Akdeniz diyetinin tahtı sallanıyor: Kilo kaybında daha etkilisi bulundu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Akdeniz diyetinin tahtı sallanıyor: Kilo kaybında daha etkilisi bulundu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Sağlık uzmanları, zayıflamak veya genel sağlıklarını iyileştirmek isteyenlere taze sebze ve meyveler, balık ve sızma zeytinyağı gibi besinlerin ağırlıklı olduğu Akdeniz diyetini yıllardır tavsiye ediyor.

Araştırmacılar, Akdeniz diyetindeki öğünlerin besin değerlerinin yanı sıra koyu yapraklı yeşillikler ve zeytinyağı gibi iltihap giderici içeriklerine de sürekli dikkat çekerek, uzun bir yaşam için en sağlıklı beslenme seçeneklerinden biri olarak kabul edildiğini belirtiyor.

Ancak  yeni araştırmalar, kilo kaybında daha iyi sonuçlar verebilecek başka bir beslenme modeline işaret ediyor.

Frontiers'da yayımlanan yeni bir çalışmada 62 yetişkin iki gruba ayrıldı. Bir grup 16 hafta boyunca Akdeniz diyetini uygularken, diğerleri tahıllar, baklagiller ve taze meyve ve sebze içeren düşük yağlı vegan bir diyet uyguladı.

16 haftanın sonunda, katılımcılar 4 hafta boyunca normal diyetlerine geri döndüler ve ardından 16 hafta boyunca tam tersi rejimi uyguladılar.

Araştırmacılar, düşük yağlı vegan diyetinin kilo vermede daha etkili olduğu sonucuna vardı.

Sonuçlar, bitki bazlı beslenmenin kilo kaybıyla ilişkisini incelemek için bitki bazlı beslenme indeksi (PDI) kullanılarak ölçüldü. PDI, bitki bazlı gıdaların genel tüketimini ölçerken, hPDI sağlıklı bitkisel gıdaların tüketimini, uPDI ise sağlıksız bitkisel gıdaların tüketimini ölçtü.

Sağlıklı gıdalar arasında meyveler, sebzeler, tam tahıllar, kuruyemişler, baklagiller, yağlar, kahve ve çay yer aldı. Sağlıksız gıdalar arasındaysa patates, tatlılar, meyve suyu, şekerli içecekler ve rafine tahıllar vardı.

Çalışma, katılımcıların PDI puanlarının vegan diyetinde arttığını ancak Akdeniz diyetinde esasen değişmediğini ve daha yüksek puanların daha fazla bitki bazlı gıda tüketildiği anlamına geliyordu. hPDI puanları her iki diyette de artarken, uPDI puanları Akdeniz diyetinde azaldı. Vegan diyetindeyse uygulayan katılımcıların daha fazla kilo vermesine rağmen arttı.

Araştırmacılar, PDI puanlarındaki artışın muhtemelen hayvansal ürünlerden kaçınmaktan kaynaklandığını belirtti.

Araştırmacılar, "Vegan beslenmede hayvansal ürünlerin yerine 'sağlıksız' bitkisel gıdalar tüketmek bile kilo kaybıyla ilişkilendirildi" diye yazdı.

Araştırmacılar, "Bu bulgular, hayvansal ürünlerin yerine bitkisel gıdaların kullanılmasının ve yağla kuruyemiş tüketiminin azaltılmasının kilo kaybı için başarılı stratejiler olabileceğini gösteriyor. Bu gıdalar lif açısından zengin, daha düşük enerji yoğunluğuna sahip ve glukagon benzeri peptid-1 (GLP-1) salgılanmasını uyararak tokluk hissini artırdıkları ortaya kondu" dedi.

Dikkat çekici bir şekilde Ozempic ve Wegovy gibi GLP-1 ilaçları, beyin ve bağırsaktaki GLP-1 reseptörlerinde doğal olarak üretilen GLP-1 hormonunu taklit ederek açlığın düzenlenmesini ve daha uzun süre tok hissedilmesini sağladığı için zayıflamak isteyenler arasında giderek daha popüler hale geliyor.

Independent Türkçe



Avatar 3 sonrası rota değişti: James Cameron yeni filmi erteledi

71 yaşındaki Kanadalı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
71 yaşındaki Kanadalı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
TT

Avatar 3 sonrası rota değişti: James Cameron yeni filmi erteledi

71 yaşındaki Kanadalı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)
71 yaşındaki Kanadalı yönetmen James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'de izleyicileri farklı bir Na'vi kabilesiyle tanıştırıyor (20th Century Studios)

James Cameron, Avatar: Ateş ve Kül'ün (Avatar: Fire and Ash) ardından çekeceği ilk filmin Ghosts of Hiroshima olmayacağını açıkladı.

"Avatar dışında 10 farklı projesi olduğunu" söyleyen ünlü yönetmen, The Town With Matthew Belloni podcast'ine yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Ghosts of Hiroshima sadece kitabın tanıtımı nedeniyle kısa süreliğine gündeme geldi. Yazar yakın arkadaşım olduğu için çok satanlar listesine girmesine destek olmak istedim. Bu, filmi çekmeyeceğim anlamına gelmiyor, senaryoyu yazdım ama şu anda takvimde yer almıyor ve bir dağıtım ortağım bile yok.

Cameron, yılın başlarında Discussing Film'den Andrew J. Salazar'a verdiği röportajda bu filmin "kariyerindeki en zorlu yapım" olabileceğini söylemişti. 

Yönetmen, haklarını 2024'te satın aldığı ve ağustosta yayımlanan kitaba dayanacak proje için son derece hevesli görünüyordu.

Gerçek olaylara dayanan bu kitap, hem Hiroşima hem de Nagazaki nükleer saldırılarından sağ kurtulan Tsutomu Yamaguchi'nin hayat hikayesini anlatıyor. 

Eğer film hayata geçerse Cameron'ın odağında da Yamaguchi'nin hayatta kalma öyküsü yer alacak. Yamaguchi, Hiroşima'dan kurtulduktan sonra Nagazaki'ye giden bir trene binmiş ancak ikinci bomba, kente ulaşmasından hemen sonra patlamıştı.

ABD, dünyanın ilk atom bombasını 6 Ağustos 1945’te Japonya’nın Hiroşima şehrine atmış, kentte yaşayan 350 bin kişiden 140 bini yaşamını yitirmişti. Üç gün sonra da ikinci bir atom bombası Nagazaki'ye atılmıştı.

Öte yandan Cameron'ın gündeminde hâlâ pek çok proje bulunuyor. Avatar: Ateş ve Kül, aralık ayında vizyona giriyor; ardından Avatar 4 ve Avatar 5 gelecek. 

Ayrıca Cameron'ın yeni bir Terminatör (The Terminator) filmi yazabileceğine dair söylentiler de dolaşıyor. 

Avatar: Ateş ve Kül, 19 Aralık'ta sinemalarda olacak.

Independent Türkçe, GamesRadar, The Town With Matthew Belloni, Discussing Film


Ünlü yönetmenden Meryl Streep'e açık davet: Bize katıl

57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
TT

Ünlü yönetmenden Meryl Streep'e açık davet: Bize katıl

57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)
57 yaşındaki "emekli James Bond" Daniel Craig'e, Rekabet'teki (Challengers) rolüyle tanınan Josh O'Connor eşlik ediyor (Netflix)

Meryl Streep, Bıçaklar Çekildi (Knives Out) evrenine katılabilir mi?

Yönetmen Rian Johnson, IndieWire'a verdiği röportajda seride hâlâ yer verme fırsatı bulamadığı pek çok oyuncu olduğunu belirterek, "Bu filmleri yapmanın en güzel yanı, her seferinde yeni yüzlerle çalışma imkânı sunması. Böylesine geniş kadrolar kurmak gerçekten büyük bir keyif" dedi.

Johnson'a, Daniel Craig'in canlandırdığı dedektif Benoit Blanc'in yanında kimi görmek istediği sorulduğunda ise hiç tereddütsüz bir yanıt verdi:

Bunu okuyorsan Meryl Streep... Bir polisiye gizemine mükemmel uyacağını düşünüyorum.

12 Aralık'ta Netflix kataloğuna eklenecek Bıçaklar Çekildi: Ölü Adamın Uyanışı'nın (Wake Up Dead Man: A Knives Out Mystery), Craig'in keskin zekalı dedektife hayat verdiği üçüncü film olacak. 

Serinin üçüncü halkasının oyuncu kadrosunda Josh O'Connor, Glenn Close, Josh Brolin, Mila Kunis, Jeremy Renner, Kerry Washington, Andrew Scott ve daha birçok isim yer alıyor.

Johnson, Bıçaklar Çekildi: Gizemli Bir Serüven (Glass Onion: A Knives Out Mystery) ve Ölü Adamın Uyanışı arasındaki farklılıklara değinerek IndieWire'a şunları söyledi:

Bir şey yazmak için oturmaya motive eden duygulardan biri öfkedir. Bu filmde yer alan meselelerin hepsi benim çok derinden önemsediğim şeyler.

Yeni film, yönetmenin Netflix'le yaptığı iki filmlik anlaşmayı da noktalıyor. Johnson ve 57 yaşındaki Craig, Benoit Blanc'ın maceralarına devam etmek istediklerini açıkça belli etse de 4. film için henüz resmi bir onay yok.

Johnson, "Benim için bu filmler Daniel'la çalışmak demek. Bu bir ortaklık. İçimizden biri bile en ufak bir isteksizlik hissetse, devam etmeyiz" diye konuştu.

Streep, üç sezondur Hulu dizisi Only Murders in the Building'de rol alıyor. Üç Oscarlı yıldızın sıradaki filmi Şeytan Marka Giyer 2 (The Devil Wears Prada 2), 1 Mayıs 2026'da vizyona girecek.

Independent Türkçe, People, IndieWire, Deadline


Günde bir saat telefonsuz yürümek neleri değiştiriyor?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Günde bir saat telefonsuz yürümek neleri değiştiriyor?

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Doktorlar, yemekten sonra yürürken gaz çıkarmanın uzun vadeli sağlığa iyi gelebileceğini açıkça söylemişti. Ancak artık yeni bir trend var: Telefonsuz yürüyüş.

Bu trend, Women’s Health muhabiri Serene Madani, bir hafta boyunca telefonunu yanına almadan bir saatlik yürüyüşe çıkmayı denedikten sonra popülerlik kazanmaya başladı. Yürüyüşe çıkmadan önce telefonuna bakmadı, onu evde bırakarak çevresine odaklandı ve hayatında sürekli mevcut olan teknolojiden uzaklaştı.

Bir gün sonra, yürüyüşleri sırasında bir renk seçmeye başladı. Bu, yürürken odaklanmak için tek bir ton seçerek anda kalmayı teşvik eden ve mümkün olduğunca aynı renkteki nesneleri tespit etmeye çalışan bir başka TikTok trendi.

Deneyinin sonunda Madani 4 ana sonuç bildirdi: Daha fazla anda kalma ve üretkenlik, daha az karamsarlık hissi ve daha sakin sabahlar.

Yürüyüşün ruh sağlığına ve genel sağlığa iyi geldiği uzun zamandır biliniyor. Mayo Clinic, günlük yürüyüşlerin diğer faydalarının yanında kalp hastalıklarını önlemeye veya yönetmeye, kemik ve kasları güçlendirmeye, bilişsel işlevleri, ruh halini ve hafızayı geliştirmeye yardımcı olabileceğini belirtiyor.

Telefonsuz yürüyüş, 2023'te popülerlik kazanan ve müzik veya podcast dinlemeden yürümeyi teşvik eden "sessiz yürüyüş" TikTok trendine benziyor.

Uzmanlar uzun zamandır açık havada yürüyüşlerin faydalarını vurguluyor ancak aynı zamanda teknolojiyi evde bırakmanın önemine de dikkat çekiyorlar.

Sessiz yürüyüş trendi ortaya çıktığında, Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü'nde klinik doçent olan Dr. Rael Cahn, Health.com'a "Doğada sessiz yürüyüş fikri, farkındalık meditasyonu geleneğindeki bilinçli yürüyüş veya yürüyüş meditasyonu uygulamasını çok anımsatıyor" diye konuşmuştu.

Cahn, teknoloji olmadan yürümenin "çok etkili" olabileceğini belirtmişti.

Çalışmalar, uykuya dalmadan önce ve uyandıktan sonra telefon ve teknoloji kullanımının anksiyeteyle depresyona katkıda bulunabileceğini gösteriyor. Yürüyüş sırasında telefonları evde bırakıp doğayla iç içe olmak, insanlara rahatlama ve bildirimler yerine çevrelerine odaklanma fırsatı veriyor.

Cahn, "Meditasyon veya farkındalık hakkında hiçbir şey bilmeseniz bile bedeni hareket ettirerek, bedenle etkileşime girerek, hareketin kendiliğinden teşvik ettiği duyularla doğal bir etkileşim kuruluyor" demişti.

Önceleri teknolojiden vazgeçmek rahatsız edici olsa da zamanla kolaylaşıyor ve faydaları buna değer.

Cahn, "Gerçekten anda kalabildiğinizde, deneyimin zenginliği ve duyuların canlılığı hiç de sıkıcı değil" diye konuşmuştu.

Independent Türkçe