İngiltere'deki tüm bebeklere DNA testi yapılacak

Ekim 2024'te NHS'in 100 bine yakın bebeğin genetik kodlarını analiz edeceği açıklanmıştı (Unsplash)
Ekim 2024'te NHS'in 100 bine yakın bebeğin genetik kodlarını analiz edeceği açıklanmıştı (Unsplash)
TT

İngiltere'deki tüm bebeklere DNA testi yapılacak

Ekim 2024'te NHS'in 100 bine yakın bebeğin genetik kodlarını analiz edeceği açıklanmıştı (Unsplash)
Ekim 2024'te NHS'in 100 bine yakın bebeğin genetik kodlarını analiz edeceği açıklanmıştı (Unsplash)

Birleşik Krallık'taki Ulusal Sağlık Servisi (National Health Service/NHS) 10 yıl içinde uygulamaya geçirilmesi düşünülen planla, İngiltere'de doğan her bir bebeğin DNA haritasını çıkarılmasını sağlayacak.

Bebekler göbek bağından alınacak kan örnekleriyle incelenecek.

Böylece yüzlerce hastalığa karşı risk değerlendirmesi yapılacak ve sağlık hizmetlerindeki yoğunluk azaltılacak.

Birleşik Krallık yönetimi, 2030'a kadar DNA araştırmalarına 650 milyon sterlin (yaklaşık 34,6 milyar TL) yatırım yapacağını duyurdu. 

Sağlık Bakanı Wes Streeting, gen teknolojisini kullanarak hastalıklardan önce davranmayı hedeflediklerini söyledi:

Yeni teknolojiyle birlikte hastalar kişiselleştirilmiş sağlık bakımı alabilecek. Böylece hastalıklara karşılık vermek yerine onlardan önde olacağız.

Birleşik Krallık Sağlık ve Sosyal Bakım Departmanı, gen çalışmaları ve yapay zekanın önleyici tıpta devrim yaratmasını bekliyor.

Hastalık semptomlarının daha erken tespit edilip hızla tedaviye geçilmesi amaçlanıyor. 

Planın detayları gelecek haftalarda kamuoyuna açıklanacak. 

7 bine yakın tek gen hastalığı var. Halihazırda topuk kanı taramasıyla bunlardan yalnızca 9'una bakılıyor. 

Sağlık Bakanlığı'na bağlı Genomics England da dünyanın en büyük veri bankalarından birine sahip olacak. 

Independent Türkçe, BBC, Guardian



2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor
TT

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

2026 Ramazan’ında seyirciyle bulaşacak iddialı diziler gerçek hayattan hikayelerden ilham alıyor

Oyuncular, prodüksiyon ve yönetmenlik ekipleri aylarca bu an çalışıyor. İşte uzun zamandır beklenen o an geldi ve 2026 yılının Ramazan ayı dizilerinin yayınlanması için geri sayım başladı.

Okyanustan Körfez'e onlarca dizi seyirciyle buluşacak. Her zamanki gibi, bu diziler dramadan komediye, gerilimden, tarih, polisiye, fantastik ve diğer televizyon türlerine kadar geniş bir yelpazede çeşitleniyor.

Bu yıl Mısır televizyonlarında boy gösterecek diziler, gerçek hayattan alınmış heyecan verici ve dokunaklı hikayeler anlatacağı için büyük bir heyecanla bekleniyor. Suriye yapımı diziler ise Beşşar Esad rejiminin düşüşünden ve ardından rejim hapishanelerinde işlenen zulümlerin ortaya çıkmasından etkilenmiş gibi görünüyor. Tarihten esinlenen Körfez ülkeleri yapımı diziler ise toplumla ilgili hikayelere odaklanırken bazıları da geçtiğimiz Ramazan ayında başarılı olan yapımların devamı niteliğinde.

sdcds
“Şari’u’l-A’şa” dizisi, ilk sezonun başarısının ardından ikinci sezonuyla yeniden izleyicisinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor (Shahid platformu)

Ramazan sezonu yarışına büyük isimlerden bazıları geri dönerken Mısırlı aktör Muhammed Ramadan gibi bazı isimler ise bu yıl hiçbir dizide yer almadı. Lübnanlı yıldız Nadine Nassib Njeim, “Mumkin” (Olabilir) adlı dizisinin Ramazan sezonu sonrasına ertelenmesi nedeniyle ekranlarda olmayacak. Mısırlı aktris Ghada Abdel Razek ise yapım şirketiyle anlaşmazlıklar yaşadığı için “Aaliya” dizisinden çekildi.

sdcd
2026 Ramazan dizileri sezonunda yer almayan bazı yıldızlar (Instagram)

Körfez bölgesinin 2026 Ramazan ayı için en güçlü yapımları

Şari’u’l-A’şa 2

Şari’u’l-A’şa (el-A’şa Caddesi) dizisi, geçtiğimiz yıl Ramazan ayında başlayan başarılı yolculuğuna devam ediyor. Dizi ikinci sezonunda da el-Aşa Caddesi sakinleri hakkında daha fazla hikayeyle izleyicisinin karşısına çıkacak. Badryah El-Bishr’in romanından uyarlanan dizi, 1970'lerin Riyad'ında geçiyor. Dizinin yıldızı Suudi aktris İlham Ali, bu sezon birçok zorluğa karşı ailesini korumaya devam eden karakteri Wadhah hakkında konuştu. Ali'nin yanı sıra, kadroda Khalid Saqr, Aisha Kay, Lama Abdel Wahab ve diğer Suudi ekran yıldızları da yer alıyor.

Al-Ghamiza

Kuveytli aktris Huda Hussein, 1970'lerde geçen “Al-Ghamiza” (Körebe) dizisiyle Körfez bölgesinde yapılan Ramazan dizilerine geri dönüyor. Dizi, fiziksel durumu ve karşılaştığı toplumsal zorluklara rağmen ailesini bir arada tutmaya ve terzilik yapmaya çalışan kör bir anne olan Widad'ın hikâyesini anlatıyor. Dizide Huda Hussein’in yanı sıra Mahmoud Bouchery, Fatima Al-Safi, Laila Abdullah ve diğer oyuncularla birlikte rol alıyor.

Kisra

“Kisra” toplumun gelenekler ile zamanın getirdiği değişiklikler arasında bölündüğü 1990'larda geçen toplumsal bir hikayeyi anlatıyor. Aref (Daoud Hussein) ve Dananir (Taif) kendi dünyalarında mutlu oldukları bir yuva kurmak için mücadele eden bir çifttir. Ancak çocukları, paranın cazibesine kapılıp açgözlülüğün esiri olurlar ve isyan rüzgârları eser. Bu da ebeveynlerinin fedakârlıklarını nankör çocuklarıyla acı bir mücadeleye dönüştürür.

Yevmiyyat Racul Mütezevvic

Suudi oyuncu İbrahim Al-Hajjaj “Yevmiyyat Racul Anis” (Bekâr Bir Adamın Günlüğü) adlı dizinin ardından, ikinci sezonla “Yevmiyyat Racul Mütezevvic” (Evli Bir Adamın Günlüğü) ile ekranlara geri dönüyor. Suudi Arabistan yapımı komedi dizisi, daha komik durumlar ve sosyal meseleleri ele alırken daha fazla dürüstlük vaat ediyor.

Dizide Hajjaj’a Saeed Saleh, Fatima Al-Sharif, Aida Al-Qasim ve diğerleri gibi deneyimli aktörlerden oluşan bir ekip eşlik ediyor.

Bu sezon izlenmesi gereken diğer Körfez dizileri arasında “Kahilan”, “Ghalt Banat”, ‘Hamdiya’, “Banat Abdul Ghani” ve “Amour Ailiah” gibi yapımlar yer alıyor.

2026 Ramazan ayının en çok beklenen Mısır dizisi: “Sahab al-Ard”

WATCH IT platformunda yayınlanacak olan dizi, Gazze’deki savaşı genel arka plan olarak alıyor. Başroldeki aktör Iyad Nassar, trajediyi tüm ayrıntılarıyla yaşayan ve kuşatma ve bombardıman altında mahsur kalan yeğenini kurtarmak için mücadele eden Filistinli bir adamı canlandırıyor.

Nassar’a Mısırlı bir sağlık ekibinde çalışan bir doktoru canlandıran aktris Menna Shalaby eşlik ediyor. Alevler ve savaşın zorlu koşulları arasında, karakterler arasında insani ilişkiler gelişiyor ve drama ile belgeseli harmanlayan bir hikaye ortaya çıkıyor.

Toplamda 15 bölümlük dizide rol alan oyuncular arasında Adam Bakri, Tara Abboud ve Kamel el-Basha bulunuyor.

Senaryosu Ammar Sabri tarafından yazılan dizi, Peter Mimi tarafından yönetildi. Sahab al-Ard, İsrail basınının dikkatini çekerken Yedioth Ahronoth gazetesi, dizinin yüksek reytingler alacağı tahmininde bulundu.

“Menna’a”

Tunuslu aktris Hend Sabri, Ramazan dizilerinden beş yıldır uzaktı. Ancak ‘Yango Play’ platformundaki “Menna’a” (Bağışıklık) dizisiyle geri dönüyor. Dizide Gharam karakterini canlandıran Sabri, sinema ve televizyonda tanındığı rollerden farklı bir rol sergiliyor.

Gerilim dolu dizi, 1980'ler Kahire’sinde işçi sınıfının yaşadığı el-Batniya Mahallesi’nde geçiyor. Gharam, bu mahallede tüm karanlık ve tehlikeli sırlarıyla uyuşturucu mafyasına girmeye zorlanıyor. Amr el-Daly'nin yazdığı ve Hussein El-Manbawy'nin yönettiği dizide Sabri'nin yanı sıra Khaled Selim, Ahmed Khaled Salah, Mohamed Anwar ve diğer oyuncular rol alıyor.

scdsc
Hend Sabri, Ramazan dizilerine beş yıl ara verdikten sonra “Gharam” karakteriyle geri dönüyor (Yango Play)

“İfrac”

Alsabah Media Group ve Shahid platformu tarafından yapılan umut verici bir tanıtım duyurusu, Amr Saad'ın Abbas Al-Rais karaterini üstlendiği “İfrac” (Salıverme) dizisinin yayınlanacağını müjdeledi.

Karısını ve iki kızını öldürdüğü suçlamasıyla yıllarca hapis yattıktan sonra serbest bırakılan ana karakter, bir kahraman olmaktan ziyade, suçun gizemi, suçluluğun ağırlığı ve toplumun yargısı altında eziliyor.

Dışarıya taşan psikolojik ve insani bir yaklaşımla, karakterler gergin bir psikolojik atmosferde hareket ediyor. Dizinin, insanların kötülükleri, travmaları ve hayal kırıklıkları da dahil olmak üzere gerçekliğini en gerçekçi şekilde aktardığına şüphe yok. Dizide ayrıca aktris Tara Emad'ın daha önceki rollerinden farklı bir görünümle canlandırdığı karakter dikkati çekiyor.

Ra’su’l-Afaa

“Ra’su’l-Afaa” (Yılanın başı) dizisi, Ameer Karara'nın Arap dizilerinde nadiren işlenen gerilim dolu bir ortamda ulusal güvenliği tehdit eden bir terörist komployla karşı karşıya kaldığı bir suç draması türündedir.

Gerçek olaylardan esinlenen dizi, senaryosu Hani Sarhan tarafından yazılan diziyi Mohamed Bakir yönetti. Dizi, WATCH IT platformunda izlenebilir.

Karara'ya dizide Müslüman Kardeşler'in (İhvan) eski baş rehberi Mahmud Ezzat’ı canlandıran Sherif Mounir ve Ramazan dizilerine dört sezonluk bir aradan sonra geri dönen Magda Zaki eşlik ediyor.

El-King

Heyecan verici bir aksiyon dizisi olan “el-King” (Kral) adlı yapımda, başrol oyuncusu Mısırlı aktör Mohammad Emam, kardeşleriyle miras için savaşan Hamza karakterini canlandırıyor. Dizide bir yandan olaylar gelişirken, baş kahraman basit, fakir bir hamaldan uluslararası bir çete ağının peşinde olduğu nüfuzlu bir iş adamına dönüşüyor.

Dizi, Hamza'nın iki aşk arasında kalmasına neden olan bir çatışma şeklindeki romantizmden de yoksun değil. İmam, Shahid platformunda yayınlanan dizide Hanan Motawe, Basant Shawky, Mostafa Khater, Mirna Jamil ve geniş bir oyuncu kadrosuyla birlikte rol alıyor.

“Etnen Gherna”

Romantik sosyal dramaya geçersek, Aser Yassin ve Dina El Sherbiny, “Etnen Gherna” adlı yapımda ilk kez ekranlarda bir araya geliyor. Hikaye ailevi ve kişisel krizler yaşayan tanınmış bir aktris ile eşinden ayrılmış bir öğretmen etrafında gelişir. Kader onları bir araya getirir ve birçok zorlukla karşı karşıya bırakır. 15 bölümlük dizi, WATCH IT platformunda izlenebilir.

“Ve Nensa illi Kan”

Geçtiğimiz yıl Ramazan ayında “Ve Tegabul Habib” adlı yapımda başarılı bir ikili olan Yasmin Abdulaziz ve Karim Fahmy, “Ve Nensa illi Kan” (Olanları unutalım) adlı yeni bir sosyal dramada yeniden bir araya geliyor.

Spot ışıklarından ve ünlülerin hayatından çok da uzak olmayan bu dizi, tehdit mesajları alan Jalila Raslan adlı bir sanatçının hikâyesini anlatıyor. Jalila, sadece Bedir adlı korumasının yanında kendini güvende hisseder ve Bedir daha sonra, onun çalışanı olmaktan çıkıp sevgilisi olur.

Dizinin kadrosunda Abdulaziz ve Fahmy’nin yanı sıra Shirin Reda, Menna Fadali, Khaled Sarhan, Edward ve diğer sanatçılar yer alıyor. Amr Mahmoud Yassin'in yazdığı dizinin yönetmen koltuğunda Mohamed Al-Khabiri oturuyor. Dizi, Ramazan ayı boyunca Shahid platformunda gösterilecek.

Mai Omar, Sawsan Badr, Engy El-Mokadem ve diğerlerinin rol aldığı “Al-Sitt Mona Lisa” gibi diziler de bu Ramazan’da izleyicisiyle buluşmayı bekliyor.

Ahmed Malek ve Hoda Al-Mufti'yi bir araya getiren “Sawa Sawa” adlı dizinin yanı sıra, Majid Al-Kaddouani ve Yousra Al-Lozi'nin başrollerini paylaştığı “Kan Ya Kan” ve Nelly Karim ve Sherif Salama'nın rol aldığı “Ala Ad El Hob” gibi dizilerde ekranlara gelecek.

Ramazan sezonunda sanatçı Mahmoud Hamida, Tarek Lotfy, Nada Moussa ve Aida Riad ile birlikte “Forsa Akhira” dizisinde dikkat çekici bir performans sergiliyor.

Gerilim dizileri sevenler, Ahmed Al-Awadi'nin başrolünde oynadığı “Ali Clay” (Muhammed Ali) adlı yapımı izleyebilirler.

“Al-Maddah” diziside Hamada Hilal ile birlikte altıncı ve son sezonuyla ekranlara dönüyor. Komedi türünde ise Karim Abdel Aziz'in rol aldığı 15 bölümlük dizi “Al-Meter Samir” yer alıyor.

Lübnan ve Suriye dizileri

“Bi’l-haram”

Lübnan dizisi “Bi’l-haram”, deneyimli oyuncuların rol aldığı ve sirk benzeri bir ortamda geçen ilgi çekici bir hikayeye sahip. Dizi, bir sanat grubunda çalışan karakterlerin hayatlarını anlatıyor.

Maguy Bou Ghosn başrolü üstlenirken, Ammar Shalq, Takla Chamoun, Bassem Mghanna, Carole Abboud, Randa Kaadi, Tarek Tamim ve Tony Issa gibi büyük isimler ile yeni nesil Lübnanlı dizi yıldızları da kadroda yer alıyor.

Yapım şirketi Eagle Films, bu sezon Lübnan drama listelerinin zirvesinde yer alan Balharam'a büyük bir yatırım yapıyor. Dizi, Shadi Kiwan ve Fadi Hussein tarafından yazıldı ve Philip Asmar tarafından yönetildi. Dizi, Shahid platformunda izlenebilir.

“Bi Kams Arwah”

Suriyeli ikili Kosai Khauli ve Karess Bashar, “Bi Kams Arwah” dizisi ile yoksul mahallelerden ve marjinalleşmiş topluluklardan ortaya çıkan bir hikaye sunuyor. Yoksulluk, zulüm ve yetimlik içinde büyüyen hikayenin kahramanı Shams Abdullah, zengin ve nüfuzlu bir adamın tek meşru varisi olduğunu keşfeder. Sevgilisi Samaher'in eşlik ettiği, zorluklar ve tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkan Shams Abdullah, hakkını talep eder. Aktris Karess Bashar, yeni karakteri için Irak lehçesi öğrendi.

“Mawlana”

“Mawlana” adlı dizide Suriyeli aktör Taim Hasan, karmaşık ve çok yönlü bir karakter olan Jaber’i canlandırıyor. Shahid platformundaki açıklamaya göre hikayenin kahramanı geçmişinden ve topluluğundan kaçıp saklanır ve onlarca yıldır kurtarıcısını bekleyen unutulmuş bir köyde umutlarını taze tutar. Yönetmen Samer Barqawi, tema şarkısının Hassan, Nour Ali, Fares Al-Helou ve Nancy Khoury ile birlikte rol alan sanatçı Mona Wassef tarafından seslendirileceğini açıkladı. Bu açıklamada, izleyiciler için büyük bir sürpriz oldu.

“Matbakh Al Madinah”

“Matbakh Al Madinah” (El-Medine Restaurant) kaderi eski Şam'daki tarihi bir restorana bağlı olan Şamlı bir ailenin hikayesini anlatıyor. Rasha Sharbatji'nin yönettiği bu gerçekçi dramada, Suriyeli akyör Maxim Khalil uzun yıllar sonra yeniden ülkesinin bir yapımıyla ekranlara geri dönüyor. Khalil, Amal Arafa, Abbas Al-Nouri, Abdul Moneim Amayri, Mohammed Hadaki, Khaled Al-Qish, Fadi Subeih ve diğerleri dahil olmak üzere çok sayıda Suriyeli yıldızla birlikte rol alıyor.

“Saadaet Al Magnoun”

“Saadaet Al Magnoun” (Deli adamın mutluluğu) Suriyeli yönetmen Saif Sbeih'in gözünden, karmaşık insan ilişkileri ve bu ilişkileri bozan çıkarlar, yolsuzluklar, nüfuz ve güç mücadeleleri etrafında dönüyor. Sbeih dizide, Abed Fahd, Sulafa Memar ve Bassem Yakhour'un başını çektiği yetenekli oyuncuların yardımını alarak insan ruhunun karanlık yönlerini derinlemesine inceliyor. OSN Plus platformunda yayınlanan Saadaet Al Magnoun dizisi, suç, gerilim ve psikolojik dramayı harmanlıyor.

Esed rejimin sonrası dizi sektörü

Geçtiğimiz yıl Suriye'de yaşanan siyasi değişiklikler çerçevesinde, bu dönemi belgelemeye çalışan yapımlarda artış yaşandı. Bunların çoğu, eski rejimin hapishanelerini dramatik bir bakış açısı olarak ele aldı. Bu diziler arasında, gözaltı merkezlerinde yaşanan gerçek olaylardan esinlenerek çekilen ve Ghassan Massoud, Salloum Haddad ve Fayez Kazak’ın başrollerini paylaştığı “Kayser (Caesar): La Mekan, La Zaman” (Sezar: Mekansız, zamansız) da yer alıyor.

“Al-Khaleej ila al-Bahr”

“Al-Khaleej ila al-Bahr” (Kuyunun çıkışı) dizisi, Sednaya Hapishanesi'ndeki mahkumların çektikleri acıları anlatıyor. Dizinin başrollerini Jamal Suleiman ile Carmen Lebbos paylaşıyor. Aynı kategoride “Aila al-Malik” (Kralın Ailesi) ve “Al-Suriun al-A'dada” (Suriye Düşmanları) da ekranlara gelecek.


Epstein’ın adasında neler yaşandı? Adaya giden uçuşun karanlık yüzü...

Jeffrey Epstein'in insan ticareti kurbanı olduktan sonra öleceğini düşündüğünü söyleyen Juliette Bryant (Sky News)
Jeffrey Epstein'in insan ticareti kurbanı olduktan sonra öleceğini düşündüğünü söyleyen Juliette Bryant (Sky News)
TT

Epstein’ın adasında neler yaşandı? Adaya giden uçuşun karanlık yüzü...

Jeffrey Epstein'in insan ticareti kurbanı olduktan sonra öleceğini düşündüğünü söyleyen Juliette Bryant (Sky News)
Jeffrey Epstein'in insan ticareti kurbanı olduktan sonra öleceğini düşündüğünü söyleyen Juliette Bryant (Sky News)

Jeffrey Epstein'in özel adasına kaçırılan kadın, Karayipler'e giden uçakta Epstein tarafından cinsel saldırıya uğradığında öleceğini sandığını söyledi.

43 yaşındaki Juliette Bryant, 2002'de Güney Afrika'nın Cape Town şehrinde üniversite öğrencisi ve gelecek vaat eden bir modelken işe alındıktan sonra pedofil finansçı tarafından defalarca tecavüze uğradığını söyledi.

Sky News'a, 22 yaşındayken bir grup kadın tarafından işe alındığında "hayallerinin gerçekleştiğine" inandığını, ailesinin "hayatını değiştirebileceğine" ve modellik yaparak mali durumlarını iyileştirebileceğine inandığını söyledi.

Juliette, başlangıçta New York'a uçurulduğunu, daha sonra Epstein'le Karayipler'e gideceğinin söylendiğini belirtti.

Kendisini işe alan kadınların New Jersey'deki Teterboro Havalimanı'nda beklediğini, özel jete bindiğini ve Epstein'ın yanına oturduğunu anlattı.

Şunları söyledi:

Uçak kalkarken, bacaklarımın arasına zorla dokunmaya başladı ve ben de çok korktum. Birdenbire şunun farkına vardım: 'Aman Tanrım, ailem beni bir daha göremeyecek, bu insanlar beni öldürebilir'. Çok korktum, benim için büyük bir kırılma anıydı. Birdenbire nazik ve arkadaş canlısı olmam gerektiğini fark ettim çünkü büyük bir tehlikede olduğumu anladım.

Juliette, uçakta cinsel saldırıya uğradığında Epstein için kendisini işe alan kadınların güldüğünü söyledi.

"Her şeyi gördüler ve sadece güldüler" dedi.

Gerçekten donakalmıştım. Bütün bu süreç, tüm bunları yaşamak beni gerçekten değiştirdi. Ne yapacağımı bilmiyordum ve gerçekten öleceğimi düşündüm.

Juliette, Epstein'in ABD Virjin Adaları'ndaki özel adası Little St. James'e vardığında "kaçma şansının olmadığını" söyledi.

"Pasaportum onlardaydı ve o zamana kadar Karayip adalarından birine inmiştik, sonra da helikopterle onun adasına götürüldük" dedi.

Kaçmanın hiçbir yolu yoktu. Yüzerek kaçacak kadar güçlü değilim. Oradan yüzerek kurtulamazdım.

dvfgbhyj
Jeffrey Epstein (ABD Adalet Bakanlığı)

Sky News'a, Epstein'in New York, Palm Beach, Paris ve New Mexico'daki evlerine daha fazla uçuş yaptığını söyledi.

Juliette, Epstein'in istismarının etkileriyle hâlâ başa çıkmaya çalıştığını belirtti.

Facebook'a bakıyorum, Epstein'in yüzünü görüyorum. X'e bakıyorum, Epstein'in yüzünü görüyorum. Haberlere bakıyorum, yine orada. Biliyor musunuz, açıkçası bazen fiziksel olarak hasta hissetmeme yol açtı, sürekli orada ve ondan kaçmanın hiçbir yolu yok.

ABD Adalet Bakanlığı, Epstein davasıyla ilgili milyonlarca dosyayı yayımlayarak, onun geniş ve yüksek profilli isimlerden oluşan ağını daha da aydınlattı.

Son gelen belge paketi (sonuncusu olması bekleniyor) davaya eklenmiş yaklaşık üç milyon sayfa, 180 bin görsel ve 2 bin video içeriyor. Bu, yayımlanan toplam belge sayısını 3 milyon 500 bine çıkarıyor.

2008'de 18 yaşından küçük birinden fuhuş talep etme suçlamasını kabul eden Epstein, 2019'da New York'ta, yargılanmayı beklerken hayatını kaybetti.

Independent Türkçe


İkonik seriye yeni halka: 50. yılında beyazperdeye dönüyor

1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
TT

İkonik seriye yeni halka: 50. yılında beyazperdeye dönüyor

1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)

"Günaydın, Charlie" repliği yeni bir filmle bir kez daha beyazperdeye dönebilir.

Sony Pictures, 1970'lerin ikonik polisiye dizisi Charlie'nin Melekleri'nin (Charlie's Angels) yeni sinema uyarlamaları üzerinde çalışıyor. Hollywood Reporter'ın aktardığına göre proje erken geliştirme aşamasında. 

Senaryoyu yazması için Pete Chiarelli görevlendirildi. Chiarelli; Crazy Rich Asians, Sihirbazlar Çetesi 2 (Now You See Me 2) ve Teklif (The Proposal) gibi yapımlarla tanınıyor. 

Charlie'nin Melekleri, Townsend adlı özel dedektiflik ajansında çalışan üç kadının hikayesini anlatıyordu. 1976'da izleyiciyle buluşur buluşmaz bir popüler kültür fenomeni olan dizinin ilk kadrosunda başrolleri Kate Jackson, Farrah Fawcett ve Jaclyn Smith paylaşmış; üçlü, televizyon tarihinin sembolleri arasına girmişti. Görünmeyen patronları Charlie Townsend'i ise John Forsythe seslendirmişti. Charlie, operasyonu telefondan yönlendiriyordu.

2000 yapımı sinema uyarlamasında melekleri bu kez Drew Barrymore, Cameron Diaz ve Lucy Liu canlandırmıştı. Yönetmen McG imzasını taşıyan film büyük bir gişe başarısına ulaşmış, dünya genelinde 264 milyon dolar hasılat elde etmişti. Bu başarı, 2003'te Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz (Charlie's Angels: Full Throttle) adlı devam filmine kapı açmıştı. Barrymore, filmleri Flower Films çatısı altında yapımcı olarak da desteklemişti.

Ancak markayı yeniden canlandırmaya yönelik daha yakın dönem denemeleri aynı başarıyı yakalayamamıştı. 2011'deki dizi denemesi, 13 bölümün yalnızca 8'i yayımlandıktan sonra iptal edilmişti. 2019'da ise Elizabeth Banks, sinema serisine yeni bir halka eklemişti. Kristen Stewart, Naomi Scott ve Ella Balinska'nın başrolleri paylaştığı yapım, hem ilk diziye hem de 2000'lerdeki filmlere göndermeler içeriyordu. Buna karşın film gişede beklentinin altında kalmış ve dünya genelinde sadece 73 milyon dolar kazanmıştı.

Yine de Variety, çığır açan dizinin 50. yılı yaklaşırken Sony'nin markanın sinema potansiyelini yeniden değerlendirmesinin şaşırtıcı olmadığını yazıyor. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety