Muhammed eş-Şafii’nin vefatı: Şarku’l Avsat’ta haber peşinde geçen 40 yıl

Şarku’l Avsat’ta haber peşinde geçen 40 yıl… Kalemi elinde veda etti

Gazeteci Muhammed eş-Şafii, askeri bir uçakla Afganistan'a giderken (Şarku’l Avsat)
Gazeteci Muhammed eş-Şafii, askeri bir uçakla Afganistan'a giderken (Şarku’l Avsat)
TT

Muhammed eş-Şafii’nin vefatı: Şarku’l Avsat’ta haber peşinde geçen 40 yıl

Gazeteci Muhammed eş-Şafii, askeri bir uçakla Afganistan'a giderken (Şarku’l Avsat)
Gazeteci Muhammed eş-Şafii, askeri bir uçakla Afganistan'a giderken (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat dün, 74 yaşında hayatını kaybeden ve kırk yılı aşkın süredir gazetecilik alanında iz bırakan değerli yazarlarından Muhammed eş-Şafii’yi son yolculuğuna uğurladı. Eş-Şafii’nin meslek hayatı, haberi takip etmekle ve en karmaşık, en hassas dosyaların ayrıntılarını araştırmakla geçti.

Eş-Şafii, terörist ve aşırıcı gruplar konularında uzman bir gazeteciydi ve Arap basınında bu alanda erken dönemde katkıda bulunan isimlerden biri olarak kabul ediliyordu. Habercilikte titizlik, analitik yaklaşım ve kaynaklara yakınlık konusunda yüksek mesleki standartlar belirlemişti. 1982 yılında Şarku’l Avsat’a katılan eş-Şafii, gazetecilik kariyerinde uzun yıllar boyunca ciddiyet, doğruluk ve etik ilkelere sıkı bağlılıkla çalıştı.

Görsel kaldırıldı.
Merhum gazeteci Muhammed eş-Şafii’nin, Şarku’l Avsat’ın ofisinde, meslektaşı Adil es-Salimi tarafından çekilmiş fotoğrafı

Muhammed eş-Şafii, 1951 yılında dünyaya geldi. Hayatı boyunca dikkat çekici bir bilgi birikimi sergiledi. 1974 yılında Kahire Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nden İslam Arkeolojisi lisans diplomasıyla mezun oldu. Ardından 1977’de Londra’ya giden eş-Şafii, burada çeviri alanına yöneldi ve Westminster Üniversitesi’nden yüksek lisans diploması aldı. 1980’lerin ortasında Londra Doğu Araştırmaları Üniversitesi’nde gazetecilik çevirisi üzerine uzmanlaşmış kursları tamamladı. Bu eğitimler, onun yabancı kaynaklar, karmaşık belgeler ve yüksek güvenlik ile siyasi hassasiyete sahip metinlerle çalışma konusundaki eşsiz yeteneğinin temelini oluşturdu.

Görsel kaldırıldı.
Merhum gazeteci Muhammed eş-Şafii, Birleşik Krallık'ın eski Afganistan Büyükelçisi Mark Sedwill ile birlikte (Şarku’l Avsat)

Muhammed eş-Şafii, gazetecilik kariyerine 1980’lerin başında Londra’da başladı. O dönemde yurt dışında yayımlanan bazı Arap gazetelerinde çalıştı; bunlar arasında Suudi ‘El-Muslimun’ gazetesi ile kısa bir süre görev yaptığı Londra merkezli uluslararası ‘El-Arab’ gazetesi vardı. Daha sonra, Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında kurulan ‘Ez-Zuhera’ gazetesinde çalıştı. Bu süreç, eş-Şafii’nin erken dönemde bölgesel çatışmaların doğasını ve karmaşıklığını kavramasında belirleyici oldu.

1991’de resmi olarak Şarku’l Avsat gazetesine ikinci kez katıldığında, gazeteye spor bölümünden giriş yaptı. Yaklaşık on beş yıl boyunca burada yüksek bir profesyonellik ve dikkat çekici bir takip ve analiz yeteneği sergiledi. Ardından kariyerinin en öne çıkan dönemine geçti ve terörizm dosyasını üstlendi. Bu alanda Arap basınında öncü isimlerden biri haline gelen eş-Şafii, karmaşık ve hassas siyasi, güvenlik ve düşünce odaklı konuları ele alırken titiz belgeleme, derin analiz ve sansasyonel yaklaşımlardan uzak durma prensibini benimsedi.

Görsel kaldırıldı.
Muhammed eş-Şafii, Kabil'de bulunan Amerikalı askerlerden biriyle birlikte (Şarku’l Avsat)

Muhammed eş-Şafii, bu alanda Arap gazeteciliğinde en önemli deneyimlerden birini gerçekleştirdi. El-Kaide’nin üst düzey liderleriyle, özellikle Molla Muhammed Ömer başta olmak üzere, Taliban hareketinin bazı liderleriyle doğrudan röportajlar yaptı. Afganistan’a giderek bu liderlerle son derece zor ve riskli koşullarda bir araya geldi. Bu röportajlar, nadir bilgiler ve tanıklıklar içermesi nedeniyle araştırmacılar, gazeteciler ve cihatçı örgütlerle ilgilenenler için temel bir kaynak oluşturdu. Söz konusu görüşmeler, bu grupların yapısı, fikirleri ve faaliyet yolları hakkında derinlemesine bir anlayış sağladı.

El-Kaide’ye karşı yürütülen savaş sırasında eş-Şafii, Afganistan’daki Amerikan üslerine birçok saha ziyareti gerçekleştirdi. Uluslararası güçlerle çatışma bölgelerinde bulundu, savaş alanından doğrudan gazetecilik araştırmaları yaptı ve karşılaşmaların gelişimini, operasyonların niteliğini ve güvenlik ortamının karmaşıklığını aktararak, o dönemde Arap basınında nadir görülen saha ağırlıklı bir haber çalışması ortaya koydu.

Ayrıca eş-Şafii, Usame bin Ladin’in çocuklarıyla birçok röportaj yaptı ve gazetecilik açısından önemli belgeler ortaya koydu. Bu röportajlar, basının nadiren ele aldığı insani ve örgütsel yönleri ortaya çıkardı ve eş-Şafii’nin kapalı kaynaklara ulaşabilme becerisini gösterdi.

Bu eşsiz belgeleme sürecinin bir parçası olarak eş-Şafii, Arap gazeteciler arasında Guantanamo Hapishanesi’nde de röportaj yapan az sayıdaki isimden biriydi. Burada El-Kaide üyelerinin bir kısmı tutuluyordu. Yapılan görüşmeler, örgütün iç deneyimlerinden doğrudan alınan tanıklıkları içerdiği için terör dosyasına önemli ve istisnai bir katkı sağladı. Bu röportajlar, örgütün ideolojik söylemini çözümlemeye, üye kazanma mekanizmalarını ve iç yapısını anlamaya yardımcı oldu ve Arap gazeteciliğinin bu olguyu ele alış biçimini önemli ölçüde zenginleştirdi.

Görsel kaldırıldı.
Merhum gazeteci Muhammed eş-Şafii, eski Afganistan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Abdulkerim Halili ile birlikte (Şarku’l Avsat)

Merhum gazeteci Muhammed eş-Şafii, ‘İran’daki El-Kaide Adamları… Güvenli Liman ve Şüpheli İttifak’ adlı kitabın hazırlanmasına da katkıda bulundu. Bu eser, uzun yıllara yayılan araştırma ve titiz takip çalışmalarının bir özeti olarak, alanında önemli başvuru kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor.

Kitabın önemi, İran ile El-Kaide arasındaki ilişkinin doğasını derinlemesine ve belgelerle desteklenmiş bir şekilde ele alan ilk Arap çalışmalardan biri olmasında yatıyor. Kitap, bu ilişkinin rastlantısal olmadığını, köklü bir geçmişe sahip olduğunu ve açık çelişkilerine rağmen karşılıklı uyum ve çıkar alışverişine dayandığını ortaya koyuyor.

Çalışmada özel araştırmalar ve nadir belgeler kullanıldı; bunların başında, örgüt liderliğinin, özellikle Usame bin Ladin’in, İran’ı operasyonlardan uzak tutma kararlılığını ve ülkeyi güvenli sığınak ve geçiş yolları ile dolaylı destek sağlama açısından istisna kılmasını gösteren ‘Abbotabad Belgeleri’ geliyor. Kitap ayrıca bu bulguları, 11 Eylül saldırılarıyla bağlantılı olarak Tahran’ı sorumlu tutan ABD yargı kararlarıyla ilişkilendiriyor. Bu yönüyle eser, terörizmin devlet politikalarıyla nasıl iç içe geçtiğini anlamak açısından dünya güvenliği bağlamında en karmaşık meselelerden birine ışık tutan önemli bir kaynak niteliği taşıyor.

Muhammed eş-Şafii, 1970’lerin sonlarında Londra’ya ulaştıktan sonra Türk kökenli bir kadınla evlendi; bu evlilikten bir oğlu ve bir kızı oldu. Oğlu Mahmud eş-Şafii, babasının izinden giderek gazetecilik kariyerine çeviri alanından başladı ve yaklaşık üç yıl boyunca Şarku’l Avsat’ın çeviri bölümünde görev yaptı.

Hayatının son saatlerine kadar mesleğine bağlı kalan eş-Şafii, bu dönemde Şarku’l Avsat için birkaç yazı kaleme aldı, meslektaşlarıyla telefonla iletişim kurarak editoryal gelişmeleri takip etti ve alıştığı titiz çalışma disiplinini sürdürdü. Ardından ruhunu teslim etti.

Muhammed eş-Şafii’nin vefatıyla Arap basını, sessiz, özverili ve meslektaşları arasında disiplin ve tevazu ile tanınan bir gazetecisini kaybetti. O, haberin arkasında sessizce çalışmayı tercih eden, gösterişten uzak bir isimdi. Gazeteciliği bir görev ve sorumluluk olarak gören jenerasyonun simgesi olarak kaldı; doğruluk ve derin bilgiyle mesleğe değer kattı.

Allah Muhammed eş-Şafii’ye rahmet eylesin; ailesine, meslektaşlarına ve sevenlerine sabır ihsan etsin.