Netflix izleyicileri "tüyler ürpertici" gerçek suç filminin etkisinden çıkamıyor

"Ziyafete hazır olun"

Aşık, Sapkın, Katil Türkiye'de Netflix'in en çok izlenen filmleri listesinde an itibarıyla 7. sırada (Netflix)
Aşık, Sapkın, Katil Türkiye'de Netflix'in en çok izlenen filmleri listesinde an itibarıyla 7. sırada (Netflix)
TT

Netflix izleyicileri "tüyler ürpertici" gerçek suç filminin etkisinden çıkamıyor

Aşık, Sapkın, Katil Türkiye'de Netflix'in en çok izlenen filmleri listesinde an itibarıyla 7. sırada (Netflix)
Aşık, Sapkın, Katil Türkiye'de Netflix'in en çok izlenen filmleri listesinde an itibarıyla 7. sırada (Netflix)

Dave Kroupa, 2012'de Cari Farver'la tanıştığında bir kıvılcım hissettiğini söylüyor.

İki çocuk babası Nebraskalı, 37 yaşındaki bekar anneyle tanıştığında uzun süredir birlikte olduğu kız arkadaşıyla ilişkisini yeni bitirmişti ama ciddi bir şey aramıyordu.

Kroupa, geçen hafta gösterime giren Netflix belgeseli Aşık, Sapkın, Katil'de (Lover, Stalker, Killer), ilk randevularında "Kesinlikle bağlanmayacağımı açıkça belirttim" diyor.

Belgesel, kıskanç bir kadının internette tanıştığı sevgilisine eziyet etmek için başvurduğu çılgınca yolları anlatıyor.

Netflix, 16 yaşından büyükler için uygun olduğunu belirttiği filmin konusunu şöyle özetliyor:

Sürprizlerle dolu bu belgeselde aşkı internette aramaya karar veren bir tamirci, takıntılı davranışlarını ölümcül noktalara taşımaktan çekinmeyen bir kadınla tanışır.

9 Şubat'ta gösterime giren belgeselde eski sevgili Dave Kroupa ve Nebraska'da bu olay üzerinde çalışan müfettişlerle yapılan röportajlar yer alıyor.

Netflix kullanıcıları, ilk iki gününde 10 milyon izlenme sayısına ulaşan "tüyler ürpertici" gerçek suç belgeseli için adeta çılgına dönüyor.

Belgeseli izleyenler sosyal medyaya akın ederek filmden ne kadar etkilendiklerini dile getiriyor.

"Tuhaf ve ürpertici"

Bir izleyici 90 dakikalık filmle ilgili Twitter'da şöyle yazdı: 

Lütfen herkes Netflix'te Aşık, Sapkın, Katil'i izleyebilir mi... Tuhaf ve ürpertici.

Filmi izleyen başka bir kullanıcı ekledi:

Netflix'teki Aşık, Sapkın, Katil vahşi bir yolculuk. İnsanlar çok çılgın...

"Ziyafete hazır olun"

Belgeselden etkilenen başka bir izleyici de şöyle yazdı:

Eğer henüz Netflix'teki Aşık, Sapkın, Katil'i izlemediyseniz, ziyafete hazır olun!

Bir sosyal medya kullanıcısı, diziyi "10 üzerinden 10" diye nitelerken, "Mutlaka izlenmeli" diye ekledi.

Bir diğeri de "Aşık, Sapkın, Katil çılgın bir belgesel" dedi:

Şiddetle tavsiye ederim.

Belgeseldeki olaylar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen bir başka izleyici de şöyle yazdı:

Netflix'teki Aşık, Sapkın, Katil çok iyi! Dünyada gerçekten çok çılgın insanlar var...

Independent Türkçe



Rock yıldızı, Vietnam Savaşı'nda bir askeri öldürdüğünü anlattı

Rick Springfield, The Joe Rogan Experience'ta Vietnam'daki acı deneyimini anlattı (YouTube)
Rick Springfield, The Joe Rogan Experience'ta Vietnam'daki acı deneyimini anlattı (YouTube)
TT

Rock yıldızı, Vietnam Savaşı'nda bir askeri öldürdüğünü anlattı

Rick Springfield, The Joe Rogan Experience'ta Vietnam'daki acı deneyimini anlattı (YouTube)
Rick Springfield, The Joe Rogan Experience'ta Vietnam'daki acı deneyimini anlattı (YouTube)

Tom Murray ABD Kültür Haberleri Editörü 

1980'lerin ünlü rockçısı Rick Springfield, Joe Rogan Experience podcast'inde bu hafta şoke edici bir itirafta bulunarak ABD askerlerine konser vermek üzere Vietnam'a gittiği sırada bir Vietkong askerini öldürdüğünü açıkladı.

Jessie's Girl'le üne kavuşmasından 10 yıldan uzun süre önceye denk gelen 1968'de Springfield, pek tanınmayan 17 yaşındaki bir müzisyen olarak Vietnam Savaşı sırasında Amerikalı askerleri eğlendirmek üzere Güneydoğu Asya'ya seyahat etmişti.

Artık 77 yaşında olan Avustralyalı şarkıcı-bestekar, ABD Donanması'nın Da Nang yakınlarındaki kampında kaldığı sırada üssün aniden saldırıya uğradığını Rogan'a anlattı.

Müzisyen, "Oradaki adamlarla tanıştık ve gerçekten çok iyi anlaştık. Onlarla bir gece kaldık ve hepimiz sığınaklara, sınır sığınaklarına girdik; ben de telsiz odasında kaldım" diye konuştu. 

Sonra saldırıya uğradık ve telsiz odasının o lanet borusundan havan mermileri fırlatmaya başladım.

Springfield, havan mermisi fırlatıcısını doldurmakta zorlandığını anımsayarak bunu yaparken "bir elini rahatlıkla kaybedebileceğini" itiraf etti.

Springfield, "Tıpkı filmlerdeki gibiydi" dedi. 

Bana, 'Hey, borudan birkaç havan mermisi atmak ister misin?' dediler. Ve işte John Wayne anı gelmişti. Yani, genç bir çocuk olarak ne yaptığımı tam anlamıyordum.

Springfield, bir havan mermisini attığını ve bunun birine isabet ettiğini ertesi gün öğrendiğini söyledi.

"Ertesi gün geldiler ve 'Hey, birini vurdun! Birini vurdun!' dediler" diye anlattı.

Şarkıcı, "Bu, gerçekten de yanımda getirdiğim ve nereye koyacağımı bilemediğim tek şey" diyerek bu olay sanki "başka bir yerde" "başka bir adamın" başına gelmiş gibi hissettiğini ekledi.

Rogan'ın bu deneyimi ne kadar süredir içinde taşıdığını sorması üzerine Springfield, "Sanırım hâlâ içimde" dedi.

Springfield, "Bir hayatın sona ermesinden sorumlu olduğum gerçeğiyle yüzleşmek benim için zor" diye konuştu. 

Ne kadar uzak bir olay olsa da, savaş olsa da, benimle pek bir ilgisi olmasa da ve ne yaptığımı tam bilmesem de böyle.

Springfield ayrıca Vietnam'da konuşlanmış Amerikan askerleri arasında savaşın ne kadar sevilmediğini de paylaştı.

Müzisyen, "Tanıştığım herkes 'Abi, neden burada olduğumuzu bilmiyorum. Burada ne işim var bilmiyorum' diyordu" diye anımsadı.

Love Somebody ve Don't Talk to Strangers'la tanınan şarkıcı, 2010'da yayımlanan anı kitabı Late, Late at Night'ta Vietnam'daki bu olayla ilgili yazmıştı.

"Savaş ortamındaydık ama bugün bile tüylerimi diken diken eden bir olay" diye yazan Springfield, bunu en derin ve karanlık sırlarından biri diye nitelemişti.

Springfield büyük çıkışını, Vietnam gezisinden 13 yıl sonra 1981'de Working Class Dog albümünü yayımladığında yaptı. Albümün çıkış şarkısı Jessie's Girl, uluslararası çapta muazzam hit oldu ve ABD'deki Billboard Hot 100 listesinde bir numaraya yerleşti.

Aynı yıl General Hospital'da Dr. Noah Drake rolünü üstlenen Springfield, uzun soluklu pembe dizideki bu karakteri 2013'e kadar aralıklı olarak canlandırdı.

 Independent Türkçe,independent.co.uk/arts-entertainment


Nicole Kidman'ı mutlu etmeye Oscar yetmemiş: "Son derece yalnızdım"

Oscar ödüllü Nicole Kidman, Aşkın Büyüsü 2'de başrolü üstleniyor (Reuters)
Oscar ödüllü Nicole Kidman, Aşkın Büyüsü 2'de başrolü üstleniyor (Reuters)
TT

Nicole Kidman'ı mutlu etmeye Oscar yetmemiş: "Son derece yalnızdım"

Oscar ödüllü Nicole Kidman, Aşkın Büyüsü 2'de başrolü üstleniyor (Reuters)
Oscar ödüllü Nicole Kidman, Aşkın Büyüsü 2'de başrolü üstleniyor (Reuters)

Kevin E. G. Perry Kültür ve Yaşam Haberleri Yazarı 

Nicole Kidman, 2003'te Oscar kazandığı geceye dair yeni ayrıntılar paylaştı.

Aşkın Büyüsü 2'nin (Practical Magic 2) 59 yaşındaki yıldızı, Saatler'de (The Hours) yazar Virginia Woolf'u canlanarak En İyi Kadın Oyuncu dalında Akademi Ödülü'nü kazanmıştı.

Kamuoyunda çok ses getiren bir süreç sonunda Görevimiz Tehlike'nin (Mission: Impossible) yıldızı Tom Cruise'dan 2001'de boşanan Kidman, ödülünü kazandığı sırada hâlâ bekardı.

Therapuss podcast'inde konuşan Kidman, "Başarımın zirvesine ulaşmıştım ama eve döndüğümde kendimi çok yalnız hissettim" diye anlattı.

Oyuncu sözlerine, "Yani, evet, çılgıncaydı… 'Keşke…' dedirten türden bir olaylar zinciri yaşandı. Annem ve babam yanımdaydı ama ben 'Partnerim nerede, bunu paylaşabileceğim biri nerede?' diye düşünüyordum" diye devam etti.

Görsel kaldırıldı.
Nicole Kidman, Saatler'deki rolüyle 2003'te En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazanmıştı (AFP)

Kidman, Oscar ödülünü kazanmasının iş-yaşam dengesi üzerine düşünmesine neden olduğunu belirterek şunları ekledi: 

Bu, 'Artık bir hayatım olmalı' duygusunu en derinden hissettiğim anlardan biriydi. Aynı zamanda, 'İşte bu, tam da bu. Bu, sektörümüzde alınabilecek en büyük ödül' dediğimiz bu altın heykelciği elimde tutuyordum. Hem çok minnettardım hem de çok yalnız hissediyordum.

Sözlerini şöyle sürdürdü: 

O anda birinin beni sarıp sarmalamasını isterdim. Etrafımda, bana gerçekten 'Ah, tamam, işte bu benim gerçek hayatım' hissi veren bir şey olmasını çok isterdim.

Kidman, galibiyetini kutlamak için partiye gitme isteği duymadığını daha önce açıklamıştı. 2024'te yayımlanan 50 Oscar Nights kitabında şöyle anlatıyordu: 

Ben pek parti kızı sayılmam, bu yüzden Vanity Fair partisine gitmeyecektim ama herkes 'Gitmen lazım. Elinde Akademi Ödülü'nle partide dolaşmalısın' diyordu.

Ben de 'Bu böbürlenmek gibi geliyor ve hiç alçakgönüllü bir davranış değil' dedim. Ne yani? Ödülü elinde tutarak ortalıkta dolaşamazsın ki! Bu gerçekten çok yakışıksız bir hareket. Onlar da 'Bu böyle yapılır' dedi.

Sonraki parti hakkındaki tereddütlerine rağmen Kidman, yine de Oscar ödülünü elinde tutarak gitmeye karar verdiğini söylemişti. Ancak Big Little Lies yıldızına göre, etkinlikten pek keyif almamış.

Aktris, "Yani içeri girdim, ödülle dolaştım ve tamamen bunalmıştım, duygusallaşmıştım, titriyordum ve hiç keyif almadım" demişti. 

Adeta mahcup bir haldeydim, ki bu çok aptalca. Keşke daha çok keyif alabilseydim.

Kidman, 2006'da country şarkıcısı Keith Urban'la evlendi ancak çift geçen yıl boşandı. Oyuncu, Sandra Bullock'la birlikte rol aldığı 1998 tarihli hit filminin devamı Aşkın Büyüsü 2'de halihazırda izleyici karşısına çıkıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Gazze belgeseli ayakta alkış rekoru kırdı

Naza, Venedik Film Festivali'nde en uzun süre ayakta alkışlanan film olunca yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, gözyaşlarını tutamadı (Reuters)
Naza, Venedik Film Festivali'nde en uzun süre ayakta alkışlanan film olunca yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, gözyaşlarını tutamadı (Reuters)
TT

Gazze belgeseli ayakta alkış rekoru kırdı

Naza, Venedik Film Festivali'nde en uzun süre ayakta alkışlanan film olunca yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, gözyaşlarını tutamadı (Reuters)
Naza, Venedik Film Festivali'nde en uzun süre ayakta alkışlanan film olunca yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor, gözyaşlarını tutamadı (Reuters)

Ellie Muir Kültür ve Yaşam Haberleri Muhabiri @elliefmuir 

Gazze'de süregelen çatışmayı konu alan yeni belgesel, perşembe günü Venedik Film Festivali'ndeki prömiyerinde 24,5 dakika boyunca alkış yağmuruna tutularak festival tarihindeki en uzun ayakta alkışı aldı.

Oscar ödüllü Gidecek Yer Yok (No Other Land) belgeseliyle de tanınan Naza'nın yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor'un gözleri alkışlar sırasında yaşarırken, seyircilerse Filistin bayraklarını havaya kaldırdı. 

İsrail'in bölgeye düzenlediği hava saldırılarına ışık tutan film, sivil kayıplara yönelik tutum hakkında 24 İsrailli askeri istihbarat subayı ve askerin ifadelerine de yer veriyor.

Filmin adı Naza, İsrail istihbaratının sivil tali hasarı ifade etmek için kullandığı bir kısaltma; bu terim, bir hava saldırısında ölen veya ölmesi beklenen sivillerin sayısını belirtiyor.

Filmdeki kişiler, İsrail ordusu operasyonunda kullanılan gözetleme sistemlerini ve uzaktan bombalamayı ayrıntılarıyla anlatıyor.

Abraham perşembe günü düzenlenen basın toplantısında, "Bu subay ve askerlere sadece şunu söyledik: 'Lütfen bize ne yaptığınızı anlatın'" dedi. 

Elbette başka sorular da ortaya çıktı ancak asıl soru ayrıntılarla ilgiliydi; bize tasvir etmelerini, nasıl işlediğini öğrenmek istedik. Bazen sadece soruyu sormak bile cevap almaya yetiyor.

Film, İsrail-Filistin dergisi +972 Magazine, İbranice yayın yapan Local Call ve The Guardian'ın 2023 ila 2025 tarihli haberlerine dayanıyor.

Szor, "Bu tanıklıkları alıp bir filme dönüştürmenin hâlâ bir önemi olduğunu düşündük" dedi. 

Aslında bu sistemleri tasarlayan ve işleten kişilerin kamera karşısında bunu anlatmasını, tasvir etmesini ve göstermesini izlemek farklı bir deneyim.

Filmin yapımcılığını The Guardian ve James Wilson (JW Films) üstlenirken, yönetici yapımcılığını Jonathan Glazer yapıyor. Wilson ve Glazer, İlgi Alanı'nın (The Zone of Interest) arkasındaki Oscar ödüllü ekip.

Gazze'de yardım beklerken İsrail'in düzenlediği saldırıda öldürülen 6 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab'ın ölümünü konu alan Hind Rajab'ın Sesi (The Voice of Hind Rajab), geçen yılki festivalde 22 dakika ayakta alkışlanmıştı. Film, Naza'dan önce en uzun süreli ayakta alkış rekorunu elinde tutuyordu.

Abraham ve Szor, topluluklarını İsrail ordusundan korumak için mücadele eden aktivistleri konu alan ve 2025'te En İyi Belgesel Oscar'ını kazanan Gidecek Yer Yok'un 4 yönetmeninden ikisiydi.

2019'la 2023 arasındaki 4 yılda çekilen belgeselin prodüksiyonu, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e düzenlediği ölümcül saldırıyla Gazze'deki savaşı başlatmasından birkaç gün önce tamamlanmıştı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment