George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
TT

George R.R. Martin'den House of the Dragon itirafı: "Berbat bir halde"

Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)
Emma D'Arcy (sağda) ve Olivia Cooke'un (solda) başrollerini paylaştığı House of the Dragon'un ikinci sezonu, yavaş temposu, zayıf karakterleri ve mizah yoksunluğu nedeniyle eleştirilmişti (HBO)

George R.R. Martin'in House of the Dragon'ın ikinci sezonunun gidişatına dair blogunda paylaştığı eleştiriler büyük yankı uyandırmıştı. Buz ve Ateşin Şarkısı (A Song of Ice and Fire) yaratıcısı, Game of Thrones yan dizisinin perde arkasında yaşananlara ilişkin çok daha açık sözlü değerlendirmelerde bulundu. Kulis bilgilerine göre taraflar arasındaki görüş ayrılığı, HBO'nun Martin'den bir süreliğine diziden tamamen uzaklaşmasını istemesine kadar vardı. Ancak yazar, aylar sonra yeniden ekibe dahil edildi.

Eylül 2024'te paylaşılıp kısa süre sonra silinen blog yazısında Martin, kaynak materyalinde yapılan bazı değişikliklerin dizinin ilerleyen sezonlarında "olumsuz zincirleme etkiler" yaratacağını savunmuştu. Martin, "House of the Dragon, üç ve 4. sezonlar için düşünülen değişikliklerin bazılarıyla devam ederse, daha büyük ve daha toksik kelebek etkileri de gelecek..." diye yazmıştı.

Hollywood Reporter'ın yeni kapak dosyası ise Martin'le yapılmış kapsamlı bir röportajdan oluşuyor. Martin bu röportajda yaşananları açık açık anlattı.

Martin'e, Condal'la ilişkisinin "nasıl bu kadar sertleştiği" sorulduğunda yanıtı netti:

Sertleşti demek hafif kalır. Berbat bir halde.

Martin, ilk sezonda ilişkilerinin "gayet iyi yürüdüğünü" ve Condal'ın, ilk sezonun ortak sorumlularından Miguel Sapochnik'le yaşadığı bir anlaşmazlık sırasında kendisinden destek istediğini de aktardı. (Sapochnik, ikinci sezon öncesinde diziden ayrılmıştı.) Ancak Martin'e göre tablo, ikinci sezonda değişti.

"Sonra ikinci sezona girdik ve o, temelde beni dinlemeyi bıraktı" diyen Martin, sözlerini şöyle sürdürdü: 

Ona notlar iletirdim, çoğu zaman karşılığını görmezdim. Bazen neden yapmadığını açıklardı. Bazen de 'Ah, tamam, evet, bunu düşüneceğim' derdi. Durum kötüleştikçe ben de daha çok sinirlenmeye başladım. Sonunda HBO bana, notlarımı doğrudan kendilerine iletmemi söyledi; ardından bu notları Ryan'a 'ortak değerlendirme' olarak aktaracaklarını belirtti.

Hollywood Reporter'ın kaynaklarına göre, Condal'ın üçüncü sezon vizyonunu anlattığı bir Zoom görüşmesinde Martin, itirazlarını dile getirip "Bu artık benim hikayem değil" dedi. Bunun ardından HBO'nun Martin'den House of the Dragon'dan tamamen geri çekilmesini istediği, ancak aylar sonra yazarın yeniden sürece dahil edildiği belirtiliyor.

Hollywood Reporter'a konuşan bir HBO yetkilisi, "George ve Ryan, üçüncü sezonun gidişatı konusunda anlaşmazlık yaşadı" diyerek şunları söyledi: 

O noktada, aralarındaki sürecin ve iletişimin koptuğu ve bir sıfırlamaya ihtiyaç olduğu açıktı. Bu yüzden doğal olarak herkes bir süreliğine geri adım attı; ta ki ilerlemek için yeni bir yol bulana kadar.

Meşhur" blog yazısına gelince… Hollywood Reporter, yazıyı Martin'in kaldırmadığını, bir HBO yöneticisinin yazarın menajerine ulaşmasının ardından, asistanının yazıyı sildiğini aktarıyor. 

Martin ise, "Geri koyabilirdim ama o zaman aptal gibi görünürdüm" diyerek ekliyor: 

Üstelik yazının yüzde 80'i övgüydü. Ama insanların odaklandığı kısım bu olmadı.

Independent Türkçe, GamesRadar, Hollywood Reporter



İkonik seriye yeni halka: 50. yılında beyazperdeye dönüyor

1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
TT

İkonik seriye yeni halka: 50. yılında beyazperdeye dönüyor

1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)
1976-1981'de ekranlara gelen Charlie'nin Melekleri, özel bir dedektiflik ajansı için çalışan üç ajanın maceralarını anlatıyordu (ABC)

"Günaydın, Charlie" repliği yeni bir filmle bir kez daha beyazperdeye dönebilir.

Sony Pictures, 1970'lerin ikonik polisiye dizisi Charlie'nin Melekleri'nin (Charlie's Angels) yeni sinema uyarlamaları üzerinde çalışıyor. Hollywood Reporter'ın aktardığına göre proje erken geliştirme aşamasında. 

Senaryoyu yazması için Pete Chiarelli görevlendirildi. Chiarelli; Crazy Rich Asians, Sihirbazlar Çetesi 2 (Now You See Me 2) ve Teklif (The Proposal) gibi yapımlarla tanınıyor. 

Charlie'nin Melekleri, Townsend adlı özel dedektiflik ajansında çalışan üç kadının hikayesini anlatıyordu. 1976'da izleyiciyle buluşur buluşmaz bir popüler kültür fenomeni olan dizinin ilk kadrosunda başrolleri Kate Jackson, Farrah Fawcett ve Jaclyn Smith paylaşmış; üçlü, televizyon tarihinin sembolleri arasına girmişti. Görünmeyen patronları Charlie Townsend'i ise John Forsythe seslendirmişti. Charlie, operasyonu telefondan yönlendiriyordu.

2000 yapımı sinema uyarlamasında melekleri bu kez Drew Barrymore, Cameron Diaz ve Lucy Liu canlandırmıştı. Yönetmen McG imzasını taşıyan film büyük bir gişe başarısına ulaşmış, dünya genelinde 264 milyon dolar hasılat elde etmişti. Bu başarı, 2003'te Charlie'nin Melekleri: Tam Gaz (Charlie's Angels: Full Throttle) adlı devam filmine kapı açmıştı. Barrymore, filmleri Flower Films çatısı altında yapımcı olarak da desteklemişti.

Ancak markayı yeniden canlandırmaya yönelik daha yakın dönem denemeleri aynı başarıyı yakalayamamıştı. 2011'deki dizi denemesi, 13 bölümün yalnızca 8'i yayımlandıktan sonra iptal edilmişti. 2019'da ise Elizabeth Banks, sinema serisine yeni bir halka eklemişti. Kristen Stewart, Naomi Scott ve Ella Balinska'nın başrolleri paylaştığı yapım, hem ilk diziye hem de 2000'lerdeki filmlere göndermeler içeriyordu. Buna karşın film gişede beklentinin altında kalmış ve dünya genelinde sadece 73 milyon dolar kazanmıştı.

Yine de Variety, çığır açan dizinin 50. yılı yaklaşırken Sony'nin markanın sinema potansiyelini yeniden değerlendirmesinin şaşırtıcı olmadığını yazıyor. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety


Yeni Star Wars filmine geri sayım: The Mandalorian "çıtayı yükseltiyor"

Bir zamanlar yalnız bir ödül avcısı olan Din Djarin ve öğrencisi Grogu, Star Wars: Mandalorian ve Grogu'da heyecan verici yeni bir maceraya atılıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Bir zamanlar yalnız bir ödül avcısı olan Din Djarin ve öğrencisi Grogu, Star Wars: Mandalorian ve Grogu'da heyecan verici yeni bir maceraya atılıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
TT

Yeni Star Wars filmine geri sayım: The Mandalorian "çıtayı yükseltiyor"

Bir zamanlar yalnız bir ödül avcısı olan Din Djarin ve öğrencisi Grogu, Star Wars: Mandalorian ve Grogu'da heyecan verici yeni bir maceraya atılıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)
Bir zamanlar yalnız bir ödül avcısı olan Din Djarin ve öğrencisi Grogu, Star Wars: Mandalorian ve Grogu'da heyecan verici yeni bir maceraya atılıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures)

Star Wars: Mandalorian ve Grogu'nun (Star Wars: The Mandalorian and Grogu) vizyona girmesine çok az kaldı. Dizinin ortak yaratıcısı ve filmin yönetmeni Jon Favreau için bu, The Mandalorian'ı Disney+'ta izlemeye alışmış izleyici kitlesini sinema salonlarına taşımak için çıtayı yükseltmek anlamına geliyor.

Favreau, katıldığı New York Oyuncak Fuarı'ndaki panelde şunları söyledi: 

Artık oyunumuzu sinema deneyimi için bir üst seviyeye taşımamız gerekiyor; bu da IMAX için ekranı daha çok dolduran kadrajlar demek. Bu formatın avantajlarını sonuna kadar kullanacak setler kuruyoruz... Her şeyi bir kademe yukarı taşımamız gerekiyor; hikaye anlatımını da.

Favreau sözlerini şöyle sürdürdü: 

Sizi bir maceraya davet etmek istiyoruz. Bu macera ekranı doldurmalı ve pek çok şey dikkatinizi çekmek için yarışırken, insanların o an ne yapıyorsa bırakıp sinema salonuna gideceği bir şeye dönüşmeli.

Yepyeni Star Wars macerasında Din Djarin ve Grogu, şimdiye kadarki en heyecan verici görevlerine atılıyor. Kötü İmparatorluk yıkılmış ve İmparatorluk savaş lordları galaksinin dört bir yanına dağılmış durumda. Kurulan Yeni Cumhuriyet, İsyan'ın uğruna savaştığı her şeyi korumak için çalışırken, efsanevi Mandalorlu ödül avcısı Din Djarin ve genç çırağı Grogu'nun yardımını istiyor. 

Başrollerinde Pedro Pascal, Jeremy Allen White ve Sigourney Weaver'ın yer aldığı film, 22 Mayıs'ta vizyona girecek.

Yapımcılığını Favreau'nun yanı sıra Kathleen Kennedy, Dave Filoni ve Ian Bryce'ın üstlendiği filmin müzikleri çifte Oscarlı sanatçı Ludwig Göransson tarafından bestelendi.

Independent Türkçe, GamesRadar, ScreenRant


Fransız yapımı soygun dizisi fırtına gibi: 10 gün yetti

Anneler Çetesi şimdiden "2026'nın en iyi suç dizisi" diye anılmaya başladı (Netflix)
Anneler Çetesi şimdiden "2026'nın en iyi suç dizisi" diye anılmaya başladı (Netflix)
TT

Fransız yapımı soygun dizisi fırtına gibi: 10 gün yetti

Anneler Çetesi şimdiden "2026'nın en iyi suç dizisi" diye anılmaya başladı (Netflix)
Anneler Çetesi şimdiden "2026'nın en iyi suç dizisi" diye anılmaya başladı (Netflix)

Fransa yapımı 8 bölümlük yeni dizi Anneler Çetesi (Les Lionnes), 5 Şubat'ta sessiz sedasız Netflix kataloğuna eklendi.

Yüksek tempolu soygun dizisi, izleyiciler arasında adeta fırtına gibi esiyor. Fransa, Kenya ve İspanya gibi ülkelerde izlenme listelerine damga vuran dizi, ABD'de ise 7. sıraya yükseldi.

Anneler Çetesi, borçlarını kapatmak için bir bankayı soymaya karar veren 5 yakın arkadaşın hikayesini anlatıyor. Soygunlarını gerçekleştirebilmek için erkek kılığına giren ekip, yakalanmamak için her ayrıntıyı ince ince hesaplıyor.

Netflix, 18 yaş altına uygun olmadığını belirttiği dizinin konusunu şöyle özetliyor:

Hayatın sınadığı beş parasız 5 kadın, tek çarenin çete kurarak birkaç silah aşırıp banka soymaya başlamak olduğunda karar kılar.

Dizinin oyuncu kadrosunda Rebecca Marder, Zoé Marchal, Naidra Ayadi, Pascale Arbillot ve Tya Deslauriers yer alıyor.

Anneler Çetesi, izleyicilerden olumlu yorumlar aldı. Bir seyirci sosyal medya paylaşımında şunları yazdı:

İzlemeye değer. Her dakikasından çok keyif aldım. Bir akşamda aralıksız izledim. Komik, sıcak ve çoğumuzun gerçek hayatta yaşama şansı bulamadığı türden gerçek bir dostluğu gösteriyor. İkinci sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.

Bir başka izleyici ise diziyi şöyle övdü:

Anneler Çetesi bende her türlü duyguyu uyandırdı! Kaygıdan sürekli durduruyorum, bir dakika sonra kahkaha atıyorum.

Üçüncü bir yorumda da şu ifadeler yer aldı:

Finalde arka planda Bloody Samaritan çalarken Anneler Çetesi'ne ağlayan ben... Ne yolculuktu ama! Netflix bana bu suç dizilerinden daha çok ver.

Başka bir izleyici şöyle yazdı:

Anneler Çetesi başta sinir bozucuydu ama yalan yok, zamanla onları gerçekten desteklerken buldum kendimi ve iyi vakit geçirdim.

Bir yorumda da dizinin tonu övülerek şöyle dendi:

Karakterlerinin kusurlu, korkmuş ve insani kalmasına izin vererek Anneler Çetesi, şık bir soygun işinden daha nadir bir şeye dönüşüyor.

"Amazon Çetesi"nin hikayesi dizi oldu

Anneler Çetesi, gerçek hayatta faaliyet göstermiş "Gang des Amazones" (Amazon Çetesi) adlı suç çetesinden esinleniyor. Dizide olduğu gibi bu grup da 5 kadından oluşuyordu ve soygunları erkek kılığına girerek gerçekleştiriyorlardı.

Çete, üç çocuklu bekar bir annenin ayakta kalmasına yardım etmek ve aynı zamanda kendi hayatlarını finanse edebilmek için toplamda 7 banka soymuştu.

Independent Türkçe, Hello!, ScreenRant