Yıldız oyuncu, James Bond serisindeki "derin cinsiyetçiliği" hedef aldı

Oyuncu "Kadınların yer alma biçimini hiçbir zaman sevmedim" dedi

Helen Mirren, James Bond serisini "derin cinsiyetçiliği" nedeniyle eleştirdi (AP)
Helen Mirren, James Bond serisini "derin cinsiyetçiliği" nedeniyle eleştirdi (AP)
TT

Yıldız oyuncu, James Bond serisindeki "derin cinsiyetçiliği" hedef aldı

Helen Mirren, James Bond serisini "derin cinsiyetçiliği" nedeniyle eleştirdi (AP)
Helen Mirren, James Bond serisini "derin cinsiyetçiliği" nedeniyle eleştirdi (AP)

Lydia Spencer-Elliott 

Dame Helen Mirren, James Bond serisine "derin cinsiyetçiliği" nedeniyle tepki gösterdi.

Eski Bond yıldızı Pierce Brosnan'la birlikte yeni suç dizisi MobLand'de rol alacak 79 yaşındaki Oscar ödüllü oyuncu, Ian Fleming'in karakterine dayanan 007 filmlerinin hiçbir zaman hayranı olmadığını söyledi.

Mirren casusluk serisini cinsiyetçilikle suçlayan ilk A-sınıfı oyuncu değil; Casino Royale'in yıldızı Daniel Craig, 2015'te Fleming'in karakterini "çok yalnız", cinsiyetçi ve kadın düşmanı diye nitelendirmişti.

The Standard'a konuşan Mirren "Hiçbir zaman [Bond'un] büyük bir savunucusu olmadığımı söylemeliyim. Pierce Brosnan'ın çok büyük bir hayranıyım, yani muazzam bir hayranıyım... Ve aslında tanıştığım ve biraz tanıdığım Daniel Craig'in de" ifadelerini kullandı.

Oyuncu "Bütün bu James Bond serisi bana göre değildi. Gerçekten değildi. James Bond'u hiç sevmedim. Kadınların James Bond'da yer alma biçimini hiç sevmedim" diye devam etti.

Mirren, serideki kadınların tasviriyle casusluk dünyasındaki kadınların gerçek hayattaki başarıları arasındaki tutarsızlıkların altını çizerek sözlerini sürdürdü.

Aktris "James Bond'un tüm konsepti derin bir cinsiyetçilikle yoğruldu ve bundan doğdu. Kadınlar her zaman Gizli Servis'in büyük ve inanılmaz derecede önemli bir parçası oldu, bu hep böyleydi. Ve çok cesurlar" dedi.

Fransız Direnişi'nde kadınların neler yaptığını duyunca, son derece cesur oldukları görülüyor. Bu yüzden ben olsaydım, o dünyada çalışmış olağanüstü kadınlar hakkında gerçek hikayeler anlatırdım.

2017'de Halle Berry'nin bu rolü asla bir kadının üstlenmemesi gerektiğini düşündüğünü itiraf etmesinin ardından Mirren, bir sonraki James Bond'u kadın bir oyuncunun canlandırabileceği fikrini savunmuştu.

Karakteri kendisinin canlandırıp canlandırmayacağı sorulduğunda Mirren, The Telegraph'a "Ben çok yaşlıyım" demişti.

Gençliğimde bu elbette harika olurdu. Ama o zamanlar farklıydı; bir kadının bu rolü oynamasını hayal bile edemezdik.

Mirren, Guy Ritchie'nin yakında gösterime girecek suç draması MobLand'de suç patronu Maeve Harrigan rolünde (Luke Varley/Paramount+)Mirren, Guy Ritchie'nin yakında gösterime girecek suç draması MobLand'de suç patronu Maeve Harrigan rolünde (Luke Varley/Paramount+)

Diğer yandan MobLand'de Mirren'ın eşi Conrad Harrigan rolüyle karşımıza çıkacak Brosnan da benzer şekilde, gelecek Bond filmlerinde MI6 patronu M olarak yeniden görünmesi fikrini reddetti.

The Telegraph'a konuşan oyuncu, daha önce Ralph Fiennes ve Dame Judi Dench'in hayat verdiği rolü üstlenmesi hakkında "Bu çılgınlık" dedi. Brosnan "Tanrı aşkına" diye ekledi. 

Bakalım rüzgar bizi nereye götürecek.

Bir sonraki James Bond filminin prodüksiyonu, Amazon'un 1 milyar dolarlık satın almasının ardından "hızlandırılmış" şekilde devam ediyor.
 

Pierce Brosnan, Mirren'ın kocası ve suç ortağı Conrad Harrigan'a hayat verecek (Luke Varley/Paramount+)Pierce Brosnan, Mirren'ın kocası ve suç ortağı Conrad Harrigan'a hayat verecek (Luke Varley/Paramount+)

Amazon MGM'nin, serinin yapımcılığını uzun süredir üstlenen Michael G. Wilson ve Barbara Broccoli'yle anlaşma yaparak Bond serisinin tüm yaratıcı kontrolünü ele geçirdiği geçen ay açıklanmıştı.

Filmin 2027 sonunda sinemalarda olması beklenirken The Sun'a konuşan bir kaynak "Bond patronları zaten geniş kapsamlı olay örgüleri ve yeniden başlatma fikirleri önermişti" demişti.

Yatırımlarını en kısa sürede telafi etmek umuduyla yazar odaları toplanıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/arts-entertainment



Netflix'in rekortmen dizisinin yaratıcısı suçlamalara yanıt verdi

İlk oyunculuk denemesinde kendine hayran bırakan 15 yaşındaki Owen Cooper, şu sıralar Margot Robbie'yle birlikte Emily Brontë klasiği Uğultulu Tepeler'in (Wuthering Heights) beyazperde uyarlamasını çekiyor (Netflix)
İlk oyunculuk denemesinde kendine hayran bırakan 15 yaşındaki Owen Cooper, şu sıralar Margot Robbie'yle birlikte Emily Brontë klasiği Uğultulu Tepeler'in (Wuthering Heights) beyazperde uyarlamasını çekiyor (Netflix)
TT

Netflix'in rekortmen dizisinin yaratıcısı suçlamalara yanıt verdi

İlk oyunculuk denemesinde kendine hayran bırakan 15 yaşındaki Owen Cooper, şu sıralar Margot Robbie'yle birlikte Emily Brontë klasiği Uğultulu Tepeler'in (Wuthering Heights) beyazperde uyarlamasını çekiyor (Netflix)
İlk oyunculuk denemesinde kendine hayran bırakan 15 yaşındaki Owen Cooper, şu sıralar Margot Robbie'yle birlikte Emily Brontë klasiği Uğultulu Tepeler'in (Wuthering Heights) beyazperde uyarlamasını çekiyor (Netflix)

Netflix'in hit dizisi Adolescence'ın ortak yaratıcısı, dizinin "beyaz karşıtı propaganda" olduğu yönündeki suçlamalara yanıt verdi.

Jack Thorne, The News Agents podcast'inde yaptığı açıklamada bu iddianın "saçmalık" olduğunu söyledi.

Suçlama, sağ görüşlü Malezyalı yorumcu ve gazeteci Ian Miles Cheong'un X'te yaptığı bir paylaşımla başladı. Cheong, dizinin "otobüste bir kızı bıçaklayarak öldüren Britanyalı bir katil hakkında olduğunu ve Southport katili gibi gerçek hayattaki vakalara dayandığını" öne sürdü.

Paylaşım şöyle devam etti: 

Tahmin edin ne oldu? Gerçek hayattaki katili, yani siyah bir göçmeni beyaz bir çocuğa dönüştürdüler ve hikayede onu internette 'red pill' (kırmızı hap) hareketi tarafından radikalleştirilmiş biri olarak gösterdiler. Beyaz karşıtı propagandanın geldiği son nokta.

Paylaşım daha da dikkat çektiğinde Elon Musk, "Vay be" diyerek yanıt verdi.

"Bundan daha yanlış bir şey olamaz"

The News Agents podcast'inde Jon Sopel, Thorne'a şu komplo teorisini sordu: 

Neden bıçaklı saldırıyı gerçekleştiren beyaz bir çocuk olarak gösterildi? Oysa ülkede bu tür suçları çoğunlukla siyah gençlerin işlediği söyleniyor.

Thorne, diziyi Stephen Graham'la birlikte yarattığını belirterek şu cevabı verdi:

Bize, bu hikayeyi şu olaydan ve başka bir olaydan esinlenerek yazdığımızı ve bu yüzden karakterin ırkını değiştirdiğimizi söylüyorlar. Bundan daha yanlış bir şey olamaz. Ben bugüne kadar birçok gerçek hayat hikayesini anlattım ve bir olayın gerçek unsurlarını alıp ekrana yansıtmanın, özellikle de insanlar bunu beklemiyorsa, nasıl zarar verebileceğini iyi bilirim. Bu dizide anlatılanların tek bir parçası bile gerçek bir hikayeye dayanmıyor.

Jon Sopel'in, eleştirilere nasıl tepki verdiğini sorması üzerine Thorne şu yanıtı verdi:

Bu siyah bir çocuk mu olmalıydı? Böyle bir suçu sadece siyah gençlerin işlediğini söylemek saçmalık. Bu doğru değil. Tarih boyunca her ırktan çocuğun benzer suçları işlediği pek çok örnek var. Biz burada ırk hakkında bir şey söylemiyoruz. Biz erkeklik kavramı üzerine bir noktaya değiniyoruz. Bir sorunun içine girmeye çalışıyoruz. 'Bu şunun ya da bununla ilgili' demiyoruz. Bu, erkek çocuklarıyla ilgili bir hikaye.

Adolescence, bu ayın başında Britanya televizyon tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Dizi, bir dijital yayın platformu yapımı olarak Britanya'nın haftalık televizyon reytinglerinde zirveye yerleşti. 

Reyting ölçüm kuruluşu Barb'a göre dizinin ilk bölümü, yayımlandığı ilk hafta içinde 6,45 milyon kişi tarafından izlendi. Bu, bir diğer Netflix dizisi Beni Kandıramazsın'ın (Fool Me Once) 6,3 milyonluk izlenmesini geçerek Britanya'da bir haftada en çok izlenen dijital yayın içeriği oldu.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, The News Agents