Oscar adayı aktörün ilk filmi John Wick'e benzetiliyor

Aksiyon dolu bir intikam hikayesi

Senaryo Paul Angunawela, John Collee ve Patel tarafından kaleme alındı (Monkeypaw Productions)
Senaryo Paul Angunawela, John Collee ve Patel tarafından kaleme alındı (Monkeypaw Productions)
TT

Oscar adayı aktörün ilk filmi John Wick'e benzetiliyor

Senaryo Paul Angunawela, John Collee ve Patel tarafından kaleme alındı (Monkeypaw Productions)
Senaryo Paul Angunawela, John Collee ve Patel tarafından kaleme alındı (Monkeypaw Productions)

Jordan Peele, yapımcılığını üstlendiği ve Milyoner'le (Slumdog Millionaire) ünlenen Dev Patel'in yazıp yönettiği Monkey Man adlı aksiyon dolu yeni filmin fragmanını paylaştı.

John Wick'i anımsatan tüyler ürpertici dövüş sahneleriyle dolu fragman, bir Hint metropolünde intikam almaya kararlı bir dövüşçünün hikayesini anlatıyor.

Annesinin intikamını almaya çalışıyor

2017'de Lion'daki performansıyla Oscar'a aday olan 33 yaşındaki Patel, annesinin intikamını almak için şehrin elit kesimine sızmaya çalışan taşralı ve fakir bir adam olan Kid rolünde.

Fragmanı Hindu kutsal kitaplarından görsellerle bezeli film, Hindu mitolojisinin maymun yüzlü tanrısı Hanuman'a odaklanıyor.

Fragmanın başlarında, Kid'in travmatik çocukluğuna dair ipuçları beliriyor; silahlı adamlar köyünü basıyor ve annesi çığlıklar atarken köyü ateşe veriyor.

Kid'in dış ses anlatımı aksiyona zemin hazırlarken, Hanuman'ı gösteren görsel kısa süreliğine ekranda beliriyor.

Gizemli açılış görüntülerinde Britanyalı aktörün "Ben çocukken annem bana bir şeytan-kral ve ordusuyla ilgili bir hikâye anlatırdı" dediği duyuluyor.

"John Wick Mumbai'da" diye tanımlanan mitolojik bir hikayeyi konu eden Monkey Man aslında bir Netflix projesiydi ancak Kapan'la (Get Out) Oscar kazanan Jordan Peele'in yapım şirketi Monkeypaw Productions'ın tarafından satın alındı.

Peele'in Monkey Man'in haklarını vizyon şansı bulması için satın aldığı ve Universal Pictures'la işbirliği yaparak filmi gösterime sokacağı belirtiliyor.

ABD ve Birleşik Krallık'ta 5 Nisan'da gösterime gösterime girmesi planlanan filmin Türkiye için vizyon tarihi şimdilik belirsiz.

Monkey Man, 6 yıl önce Armie Hammer'ın başrolünü oynadığı Home Shopper adlı kısa filmi çeken Dev Patel'in ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi.

Aksiyon ve gerilim türündeki filmde Patel'in yanı sıra Sharlto Copley, Pitobash, Sobhita Dhulipala ve Sikandar Kher rol alıyor.

Independent Türkçe



Rupert Grint'ten Harry Potter hayranlarına uyarı

Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
TT

Rupert Grint'ten Harry Potter hayranlarına uyarı

Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)
Rupert Grint, yeni filmindeki karakterinin Harry Potter'daki "Ron'un sıcaklığıyla çeliştiğini" söylüyor (AFP)

Amber Raiken Yaşam Haberleri Muhabiri 

Rupert Grint, yeni filmi Nightborn'daki rolünün Harry Potter serisinde canlandırdığı sevgi dolu karakterden epey farklı olduğunu söyleyerek hayranlarını uyardı.

37 yaşındaki aktörün 2023'ten bu yana ilk filmi olan Finlandiya yapımı korku filminde Grint, ormandaki ücra bir evde yeni doğmuş bebeğini (Seidi Haarla'nın hayat verdiği) eşi Saga'yla birlikte büyüten Jon'u oynuyor. Ancak Jon ve Saga'nın, oğullarında bir sorun olduğunu fark etmesiyle evlilikleri çalkantılı bir döneme giriyor.

Filmin, doğumun anne üzerindeki duygusal etkileri gibi temaları ve şiddet içeren sahneleri göz önüne alındığında bu hikayenin, 10 yıl boyunca Ron Weasley'ye hayat verdiği Harry Potter filmlerinden çok farklı olduğunu bilen Grint, hayranlarının da bunu bilmesini istiyor.

Variety'de cuma günü yayımlanan röportajında yeni rolü hakkında konuşan aktör "Ron'un sıcaklığıyla çelişiyor" dedi. Grint, Bir Noel Şarkısı'nın (A Christmas Carol) yaklaşan uyarlamasında (Johnny Depp'in canlandırdığı) Ebenezer Scrooge'un düşük maaşa çok fazla çalışan memuru Bob Cratchit gibi farklı roller de üstlenecek.

Oyunculuk kariyerine kendi temposunda devam etmeyi planlayan Grint, "her yıl bir iş" üzerinde çalışmayı umuyor. Ancak Harry Potter filmlerinin sağladığı maddi güvence sayesinde böyle çalışabildiği için şanslı olduğunun da farkında.

Variety'ye konuşan aktör "Bu ayrıcalığın fazlasıyla farkındayım" dedi. 

Zor bir işti ama bu filmler bize seçim yapma şansı verdi, ki bu da büyük bir hediye. Tabii ki bu, her zaman doğru seçimi yapacağım anlamına gelmiyor. Ama bundan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum.

Özellikle o zamanlar çocuk olduğundan, Harry Potter filmlerinde çalışırken bazı "fedakarlıklar" yapmak zorunda kaldığını söylese de bu deneyimi yaşamaktan dolayı hâlâ çok mutlu.

Grint "Uzun zamana yayıldı ve insanın çıkmak istediği dönemler kesinlikle oluyor" diye açıkladı. 

Ama hiç pişman değilim. Harika bir zamandı ve bence onların (yeni dizideki oyuncuların -çn.) etrafında onlarla ilgilenecek epey iyi insan olacak.

M. Night Shyamalan'ın gerilim filmi Kulübeye Tıklat (Knock at the Cabin / 2023) ve Apple TV+'ın popüler dizisi Servant (2019) gibi yapımlarda rol alsa da Grint, her zaman sevimli çocuk büyücü olarak tanınacağını hissettiğini daha önce söylemişti.

Kasımda BBC'ye yaptığı açıklamada "Benim için sorun değil" demişti. 

Bence harika bir şey. Bunun çocukluklarının bir parçası olduğunu gerçekten hisseden insanlarla tanışmayı seviyorum.

Onlarca yıl önce oynadığı bir rolle anılmaktan bıkıp bıkmadığı sorulduğunda Grint, "Hayır, kesinlikle hayır. Bayılıyorum" diye yanıtlamıştı.

Grint, Daniel Radcliffe ve Emma Watson'la birlikte ilk Harry Potter filminde rol aldığında 12 yaşındaydı. Son film 2011'de sinemalarda gösterime girdiğinde 22 yaşındaydı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Gazze sorusu, Berlin Film Festivali'ni karıştırdı

"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
TT

Gazze sorusu, Berlin Film Festivali'ni karıştırdı

"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 
"Filmler dünyayı değiştirebilir ama siyasi yollarla değil" diyen Wenders, Roy'u kızdırdı (AFP) 

Hindistan'ın yaşayan en önemli yazarlarından Arundhati Roy cuma günü bir açıklama yayımlayarak Berlin Film Festivali'nden çekildiğini duyurdu.  

1997'de yayımlanan romanı Küçük Şeylerin Tanrısı'yla (The God of Small Things) hem Booker Ödülü'nü kazanan hem de dünya çapında ünlenen edebiyatçı, bu festivalde siyasetten kaçınılması gerektiğini öne süren jüri üyelerine tepki gösterdi. 

64 yaşındaki Hintli yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Gazze'de yaşanan ve süren durum, İsrail devletinin Filistin halkına yönelik soykırımıdır. Bu, ABD ve Almanya yönetimlerinin yanı sıra Avrupa'daki birkaç diğer ülke tarafından da desteklenip fonlanıyor. Günümüzün en büyük sinemacıları ve sanatçıları ayağa kalkıp bunu söyleyemiyorsa tarihin kendilerini yargılayacağını bilmeli. Şoke oldum ve iğrendim.

7 kişilik uluslararası jüriye başkanlık eden Alman yönetmen Wim Wenders, perşembe günü Berlin yönetiminin Gazze politikasına yönelik ne düşündüğü sorusuna verdiği yanıtla tepki toplamıştı. 

Berlin Üzerindeki Gökyüzü (Der Himmel über Berlin), Mükemmel Günler (Perfect Days) ve Paris, Texas gibi filmleriyle bilinen 80 yaşındaki sinemacı "Politikadan uzak durmak zorundayız çünkü kendini siyasete adayan filmler çekersek siyasetin alanına girmiş oluruz. Ancak biz politikaya karşı dengeleyici bir konumda olmalıyız. Biz insanların işini yapmalıyız, siyasetçilerin değil" demişti. 

Polonyalı film prodüktörü Ewa Puszczynska da hükümetlerin Gazze savaşına dair politikalarının kendisi gibi jüri üyelerine sorulmasını adil görmediğini aynı basın toplantısında söylemişti. 

Roy, senaryosunu yazdığı 1989 tarihli In Which Annie Gives It Those Ones'ın gösterimi için festivale katılacaktı. 

Independent Türkçe, Guardian, Reuters


Bisiklet dünyasının en tartışmalı ismini canlandıracak oyuncu belirlendi

Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
TT

Bisiklet dünyasının en tartışmalı ismini canlandıracak oyuncu belirlendi

Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)
Lance Armstrong, unvanları elinden alınmadan önce 1999-2005'te 7 Fransa Bisiklet Turu kazanarak rekor kırmıştı (AFP)

Gözden düşmüş bisikletçi Lance Armstrong'un hayatı yeni bir filme konu oluyor. 

Konsey'in (Conclave) yönetmeni Edward Berger ve Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni'nin (Springsteen: Deliver Me From Nowhere) prodüktörü Scott Stuber'in imzalarını taşıyacak yapımın senaryosuysa Kral Richard: Yükselen Şampiyonlar'la (King Richard) bilinen Zach Baylin'e emanet edildi. 

Artık 54 yaşına gelen Amerikalı bisikletçiyi, Austin Butler'ın canlandıracağı açıklandı. 

Baz Luhrmann'ın 2022 tarihli filmi Elvis'le yıldızı parlayan 34 yaşındaki aktör; Motorcular (The Bikeriders), Masters of the Air, Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki (Dune: Part Two) ve Ölüler Ölmez (The Dead Don't Die) gibi yapımlarla da tanınıyor.

Austin Butler son olarak Darren Aronofsky'nin çektiği Suçüstü'yle (Caught Stealing) hayranlarıyla buluşmuştu. 

29 Ağustos'ta vizyona giren filmin başrolündeki oyuncuya Regina King, Zoë Kravitz, Matt Smith, Liev Schreiber ve Vincent D'Onofrio gibi yıldız isimler eşlik etmişti. 1998'de geçen filmde eski bir beyzbol oyuncusu, kendini New York'un yeraltı suç dünyasında buluyor.

Butler'ın önünde de pek çok iş var. 1980'lerin kült dizisi Miami Vice'ın yeni beyazperde uyarlamasında Sonny lakaplı James Crockett'i canlandıracak. 

1995'te vizyona giren Büyük Hesaplaşma'nın (Heat) yine Michael Mann tarafından çekilecek devam filminde ve Luca Guadagnino'nun yeni Amerikan Sapığı (American Psycho) uyarlamasında da rol alacak. 

2012'de ABD Dopingle Mücadele Ajansı'nın yaptığı soruşturma, Armstrong'u "sporda şimdiye kadar görülmüş en sofistike, profesyonel ve başarılı doping programının" düzenleyicisi ilan etmişti. Armstrong'un Ağustos 1998 sonrasındaki tüm unvanları elinden alınmıştı.

Yıllarca süren söylentiler, suçlamalar ve inkarların ardından Armstrong, 2013'te Oprah Winfrey'e verdiği bir röportaj sırasında doping yaptığını itiraf etmişti.

Bunların ardından 7 Fransa Bisiklet Turu (Tour de France) şampiyonluğu elinden alınmış ve bisiklet sporundan ömür boyu men edilmişti. 

Eski takım arkadaşı Floyd Landis'in de aralarında bulunduğu ihbarcıların ifadelerine dayanılarak hazırlanan 100 milyon dolarlık federal suçlamanın ardından Armstrong, ABD hükümetine 5 milyon dolar ödemişti.

1996'da testis kanseri teşhisi konan Armstrong, kanser araştırmalarına sağladığı destekle de biliniyor. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Deadline, Variety