Bilim insanları koşarken sakatlanma riskini düşürmenin en etkili yolunu açıkladı

Araştırmacılar, daha kısa uyku süresi, daha düşük uyku kalitesi ve daha fazla uyku sorunu yaşayanların yaralanma olasılığının neredeyse iki kat yüksek olduğunu buldu (Unsplash)
Araştırmacılar, daha kısa uyku süresi, daha düşük uyku kalitesi ve daha fazla uyku sorunu yaşayanların yaralanma olasılığının neredeyse iki kat yüksek olduğunu buldu (Unsplash)
TT

Bilim insanları koşarken sakatlanma riskini düşürmenin en etkili yolunu açıkladı

Araştırmacılar, daha kısa uyku süresi, daha düşük uyku kalitesi ve daha fazla uyku sorunu yaşayanların yaralanma olasılığının neredeyse iki kat yüksek olduğunu buldu (Unsplash)
Araştırmacılar, daha kısa uyku süresi, daha düşük uyku kalitesi ve daha fazla uyku sorunu yaşayanların yaralanma olasılığının neredeyse iki kat yüksek olduğunu buldu (Unsplash)

Dünya genelinde milyonlarca kişi güne sabah koşusuyla başlıyor. Ancak spor ayakkabılarınızı bağlamadan önce biraz uyumayı ihmal etmek, sakatlanma riskini kayda değer derecede artırabilir.

Bu sonuca, uyku eksikliğinin, koşucuların yaralanma riskinde fırlamaya yol açtığını keşfeden araştırmacılar tarafından ulaşıldı. 

Hollanda'daki Eindhoven Teknoloji Üniversitesi ve Güney Avustralya Üniversitesi'nden araştırmacılar, 425 Hollandalı amatör koşucuyla anket yaptı ve daha kısa uyku süresi, daha düşük uyku kalitesi ve daha fazla uyku sorunu yaşayanların sakatlanma olasılığının neredeyse iki kat yüksek olduğunu saptadı.

Ancak yeterli uyku alan ve koşular arasında vücutlarının toparlanmasına izin veren koşucuların yaralanma ihtimali daha düşüktü. Bu da iyi dinlenmenin, iyi antrenman yapmak kadar önemli olduğuna işaret ediyor.

Eindhoven Teknoloji Üniversitesi'nden Profesör Jan de Jonge, uykunun "sakatlanmayı önlemede kritik ancak genellikle göz ardı edilen bir bileşeni" olduğunu söylüyor. 

Koşucular özellikle mesafeye, beslenmeye ve toparlanma stratejilerine odaklanırken, uyku genellikle listenin en alt sıralarında kalıyor.

Hakemli dergi Applied Sciences'ta yayımlanan çalışma, yeterli uyku almayanların sakatlık bildirme olasılığının, istikrarlı ve kaliteli uyku çekenlere göre 1,78 kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Ayrıca yeterince uyumayan koşucuların 12 aylık bir süre boyunca sakatlanma olasılığı yüzde 68'di.

Profesör de Jonge, "Uyku, bedenin ve zihnin toparlanmasına ve antrenmanın fiziksel ve zihinsel gerekliliklerine adapte olmasına imkan tanıyan hayati bir biyolojik süreç" diyor.

Uyku kesintiye uğradığında veya yeterince alınmadığında vücudun dokuları onarma, hormonları düzenleme ve odağı koruma yeteneği azalır ve tüm bunlar sakatlık riskini artırabilir.

Araştırmada uykuya dalmada zorluk, gece sık sık uyanma veya kalkınca dinlenmiş hissetmeme gibi sorunlar yaşayan koşucuların sakatlanmaya karşı bilhassa savunmasız olduğu tespit edildi.

Bunun aksine, uyku süresi düzenli ve uyku kalitesi iyi olanlar daha az sakatlık bildirdi.

Araştırmacılar bulguların sadece amatör koşucular için değil, aynı zamanda yarışlara katılan sporcular, antrenörler ve sağlık profesyonelleri için de önemli olduğunu belirtiyor.

Sağlıklı bir yetişkinin genellikle yaklaşık 7 ila 9 saat uykuya ihtiyacı var. Ancak Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi'ne göre, yaş, sağlık durumu ve kişisel koşullar ne kadar uykuya ihtiyacımız olduğunu etkiler ve bazıları doğal olarak diğerlerinden daha fazla uyur. Ancak araştırmacılar, sporcuların toparlanmak için şekerleme yapmak gibi daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyduğunu söylüyor.

Profesör de Jonge "Genellikle daha fazla antrenmanın daha iyi performans anlamına geldiğini varsayarız ancak durum her zaman böyle değil" diye ekliyor.

Koşucular (özellikle antrenmanı iş, aile ve sosyal sorumluluklarla dengeleyenler) düzgün bir şekilde toparlanmak için ortalama yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duyabilir. Uyku, sonradan akla gelen bir şey değil, bir performans önceliği olarak görülmeli.

Independent Türkçe



Nobel Barış Ödülü sahibi Ebadi, Washington'u İran liderlerine karşı "somut" adımlar atmaya çağırdı

Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi (Arşiv)
Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi (Arşiv)
TT

Nobel Barış Ödülü sahibi Ebadi, Washington'u İran liderlerine karşı "somut" adımlar atmaya çağırdı

Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi (Arşiv)
Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi (Arşiv)

Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi dün yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları liderlerine karşı “özel önlemler” alması gerektiğini söyledi.

Alman yayıncı Deutsche Welle’ye verdiği röportajda Ebadi, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine, parazit teknolojisi kullanarak İran devlet medyasını engelleme çağrısında da bulundu. “Bizim istediğimiz savaş değil, sivillerin öldürülmesini durdurmak için somut adımlar atılmasıdır” dedi.

Sürgünde yaşayan Ebadi, “rejimin insanlar arasındaki iletişimi kesmesi gibi, rejim, güvenlik güçleri ve halk arasındaki iletişim kanalları da kesilmelidir (...) Bu, propagandanın yayılmasını durdurmaya yardımcı olacaktır” ifadesini kullandı. Ebadi, “başka bir seçenek de İran'ın Dini Lideri ve Devrim Muhafızları'nın üst düzey komutanlarına karşı özel önlemler almak” olduğunu belirtti.

Şarku’l Avsat’ın DW’den aktardığına göre Ebadi, “Daha önce İran'da benzer operasyonlar gördük. Örneğin, (Hamas lideri) İsmail Heniye İran'da iken öldürüldü” diyerek, Temmuz 2024'te Tahran'da İsrail'e atfedilen suikastı kastetti. "Hiçbir sivil zarar görmedi. Sadece bir oda hedef alındı ve başka kimse öldürülmedi. İran'ın Dini Lideri ve İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun üst düzey yetkililerine karşı da benzer hedefli operasyonlar gerçekleştirilebilir" ifadelerini kullandı.


Matt Damon'ın eşi, aslında ilk önce Ben Affleck'i beğenmiş

Matt Damon'ın eşi Luciana Barroso, Can Dostum'u izledikten sonra ilk başta "yakışıklı olanın" Ben Affleck olduğunu düşündüğünü itiraf etmiş (AP)
Matt Damon'ın eşi Luciana Barroso, Can Dostum'u izledikten sonra ilk başta "yakışıklı olanın" Ben Affleck olduğunu düşündüğünü itiraf etmiş (AP)
TT

Matt Damon'ın eşi, aslında ilk önce Ben Affleck'i beğenmiş

Matt Damon'ın eşi Luciana Barroso, Can Dostum'u izledikten sonra ilk başta "yakışıklı olanın" Ben Affleck olduğunu düşündüğünü itiraf etmiş (AP)
Matt Damon'ın eşi Luciana Barroso, Can Dostum'u izledikten sonra ilk başta "yakışıklı olanın" Ben Affleck olduğunu düşündüğünü itiraf etmiş (AP)

Matt Damon, 20 yıllık eşi Luciana Barroso'nun, tanışmalarından önce oyuncunun en yakın arkadaşını beğendiğini itiraf ettiğini açıkladı.

Barroso, ilişkilerinin birkaç ayı geçtikten sonra, 1997 yapımı Can Dostum'da (Good Will Hunting) Damon'la birlikte rol alan Ben Affleck'in, başlangıçta ikili arasındaki daha yakışıklı taraf olduğunu düşündüğünü şimdiki eşine söylemiş

55 yaşındaki Damon, pazartesi günü Howard Stern Show'da "Lisedeki en iyi arkadaşıyla tanışmıştım ve ikisinin birlikte Can Dostum'u izlemeye gittiği ortaya çıkmıştı" dedi. 

En iyi arkadaşı benim daha yakışıklı olduğumu düşünmüş. O ise Ben'in daha yakışıklı olduğunu düşünmüş.

Damon "Bana itiraf etti. Ben de 'Yanlış kişiyi mi seçtin?!' dedim. Bunu bana 23 yıl önce söyledi" diye devam etti.

Ardından Affleck, ikilinin yeni filmi The Rip'te Barroso'nun yapımcı olarak çalıştığını belirterek "O harika bir yapımcı ve gerçekten iyi bir arkadaş. Evet, ondan hiç öyle bir his almadım" dedi.

dfrgtyu
20 yıldır evli olan Matt Damon ve Luciana Barroso'un 4 kızı var (AP)

Kayıp Kız'ın (Gone Girl) 53 yaşındaki oyuncusu "Sanırım gerçek hayatta yaptığım bir şey hislerinin değişmesine neden oldu" diye espri yapınca Stern ve Damon güldü.

Barroso, Damon'ı terk edip Affleck'le birlikte olsaydı "yıkılıp yıkılmayacağını" soran Stern'e, Damon "En sevdiğim iki kişi hayatımdan çıkarsa mı? Evet, bu çok kötü olurdu" diye cevap verdi.

Barroso ve Damon, oyuncu Takıldım Sana'yı (Stuck on You) Miami'de çekerken 2003'te tanışmıştı ve Barroso o dönem kentte barmenlik yapıyordu. 2005'te evlenen çiftin 4 çocuğu var: Barroso'nun önceki ilişkisinden olan 26 yaşındaki kızı Alexia, 19 yaşındaki Isabella, 17 yaşındaki Gia ve 15 yaşındaki Stella.

Affleck, en yakın arkadaşının ilişkisi hakkında Stern'e şöyle dedi: 

Gerçekten muhteşem bir evlilik ve arkadaşlık. İki kişi, ayrı kaldıklarında bile birbirlerinin hayat arkadaşı olmayı sürdürüyor.

Ardından Barroso'nun lisedeki en iyi arkadaşının telefon numarasını istemesi gerektiğini söyleyerek espri yaptı ancak Damon, kadının evlendiğini söyledi. Affleck esprili bir şekilde "Hayatımın hikayesi" diye yanıtladı.

Affleck'in 2005'ten 2018'e kadar evli olduğu eski eşi Jennifer Garner'dan üç çocuğu var. Aktör 2022'de Jennifer Lopez'le evlenmiş ancak eskiden beri bir ayrılıp bir barışan çiftin boşanma süreci 2024'te tamamlanmıştı.

Damon ve Affleck, onlarca yıllık arkadaşlıkları boyunca banka hesaplarından Akademi Ödülleri'ne kadar her şeyi paylaştı. İlk Oscar'larını En İyi Özgün Senaryo dalında Can Dostum'la kazanan ikilinin bu filmi, hayatını kaybeden aktör Robin Williams'ın da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülünü evine götürmesini sağlamıştı.

Independent Türkçe


Ejderha Dövmeli Kız dizi oluyor: 8 bölümlük uyarlama yolda

2011 yapımı Ejderha Dövmeli Kız, asılsız bir iddiayla suçlanan Mikael Blomkvist ve onun geçmişini taramakla görevlendirilen sıradışı hacker Lisbeth Salander'ın hikayesini anlatıyor (Sony Pictures Releasing)
2011 yapımı Ejderha Dövmeli Kız, asılsız bir iddiayla suçlanan Mikael Blomkvist ve onun geçmişini taramakla görevlendirilen sıradışı hacker Lisbeth Salander'ın hikayesini anlatıyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Ejderha Dövmeli Kız dizi oluyor: 8 bölümlük uyarlama yolda

2011 yapımı Ejderha Dövmeli Kız, asılsız bir iddiayla suçlanan Mikael Blomkvist ve onun geçmişini taramakla görevlendirilen sıradışı hacker Lisbeth Salander'ın hikayesini anlatıyor (Sony Pictures Releasing)
2011 yapımı Ejderha Dövmeli Kız, asılsız bir iddiayla suçlanan Mikael Blomkvist ve onun geçmişini taramakla görevlendirilen sıradışı hacker Lisbeth Salander'ın hikayesini anlatıyor (Sony Pictures Releasing)

Sky, Stieg Larsson'ın çok satan romanı Ejderha Dövmeli Kız'ın (Män Som Hatar Kvinnor) dizi uyarlamasına yeşil ışık yaktı.

Variety'nin özel haberine göre 8 bölümden oluşacak diziyi Spider-Noir, Gözlerinin Ardında (Behind Her Eyes) ve Hannibal gibi yapımlarla tanınan Steve Lightfoot ve The Haunting: Bly Malikanesi (The Haunting of Bly Manor) yazarlarından Angela LaManna kaleme alacak. 

İkili yürütücü yapımcı görevini de üstlenecek. 

Amazon'un projesi rafa kalkmıştı

Çekimlerin bu ilkbaharda Litvanya'da başlaması planlanıyor. Dizi, Birleşik Krallık, İrlanda, İtalya, Almanya, İsviçre ve Avusturya'da Sky üzerinden izleyiciyle buluşacak. ABD'deki ön satış görüşmeleri de şimdiden başladı.

Roman, "itibarsızlaştırılmış" gazeteci Mikael Blomkvist ve hacker Lisbeth Salander'ın, varlıklı bir ailenin kızının 40 yıl önceki gizemli kayboluşunu araştırmasını konu alıyor. 

Projenin resmi tanıtımında, hikayenin "Stieg Larsson'ın Millennium serisindeki karakterlerine ve araştırmacı DNA'sına yaslanarak günümüze taşınacağı; bugünün güncel temaları üzerinden yeniden ele alınacağı" ifade ediliyor.

Variety 2023'te Amazon'un da Ejderha Dövmeli Kız için bir dizi uyarlaması geliştirdiğini yazmış ancak sözkonusu proje geliştirme aşamasında kalmıştı.

Salander ve Blomkvist, Larsson'ın 2004'teki ölümünden önce tamamladığı üç kitaptan oluşan Millennium serisinin başlıca karakterleri. 

Larsson'ın kaleme aldığı üçleme Ejderha Dövmeli Kız, Ateşle Oynayan Kız (Flickan Som Lekte Med Elden) ve Arı Kovanına Çomak Sokan Kız (Luftslottet Som Sprängdes) kitaplarından oluşuyor. 

100 milyondan fazla sattı

Seriyi daha sonra David Lagercrantz devralarak Örümcek Ağındaki Kız (Det Som Inte Dödar Oss), Göze Göz Dişe Diş Diyen Kız (Mannen Som Sökte Sin Skugga) ve Ölmesi Gereken Kız (Hon Som Måste Dö) romanlarını yayımladı. 

Son olarak seriyi Karin Smirnoff devraldı; 2022 ve 2024'te iki roman daha yayımlandı. Serinin kitapları dünya genelinde toplamda 100 milyondan fazla sattı.

İlk üç kitap önce İsveç'te beyazperdeye uyarlandı; başrollerde Noomi Rapace ve Michael Nyqvist yer aldı. 

Romanın ABD uyarlaması 2011'de, Salander rolünde Rooney Mara ve Blomkvist rolünde Daniel Craig'le vizyona girdi. 

Lagercrantz'ın romanından uyarlanan Örümcek Ağındaki Kız ise 2018'de, başrollerde Claire Foy ve Sverrir Gudnason'la gösterime çıktı. 

Independent Türkçe, Variety, Deadline