Yedi Krallık'a geri dönmenin vakti geldi...
House of the Dragon'un üçüncü sezonunun başlamasına sayılı günler kala, HBO'nun ejderha alevleriyle bezeli dizisi için eleştirmenlerden ilk yorumlar yayımlandı.
Pek çok televizyon yazarı, Game of Thrones öncülünün yeni sezonunda, hem savaş sahnelerinin hem de aile içi çatışmaların sertleştiğini söylüyor.
Öte yandan eleştirmenlerin, bu yorumları 8 bölümden oluşan sezonun ilk 4 bölümünü izleyerek yaptığını not düşmekte fayda var.
Gullet Savaşı ve kadınların güç mücadelesi
Variety eleştirmeni Alison Herman, sezonun açılış bölümünün büyük bir hesaplaşmayla başladığını yazdı. Ayrıca George R.R. Martin'in diziye kaynaklık eden Ateş ve Kan (Fire & Blood) kitabını okuyanların sonucunu çok iyi bildiği meşhur Gullet Savaşı'nın ekrana geleceğini müjdeledi.
Herman ayrıca, bu sezonun en parlak yönünün Rhaenyra Targaryen (Emma D'Arcy) ve Alicent Hightower (Olivia Cooke) arasında "dalga dalga yükselen kırgınlık, anlayış, öfke ve acıyla" şekillenen ilişki olduğunu vurguladı.
IndieWire'dan Ben Travers ise önceki sezonlardaki kopuk ve izole hikaye anlatımının aksine, üçüncü sezonun ana kadroyu daha çok karşı karşıya getirmesini övdü. Travers'a göre hayranları bu sezon "giderek görünür hale gelen sınıf çatışmaları, yaklaşan ataerkil düzen krizleri ve zincirlerini kırmaya hazır ejderhalar" bekliyor.
Dizinin sondan bir önceki sezonu olduğunu hatırlatan eleştirmen, şu çarpıcı soruyu soruyor:
Asıl büyük soru hikayenin nasıl biteceği değil, bittiğinde geriye neyin kalacağı.
Görsel şölen mi, ritmi kaçıran bir koşturmaca mı?
Hollywood Reporter'dan Daniel Fienberg ise sezonlar arasındaki iki yıllık uzun aranın dizinin ivmesini olumsuz etkilediğini savunurken, üçüncü sezonun genel olarak "fazlasıyla yoğun ve yer yer aceleye getirilmiş" hissi verdiğini belirtti.
Dizinin her zaman gelecek vaat eden unsurlarla ve ilgi çekici bir mitolojiyle dolu olduğunu kabul eden Fienberg, buna rağmen bu sezondaki "ejderha sahneleri ve görsel efektlerin bir noktadan sonra etkisini kaybettiği" görüşünde. Fienberg'e göre sezonun tek parlayan noktası, "daha komik, daha zeki ve biraz daha minimalist ölçekte" olan üçüncü bölüm.
Buna karşın Daily Beast yazarı Nick Schager, yeni sezonu "devasa savaşlar ve saray entrikalarının heyecan verici bir karışımı" diye nitelendirerek televizyon tarihinin en iyi CGI destekli aksiyon sahnelerinden birine imza atıldığını savunuyor.
Aemond Targaryen'ın (Ewan Mitchell) sürdüğü devasa ejderha Vhagar'ın savaş alanında dehşet saçmaya devam ettiğini belirten Schager, bu sezon "ileride büyük yıkımlara yol açabilecek başka bir vahşi canavarın" daha ortaya çıkacağını yazdı. Schager, "House of the Dragon evreninde istikrarsızlık her an hissediliyor. Hikaye boyunca kader, karakterlerin planlarını sürekli boşa çıkaran görünmez bir güç gibi hissediliyor. Bu da diziye harika bir gerilim dozu katarak zayıf kalan yan hikayelerin hızla akıp gitmesini sağlıyor" dedi.
Rhaenyra'nın zorlu sınavı
RogerEbert.com'dan Kaiya Shunyata ise sezona başlarken Rhaenyra'nın önündeki en büyük engelin, "hem meşruiyetinin hem de kadın kimliğinin, etrafındaki en acil tartışma konusu olmaya devam etmesi" olduğunu belirtiyor. Ejderha Kraliçesi'nin son derece kırılgan bir konuma sıkıştığını vurgulayan Shunyata, "Rhaenyra zaman zaman öyle kararlar alıyor ki, bu seçimler sadece dizideki diğer karakterleri değil, ekran başındaki seyirciyi bile sorgulamaya itiyor" ifadelerini kullandı.
Yine de üçüncü sezonun diziye yepyeni bir soluk getirdiğini ekleyen Shunyata, karakterlerin bencilce ve bazen de absürt kararlar alabilmesinin hikayeyi dinamik kıldığını; yaşanan yıkımın, karakter ölümlerinden halk ayaklanmalarına kadar tüm Westeros'u etkisi altına aldığını belirtti.
House of the Dragon'ın üçüncü sezonu, Türkiye'de 22 Haziran'dan itibaren HBO Max ve TV+'ta izlenebilir.
Independent Türkçe, Entertainment Weekly, RogerEbert.com, Daily Beast, Hollywood Reporter, IndieWire