Oscarlı yönetmenden BAFTA rekoru: 11 adaylıkla tarihe geçti

36 yaşındaki İrlandalı aktris Jessie Buckley, Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (I'm Thinking of Ending Things) ve Vahşi Rose'la (Wild Rose) da tanınıyor (Universal Pictures)
36 yaşındaki İrlandalı aktris Jessie Buckley, Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (I'm Thinking of Ending Things) ve Vahşi Rose'la (Wild Rose) da tanınıyor (Universal Pictures)
TT

Oscarlı yönetmenden BAFTA rekoru: 11 adaylıkla tarihe geçti

36 yaşındaki İrlandalı aktris Jessie Buckley, Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (I'm Thinking of Ending Things) ve Vahşi Rose'la (Wild Rose) da tanınıyor (Universal Pictures)
36 yaşındaki İrlandalı aktris Jessie Buckley, Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum (I'm Thinking of Ending Things) ve Vahşi Rose'la (Wild Rose) da tanınıyor (Universal Pictures)

İki Oscarlı sinemacı Chloé Zhao'dan bu yılki ödül sezonunda bir rekor geldi: Hamnet, BAFTA tarihinde bir kadın yönetmenin imzasını taşıyan filmler arasında en fazla adaylık alan yapım oldu.

Duyuru, dün (27 Ocak) 2026 BAFTA Film Ödülleri adaylarının tamamının açıklanmasıyla netleşti. Listeye Paul Thomas Anderson imzalı Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) damga vurdu: Film, toplam 14 adaylıkla rakiplerinin az farkla önüne geçti. 

Ryan Coogler'ın Amerikan Güneyi'nde geçen vampir filmi Günahkarlar (Sinners) ise 13 adaylıkla onu izledi. Korku filmi kısa süre önce Akademi tarihinin en fazla adaylık alan yapımı olarak da öne çıkmıştı.

Ancak spot ışıkları, Nomadland'le de tanınan 43 yaşındaki yönetmen Zhao'daydı. Britanya Akademisi, Londra'da 22 Şubat'ta düzenlenecek tören öncesinde adaylarını açıklarken, yapımcılığını Sam Mendes ve Steven Spielberg'ün üstlendiği Shakespeare dünyasından beslenen drama Hamnet'i 11 adaylığa layık gördü. Bu sayı, BAFTA tarihinde bir kadın sinemacı için bugüne kadarki en yüksek adaylık anlamına geliyor.

Maggie O'Farrell'ın 2020 tarihli, aynı adlı romanından uyarlanan Hamnet; En İyi Film ve En İyi Britanya Filmi kategorilerinin yanı sıra Zhao'ya En İyi Yönetmen adaylığı da getirdi. 

Senaryoyu birlikte kaleme alan Zhao ve O'Farrell ise En İyi Uyarlama Senaryo dalında aday gösterildi. Yapımcılar Liza Marshall ve Pippa Harris de adaylar arasında yer aldı.

Filmde Agnes ve William Shakespeare'i canlandıran İrlandalı ikili Jessie Buckley'yle Paul Mescal, sırasıyla En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu kategorilerinde adaylık aldı. 

Film, oğullarını kaybetmelerinin ardından yasla farklı biçimlerde yüzleşen iki karakterin parçalanan dünyasını konu alıyor. 

Emily Watson, Shakespeare'in annesi rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında aday gösterilirken, Max Richter de En İyi Özgün Müzik kategorisinde adaylar arasına girdi. Hamnet ayrıca kostüm tasarımı, makyaj ve saç ile prodüksiyon tasarımı dallarında da adaylıklar elde etti.

2026 BAFTA Film Ödülleri, sektör eşitliği açısından da dikkat çekiyor: Tüm kategoriler genelinde aday gösterilen filmlerin yüzde 25'i kadın yönetmenlerin imzasını taşıyor. Öne çıkan diğer yapımlar arasında Lynne Ramsay'nin Geber Aşkım'ı (Die My Love), Kathryn Bigelow'un A House of Dynamite'ı ve Mary Bronstein imzalı Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim (If I Had Legs I'd Kick You) bulunuyor.

BAFTA film komitesi başkanı Emily Stillman, adayların açıklanmasının ardından Hollywood Reporter'a yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: 

Sinemacılıktaki o cesaret ve insan bağlarının önemi... Sanki neredeyse tüm adaylıklarda ortaklaşan bir damar gibi.

Kazananlar, 22 Şubat Pazar günü düzenlenecek törenle duyurulacak.

BAFTA adaylarının tamamına BAFTA'nın internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Öne çıkan adaylar ise şöyle sıralanıyor:

En İyi Film
Hamnet
Muhteşem Marty (Marty Supreme)
Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another)
Manevi Değer (Affeksjonsverdi)
Günahkarlar (Sinners)

En İyi Yönetmen
Yorgos Lanthimos (Bugonia)
Chloé Zhao (Hamnet)
Josh Safdie (Muhteşem Marty / Marty Supreme)
Paul Thomas Anderson (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Joachim Trier (Manevi Değer / Affeksjonsverdi)
Ryan Coogler (Günahkarlar / Sinners)

En İyi Kadın Oyuncu
Jessie Buckley (Hamnet)
Rose Byrne (Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim / If I Had Legs I'd Kick You)
Kate Hudson (Kalpten Söylenen Bir Şarkı / Song Sung Blue)
Chase Infiniti (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Renate Reinsve (Manevi Değer / Affeksjonsverdi)
Emma Stone (Bugonia)

En İyi Erkek Oyuncu
Robert Aramayo (I Swear)
Timothée Chalamet (Muhteşem Marty / Marty Supreme)
Leonardo DiCaprio (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Ethan Hawke (Mavi Ay / Blue Moon)
Michael B. Jordan (Günahkarlar / Sinners)
Jesse Plemons (Bugonia)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu
Odessa A'zion (Muhteşem Marty / Marty Supreme)
Inga Ibsdotter Lilleaas (Manevi Değer / Affeksjonsverdi)
Wunmi Mosaku (Günahkarlar / Sinners)
Carey Mulligan (The Ballad of Wallis Island)
Teyana Taylor (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Emily Watson (Hamnet)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
Benicio Del Toro (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Jacob Elordi (Frankenstein)
Paul Mescal (Hamnet)
Peter Mullan (I Swear)
Sean Penn (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Stellan Skarsgård (Manevi Değer / Affeksjonsverdi)

En İyi Özgün Senaryo
Kirk Jones (I Swear)
Ronald Bronstein, Josh Safdie (Muhteşem Marty / Marty Supreme)
Kleber Mendonça Filho (Gizli Ajan / O Agente Secreto)
Eskil Vogt, Joachim Trier (Manevi Değer / Affeksjonsverdi)
Ryan Coogler (Günahkalar / Sinners)

En İyi Uyarlama Senaryo
Tom Basden, Tim Key (The Ballad of Wallis Island)
Will Tracy (Bugonia)
Chloe Zhao, Maggie O'Farrell (Hamnet)
Paul Thomas Anderson (Savaş Üstüne Savaş / One Battle After Another)
Harry Lighton (Pillion)

En İyi Britanya Filmi
28 Yıl Sonra / 28 Years Later
The Ballad of Wallis Island
Bridget Jones: Onun İçin Çıldırıyor (Bridget Jones: Mad About the Boy)
Geber Aşkım (Die My Love)
H is for Hawk
Hamnet
I Swear
Mr Burton
Pillion
Steve

İngilizce Olmayan Bir Dilde En İyi Film
Görünmez Kaza (Yek tasadef sadeh)
Gizli Ajan (O Agente Secreto)
Manevi Değer (Affeksjonsverdi)
Sırat (Sirât)
Hind Rajab'ın Sesi (Sawt Hind Rajab)

En İyi Belgesel
2000 Meters To Andriivka
Apocalypse In The Tropics
Cover-Up
Mr Nobody Against Putin
Mükemmel Komşu (The Perfect Neighbor)

En İyi Animasyon
Elio
Little Amelie
Zootropolis 2

En İyi İlk Film
The Ceremony
Babamın Gölgesi (My Father's Shadow)
Pillion
A Want in Her
Wasteman

Independent Türkçe, Daily Mail, Hollywood Reporter



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct