İslam sanatlarından izler taşıyan "İstanbul Mushafı" tamamlandı

İslam sanatlarından izler taşıyan "İstanbul Mushafı" tamamlandı
TT

İslam sanatlarından izler taşıyan "İstanbul Mushafı" tamamlandı

İslam sanatlarından izler taşıyan "İstanbul Mushafı" tamamlandı

Asr-ı Saadet'ten bugüne bütün İslam tarihi ve İslam coğrafyasını merkeze alan "İstanbul Mushafı", Kur'an-ı Kerim'in 10 cilt olarak el ile yazılmasını ihtiva ediyor.

İslam medeniyetinin 15 asırlık seyrine "Mushaf Sanatları Tarihi" yönünden bakmayı amaçlayan çalışma, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teklif ve himayeleri ile gerçekleştirildi.

Ebadı 365'e 559 milimetre olan ve tamamı 850 sayfadan oluşan el yazma orijinal altın nüsha eser, ilim adamlarına ve İslam medeniyetlerine verdiği desteklerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edilecek.

"Kur'an-ı Kerim etrafında nasıl bir medeniyet örgüsü var, bunu göstermeye çalıştık"

AA muhabirine esere ilişkin açıklamada bulunan Hüseyin Kutlu, projenin aslında 8 yıllık değil, 15 asırlık bir mesele olduğunun altını çizerek, "Biz 15 asrın birikimini ortaya koymuş oluyoruz. Bu 15 asrın birikimini yeni bir anlayışla, 10 ciltte gösterdik. Bizden önceki üstatların kanatlarıyla uçuyoruz." dedi.

İslam medeniyetinin bugün yok farz edildiğini belirten Kutlu, şöyle devam etti:

"Biz belli bir süre sonra İslam ümmetinden olduğumuzu inkar etmedik ama İslam medeniyetinden olmadığımızı veya böyle bir medeniyetin olmadığını farz ederek, 'Batı medeniyetindeniz' dedik. Oysaki İslam medeniyeti fonksiyonunu yitirmiş değil. Bunu göstermek ve buna işaret etmek için İslam ümmetinin ana kaynağı olan Kur'an-ı Kerim etrafında nasıl bir medeniyet örgüsü var, bunu göstermeye çalıştık. Dolayısıyla Asr-ı Saadet'ten, Efendimizin döneminden günümüze kadar ve bütün İslam coğrafyasını içine alan bir bakış açısıyla Kur'an-ı Kerim yazımı, tezhiplenmesi, cildi, rahlesi, muhafazası, mürekkebi, kağıt yapımı ile 'Mushaf Sanatları Tarihi' hüviyetini ortaya çıkaran bir eser ortaya koyduk. Bu çalışma ile işaret etmek istediğimiz şey 'İslam medeniyetinin farkına varınız. Bu hazineyi keşfediniz. Kendinize kendiniz gibi yol çiziniz. Başkalarını taklidi bırakınız.' hikaye budur."

Eserin belgeseli yapılacak ve her ciltteki çalışmalar birer kitap olarak kaleme alınacak

Usta sanatkar, projeyi 40 yıldır gönlünde demlediğini dile getirerek, "Bunun kuvveden fiile çıkması Cumhurbaşkanımızın işaretiyle, onun teşvik ve himayeleriyle oldu. Tabii yazmak için kağıda ihtiyaç vardı. Dünyanın her tarafından el yapımı kağıtlar getirttik. Fakat bunlar bizi tatmin etmedi. Çünkü eskitmeye konulduğu zaman bozulmalar gördük. Boyalarda da hakeza aynı şeyleri müşahede ettik. Dolayısıyla biz kağıt yapımına da karar verdik. Nasıl yapıldığını biliyoruz ama tecrübemiz yoktu. Allah'ın yardımıyla bu konuda da çok güzel neticeler aldık ve kendi yaptığımız kağıda Kur'an-ı yazdık." diye konuştu.

Eserde mürekkepleri de tamamen doğal malzemelerden kendilerinin hazırladığını aktaran Kutlu, şunları kaydetti:

"Baskıyı da burada gerçekleştirdik. Henüz bu baskı tekniği başka bir yerde yok. Bu ofset baskı falan değil. Çok özel bir baskı. Gördüğünüz gibi orijinaliyle tıpkıbasımı arasında çok uzman kişiler farkı anlayabilir. Çünkü aharlı, orijinal el yapımı kağıtlara baskı yapıyoruz. Kısa zamanda bu çalışmaları anlatmak çok zor. Çalışmanın belgeseli yapılacak. Ayrıca belki çalışmanın her sayfasını anlatan bir kitap çıkacak. İnşallah umduğumuz şeylere nail oluruz."

İslam diyarının önemli şehirlerinden getirilen bitki dalları eserin kağıt hamuruna katıldı

Hüseyin Kutlu, çalışmanın tüm aşamalarını 66 kişilik bir ekiple birlikte Bilim Kültür ve Sanat Derneğinde (BİKSAD) tamamladıklarına işaret ederek, "66 rakamının ebced hesabında rakamsal karşılığı İsmi Celal'in karşılığıdır. Yani Allah lafzı hesaplandığı zaman ebced karşılığı 66 tutar." dedi.

İstanbul Mushafı'nda kullanılan el yapımı kağıdın hamurunun da çok özel olduğunu vurgulayan Kutlu, şu bilgileri verdi:

"Çalışmaya ayrı bir ruhaniyet katsın diye Mekke'den, Medine'den, Kudüs'ten, Semerkant'tan, Buhara'dan yani İslam diyarının mukaddes bilinen makamlarından dut, gül dalları vesaire getirtildi. Kabukları soyuldu ve dövülerek Mushaf'ın hamuruna karıştırıldı. Bu bir teberrük. Yani bu farklı bitkilerin, ağaç dallarının bir araya gelip Mushaf'a hamur olması gibi, ümmetin de bir araya gelip bir güç oluşturması için fiili bir duadır. Ayrıca zemzem, Eyüp Sultan Hazretleri'nin kuyusundan alınmış su, İbrahim Aleyhisselam'ın doğduğu mağaradan su, Nil nehrinden Peygamber Efendimizin mübarek saçlarını yıkadığı suyun çoğaltılmışından boyalara suların katılmasıyla da bir teberrük yapılmış oldu."

"Hedefimiz İslam coğrafyasındaki önemli sanat merkezlerini ele almaktı"

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü'nden Doç. Dr. Şehnaz Biçer ise eserin ortaya çıkmasında multidisipliner bir ekibin çalıştığına dikkati çekerek, "8 yıl boyunca içinde maceralar yaşadığımız, çok zorlandığımız uzun bir yol aldık. Geleneğimizden gelen bazı değerleri de bu projede yeniden canlandırdık diyebilirim. Örneğin el yapımı kağıt ve boyalarımız gibi." değerlendirmesini yaptı.

Biçer, geçmişte de Kur'an-ı Kerim'in farklı farklı Mushaflar olarak yazıldığını söyleyerek, "Bizim hedefimiz İslam coğrafyasındaki önemli sanat merkezlerini ele almaktı. En doğuda Babür'den en batıdaki Endülüs'e kadar bu geniş coğrafyada üslup geliştirmiş ve kitap sanatlarına önem vermiş sanat merkezlerini ele aldık. Tabii bunları ele alırken dünya müzelerinden dokümanlar topladık. Ayrıca Topkapı Sarayı ve Türk İslam Eserleri Müzesi de bize son derece desteklerini sundular. Oralarda da eserler üzerinde inceleme yapma şansımız oldu." dedi.

İslam sanat tarihindeki üsluplardan ilham alarak İstanbul Mushafı'na tezhipleri nakşettiklerini ifade eden Biçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Mushaf'ta ilk cildimiz Kur'an'ın indirildiği tarihten başlıyor. O süreçte İslam coğrafyasında henüz üslup oluşturulmadığından, biz her cildin başında zahriye ve serlevhası da yaptığımız için o dönemi nasıl değerlendirebiliriz diye çok düşündük. Hırka-i Şerif Camisi'ndeki Peygamber Efendimizin hırkası bir fikir olarak düşünüldü ve ilk iki sayfamız o hırkanın desenleri analiz edilerek tasarlandı. Hatta ayetler bittikten sonra konan durak dediğimiz işaretler de o hırkanın düğmelerine ait yapıldı. Böylelikle eseri ilk açtığınızda Peygamber Efendimizin hırkasıyla karşılaşacaksınız ve son ciltte de son sayfa Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-i Şerif'in bulunduğu mekanın çinilerinden esinlenilerek yapıldı."

Böyle bir projede yer almaktan dolayı kendini şanslı hissettiğini dile getiren Biçer, çalışmayı dünya müzelerinde de sergilemeyi arzu ettiklerini sözlerine ekledi.

İstanbul Mushafı hakkında

Mushaf'ın kağıtlarının yapımında 200 tabaka kağıt için toplamda 800 bin organik yumurtanın akı kullanıldı. Yapılan kağıtların aharlanması için de benzeri olmayan bir aharlama makinası icat edildi.

İstanbul Nakkaşhanesi'nde bin adet özel tıpkı basımı da yapılan Mushaf'ın ölçüleri orijinaliyle aynı olarak hazırlandı. Toplam 10 cilt olan eserde, her cildin dış kapak, iç kapak, zahriye ve serlevhası dönem özelliğini taşıyan farklı şekillerde tasarlandı.

Kufi, maşrık kufisi, tezyini kufi, kayrevan kufisi, mağribi, muhakkak, reyhani, sülüs, nesih, ta'lik ve icaze olmak üzere 11 farklı hat çeşidi kullanılan eserde, yine her biri farklı olmak üzere 62 adet sayfa tasarımı yapıldı.

İslam sanatlarına katkı sunmayı amaçlayan eserin 59'a 45 milimetre ebadında aharlı el yapımı kağıtlara aynı baskı tekniğiyle tek cilt halinde de herkesle buluşması adına hazırlanacak.

Çalışma, 1. cilt Asr-ı Saadet'ten başlayarak, Emevi, Abbasi, Büyük Selçuklu, Gazneli, Anadolu Selçuklu, 1. dönem Anadolu Beylikleri ve Eyyubi, 2. cilt Memluk, 3. cilt Endülüs ve Mağrib, 4. cilt İlhanlı, 5. cilt Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmen, 6. cilt Timur dönemi, 7. cilt Delhi Sultanlığı ve Babürlü, 8. cilt Safevi, 9. cilt 2. dönem Anadolu Beylikleri ve 16. yüzyıla kadar Osmanlı, 10. cilt ise 16. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar Osmanlı üslubunu içeriyor.



Anthony Hopkins'in klasik müzik albümü listeleri altüst etti

Anthony Hopkins, yeni albümündeki müzikleri çocukluğundan ve ailesinden ilham alarak onlarca yılda besteledi (AP)
Anthony Hopkins, yeni albümündeki müzikleri çocukluğundan ve ailesinden ilham alarak onlarca yılda besteledi (AP)
TT

Anthony Hopkins'in klasik müzik albümü listeleri altüst etti

Anthony Hopkins, yeni albümündeki müzikleri çocukluğundan ve ailesinden ilham alarak onlarca yılda besteledi (AP)
Anthony Hopkins, yeni albümündeki müzikleri çocukluğundan ve ailesinden ilham alarak onlarca yılda besteledi (AP)

Roisin O'Connor 

Sör Anthony Hopkins, ömrü boyunca klasik müziğe duyduğu tutkuyu hayata geçirdiği yeni albümü Life is a Dream'le listelerin zirvesine çıktı.

Saygıdeğer Galli aktör, Decca Classics etiketiyle geçen hafta çıkan Life is a Dream albümüyle resmi Birleşik Krallık Klasik Müzik Listesi'nde bir numaraya ulaştı.

Gustavo Dudamel'in şefliğinde Filarmoni Orkestrası tarafından icra edilen Life is a Dream, Oscar ödüllü yıldızın onlarca yıl boyunca bestelediği müziklerden oluşuyor.

Hopkins, Galler'deki çocukluk anılarından, ailesinden ve en çok hayran olduğu bestecilerden ilham almış.

Hopkins, albümle ilgili "Müzik benim ilk tutkum, ilk arzumdu. Hayatım boyunca müzik besteledim. Bu parçaların bazıları onlarca yıldır benimle ve hâlâ onlara geri dönüyorum" dedi.

Decca'nın başkanı Laura Monks, Kuzuların Sessizliği'nin (Silence of the Lambs) yıldızını bu başarısından dolayı tebrik etti.

Monks, "Sör Anthony Hopkins, Gustavo Dudamel ve bir ömür boyu süren tutku ve emeği yansıtan bu güzel albümde yer alan herkesle çalışmak Decca Classics ekibi için rüya gibi bir şeydi" ifadelerini kullandı.

Besteci ve klasik müziğin savunucusu olarak yeteneğinin bu şekilde tanınmasından dolayı Sör Anthony'yi tebrik ediyoruz.

Bir dizi ölümcül deprem yaşayan Venezuela halkına destek olmak için Hopkins, Life is a Dream'in CD ve plak satışlarından elde ettiği gelirin bir kısmını Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'na bağışlıyor.

The Independent'ta yazan Louis Chilton, Hopkins'in müziğinde "parlak, bakır üflemeli çalgıların öne çıktığı fanfaralardan zarif valslere" geçiş yapan, "yaşamı yücelten harika bir hoşluk" olduğunu söyledi.

Chilton, "Hopkins'in tutku projesine küçümseyici bir tavırla yaklaşmak kolay olabilirdi ancak gerçekten iyi bir iş çıkarmış" dedi.

Her ne kadar ana akımda pek önemsenmeyen bir türde yapılsa da burada, günümüz listelerinde yer alan birçok pop albümünden daha fazla müzikal ustalık sergileniyor.

Hopkins, armoniyi hoş bir şekilde kavrıyor ve uçarı melodilere karşı iyi bir kulağı var; klasik müzik yelpazesinde, 20. yüzyılın bu türe getirdiği disonans ve tonal karmaşıklığın olmadığı, daha geleneksel bir tarafta yer alıyor.

Chilton, "60, 70 ya da 80 yaşına gelince hayatın durmadığını… Her zaman yapılacak başka şeyler olduğunu gösteren" Hopkins'i övdü. 

Her zaman çalınmayı bekleyen daha fazla müzik vardır.

Life is a Dream yayımlandı.

 Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment


Harry Potter oyuncusundan OnlyFans itirafı: "Beni kurtardı"

Cave, Harry Potter film serisinde Lavender Brown'u canlandırmıştı (Warner Bros)
Cave, Harry Potter film serisinde Lavender Brown'u canlandırmıştı (Warner Bros)
TT

Harry Potter oyuncusundan OnlyFans itirafı: "Beni kurtardı"

Cave, Harry Potter film serisinde Lavender Brown'u canlandırmıştı (Warner Bros)
Cave, Harry Potter film serisinde Lavender Brown'u canlandırmıştı (Warner Bros)

Sam Brookes 

Harry Potter oyuncusu Jessie Cave, iş bulmakta zorlandığı ve maddi sıkıntılar yaşadığı "utanç verici" bir dönemin ardından OnlyFans'te içerik üretmenin "kendisini gerçekten kurtardığını" söyledi.

39 yaşındaki oyuncu en çok film serisinde canlandırdığı Lavender Brown karakteriyle tanınıyor. Cave, Mart 2025'te platformda profil açmasının ardından dikkatleri üzerine çekmişti.

OnlyFans ağırlıklı olarak yetişkinlere yönelik içeriklerle ilişkilendirilse de Cave, "saç içerikleriyle" cinsellik içermeyen paylaşımlara ilgi duyan bir kitleyi hedefliyor. Aktris daha önce platformda tek bir yılda, tüm oyunculuk kariyeri boyunca kazandığından daha fazla para elde ettiğini açıklamıştı.

ITV'nin This Morning programında platforma katılma kararını anlatan Cave şöyle dedi:

Saçımı taradığım ve ördüğüm eğlenceli videolar çekmeye başladım. İnsanlar da bunları beğendi.

Ardından kendimi son derece çaresiz bir durumda buldum ve 'Neden yapmayayım?' diye düşündüm. Çoğunlukla kuklalarla tek kişilik gösteriler yapıyorum. Evet, Harry Potter'da oynadım ama sonuçta geçinmekte zorlanan bir sanatçıyım.

Bir risk aldım. Katıldığım Edinburgh festivallerinden birinde kaybettiğim parayı telafi etmek için biraz para kazanabileceğimi düşündüm çünkü festival artık fahiş derecede pahalı. Sonra da devam ettim.

Cave sözlerini şöyle sürdürdü:

Eğlenceli, küçük bir yan uğraş oldu. Kendimi ifade etmemi gerçekten kolaylaştırdı ve bir kadın olarak özgüvenimi kesinlikle artırdı.

Oyuncu, "bir sanatçı olarak maddi açıdan yoluna nasıl devam edeceğini bulmakta zorlandığı" dönemde abonelik temelli platformun "gerçekten hayatını kurtardığını" anlattı.

Gişe rekortmeni seride rol almasına rağmen yaşadığı maddi sıkıntılardan söz eden Cave şöyle dedi:

Benimki nispeten küçük bir roldü ve üzerinden 20 yıl geçti. İnsanlar zengin olduğumu ve çok param olduğunu varsayıyor ama hayır, öyle değil.

Bu utanç vericiydi çünkü bir bakıma gerçekten bir iş bulmayı çok isterdim. Ama nasıl olduğunu biliyorsunuz.

4 çocuk annesi Cave, "çocuk bakımı çok masraflı olduğundan" mesleki fırsatlar bulmakta ve bunları finanse etmekte güçlük yaşadığını sözlerine ekledi.

Cave şöyle devam etti:

Oyuncu olarak 18 yıl boyunca ayakta kalmayı başardım. Ancak birkaç yıl önce öyle bir an geldi ki 'Ne yapacağımı gerçekten bilmiyorum' diye düşündüm. Bu da seçeneklerden biriydi ve şimdi bundan büyük memnuniyet duyuyorum.

Paylaşımlarını "sanatsal" diye tanımlayan Cave şunları ekledi:

Epey ilginç görünüyor ve insanlar beğeniyorsa bu harika.

Shannon Elizabeth kısa süre önce OnlyFans'te 9 günde 1 milyon dolar kazandığını açıklamıştı (Universal Pictures)
Shannon Elizabeth kısa süre önce OnlyFans'te 9 günde 1 milyon dolar kazandığını açıklamıştı (Universal Pictures)

Tek kişilik gösterilerini sahnelemeyi sürdüren Cave şöyle dedi:

Bir sanatçı olarak geçimimi böyle sağlıyorum ve sanırım bundan daha az utanmak istiyorum.

Cave, ekran kariyerine 2008'de CBBC dizisi Summerhill'le başlamıştı. Bir yıl sonra Harry Potter ve Melez Prens'te (Harry Potter and the Half-Blood Prince) rol almıştı.

Ardından tiyatroya ağırlık veren Cave, komedi alanında da kariyerini geliştirirken 2009'da West End sahnelerine adım atmıştı.

OnlyFans'a katılan diğer tanınmış isimler arasında rapçi Cardi B ve Amerikan Pastası'nın (American Pie) platformda 9 günde 1 milyon dolar kazandığını kısa süre önce açıklayan oyuncusu Shannon Elizabeth de bulunuyor. 


Saraydan Guy Ritchie'nin suç dünyasına: Meghan Markle için sürpriz rol iddiası

40 yaşındaki Daniel Ings, The Gentlemen'da babasının mülkü ve unvanı kendisine değil, küçük kardeşine miras kalınca borç batağına sürüklenen, sabırsız ve dengesiz tavırları yüzünden suç dünyasıyla başı derde giren Freddy'yi canlandırıyor (Netflix) 
40 yaşındaki Daniel Ings, The Gentlemen'da babasının mülkü ve unvanı kendisine değil, küçük kardeşine miras kalınca borç batağına sürüklenen, sabırsız ve dengesiz tavırları yüzünden suç dünyasıyla başı derde giren Freddy'yi canlandırıyor (Netflix) 
TT

Saraydan Guy Ritchie'nin suç dünyasına: Meghan Markle için sürpriz rol iddiası

40 yaşındaki Daniel Ings, The Gentlemen'da babasının mülkü ve unvanı kendisine değil, küçük kardeşine miras kalınca borç batağına sürüklenen, sabırsız ve dengesiz tavırları yüzünden suç dünyasıyla başı derde giren Freddy'yi canlandırıyor (Netflix) 
40 yaşındaki Daniel Ings, The Gentlemen'da babasının mülkü ve unvanı kendisine değil, küçük kardeşine miras kalınca borç batağına sürüklenen, sabırsız ve dengesiz tavırları yüzünden suç dünyasıyla başı derde giren Freddy'yi canlandırıyor (Netflix) 

Birleşik Krallık'a dönmeye hazırlanan Meghan Markle'ın oyunculuk kariyerini yeniden canlandırabileceğine dair dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı.

Variety ve Deadline'ın edindiği bilgilere göre Sussex Düşesi, Netflix dizisi The Gentlemen'ın üçüncü sezon kadrosuna katılmak üzere görüşmeler yürütüyor.

Deadline, Guy Ritchie imzalı dizinin henüz üçüncü sezon onayı almadığını hatırlatıyor. Markle'la yürütülen görüşmelerin de çok erken bir aşamada olduğu ve taraflar arasında henüz sözleşme imzalanmadığı da aktarılıyor. Bununla birlikte 3 Eylül'de ikinci sezonuyla izleyici karşısına çıkacak dizinin üçüncü sezon onayı almasına güçlü bir ihtimal gözüyle bakılıyor.

Markle'ın Britanya'da çekilen bir Netflix projesiyle oyunculuğa dönmesinin, mevcut planları ve şirketin platformla ilişkisiyle örtüştüğü değerlendiriliyor. Nitekim Prens Harry ve Meghan Markle'ın yapım şirketi Archewell Productions'la Netflix arasında halihazırda kapsamlı bir anlaşma bulunuyor.

Çift, bu ortaklık kapsamında Markle'ın As Ever markasını tanıttığı yemek ve yaşam tarzı programı Sevgilerimle, Meghan'ın (With Love, Meghan) yanı sıra Harry ve Meghan (Harry & Meghan) ve Heart of Invictus gibi belgesel serilerine imza atmıştı.

Bu gelişme, Prens Harry ve Meghan Markle'ın Kaliforniya'da geçirdikleri 6 yılın ardından iki çocuklarıyla birlikte "uzun bir süreliğine" Britanya'ya taşınacaklarını açıklamasından kısa süre sonra yaşandı.

Avustralya merkezli news.com.au, Düşes'e Britanya'da çekilecek bir proje için teklif götürüldüğünü daha önce duyurmuştu. Variety ve Deadline'ın haberleri de bu iddiayı destekliyor.

Konuya yakın kaynaklar iddiayı yalanlamadı ancak görüşmelerin ayrıntılarının gizli tutulduğunu belirtti. Netflix ve Markle tarafının temsilcileri ise konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı.

En çok, 2011'den 2018'e kadar 7 sezon boyunca rol aldığı hukuk draması Suits'teki Rachel Zane karakteriyle tanınan Markle, Prens Harry'yle evlendiği 2018'de oyunculuğu bırakmıştı.

Yakın zamanda MasterChef Australia'ya konuk olan Markle, Amazon MGM yapımı Close Personal Friends adlı filmde de kendisini canlandıracağı kısa bir rolle izleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Markle'ın The Gentlemen gibi yüksek profilli bir yapımın kadrosuna katılmasının diziye yoğun ilgi ve yeni izleyiciler kazandırabileceği değerlendiriliyor.

The Gentlemen'ın ikinci sezonunda neler olacak?

Guy Ritchie'nin 2019 yapımı aynı adlı filminden uyarlanan dizide Theo James, babasından miras kalan devasa malikanenin altında bir kenevir imparatorluğu işletildiğini öğrenen aristokrat asker Eddie'yi canlandırıyor.

3 Eylül'de yayımlanacak ikinci sezon Eddie ve Susie'nin (Kaya Scodelario), Bobby'ye (Ray Winstone) ait uluslararası suç imparatorluğunu yönetmek üzere güçlerini birleştirmesinden bir yıl sonrasını konu alacak.

İkili işleri büyütmeye çalışırken Bobby'nin giderek öngörülemez hale gelen kararları dengeleri bozacak. Hırsın sınır tanımadığı bu dünyada Eddie ve Susie, cesur adımlar atmakla her şeyi kaybetme riski arasında seçim yapmak zorunda kalacak.

İkinci sezonun kadrosunda Daniel Ings, Joely Richardson, Vinnie Jones, Hugh Bonneville, Maya Jama ve Michele Morrone da yer alıyor.

Independent Türkçe, Deadline, Variety, News.com.au