ABD ve İran tekrar karşılıklı saldırılar düzenlerken, Washington'ın savaş stratejisi sınırına dayandı.
Amerikan ordusu, bölgedeki ABD güçleri ve ticari deniz trafiği için tehdit oluşturduğu iddiasıyla bu sabaha karşı İran'ın güneyindeki bir askeri bölgeye hava saldırısı düzenledi.
İran Devrim Muhafızları da bölgedeki bir ABD hava üssünün hedef alındığını duyurdu ancak üssün hangi ülkede olduğuna dair bilgi paylaşılmadı.
Diğer yandan Kuveyt yönetimi füze ve drone saldırısı yapıldığını bildirdi. ABD'nin Ortadoğu'daki en büyük askeri üssü bu ülkede yer alıyor.
Bölgedeki gerginlik sürerken İran devlet televizyonu, iki ülke arasında Pakistan arabuluculuğunda hazırlanan 14 maddelik bir mutabakat zaptına ilişkin bir belge üzerinde çalışıldığını aktardı.
Habere göre anlaşmada ABD, İran'a deniz ablukasını kaldırma sözü verdi. Tahran da Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi geçişlerini bir ay içinde eski haline döndürmeyi kabul etti.
Taraflar 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varırsa mutabakatın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından bağlayıcı bir karar olarak onaylanması öngörülüyor.
Amerikan medyasındaki analizlerde, ABD Başkanı Donald Trump'ın kasımdaki ara seçimlerden önce savaşı kısa sürede sonlandırmak istediği yazılmıştı. Ancak Cumhuriyetçi lider, dünkü açıklamasında savaşta İran yönetiminden daha uzun süre dayanacağını öne sürerek "Ara seçimler umurumda değil" dedi.
Diğer yandan CNN'in analizinde, Trump'ın İran'a yönelik savaş ve yıpratma stratejisinin sınırına dayandığına dikkat çekiliyor:
Son birkaç aydır yaşananlar, derinlere kök salmış devrimci bir yönetim sistemiyle karşı karşıya kalındığında, salt askeri gücün sınırlı kaldığını açıkça ortaya koydu.
Beyaz Saray'ın askeri, diplomatik ve ekonomik taktiklerinin İran'ın kapasitesini zayıflatabileceği ancak ülkenin "ideolojik yapısını değiştirmekte tamamen etkisiz kaldığı" vurgulanıyor.
Wall Street Journal da Tahran'ın, Washington'la müzakerelerde daha fazla taviz koparabilmek için ABD ablukasına ne kadar dayanabileceğini hesaplamaya çalıştığını yazıyor.
Ablukanın İran'ın petrol ihracat gelirlerini kesintiye uğrattığı, 1 milyondan fazla kişiyi de işsiz bıraktığı hatırlatılıyor. Tahran müzakerelerde, yıllardır bloke edilen 24 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılmasını da talep ediyor.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri, bu hafta Moskova'da düzenlenen 14. Uluslararası Üst Düzey Güvenlik Yetkilileri Konferansı'na katıldı.
Rus devletine ait medya kuruluşu RT'ye verdiği röportajda, Beyaz Saray'ın görüşmelerdeki isteklerinin "gerçeklikten kopuk" olduğunu söyledi.
İran'ın Körfez ülkeleriyle ilişkilerinde bir sorun olmadığını savunarak, bölgedeki gerginliği artıranın ABD olduğunu belirtti ve ekledi:
İran diğer bağımsız ülkeler gibi diyalog ve müzakereler yoluyla barışa inanmaktadır. ABD ise diplomasi yoluyla barışa inanmamaktadır. ABD güç, saldırganlık ve barbarlık yoluyla barışa inanmaktadır.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, CNN, RT, IRNA