Yeni Avatar'ın yıldızı, Netflix uyarlamasındaki değişiklikleri yorumladı

Canlı çekim dizide Ian Ousley'in karakterinin cinsiyetçiliği önemli ölçüde azaltıldı

Kiawentiio ve Ian Ousley, Avatar: The Last Airbender'da (Netflix)
Kiawentiio ve Ian Ousley, Avatar: The Last Airbender'da (Netflix)
TT

Yeni Avatar'ın yıldızı, Netflix uyarlamasındaki değişiklikleri yorumladı

Kiawentiio ve Ian Ousley, Avatar: The Last Airbender'da (Netflix)
Kiawentiio ve Ian Ousley, Avatar: The Last Airbender'da (Netflix)

Popüler animasyon dizisinin Netflix canlı çekim uyarlamasında Sokka rolünü üstlenen, Avatar: The Last Airbender'dan Ian Ousley, karakterindeki değişikliklerin o kadar da çarpıcı olmadığına dair hayranlarına güvence verdi.

21 yaşındaki Ousley ve rol arkadaşı Kiawentiio, canlı çekim versiyonda yapılan kasıtlı değişiklikler hakkında geçen ay Entertainment Weekly'ye konuşmuştu.

Ousley o sırada "Her yönden gerçekçilik daha ağır basıyor" derken, Kiawentiio şunları eklemişti: 

[Sokka'nın] ne kadar cinsiyetçi olduğu unsurunu da çıkardığımızı hissediyorum. Orijinal dizide şüpheli pek çok an olduğunu hissediyorum.

Ousley de aynı fikirdeydi:

[Canlı çekimde] biraz daha farklı görülebileceği için yönü değiştirilen şeyler var.

Birçok kişi Sokka'nın cinsiyetçiliğinin üç sezonluk çizgi dizideki karakter gelişiminde ayrılmaz bir rol oynadığını düşündüğü için oyuncuların yorumları hayranların büyük öfkesine yol açmıştı. 

GamesRadar+'la yaptığı yeni röportajda bu endişeye değinen Ousley şunları söyledi: 

Animasyon dizi gerçekten de canlı çekim dizimizin kalbi ve ruhu. Hiçbir şeyi çıkarmaya çalışmadık. Açıkçası o [cinsiyetçi] unsuru çıkardık ama Sokka'nın o tavrı hâlâ var. Cinsiyetçi bir tutum değil ama Sokka ve Katara'nın ilişkisinde daha çok "Ben liderim, sen de takip edensin" durumuna dönüştü. Bunun gibi şeyler. O hâlâ çizgi filmden tanıdığımız ve sevdiğimiz Sokka. Dürüst olmak gerekirse, hayranların dizimizi izlerken bunlardan bazılarını fark edeceklerini bile sanmıyorum... Dizide kesinlikle hâlâ kendi dönüm noktalarına ve derslerine sahip.

Dizi sorumlusu Albert Kim, daha önce Variety'ye verdiği röportajda, canlı çekim versiyonunun selefiyle aynı şekilde başlamayacağını belirtmişti. Ayrıca Hava Bükücü insanların soykırıma uğrayışını ve Ateş Ulusu'nun orijinal dizide sadece ima edilen yükselişini bu sefer göstereceğini söylemişti.

Kim, "Bu, animasyon dizisi yapmadığımızı insanlara göstermeye yönelik bilinçli bir karardı" demişti. 

Dizileştirilmiş bir dramaya anlam kazandırmak için bazen hikayeleri çözmek ve yeni bir şekilde yeniden karıştırmak zorunda kaldık. Bu yüzden buna verilecek tepkinin ne olacağını çok merak ediyorum.

Sevilen çocuk dizisi ilk olarak 2005'le 2008 arasında Nickelodeon'da yayımlanmıştı. Avatar diye bilinen ve dünyayı Ateş Ulusu'ndan kurtarmak için rüzgar, toprak, ateş ve hava olmak üzere 4 element gücünde ustalaşması gereken genç bir çocuğun hikayesini anlatıyordu.

Avatar: The Last Airbender, Netflix'te izlenebilir.

Independent Türkçe



Matt Damon iptal kültürüyle ilgili konuştu: "Bazıları hapse girmeyi tercih eder"

(AP)
(AP)
TT

Matt Damon iptal kültürüyle ilgili konuştu: "Bazıları hapse girmeyi tercih eder"

(AP)
(AP)

Adam White

Adam White @__adamwhite 

Matt Damon, halkın gözü önünde "iptal edilen" bazı kişilerin bunun yerine hapse girmeyi tercih edeceğini öne sürdü.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) Oscar ödüllü yıldızı, yeni filmini tanıtmak için Joe Rogan'ın ABD'deki podcast programına konuk olduğunda kendisine "iptal kültürü" soruldu.

İptal kültürü denen olguya düzenli olarak karşı çıkan Rogan, iptal edilmenin bir ihlalin "son raddeye kadar abartılması" ve ardından kişinin "ömür boyu medeniyetten dışlanması" anlamına geldiğini savunarak Damon'a bu konudaki düşüncelerini sordu. 

Bu tanıma katılıyor gibi görünen Damon "[Ve] sonsuza kadar devam ediyor" diye cevap verdi.

Oyuncu "Çünkü bahse girerim bu insanların bazıları 18 ay ya da ne kadarsa işte, hapse girmeyi ve sonra çıkıp 'Borcumu ödedim. Artık bitti. Artık bitirebilir miyiz?' demeyi tercih ederdi" diye ekledi.

Damon "Buradaki mesele (bu şekilde kamuoyunda yerden yere vurulmak), bunun asla bitmemesi" diye devam etti. 

İnsanın peşini mezara kadar bırakmıyor.

Matt Damon, The Joe Rogan Experience'ta (Spotify)Matt Damon, The Joe Rogan Experience'ta (Spotify)

Damon, uzun süredir birlikte çalıştığı arkadaşı Ben Affleck'le birlikte podcast'e konuk oldu. İkili, Netflix'in aksiyon-gerilim filmi The Rip'te başrolleri paylaşıyor. The Independent'tan Clarisse Loughrey, filmin "albenisi olmadığını" ve "telefonlarında gezinmekle meşgul kişiler için yapılmış gibi göründüğünü" söylüyor.

Yıllar içinde bir-iki kez kısa süreliğine başı belaya giren Damon, 2021'de "herhangi bir tür hakaret kullanmadığını" belirten bir açıklama yapmak zorunda kalarak dikkat çekmişti.

Damon "i harfiyle başlayan hakareti kullanmayı bıraktığını", kendisinin bir espri yaparken bunu kullandığını duyan kızının, "bu kelimenin ne kadar tehlikeli olduğuna dair çok uzun ve güzel bir makale yazması"ndan birkaç ay sonra verdiği bir röportajda söylemişti.

Tepkilerin ardından Damon, sözlerinin neden "birçok kişinin en kötüsünü düşünmesine neden olduğunu" anladığını söylemiş ancak "Kişisel hayatımda kimseye 'i**e' demedim ve kızımla yaptığım bu konuşma kişisel bir uyanış sağlamadı" diyerek geri adım atmamıştı.

Can Dostum'da birlikte oynadığı ve birkaç yıl boyunca sevgili olduğu aktris Minnie Driver da 2017'de Damon'ı kamuoyu önünde yerden yere vurmuştu. Damon, #MeToo hareketinin "harika" ve "gerekli" olduğunu ancak "birinin poposuna hafifçe vurmakla tecavüz veya çocuk istismarı arasında fark olduğunu... [Ve] bu davranışlarla sorgusuz sualsiz yüzleşilmesi ve bunların ortadan kaldırılması fakat birbirleriyle karıştırılmaması gerektiğini" söylemişti.

Driver, Twitter'da "Tanrım, ciddi misin?" diye sormuştu.

Kadınların cinsel taciz, saldırı ve tecavüz arasındaki farkı ayırt etmesiyle ilgili tüm bu görüşlere sahip erkeklerin, bu konuda tamamen duyarsız davrandıklarını ve nihayetinde sorunun sistematik bir parçası olduklarını açığa vurmaları çok ilginç (ve hiç de şaşırtıcı değil).

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Nicolas Cage'den çalınan çizgi roman, rekor fiyata satıldı

Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
TT

Nicolas Cage'den çalınan çizgi roman, rekor fiyata satıldı

Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)
Aracılık yapan Vincent Zurzolo, iyi durumdaki eserle birlikte poz verdi (Andrew Wilson/Metropolis Collectibles Inc./AP)

Superman'i dünyaya tanıtan çizgi romanın ender bulunan nüshası 15 milyon dolara satıldı.

Kişiler arasında sağlanan anlaşmayla Action Comics No. 1'in rekor fiyata satıldığı cuma günü duyuruldu. 

ABD'nin New York kentinin Manhattan bölgesindeki Metropolis Collectibles/Comic Connect bu anlaşmaya aracılık yaptı. Şirket, alıcı ve satıcının kimliklerini gizlemek istediğini açıkladı. 

Önceki çizgi roman nüshası satış rekoru, kasımda 9,12 milyon dolar verilen Superman No. 1'e aitti. 1939 basımı eserin satışı, bir açık artırmayla yapılmıştı.

1938'de yalnızca 10 sente satılan Action Comics No. 1, o dönem pek bilinmeyen karakterlerin bir araya geldiği bir antoloji niteliğinde. 

Ölmek üzere olan bir gezegende doğup Dünya'ya gelen Superman'in doğuş öyküsünü de barındırıyor.

Action Comics No. 1, süper kahraman türünün doğduğu eser olarak geniş çapta kabul görüyor. 

Metropolis Collectibles/Comic Connect'in yöneticilerinden Vincent Zurzolo, geriye 100'den az kopyanın kaldığının düşünüldüğünü aktarıp ekliyor:

Bu çizgi roman kitaplarının Kutsal Kase'leri arasında. Superman ve popülerliği olmasa, ne Batman ne de diğer süper kahraman efsaneleri olurdu.

Satılan kitap, Hollywood yıldızı Nicolas Cage'le de bağlantılı.

2000'de ünlü aktörün Los Angeles'taki evinden çalınan çizgi roman, 2011'de Kaliforniya'nın güneyindeki bir depodan çıkmıştı.

Geri verilmesinden 6 ay sonra Cage, Action Comics No. 1'e açık artırmada 2,2 milyon dolara alıcı bulmuştu. 

Aktör, bu çizgi romanı 1996'da 150 bin dolara satın almıştı.

Metropolis Collectibles/Comic Connect'in yöneticilerinden Stephen Fishler bu hikayenin fiyatın yükselmesinde rol oynadığını öne sürüyor:

Kayıp olduğu 11 yıllık dönemde fiyatı fırladı. Hırsız çalma eylemiyle Nicolas Cage'e çok para kazandırdı.

Independent Türkçe, New York Times, AP


Stranger Things yıldızı: "Belirsiz ipuçlarım bir hayrana çok para kaybettirdi"

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
TT

Stranger Things yıldızı: "Belirsiz ipuçlarım bir hayrana çok para kaybettirdi"

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)
Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak finaldeki ölümler üzerine bahis oynayan bir Stranger Things hayranının çok para kaybettiğini söyledi (The Tonight Show Starring Jimmy Fallon / YouTube)

Inga Parkel 

Maya Hawke, kendisinin "belirsiz ipuçlarını" kullanarak Stranger Things'in finalinde kimin öleceği üzerine bahis oynayan bir hayranın "çok para" kaybetmesine, istemeden neden olduğunu açıkladı.

Popüler Netflix dizisinin son iki sezonunda Robin Buckley'yi canlandıran 27 yaşındaki yıldız, The Late Show Starring Jimmy Fallon'ın perşembe günkü bölümünde bu talihsiz olayı anlattı.

Hawke, "Bunu bugün duydum: Birisi bana gelip kimin öleceğini sormuş" diye açıkladı. 

Söylemesem de bazı belirsiz ipuçları vermişim ve o da benim belirsiz ipuçlarımı alıp bunlar üzerinden çok fazla parayla bahis oynamış ve hepsini kaybetmiş.

Şaşkına dönen sunucu Fallon "Bu zorlu bir ders olmuş" diye cevap verdi. Hawke, "Ekonomimizi bu şekilde, dizilerdeki rasgele olayları tahmin ederek yönetmemeliyiz!" diye yalvarırcasına çağrıda bulundu.

*Bundan sonrası Stranger Things'ın finali hakkında spoiler içerir, bizden uyarması* 
 

Hawke'ın Stranger Things'teki karakteri Robin, 5. sezon bitiminde hayatta kalıyor (Netflix)Hawke'ın Stranger Things'teki karakteri Robin, 5. sezon bitiminde hayatta kalıyor (Netflix)

Fallon heyecanla "Ama Robin'in hayatta kalmasına sevindik" dedi. Buna katılan Hawke, karakterinin büyük finalde bu kadar önemli bir yeri olmasının "çok anlam taşıdığını" ekledi.

Dizinin iki saatten uzun süren heyecan dolu finalinde Robin, cinsel yönelimini kabullenme sürecindeki Will Byers'a (Noah Schnapp) destek oluyor. Bu kritik adım, Will'in doğaüstü yeteneklerini tam anlamıyla kullanıp Eleven'la (Millie Bobby Brown) işbirliği yaparak kötü karakter Vecna'yı (Jamie Campbell Bower) yenmesini sağlıyor.

Hayranların kimin hayatını kaybedeceğine dair çeşitli teorileri olmasına rağmen son bölümde Eleven, arkadaşı Kali (Linnea Berthelsen) ve Vecna'nın öldüğü görüldü.
 

Millie Bobby Brown'ın Stranger Things'teki kaderi kasten yoruma açık halde bırakıldı (Netflix)Millie Bobby Brown'ın Stranger Things'teki kaderi kasten yoruma açık halde bırakıldı (Netflix)

Joyce (Winona Ryder), Vecna'nın kafasını kestikten sonra Hopper (David Harbour) ve Murray (Brett Gelman) Upside Down'a giden boyutlararası köprüye bombalar yerleştiriyor ve Eleven'ın kendini feda ederek öteki dünyada kalmış gibi göründüğü anlaşılıyor.

Belirsizliğe rağmen belki de en şaşırtıcı son, Eleven'ınkiydi. Dizinin son sahnelerinden birinde Mike (Finn Wolfhard), Eleven'ın aslında kendine ölü süsü vererek Upside Down'dan kaçmayı başardığını iddia ediyor. O konuşurken, yaşı daha büyük Eleven'ın uzak bir yerde dolaştığını ve ardından bir kasabaya ulaştığını görüyoruz.

Dizinin ortak yaratıcısı Ross Duffer, Netflix'in Tudum'unda Eleven'ın kaderine üstü kapalı bir şekilde değinerek "Gerçek olsun ya da olmasın, Eleven onların kalplerinde yaşıyor" demişti.

Duffer "Onların buna inanmasının, hikayeyi bitirmek ve bu yolculuğun sonuyla çocukluktan yetişkinliğe geçişlerini temsil etmek için çok daha iyi bir yol olduğunu düşündük" diye açıklamıştı.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment