koruma başvurusunu Aralık 2023'te yapsa da ABD Patent ve Marka Ofisi bu ticari markayı Aralık 2025'te onaylamıştı.

Eyaletin tüketici hakları yasaları, ürün satmak amacıyla ünlülerin görüntüsünün kopyalanmasını halihazırda engellese de McConaughey'nin ticari marka stratejisi, onun görüntüsünü kullanan yanıltıcı yapay zeka videoları açıkça bir şey satmasa bile, Yıldızlararası (Interstellar) oyuncusunun artık internet üzerindeki genel "kötüye kullanım" nedeniyle federal mahkemede dava açma hakkına sahip olacağı anlamına geliyor.

Yorn Levine'in kurucusu ve avukatı Kevin Yorn, The Independent'la paylaştığı açıklamada şöyle demişti: 

Yapay zekayı benimsiyoruz, ona yatırım yapıyoruz ve gelişimini aktif bir şekilde destekliyoruz. Ancak ilerlemenin sınırları olmalı. Bireysel ses, görüntü ve fikri mülkiyetin korunması, herkesin yararına bir gelecek inşa etmek için hayati önemde. Matthew'la beraber ileriye dönük düşünüyoruz,  yapay zekanın sunduğu olanaklarla ilgileniyoruz ve herkesin yaratıcı kimliğinin nasıl temsil edildiği ve korunduğuna dair düşünceli davranıyoruz.

Wall Street Journal'a konuşan McConaughey şunları söylemişti: 

Ekibim ve ben, sesim veya görüntüm kullanıldığında bunun benim onayım ve imzamla gerçekleştiğini bilmek istiyoruz. Yapay zeka dünyasında rıza ve atfın norm olduğu, mülkiyet konusunda net bir sınır oluşturmak istiyoruz.

Independent Türkçe


Yunanistan, şezlong yasağını genişletiyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Yunanistan, şezlong yasağını genişletiyor

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yunanistan, doğal güzelliğini korumak amacıyla şezlong, yüksek sesli müzik ve su sporlarının yasaklandığı plaj sayısını artırdı.

Yunanistan'ın maliye ve çevre bakanlıkları bu hafta ortak bir açıklamada, "dokunulmamış plaj" sayısının 250'ye çıkarıldığını duyurdu.

Yunanistan’da "dokunulmamış" statüsüne sahip bir plaj, ziyaretçilerin erişimine açık olsa da çevreyi korumak için ticari faaliyetlere belirli kısıtlamalar getirildiği anlamına geliyor.

Bu da işletmelerin şemsiye, masa veya sandalye gibi ticari amaçlı mobilyaları kuma yerleştiremeyeceği anlamına geliyor.

Turistler ayrıca pedallı tekneler, jet skiler ve kanolar da yasaklandığı için su sporları ekipmanı kiralayamayacak.

Ancak seyyar veya römorklu yiyecek ve içecek stantları, plaj ziyaretçilerine içecek ve atıştırmalık satmaya devam edebilecek.

Bakanlıklar, kıyı şeridi ve plajdaki mevcut sözleşmelerin sona erme tarihlerine kadar etkilenmeyeceğini belirtiyor.

Bunun yanı sıra 10'dan fazla kişinin katıldığı etkinlikler, büyük ölçekli ses yükseltici ekipmanların kullanımı ve kumda araç kullanımı da yasaklanacak.

"Dokunulmamış plajlar", manzaralarının benzersizliğiyle bilimsel ve ekolojik değerleri nedeniyle seçildi.

Bakanlıklar, kısıtlamaların habitatları ve florayla fauna türlerini korumak için getirildiğini belirtti.

Koruma altındaki plajlar, Yunanistan'ın büyük bir bölümünü ve adalar grubunu kapsıyor; bunlar arasında Simi, Nakşa, Şifnoz, Tilos, Rodos, Korfu, Lefkada, Girit'teki Kissamos ve başkaları yer alıyor.

Yunanistan'ın On İki Ada'sından İlipsi, toplam 23 "dokunulmamış plaj"la ülkenin en çok korunan kıyı şeridine sahip belediyelerinden biri oldu.

Independent Türkçe


Çinli bilim insanları kömürle çalışan batarya geliştirdi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Çinli bilim insanları kömürle çalışan batarya geliştirdi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Çinli bilim insanları, karbondioksit emisyonlarını potansiyel olarak ortadan kaldıran, türünün ilk örneği olan kömürle çalışan bir yakıt hücresi geliştirdi. Bu gelişme, daha iyi termik santral tasarımlarına önayak olabilir.

Kömürden enerji üretmenin geleneksel yöntemleri yüksek karbon ayak izine sahip ve bol miktarda hava kirletici madde ortaya çıkarıyor.

Paris İklim Anlaşması son 10 yılda karbon nötrlüğünü zorunlu kılan küresel bir uzlaşmaya dönüşürken, gelişmekte olan ülkeler sıfır karbon emisyonlu teknolojilerle temiz, yüksek verimli ve sürdürülebilir enerji üretmeye çalışıyor.

Şimdiyse Shenzhen Üniversitesi'ndeki bilim insanları, ZC-DCFC adını verdikleri sıfır karbon emisyonlu kömür yakıt hücresi geliştirdi.

Türbini çalıştırmak için buhar üretmek üzere kömür yakmak yerine, bu tasarım, kömürün öğütülüp kurutulmasına ve yakıt hücresinin anot odasına verilmeden önce özel bir ön işlemden geçirilmesine dayanıyor.

Hücrenin katoduna oksijen veriliyor ve bu da anottaki kömürün bir bir oksit membran üzerinden elektrokimyasal oksidasyona uğramasına yol açıyor.

Görsel kaldırıldı.
ZC-DCFC'nin bileşenleri (Energy Reviews)

Reaksiyon sonucu üretilen karbondioksit gazı, yakıt hücresi sisteminin içinde yakalanıyor ve sentez gazı gibi diğer değerli kimyasallar için hammaddeye dönüştürülüyor.

Bilim insanları, hücrenin yüzde 40'a varan verimlilikle enerji üretebildiğini söylüyor.

Energy Reviews adlı akademik dergide yayımlanan yeni çalışmada, "ZC-DCFC'de, yanma ve termal motorlarla ilişkili verimlilik kayıplarından kaçınılarak, önemli ölçüde daha yüksek teorik verimlilik elde ediliyor" deniyor.

Karbonu doğrudan enerjiye dönüştürmeyi amaçlayan önceki yakıt hücresi modelleri, kısa çalışma ömrü ve düşük güç yoğunluğundan muzdaripti.

Bilim insanları, en yeni tasarımın, yığınlar halinde ölçeklenebilir ve daha yüksek karbon-enerji dönüşüm verimliliğine sahip olmasıyla bu zorlukların üstesinden geldiğini söylüyor.

Çalışmada, "Bu bakış açısı, verimli kömür kullanımına yönelik yıkıcı bir teknolojik paradigma olarak sıfır karbon emisyonlu doğrudan kömür yakıt hücreleri kavramını öneriyor" dendi.

ZC-DCFC'nin, kömürü geleneksel bir fosil yakıttan uygulanabilir bir temiz enerji kaynağına dönüştürerek, sıfıra yakın emisyonlu kömür kullanımının önünü açması bekleniyor.

Bilim insanları, gelecekteki çalışmaların enerji sektöründe ZC-DCFC'ler için uygun uygulama senaryolarını belirlemeye yardımcı olabileceğini umuyor.

Dünya çapında sığ kömür rezervleri hızla tükeniyor ve bu da kömür çıkarımı için yapılan kazıları 2 bin metrenin ötesine itiyor.

Böyle bir senaryoda, araştırmacılar, enerji üretimi için kömürün bu derin jeolojik ortamların içinde doğrudan dönüştürülmesi ve yüksek verimlilikte kullanılması için ZC-DCFC'leri öneriyor.

Independent Türkçe