Trump'ın parasetamolü otizmle ilişkilendirmesinin ardından… Bilim kanıtlarla yanıt veriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr. eşliğinde Washington'daki Beyaz Saray'ın Roosevelt Odası'nda bir konuşma yapıyor. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr. eşliğinde Washington'daki Beyaz Saray'ın Roosevelt Odası'nda bir konuşma yapıyor. (AP)
TT

Trump'ın parasetamolü otizmle ilişkilendirmesinin ardından… Bilim kanıtlarla yanıt veriyor

ABD Başkanı Donald Trump, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr. eşliğinde Washington'daki Beyaz Saray'ın Roosevelt Odası'nda bir konuşma yapıyor. (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanı Robert F. Kennedy Jr. eşliğinde Washington'daki Beyaz Saray'ın Roosevelt Odası'nda bir konuşma yapıyor. (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, hamilelik sırasında parasetamol almanın çocuklarda otizm riskini artırdığı iddiasıyla yeni bir tartışma başlattı. Peki bilimsel kanıtlar ne diyor?

Şarku’l Avsat’ın Sky News'ten aktardığına göre Amerikalılar, dünya çapında kullanılan ve ticari adı Tylenol olan parasetamolün (asetaminofen olarak bilinir) toplam tüketiminin yüzde 40'ından fazlasını tüketiyor. ABD’de bu maddeyi içeren ürünlere yıllık 4 milyar dolardan fazla harcama yapılıyor.

Aynı zamanda rapora göre, ABD'de otizm teşhis oranları önemli ölçüde arttı; 2000 yılında 150 çocuktan birinde görülürken, bugün yaklaşık 30 çocuktan birinde görülüyor.

Son yıllarda yayınlanan birkaç çalışma, hamilelik sırasında parasetamol kullanımı ile otizm veya dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi diğer nörogelişimsel bozukluklar arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

Korelasyon, nedensellik anlamına gelmez

Ancak bu çalışmaların çoğu, parasetamolün bu durumun gerçek nedeni olduğunu kanıtlayamamıştır. Gerçek nedenler, genetik faktörler (otizmin bilinen nedenleri), annenin çevresi veya yaşam tarzı gibi diğer faktörler veya hatta annenin parasetamolü almasının nedeni olan viral enfeksiyon gibi, ilacın kendisinden ziyade etkileyici faktörler olabilir.

Basitçe söylemek gerekirse, istatistiksel bir korelasyon mutlaka nedensel bir ilişki anlamına gelmez.

Vaka sayısındaki artış

Otizm vakalarının sayısındaki artışın bir nedeni, vakaların sayısında gerçek bir artış değil, son yirmi yılda tanı mekanizmalarının iyileştirilmesi ve kriterlerin genişletilmesi olabilir. Bu da, daha önce fark edilmeyen daha fazla vakanın teşhis edilmesine yol açmıştır.

Ayrıca, birçok çalışma parasetamol kullanımı ile otizm arasında bir bağlantı bulamamıştır. 2023 yılında İsveç'te 2,5 milyon çocuğu kapsayan büyük bir çalışma yapılmış ve hamilelik sırasında ilaç kullanımı tıbbi kayıtlarda doğru bir şekilde kaydedilmiştir. Araştırmacılar, parasetamol kullanımıyla otizm riskinde çok hafif bir artış olduğunu bulmuşlardır, ancak aynı annelerin kardeşlerinin verilerini karşılaştırdıklarında (bir hamilelikte ilacı kullanmış, diğerinde kullanmamış olanlar), bu ilişki tamamen ortadan kalkmıştır.

Çalışmayı yöneten Stockholm Karolinska Enstitüsü'nden Dr. Viktor Ahlqvist, “Bu, parasetamolün doğrudan zarar verdiği hipotezine karşı güçlü bir kanıttır” dedi.

Çalışma ayrıca, daha düşük kaliteli çalışmaların asılsız ‘yanlış modeller’ görmeye daha yatkın olduğunu da doğruladı.

Sağlık otoriteleri değişiklik önermiyor

Mevcut bilimsel dengelere dayanarak, Birleşik Krallık dahil olmak üzere sağlık otoriteleri, ibuprofen gibi aslında zararlı olabilecek diğer ağrı kesicilere kıyasla, hamilelik sırasında parasetamol kullanımını en güvenli seçenek olarak önermeye devam ediyor.

Durham Üniversitesi'nde araştırmacı olan Dr. Monique Botha, parasetamolün kullanılmamasının anne ve fetüs için daha büyük sorunlara yol açabileceği konusunda uyarıda bulunarak, “Hamilelik sırasında kontrolsüz ateş veya şiddetli ağrı, parasetamol almaktan çok daha olumsuz etkilere neden olabilir” dedi.

İddialar yarardan çok zarar getiriyor

Botha, parasetamol ile otizm arasında kanıtlanmamış bir bağlantı olduğu yönündeki tekrarlanan tartışmaların, otizmli kişileri ve ailelerini üzdüğünü, çünkü bu tartışmaların gerçek bir çözüm sunmadığını ve yeni bir psikolojik yük getirdiğini belirterek endişesini ifade etti.

Botha, “Birçok aile zaten destek ve bakım eksikliğinden mustarip. Kanıtlanmamış bir hipoteze dayanarak çocuklarının otizmine kendilerinin neden olmuş olabileceğini öne sürmek tamamen haksızlık” şeklinde konuştu.

Dr. Viktor Ahlqvist ise bu tür söylemlerin, otizm vakaları için ‘anneleri suçlama’ şeklindeki eski kalıpları yeniden canlandırdığını belirtti. Bu yaklaşım, 1960'lardan beri görülen ve özellikle bazı politikacıların açıklamalarında halen yer alan bir yaklaşım.



Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
TT

Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)

Steven S. Knight imzalı ve Spartaküs (Spartacus) evrenine dönüşü temsil eden Spartacus: House of Ashur, Starz tarafından ilk sezonunun ardından iptal edildi. 

Dizinin yapımcısı Lionsgate Television'ın, projeyi başka platformlara taşımak için görüşmelere başladığı öğrenildi.

Beklentileri karşılayamadı

2010'da yayımlanan efsanevi Spartaküs'ün başarısını ve kitlesini yakalamakta zorlanan yapım, Starz'ın yeni yayın stratejisinin dışında kaldı.

Kaynaklara göre Starz, bundan sonra ağırlıklı olarak kadın izleyicilere ve ekranda daha az temsil edilen gruplara seslenen içeriklere odaklanacak. Spartacus: House of Ashur'ın daha çok erkek izleyiciye seslenmesi, kanalın bu yeni stratejisiyle örtüşmedi.

Ashur'ın alternatif hikayesi

House of Ashur, "Ya Ashur ölmeseydi ve Romalılar, ihanetini ödüllendirip ona bir zamanlar kölesi olduğu gladyatör okulunu verseydi ne olurdu?" sorusuna yanıt arıyordu. 

Alternatif bir zaman çizelgesinde geçen dizide Ashur, artık bir köle değil, bir zamanlar kendisini ezen sistemin başına geçmişti. Ancak acımasız gladyatörleri yönetmek, Roma siyasetinin vahşi dünyasında hayatta kalmaktan çok daha kolaydı zira burada ihanet günah değil, geçer akçeydi.

Ashur'ın, erkek egemen dünyada kendini kanıtlamaya çalışan güçlü kadın gladyatör Achillia'yla işbirliği yaparak kurduğu yeni düzen, Roma elitlerini şoke eden bir gösteriye dönüşüyordu.

Dizinin başrolünde yer alan Nick E. Tarabay'a Tenika Davis, Graham McTavish, Claudia Black ve Ivana Baquero gibi isimler eşlik ediyordu. 
Ayrıca serinin tanıdık yüzlerinden Lucy Lawless, ilk bölümde konuk olarak yer alarak bu alternatif zaman çizelgesinin kurulmasına yardımcı olmuştu. 

Projenin başka bir platformda yoluna devam edip edemeyeceği ise merak konusu.

Spartacus: House of Ashur, Türkiye'de Amazon Prime Video üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, TV Line


95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
TT

95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)

Stranger Things'in finalinin ardından oluşan boşluğu doldurmaya aday yeni dizi nihayet geldi. Fenomen bilimkurgunun yaratıcıları Duffer Kardeşler'in yapımcılığını üstlendiği, Jeffrey Addiss ve Will Matthews imzalı yeni dizi The Boroughs, Netflix'te izleyiciyle buluştu. 

Eleştirmenler tarafından şimdiden "yaşlılar için Stranger Things" benzetmesiyle anılan dizi, Rotten Tomatoes'da yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranı yakaladı. Böylece The Boroughs, Duffer Kardeşler'in Stranger Things'in ilk sezonundan beri ulaştığı en iyi eleştirel başarıya imza attı.

New Mexico çölündeki lüks ve huzurlu bir emeklilik topluluğunda geçen dizi, sakin bir yaşam süren sıradışı karakterleri merkezine alıyor. Ancak bu huzurlu yaşam, mahalleye yaklaşan karanlık ve doğaüstü bir tehdidin ortaya çıkmasıyla altüst oluyor. 

Karşı karşıya oldukları canavarı durdurmak için bir araya gelen bu "uyumsuz ekip", hem geçmişteki travmalarıyla hem de geleceklerine kasteden bu gizemli güçle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bilimkurgu ve korku unsurlarını buluşturan dizinin en güçlü yönü şüphesiz usta oyunculardan kurulu kadrosu. Alfred Molina, Geena Davis, Alfre Woodard, Bill Pullman, Denis O'Hare ve Jena Malone gibi isimlerin yer aldığı dizi, Hollywood'un yaşlı karakterleri genellikle "sevimli" ya da "huysuz" kalıplarına hapsetme alışkanlığının aksine, bu karakterleri daha derinlikli ve samimi bir yerden ele alıyor.

Time dergisinden Judy Berman, yapımın bu karakterleri klişelerden arındırıp insanileştirme başarısını özellikle vurguluyor.

Eleştirmenler, dizinin Stranger Things'le arasındaki "DNA benzerliğine" dikkat çekse de The Boroughs'un kendi ayakları üzerinde duran özgün bir yapım olduğunu belirtiyor. 

Ron Howard'ın 1985 yapımı klasiği Cocoon'la Stephen King ve Steven Spielberg dokunuşlarını anımsatan dizi için yapılan yorumlar son derece olumlu.

Guardian'dan Lucy Mangan, 4 yıldızlı eleştirisinde diziyle ilgili şu yorumu yapıyor: 

En iyi fantastik hikayeler gibi The Boroughs da canavarlar ve ektoplazmalar üzerinden insanlığın evrensel korkularına sesleniyor.

Variety yazarı Aramide Tinubu ise incelemesinde şu ifadeleri kullanıyor: 

Yürek burkan, eğlenceli ve son derece büyüleyici bir macera. Yaşamın sonbaharındaki kayıpları, acıları ve zamanın sınavını inceleyen bir yapım.

Empire'dan David Opie de "Stranger Things'in ruhani bir devamcısı olmanın ötesinde, The Boroughs kendi kuralları içinde başarılı olan özgün bir bilimkurgu" diye yazıyor.

The Boroughs, 8 bölümlük ilk sezonuyla Netflix'te yayında.

Independent Türkçe, MovieWeb, GamesRadar, Variety, Guardian, Time, Empire


Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
TT

Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)

Cannes Film Festivali'nde büyük ses getiren ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan İspanyol yapımı La Bola Negra (The Black Ball), festivalin ses getiren filmlerinden birine dönüştü.

Birlikte Los Javis diye tanınan Javier Ambrossi ve Javier Calvo'nun imzalarını taşıyan filmi, festival izleyicisi dünya prömiyerinde 20 dakika boyunca ayakta alkışladı.

La Bola Negra'nin başrollerinde Penélope Cruz, Glenn Close, Lorenzo Zurzolo ve Julio Torres gibi isimler yer alıyor.

İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca'nın yarım kalmış bir metninden esinlenen film; 1932, 1937 ve 2017'de yaşayan üç farklı erkeğin hikayesini Lorca'nın son metinleri üzerinden birbirine bağlıyor.

Hollywood Reporter eleştirmeni Richard Lawson, yönetmenlerin "çağdaş pop estetiği ve klasik sinemayı harmanlayan göz kamaştırıcı vizyonunu" övgüyle karşıladı.

Netflix kapmak üzere

Prömiyerin ardından Neon, A24 ve Mubi gibi büyük dağıtımcıların ABD hakları için kıyasıya rekabete girdiği filmin, Netflix'e satılması konusunda sona yaklaşıldığı bildiriliyor. 

İspanyol yapımcı şirket Movistar Plus, görüşmelerin devam ettiğini belirtse de Netflix cephesi henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filmin İspanya dağıtımını Elastica, Fransa dağıtımını ise Le Pacte üstlenecek.

Bu süreç, Jordan Firstman imzalı Club Kid'in 17 milyon dolara A24'e satılmasının ardından festivalin bu yılki ikinci büyük satın alma yarışına dönüşmüş durumda.

Netflix, daha önce Jacques Audiard'ın Emilia Pérez'i ve Alfonso Cuarón'un Oscar ödüllü Roma'sı gibi İspanyolca yapımlarla ödül sezonunda önemli başarılar elde etmişti.

La Bola Negra'nın Netflix'e dahil edilmesi, platformun küresel ödül sezonu stratejisi açısından önemli bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Senaryosu Ambrossi, Calvo ve oyun yazarı Alberto Conejero tarafından kaleme alınan film, teknik başarısı ve vizyoner anlatımıyla yönetmenlikte yeni bir zirveyi Cannes'da gösterdi.

Altın Palmiye sahibini buldu

Öte yandan bu yıl jüri başkanlığını Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalin büyük ödülü Altın Palmiye, Fjord adlı filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu'ya gitti.

Rus sinemacı Andrei Zviaguintsev, Minotaure'la Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo ödülünü Notre Salut'yla Emmanuel Marre kazandı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline