Parkinson'un ilk belirtileri bağırsaklarda ortaya çıkıyor

Araştırmacılar, Parkinson hastaları ve hastalığa genetik yatkınlığı olan sağlıklı kişilerin bağırsak mikroplarının özel bir bileşime sahip olduğunu buldu (Unsplash)
Araştırmacılar, Parkinson hastaları ve hastalığa genetik yatkınlığı olan sağlıklı kişilerin bağırsak mikroplarının özel bir bileşime sahip olduğunu buldu (Unsplash)
TT

Parkinson'un ilk belirtileri bağırsaklarda ortaya çıkıyor

Araştırmacılar, Parkinson hastaları ve hastalığa genetik yatkınlığı olan sağlıklı kişilerin bağırsak mikroplarının özel bir bileşime sahip olduğunu buldu (Unsplash)
Araştırmacılar, Parkinson hastaları ve hastalığa genetik yatkınlığı olan sağlıklı kişilerin bağırsak mikroplarının özel bir bileşime sahip olduğunu buldu (Unsplash)

Bilim insanları, kişinin bağırsak bakterilerindeki değişikliklerin Parkinson hastalığının erken uyarı işareti olabileceğini tespit etti.

Her insanın, sindirim sisteminde yaşayan bakteri, mantar ve virüsleri içeren kendine özgü bir bağırsak mikropları topluluğu var. Ancak University College London (UCL) araştırmacılarının çalışmasına göre, Parkinson hastaları ve bu hastalığa genetik yatkınlığı olan sağlıklı kişilere özgü bir bağırsak mikropları bileşimi var.

Bulgular, bir kişinin Parkinson hastalığı riski taşıyıp taşımadığını ortaya çıkaracak testlerin geliştirilmesine katkı sağlamanın yanı sıra bağırsakları hedef alarak Parkinson'u önlemenin yeni yollarının da önünü açabilir.

Çalışmanın baş araştırmacısı Profesör Anthony Schapira "Parkinson hastalığı, dünya genelinde engelliliğin başlıca nedenlerinden biri ve yaygınlıkla ölüm oranı bakımından en hızlı artan nörodejeneratif hastalık. Hastalığın ilerlemesini durdurabilecek veya yavaşlatabilecek tedaviler geliştirmeye yönelik acil bir ihtiyaç var" diyor.

Bir beyin hastalığı olan Parkinson'la bağırsak sağlığı arasındaki bağlantılar son yıllarda giderek daha fazla kabul görüyor. Biz bu kanıtları güçlendirerek bağırsaktaki mikropların Parkinson belirtilerini ortaya çıkarabileceğini ve semptomların başlamasından yıllar önce Parkinson riskine dair erken bir uyarı sinyali verebileceğini gösterdik.

Bilim insanları daha önce, Birleşik Krallık’ta yaklaşık 166 bin kişiyi etkileyen Parkinson'da, ağız ve bağırsaklardaki bakterilerle bilişsel gerilemenin seyri arasında bağlantı saptamıştı. King's College London'dan araştırmacılar, bunun hafif hafıza sorunlarından hastalığın yaygın ve sıkıntı verici belirtilerinden biri olan demansa geçişi de kapsadığını bulmuştu.

Hakemli dergi Nature Medicine'da yayımlanan yeni çalışmada araştırmacılar, Parkinson hastası 271 kişi, klinik semptomlar göstermeyen 43 GBA1 varyantı (Parkinson hastalığı riskini 30 kata kadar artırabilen gen varyantı) taşıyıcısı ve 150 sağlıklı katılımcının verilerini analiz etti.

Bulgular, Parkinson hastalarıyla sağlıklı katılımcılar karşılaştırıldığında bağırsak florasını oluşturan mikropların çeyreğinden fazlasının farklılık gösterdiğini ortaya koydu; bu fark, Parkinson hastalığının daha ileri aşamalarındaki kişilerde en belirgin şekilde gözlemlendi.

Sağlıklı katılımcılarla henüz Parkinson hastalığının herhangi bir belirtisini yaşamamış GBA1 gen varyantı taşıyıcıları karşılaştırıldığında da mikroplarda farklılık görüldü.

Profesör Schapira "Parkinson hastalarının bağırsaklarında, hastalığa genetik yatkınlığı olan ancak henüz semptomları sergilemeyen kişilerde de bulunan bakterileri ilk kez tespit ettik" diye ekliyor.

Bu keşif, bakterilerin Parkinson riski taşıyan kişileri tespit etmenin bir yolu olup olmadığını anlamanın yanı sıra beslenme değişiklikleri veya ilaçlarla bakteri popülasyonunu değiştirmenin, kişinin Parkinson riskini azaltıp azaltmayacağını da anlamanın önünü açıyor.

Çalışmaya katılanlar ayrıca beslenme alışkanlıklarına ilişkin veriler de sundu. Bu veriler, daha dengeli ve çeşitli beslenen kişilerin, daha yüksek Parkinson riskine işaret eden bağırsak mikrobiyomuna sahip olma olasılığının daha düşük olduğuna dair bazı kanıtlar ortaya koydu.

Ancak bir kişinin Parkinson hastalığına yakalanıp yakalanmayacağını belirleyen diğer genetik veya çevresel faktörlerin neler olduğunu anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Independent Türkçe



Keanu Reeves, Japon intikam hikayesinin başrolünde

61 yaşındaki Kanadalı aktör Keanu Reeves, Matrix ve John Wick gibi gişe canavarı serilerle tanınıyor (Reuters)
61 yaşındaki Kanadalı aktör Keanu Reeves, Matrix ve John Wick gibi gişe canavarı serilerle tanınıyor (Reuters)
TT

Keanu Reeves, Japon intikam hikayesinin başrolünde

61 yaşındaki Kanadalı aktör Keanu Reeves, Matrix ve John Wick gibi gişe canavarı serilerle tanınıyor (Reuters)
61 yaşındaki Kanadalı aktör Keanu Reeves, Matrix ve John Wick gibi gişe canavarı serilerle tanınıyor (Reuters)

Keanu Reeves, Japon yönetmen Masashi Kawamura'nın geliştirmekte olduğu Hidari adlı stop-motion animasyonun baş karakterini seslendirecek. Projenin yapımcıları bu heyecan verici gelişmeyi Cannes Film Festivali'nde resmen duyurdu.

5 milyon izlenen kısa filmden uyarlanacak

Aksiyon türündeki proje, Kawamura'nın 2023'te YouTube'da yayımlanan ve viral olan aynı isimli kısa filminin uzun metrajlı bir uyarlaması olacak. Kısa film, kısa sürede yaklaşık 5 milyon izlenmeye ulaşmıştı.

Senaryosunu da Kawamura'nın kaleme aldığı hikaye, gücünü Japonya'nın Edo döneminde yaşamış efsanevi baş marangoz Jingoro Hidari'ye dair mitolojik anlatılardan alıyor. 

Film, Edo Kalesi'nin gizli restorasyon sürecindeki bir ihanet sonucu akıl hocasını, nişanlısını ve sağ kolunu kaybeden usta bir zanaatkarın intikam öyküsünü anlatıyor. 

Keanu Reeves: "Gerçekten olağanüstü bir iş"

Projeye dahil olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Keanu Reeves, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Hidari'nin arkasındaki vizyon beni tam anlamıyla büyüledi. İlk konsept videosundan geliştirilen senaryoya kadar ekip, gerçekten olağanüstü bir iş çıkarmış. Ortada harika bir filme dönüşmek için gereken her şeye sahip, izlemek için sabırsızlandığım ve bir parçası olmaktan heyecan duyduğum bir proje var. Bu işin tüm dünyadaki izleyicilere çok özel bir deneyim sunacağına inanıyorum.

Seslendirmeye yabancı olmayan Reeves, daha önce Pixar yapımı Oyuncak Hikayesi 4'te (Toy Story 4) Duke Caboom karakterine ve Kirpi Sonic 3'te (Sonic The Hedgehog 3) Shadow'a sesini vermişti. Ünlü aktör ayrıca kendi çizgi roman serisi BRZRKR'ın Netflix uyarlamasında da anlatıcılığı üstleniyor.

Yönetmen ve kreatif direktör Masashi Kawamura; reklamlar, müzik videoları, televizyon dizileri ve büyük ölçekli kamusal enstalasyonları kapsayan tasarım odaklı işleriyle uluslararası alanda tanınan bir isim. 

Annecy Uluslararası Animasyon Filmleri Festivali'nde büyük ödüle uzanan ve Emmy adaylığı bulunan Kawamura, Osaka World Expo 2025'in en büyük pavyonunu tasarlamış ve Lady Gaga'nın sahne şovlarındaki dans eden ikonik klonların yaratıcılığını üstlenmişti.

Reeves'le çalışacak olmanın heyecanını paylaşan yönetmen Kawamura, "Onun gibi deneyimli ve yaratıcı vizyona sahip birinin hazırladığınız konsept videosunu izleyip 'Ben de bu işin bir parçası olmak istiyorum' demesi inanılmaz bir duygu. Sadece karakterimize sesini vermekle kalmıyor, bu evreni şekillendirmemize ve genişletmemize de yardımcı oluyor" dedi.

Henüz resmi bir vizyon tarihi bulunmayan yapım, şimdiden animasyon dünyasının en merak uyandıran işlerinden biri olmaya aday.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Denzel Washington'ın kült filmi dizi oldu: İki haftadır zirvede

Man on Fire, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle görevden alınan Özel Kuvvetler mensubu John Creasy'nin Brezilya'daki bir terör planını araştırmak üzere işe alınmasını anlatıyor (Netflix)
Man on Fire, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle görevden alınan Özel Kuvvetler mensubu John Creasy'nin Brezilya'daki bir terör planını araştırmak üzere işe alınmasını anlatıyor (Netflix)
TT

Denzel Washington'ın kült filmi dizi oldu: İki haftadır zirvede

Man on Fire, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle görevden alınan Özel Kuvvetler mensubu John Creasy'nin Brezilya'daki bir terör planını araştırmak üzere işe alınmasını anlatıyor (Netflix)
Man on Fire, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle görevden alınan Özel Kuvvetler mensubu John Creasy'nin Brezilya'daki bir terör planını araştırmak üzere işe alınmasını anlatıyor (Netflix)

Netflix'in yeni aksiyon dizisi Man on Fire, kısa sürede platformun en çok izlenen yapımları arasına girdi.

"Tek oturuşta bitirilecek kadar sürükleyici" diye nitelendirilen dizi, izleyicilerden "son zamanlarda platformda yayımlanan en iyi iş" övgüsünü alıyor.

Tanıdık bir hikayeye yeni yorum

A.J. Quinnell'ın dünyaca ünlü kitap serisinden uyarlanan dizi, doğal olarak akıllara doğrudan Denzel Washington'ın başrolünde yer aldığı 2004 yapımı kült film Gazap Ateşi'ni (Man on Fire) getiriyor. 

Başrolünde başarılı oyuncu Yahya Abdul-Mateen II'nin yer aldığı yapım, geçmişte en zorlu operasyonlardan bile sağ çıkmayı başarmış ancak şimdilerde ağır travma sonrası stres bozukluğuyla mücadele eden eski Özel Kuvvetler mensubu ve paralı asker John Creasy'nin hikayesini anlatıyor. 

Geçmişiyle yüzleşmeye ve kefaretini ödemeye kararlı olan Creasy, tam yeni hayatına alışmaya çalışırken kendini her zamankinden daha amansız bir savaşın içinde buluyor.

İki haftadır zirveyi bırakmadı

30 Nisan'daki prömiyerinin ardından Man on Fire, kısa sürede küresel izlenme listelerinin üst sıralarına tırmandı. 

Netflix'in resmi verilerine göre, dizinin ilk sezonu 27 Nisan-3 Mayıs haftasında yaklaşık 11 milyon izlenmeyle dünya genelinde bir numaraya oturdu. 

Başarısını bir sonraki hafta da sürdüren yapım, 4-10 Mayıs'ta 12,6 milyon izlenmeye ulaşarak zirvedeki yerini korudu. 

İki hafta üst üste liderliği bırakmayan dizinin bu başarıyı ne kadar sürdüreceği merak konusu.

X, IMDb ve Reddit gibi platformlarda diziye yönelik çok sayıda övgü dolu yorum paylaşılıyor. 

Birçok kullanıcı diziyi "bir günde bitirdiklerini" ve "kesinlikle tekrar izleyeceklerini" belirtirken, yapımı "aksiyon hayranlarının kaçırmaması gereken bir başyapıt" diye nitelendiriyor.

Washington'ın meşhur filmine hayran olan ve diziye başta şüpheyle yaklaşan izleyiciler bile yapımın beklentilerini karşıladığını savunuyor. 

Bir izleyici, diziyle ilgili şu yorumu yaptı: 

Denzel en sevdiğim oyunculardan biridir ve filmi de favorimdir. Dizi, filmle çok az ortak noktaya sahip olsa da tek başına bağımsız bir mini dizi olarak Netflix'te izlediğim en iyi şeylerden biri.

Başrol oyuncusu Yahya Abdul-Mateen II'nin performansı da "büyüleyici, yoğun ve duygu dolu" sözleriyle övgü topladı.

Independent Türkçe, Mirror, HELLO!


Güney Koreli yönetmen 8 yıl sonra Cannes'da fırtına estirdi

Hope, uzak bir liman kasabası halkının daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyen bir tehlikeye karşı verdikleri umutsuz hayatta kalma mücadelesini anlatıyor (NEON / MUBI)
Hope, uzak bir liman kasabası halkının daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyen bir tehlikeye karşı verdikleri umutsuz hayatta kalma mücadelesini anlatıyor (NEON / MUBI)
TT

Güney Koreli yönetmen 8 yıl sonra Cannes'da fırtına estirdi

Hope, uzak bir liman kasabası halkının daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyen bir tehlikeye karşı verdikleri umutsuz hayatta kalma mücadelesini anlatıyor (NEON / MUBI)
Hope, uzak bir liman kasabası halkının daha önce karşılaştıkları hiçbir şeye benzemeyen bir tehlikeye karşı verdikleri umutsuz hayatta kalma mücadelesini anlatıyor (NEON / MUBI)

2016 yapımı korku başyapıtı Kara Büyü'yle (The Wailing) sinema dünyasında büyük ses getiren Güney Koreli yönetmen Na Hong-jin, 8 yıl aradan sonra çektiği ilk uzun metrajlı filmi Hope'la Cannes Film Festivali'ne damga vurdu. 

Ana yarışmada yer alan 2 saat 40 dakikalık dev bütçeli bilimkurgu ve aksiyon filmi, pazar gecesi yapılan dünya prömiyerinde sakin geçen festivali adeta ayağa kaldırdı.

Grand Théâtre Lumière'i dolduran sinemaseverler, gösterimin ardından filmi yaklaşık 7 dakika boyunca ayakta alkışladı. Seyirciler, filmdeki üç büyük aksiyon sahnesinde de salonda coşkulu tezahürat ve alkış tufanı kopardı. 

Filmin uzun süresine rağmen gösterilen bu yoğun ilgi, yapımın gişe potansiyeline dair güçlü bir sinyal verdi. Nitekim filmin Kuzey Amerika haklarını nisan başında Neon satın alırken; Türkiye, Latin Amerika, İtalya, İspanya ve Almanya dahil uluslararası dağıtım haklarını ise Cannes prömiyeri öncesinde Mubi kaptı.

Yönetmen Na Hong-jin, gösterim sonrası mikrofonu eline alarak, "Bu kadar uzun bir film boyunca bizimle kaldığınız için hepinize çok teşekkür ederim" sözleriyle salona şükranlarını sundu.

Uzaylı istilası ve yıldız kadro

Sürprizlerini açık etmemek adına konusu hakkında çok az detay paylaşılan Hope, Kuzey ve Güney Kore'yi ayıran Tarafsız Bölge yakınlarında, Hope Harbor adlı kırsal bir köye uzaylıların iniş yapmasıyla başlayan olayları konu alıyor. 

Kara Büyü'yü izleyenlerin aşina olduğu o benzersiz atmosferi ve mistik ritmi koruyan yönetmen, bu kez çok daha büyük bütçenin sağladığı imkânları sonuna kadar kullanıyor

Filmin kadrosu da son derece iddialı. Kore sinemasının usta isimleri Hwang Jung-min, Zo In-sung ve Squid Game'le parlayan Hoyeon'a Michael Fassbender, Alicia Vikander, Taylor Russell ve Cameron Britton gibi yıldızlar eşlik ediyor. 

Üstelik oyuncuların, ekranda ilk göründükleri anlarda makyaj ve kostümlerinden dolayı tamamen tanınmaz halde olmaları festivalin en çok konuşulan detaylarından biri oldu.

"Hollywood'a taş çıkarıyor"

İlk eleştiriler, filmin temposunu ve görsel işçiliğini göklere çıkarıyor.

Hollywood Reporter'dan David Rooney "Hope, yüksek adrenalinli ve çılgınca eğlenceli bir aksiyon bombardımanı" ifadelerini kullandığı eleştirisine şöyle devam ediyor:

Filmin daha ilk karelerinden itibaren kendinizi usta bir janr yönetmeninin ellerine bıraktığınızı anlıyorsunuz. Neredeyse tamamen gün ışığında geçen bu nadir aksiyon-gerilim filmi; kusursuz kamera işçiliği, nabız yükselten müzikleri ve keskin karakter çizimleriyle sizi anında içine çekiyor.

Deadline'dan Pete Hammond ise incelemesinde şöyle diyor:

2 saat 40 dakikalık süresi boyunca temposu bir an bile düşmeyen, aksiyon dolu bir gişe canavarı. Bu film, Hollywood'un bu türde yaptığı her şeye taş çıkarıyor.

Na Hong-jin'in Cannes yolculuğu

Bu proje, Na Hong-jin'in Cannes Film Festivali'nde gösterilen 4. filmi. Daha önce 2008 yapımı Ölümcül Takip (Chugyeogja) ve Kara Büyü'yle yarışma dışı bölümlerde, Ölüm Denizi'yle (Hwanghae) Belirli Bir Bakış seçkisinde boy gösteren vizyoner yönetmen, Hope'la kariyerinde ilk kez Altın Palmiye için yarışıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter, Variety