Bill Murray, şöhretin kendisine mutluluk getirip getirmediği sorulduğunda kısa ve öz bir yanıt verdi.
Hayalet Avcıları'nın (Ghostbusters) 76 yaşındaki yıldızına bu soru, golf temalı seyahat programı A Course Called Ireland'ın 4. bölümünde yöneltildi.
Murray, "Tek kelimeyle hayır" diye yanıtladı.
Yazar Tom Coyne'un aynı adlı çok satan kitabından uyarlanan bu yeni yapım, Murray ve Coyne'un Kuzey İrlanda'yla İrlanda Cumhuriyeti'ni dolaşarak her bir golf sahasında oynamasını ve yerel halkla tanışmasını konu alıyor.
İkili, oyun aralarında hayat üzerine düşüncelere dalıyor. Programda ayrıca The IT Crowd'dan Chris O'Dowd ve yakın zamanda Traitors'da yarışan komedyen Joanne McNally gibi İrlandalı yıldızlar da yer alıyor.
Programın bir başka sahnesinde O'Dowd, Murray'ye sürekli gelen fotoğraf çektirme istekleriyle nasıl başa çıktığını soruyor. Eski Saturday Night Live yıldızı ise şöyle cevap veriyor:
Eskiden imza istenmesinin başıma gelebilecek en kötü şey olduğunu düşünürdüm. Şimdiyse insanların yine sadece imza istediği günlere dönebilmek için her şeyimi verirdim
Murray sözlerine şöyle devam ediyor:
Bilirsin, durumu kontrol altına almak ve kendi şartlarıma göre yönetmek için pek çok şey denedim. Ancak bu süreci yönlendirmeye çalışmanın muazzam bir enerji israfı olduğunu fark ettim. Artık sadece akışına bırakıyorum... Kamerayı alıyorum ve fotoğrafı çekiyorum.
Murray, 2022'de The Independent'a verdiği röportajda, şöhretle ilgili deneyimlerinden ve kendisi depresif dönemler yaşarken bile sürekli komik ve eğlenceli olmasının beklenmesinden bahsetmişti.
2020'de hayatını kaybeden country müzisyeni John Prine'ın eserlerinde teselli bulduğunu anlatan Murray, şunları söylemişti:
İnsanların karanlık bir figür olarak algıladığı ama aslında harika bir mizah anlayışına sahip arkadaşım Hunter Thompson'ın, John Prine hakkında konuşmasını hatırlıyorum. O uzun hafta sonunun en karamsar... Nasıl derdi o? En çok kara kara düşündüğümüz anlarından birinde şöyle demişti: 'Eh, mizah anlayışı konusunda John Prine'a güvenmek zorunda kalacağız'. Sonra onun şarkılarını açtı, dağlarda hava kararmıştı ve bir süre John Prine dinledik. Hayatımın en perişan anlarından birini yaşıyordum, kendi kendime, 'Bakalım John Prine bana yardımcı olabilecek mi?' diye düşündüm. 'Linda Goes to Mars' şarkısı çalmaya başladı ve hatırlıyorum, sadece 'Heh' dedim. Hepsi buydu, sadece bu kadardı ama gidişatı değiştirdi. 'Kahretsin, işe yaradı!' diye düşündüm. Ne zamandır 'Heh' bile dememiştim.
Independent Türkçe