Bilim insanları daha net düşünmenin basit yolunu açıkladı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Bilim insanları daha net düşünmenin basit yolunu açıkladı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Bilim insanları günlük bir beceriyle daha net düşünme arasında bariz bir bağlantı tespit etti.

Dizüstü bilgisayarın klavyesinde yazmak veya telefonda tuşlara basmak yerine elle yazmanın ciddi bilişsel faydaları var.

Kaliforniya Üniversitesi'nin Merced kampüsünden sinirbilimci Ramesh Balasubramaniam, 2024'te NPR'a "Elle yazmanın fiziksel deneyimi sırasında aslında çok önemli şeyler oluyor" diye konuştu.

Uzmanlara göre bunun nedenlerinden biri, elle yazmanın klavyede yazmaktan daha yavaş olması. Bu da düşünceler ortaya çıktıkça, laptop klavyesinde metni hızla yazmaya kıyasla onları daha bilinçli bir şekilde ele almamız için bize zaman tanıyor.

Araştırmacılar, daha yavaş temponun daha düşünceli ve bilinçli olmamızı sağladığını, yaratıcı ve eleştirel analizi teşvik ettiğini belirtiyor.

Ancak hafızayı gerçekten güçlendiren, elle yazmanın fiziksel yönleri.

Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nden beyin araştırmacısı Profesör Audrey van der Meer, Scientific American'a, "Öğretim görevlisinin söylediklerinin hepsini bilgisayara yazmak çok cazip geliyor" diye konuştu.

Bilgi bir bakıma kulaklarınızdan girip parmak uçlarınızdan çıkıyor ancak bu sırada duyduklarınızı işlemiyorsunuz.

Araştırmacılar, harf yazma eyleminin, beyin bölgeleri arasındaki bağlantıları güçlendirdiğini buldu. Bu bağlantılar, yeni bilgileri özümsemek ve hafıza oluşturmak için hayati bir unsur.

Van der Meer ve diğer araştırmacılar, 36 üniversite öğrencisi üzerinde yaptıkları çalışmada, bunun klavyeyle yazmada gerçekleşmediğini belirtti. Tufts Üniversitesi araştırmasına göre el yazısıyla alınan notlar, insanların kavramları daha iyi görselleştirmelerini sağlıyor.

Araştırmacılar, "Çizimler ve bilgileri sayfaya yerleştirme biçimleri aracılığıyla mekansal akıl yürütmeyi kullanıyorlar. Bu, özellikle notlarını gözden geçirme fırsatı verildiğinde, elle not alanların kavramsal sorularda daha yüksek performans göstermesine yol açıyor" dedi.

Ayrıca, doğru harfleri çizmek için tükenmez veya kurşun kalem tutup basıncı izlemek, bir tuşa basmaktan daha fazla çaba gerektiriyor.

Görsel kaldırıldı.
El yazısında daha meditatif ve ritmik bir şey de var. Çinli araştırmacılar, 2014'te yaptıkları küçük bir çalışmada, kaligrafinin stresi azaltmaya ve kalp atış hızını düşürmeye yardımcı olduğunu bulmuştu (AFP)

Vanderbilt Üniversitesi'nden eğitim nörobilimcisi Sophia Vinci-Booher, NPR'a "Okunabilir bir harf oluşturabilmek için her parmağınızın farklı bir hareket yapması gerekiyor" diye konuştu.

El yazısının daha meditatif ve ritmik bir yanı da var. Çinli araştırmacılar, 2014'te yaptıkları küçük bir çalışmada, kaligrafinin stresi azaltmaya ve kalp atış hızını düşürmeye yardımcı olduğunu bulmuştu.

Dijital bir dünyada yaşasak da elle daha fazla yazmak için atabileceğiniz birkaç adım var. İlk olarak çantanızda bir defter, not defteri veya Post-it notları ve bir kalem taşıyın. Eşyalarınızı elinizin altında bulundurmak, bu pratiğe daha fazla bağlı kalmanızı sağlar.

Evde ve dışarıda yanınızda bir kitap bulundurun. Hem kurgu hem de kurgu dışı eserler okumak, kelime dağarcığınızı genişletip yazı tarzınızı geliştirerek sizi daha fazla yazmaya teşvik edebilir.

Her gün yaratıcı yazmaya zaman ayırın; 2014'te yapılan bir araştırmaya göre, sadece 20 dakika bile fayda görmek için yeterli. Kitap yazmanız da gerekmiyor. Mektuplar, şiirler ve hatta yapılacaklar listeleri bile olur.

Independent Türkçe



Fast food devleri müşteri çekmek için geçmişe dönüyor

Burger King, McDonald's ve önde gelen diğer fast food zincirleri, yapay zeka ve teknoloji odaklı gelişmelerle müşterilerin insan odaklı misafirperverlik tercihleri arasındaki dengeyi gözden geçiriyor (AFP)
Burger King, McDonald's ve önde gelen diğer fast food zincirleri, yapay zeka ve teknoloji odaklı gelişmelerle müşterilerin insan odaklı misafirperverlik tercihleri arasındaki dengeyi gözden geçiriyor (AFP)
TT

Fast food devleri müşteri çekmek için geçmişe dönüyor

Burger King, McDonald's ve önde gelen diğer fast food zincirleri, yapay zeka ve teknoloji odaklı gelişmelerle müşterilerin insan odaklı misafirperverlik tercihleri arasındaki dengeyi gözden geçiriyor (AFP)
Burger King, McDonald's ve önde gelen diğer fast food zincirleri, yapay zeka ve teknoloji odaklı gelişmelerle müşterilerin insan odaklı misafirperverlik tercihleri arasındaki dengeyi gözden geçiriyor (AFP)

J.R. Duren Tüketici ve Kişisel Finans Editörü 

Fast food sektörünün son 10 yılı, otomasyonun nasıl geliştiğinin bir örneği oldu.

McDonald's, müşterilerin tezgahtaki personeli beklemek yerine sipariş verebilmeleri için mağaza içi kioskları 2016'da kullanıma sunmuştu. Wendy's ise insan müdahalesi gerektirmeyen yapay zeka tabanlı arabaya servis sistemi "FreshAI"ı 2023'te piyasaya sürmüştü

Ancak The Wall Street Journal'da (WSJ) bu hafta yayımlanan bir habere göre rüzgar tersine dönüyor ve insan etkileşimine ilgi artıyor.

WSJ'ye konuşan Burger King Başkanı Tom Curtis, "[Müşteriler] güler yüz görmek istiyor" dedi. 

Buna önem vermeliyiz çünkü bu unsur fast food sektöründe giderek azalıyor.

Fast food zincirleri, arabaya servis gibi sipariş sistemlerine dijital kioskları ve yapay zekayı hızla entegre etse de müşteriler başka bir insanla iletişim kurmayı yeğlediklerin söylüyor.

Fortune'un temmuzda yayımladığı habere göre, müşterilerin yaklaşık yüzde 80'i yapay zeka ajanı yerine bir insandan sipariş vermeyi tercih ediyor.

Şikago merkezli sosisli sandviç zinciri Portillo's, personelle müşteri arasındaki etkileşimi iyileştirmek için işleyişini değiştiren işletmelerden biri.

Fast food sektörü üzerine yayın yapan QSR Magazine'in 2024 tarihli yazısına göre şirket, arabaya servis hizmetinde Chick-fil-A'in uyguladığı yaklaşımı benimsedi; yani, geleneksel menü ve hoparlör kullanımı yerine siparişleri almak üzere personeli dışarıya gönderdi.

Portillo's, arabaya servis kuyruğunda bekleyen müşterilerle nasıl sohbet başlatılacağını çalışanlara öğretmeleri için baristalar da işe aldı.

Portillo's Saha Operasyonları Başkan Yardımcısı Mike Roman, QSR'a yaptığı açıklamada, "Bunu konuşup 'Pekala, misafirle gerçekten iyi bir sohbet etmenizi istiyoruz' demek kolay iş" ifadelerini kullanmıştı.

Ancak başka birinin bunu yaptığını ve bunun müşteri üzerinde yaratabileceği etkiyi gerçekten gördüklerinde, bu onların zihninde cuk oturuyor ve büyük bir fark yaratıyor. Her sohbetin samimi olmasını istiyoruz.

Burger King, insanlar arası etkileşimlere ağırlık vermek için restoranlarının düzenini değiştiriyor. Şirketten bir yönetici perşembe günü The Wall Street Journal'a yaptığı açıklamada, "Buna önem vermeliyiz çünkü bu unsur fast food sektöründe giderek azalıyor" dedi (Burger King)
Burger King, insanlar arası etkileşimlere ağırlık vermek için restoranlarının düzenini değiştiriyor. Şirketten bir yönetici perşembe günü The Wall Street Journal'a yaptığı açıklamada, "Buna önem vermeliyiz çünkü bu unsur fast food sektöründe giderek azalıyor" dedi (Burger King)

WSJ'nin haberine göre McDonald's, Burger King, Starbucks ve Wendy's gibi büyük markalar da personel-müşteri etkileşimlerine ağırlık veren yeni girişimlere hazırlanıyor.

WSJ, bu değişikliklerin "enerjik karşılamalardan" tezgahtaki personelin şikayetleri dinlemeye hazır olmasını sağlamaya ve siparişlerin doğruluğunu iki kez kontrol etmeye kadar uzandığını bildiriyor.

Sektör bülteni The Prep'in ağustosta yayımladığı bir değerlendirmede, daha insani bir restoran deneyimine doğru atılan bu adımın, sorumluluk, muhakeme ve gözlem gibi yapay zekanın sunamayacağı temel nitelikleri ön plana çıkardığı belirtilmişti.

Bültende, "Restoranlar yapay zekayı benimseme yarışına girerken işletmeciler, müşterilerin para ödediği asıl şeye, yani misafirperverliğe otomasyon getirme konusunda dikkatli olmalı" ifadeleri yer almıştı.

Teknoloji, hazırlık sürecini iyileştirebilir, israfı azaltabilir ve idari işleri ortadan kaldırabilir ancak misafir deneyiminden insan etkileşimini çıkarmak, ürünün kendisini, yani bağı ortadan kaldırma riski taşıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/us


Çin'de keşfedilen fosiller, gizemli insan türünün yaşamına ışık tuttu

Bianfu Mağarası'nda kafatası kemiği bulunan Denisovalıların, modern insanlarla çiftleştiği biliniyor (Song Xing)
Bianfu Mağarası'nda kafatası kemiği bulunan Denisovalıların, modern insanlarla çiftleştiği biliniyor (Song Xing)
TT

Çin'de keşfedilen fosiller, gizemli insan türünün yaşamına ışık tuttu

Bianfu Mağarası'nda kafatası kemiği bulunan Denisovalıların, modern insanlarla çiftleştiği biliniyor (Song Xing)
Bianfu Mağarası'nda kafatası kemiği bulunan Denisovalıların, modern insanlarla çiftleştiği biliniyor (Song Xing)

Çin'in güneybatısında keşfedilen Denisova insanı kemikleri, bu gizemli türün yaşantısına ışık tutuyor. Bulgular arasında bu insan türüne ait bilinen ilk ön kol kemiği de yer alıyor.

Neandertallerle birlikte modern insanların (Homo sapiens) en yakın akrabalarından olan Denisova insanlarının varlığı, 2010 gibi nispeten geç bir tarihte tespit edilmişti. 

Sibirya'daki Denisova Mağarası'nda bulunan bir parmak kemiği sayesinde tanımlanan bu türe ait kaburga kemiği, diş ve çene parçası gibi başka fosiller de zaman içinde ortaya çıktı. 

Ancak en az 200 bin yıl önce ortaya çıktığı ve yaklaşık 30 bin yıl önce yok olduğu düşünülen bu grup hakkında bilim insanlarının elinde hâlâ çok az bilgi var. Geçen yıla kadar Denisova insanlarının yüzünün neye benzediği bile bilinmiyordu.

Çin Bilimler Akademisi'nden Qiaomei Fu ve ekibi, Çin'in güneybatısındaki bir mağaradaki 60 bin memeli kemiğin arasından Denisova kalıntıları bularak önemli bir keşfe imza attı.

Bilim insanları Yünnan eyaletindeki Bianfu Mağarası'nda Denisova insanlarına ait 4 diş, iki kafatası parçası ve ön kol kemiğini ortaya çıkardı. 

Araştırmacılar, kalıntılarda hiçbir antik DNA saptayamadı ancak proteinleri oluşturan amino asit varyantları, örneklerin Denisova insanlarına ait olduğunu gösteriyor.

Bulguları iki ayrı makale halinde hakemli dergi Nature'da dün (9 Eylül) yayımlanan çalışmaya göre bu insan türüne ait ilk ön kol kemiği keşfedildi.

Yaklaşık 4,5 santimetre uzunluğundaki örnek, bileğin başparmak tarafından dirseğe kadar uzanan radius kemiğinin parçasıydı. 

Sadece dirsek tarafı korunan kemik üzerindeki incelemeler, Denisovalıların pazı kasının bağlantı noktasının modern insanlara göre kemikte daha geride olduğunu gösterdi. Bu da Denisova insanlarının, avuç içi yukarı bakacak şekilde kollarını bükerken modern insanlardan daha fazla kuvvet üretebildiğine işaret ediyor.

dfrgth
Mağarada bulunan radius kemiği, Denisovalılara ait bilinen ilk ön kol kemiği (Song Xing)

Mağarada bu kalıntıların yanı sıra 1300'den fazla taş alet de ortaya çıkarıldı. Kemikler 167 bin ila 134 bin yıl öncesine tarihlenirken, aletler 190 bin ila 70 bin yıl öncesine kadar uzanıyordu. 

Bilim insanları aletlerin çok karmaşık olmadığını ve muhtemelen doğaçlama bir yaklaşımla üretildiklerini söylüyor. Mağaradaki örneklere bakılırsa Denisovalılar, Homo sapiens kadar belirli biçim ve üretim tekniklerine bağlı kalmamış.

İki makalenin de ortak yazarı Hao Li, eserleri "amacına uygun bir teknoloji" olarak tanımlıyor:

'Basit' diyemem çünkü burada esnek bir uyarlama var. Taş aletlere fazla zaman harcamıyorlardı.

Çalışmaya göre manda, bizona benzeyen gaur, kızıl ve sika geyikleri gibi büyük hayvanları avlayan bu insan türünün aletlerden istediği verimi aldığı söylenebilir.

Bianfu Mağarası'nda ortaya çıkan son bulgular, Denisova insanlarının ilk keşfedildikleri kuzey bölgelerinin çok ötesinde de yaşadığına ve sanılandan çok daha güneyde modern insanlarla karşılaşıp çiftleşmiş olabileceklerine işaret ediyor.

Bilim insanları ayrıca bu mağarada Denisova insanlarının uzun süre boyunca tek başlarına yaşadığını düşünüyor. 

Denisova Mağarası'nda Homo sapiens ve Neandertallerin de yaşadığı ve bu grupların birbiriyle etkileşimde bulunduğu bilindiğinden, buradaki bulgular Denisova insanlarının yaşantısı hakkında yeterince fikir vermiyordu.

Çalışmada yer almayan paleoantropolog Ryan McRae, incelenen kazı alanı hakkında şu ifadeleri kullanıyor:

Bize Denisova insanlarının önemli bir zaman dilimi boyunca tek bir yerde yaşadığını anlatırken, onlar hakkındaki anlayışımızdaki bazı coğrafi boşlukları da dolduruyor.

Bu gizemli insan türünün yaşantısı ve neden yok olduğu gibi cevap bekleyen çok fazla soru hâlâ var. Ancak son bulgular bu gizemin aydınlanmasına katkı sağlıyor. 

Denisova insanlarının keşfinde rol oynayan evrimsel genetikçi Svante Pääbo, yer almadığı son çalışma hakkında, "Kullandıkları teknolojiye dair elde edilen bilgiler beni çok etkiledi" diyerek ekliyor:

Nihayet nasıl yaşadıklarına dair doğrudan bilgiler edinmemiz harika bir şey.

Independent Türkçe, CNN, National Geographic, Discover Magazine, Nature


Ünlü rock grubu kullanıcı adını Meta'nın yapay zeka aracına devretti

Matt Bellamy, müziğinde teknolojinin insanlığı ele geçirmesi temasını işliyor (Wikimedia Commons)
Matt Bellamy, müziğinde teknolojinin insanlığı ele geçirmesi temasını işliyor (Wikimedia Commons)
TT

Ünlü rock grubu kullanıcı adını Meta'nın yapay zeka aracına devretti

Matt Bellamy, müziğinde teknolojinin insanlığı ele geçirmesi temasını işliyor (Wikimedia Commons)
Matt Bellamy, müziğinde teknolojinin insanlığı ele geçirmesi temasını işliyor (Wikimedia Commons)

Rock grubu Muse, Meta'nın bu hafta piyasaya sürdüğü ve yine Muse adını taşıyan yeni kişisel yapay zeka aracına X ve Instagram hesaplarının kullanıcı adlarını devretmiş gibi görünüyor.

Halihazırda sadece ABD'deki kullanıcıların erişimine açılan teknoloji, Facebook ve Instagram'ın ana şirketi tarafından gizlilik ve güvenliğe önem verilerek kullanıma sunuluyor.

Araç; planlama, alışveriş, ödeme ve e-posta gibi günlük işlerde yetişkinlere yardım etmenin yanı sıra "uzun vadeli hedefleri eylem planlarına dönüştürmek" için tasarlandı.

1994'te Devon'da kurulan rock grubu Muse'un hayranları, X'teki kullanıcı adlarının artık @Musetheband olarak değiştiğini, Meta'nın yapay zeka uygulamasının ise grubun önceki kullanıcı adı @Muse'u devraldığını fark etti. Aynı durum Instagram'da da geçerli; grubun kullanıcı adı artık @museband.

Muse, teknoloji tarafından yönetildiğimiz veya beynimizin yıkandığı distopik bir gelecek konusunda uyaran pek çok şarkısıyla tanındığı için birçok kişi bu değişikliğin ironisine de dikkat çekti.

2018 tarihli Simulation Theory albümünün açılış parçası Algorithm'de Bellamy şöyle söylüyor: 

Köle gibi yan / Dişli gibi dön / Simülasyonların içinde hapsolmuşuz / Algoritmalar gelişiyor / Bizi kenara itip tarihe gömüyor.

2015 tarihli albümleri Drones da teknoloji ve bunun sosyal baskı için nasıl kullanılabileceğiyle ilgili korku ve endişelerden büyük ilham almıştı.

Bir hayran, X'te, "Muse'un, makinelerin iktidarı ele geçirmesine karşı bizi uyaran distopik rock albümleri yapmaktan, yapay zekaya satılmaya geçmesi, birinci sınıf bir trajik ironi" diye yazdı.

Başka biri de "NEEEE? MUSE GRUBUNUN kendini bir yapay zeka şirketine satması çılgınca" dedi.

Bir kullanıcıysa şu yorumu yaptı:

Dünyanın en iyi gruplarından birinin, 5 yıl geçmeden ortadan kaybolacak bir yapay zeka sohbet botu için mükemmel kullanıcı adını kaybetmek zorunda kalması delilik. Acaba ne kadar para aldılar?

Değişikliğin temmuzda yapıldığı anlaşılırken bazı hayranlar, grubun sosyal medyada neden böyle bir değişikliğe gittiğini merak ettiklerini belirtiyor.
 

vfgthy
Muse'un X kullanıcı adı, artık eskisi gibi "@Muse" değil (X/Ekran görüntüsü)
scdfg
Yeni yapay zeka aracı Muse artık @Muse kullanıcı adını kullanıyor (X/Ekran görüntüsü)

Bazıları da grubu takip ettikleri için Muse AI hesabını otomatik olarak takip etmeye başladıklarını iddia etti. The Independent bunu doğrulayamadı ancak bu haber yazıldığı sırada Muse AI aracının X'te sadece 11 bin takipçisi varken, Muse grubunun 2,3 milyon takipçisi vardı.

The Independent, görüş almak için Muse (grup) ve Meta temsilcileriyle temasa geçti.

Matt Bellamy'nin solistliğini yaptığı Muse, Birleşik Krallık'ın (BK) son birkaç on yıldaki en büyük rock gruplarından biri.

Grup, sonuncusu bu yıl haziranda çıkarak çoğunlukla olumlu eleştiriler alan The Wow! Signal da dahil 10 stüdyo albümü yayımladı.

Muse ayrıca kasımdan itibaren BK ve Avrupa'da bir turneye çıkacak ve bu turne kapsamında Londra'daki O2 Arena'da da konser verecek.

Independent Türkçe