Ünlü komedyen, "ablalık" yaptığı Canavarlar'ı anlattı: "Çok mutlular"

Kan donduran Netflix dizisi savcılığı harekete geçirmişti

Tutuldukları cezaevi, soldaki Erik ve sağdaki Lyle'ın 2016-2018'de çekilen fotoğraflarını yayımlamıştı (AP)
Tutuldukları cezaevi, soldaki Erik ve sağdaki Lyle'ın 2016-2018'de çekilen fotoğraflarını yayımlamıştı (AP)
TT

Ünlü komedyen, "ablalık" yaptığı Canavarlar'ı anlattı: "Çok mutlular"

Tutuldukları cezaevi, soldaki Erik ve sağdaki Lyle'ın 2016-2018'de çekilen fotoğraflarını yayımlamıştı (AP)
Tutuldukları cezaevi, soldaki Erik ve sağdaki Lyle'ın 2016-2018'de çekilen fotoğraflarını yayımlamıştı (AP)

Los Angeles Bölge Savcısı George Gascon'ın perşembe açıklama yaparak Canavarlar: Lyle ve Erik Menendez'in Hikayesi (Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story) adlı belgesel dizide konu alınan kardeşlere umut vermesinin yankıları sürüyor. 

Son olarak ünlü komedyen Rosie O'Donnell, anne ve babalarını öldürdükleri için müebbet hapis yatan kardeşler hakkında konuştu.

Variety'e konuşan 62 yaşındaki aktris, Erik Menendez'in "Babamız bizi istismar etti" beyanına inandığını Larry King Live adlı meşhur TV programında söylemesi üzerine yaklaşık 30 yıl önce Lyle Menendez'den bir mektup aldığını açıkladı.

O'Donnell, o dönemden beri Lyle'la sık sık konuştuğunu ve kardeşlerle bizzat kucaklaştığını belirtirken "Bir şekilde kendimi bir abla gibi hissediyorum" dedi.

"Lyle'la en son ne zaman konuştun? Nasıllar?" sorusunu da şöyle yanıtladı:

Dün akşam konuştum. Çok heyecanlılar. Çok mutlular. İki yıl önce 'Buradan çıkacaksınız' dediğimde işin aslı bana inanmadılar ama ben hatanın düzeltileceğini düşünüyordum. Bunun gerçekleşeceğine inanma konusunda hâlâ çekingenler.

Yayın hayatına 19 Eylül'de başlayan dizi, ebeveynleri José ve Mary Louise "Kitty" Menendez'i 1989'da öldürdükleri için hüküm giyen kardeşler Lyle ve Erik'in davasını anlatıyor.

Cinayet sırasında Lyle 21, Erik ise 18 yaşındaydı. 1996'da televizyonda gösterilen davalarında kardeşler hem anne hem de babaları tarafından cinsel istismara uğradıklarını vurgulayarak meşru müdafaa savunmasına gitmişti. 

Savcılarsa ikilinin ailelerinin milyon dolarlık serveti için bu cinayetleri işlediğini öne sürmüştü. 

Dava müebbet hapis cezasıyla sonuçlanmıştı.

Los Angeles Bölge Savcılığı'nın yeni soruşturması, Menendez kardeşlerin yeniden yargılanması ve serbest bırakılmasıyla sonuçlanabilir.

Netflix dizisinin yaratıcılarından Ryan Murphy, savcılığın açıklamasını yorumlamış, Erik Menendez'in kendisini "kötü niyetli" diye niteleyip "Murphy korkunç anlatısını, aşağılık ve dehşet verici karakter tasvirleri ve cesaret kırıcı iftiralarla şekillendiriyor" demesine de yanıt vermişti:

Bence Menendez kardeşlere ne yaşadıklarını anlatmaları için bir platform sağladık. Ailesinin diziyi bu kadar öfkeyle karşılamasını ironik buluyorum. Hep dediğim gibi ikinci duruşma berbattı. Mahkemede adil yargılanmadılar. Noel'e kadar çıkmış olabileceklerine gerçekten inanıyorum.

Murphy, diziye ikinci sezon çekmeyi planlamadığını fakat başrol oyuncuları Alexander Chavez ve Cooper Koch'un kabul etmesi halinde hikayeyi bir iki bölümle devam ettirebileceklerini de açıklamıştı. 

Haksız yere hapse atılanların serbest kalmasını kendine görev edinen reality show yıldızı Kim Kardashian da kardeşlerin özgürlüğüne kavuşması için uğraşıyor. 
 

Independent Türkçe, Variety, Reuters



Christopher Nolan, çekimlerden önce The Odyssey ekibine üç film izletmiş

Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
TT

Christopher Nolan, çekimlerden önce The Odyssey ekibine üç film izletmiş

Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)
Ran, Christopher Nolan'ın The Odyssey'i için büyük bir ilham kaynağı oldu (Toho)

Jacob Stolworthy Kültür ve Yaşam Tarzı Editörü @Jacob_Stol 

Yönetmen Christopher Nolan, The Odyssey'in çekimlerine başlamadan önce oyunculara ve ekibe hazırlık amacıyla üç film izletmiş.

Film çekimlerinden önce uzun zamandır film gösterimleri düzenleyen Nolan, Homeros'un şiirinden uyarladığı eserinde de aynı şeyi yapmış. The Independent'a konuşan yönetmen, "onlara ilham verebilecek dokular" bulmak için belirli filmleri incelediğini söyleyerek şöyle dedi: 

Bu etkiler genellikle son derece dolaylı oluyor.

Sinemacının gözünde iyi ilham kaynakları arasında Andrei Tarkovsky'nin Andrei Rublev'i (1966), Akira Kurosawa'nın feodal destanı Ran (1985) ve Martin Scorsese'nin Günaha Son Çağrı'sı (The Last Temptation of Christ / 1988) yer alıyordu. Nolan, Ran'ı "inanılmaz bir film" diye niteleyerek "özellikle manzara ve rüzgar" kullanımını övdü.

Filmi izledik ve 'Evet, rüzgarda dalgalanan bayraklar ve benzeri unsurlar yaptığımız işin önemli bir parçası' diye düşündük.

Nolan, Günaha Son Çağrı'nın "tarihe açılan taze ve erişilebilir bir pencere" olması nedeniyle  The Odyssey ekibi için mutlaka izlenmesi gereken filmlerden olduğunu söyledi.

Çok sayıda film izliyoruz ve bunu aslında spesifik ayrıntılar için değil, bir filmin dokusunun nasıl olabileceğine dair genel bir ilham almak için yapıyoruz.

Kara Şövalye (The Dark Knight) ve Başlangıç'ın (Inception) yönetmeni, 2023 yapımı Oppenheimer'ın başarısının, The Odyssey'i tam da istediği biçimde çekmesini sağladığını da belirtti.

Sinemacı, "Oppenheimer'ın hayal ettiğimizden çok daha  büyük bir başarı yakalaması bize bir fırsat sundu" dedi.
 

Nolan, The Odyssey'den önce Andrei Rublev ve Günaha Son Çağrı'yı ekibine izletti (Mosfilm/Universal Pictures)​​​​​​​Nolan, The Odyssey'den önce Andrei Rublev ve Günaha Son Çağrı'yı ekibine izletti (Mosfilm/Universal Pictures)

Başka türlü yapamayacağım bir şeyi yapma şansı doğdu. Ve böylece The Odyssey'in boyutu ve bunun gerektireceği şeyler birdenbire mümkün hale geldi.

Matt Damon'ın başrolünü üstlendiği film, Odysseus'un Truva Savaşı'nın ardından memleketi İtaka'ya dönmek için çıktığı uzun yolculuğu anlatıyor. Odysseus bu yolculukta canavarlar, tanrılar ve mitolojik düşmanlarla savaşırken, eşi Penelope (Anne Hathaway) taliplerini savuşturuyor ve oğlu Telemachus (Tom Holland) da babasını arıyor.

The Odyssey tamamen IMAX kameralarıyla çekilen ilk uzun metraj film. Bu, yönetmenin film yayıncılığı öncüsü David Keighley'yle birlikte çalışarak, diyalog ağırlıklı sahneleri çekebilecek daha hafif ve sessiz ekipmanlar geliştirmesi sayesinde mümkün oldu.

The Independent'a konuşan Nolan, "Kara Şövalye, IMAX'e gidip 'Kameralarınızı bize ödünç verin; Joker'in giriş sahnesi ya da kamyonun takla atması gibi sahnelerde bunu deneyelim' diyebildiğimiz ilk filmdi" dedi.

Ama diyalog sahnelerini çekemedik çünkü kameralar çok ama çok gürültülüydü. Bu yüzden The Odyssey'i çekeceğimiz zaman IMAX'e gidip 'Bakın, bir gün bir filmin tamamını IMAX'le çekeceksek, bunu yapacağımız film işte bu olmalı' dedim.

Independent Türkçe,independent.co.uk/arts-entertainment


Christopher Nolan gişeleri sallayan korku filmlerini yorumladı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
TT

Christopher Nolan gişeleri sallayan korku filmlerini yorumladı

Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)
Akıl Defteri (Memento), Batman üçlemesi ve Prestij (The Prestige) gibi filmlere de imza atan 55 yaşındaki Christopher Nolan, Oppenheimer'la En İyi Yönetmen dalında Oscar'a uzanmıştı (Reuters)

Merakla beklenen yeni filmi The Odyssey'nin vizyona girmesine günler kala The Telegraph'a röportaj veren Christopher Nolan, son dönemlerde çok konuşulan iki korku filmine de değindi.

Ünlü yönetmen, son filmi için dünyayı dolaştığını ve "binlerce kişilik" bir oyuncu kadrosu kurduğunu söyleyip ekledi:

Bence sinema hayati öneme sahip ve vazgeçilmez. Kendini sürekli dönüştürüyor. Sinemada kendi anlatım dilini oluşturan ve bu sanat dalını ileriye taşıyan harika yeni genç sesler var.

Nolan, düşük bütçelerle çekilse de sinemalarda muazzam başarı elde eden Saplantı (Obsession) ve Backrooms'un yönetmenleri Curry Barker ve Kane Parsons'a işaret ederek "İşlerin doğru istikamette ilerlediğini gösteriyorlar" dedi. 

Gençlerin azalan dikkat süresinin, üç saatlik bir Yunan destanından keyif almalarını engelleyeceği iddiasına karşı çıktığını vurgulayan sinemacı, Saplantı ve Backrooms için "Bu filmler son derece gizemli ve seyircileri derin düşünceye sevk ediyor. Backrooms'un bazı bölümleri, David Lynch'in en anlaşılması zor işleri gibi... Buna rağmen gençler bu filmlere doyamıyor" ifadesini kullandı.

Nolan, sinemanın yapay zekaya teslim olmadığını da öne sürdü:

Hayatım boyunca, teknolojide çığır açtığı öne sürülen bir gelişmenin bu kadar hızlıca topyekun reddedildiğini görmemiştim. Yapay zekayı yaymak için muazzam bir çaba harcandı ama o kuşağın bunu tamamen reddettiği görülüyor.

Kendi çocuklarının da yapay zekayla üretilmiş kalitesiz içeriklere tepkili olduğunu belirten Nolan, "Bu, teknolojinin tamamen işe yaramaz ya da anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. Ancak yapay zeka sinema için en yanlış zamanda ortaya çıktı. Yıllarca giderek daha sanal üretim ortamlarına yöneldikten sonra günümüzde daha elle tutulur, daha gerçek hikaye anlatım biçimlerine yönelik ilginin yeniden canlandığını görüyoruz" dedi. 

Nolan'ın bu sözlerini haberleştiren Hollywood Reporter, Z kuşağının Marvel yapımlarının hakimiyetinden sonra yüksek bütçeli ve bol görsel efektli filmlerden kaçındığını öne sürdü. 

Homeros'un eserinden uyarlanan, yıldızlarla dolu The Odyssey'de Matt Damon, kahraman Odysseus rolünde. 

17 Temmuz'da vizyona girecek filmin kadrosunda ayrıca Zendaya, Anne Hathaway, Lupita Nyong’o, Robert Pattinson, Benny Safdie, Charlize Theron, Himesh Patel, Elliott Page, Bill Irwin ve Samantha Morton da yer alıyor.

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka Kralı Odysseus'un eve dönüş yolculuğunu anlatıyor. Odysseus, eşi Penelope'ye kavuşabilmek için tehlikeli denizleri aşmak ve Yunan mitolojisinin dev figürleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor.

21 yaşındaki Kane Parsons'ın sadece 10 milyon dolarlık bütçeyle çektiği Backrooms, vizyona girdiği 29 Mayıs'tan bu yana dünya çapında 350 milyon doları aşkın hasılat elde etti. 

26 yaşındaki Curry Barker imzalı ve sadece 750 bin dolar bütçeli Saplantı da 15 Mayıs'ta sinemaseverlerle buluştuktan sonra küresel gişe hasılatında 400 milyon doları geçti. 

Independent Türkçe, Deadline, Hollywood Reporter


180 milyon dolarlık fiyaskonun perde arkası aralandı

HBO'nun fenomen dizisi House of the Dragon'la yıldızı parlayan Alcock, büyük bütçeli bir süper kahraman filminin kadın başrolü olarak maruz kalabileceği "kaçınılmaz" eleştirilere karşı hazırlıklı olduğunu belirtmişti (Warner Bros.)
HBO'nun fenomen dizisi House of the Dragon'la yıldızı parlayan Alcock, büyük bütçeli bir süper kahraman filminin kadın başrolü olarak maruz kalabileceği "kaçınılmaz" eleştirilere karşı hazırlıklı olduğunu belirtmişti (Warner Bros.)
TT

180 milyon dolarlık fiyaskonun perde arkası aralandı

HBO'nun fenomen dizisi House of the Dragon'la yıldızı parlayan Alcock, büyük bütçeli bir süper kahraman filminin kadın başrolü olarak maruz kalabileceği "kaçınılmaz" eleştirilere karşı hazırlıklı olduğunu belirtmişti (Warner Bros.)
HBO'nun fenomen dizisi House of the Dragon'la yıldızı parlayan Alcock, büyük bütçeli bir süper kahraman filminin kadın başrolü olarak maruz kalabileceği "kaçınılmaz" eleştirilere karşı hazırlıklı olduğunu belirtmişti (Warner Bros.)

26 Haziran'da vizyona giren Supergirl'ün gişe başarısızlığı, yeniden başlatılan DC Evreni'nin 10 yıllık planını zora sokarken bunun nedenleri de merak ediliyor.  

Hollywood Reporter'ın kaynakları, fiyaskonun perde arkasını araladı. 

DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su James Gunn'la filmin yönetmeni Craig Gillespie​​​​​ arasındaki yaratıcı görüş ayrılıklarının çatışma boyutuna geldiği öne sürüldü. 

İki tarafın farklı müzik tercihlerinde ısrar ettiği söylendi. 

Filmin post-prodüksiyon sürecinde de bir türlü istenen seviyeyi yakalayamadığı ifade edildi.

Mayıs 2025'te tamamlanan çekimler sonrasında biri Cruella, Ben, Tonya (I, Tonya) ve Zor Saatler'le (The Finest Hours) tanınan Gillespie'ye, diğeriyse stüdyoya ait iki kurgunun seyirci testine sokulduğu belirtildi. 

Kültür ve sanat haberleri sitesinin kaynaklarından biri, filmin test gösterimlerinden aldığı en yüksek puanın 70 olduğunu ileri sürdü.

Stüdyonun kurgusunun az da olsa daha iyi puan alarak sinemalarda gösterildiği iddia edildi. 

Hollywood Reporter, hem stüdyonun hem de yönetmenin daha 2025 sonbaharında filmin bekleneni veremeyeceğini fark ettiğini bildirdi. 

Yazar Jeremy Slater'ın projeye katılıp 9 günlük ek çekimlere katkıda bulunmasının da istenen etkiyi yaratmadığı aktarıldı. 

Tüm bunların neticesinde bütçesi 180 milyon dolara uzandığı tahmin edilen film, henüz yalnızca 79 milyon dolarlık küresel gişe hasılatına erişebildi. 

Yergiler, başroldeki Milly Alcock'ın performansındansa senaryoya yöneltiliyor.

Hollywood Reporter, Z kuşağının süper kahraman filmlerine ilgi duymadığı iddiasını da haberine taşıdı.

DC Stüdyoları Eş Başkanı ve Eş CEO'su Peter Safran, gişe fiyaskosuna dair şu yorumu yapmıştı:

Supergirl gişe beklentilerimizi karşılamasa da bu, DC Stüdyoları'nın daha geniş, uzun vadeli stratejisinin sadece bir parçası ve biz bu stratejiye yönelik güvenimizi koruyoruz.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, ScreenRant