Kızı, Michael Jackson'ı anlatan filme tepki gösterdi

Michael Jackson ve Debbie Rowe çiftinin tek kızı olan 1998 doğumlu Paris Jackson, 2020'de ilk solo albümü Witted'ı piyasaya çıkarmıştı (Chris Pizzello/AP)
Michael Jackson ve Debbie Rowe çiftinin tek kızı olan 1998 doğumlu Paris Jackson, 2020'de ilk solo albümü Witted'ı piyasaya çıkarmıştı (Chris Pizzello/AP)
TT

Kızı, Michael Jackson'ı anlatan filme tepki gösterdi

Michael Jackson ve Debbie Rowe çiftinin tek kızı olan 1998 doğumlu Paris Jackson, 2020'de ilk solo albümü Witted'ı piyasaya çıkarmıştı (Chris Pizzello/AP)
Michael Jackson ve Debbie Rowe çiftinin tek kızı olan 1998 doğumlu Paris Jackson, 2020'de ilk solo albümü Witted'ı piyasaya çıkarmıştı (Chris Pizzello/AP)

Michael Jackson'ın hayatını konu alan biyografik film Michael henüz vizyona girmeden tartışmaların odağı oldu. Tartışmaları bu kez alevlendiren isim ise "Popun Kralı" lakaplı ünlü şarkıcının kızı Paris Jackson... 

Jackson, filme hiçbir katkısının olmadığını vurgulayarak projeden tamamen uzak durduğunu açıkladı ve yapımın babasının hikayesini olduğundan daha olumlu göstererek gerçeği çarpıttığını öne sürdü.

"Bu benim sirkim değil"
Filmin oyuncularından Colman Domingo'nun "Paris ve erkek kardeşi Prince projeyi destekliyor" sözlerine Instagram'dan yanıt veren Jackson, ne sete gittiğini ne de yaratıcı sürece dâhil olduğunu net bir şekilde belirtti:

Bu projeye hiçbir katkım yok. ‘Sette yardımcı oldu' demeyi bıraksınlar, bu gerçekten tuhaf.

Jackson, senaryonun ilk halini okuduğunu, samimiyetsiz bulduğu yerleri işaretlediğini ancak geri bildirimlerinin dikkate alınmadığını söyledi. Projeden bu nedenle çekildiğini vurgulayarak, "Benim maymunlarım değil, benim sirkim değil" sözleriyle filmle bağının kalmadığını ifade etti.

"Hayran fantezisine hizmet eden bir kurgu"
Paris Jackson'ın en sert eleştirisi, filmin gerçeği yansıtmak yerine izleyicinin duymak istediği hayali bir tablo sunmasına yönelikti. Ona göre film, "hâlâ hayal dünyasında yaşayan" hayranları tatmin etmeye çalışıyor ve babasının hayatının "şekerle kaplanmış" bir versiyonunu sunuyor. Paris'in "şekerle kaplanmış" nitelemesi, Hollywood biyografilerinde gerçeğin parlatılarak bir efsaneye dönüştürülmesi tartışmasını yeniden gündeme getirdi.

2019'dan bu yana hazırlıkları süren Michael, yapımcı Graham King'le Michael Jackson mirasını yöneten John Branca ve John McClain'in iş birliğiyle çekiliyor. Yönetmen koltuğunda Antoine Fuqua otururken, başrolde Michael'ın yeğeni Jaafar Jackson yer alıyor. Kadroda ayrıca Miles Teller, Nia Long ve Kat Graham yer alıyor.

fgty
Ünlü sanatçının abisi Jermain Jackson'ın oğlu 29 yaşındaki Jaafar Jackson, ilk sinema filminde amcasını canlandırıyor (Lionsgate)

Film önce Nisan 2025'e, ardından Ekim 2025'e planlanmıştı. Ancak hukuki süreçler ve yeniden çekimler nedeniyle vizyon tarihi son olarak 24 Nisan 2026'ya ertelendi.

Biyopik tartışmaları yeniden alevlendi
Paris Jackson'ın çıkışı, hayranların bir star biyografisinden beklentileriyle gerçeklik arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor. İzleyicinin duygusal beklentilerini önceleyen parlatılmış hikayelerle belgesel ciddiyetinde ilerleyen anlatılar arasındaki fark, biyografik yapımlarda her zamanki soruyu gündeme getiriyor: Önemli olan anlatının etkisi mi, yoksa gerçeğin kendisi mi?

Paris Jackson'ın yanıtı ise net: 

İhtiyacımız olan romantik bir efsane değil, yüzleşmekten kaçınmayan bir gerçeklik anlatısı.

Independent Türkçe, New York Post, The Daily Beast, People, India Times, Cinema Blend



Sydney Sweeney'nin gişe fenomeni sahneye taşınıyor

Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
TT

Sydney Sweeney'nin gişe fenomeni sahneye taşınıyor

Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)
Hizmetçi'de zengin çift Nina ve Andrew'un evinde çalışmaya başlayan Millie rolünde, Euphoria'daki performansıyla iki kez Emmy'ye aday gösterilen 28 yaşındaki Sydney Sweeney var (Lionsgate)

Lionsgate, önce geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan, ardından da gişede devleşen Hizmetçi'yi (The Housemaid) sahneye taşımaya hazırlanıyor. 

Freida McFadden'ın aynı adlı romanından uyarlanan ve başrollerini Sydney Sweeney'yle Amanda Seyfried'in paylaştığı psikolojik gerilim, dünya çapında 400 milyon dolarlık hasılat elde ederek yılın sürprizlerinden biri olmuştu. 

Lionsgate, 35 milyon dolarlık mütevazı bütçesine karşın büyük başarı yakalayan filmi, şimdi de Broadway'in deneyimli isimleriyle sahneye taşımayı hedefliyor.

Tiyatro oyunu, Pi'nin Yaşamı (Life of Pi) ve Paranormal Activity gibi yapımlara imza atan, Simon Friend ve Hanna Osmolska liderliğindeki yapım şirketi Melting Pot tarafından hazırlanıyor.

Oyunu ise Broadway'in sevilen yazarlarından Bekah Brunstetter kaleme alıyor. Yapım süreciyle ilgili takvim henüz netleşmese de uyarlamanın hem kitaba hem filme sadık kalması bekleniyor.

Hizmetçi'de Sweeney, zengin bir ailenin yanında çalışmaya başlayan ve o kusursuz görüntünün ardındaki karanlık sırları keşfeden genç bir hizmetçiyi canlandırmıştı.

"Tiyatro sahnesi için biçilmiş kaftan"

Lionsgate'in küresel ürünler başkanı Jenefer Brown, projeye dair heyecanını şu sözlerle paylaştı:

Hizmetçi, etkileyici karakterleri, gerilimi adım adım yükselten şaşırtıcı olay örgüsüyle, tiyatro sahnesine doğası gereği çok uygun. Bu proje, hit filmlerimizin yeni deneyimlere nasıl dönüştürülebileceğinin harika bir örneği.

Yapımcı Simon Friend ise filmin sürükleyici atmosferini sahnede daha da yoğunlaştırmayı hedeflediklerini belirterek, hikayenin tek bir mekanda geçmesinin tiyatro için büyük bir avantaj olduğunu vurguladı. Yazar Bekah Brunstetter ise oyunu; "kıskançlık, arzunun yarattığı acı ve bizleri birbirimize bağlayan travmalar gibi evrensel temaları keşfedeceğimiz, sürükleyici, duygusal ve tuhaf bir deneyim" diye tanımlıyor.

Bu arada, sinemaseverler için müjdeli bir haber daha var: Hizmetçi'nin devam halkasının çekimlerine bu yılın ilerleyen dönemlerinde başlanması ve filmin 17 Aralık 2027'de izleyiciyle buluşması planlanıyor.

Independent Türkçe, Variety, Screen Daily


Çin mahkemeleri, yapay zeka karşısında işçileri koruyor

2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
TT

Çin mahkemeleri, yapay zeka karşısında işçileri koruyor

2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)
2024 itibarıyla Çin fabrikalarında halihazırda 2 milyondan fazla robot çalışıyordu (Reuters)

Çin mahkemeleri, yapay zeka atılımlarında işçilerin haklarının korunmasını önceliyor.

Ülkenin Hangzhou şehrinde geçen ay görülen davada, bir teknoloji şirketi çalışanının, yerine yapay zeka destekli bir yazılım getirileceği gerekçesiyle işten atılması hukuka aykırı bulunmuştu.

Dava dosyasında adı Zhou diye geçen işçi, kalite kontrol süpervizörü olarak çalışıyordu.  Ancak firma, Zhou'nun yerine yapay zeka destekli bir program kullanmayı ve onu aylık 25 bin yuanlık (yaklaşık 167 bin TL) maaşını 15 bin yuana (yaklaşık 100 bin TL) düşürecek yeni bir pozisyona geçirmeyi teklif etmiş; Zhou bu teklifi reddedince işten çıkarılmıştı.

Mahkemenin açıklamasında yapay zekanın gelişiminin "istihdamı artırmaya ve insanların geçim koşullarını iyileştirmeye yönelik kullanılması gerektiği" belirtilmişti:

İş hukuku, işverenlerin teknolojik değişiklikler yapmasına ve faaliyetlerini modernize etmesine izin vermektedir ancak bu süreçte, işçilerin meşru hak ve menfaatlerinin korunması da göz önünde bulundurulmalıdır.

Zhou'nun avukatı Jiang Şiaotong, kararın emsal nitelikte olabileceğine dikkat çekmişti:

Artık emsal teşkil eden bir dava oluşturulduğuna göre, insanlar meşru hak ve çıkarlarını savunmak için hukuka başvurmaya çok daha istekli.

Bu, Çin'de yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalar karşısında açılan davalarda işçilerin lehine karar verilen üçüncü davaydı.

New York Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin yapay zekaya büyük yatırımlarla, bunun yaratabileceği işsizlik sorunu arasında bir denge kurmaya çalıştığına dikkat çekiliyor.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan Matt Sheehan, Pekin yönetimini "otoriter" diye nitelerken, Çin hükümetinin halkın düşüncelerine, endişelerine ve eleştirilerine dikkat ettiğini vurguluyor.

Asya devinde robotlar ve yapay zeka, ülkenin en büyük iki istihdam sektörü olan imalat ve yemek dağıtımında şimdiden köklü bir dönüşüm yarattı.

Çin İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, bu değişiklikleri göz önüne alarak ocak ayında yaptığı açıklamada, "yapay zekanın istihdam üzerindeki etkisinin detaylıca inceleneceğini, önemli sektörlere yönelik hedefli istihdam desteği sağlanacağını" duyurmuştu.

Çinli yapay zeka şirketi iFLYTEK'ten Liu Cong da Xinhua'ya açıklamasında, sektörün istihdam ekosistemini ve meslek yapısını kökten değiştirdiğini belirtmişti:

İnsan-makine işbirliği ve akıllı yetkinleştirme ile tanımlanan yeni bir istihdam paradigması şekilleniyor.

Independent Türkçe, New York Times, Xinhua 


Almodóvar, Cannes'a 9 dakikalık alkışla döndü

Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
TT

Almodóvar, Cannes'a 9 dakikalık alkışla döndü

Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)
Bitter Christmas keder, yaratım süreci ve yas temalarını işliyor (Sony Pictures Classics)

İspanyol sinemasının usta ismi Pedro Almodóvar, 2024 Venedik Film Festivali'nde kazandığı Altın Aslan'ın ardından çektiği ilk film Bitter Christmas'la (Amarga Navidad) Cannes Film Festivali'ne geri döndü. 

Dünya prömiyerini festivalin ana yarışma bölümünde gerçekleştiren film, Cannes izleyicisinden büyük ilgi gördü.

Grand Théâtre Lumière'de gerçekleşen galada, 76 yaşındaki yönetmene yönelik yoğun ilgi gözlerden kaçmadı. Filmin gösterimi sonrasında izleyiciler, Almodóvar'ı 9 dakika boyunca ayakta alkışladı. Duygusal anlar yaşayan usta yönetmen, mikrofonu aldığında şöyle dedi:

Bu kadar sıcak bir kitleyle daha önce başka hiçbir yerde karşılaşmadım. Buraya gelip o kapıdan içeri girmek ve şu koltuklarda oturmak benim için hep bir hayaldi... Bir gün artık buraya gelemeyecek olmak beni derinden yaralayacak.

Galaya katılanlar arasında Juliette Binoche, iki kez Altın Palmiye kazanan Ken Loach ve Almodóvar'ın vazgeçilmez oyuncusu Rossy de Palma gibi sinema dünyasının önde gelen isimleri yer aldı.

Sanatçı kimliğine derin bir bakış

Almodóvar'ın Cannes'daki 11. filmi, aynı zamanda ana yarışmada gösterilen 8. yapımı.

Başrollerini Leonardo Sbaraglia ve Bárbara Lennie'nin paylaştığı Bitter Christmas; kendi hayat hikayesini bir senaryoya dönüştürmeye çalışan yönetmen Raúl'la kült film yapımcısı Elsa arasındaki karmaşık ilişkiyi ele alıyor. 

Film, kurmaca üretirken gerçek hayattan yararlanmanın doğurduğu etik sorunları sorgularken, yönetmenin kendi kariyerinin geç dönemine dair otobiyografik izler taşıyor.

Eleştirmenler, filmi Almodóvar'ın zihnine açılan büyüleyici bir pencere diye nitelendiriyor. 

Hollywood Reporter yazarı David Rooney, yapımı "hem müdavim hem de yeni oyunculardan oluşan harika bir kadroya sahip; görsel stiliyle büyüleyen ve Alberto Iglesias'ın müzikleriyle güçlenen yoğun bir melodram" diye tanımlarken, Deadline eleştirmeni Pete Hammond ise filmin, yönetmenin kendi sanatçı kimliğiyle örtüşen yönlerine dikkat çekiyor.

Almodóvar'ın Cannes geçmişi

Almodóvar, kariyerinde Annem Hakkında Her Şey (Todo sobre mi madre) ve Dönüş (Volver) gibi filmleriyle sayısız prestijli ödül kazanmış olsa da Cannes'ın en büyük ödülü Altın Palmiye'yi henüz kucaklayamadı. 

ABD hakları Sony Pictures Classics tarafından satın alınan Bitter Christmas, festivalin ana yarışmasında büyük ödül için iddialı adaylar arasında yer alıyor.

Yönetmen, Yandaki Oda'yla (The Room Next Door) ilk İngilizce uzun metrajını çekip Venedik'ten ödülle dönmüştü. Bitter Christmas ise Almodóvar'ın ana dili İspanyolcaya güçlü dönüşü niteliğinde; yönetmenin imzası haline gelen canlı renk paletini ve etkileyici set tasarımlarını yeniden beyazperdeye taşıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter