Bitkisel etler için zehirli toksin uyarısı: "Neredeyse hepsinde" tespit edildi

Araştırmacılar, bitki bazlı hamburgerlerin, sosislerin ve süt alternatiflerinin düşük seviyelerde mikotoksin içerdiğini söylüyor (Unsplash)
Araştırmacılar, bitki bazlı hamburgerlerin, sosislerin ve süt alternatiflerinin düşük seviyelerde mikotoksin içerdiğini söylüyor (Unsplash)
TT

Bitkisel etler için zehirli toksin uyarısı: "Neredeyse hepsinde" tespit edildi

Araştırmacılar, bitki bazlı hamburgerlerin, sosislerin ve süt alternatiflerinin düşük seviyelerde mikotoksin içerdiğini söylüyor (Unsplash)
Araştırmacılar, bitki bazlı hamburgerlerin, sosislerin ve süt alternatiflerinin düşük seviyelerde mikotoksin içerdiğini söylüyor (Unsplash)

Birleşik Krallık'ta (BK) bitki bazlı gıda ve içecekleri inceleyen araştırmacılar, süpermarketlerde satılan yüzlerce üründe mikotoksinlerin "yaygın" biçimde bulunduğunu tespit etti.

Hamburger için et ve süt ürünü ikameleri, vejetaryen tavuk parçaları ve vegan sosislerin yanı sıra yulaf, badem ve soya bazlı sütler dahil test ettikleri 212 ürünün her birinde, 19 farklı mikotoksin türünden en az biri saptandı.

Doğal yolla oluşan ve mantarlar tarafından üretilen zehirli bileşikler olan mikotoksinler, düşük miktarlarda çok az risk yaratıyor. Ancak araştırmacılar, büyük ölçüde et ve süt ürünü ikamelerinden oluşan bir beslenme biçiminin "mikotoksinlerin birikmesine yol açabileceği ve uygun şekilde kontrol edilmezse sağlık sorunlarına neden olabileceği" uyarısında bulunuyor.

Hakemli dergi Food Control'da yayımlanan araştırmayı yürüten ekip, "Mikotoksin maruziyeti çok ciddi vakalarda karaciğer ve böbrek hasarı, bağışıklık sisteminin baskılanması ve kanser gibi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyor.

Mikotoksinlerin bitki bazlı gıdalarda düzenli olarak saptanmasının nedeni, bunların üretiminde kullanılan tahıllar, baklagiller ve tohumlar gibi ham maddelerin yetiştirme ve depolama sırasında küflenmeye maruz kalabilmesi.

İtalya'daki Parma Üniversitesi ve Bedford'daki Cranfield Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan araştırma ekibi, bitki bazlı alternatif gıdaların tamamında çeşitli mikotoksinler saptasa da test ettikleri BK menşeli gıdalardaki mikotoksin seviyelerinin AB kılavuzunda önerilen seviyelerin altında olduğunu belirtiyor. Ekip bu durumun "BK gıda endüstrisinin yüksek kalite standartlarını" yansıttığını söylüyor.

Araştırma, süt ve et yerine bitki bazlı alternatifler tüketmenin keskin bir artış gösterdiğini ancak insanların tam olarak ne yediği ve bunun olası sağlık etkilerine dair araştırmaların bu artışa ayak uyduramadığını vurguluyor.

Ekip, "Avrupa'daki bitki bazlı ürün pazarı son yıllarda benzeri görülmemiş bir büyüme kaydetti" diyerek ekliyor: 

Bitki bazlı ürün tüketiminin artmasının çevre ve beslenme açısından faydaları iyi bilinmekle birlikte, güvenlik değerlendirmelerinde, özellikle de düzenlemeye tabi olmayan potansiyel kirleticilerin varlığına ilişkin hâlâ eksiklikler var. [Bitki bazlı et alternatifleri] ve [bitki bazlı içeceklerdeki] mikotoksin yaygınlığını araştıran çok az sayıda çalışma yapıldığından, bitkisel gıdalarda mikotoksin oluşumu hakkında hâlâ net bir tablo yok.

Cranfield Üniversitesi'nde mikoloji alanında kıdemli öğretim görevlisi olan Andrea Patriarca "Mikotoksinler gıdalarda doğal olarak bulunur ve tamamen önlenemez. Tüketiciler olarak korkmamalı ve çeşit çeşit ürünün tadını çıkarmaktan çekinmemeliyiz" diyor.

Ancak şu anda mikotoksinleri denetlemeye yönelik yerleşik bir düzenleme bulunmadığından, yeni gıdalar piyasaya girdiğinde önemli bir endişe ortaya çıkıyor. Araştırmamızdan elde edilen veriler, gıda güvenliği kuruluşlarının özellikle çok bileşenli karmaşık ürünlerin risklerini değerlendirmesine yardımcı oluyor.

Patriarca "Şu anda Parma Üniversitesi'yle işbirliği içinde farklı beslenme alışkanlıklarına göre toplumun karşı karşıya olduğu riskleri değerlendiriyoruz. Amacımız, politika yapıcılara öneriler sunmak ve hassas tüketici gruplarının farkındalığını artırmak" diye ekliyor.

Independent Türkçe



407 km'lik ultra maratonda trajedi: Bir koşucu yaşamını yitirdi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

407 km'lik ultra maratonda trajedi: Bir koşucu yaşamını yitirdi

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

ABD'nin Arizona eyaletinde düzenlenen 407 km'lik ultra maratonda, yüksek rakımlı parkurda meydana gelen tıbbi acil durum sonucu bir koşucu hayatını kaybetti.

Pazartesi günü Black Canyon City'de başlayan ve Cumartesi günü Flagstaff'ta sona ermesi planlanan Cocodona 250, yarış yetkililerinin "ciddi bir tıbbi acil durum" diye nitelediği olay nedeniyle kesintiye uğradı. Koşucunun kimliği henüz açıklanmadı.

Yarışın organizatörü Aravaipa Running, sosyal medyada yayımladığı açıklamada ölümü doğruladı.

Açıklamada, "Bir katılımcının bugün etkinlik sırasında ciddi bir tıbbi acil durum yaşadığını ve hayatını kaybettiğini üzülerek bildiriyoruz. Koşucunun ailesi ve ekibi bilgilendirildi" dendi.

Organizasyon, acil durumun niteliği veya ilgili kişi hakkında daha fazla ayrıntı paylaşmadı.

Organizasyon, "Koşucunun ailesine ve sevdiklerine duyduğumuz saygıdan dolayı şu anda ek kişisel ayrıntıları paylaşmıyoruz" dedi.

Ekibimiz doğrudan ilgili kişilere destek veriyor ve daha fazla bilgiyi ancak uygun olduğunda paylaşacağız.

Cocodona 250, yaklaşık 12 km'lik yükseklik artışıyla bilinen son derece zorlu bir yarış.

Rota, 608 metre yükseklikteki yüksek çöl bölgesinde başlıyor ve Elden Dağı'ndaki 2,8 km'lik zirveye kadar yükseliyor. Ölümün ardından yetkililer, yarışmanın devam edeceğini duyurdu.

Açıklamada, "Yarış, onun anısına devam edecek" dendi.

Tüm katılımcılardan ve ekip üyelerinden, bu koşucunun anısını parkurda yanlarında taşımalarını rica ediyoruz. Lütfen koşucunun ailesine, arkadaşlarına, diğer koşuculara, gönüllülere ve ilk müdahale ekiplerine düşüncelerinizde yer verin. Bu güzel topluluğa son derece minnettarız.

Yarış, ilk kez 2021'de düzenlendiğinden beri istikrarlı bir şekilde büyüdü. Bu yıl, 408 km'lik parkurun tamamına 395 koşucu kayıt yaptırdı.

Çarşamba günü Rachel Entrekin, parkuru 56 saat 9 dakikada tamamlayarak Cocodona 250'yi kazanan ilk kadın oldu. Entrekin, önceki genel parkur rekorunu iki saatten fazla bir süreyle geride bıraktı.

Bu ölüm, ultra maraton koşmanın güvenliğine dair daha genel endişelerin ortasında gerçekleşti.

CBS News'un bildirdiğine göre, 2025'te Colorado'da 164 km'lik bir yarış sırasında Michiganlı bir koşucu hayatını kaybetmişti. Ve 2021'de Çin'de düzenlenen bir etkinlikte aşırı hava koşulları nedeniyle 21 yarışmacı ölmüştü.

Cocodona parkuru, Flagstaff şehir merkezinde bitmeden önce Crown King, Prescott, Jerome ve Sedona dahil Arizona'nın birçok simge yerinden geçiyor.

Independent Türkçe


James Cameron'ın 40 yıllık kült filmi teknolojik dokunuşla dönüyor

Yaratık 2'de Ellen Ripley, haber alınamayan LV-426 gezegenindeki koloniden hayatta kalanları kurtarmak için bir grup komandoyla geri dönüyordu (20th Century Fox)
Yaratık 2'de Ellen Ripley, haber alınamayan LV-426 gezegenindeki koloniden hayatta kalanları kurtarmak için bir grup komandoyla geri dönüyordu (20th Century Fox)
TT

James Cameron'ın 40 yıllık kült filmi teknolojik dokunuşla dönüyor

Yaratık 2'de Ellen Ripley, haber alınamayan LV-426 gezegenindeki koloniden hayatta kalanları kurtarmak için bir grup komandoyla geri dönüyordu (20th Century Fox)
Yaratık 2'de Ellen Ripley, haber alınamayan LV-426 gezegenindeki koloniden hayatta kalanları kurtarmak için bir grup komandoyla geri dönüyordu (20th Century Fox)

Usta yönetmen James Cameron, 1986 yapımı meşhur devam filmi Yaratık 2'nin (Aliens) yepyeni bir versiyonu üzerinde çalıştığını duyurdu. 

Billie Eilish konser filminin tanıtımı sırasında Letterboxd'a konuşan Cameron, bilimkurgu sinemasının 40 yıllık mihenk taşını 3D teknolojisiyle yeniden sinemalara taşımayı planladığını açıkladı.

Cameron, filmin ilk halini "kendi döneminin bir ürünü" diye nitelendirirken, günümüz teknolojisinin sunduğu imkanlara dikkat çekti. 

71 yaşındaki yönetmen, "Yaratık 2'yi 3D'ye dönüştürmeyi düşünüyoruz çünkü artık derinlik haritaları oluşturmak için kullanılan araçlar eskiye göre çok daha gelişmiş durumda. Bu dönüşümü muhtemelen gerçekleştireceğiz ve bence harika bir deneyim olacak" dedi.

Çifte Oscarlı Yaratık 2'nin yıllar sonra bile popülerliğini korumasına değinen Cameron, "Bu film zamana meydan okuyor. İnsanlar hâlâ ona dönüp bakıyor. Eğer izleyiciler 38 yıl önce çektiğim bir filmi bugün bile hatırlıyorsa, bu tartışmayı çoktan kazanmışım demektir" ifadelerini kullandı.

3D eleştirilerine gişe yanıtı

Sinemada 3D formatının en büyük savunucularından biri olan Cameron; Avatar serisi, Titanik'in (Titanic) 3D yeniden gösterimi ve son olarak Billie Eilish'in konser filmiyle bu alandaki tutkusunu sürdürüyor. 

Bazı sinemaseverlerin 3D deneyimine yönelik eleştirilerine ise geçen yıl, Avatar: Ateş ve Kül'ün (Avatar: Fire and Ash) vizyon sürecinde şu net yanıtı vermişti: 

2,3 milyar dolarlık gişe hasılatı, yanılıyor olabileceğinizi söylüyor. Sanatsal açıdan bakarsak; ben bu formatı seviyorum ve bu benim filmim.

93 puanlı gişe canavarı

Ridley Scott'ın 1979 tarihli klostrofobik korku klasiği Yaratık'ın (Alien) ardından Cameron, devam filminde aksiyon dozunu artırarak büyük bir başarıya imza atmıştı. 

Sinema tarihinin en iyi devam filmlerinden biri kabul edilen Yaratık 2, Sigourney Weaver'ın canlandırdığı Ellen Ripley'nin 50 yıllık bir uykunun ardından kurtarılıp, kolonicilerin kaybolduğu tehlikeli gezegene bir grup deniz piyadesiyle geri dönmesini konu alıyor.

Rotten Tomatoes'ta yüzde 93 gibi etkileyici bir puana sahip film, vizyona girdiği dönemde 183 milyon dolar hasılat elde ederek serinin yolunu açmıştı. 

Cameron bu filmden sonra seriye bir daha yönetmen olarak dönmemiş, bayrağı Yaratık 3'le (Alien 3) David Fincher devralmıştı.

Independent Türkçe, CBR.com, Letterboxd, Polygon, GamesRadar


Daredevil yıldızı, Marvel filmlerine dönüş ihtimalini değerlendirdi

Daredevil: Born Again, Charlie Cox'ın canlandırdığı Matt Murdock'ın, New York Belediye Başkanı olan ezeli düşmanı Wilson Fisk'e karşı yürüttüğü hukuki ve fiziksel savaşı konu alıyor (Disney+)
Daredevil: Born Again, Charlie Cox'ın canlandırdığı Matt Murdock'ın, New York Belediye Başkanı olan ezeli düşmanı Wilson Fisk'e karşı yürüttüğü hukuki ve fiziksel savaşı konu alıyor (Disney+)
TT

Daredevil yıldızı, Marvel filmlerine dönüş ihtimalini değerlendirdi

Daredevil: Born Again, Charlie Cox'ın canlandırdığı Matt Murdock'ın, New York Belediye Başkanı olan ezeli düşmanı Wilson Fisk'e karşı yürüttüğü hukuki ve fiziksel savaşı konu alıyor (Disney+)
Daredevil: Born Again, Charlie Cox'ın canlandırdığı Matt Murdock'ın, New York Belediye Başkanı olan ezeli düşmanı Wilson Fisk'e karşı yürüttüğü hukuki ve fiziksel savaşı konu alıyor (Disney+)

Görünen o ki Daredevil yıldızı Charlie Cox'un Marvel Sinematik Evreni (MSE) filmlerine dönmesi için bir süre daha beklememiz gerekecek. Başarılı oyuncu, verdiği yeni bir röportajda Marvel'ın kendisine şimdilik sadece Disney+ dizisine odaklanacağını açıkça belirttiğini söyledi.

Happy Sad Confused adlı podcast programında Josh Horowitz'in sorularını yanıtlayan Cox'a; Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok (Spider-Man: No Way Home) ve She-Hulk yapımlarındaki kısa rollerinin ardından, ufuktaki Avengers: Doomsday veya Avengers: Secret Wars'ta diğer MSE kahramanlarıyla birlik olma ihtimali soruldu. 

Cox bu soruya, "Marvel bu konuda bana karşı çok netti, en azından şimdilik. Ben diziye odaklanıyorum, şimdilik tek odağımız bu. İşin aslı gerçekten bu" cevabını verdi.

Gelecekte bu tür bir işbirliği ihtimalinin her zaman masada olduğunu belirten Cox, yine de herhangi bir film projesini doğrulamadı: 

Karakterlerin yollarının kesişmesi, MSE hayranlarının kuşkusuz en sevdiği şeylerden biri. Göreceğiz ama şu an kesinlikle diziye odaklanmış durumdayım.

"20 yıl daha oynayabilirim"

Ünlü oyuncu şu sıralar New York'ta Daredevil: Born Again'in üçüncü sezon çekimlerine devam ediyor. 

Yeni sezona dair detay vermekten kaçınan Cox, Matt Murdock karakterini mümkün olduğunca uzun süre canlandırmak istediğini ise gizlemedi:

Harika bir çizgi roman yazarı olan Charles Soule, kısa süre önce Matt Murdock'ın 60'lı veya 70'li yaşlarında olduğu A Cold Day in Hell adlı yeni bir seri yayımladı. Charles bunu bana gönderdi, okuduğumda çok etkileyici ve güzel buldum. Kendi kendime, 'İşte bu harika, bana bir 20 yıl daha kazandırır' dedim.

Daredevil: Born Again'in ikinci sezon finali, bu hafta Disney+ ekranlarında izleyiciyle buluşuyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Happy Sad Confused