Tom Cruise, Oscar ödüllü yönetmenin filminde oynamaya hazırlanıyor

Film, 2015 yapımı Diriliş'ten bu yana Iñárritu'nun ilk İngilizce filmi olacak

(AFP)
(AFP)
TT

Tom Cruise, Oscar ödüllü yönetmenin filminde oynamaya hazırlanıyor

(AFP)
(AFP)

Tom Cruise'un yönetmen Alejandro G. Iñárritu'nun yeni filminde başrol oynamaya hazırlandığı bildirildi.

Meksikalı sinemacının son İngilizce filmi, başrollerini Leonardo Di Caprio ve Tom Hardy'nin paylaştığı ve üç Oscar kazanan 2015 yapımı Diriliş'ti (The Revenant).

60 yaşındaki yönetmenin İspanyolca draması Bardo: Bir Avuç Doğrunun Yalan Yanlış Güncesi (Bardo, False Chronicle of a Handful of Truths) 2022'de gösterime girmişti.

The Hollywood Reporter, yönetmenin bir sonraki film projesinin başrolünde 61 yaşındaki Cruise'un yer alacağını artık doğruladı.

Olay örgüsünün detayları henüz açıklanmadı fakat Iñárritu, Sabina Berman, Alexander Dinelaris ve Nicolás Giacobone'nin senaryoyu halihazırda yazdığı bildirildi.

Warner Bros ve Legendary Entertainment projenin haklarını satın almak için görüşmeler yapıyor.

Önceki aylarda Cruise, Warner Bros'la münhasır olmayan bir anlaşma imzalayarak üçüncü bir Top Gun filminde Pete "Maverick" Mitchell rolüne geri döneceğini doğrulamıştı.

Paramount Pictures, Top Gun: Maverick'in senaristi Ehren Kruger'ı serinin üçüncü filmi üzerinde çalışmaya başlaması için görevlendirirken, Cruise'un rol arkadaşları Glen Powell ve Miles Teller'ın da rollerini yeniden canlandıracağı söyleniyor.

Cruise'un Iñárritu'yla işbirliği, aktörün son yıllarda tehlikeli performans ağırlıklı Top Gun ve Görevimiz Tehlike (Mission Impossible) serilerinde gösterdiğinden farklı bir yönünü sergileme vaadi taşıyor.

Iñárritu; Diriliş ve Bardo: Bir Avuç Doğrunun Yalan Yanlış Güncesi'nin yanı sıra Birdman, Paramparça Aşklar Köpekler (Amores Perros), Babil (Babel) ve 21 Gram (21 Grams) gibi beğeni toplayan filmlerin de arkasındaki isim.

Birdman'le 2014'te üç Oscar (En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Özgün Senaryo) elde eden yönetmenin, ertesi yıl da Diriliş'le En İyi Yönetmen ödülünü kazanmasıyla 65 yılın ardından ilk kez bir yönetmen bu ödüle üst üste layık görülmüştü.

Sinemacı, uzun yıllar Akademi'nin takdirini almayan DiCaprio'ya Diriliş'le En İyi Erkek Oyuncu ödülünü de kazandırdı. Cruise hiç Oscar kazanamadı fakat Doğum Günü Dört Temmuz (Born on the Fourth of July/1990) ve Yeni Bir Başlangıç'la (Jerry Maguire/1997) En İyi Erkek Oyuncu, Manolya'yla (Magnolia/2000) En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ve Top Gun: Maverick'le (2023) En İyi Film olmak üzere 4 kez aday gösterildi.

Iñárritu 2022'de The Independent'a verdiği röportajda işlerinin "sinemayı özgürleştirerek" geleneksel doğrusal hikaye anlatımından çıkarmaya ve insan bilincinin daha karmaşık, daha dürüst diyarlarını incelemeye çalıştığını söylemişti.

Yönetmen "Geleneksel hikaye anlatımı çok sınırlı" demişti.

Bu inşa edilen bir şey. Hayatımızın gerçekliğinde, yaşamlarımız her gün zihnimizde dolaşan rasgele düşünceler, korkular, rüyalar, anılar, gelecek endişeleri ve geçmişin hayaletleriyle inşa ediliyor.

Independent Türkçe



Matt Damon iptal kültürüyle ilgili konuştu: "Bazıları hapse girmeyi tercih eder"

(AP)
(AP)
TT

Matt Damon iptal kültürüyle ilgili konuştu: "Bazıları hapse girmeyi tercih eder"

(AP)
(AP)

Adam White

Adam White @__adamwhite 

Matt Damon, halkın gözü önünde "iptal edilen" bazı kişilerin bunun yerine hapse girmeyi tercih edeceğini öne sürdü.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) Oscar ödüllü yıldızı, yeni filmini tanıtmak için Joe Rogan'ın ABD'deki podcast programına konuk olduğunda kendisine "iptal kültürü" soruldu.

İptal kültürü denen olguya düzenli olarak karşı çıkan Rogan, iptal edilmenin bir ihlalin "son raddeye kadar abartılması" ve ardından kişinin "ömür boyu medeniyetten dışlanması" anlamına geldiğini savunarak Damon'a bu konudaki düşüncelerini sordu. 

Bu tanıma katılıyor gibi görünen Damon "[Ve] sonsuza kadar devam ediyor" diye cevap verdi.

Oyuncu "Çünkü bahse girerim bu insanların bazıları 18 ay ya da ne kadarsa işte, hapse girmeyi ve sonra çıkıp 'Borcumu ödedim. Artık bitti. Artık bitirebilir miyiz?' demeyi tercih ederdi" diye ekledi.

Damon "Buradaki mesele (bu şekilde kamuoyunda yerden yere vurulmak), bunun asla bitmemesi" diye devam etti. 

İnsanın peşini mezara kadar bırakmıyor.

Matt Damon, The Joe Rogan Experience'ta (Spotify)Matt Damon, The Joe Rogan Experience'ta (Spotify)

Damon, uzun süredir birlikte çalıştığı arkadaşı Ben Affleck'le birlikte podcast'e konuk oldu. İkili, Netflix'in aksiyon-gerilim filmi The Rip'te başrolleri paylaşıyor. The Independent'tan Clarisse Loughrey, filmin "albenisi olmadığını" ve "telefonlarında gezinmekle meşgul kişiler için yapılmış gibi göründüğünü" söylüyor.

Yıllar içinde bir-iki kez kısa süreliğine başı belaya giren Damon, 2021'de "herhangi bir tür hakaret kullanmadığını" belirten bir açıklama yapmak zorunda kalarak dikkat çekmişti.

Damon "i harfiyle başlayan hakareti kullanmayı bıraktığını", kendisinin bir espri yaparken bunu kullandığını duyan kızının, "bu kelimenin ne kadar tehlikeli olduğuna dair çok uzun ve güzel bir makale yazması"ndan birkaç ay sonra verdiği bir röportajda söylemişti.

Tepkilerin ardından Damon, sözlerinin neden "birçok kişinin en kötüsünü düşünmesine neden olduğunu" anladığını söylemiş ancak "Kişisel hayatımda kimseye 'i**e' demedim ve kızımla yaptığım bu konuşma kişisel bir uyanış sağlamadı" diyerek geri adım atmamıştı.

Can Dostum'da birlikte oynadığı ve birkaç yıl boyunca sevgili olduğu aktris Minnie Driver da 2017'de Damon'ı kamuoyu önünde yerden yere vurmuştu. Damon, #MeToo hareketinin "harika" ve "gerekli" olduğunu ancak "birinin poposuna hafifçe vurmakla tecavüz veya çocuk istismarı arasında fark olduğunu... [Ve] bu davranışlarla sorgusuz sualsiz yüzleşilmesi ve bunların ortadan kaldırılması fakat birbirleriyle karıştırılmaması gerektiğini" söylemişti.

Driver, Twitter'da "Tanrım, ciddi misin?" diye sormuştu.

Kadınların cinsel taciz, saldırı ve tecavüz arasındaki farkı ayırt etmesiyle ilgili tüm bu görüşlere sahip erkeklerin, bu konuda tamamen duyarsız davrandıklarını ve nihayetinde sorunun sistematik bir parçası olduklarını açığa vurmaları çok ilginç (ve hiç de şaşırtıcı değil).

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Nicolas Cage'den çalınan çizgi roman, rekor fiyata satıldı

Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
TT

Nicolas Cage'den çalınan çizgi roman, rekor fiyata satıldı

Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)

Superman'i dünyaya tanıtan çizgi romanın ender bulunan nüshası 15 milyon dolara satıldı.

Kişiler arasında sağlanan anlaşmayla Action Comics No. 1'in rekor fiyata satıldığı cuma günü duyuruldu. 

ABD'nin New York kentinin Manhattan bölgesindeki Metropolis Collectibles/Comic Connect bu anlaşmaya aracılık yaptı. Şirket, alıcı ve satıcının kimliklerini gizlemek istediğini açıkladı. 

Önceki çizgi roman nüshası satış rekoru, kasımda 9,12 milyon dolar verilen Superman No. 1'e aitti. 1939 basımı eserin satışı, bir açık artırmayla yapılmıştı.

1938'de yalnızca 10 sente satılan Action Comics No. 1, o dönem pek bilinmeyen karakterlerin bir araya geldiği bir antoloji niteliğinde. 

Ölmek üzere olan bir gezegende doğup Dünya'ya gelen Superman'in doğuş öyküsünü de barındırıyor.

Action Comics No. 1, süper kahraman türünün doğduğu eser olarak geniş çapta kabul görüyor. 

Metropolis Collectibles/Comic Connect'in yöneticilerinden Vincent Zurzolo, geriye 100'den az kopyanın kaldığının düşünüldüğünü aktarıp ekliyor:

Bu çizgi roman kitaplarının Kutsal Kase'leri arasında. Superman ve popülerliği olmasa, ne Batman ne de diğer süper kahraman efsaneleri olurdu.

Satılan kitap, Hollywood yıldızı Nicolas Cage'le de bağlantılı.

2000'de ünlü aktörün Los Angeles'taki evinden çalınan çizgi roman, 2011'de Kaliforniya'nın güneyindeki bir depodan çıkmıştı.

Geri verilmesinden 6 ay sonra Cage, Action Comics No. 1'e açık artırmada 2,2 milyon dolara alıcı bulmuştu. 

Aktör, bu çizgi romanı 1996'da 150 bin dolara satın almıştı.

Metropolis Collectibles/Comic Connect'in yöneticilerinden Stephen Fishler bu hikayenin fiyatın yükselmesinde rol oynadığını öne sürüyor:

Kayıp olduğu 11 yıllık dönemde fiyatı fırladı. Hırsız çalma eylemiyle Nicolas Cage'e çok para kazandırdı.

Independent Türkçe, New York Times, AP


Stranger Things yıldızı: "Belirsiz ipuçlarım bir hayrana çok para kaybettirdi"

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
TT

Stranger Things yıldızı: "Belirsiz ipuçlarım bir hayrana çok para kaybettirdi"

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)

Inga Parkel 

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak Stranger Things'in finalinde kimin öleceği üzerine bahis oynayan bir hayranın "çok para" kaybetmesine, istemeden neden olduğunu açıkladı.

Popüler Netflix dizisinin son iki sezonunda Robin Buckley'yi canlandıran 27 yaşındaki yıldız, The Late Show Starring Jimmy Fallon'ın perşembe günkü bölümünde bu talihsiz olayı anlattı.

Hawke, "Bunu bugün duydum: Birisi bana gelip kimin öleceğini sormuş" diye açıkladı. 

Söylemesem de bazı belirsiz ipuçları vermişim ve o da benim belirsiz ipuçlarımı alıp bunlar üzerinden çok fazla parayla bahis oynamış ve hepsini kaybetmiş.

Şaşkına dönen sunucu Fallon "Bu zorlu bir ders olmuş" diye cevap verdi. Hawke, "Ekonomimizi bu şekilde, dizilerdeki rasgele olayları tahmin ederek yönetmemeliyiz!" diye yalvarırcasına çağrıda bulundu.

*Bundan sonrası Stranger Things'ın finali hakkında spoiler içerir, bizden uyarması* 
 

Hawke'ın Stranger Things'teki karakteri Robin, 5. sezon bitiminde hayatta kalıyor (Netflix)Hawke'ın Stranger Things'teki karakteri Robin, 5. sezon bitiminde hayatta kalıyor (Netflix)

Fallon heyecanla "Ama Robin'in hayatta kalmasına sevindik" dedi. Buna katılan Hawke, karakterinin büyük finalde bu kadar önemli bir yeri olmasının "çok anlam taşıdığını" ekledi.

Dizinin iki saatten uzun süren heyecan dolu finalinde Robin, cinsel yönelimini kabullenme sürecindeki Will Byers'a (Noah Schnapp) destek oluyor. Bu kritik adım, Will'in doğaüstü yeteneklerini tam anlamıyla kullanıp Eleven'la (Millie Bobby Brown) işbirliği yaparak kötü karakter Vecna'yı (Jamie Campbell Bower) yenmesini sağlıyor.

Hayranların kimin hayatını kaybedeceğine dair çeşitli teorileri olmasına rağmen son bölümde Eleven, arkadaşı Kali (Linnea Berthelsen) ve Vecna'nın öldüğü görüldü.
 

Millie Bobby Brown'ın Stranger Things'teki kaderi kasten yoruma açık halde bırakıldı (Netflix)Millie Bobby Brown'ın Stranger Things'teki kaderi kasten yoruma açık halde bırakıldı (Netflix)

Joyce (Winona Ryder), Vecna'nın kafasını kestikten sonra Hopper (David Harbour) ve Murray (Brett Gelman) Upside Down'a giden boyutlararası köprüye bombalar yerleştiriyor ve Eleven'ın kendini feda ederek öteki dünyada kalmış gibi göründüğü anlaşılıyor.

Belirsizliğe rağmen belki de en şaşırtıcı son, Eleven'ınkiydi. Dizinin son sahnelerinden birinde Mike (Finn Wolfhard), Eleven'ın aslında kendine ölü süsü vererek Upside Down'dan kaçmayı başardığını iddia ediyor. O konuşurken, yaşı daha büyük Eleven'ın uzak bir yerde dolaştığını ve ardından bir kasabaya ulaştığını görüyoruz.

Dizinin ortak yaratıcısı Ross Duffer, Netflix'in Tudum'unda Eleven'ın kaderine üstü kapalı bir şekilde değinerek "Gerçek olsun ya da olmasın, Eleven onların kalplerinde yaşıyor" demişti.

Duffer "Onların buna inanmasının, hikayeyi bitirmek ve bu yolculuğun sonuyla çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini temsil etmek için çok daha iyi bir yol olduğunu düşündük" diye açıklamıştı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment