Bir oturuşta bitirmelik: 100 tam puanlı 5 mini dizi

Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
TT

Bir oturuşta bitirmelik: 100 tam puanlı 5 mini dizi

Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)
Shōgun yıldızı Takehiro Hira (sağda) ve Aoi Okuyama'yı buluşturan 8 bölümlük Giri/Haji aile, suç ve ahlaki ikilemleri merkeze alıyor (Netflix)

Yeni bir diziye başlamak bazen takvimde yer açmayı gerektiriyor. Kaç sezonu var, hikaye bir yere bağlanıyor mu, üçüncü sezonda kendini tekrar ediyor mu derken insan daha ilk bölümü açmadan yorulabiliyor.

Mini dizilerin cazibesi biraz da burada: Birkaç bölümlüğüne hayatınıza giriyor, beklediğinizden çok daha uzun süre aklınızda kalabiliyorlar. Üstelik karakterlere alışmak, dertlerini anlamak ve ara sıra onlara kızmak için her zaman 5 sezona ihtiyaç yok.

The Narrow Road to the Deep North geçmişinden kurtulamayan bir cerrahı, Why Didn't They Ask Evans? bir cinayeti çözmeye hevesli iki arkadaşı, Giri/Haji kardeşini arayan bir polisi, Scavengers Reign yabancı bir gezegende mahsur kalanları, River ise kaybettiği ortağından kopamayan bir dedektifi tanıştırıyor bizimle. 

Ortak noktalarıysa Rotten Tomatoes'ta değerlendirmeye alınan eleştirilerin tamamının olumlu olması. Bu oran elbette hepsini aynı ölçüde seveceğiniz anlamına gelmiyor, ne de olsa zevklerimiz bir puan tablosuna sığacak kadar uslu değil. Ama sıradaki dizinizi seçerken öneriye ihtiyacınız varsa, bu 5 yapımın her biri size farklı bir neden verebilir. 

Listemizi de puan sırasına dizilmiş bir ödev olarak değil, o günkü ruh halinize göre içinden bir şey seçebileceğiniz küçük bir öneri defteri gibi düşünebilirsiniz. Sayfaları çevirmeye hazırsanız başlıyoruz...

The Narrow Road to the Deep North (2025)

The Narrow Road to the Deep North'ta savaş sona erse de insanın içinden çıkmıyor. Richard Flanagan'ın Booker ödüllü romanından uyarlanan 5 bölümlük dizi, cerrah Dorrigo Evans'ın savaş öncesindeki yasak aşkı, Japon esir kampında geçirdiği günler ve geçmişin izlerini taşıdığı yaşlılığı arasında gidip geliyor.

Dorrigo'nun gençliğini canlandıran Jacob Elordi'yle yaşlılığını oynayan Ciarán Hinds arasındaki fark, geçen yıllardan ibaret değil; sanki aynı adamın birbirine yabancılaşmış iki haliyle karşılaşıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı sırasında inşa edilen Ölüm Demiryolu'nun çamuru, yağmuru ve bunaltıcı nemi, Justin Kurzel'in yönetiminde dekor olmaktan çıkıyor, izlerken adeta üstünüze başınıza yapışıyor. 

scdfrg
29 yaşındaki Avustralyalı aktör Jacob Elordi'nin adı bir dönem James Bond rolü için geçse de son haberler aktörün adaylar arasında yer almadığına işaret ediyor (Amazon Prime Video)

Odessa Young'ın canlandırdığı Amy'yle yaşanan aşk da bu karanlığın ortasında soluklanacağımız rahat bir sığınak değil, Dorrigo'nun yanında taşıdığı bir başka düğüm. 

Yalnız, dizinin seyircisini zorlamaktan çekinmediğini söylemek gerek: Şiddetin ağırlığına bazen görüntüyü seçmeyi güçleştiren karanlık ve dikkat isteyen zaman sıçramaları ekleniyor. 

Etkisi de burada yatıyor; hayatta kalmayı hikayenin mutlu sonu saymak yerine, sonrasında o hayatla ne yapılacağını soruyor.

IMDb: 7,2
Nereden izlenir: TOD TV

Why Didn't They Ask Evans? (2022)

Her cinayet hikayesinin bizi insanlığın karanlık tarafıyla baş başa bırakması gerekmiyor. Why Didn't They Ask Evans? biraz merak, biraz tehlike ve bolca atışmayla da gayet iyi vakit geçirebileceğimizi hatırlatıyor. 

House efsanesi Hugh Laurie, Agatha Christie'nin 1934 tarihli romanını üç bölümlük bir diziye uyarlarken hem senaryoyu yazıyor hem de yönetmen koltuğuna oturuyor, hikayenin oyunbazlığını da koruyor.

Galler'de golf oynarken ölmek üzere olan bir adamın son sözlerini duyan Bobby Jones, eski arkadaşı Lady Frances "Frankie" Derwent'le birlikte kendini bu tuhaf vedanın peşinde buluyor. 

vghy
32 yaşındaki Britanyalı aktris Lucy Boynton, 2016 yapımı Sing Street ve Oscar ödüllü Bohemian Rhapsody'deki rolleriyle tanınıyor (BritBox)

Will Poulter ve Lucy Boynton arasındaki uyum öyle kuvvetli ki bir noktadan sonra katilin kimliğinden çok, bu ikilinin sıradaki konuşmasını merak eder hale geliyorsunuz. 

Dönem kostümleri, yeşile doymuş manzaralar ve zekice diyaloglar da soruşturmaya eşlik ediyor. Üstelik dizi, 1930'ları sergilemekle meşgul olup hikayeyi vitrinde unutmuyor. 

Christie'ye aşinaysanız bazı numaraları önceden sezebilir, çözüme giden yolun yer yer fazla dolandığını düşünebilirsiniz. Ama asıl keyif sizi mutlaka ters köşeye yatırmasında değil, Bobby ve Frankie'yle birkaç saat daha geçirmek istemenizde.

IMDb: 7,0
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

Giri/Haji (2019)

Giri/Haji'ye kardeşini arayan bir polisin hikayesi diye başlayıp kendinizi aile sırları, yarım kalmış aşklar ve yakuza hesaplaşmaları arasında bulabilirsiniz. Üstelik dizi bütün bunların yanına dansı da koyacak kadar cesur. 

Joe Barton'ın yarattığı 8 bölümlük yapımda Tokyolu dedektif Kenzo, öldüğünü sandığı kardeşine bir yakuza liderinin yeğenini öldürme suçlaması yöneltildiğini öğrenince Londra'ya gidiyor. İki şehir arasında gidip gelen hikayede polis soruşturması aile dramına, aile dramı beklenmedik bir yakınlaşmaya dönüşüyor. Kimse yalnızca suçlu, polis ya da kardeş kimliğine sığmıyor. 

scdfgth
Giri/Haji, Tokyo Emniyet Müdürlüğü'nde görevli dürüst ve vicdanlı dedektif Kenzo Mori'nin etrafında dönüyor (Netflix/BBC)

Takehiro Hira ve Kelly Macdonald'ın ölçülü performansları bu kalabalığı bir arada tutarken Will Sharpe, Londralı seks işçisi Rodney'nin sivri dilinin ardındaki kırılganlığı yakalayıp sahneleri usulca sahipleniyor. 

Siyah-beyaz geçmiş sahneleri, bölünmüş ekranlar ve resim gibi animasyonlarla anlatımın biçimi de sürekli değişiyor. Finaldeki dans sahnesiyse kimine büyüleyici gelirken, kimine "Şimdi buna ne gerek vardı?" dedirtebilir. Bunca karakterin ve hikayenin arasında yol zaman zaman dolansa da bu insanların birbirlerinin hayatını nasıl değiştirdiğini görmek, izlemeyi sürdürmek için yeterli bir neden.

Yalnız listeye küçük bir not düşmek gerekiyor: Giri/Haji baştan mini dizi olarak tasarlanmamış, ikinci sezon fikirleri bulunmasına rağmen ilk sezonun ardından iptal edilmişti. Yine de listedeki yerini sonuna kadar hak ediyor.

IMDb: 7,8
Nereden izlenir: Netflix

 

Scavengers Reign (2023)

​​​​​​Yabancı bir gezegene düşsek muhtemelen her şeyin bizi yemek istediğini düşünürdük. Scavengers Reign'in daha huzursuz edici fikri, doğanın bizimle pek de ilgilenmemesi. 

Joseph Bennett ve Charles Huettner'ın kısa filmi Scavengers'dan doğan yetişkin animasyonu, hasar gören Demeter 227 adlı yük gemisinin mürettebatını Vesta gezegeninin farklı köşelerinde hayatta kalmaya çalışırken izliyor. Buradaki tuhaf canlılar ve bitkiler, insanlar gelmeden önce işleyen ve onlar gittikten sonra da işleyecek bir düzenin parçaları.

Çizimlerdeki güzelliğe dalmışken bir anda irkilmeniz mümkün: Studio Ghibli'nin doğaya duyduğu hayranlık, sanki David Cronenberg'in beden korkusuyla aynı toprakta filizlenmiş. Dizi bu dünyayı uzun açıklamalarla tanıtmak yerine bizi de karakterler kadar bilgisiz bırakıyor; neye dokunulacağını, neyden kaçılacağını bazen acı bir tecrübeyle öğreniyoruz. 

6u7
Güneş patlamasında hasar gören uzay gemisinden kaçıp Vesta gezegeninde mahsur kalan mürettebatın hikayesini anlatan Scavengers Reign, Animasyonda Üstün Bireysel Başarı dalında Emmy kazanmıştı (HBO)

Ağır ilerleyen, yer yer insandan çok çevresine odaklanan anlatımı herkesi içine çekmeyebilir ama yalnızlığı ve doğaya hükmetme alışkanlığımızın ne kadar kırılgan olduğunu hissettirmekte çok başarılı. 

Baştan mini dizi olarak tasarlanmayan Emmy ödüllü Scavengers Reign de iptal edilmesiyle 12 bölümlük tek bir sezonla sınırlı kaldı.

IMDb: 8,6
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

River (2015)

River'da bir dedektif için katili bulmak kadar zor olan bir şey daha var: Mesai arkadaşının yokluğuyla yaşamayı öğrenmek.

Abi Morgan'ın yarattığı 6 bölümlük Britanya polisiyesinde John River, katledilen ortağı Stevie'nin ölümünü gizlice araştırırken onunla konuşmayı da sürdürüyor. Zihninde beliren ölüler ilk bakışta gösterişli bir polisiye numarası gibi durabilir ama dizi bu karşılaşmalardan insanın söyleyemediklerine, yalnızlığına ve kayıpla baş etme çabasına uzanıyor. 

Manevi Değer'le (Affeksjonsverdi) bu sene Oscar'a aday gösterilen Stellan Skarsgård, River'ın içine kapanıklığını küçük duraksamalar ve bakışlarla öyle iyi anlatıyor ki sessiz kaldığında bile kafasının içindeki kalabalığı hissediyorsunuz. 

xscdfgh
Kariyerine 1970'lerde başlayan İsveçli aktör Stellan Skarsgård (sağda), dünya sinemasındaki en üretken ve saygın İskandinav aktörlerden biri (BBC One)

Nicola Walker'ın Stevie'ye kattığı canlılık da kaybı somutlaştırıyor, onu tanıdıkça River'ın neden bu konuşmaları bitiremediğini anlıyoruz. Cinayet soruşturması sırları birer birer ortaya çıkarırken biz de yakınımızdaki birini ne kadar tanıdığımızı ve onu kaybettikten sonra öğrendiklerimizle nasıl baş edeceğimizi düşünmeye başlıyoruz.

Ağır temposu ve üzerine çöken hüzün herkese göre olmayabilir ama River, bir insanı özlemenin gündelik hayatın en sıradan anına bile nasıl sızdığını kolay unutulmayacak bir sadelikle yakalıyor.

IMDb: 7,9
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor​​​​​​

Independent Türkçe



Yapay zekanın ürettiği virüs insana enjekte edildi

Bakteriyofaj (NIAID)
Bakteriyofaj (NIAID)
TT

Yapay zekanın ürettiği virüs insana enjekte edildi

Bakteriyofaj (NIAID)
Bakteriyofaj (NIAID)

Kaliforniya'daki bir yapay zeka araştırma laboratuvarı, yapay zeka tarafından özel olarak tasarlanmış bir virüsü ilk kez bir insan hastaya uyguladığını açıkladı. Bu gelişme, antibiyotiğe dirençli süper bakterilerle mücadelede ölçeklendirilebilecek bir çözüm sunabilir.

Yapay zeka laboratuvarı Radical Numerics tedaviyi salı günü duyurdu ancak işlemin, hakemli bir çalışma şeklinde bilimsel incelemeye tabi tutulması bekleniyor.

Doğrulanması halinde Omnii-1 adı verilen bu tedavi, yapay zekayla tasarlanmış bakteriyofajların (faj) bir insan hastaya uygulandığı ilk örnek olabilir.

Fajlar, bakterileri enfekte eden virüslerdir. Antibiyotiğe dirençli süper bakterilerin 2050'ye kadar yaklaşık 40 milyon kişinin ölümüne yol açacağı tahmin ediliyor.

Bakteriyel enfeksiyonlara yönelik mevcut faj tedavi yaklaşımlarında araştırmacılar, son derece kapsamlı çevresel faj koleksiyonlarında uzun uzun arama yaparak hastanın spesifik enfeksiyonuna uyan bir faj bulmaya çalışıyor.

Bu sürecin ilk adımında doktorlar, hastanın enfeksiyonuna neden olan bakteriden bir numune alıp bulaşıcı mikrobu öldüren fajları buluyor veya tasarlıyor.

İşin anahtarı, belirli bakteri suşlarını öldürebilecek olası fajların genetik özelliklerini anlamakta yatıyor.

Fajlar, virüsün önce hedef bakterinin yüzeyindeki belirli reseptör moleküllerine bağlandığı çok aşamalı bir süreçle bakterileri öldürüyor.

Ardından bakteriyel hücreye girip onu ele geçirerek kendilerini çoğaltıyor ve hücreyi parçalıyorlar.

Bir faj, yalnızca belirli bakteri suşlarını veya türlerini hedef aldığı için virüsün bakteriye ilk bağlanması son derece özgüldür. 

Bu özgüllük, geniş spektrumlu antibiyotiklerden etkilenmeye yatkın yararlı bağırsak mikroplarını koruyan faj terapisinin kritik bir avantajı.

Radical Numerics, yapay zeka destekli yaklaşımıyla hastanın ihtiyaçlarına uygun fajları talep üzerine hızla üreterek tedaviye başlanmasını hızlandırabileceğini iddia ediyor.

Radical Numerics blog yazısında, "Yapay zekayla tasarlanmış fajların dünyadaki ilk klinik kullanımında Omnii-1'in ürettiği tasarımlar, doktor gözetiminde yürütülen onaylanmış bir insani amaçlı ilaca erken erişim programı kapsamında antibiyotiğe dirençli bakteriyel enfeksiyonu olan bir hastaya uygulandı" diye yazıyor.

Bu dönüm noktası, yapay zeka destekli genom tasarımını kişiselleştirilmiş tedavilere dönüştürme yolunda atılan ilk adımlardan biri.

dfghjuk
Faj G'nin fotoğrafı (Kayla Lenz/Richard Allen White III/Eurekalert)

Girişim, yapay zeka modelinin çeşitli genom dizileri ve faj genomlarının yanı sıra daha önce ölçülmüş faj-konak etkileşimlerine ilişkin verilerle eğitildiğini iddia ediyor.

Bu bilgileri öğrenen yapay zeka, belirli tedavi gereksinimleri için aday fajları hem tanımlayabiliyor hem de tasarlayabiliyor.

Girişim, "Omnii-1'in tasarladığı faj varyantlarını sentezleyip farklı bakteri suşları üzerinde geri kazanım ve aktivite düzeylerini ölçüyoruz" ifadelerini kullanıyor.

Bir fajın canlılık derecesini gösteren ölçüt olan geri kazanım, yapay zekayla tasarlanan viral genomun laboratuvarda başarıyla canlanarak çoğalıp çoğalamayacağını anlamaya yarıyor.

Radical Numerics, "Bu deneyler, varyantlarımızın hedef konaklara karşı aktivitesini tanımlamaya yardımcı olurken, sonraki modelleme ve tasarım aşamalarına bilgi sağlıyor" diye açıklıyor.

Şirket, Omnii-1 tasarımlarının sentezlendiğini ve tıbbi seçenekleri neredeyse tükenmiş, antibiyotiğe dirençli bir enfeksiyonu olan bir hastaya uygulandığını belirtiyor.

Ancak hasta mahremiyetini gerekçe göstererek tedavinin klinik sonuçlarına ilişkin spesifik ayrıntıları açıklamadı.

Independent Türkçe


Yeni filminde hırsızı canlandıran yıldız, alıştırma için yankesicilik yapmış

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
TT

Yeni filminde hırsızı canlandıran yıldız, alıştırma için yankesicilik yapmış

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)
John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'ta Harry rolünde (AP)

John Turturro, The Only Living Pickpocket in New York'taki rolüne hazırlanmak için "birçok kişiye yankesicilik yaptığını" iddia ediyor.

Suç-gerilim filminde hırsız Harry Lehman'ı canlandıran 69 yaşındaki oyuncu, rol için el çabukluğu becerilerini geliştirmek amacıyla uzman Apollo Robbins'le çalıştı.

The New York Times'a konuşan Turturro, "Apollo Robbins konser piyanisti gibi. Ben hiçbir zaman onun gibi olamayacağım. Yani her seferinde kolumdaki saati alsa farkına bile varmam. Bana bozuk paralarla yapmam gereken egzersizler verdi ve birine nasıl çarpmam gerektiğini öğretti" dedi.

Turturro "çoğunlukla sette pratik yapmaya devam etti" ve filmin bazı oyuncularıyla ekip üyeleri, farkında olmadan onun hedefi haline geldi.

Aktör, "Birçok kişiye yankesicilik yaptım. Bazen beni yakalasalar da çoğu zaman farkına bile varmıyorlardı" diye itiraf etti.

Büyük Lebowski'nin (The Big Lebowski) yıldızı, geçen yaz kendini New York metrosunda bile pratik yaparken yakalamış. Ara sıra yolcuların açık çantalarına göz atıp elini cüzdan veya telefonlarına yaklaştırsa da bir şey almadan durmuş. 

Turturro "Gerçekten çok yaklaştım. Sadece bunun nasıl bir heyecan ve gerginlik yaratacağını hissetmek istedim" dedi. Bir film için alıştırma yaptığını öne sürmenin mahkemede ikna edici bir savunma olmayacağını söyleyerek espri yaptı.

Severance'ın oyuncusu şöyle konuştu: 

'Yani tutuklanmak istemem' diye düşündüm. Ne söyleyecektim ki? Araştırma yaptığımı mı?

Turturro hiç yankesicilik kurbanı olmamış ancak kendisi gibi oyuncu olan eşi Katherine Borowitz böyle bir olay yaşamış.

Oyuncu, "Birlikte sinemadan çıkıyorduk, biri onun dikkatini dağıttı ve çantasına elini attı" dedi. 

Yani benim dairem soyulmuştu ama o farklı bir durumdu. Küçük stüdyo dairemin penceresine klima takmıştım ve ertesi gün evim soyulmuştu.

Kayıp, başarısızlık ve beklenmedik sorumlulukların insana hayattaki en önemli şeyin ne olduğunu gösterebileceğini ele alan özgün hikayesiyle film, Turturro'nun dikkatini çekmiş.

Oyuncu şunları söyledi: 

O kadar çok senaryo okudum ki çoğu birbirinin tekrarı gibiydi. Ama bu senaryo, vay canına! Daha önce hiç kimsenin bakımını üstlenmemiş biri, artık hayatın anlamının bir başkasına bakmak ve onun sorumluluğunu üstlenmek olduğunu anlıyor. Hayatı değişiyor, dünyası değişiyor, mesleği değişiyor ve bu hikaye bende büyük yankı uyandırdı. İnsan belli bir yaşa gelince kaybın ne olduğunu, başarısızlığın ne olduğunu anlıyor.

Cuma günü ABD'deki belirli sinemalarda gösterime giren The Only Living Pickpocket in New York, hırsız Harry Lehman'ın engelli eşi Rosie'ye (Karina Arroyave) bakma mücadelesini anlatıyor. Ancak bir suç ailesine ait USB belleği çalıp sattıktan sonra Harry tehlikeyle karşı karşıya kalıyor.

Independent Türkçe


Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
TT

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler
Tarantino yazdı, Fincher yönetti: Brad Pitt'in beklenen filminden yeni kareler

Netflix'in yeni filminde Cliff Booth rolüne dönen Brad Pitt'in başı yine belaya giriyor.

Yayın devi, David Fincher'ın yakında izleyiciyle buluşacak filmi Cliff Booth'un Başına Gelen Diğer Talihsizlikler'den (The Further Mis-Adventures of Cliff Booth) yeni kareler paylaştı. 

Film, 25 Kasım'dan itibaren dünya genelindeki IMAX salonlarında iki hafta boyunca gösterilecek ve 23 Aralık'ta Netflix'te yayımlanacak. Türkiye'de ise sinemalara uğramadan doğrudan platformda izleyiciyle buluşacak.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun kaleme aldığı yapımın kadrosunda Elizabeth Debicki, Scott Caan, Carla Gugino, Yahya Abdul-Mateen II, Peter Weller, Matt Groove, JB Tadena, Corey Fogelmanis ve Karren Karagulian da yer alıyor.

Pitt, Tarantino'nun yazıp yönettiği 2019 yapımı Bir Zamanlar... Hollywood'da (Once Upon a Time in Hollywood) filmindeki dublör Cliff Booth rolüne geri dönüyor. İlk filmde başrolü Pitt'le paylaşan Leonardo DiCaprio, western yıldızı Rick Dalton'ı canlandırmıştı.

Yeni karelerden birinde Pitt, koruyucu gözlüklerle toprak pistte bir yarış otomobili kullanırken görülüyor. Diğer fotoğraflarda ise Debicki'yle bir barda sohbet ediyor ve Debicki, Caan ve Gugino'yla tenis kortunda bir araya geliyor.

İlk filmdeki olaylardan 8 yıl sonrasına, 1977'ye uzanan hikaye, artık bambaşka bir Hollywood'la karşı karşıya olan Booth'un bu değişime uyum sağlama çabasını anlatıyor.

Geçen ay yayımlanan fragmanda Booth, "Şöyle söyleyelim: Birini bıçakla öldürmenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum" diyor.

Bir Zamanlar... Hollywood'da, dünya çapında 377 milyon dolar hasılat elde etmiş ve 10 dalda Oscar'a aday gösterilmiş ve iki ödül kazanmıştı. Pitt de filmdeki performansıyla oyunculuk dalındaki ilk Oscar'ını almıştı.

Beğeniyle anılmayı sürdüren film, yardımcı rollerde yer alan Mikey Madison, Austin Butler, Sydney Sweeney ve Margaret Qualley gibi isimlerin sinema kariyerlerine de ivme kazandırmıştı.

Tarantino, yöneteceği bir sonraki filmle kariyerini noktalamayı planladığını ve bu son projenin bir devam filmi olmasını istemediği için yönetmenliği üstlenmediğini açıklamıştı.

Geçen yıl Church of Tarantino podcast'inde konuşan yönetmen, şunları söylemişti:

Bu senaryoyu çok seviyorum ama yine daha önce geçtiğim yollardan geçiyorum. Bu da hevesimi biraz kaçırdı.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline, Church of Tarantino