Nolan kariyer rekoruna koşuyor: The Odyssey eleştirmenleri büyüledi

50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
TT

Nolan kariyer rekoruna koşuyor: The Odyssey eleştirmenleri büyüledi

50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)

Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi The Odyssey, yarın (17 Temmuz) sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 

İlk eleştirmen yorumlarının yayımlanmasıyla birlikte film, şimdiden sinema dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.

Nolan kariyer rekoruna koşuyor

The Odyssey, Rotten Tomatoes'da yüzde 96 gibi neredeyse kusursuz bir eleştirmen skoru elde etti. Puanını koruması halinde, Nolan'ın 2008 yapımı süper kahraman başyapıtı Kara Şövalye (The Dark Knight) ve 2000 yapımı kült gerilimi Akıl Defteri'yle (Memento) paylaştığı kariyer rekorunu kırarak yönetmenin en yüksek puanlı filmi olacak.

Film, gişede de tarihi bir açılış yapmaya hazırlanıyor. Tahminler, yapımın ABD içinde 85 ila 100 milyon dolar, uluslararası pazarda ise 110 milyon dolar hasılata ulaşacağını gösteriyor. 

Bu beklentiler gerçekleşirse film, 2023 yapımı Oppenheimer'ın 181,1 milyon dolarlık açılış performansını geride bırakarak Nolan'ın Batman üçlemesi dışındaki en büyük gişe başlangıcı olacak.

2023'te Oppenheimer'la En İyi Yönetmen ve En İyi Film dahil pek çok Oscar kazanan Nolan, bu kez rotasını Homeros'un ölümsüz antik Yunan destanına çeviriyor. 

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka'daki evine, eşi Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemakhos'un (Tom Holland) yanına dönmeye çalışan Kral Odysseus'un (Matt Damon) yıllar süren çetin yolculuğunu anlatıyor. 

250 milyon dolarlık dev bütçeli yapım, aynı zamanda tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk uzun metrajlı sinema filmi olarak tarihe geçiyor.

Yıldızlar geçidi oyuncu kadrosunda Matt Damon, Anne Hathaway ve Tom Holland'ın yanı sıra Robert Pattinson, Zendaya, Lupita Nyong'o, Charlize Theron, Elliot Page, Jon Bernthal, Travis Scott ve Mia Goth gibi isimler yer alıyor. 

Nolan, vizyon öncesi sosyal medyada filme yönelik eleştirileri "yersiz ve anlamsız" diye nitelendirip, henüz filmi görmeyenlerin yorumlarını ciddiye almadığını belirtmişti.

Prestijli yayınlardan ilk eleştiriler

Hollywood Reporter'dan David Rooney, "Film yer yer dengesiz olsa ve Oppenheimer'ın entelektüel derinliğine erişemese de muhteşem oyuncu kadrosunun karizmasıyla devleşiyor" ifadesini kullanarak ekliyor:

Matt Damon, kariyerinde daha önce hiç görmediğimiz kadar karanlık bir performans sergiliyor. Görüntü yönetmeni Van Hoytema, dev kadrajları dünyanın dört bir yanından büyüleyici manzaralarla doldurmuş. Ancak yönetmen, Odysseus'la oğlu Telemakhos'un paralel hikayeleri arasındaki dengeyi tam kuramamış ve bu da kurgusal bir hantallık yaratmış. Ayrıca Tom Holland, ne kadar sempatik bir oyuncu olsa da bu role yakışmamış, tunik giymiş bir Peter Parker gibi duruyor.

Guardian eleştirmeni Peter Bradshaw, The Odyssey'le ilgili şöyle yazıyor: 

Karşımızda muazzam bir hırs, cesaret, ciddiyet ve zarafet barındıran bir film var. Görüntü yönetmeni Hoyte van Hoytema, denizin geleneksel görsel klişelerinden kaçınarak IMAX boyutunda, nefes kesen yalnızlık manzaraları sunmuş. Savaş ve dövüş sahnelerindeki o gümbür gümbür davul ritimleri sinema salonunu adeta titretiyor.

IGN yazarı Scott Collura ise incelemesinde filmin "mutlaka sinemada izlenmesi gereken epik bir deneyim" olduğuna dikkat çekiyor:

Homeros'un uçarı konseptlerini varoluşsal bir korku ve kaygı, hatta yer yer mizah sosuyla harmanlayan yeni bir bakış açısı. Matt Damon iyi iş çıkarmış ama asıl yan kadro ve Nolan'ın hikayeye yaptığı özgün dokunuşlar filmi yukarı taşımış. Kusursuz olmasa da harika bir sinema tecrübesi.

Empire yazarı John Nugent, "Filmin büyüklüğü ve kapsamı tam anlamıyla dudak uçuklatıcı" diyerek Samantha Morton'ın performansına işaret ediyor: 

Büyücü Tanrıça Kirke rolünde yer aldığı sekans, Nolan'ın korku sinemasına en çok yaklaştığı, insanın içindeki ilkel kötülüğün yarattığı öfke ve hüznü yansıtan olağanüstü bir an. Nolan, mitolojik bir evrende geçse de yine bildiğimiz insanlığın aptallığına karşı öfkesini devasa bir IMAX perdesinde haykırıyor. Bu işi ondan daha iyi yapan yok.

Telegraph'tan Robbie Collin ise 5 yıldız verdiği incelemesinde "Nolan ve ekibi sıradışı, ürkütücü ve çığır açan bir sinema deneyimi inşa etmiş" diye yazıyor: 

Yılın açık ara en iyi filmi. Zamanla oynamayı seven yönetmen, edebiyat tarihinin en eski hikayelerinden birini sinema salonlarının geleceğine olan inancı yeniden güçlendirerek belki de kariyerinin en büyük zaman illüzyonunu gerçekleştiriyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, GamesRadar



Dünya adeta bir çöküşün eşiğindeyken çalışma motivasyonunu nasıl yeniden kazanabiliriz?

Aynı anda birden fazla krizle başa çıkma yükünü taşıyanların kaçabilecekleri gerçek bir sığınakları yok (Getty)
Aynı anda birden fazla krizle başa çıkma yükünü taşıyanların kaçabilecekleri gerçek bir sığınakları yok (Getty)
TT

Dünya adeta bir çöküşün eşiğindeyken çalışma motivasyonunu nasıl yeniden kazanabiliriz?

Aynı anda birden fazla krizle başa çıkma yükünü taşıyanların kaçabilecekleri gerçek bir sığınakları yok (Getty)
Aynı anda birden fazla krizle başa çıkma yükünü taşıyanların kaçabilecekleri gerçek bir sığınakları yok (Getty)

Nermin Ali (Suriyeli bir yazar)

Günümüz insanı, internet bağlantılı akıllı telefonlar ve algoritmaların hakimiyeti nedeniyle neyi takip edeceğini seçme lüksünü kaybetti. Farkındalığı yüksek bireyler dahi piyasa ihtiyaçlarına göre şekillenen bu sanal döngünün içine çekilerek iyi ya da kötü her türlü içerikle sürekli temas halinde kalmaya zorlanıyor.

Önümüze düşen içeriklerin büyük bir kısmını savaşlar, felaketler, ekonomik krizler, insani dramlar ve bitmek bilmeyen komplo teorileri oluşturuyor. Anlık belirtiler göstermediği için bu durumun etkisi genellikle göz ardı edilse de; biriken olumsuz duygular ve gerileyen zihinsel kapasite, çalışma motivasyonumuzu, yaşam enerjimizi ve ikili ilişkilerimizi derinden etkiliyor.

Bireysel kaygıdan toplumsal iklime

Sosyal psikolojide genellikle bireysel bir durum olarak tanımlanan kaygı, sosyal medya çağında geniş kitleleri aynı anda aynı baskıya maruz bırakan küresel bir iklime dönüştü. Eş zamanlı savaşlar ve sınır aşan ekonomik krizler nedeniyle bireyler artık izole bir baskı yaşamak yerine, hiç karşılaşmadıkları milyonlarca insanla aynı duygusal yükü paylaşıyor.

Geleneksel tükenmişlikten farklı olan bu yeni nesil yorgunlukta tam bir kaçış noktası ise bulunmuyor. Zira telefonlar evde, dinlenme anlarında ve zihinsel yenilenme için ayrılan zamanlarda bile bireyleri takip etmeye devam ediyor.

Zihinsel enerji tüketimi ve verimlilik kaybı

Yoğun olumsuz haber akışı karşısında insan beyni otomatik olarak kronik bir tetikte olma durumuna geçiyor. Üretkenlik ve odaklanma için gereken zihinsel enerjinin büyük kısmı bu süreçte tüketilirken; dikkatsizlik, işte nitelik kaybı ve yapılan işin anlamını sorgulama eğilimi baş gösteriyor.

Güne e-postaları kontrol etmek için telefonla başlayan bir kişi; son dakika haberleri, enflasyon verileri ve ekonomik kriz uyarıları arasında henüz mesaiye başlamadan zihinsel enerjisini tüketmiş oluyor. Araştırma şirketi Gallup'un verilerine göre, çalışanların zihinsel iyi oluş hallerindeki gerilemeden kaynaklanan küresel verimlilik kaybı yalnızca 2024 yılında yaklaşık 438 milyar dolara ulaştı.

Üretkenlik kaygısı ve nörolojik etkiler

Bilişsel psikoloji, dikkat türlerini yönlendirilebilir (bilinçli) ve irade dışı (dürtüsel) olarak ikiye ayırıyor. Şok edici haber başlıkları irade dışı dikkati tetikleyerek bilinçli odaklanma gerektiren işlerin enerjisini çalıyor. Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia'dan aktardığı habere göre sürekli olumsuz habere maruz kalmak kandaki kortizol seviyesini artırarak beynin odaklanma, karar verme ve problem çözme gibi yürütücü işlevlerini zayıflatıyor.

Bu durum, sürekli yapılması gerekenden daha azının yapıldığı hissiyle tanımlanan "üretkenlik kaygısını" besliyor. İş süreçlerini kolaylaştırmak için tasarlanan sohbet uygulamaları ve bildirimler de bu kaygıyı artırıcı bir unsur haline geliyor.

Motivasyonu yeniden kazanma yolları

Araştırmalar, bu olumsuz iklimde motivasyonu korumak için üç temel pratik yol öne sürüyor:

*Haber tüketimini sınırlandırmak: Gün içinde rastgele haber takibi yapmak yerine, haber alma süreçlerini belirli zaman dilimleriyle sınırlandırmak.

*Başarı tanımını esnetmek: Olağanüstü şartlarda, kriz öncesi dönemdeki verimlilik beklentisini sürdürmek yerine daha makul çıktıları gerçek bir başarı olarak kabul etmek.

*İşe yeniden anlam yüklemek: Yapılan işin bir müşteriye fayda sağlamak, beceri geliştirmek veya ekibe destek olmak gibi değer yaratan yönlerine odaklanarak işi zihinsel bir sığınak haline getirmek.

Büyük krizler bireysel kontrol alanının dışında kalsa da; sınırları belirlemek, öncelikleri doğru koymak ve destekleyici bir çalışma alanı yaratmak bireyin kendi elindedir.


Tom Cruise, 38 yıl sonra gaza basıyor: Yanında Anne Hathaway var

Yıldırım Günleri yarış sahneleri, Hans Zimmer imzalı müzikleri ve Cruise'un performansıyla övgü alsa da Top Gun'la benzerlikleri nedeniyle eleştirilmişti (Paramount Pictures)
Yıldırım Günleri yarış sahneleri, Hans Zimmer imzalı müzikleri ve Cruise'un performansıyla övgü alsa da Top Gun'la benzerlikleri nedeniyle eleştirilmişti (Paramount Pictures)
TT

Tom Cruise, 38 yıl sonra gaza basıyor: Yanında Anne Hathaway var

Yıldırım Günleri yarış sahneleri, Hans Zimmer imzalı müzikleri ve Cruise'un performansıyla övgü alsa da Top Gun'la benzerlikleri nedeniyle eleştirilmişti (Paramount Pictures)
Yıldırım Günleri yarış sahneleri, Hans Zimmer imzalı müzikleri ve Cruise'un performansıyla övgü alsa da Top Gun'la benzerlikleri nedeniyle eleştirilmişti (Paramount Pictures)

Variety'nin özel haberine göre Anne Hathaway, Yıldırım Günleri'nin (Days of Thunder) devam filminde Tom Cruise'la başrolü paylaşacak.

Paramount Pictures, devam filminin 2 Haziran 2028'de gösterime gireceğini duyurdu. Yeni yapım, Tony Scott'ın yönettiği ilk filmden yaklaşık 38 yıl sonra Cruise'u yeniden yarış pistlerine taşıyacak.

Dün (29 Ağustos) Hathaway'in kadroya katıldığını duyuran bir tanıtım görseli paylaşan Cruise, yeni rol arkadaşıyla birlikte bir NASCAR pistinde poz verdi.

Cruise, hırslı ve asi yarışçı Cole Trickle rolüyle yeniden izleyici karşısına çıkacak. Devam filminin konusuna ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmasa da Hathaway'in bir yarış takımının hem sahibi hem de başmühendisi olan bir karakteri canlandıracağı öğrenildi.

Filmi, 50/50 ve Sıcak Kalpler'le (Warm Bodies) tanınan Jonathan Levine yönetecek. Yapımcılığıysa Cruise, Jerry Bruckheimer ve Tommy Harper üstlenecek.

İlk filmde Cruise'un hayat verdiği Trickle, Robert Duvall'ın oynadığı emekli yarış efsanesinin yeni kurduğu NASCAR takımına katılıyordu.

1990 yapımı filmin kadrosunda Nicole Kidman, Randy Quaid ve John C. Reilly de yer alıyordu.

Yoğun bir yıl geçiren Hathaway; Mother Mary, Şeytan Marka Giyer 2 (The Devil Wears Prada 2), Odyssey (The Odyssey) ve Oak Caddesi'nin Sonu (The End of Oak Street) olmak üzere 4 farklı filmle sinemalarda boy gösterdi.

Bebek bekleyen Hathaway, yılı 2 Ekim'de vizyona girecek Colleen Hoover uyarlaması Verity: Gerçeğin Diğer Kıyısı'yla (Verity) kapatacak. 

Adam Driver'la başrolü paylaştığı askeri drama Alone at Dawn'un çekimlerini henüz tamamlayan oyuncu, kariyerinde çıkış yapmasını sağlayan Disney klasiği Acemi Prenses'in (The Princess Diaries) üçüncü halkası üzerinde çalışmaya devam ediyor.

Yıldırım Günleri'nin devam halkası, Görevimiz Tehlike (Mission: Impossible) serisini noktalayan Cruise'un yer alacağı ilk büyük seri projesi olacak.

Cruise, yeni bir Top Gun filmi için de anlaşma sağladı. Oyuncu ayrıca bu yıl Alejandro González Iñárritu'nun yönettiği Digger'da çarpıcı bir rolle izleyici karşısına çıkacak.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


The Batman 2 setinden ilk ipuçları: Batmobil'deki gizemli sarışın kim?

Matt Reeves'in yönettiği 2022 yapımı The Batman, üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Matt Reeves'in yönettiği 2022 yapımı The Batman, üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
TT

The Batman 2 setinden ilk ipuçları: Batmobil'deki gizemli sarışın kim?

Matt Reeves'in yönettiği 2022 yapımı The Batman, üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Matt Reeves'in yönettiği 2022 yapımı The Batman, üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)

The Batman 2 setinden gelen yeni videoların internette yayılması, merakla beklenen devam filmine yönelik heyecanı artırdı.

Robert Pattinson, uzun bir aranın ardından Batman rolüne geri dönüyor. İlk filmde Pelerinli Süvari rolüyle beğeni toplayan Britanyalı oyuncu, şu sıralar devam filminin çekimlerini sürdürüyor.

@hoeBread36 adlı sosyal medya hesabı, çekimleri Glasgow'da süren The Batman 2 (The Batman: Part II) setinden yeni görüntüler paylaştı.

Görüntülerde, Batmobil'in ön koltuğunda Black Widow rolüyle tanınan Scarlett Johansson'ın canlandıracağı karakteri temsil eden bir dublör görülüyor. Johansson'ın filmde kime hayat vereceği henüz açıklanmadı.

Görüntülerde Gotham polisinin Batmobil'i takip ettiği bir kovalamaca sahnesi yer alıyor. Batman'in yanındaki ön koltukta sarışın bir kadın görülüyor. Ancak polisin filmde neden Batman'in peşine düştüğü henüz bilinmiyor.

Johansson'ın filmdeki rolüne dair iddialar ise dikkat çekici. Çizgi romanlarda Harvey Dent'in eşi diye bilinen Gilda Dent'e hayat vereceği konuşulsa da yönetmen Matt Reeves, bunu henüz doğrulamadı.

Öte yandan, Marvel Sinematik Evreni'nden Reeves'in Batman dünyasına geçen tek isim Johansson değil. Marvel yapımlarında 2011'den bu yana Bucky Barnes'ı canlandıran Sebastian Stan'le Eternals'ta rol alan Brian Tyree Henry de açıklanmayan rollerle kadroya katıldı.

Şu ana kadar filmin konusuna dair bilinenler son derece sınırlı: Kış mevsiminde geçecek olan hikaye, HBO dizisi The Penguin'in ilk sezon finalinden kısa bir süre sonrasını işleyerek başlayacak.

Colin Farrell, Oz Cobb rolüyle geri dönerken Cristin Milioti, Sofia Falcone karakteriyle devam filminde yer almayacağını doğrulamıştı. 

Andy Serkis'le Jeffrey Wright da sırasıyla Alfred Pennyworth ve Komiser Jim Gordon rollerine geri dönecek.

İlk olarak Ekim 2025'te gösterime girmesi planlanan The Batman 2, peş peşe ertelemelerin ardından 18 Şubat 2028'de sinemalarda olacak.

Çekimlerin birkaç ay daha sürmesi bekleniyor. Bu süreçte setten gelecek yeni görüntüler, Pattinson'ın yeni macerasına dair başka ipuçları sunabilir.
Independent Türkçe, ScreenRant, GamesRadar