Kışın neden daha çok acıkıyoruz? Uzmanlar yanıtladı ve çözüm önerdi

Kışın iştah değişimleri, gün ışığı süresinin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalmasından daha fazla etkileniyor. (Pixabay)
Kışın iştah değişimleri, gün ışığı süresinin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalmasından daha fazla etkileniyor. (Pixabay)
TT

Kışın neden daha çok acıkıyoruz? Uzmanlar yanıtladı ve çözüm önerdi

Kışın iştah değişimleri, gün ışığı süresinin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalmasından daha fazla etkileniyor. (Pixabay)
Kışın iştah değişimleri, gün ışığı süresinin kısalması ve güneş ışığına maruziyetin azalmasından daha fazla etkileniyor. (Pixabay)

Kış aylarında kilo artışı çoğu zaman düşük sıcaklıklara bağlansa da uzmanlara göre asıl neden; günlerin kısalması, biyolojik saatin bozulması ve hafif hormonal değişiklikler.

Şarku’l Avsat’ın Fox News’ten aktardığı habere göre Florida merkezli nörobilimci ve Ulusal Nötrisyonel Nörobilim Akademisi Başkanı Timothy Fry, “Kış aylarında iştah değişimleri, sıcaklık düşüşünden çok gün ışığının azalmasına ve buna bağlı biyolojik saat bozukluğuna bağlıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Bazı araştırmalar, insanların soğuk ortamlarda vücut ısısını korumak için daha fazla yiyebileceğini öne sürse de Fry bu bulguların net olmadığını belirterek, “Soğuk havanın açlık hormonlarını sürekli olarak artırdığına dair kanıtlar zayıf ve kesin değil; bu etkiler herkeste aynı değil” dedi.

İngiliz doktor Crystal Willy de kış mevsimindeki iştah artışının, ruh hali ve ışık maruziyetindeki azalmayla bağlantılı olduğunu ifade etti. Willy, bilim sitesi Study Finds’e yaptığı açıklamada, “Bu durum yalnızca açlıkla ilgili değil; düşük ruh hali ve azalan ışığa karşı beynin geliştirdiği bir telafi mekanizması kolayca aşırı yeme döngüsüne yol açabiliyor” dedi.

Araştırmalar, kış aylarında insanların ortalama yarım ila bir kilo arasında alım yaşadığını gösteriyor. Bunun nedeni, gün ışığının azalmasıyla biyolojik saatin bozulması, iştah düzenleyici hormonların değişmesi ve karbonhidrat isteğinin artması olarak açıklanıyor.

Kış iştahıyla nasıl başa çıkılır?

Uzmanlar, kışın artan yeme isteğini kontrol altına almak için bir dizi öneride bulunuyor:

Düzenli beslenme saatleri

Fry, düzensiz yeme alışkanlıklarının biyolojik saatin bozulmasını artırabileceğini belirterek, özellikle ışık maruziyetinin azaldığı dönemlerde düzenli öğünlerin iştah kontrolüne yardımcı olduğunu söyledi.

Teksaslı sağlık koçu ve halk sağlığı uzmanı Niloufer Basaria da, akşam yemeğinin biraz daha erken ve hafif tüketilmesinin biyolojik saati desteklediğini ifade etti.

Protein ve lif ağırlıklı beslenme

Willy, güne protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlamanın kan şekerini dengelediğini ve uzun süre tokluk sağladığını belirtiyor. Lifli ve düşük kalorili besinlerle yemeğe başlamak ise aşırı tüketimi azaltıyor.

Yulaf, mercimek, fasulye, brokoli, elma ve chia tohumu gibi gıdaların hızlı doygunluk sağladığı belirtiliyor. Omega-3 içeren somon ve ceviz iştah kontrolünde etkili görülürken, en az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolatanın sindirimi yavaşlatarak tokluk hissini artırabildiği aktarılıyor.

Baharat kullanımı

Araştırmalar, kırmızı biber ve karabiber gibi baharatların iştahı hafifçe baskılayabileceğini gösteriyor. Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nin bulgularına göre, yemeklere acı biber eklemek alınan gıda miktarını yüzde 11-18 oranında azaltabiliyor.

Yemekten önce su içmek

Çalışmalar, öğünden yarım saat önce iki bardak su içmenin kalori alımını azaltabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, kış aylarında susuzluk hissinin azaldığını ancak vücudun yine de sıvıya ihtiyaç duyduğunu vurguluyor.

Uzmanlar uyarıyor: Yalnızca diyet yeterli değil

Fry, iştah kontrolünün yalnızca beslenmeyle sınırlı olmadığını; uyku kalitesi, ruh hali, ışık maruziyeti, stres ve günlük aktivitenin de etkili olduğunu belirtti:

“Uyku azlığı iştahı artırabilir, düşük hareket seviyeleri ise tokluk sinyallerini zayıflatabilir. Beden sinyallerini takip etmek, kış aylarında iştahı yönetmede kritik öneme sahip.”

Fry ayrıca, kişilerin mevsim şartlarına göre değil, kendi fiziksel tepkilerine göre beslenme farkındalığı geliştirmesi gerektiğini ifade etti.



Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
TT

Büyük umutlarla dönmüştü: Yeni Spartaküs dizisi iptal edildi

Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)
Lübnan asıllı aktör Nick Tarabay (ortada), Uzay Yolu: Bilinmeze Doğru (Star Trek Into Darkness) ve Pasifik Savaşı: İsyan'da (Pacific Rim: Uprising) da rol almıştı (Starz)

Steven S. Knight imzalı ve Spartaküs (Spartacus) evrenine dönüşü temsil eden Spartacus: House of Ashur, Starz tarafından ilk sezonunun ardından iptal edildi. 

Dizinin yapımcısı Lionsgate Television'ın, projeyi başka platformlara taşımak için görüşmelere başladığı öğrenildi.

Beklentileri karşılayamadı

2010'da yayımlanan efsanevi Spartaküs'ün başarısını ve kitlesini yakalamakta zorlanan yapım, Starz'ın yeni yayın stratejisinin dışında kaldı.

Kaynaklara göre Starz, bundan sonra ağırlıklı olarak kadın izleyicilere ve ekranda daha az temsil edilen gruplara seslenen içeriklere odaklanacak. Spartacus: House of Ashur'ın daha çok erkek izleyiciye seslenmesi, kanalın bu yeni stratejisiyle örtüşmedi.

Ashur'ın alternatif hikayesi

House of Ashur, "Ya Ashur ölmeseydi ve Romalılar, ihanetini ödüllendirip ona bir zamanlar kölesi olduğu gladyatör okulunu verseydi ne olurdu?" sorusuna yanıt arıyordu. 

Alternatif bir zaman çizelgesinde geçen dizide Ashur, artık bir köle değil, bir zamanlar kendisini ezen sistemin başına geçmişti. Ancak acımasız gladyatörleri yönetmek, Roma siyasetinin vahşi dünyasında hayatta kalmaktan çok daha kolaydı zira burada ihanet günah değil, geçer akçeydi.

Ashur'ın, erkek egemen dünyada kendini kanıtlamaya çalışan güçlü kadın gladyatör Achillia'yla işbirliği yaparak kurduğu yeni düzen, Roma elitlerini şoke eden bir gösteriye dönüşüyordu.

Dizinin başrolünde yer alan Nick E. Tarabay'a Tenika Davis, Graham McTavish, Claudia Black ve Ivana Baquero gibi isimler eşlik ediyordu. 
Ayrıca serinin tanıdık yüzlerinden Lucy Lawless, ilk bölümde konuk olarak yer alarak bu alternatif zaman çizelgesinin kurulmasına yardımcı olmuştu. 

Projenin başka bir platformda yoluna devam edip edemeyeceği ise merak konusu.

Spartacus: House of Ashur, Türkiye'de Amazon Prime Video üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Deadline, TV Line


95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
TT

95 puanlı yeni Netflix dizisi büyüledi: Yaşlılar için Stranger Things

73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)
73 yaşındaki Emmy adayı Alfred Molina (solda), The Boroughs'da eşi Lilly'nin yasını tutan Sam Cooper karakterini canlandırıyor (Netflix)

Stranger Things'in finalinin ardından oluşan boşluğu doldurmaya aday yeni dizi nihayet geldi. Fenomen bilimkurgunun yaratıcıları Duffer Kardeşler'in yapımcılığını üstlendiği, Jeffrey Addiss ve Will Matthews imzalı yeni dizi The Boroughs, Netflix'te izleyiciyle buluştu. 

Eleştirmenler tarafından şimdiden "yaşlılar için Stranger Things" benzetmesiyle anılan dizi, Rotten Tomatoes'da yüzde 95 gibi yüksek bir beğeni oranı yakaladı. Böylece The Boroughs, Duffer Kardeşler'in Stranger Things'in ilk sezonundan beri ulaştığı en iyi eleştirel başarıya imza attı.

New Mexico çölündeki lüks ve huzurlu bir emeklilik topluluğunda geçen dizi, sakin bir yaşam süren sıradışı karakterleri merkezine alıyor. Ancak bu huzurlu yaşam, mahalleye yaklaşan karanlık ve doğaüstü bir tehdidin ortaya çıkmasıyla altüst oluyor. 

Karşı karşıya oldukları canavarı durdurmak için bir araya gelen bu "uyumsuz ekip", hem geçmişteki travmalarıyla hem de geleceklerine kasteden bu gizemli güçle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Bilimkurgu ve korku unsurlarını buluşturan dizinin en güçlü yönü şüphesiz usta oyunculardan kurulu kadrosu. Alfred Molina, Geena Davis, Alfre Woodard, Bill Pullman, Denis O'Hare ve Jena Malone gibi isimlerin yer aldığı dizi, Hollywood'un yaşlı karakterleri genellikle "sevimli" ya da "huysuz" kalıplarına hapsetme alışkanlığının aksine, bu karakterleri daha derinlikli ve samimi bir yerden ele alıyor.

Time dergisinden Judy Berman, yapımın bu karakterleri klişelerden arındırıp insanileştirme başarısını özellikle vurguluyor.

Eleştirmenler, dizinin Stranger Things'le arasındaki "DNA benzerliğine" dikkat çekse de The Boroughs'un kendi ayakları üzerinde duran özgün bir yapım olduğunu belirtiyor. 

Ron Howard'ın 1985 yapımı klasiği Cocoon'la Stephen King ve Steven Spielberg dokunuşlarını anımsatan dizi için yapılan yorumlar son derece olumlu.

Guardian'dan Lucy Mangan, 4 yıldızlı eleştirisinde diziyle ilgili şu yorumu yapıyor: 

En iyi fantastik hikayeler gibi The Boroughs da canavarlar ve ektoplazmalar üzerinden insanlığın evrensel korkularına sesleniyor.

Variety yazarı Aramide Tinubu ise incelemesinde şu ifadeleri kullanıyor: 

Yürek burkan, eğlenceli ve son derece büyüleyici bir macera. Yaşamın sonbaharındaki kayıpları, acıları ve zamanın sınavını inceleyen bir yapım.

Empire'dan David Opie de "Stranger Things'in ruhani bir devamcısı olmanın ötesinde, The Boroughs kendi kuralları içinde başarılı olan özgün bir bilimkurgu" diye yazıyor.

The Boroughs, 8 bölümlük ilk sezonuyla Netflix'te yayında.

Independent Türkçe, MovieWeb, GamesRadar, Variety, Guardian, Time, Empire


Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
TT

Cannes'ın 20 dakika alkışlanan gözdesi için Netflix devrede

La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)
La Bola Negra'da Guitarricadelafuente adıyla bilinen 28 yaşındaki İspanyol şarkıcı Álvaro Lafuente Calvo da rol alıyor (Cannes Film Festival)

Cannes Film Festivali'nde büyük ses getiren ve En İyi Yönetmen ödülünü kazanan İspanyol yapımı La Bola Negra (The Black Ball), festivalin ses getiren filmlerinden birine dönüştü.

Birlikte Los Javis diye tanınan Javier Ambrossi ve Javier Calvo'nun imzalarını taşıyan filmi, festival izleyicisi dünya prömiyerinde 20 dakika boyunca ayakta alkışladı.

La Bola Negra'nin başrollerinde Penélope Cruz, Glenn Close, Lorenzo Zurzolo ve Julio Torres gibi isimler yer alıyor.

İspanyol şair ve oyun yazarı Federico García Lorca'nın yarım kalmış bir metninden esinlenen film; 1932, 1937 ve 2017'de yaşayan üç farklı erkeğin hikayesini Lorca'nın son metinleri üzerinden birbirine bağlıyor.

Hollywood Reporter eleştirmeni Richard Lawson, yönetmenlerin "çağdaş pop estetiği ve klasik sinemayı harmanlayan göz kamaştırıcı vizyonunu" övgüyle karşıladı.

Netflix kapmak üzere

Prömiyerin ardından Neon, A24 ve Mubi gibi büyük dağıtımcıların ABD hakları için kıyasıya rekabete girdiği filmin, Netflix'e satılması konusunda sona yaklaşıldığı bildiriliyor. 

İspanyol yapımcı şirket Movistar Plus, görüşmelerin devam ettiğini belirtse de Netflix cephesi henüz resmi bir açıklama yapmadı. Filmin İspanya dağıtımını Elastica, Fransa dağıtımını ise Le Pacte üstlenecek.

Bu süreç, Jordan Firstman imzalı Club Kid'in 17 milyon dolara A24'e satılmasının ardından festivalin bu yılki ikinci büyük satın alma yarışına dönüşmüş durumda.

Netflix, daha önce Jacques Audiard'ın Emilia Pérez'i ve Alfonso Cuarón'un Oscar ödüllü Roma'sı gibi İspanyolca yapımlarla ödül sezonunda önemli başarılar elde etmişti.

La Bola Negra'nın Netflix'e dahil edilmesi, platformun küresel ödül sezonu stratejisi açısından önemli bir hamle olarak değerlendiriliyor.

Senaryosu Ambrossi, Calvo ve oyun yazarı Alberto Conejero tarafından kaleme alınan film, teknik başarısı ve vizyoner anlatımıyla yönetmenlikte yeni bir zirveyi Cannes'da gösterdi.

Altın Palmiye sahibini buldu

Öte yandan bu yıl jüri başkanlığını Güney Koreli yönetmen Park Chan-wook'un üstlendiği festivalin büyük ödülü Altın Palmiye, Fjord adlı filmiyle Rumen yönetmen Cristian Mungiu'ya gitti.

Rus sinemacı Andrei Zviaguintsev, Minotaure'la Büyük Ödül'e layık görülürken, En İyi Senaryo ödülünü Notre Salut'yla Emmanuel Marre kazandı.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline