Amazon'un "hayalet köpeğinin" daha önce görülmemiş fotoğrafları çekildi

"Neredeyse efsanevi yaratık", Bolivya'da fotoğraflandı (G. Ayala/M.E. Viscarra)
"Neredeyse efsanevi yaratık", Bolivya'da fotoğraflandı (G. Ayala/M.E. Viscarra)
TT

Amazon'un "hayalet köpeğinin" daha önce görülmemiş fotoğrafları çekildi

"Neredeyse efsanevi yaratık", Bolivya'da fotoğraflandı (G. Ayala/M.E. Viscarra)
"Neredeyse efsanevi yaratık", Bolivya'da fotoğraflandı (G. Ayala/M.E. Viscarra)

Yeni bir araştırmaya göre dünyanın en gizemli köpekgillerinden olan ve zor rastlanan kısa kulaklı tilki, Amazon ormanlarının Bolivya ve Peru'daki kısımlarının derinliklerinde gizlice yaşamını sürdürüyor.

Keskin işitme duyusu, güçlü koku alma becerisi ve gizemli doğası nedeniyle bu köpek vahşi doğada çok az defa doğrudan gözlemlendi.

Araştırmacılar, "neredeyse efsanevi bir yaratık" olan bu gizemli hayvanın "hayalet köpek" lakabını kazandığını söylüyor.

Bolivya ve Peru'nun ormanlarına yoğun bir şekilde yerleştirilen fotokapanlar sayesinde yeni bir çalışma, Amazon'un bu esrarengiz yırtıcı hayvanının yaşamına dair yeni bilgiler sundu.

Fotoğraflar, bu köpeğin siyahımsı griden kızılımsı kahverengiye kadar değişen koyu renkli ve yoğun bir kürkü, çok küçük ve yuvarlak kulaklarıyla büyük bir kafası, kısa bacakları ve uzun, gür bir kuyruğu olduğunu gösterdi.

Bu türün kısmen perdeli patileri bile var ve bu, Amazon köpekleri arasında kesinlikle benzersiz bir özellik.

Bilim insanları bulguları hakemli dergi Neotropical Biology and Conservation'da yayımlanan çalışmada, "Sonuçların en şaşırtıcı yanı, neredeyse efsanevi bir yaratık olmalarına rağmen kısa kulaklı tilkilerin tahmin ettiğimizden çok daha yaygın olmasıydı" diye yazıyor.

Araştırmacılar 25 yılı aşkın süre boyunca Bolivya genelinde bu köpek türüne ait 500 gözlem kaydını derleyip sınıflandırdı ve 34 adet kapsamlı fotokapan araştırması yürüttü.

Fotokapanlar esasen bu efsanevi canlının Greater Madidi-Tambopata ve Llanos de Moxos Biyokültürel Arazisi'ndeki hareketlerini yakalamak için kuruldu.

594'ten fazla fotoğraf içeren bu çalışma, türün dağılım alanında kısa kulaklı tilki olduğu doğrulanmış en büyük kayıt koleksiyonunu temsil ediyor.

sxdvfd
Bolivya'da bir fotokapana yakalanan kısa kulaklı tilkinin fotoğrafı (G. Ayala/M.E. Viscarra)

Bilim insanlarına göre bu araştırma, "koruma teknolojisi ve uzaktan algılamanın (bu örnekte fotokapanların yoğun kullanımının) Amazon yağmur ormanlarının en az bilinen türlerinden biri hakkında nasıl önemli veriler sağlayabileceğinin harika bir örneği" niteliğinde.

Fotokapan verileri, bu köpeğin bilim insanlarının bir zamanlar endişe ettiği kadar nadir olmadığını ve ormanların derinliklerinde 100 km²'de 15 birey yoğunluğunda yaşadığını da ortaya koydu.

Bu, kısa kulaklı tilkilerin jaguarlar gibi daha büyük etoburlardan daha yaygın, oselolar gibi orta boy etoburlardan ise daha nadir olduğunu gösteriyor.

sddvef
Fotokapana yakalanan kısa kulaklı tilki (Wallace ve ekip arkadaşları)

Son gözlemler, bu köpeklerin çoğunlukla gündüzleri aktif olduğuna ve 06.00'la 12.00 arasında hareketliliklerinin doruk noktasına ulaştığına işaret ediyor.

Görünüşe göre nehirlerden uzakta, ormanların yüksek rakımlı bölgelerinde yaşamaya adapte olmaları, insanların gözünden uzak kalmalarının başlıca nedenlerinden biri.

Bu aynı zamanda türün korunmasının, koruma altındaki alanlar yaratılıp bunların etkin bir şekilde yönetilmesine büyük ölçüde bağlı olduğu anlamına geliyor.

Bilim insanları şöyle yazıyor: 

En önemli yönetim stratejisi, Amazon orman örtüsünün korunmasıdır ve koruma alanlarının oluşturulup etkin bir şekilde idare edilmesinin yanı sıra yerli halkların topraklarının sürdürülebilir yönetimi de bunun en önemli unsurudur.

Independent Türkçe



Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
TT

Kedilerin stresi azaltmak yerine artırabildiği bulundu

Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)
Uzmanlar, kedilerin insanlar üzerindeki olumlu etkisinin, stresi azaltma dışında başka bir etkenden kaynaklandığını düşünüyor (Unsplash)

Stresli anlarda kedilere sarılmanın stresi azaltmak yerine artırabileceği tespit edildi.

Pek çok kişi birlikte yaşadıkları kedi ve köpeklerin ruh hallerine iyi geldiğini söylüyor. Öte yandan bu hayvanların sağladığı duygusal destek üzerine yapılan araştırmaların sayısı sınırlı.

Hollanda Açık Üniversitesi'nden araştırmacılar, evcil hayvanların insanlar üzerindeki olumlu etkilerinin arkasında yatan mekanizmaları daha iyi anlamayı amaçlayan bir çalışma yürüttü.

Araştırma kapsamında kedi, köpek veya her ikisiyle birlikte yaşayan 188 kişinin telefonuna bir veri toplama uygulaması indirildi. 

Bilim insanları bu uygulama üzerinden günde birkaç kez sinyal göndererek katılımcıların ruh halleri, stres seviyeleri ve evcil hayvanlarıyla ne kadar etkileşime girdikleri hakkında bilgi topladı.

Bu sayede edindikleri yaklaşık 8 bin anlık raporu inceleyen araştırmacılar hem kedi hem de köpeklerle etkileşime girmenin, hayvan sahiplerinde olumlu duygular yarattığını ve olumsuz hisleri azalttığını saptadı.

Ancak stresli hissederken evcil hayvanlarla etkileşime girmenin, stresin ruh hali üzerindeki olumsuz etkilerine karşı koruma sağlamadığı gözlemlendi.

En ilginç bulgu ise, stres anlarında örneğin kedilere sarılarak onlarla etkileşime girmenin olumsuz duyguların artmasına yol açmasıydı. Ancak köpeklerle etkileşim stres üzerinde ne olumlu ne de olumsuz bir etki yarattı.

Bulguları hakemli dergi Frontiers in Psychology'de bugün (16 Haziran) yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Sanne Peeters, "Bunun olası bir açıklaması, kedilerle girilen etkileşimlerin genellikle daha pasif olması ve daha az çaba gerektirmesi nedeniyle, etkileşimin yoğunlaşmasının duygusal açıdan daha fazla tepki uyandırması olabilir" diyerek ekliyor: 

Bu da stresli anlarda duyulan destek ihtiyacını karşılamayabilir.

Bilim insanları, hayvanların sadece ortamda bulunması ve onlarla yoğun şekilde etkileşime girmek arasında pek fark olmadığını düşünüyor. 

Öte yandan araştırmacılar, çalışmadaki kedi sahipleri sayısının daha az olması nedeniyle bulguların nihai olmadığını belirtiyor.

Peeters, genel itibarıyla kedi ve köpeklerin benzer duygusal destek sunduğunu düşünüyor.

Makalenin bir diğer yazarı Mayke Janssens ise bulguları şöyle değerlendiriyor:

Evcil hayvanlarla etkileşimin ruh hali üzerindeki olumlu etkileri gerçek gibi görünüyor. Ancak bu etkiler, evcil hayvanların, insanların stresle daha iyi başa çıkmasına yardım etmesi nedeniyle ortaya çıkmıyor gibi görünüyor.

Independent Türkçe, Science Alert, MedicalXpress, Frontiers in Psychology


Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
TT

Düşen reytingler etkilemedi: Bol yıldızlı komediye Netflix'ten onay

Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)
Dört Mevsim, uzun yıllardır yakın arkadaş olan üç çiftin, yılın 4 farklı mevsiminde birlikte çıktıkları tatillerde değişen ilişki dinamiklerini konu alıyor (Netflix)

Netflix, orta yaş ilişkilerini masaya yatıran popüler komedi dizisi Dört Mevsim'e (The Four Seasons) üçüncü sezon onayını verdi. 

Müjdeli haberi, Netflix'in ABD ve Kanada Senaryolu Diziler Bölüm Başkanı Jinny Howe, BANFF Dünya Medya Festivali'nde sahneden duyurdu.

Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield üçlüsünün imzasını taşıyan dizi, yeni sezonda da hayranlarının alıştığı formata sadık kalacak. 

Üçüncü sezon, ilk iki sezonda olduğu gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış mevsimlerinde geçen toplam 8 bölümden oluşacak. 

Hikaye, uzun yıllardır dost olan bir arkadaş grubunun tatil ve kutlamalar vesilesiyle bir araya gelişini işlemeye devam edecek.

Kadro fire vermeden dönüyor

İlk sezonun finalinde Steve Carell'in canlandırdığı Nick karakterinin ölümüyle dengeleri değişen dizide, bu kez ana kadro korunuyor. 

Tina Fey, Will Forte, Kerri Kenney-Silver, Marco Calvani, Erika Henningsen ve Colman Domingo gibi yıldız isimlerin tamamı üçüncü sezon için kontrat yeniledi.

İkinci sezonun son üç bölümünde, Nick'in bebeğini gruptan uzakta büyütmek için kendi yoluna giden ve bu yüzden ekranda pek görünmeyen Ginny karakterini canlandıran Erika Henningsen de hikayenin merkezindeki düzenli kadroya geri dönüyor.

Sürpriz David Tennant hamlesi

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon finali, kadroya yeni katılabilecek önemli bir ismin sinyalini verdi. Doctor Who'yla özdeşleşen David Tennant, Anne'in komşusu Gianpiero rolüyle kısa süreliğine ekrana geldi.

Dizinin yaratıcılarından Tracey Wigfield, verdiği röportajlarda üçüncü sezonda Tennant'ın canlandıracağı karakterle ilgili "daha anlatacak çok hikayeleri olduğunu" söyledi. 

Sektör kaynakları, ünlü aktörle henüz resmi bir anlaşma imzalanmadığını hatırlatıyor.

Yeni sezon onayının ardından ortak bir açıklama yapan dizinin yaratıcıları Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, heyecanlarını şu sözlerle paylaştı:

Dört Mevsim'in üçüncü sezonunu hayata geçireceğimiz için çok mutluyuz. Bizi izleyen herkese çok teşekkür ederiz. Orta yaşlılar, hadi uçuşa geçiyoruz!

Reytinglerde düşüş, eleştirilerde yükseliş

Alan Alda'nın 1981 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan Dört Mevsim, Mayıs 2025'teki ilk sezonuyla fırtınalar estirmiş, ilk iki haftasında 24,4 milyon izlenmeye ulaşarak Netflix'in İngilizce Diziler listesinde zirveye oturmuştu.

Geçen ay yayımlanan ikinci sezon ise açılış haftasında 4,4 milyon izlenmeyle listeye üçüncü sıradan girebildi. Yeni bölümler, ilk sezon başlangıcına kıyasla yüzde 63'lük bir düşüş yaşadı. Ancak ikinci haftasında toparlanarak 5,7 milyon izlenmeye ulaştı ve hatta ilk sezonu da 2 milyon izlenmeyle yeniden listenin 10. sırasına taşımayı başardı.

Reytinglerdeki dalgalanmaya rağmen dizi, eleştirmenlerin ve izleyicilerin beğenisini kazanmaya devam ediyor. Nitekim ikinci sezon, Rotten Tomatoes'da yüzde 90 başarı puanı yakalayarak ilk sezonun yüzde 78'lik skorunun önüne geçti.

Netflix ABD Komedi Dizileri Başkan Yardımcısı Tracey Pakosta da projeye olan inançlarını şu sözlerle özetledi:

Bu eski dostların kaotik ve güzel yolculuğuna tanıklık etmek büyük bir keyif. Tina Fey, Lang Fisher ve Tracey Wigfield, içtenlikle mizahı harmanlayarak bizi de o arkadaş grubunun bir parçası gibi hissettirmeyi çok iyi başarıyor. Seyirciler bu efsane kadronun kimyasına aşık oldu. Tatili üçüncü sezonda da sürdüreceğimiz için heyecanlıyız.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Dune ve Mad Max yıldızı, Yüzüklerin Efendisi evrenine katıldı

30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
TT

Dune ve Mad Max yıldızı, Yüzüklerin Efendisi evrenine katıldı

30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)
30 yaşındaki Anya Taylor-Joy, Fury Road'da Charlize Theron'un canlandırdığı Furiosa'nın gençliğine, Furiosa: Bir Mad Max Destanı'nda hayat verdi (Warner Bros.)

Anya Taylor-Joy, The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum'un oyuncu kadrosuna katılan son yıldız oldu. 

New Line ve Warner Bros. imzalı filmin yönetmenliğini, Gollum rolüne geri dönen Andy Serkis üstleniyor. Serkis'e Ian McKellen (Gandalf), Elijah Wood (Frodo) ve Lee Pace (Kral Thranduil) gibi serinin tanıdık yüzleri eşlik ediyor.

Altın Küre ödüllü Taylor-Joy, Kate Winslet (Marigol), Jamie Dornan (Strider) ve Leo Woodall (Halvard) gibi isimlerin yer aldığı bu iddialı kadroya katılan son isim oldu.

Emmy adayı oyuncunun filmde, "Kral Thranduil'in güvenilir ve ölümcül ajanı" diye tanımlanan Sindar Elfi Seren'i canlandırması bekleniyor.

Bu proje, Mad Max: Fury Road'un öncesini anlatan Furiosa: Bir Mad Max Destanı (Furiosa: A Mad Max Saga) ve Dune: Çöl Gezegeni'nin (Dune) ardından Taylor-Joy'un, Warner Bros. çatısı altındaki üçüncü büyük serisi olacak.

Denis Villeneuve'ün büyük övgü toplayan üçlemesinin final filmi Dune: Çöl Gezegeni Bölüm Üç (Dune: Part Three) ise 18 Aralık'ta izleyiciyle buluşacak. 

Taylor-Joy, sinema projelerinin yanı sıra yakında idari yapımcılığını da üstlendiği Apple TV dizisi Lucky'yle ekranlarda boy gösterecek. 

Milyar dolarlık efsane dönüyor

Son 20 yılı aşkın sürede vizyona giren Yüzüklerin Efendisi evrenine ait 6 film, dünya çapında yaklaşık 6 milyar dolar hasılat elde etmişti.

The Hunt for Gollum da sinema tarihindeki bu köklü mirası sürdürmeyi hedefliyor. Film, serinin ilk halkası Yüzük Kardeşliği'nin (The Fellowship of the Ring) öncesindeki yıllarda geçecek ve adını aldığı yozlaşmış Hobbit Gollum'un peşine düşülen dönemi konu alacak.

Proje, Oscarlı yaratıcı ekibi de yeniden bir araya getiriyor. Filmin yapımcılığını Peter Jackson, Fran Walsh, Philippa Boyens ve Zane Weiner üstleniyor. Ken Kamins, Andy Serkis ve Jonathan Cavendish ise idari yapımcı olarak projede yer alıyor.

J.R.R. Tolkien'in eserlerini senaryoya uyarlayan ekipte Philippa Boyens ve Fran Walsh'a, Phoebe Gittins'le Arty Papageorgiou eşlik ediyor.

Fantastik serinin bir sonraki halkası olması planlanan The Lord of the Rings: Shadow of the Past'in senaryosu ise Philippa Boyens, Stephen Colbert ve Peter McGee tarafından kaleme alınacak. 

The Lord of the Rings: The Hunt for Gollum, tüm dünyada 17 Aralık 2027'de vizyona girecek.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter, Deadline