Game of Thrones'un yaratıcıları, son sezonun otopsisini yaptı

Hem eleştirmenlerin hem de izleyicilerin çok sevdiği ödüllü dizi son iki sezonda ciddi darbeler almıştı

Game of Thrones efsanesi, 2019'da gösterime giren ve 6 bölümden oluşan 8. sezonla sona ermişti (HBO)
Game of Thrones efsanesi, 2019'da gösterime giren ve 6 bölümden oluşan 8. sezonla sona ermişti (HBO)
TT

Game of Thrones'un yaratıcıları, son sezonun otopsisini yaptı

Game of Thrones efsanesi, 2019'da gösterime giren ve 6 bölümden oluşan 8. sezonla sona ermişti (HBO)
Game of Thrones efsanesi, 2019'da gösterime giren ve 6 bölümden oluşan 8. sezonla sona ermişti (HBO)

Game of Thrones'un yazarı George R.R. Martin, ilk kez 2020'de meşhur HBO dizisini normal bir televizyon sezonu yerine sinema salonları için tasarlanmış bir film üçlemesiyle bitirme planı olduğundan bahsetmişti. 

Üçlemeye yayılacaktı

Dizi sorumluları David Benioff ve D.B. Weiss, Wall Street Journal'a yaptıkları açıklamada HBO'nun mega hitini sonlandırmak için asıl planlarının bu olduğunu doğruladı. 

Benioff ve Weiss, son 13 bölümü iki sezona yaymak yerine üç film istiyorlardı. Peki bu ilk plan neden rafa kaldırıldı? 

Benioff, kanal yöneticilerinin Game of Thrones'u sinema salonlarına getirmekle ilgilenmediğini ve kendisine HBO'nun "dışarıdaki gişe" değil "evdeki gişe" anlamına geldiğinin hatırlatıldığını söyledi.

Wall Street Journal'a konuşan ikili, dizinin tartışmalı 8. sezonunun başarısızlığına da değindi. Senaristler, HBO ve AT&T birleşmesinin Game of Thrones'un hayal kırıklığı yaratan finaliyle sonuçlanan büyük bir istikrarsızlığa neden olduğunu ima etti. 

"Bir şirketle 5 yıllık bir anlaşma imzaladığınızda, o şirketin istikrarlı olmasını istersiniz" diye başlayan David Benioff, sözlerini şöyle sürdürdü:

Böylece işinizi yapmak için yalnız kalabilir ve telefon şirketi tarafından satın alınması konusunda endişelenmek zorunda kalmazsınız.

52 yaşındaki Weiss da ekledi:

İster kişiler arası ister kurumsal işlev bozukluğu olsun, işlev bozukluğu her şeyden daha fazla proje öldürür.

Efsanevi diziye tartışmalı final

Popüler dizi 2011'de gösterime girmiş ve tehlikeli Westeros topraklarına hayat vermişti. 

Game of Thrones bir dönem sadece televizyonda en çok izlenen dizilerden biri değil, aynı zamanda eleştirmenlerce de en çok beğenilen yapımlardan da biriydi. 

Eleştirmenler bu kadar çok karakteri ve hikayeyi dengeleme becerisi nedeniyle HBO yapımını övmüştü. Ancak bu denge 7. ve özellikle de 8. sezonda ciddi darbeler almıştı.

Bölüm sayıları azaltıldı

Game of Thrones'un 8. sezon eleştirilerinin önemli bir kaynağı, bölüm sayısının azaltılmış olmasından kaynaklanmıştı. 

Normal bir sezon 10 bölüm sürerken, 7. sezon sadece 7 bölüm, 8. sezonsa yalnızca 6 bölümdü. 

Bu da, bazıları birinci sezonda kurgulanmış geniş hikaye ve karakter gelişimlerinin çok hızlı bir şekilde tamamlanması anlamına geliyordu.

Hayranların favorisi bir anda "Deli Kraliçe"ye dönüştü

Örneğin uzun süredir gerçek tehdit olarak gösterilen Ak Gezenler'in istilası, tek bir bölümde tamamlandı.

Bölüm sayısının azalması, Emilia Clarke'ın canlandırdığı Danaerys Targaryen'in, masum sivillerin katledilmesini de içeren "Deli Kraliçe"ye dönüşümünün sarsıcı bir hızla gerçekleşmesine de neden oldu. 

Tüm bunlar, hem hayranların hem de eleştirmenlerin çok sevdiği dizinin son iki sezonunun aceleye getirildiğini düşündürdü.

Independent Türkçe



Sinemalara gelen The Odyssey rekor üstüne rekor kırıyor

250 milyon dolarlık prodüksiyon bütçesine sahip filmin, bu hafta sonunda küresel gişe hasılatında 200 milyon doları göreceği düşünülüyor (Universal)
250 milyon dolarlık prodüksiyon bütçesine sahip filmin, bu hafta sonunda küresel gişe hasılatında 200 milyon doları göreceği düşünülüyor (Universal)
TT

Sinemalara gelen The Odyssey rekor üstüne rekor kırıyor

250 milyon dolarlık prodüksiyon bütçesine sahip filmin, bu hafta sonunda küresel gişe hasılatında 200 milyon doları göreceği düşünülüyor (Universal)
250 milyon dolarlık prodüksiyon bütçesine sahip filmin, bu hafta sonunda küresel gişe hasılatında 200 milyon doları göreceği düşünülüyor (Universal)

Oppenheimer'la Oscar kazanan Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi The Odyssey, sinemalarda iyi bir başlangıç yaptı. 

Cuma itibarıyla Kuzey Amerika'daki 3 bin 919 sinemada gösterilen filmin ilk gününde 50 milyon dolarlık gişe hasılatını yakaladığı bildiriliyor.

Perşembenin ön gösterimlerinde 17,6 milyon dolar kazanan filmin açılış hafta sonunda 117 milyon doları rahat göreceği tahmin ediliyor. 

Film, 80-100 milyon dolarlık ilk açılış beklentilerini dahi aşıp yeni öngörüleri tutturması durumunda birkaç rekor birden kıracak. 

The Odyssey, animasyon dışı filmlerdeki yılın en iyi açılışı, R dereceli (17 yaş altındakilerin ancak bir ebeveyn eşliğinde izleyebileceği içerik) filmler arasında en iyi hafta sonu hasılatı ve başrolünde Matt Damon'ın olduğu filmler arasında tarihin en iyi başlangıcı rekorlarını ele geçirecek. 

97,2 milyon dolarla başlangıç yapan Michael, bu sene animasyon dışı filmlerdeki yılın en iyi açılış rekorunun önceki sahibiydi. 

Animasyonlardaysa Oyuncak Hikayesi 5 (Toy Story 5) 159,6 milyon dolarla ilk sırada. Onu 131,7 milyon dolarla Süper Mario Galaksi Filmi (The Super Mario Galaxy Movie) takip ediyor. 

Homeros'un eserinden uyarlanan, yıldızlarla dolu The Odyssey'de Matt Damon, tehlikeli denizleri aşmak ve Yunan mitolojisinin dev figürleriyle yüzleşmek zorunda kalan kahraman Odysseus rolünde. 

Baş karakter, Truva Savaşı'nın ardından eşi Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemachus'a (Tom Holland) kavuşabilmek için yıllarca mücadele ediyor.

Filmin kadrosunda ayrıca Zendaya, Lupita Nyong’o, Robert Pattinson, Benny Safdie, Charlize Theron, Himesh Patel, Elliott Page, Bill Irwin ve Samantha Morton da yer alıyor.

The Odyssey, sinema yazarlarına yönelik ilk gösterimin ardından eleştirmenlerden övgü dolu yorumlar aldı.

Homeros'un ölümsüz destanından uyarlanan yapım, tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk kurmaca film olma özelliğini de taşıyor. The Odyssey, sinema yazarları tarafından "olağanüstü bir başarı" ve "kusursuz bir yönetmenlik harikası" diye nitelendirildi. 

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


Christopher Nolan, çekimlerden önce The Odyssey ekibine üç film izletmiş

Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
TT

Christopher Nolan, çekimlerden önce The Odyssey ekibine üç film izletmiş

Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)

Jacob Stolworthy Kültür ve Yaşam Tarzı Editörü @Jacob_Stol 

Yönetmen Christopher Nolan, The Odyssey'in çekimlerine başlamadan önce oyunculara ve ekibe hazırlık amacıyla üç film izletmiş.

Film çekimlerinden önce uzun zamandır film gösterimleri düzenleyen Nolan, Homeros'un şiirinden uyarladığı eserinde de aynı şeyi yapmış. The Independent'a konuşan yönetmen, "onlara ilham verebilecek dokular" bulmak için belirli filmleri incelediğini söyleyerek şöyle dedi: 

Bu etkiler genellikle son derece dolaylı oluyor.

Sinemacının gözünde iyi ilham kaynakları arasında Andrei Tarkovsky'nin Andrei Rublev'i (1966), Akira Kurosawa'nın feodal destanı Ran (1985) ve Martin Scorsese'nin Günaha Son Çağrı'sı (The Last Temptation of Christ / 1988) yer alıyordu. Nolan, Ran'ı "inanılmaz bir film" diye niteleyerek "özellikle manzara ve rüzgar" kullanımını övdü.

Filmi izledik ve 'Evet, rüzgarda dalgalanan bayraklar ve benzeri unsurlar yaptığımız işin önemli bir parçası' diye düşündük.

Nolan, Günaha Son Çağrı'nın "tarihe açılan taze ve erişilebilir bir pencere" olması nedeniyle  The Odyssey ekibi için mutlaka izlenmesi gereken filmlerden olduğunu söyledi.

Çok sayıda film izliyoruz ve bunu aslında spesifik ayrıntılar için değil, bir filmin dokusunun nasıl olabileceğine dair genel bir ilham almak için yapıyoruz.

Kara Şövalye (The Dark Knight) ve Başlangıç'ın (Inception) yönetmeni, 2023 yapımı Oppenheimer'ın başarısının, The Odyssey'i tam da istediği biçimde çekmesini sağladığını da belirtti.

Sinemacı, "Oppenheimer'ın hayal ettiğimizden çok daha  büyük bir başarı yakalaması bize bir fırsat sundu" dedi.
 

Nolan, The Odyssey'den önce Andrei Rublev ve Günaha Son Çağrı'yı ekibine izletti (Mosfilm/Universal Pictures)​​​​​​​Nolan, The Odyssey'den önce Andrei Rublev ve Günaha Son Çağrı'yı ekibine izletti (Mosfilm/Universal Pictures)

Başka türlü yapamayacağım bir şeyi yapma şansı doğdu. Ve böylece The Odyssey'in boyutu ve bunun gerektireceği şeyler birdenbire mümkün hale geldi.

Matt Damon'ın başrolünü üstlendiği film, Odysseus'un Truva Savaşı'nın ardından memleketi İtaka'ya dönmek için çıktığı uzun yolculuğu anlatıyor. Odysseus bu yolculukta canavarlar, tanrılar ve mitolojik düşmanlarla savaşırken, eşi Penelope (Anne Hathaway) taliplerini savuşturuyor ve oğlu Telemachus (Tom Holland) da babasını arıyor.

The Odyssey tamamen IMAX kameralarıyla çekilen ilk uzun metraj film. Bu, yönetmenin film yayıncılığı öncüsü David Keighley'yle birlikte çalışarak, diyalog ağırlıklı sahneleri çekebilecek daha hafif ve sessiz ekipmanlar geliştirmesi sayesinde mümkün oldu.

The Independent'a konuşan Nolan, "Kara Şövalye, IMAX'e gidip 'Kameralarınızı bize ödünç verin; Joker'in giriş sahnesi ya da kamyonun takla atması gibi sahnelerde bunu deneyelim' diyebildiğimiz ilk filmdi" dedi.

Ama diyalog sahnelerini çekemedik çünkü kameralar çok ama çok gürültülüydü. Bu yüzden The Odyssey'i çekeceğimiz zaman IMAX'e gidip 'Bakın, bir gün bir filmin tamamını IMAX'le çekeceksek, bunu yapacağımız film işte bu olmalı' dedim.

Independent Türkçe,independent.co.uk/arts-entertainment


Christopher Nolan gişeleri sallayan korku filmlerini yorumladı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
TT

Christopher Nolan gişeleri sallayan korku filmlerini yorumladı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)

Merakla beklenen yeni filmi The Odyssey'nin vizyona girmesine günler kala The Telegraph'a röportaj veren Christopher Nolan, son dönemlerde çok konuşulan iki korku filmine de değindi.

Ünlü yönetmen, son filmi için dünyayı dolaştığını ve "binlerce kişilik" bir oyuncu kadrosu kurduğunu söyleyip ekledi:

Bence sinema hayati öneme sahip ve vazgeçilmez. Kendini sürekli dönüştürüyor. Sinemada kendi anlatım dilini oluşturan ve bu sanat dalını ileriye taşıyan harika yeni genç sesler var.

Nolan, düşük bütçelerle çekilse de sinemalarda muazzam başarı elde eden Saplantı (Obsession) ve Backrooms'un yönetmenleri Curry Barker ve Kane Parsons'a işaret ederek "İşlerin doğru istikamette ilerlediğini gösteriyorlar" dedi. 

Gençlerin azalan dikkat süresinin, üç saatlik bir Yunan destanından keyif almalarını engelleyeceği iddiasına karşı çıktığını vurgulayan sinemacı, Saplantı ve Backrooms için "Bu filmler son derece gizemli ve seyircileri derin düşünceye sevk ediyor. Backrooms'un bazı bölümleri, David Lynch'in en anlaşılması zor işleri gibi... Buna rağmen gençler bu filmlere doyamıyor" ifadesini kullandı.

Nolan, sinemanın yapay zekaya teslim olmadığını da öne sürdü:

Hayatım boyunca, teknolojide çığır açtığı öne sürülen bir gelişmenin bu kadar hızlıca topyekun reddedildiğini görmemiştim. Yapay zekayı yaymak için muazzam bir çaba harcandı ama o kuşağın bunu tamamen reddettiği görülüyor.

Kendi çocuklarının da yapay zekayla üretilmiş kalitesiz içeriklere tepkili olduğunu belirten Nolan, "Bu, teknolojinin tamamen işe yaramaz ya da anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak yapay zeka sinema için en yanlış zamanda ortaya çıktı. Yıllarca giderek daha sanal üretim ortamlarına yöneldikten sonra günümüzde daha elle tutulur, daha gerçek hikaye anlatım biçimlerine yönelik ilginin yeniden canlandığını görüyoruz" dedi. 

Nolan'ın bu sözlerini haberleştiren Hollywood Reporter, Z kuşağının Marvel yapımlarının hakimiyetinden sonra yüksek bütçeli ve bol görsel efektli filmlerden kaçındığını öne sürdü. 

Homeros'un eserinden uyarlanan, yıldızlarla dolu The Odyssey'de Matt Damon, kahraman Odysseus rolünde. 

17 Temmuz'da vizyona girecek filmin kadrosunda ayrıca Zendaya, Anne Hathaway, Lupita Nyong’o, Robert Pattinson, Benny Safdie, Charlize Theron, Himesh Patel, Elliott Page, Bill Irwin ve Samantha Morton da yer alıyor.

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor. Odysseus, eşi Penelope'ye kavuşabilmek için tehlikeli denizleri aşmak ve Yunan mitolojisinin dev figürleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

21 yaşındaki Kane Parsons'ın sadece 10 milyon dolarlık bütçeyle çektiği Backrooms, vizyona girdiği 29 Mayıs'tan bu yana dünya çapında 350 milyon doları aşkın hasılat elde etti. 

26 yaşındaki Curry Barker imzalı ve sadece 750 bin dolar bütçeli Saplantı da 15 Mayıs'ta sinemaseverlerle buluştuktan sonra küresel gişe hasılatında 400 milyon doları geçti. 

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter