Evde doğru tansiyon nasıl ölçülür?

Evde doğru tansiyon nasıl ölçülür?
TT

Evde doğru tansiyon nasıl ölçülür?

Evde doğru tansiyon nasıl ölçülür?

Evde tansiyon takibi, kardiyovasküler sağlığı yönetmek için önemlidir. Uzmanlar, kendi kendinizi izlemenin sağlığınız üzerinde daha güçlü bir kontrol hissi verebileceğini öne sürmektedir. Daha iyi beslenme, fiziksel aktivite ve uygun ilaç kullanımı yoluyla tansiyonunuzu ölçmek kendinizi daha motive hissetmenize yardımcı olabilir.

Şarku’l Avsat’ın sağlık temalı web portalı onlymyhealth’tan  aktardığı araştırmaya göre, evde düzenli olarak tansiyon ölçmek size uygulanacak tedavinin işe yarayıp yaramadığının belirlenmesine yardımcı olurken, doğru ölçümler elde etmek sağlığınız hakkında bilinçli kararlar almanız için de büyük önem taşıyor. Mumbai'deki Asya Kalp Enstitüsü'nden Baş Kardiyolog Prof. Dr. Tilak Suvarna, evde doğru tansiyon ölçümü için bazı ipuçlarını açıkladı

Üst kol monitörlerini seçin

Yüksek kaliteli bir tansiyon ölçüm cihazı seçmek, doğru ölçümler elde etmenin ilk adımıdır. Bu nedenle, daha doğru olma eğiliminde oldukları için bilek veya parmak monitörleri yerine üst kol monitörlerini seçin.

Ayrıca, otomatik şişirme (önce diyastolik basıncı, ardından sistolik basıncı belirlemeye yardımcı olurlar) gibi özelliklere sahip monitörleri düşünün. Büyük ekranlı ve okunması kolay olanları seçin. Ayrıca aletin bantının boyutunun kolunuzun çevresine doğru şekilde oturduğundan emin olmalısınız; uygun olmayan bir bant yanlış ölçümlere yol açabilir.

Ölçüm öncesi rutin

Tansiyonu geçici olarak yükseltebileceğinden, ölçümden en az 30 dakika önce kafein tüketmekten, sigara içmekten veya fiziksel aktivite yapmaktan kaçının.

Ölçüm için sessiz bir yer bulun

Stres ve dışarıdaki dikkat dağınıklığı ölçümlerinizi etkileyebileceğinden, ölçüme başlamadan önce mesanenizi boşaltmanız ve birkaç dakika dinlenmeniz de önerilir.

Doğru kurallara uyun

Herhangi bir tıbbi ölçüm söz konusu olduğunda, doğruluğu sağlamak için belirli gereklilikler olduğunu unutmayın. Rahat bir pozisyonda oturun, kolunuzu kalbinizle aynı seviyede olacak şekilde bir masaya veya kol dayanağına dayayın. Kemer şişirme işlemi başladığında ekranınızdaki başlat düğmesine basın. Ölçüm sırasında hareketsiz kalın ve konuşmaktan kaçının. Kemer yavaş yavaş sönecek ve monitör tansiyon değerlerinizi gösterecektir.

İki veya daha fazla ölçüm yapın

Doğru sonuçlar elde etmek için, her ölçüm arasında kısa bir dinlenme süresi bırakarak iki veya üç ölçüm yapın. Tüm ölçümleri kaydedin ve güvenilir bir değer elde etmek için ortalamasını hesaplayın.

Ölçümler düzensizse bir doktora danışın

Tansiyon ölçümlerinizin kaydını tutmak, ilerlemenizi takip etmek için çok önemlidir. Bu veriler, doktorların ve sağlık hizmeti sağlayıcılarının tedavi planınız ve genel kardiyovasküler sağlığınızla ilgili bilinçli kararlar almasını sağlar.

İnternette okuduğunuz her şeye inanmak yerine doktorunuzdan size nasıl yapılacağını göstermesini isteyin.

Evde tansiyon takibi tıbbi ziyaretlerin yerini tutmasa da doğru evde tansiyon ölçümü bireylerin kardiyovasküler sağlıklarını etkin bir şekilde yönetmelerini sağlayabilir.



Avrupa'da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda rekor artış

Son 10 yılda bel soğukluğu vakaları fırladı (Wikimedia Commons)
Son 10 yılda bel soğukluğu vakaları fırladı (Wikimedia Commons)
TT

Avrupa'da cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlarda rekor artış

Son 10 yılda bel soğukluğu vakaları fırladı (Wikimedia Commons)
Son 10 yılda bel soğukluğu vakaları fırladı (Wikimedia Commons)

Sağlık yetkilileri, belsoğukluğu ve frengi gibi cinsel yolla bulaşan enfeksiyon vakalarının Avrupa genelinde son 10 yılın en yüksek seviyelerine çıktığını açıkladı.

Yeni verilere göre 2015'le 2024 arasında belsoğukluğu vakalarında yüzde 303'lük çarpıcı bir artış görülürken, aynı dönemde frengi vakaları da iki katından fazla arttı.

Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) yeni raporuna göre bu ani artış, değişen cinsel alışkanlıklar ve testlerdeki "uçurumların genişlemesinden" kaynaklanıyor.

Sağlık yetkilileri, enfeksiyonların doğrudan yenidoğanlara geçerek "yaşam boyu sürebilecek komplikasyonlara" yol açabileceği, doğuştan frengi vakalarındaki "endişe verici" artışa da dikkat çekiyor.

ECDC'nin doğrudan bulaşan ve aşıyla önlenebilir hastalıklar birimi başkanı başkanı Bruno Ciancio, "Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar 10 yıldır artış gösteriyor ve 2024'te rekor seviyelere ulaştı" diyor.

Tedavi edilmediği takdirde bu enfeksiyonlar kronik ağrı ve kısırlık gibi ciddi komplikasyonlara ve frengi vakalarındaysa kalp veya sinir sistemi sorunlarına neden olabilir.

Kurumun yayımladığı 2024 verileri, kıta genelinde 106 bin 331 belsoğukluğu vakası kaydedildiğini gösteriyor. Frengi vakaları aynı dönemde iki katından fazla artarak 45 bin 577'ye çıktı. Klamidya, 213 bin 443 vakayla en sık bildirilen cinsel yolla bulaşan enfeksiyon konumunu korudu.

ECDC, çoğunlukla erkekleri etkileyen nadir bir klamidya bakterisi türü lenfogranüloma venereumun (LGV) da 3 bin 490 vakayla "süregelen bulaşma" gösterdiğini belirtiyor.

Sağlık kurumu, erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkeklerin belsoğukluğu ve frengi vakalarında uzun vadede en keskin artışları gösteren ve orantısız bir şekilde en çok etkilenen grup olduğunu ancak frengi vakalarının heteroseksüel kişiler arasında da arttığını ekliyor.

Kurum, üreme çağındaki kadınlarda frengi vakalarının artmasının, veri bildiren 14 ülkede doğuştan frengi vakalarının neredeyse iki katına (2023'le 2024 arasında 78'den 140'a) çıkmasına yol açtığını ifade ediyor.

ECDC'ye göre veri bildiren 29 ülkeden 13'ünde, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik temel testlerde hâlâ hastaların kendi cebinden ödeme yapması gerekiyor.

ECDC, testlere erişimi artırmak ve daha hızlı tedavi sunmak için ulusal sağlık kurumlarına "kararlı adımlar" atma çağrısı yaparak bunun yapılmaması halinde "olumsuz sağlık sonuçlarının artacağı" uyarısında bulunuyor.

Uzmanlar, "Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon vakalarındaki artış eğilimini tersine çevirmek için erişilebilir önleme hizmetleri, testlere daha kolay erişim, daha hızlı tedavi ve bulaşmanın önlenmesi amacıyla cinsel partnerlerin bilgilendirilmesi süreçlerinin güçlendirilmesi gerekiyor" diyor.

ECDC, halk sağlığı yetkililerini, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara yönelik ulusal stratejilerini acilen güncellemeye ve önleme çabalarının etkisini daha iyi izlemek için gözetim sistemlerini güçlendirmeye çağırıyor. Kararlı adımlar atılmadığı takdirde muhtemelen mevcut eğilimler devam edecek, olumsuz sağlık sonuçları artacak ve sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlikler derinleşecek.

Independent Türkçe


Ağır astım hastalarında gözden kaçan tehlike

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Ağır astım hastalarında gözden kaçan tehlike

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni bir çalışmada doktorlar, şiddetli astıma sahip çoğu kişinin osteoporoz, egzama ve kronik sinüzit gibi genellikle gözden kaçan sağlık sorunlarından da muzdarip olduğunu belirtiyor.

Astım hastalarının yüzde 10 kadarı, öksürük, hırıltı, nefes darlığı ve göğüs sıkışması gibi şiddetli semptomlar geliştiriyor ve bu belirtiler kortikosteroidler gibi antiinflamatuar ilaçlarla bile tamamen kontrol altına alınamıyor.

Avrupa Solunum Derneği Klinik Araştırma İşbirliği'nden klinisyenler tarafından The Lancet Regional Health Europe adlı akademik dergide yayımlanan çalışmaya göre, tedavi edilmesi zor astımdaki "kalıpların daha derinlemesine anlaşılması", bu durumdan en çok etkilenen hastalar için daha etkili bir tedavilerin önünü açabilir.

Bu örüntülerden biri de ağır astım hastalarının sıklıkla yaşadığı uzun süreli sağlık sorunlarını belirlemek.

11 Avrupa ülkesindeki 2700 hastadan toplanan verileri analiz eden klinisyenler, neredeyse hepsinin en az bir başka önemli sağlık sorunundan, çoğununsa üç veya daha fazla sağlık sorunundan muzdarip olduğunu buldu.

Araştırmacılar, özellikle hasta gruplarında tutarlı bir şekilde ortaya çıkan üç farklı semptom profili belirledi.

Ağır astım hastalarının büyük kısmı, steroid tedavilerinin neden olduğu kilo artışıyla birlikte yüksek oranda osteoporoz bildirdi.

Birçoğu ayrıca saman nezlesi veya rinitin yanı sıra egzama ve solunum yollarında burun polipi adı verilen oluşumlarla birlikte kronik sinüzit bildirdi.

Çalışmaya katılan, Southampton Üniversitesi'nden solunum tıbbı profesörü Ramesh Kurukulaaratchy, "Bulduğumuz örüntüler, astımın ne kadar iyi kontrol edildiği, atakların ne sıklıkla meydana geldiği ve gerekli tedavilerle bağlantılıydı" dedi.

Bu örüntüleri daha iyi anlamak, sadece astımın ötesine bakmamıza ve ağır astımla yaşayanlar için bakımı iyileştirmemize yardımcı olacaktır.

 Klinisyenler, bulguların daha etkili ve kişiye özel astım bakımının önünü açabileceğini söyledi.

"Obezite özellikle dikkat gerektiriyor" dediler ve steroid kaynaklı kilo artışıyla bağlantılı göründüğünü belirttiler.

Eş zamanlı olarak ortaya çıkan ciddi rahatsızlıkların birçoğunun  steroid kullanımıyla bağlantılı görünmesi nedeniyle doktorlar, "şiddetli astım tedavisinde oral steroid bağımlılığının ortadan kaldırılması gerektiği" görüşünü savundu.

Independent Türkçe


Chia tohumlarının belki de bilmediğiniz 5 faydası

Chia tohumları, bitki bazlı omega-3 yağları, tam protein ve lif açısından mükemmel bir kaynaktır (Pixels)
Chia tohumları, bitki bazlı omega-3 yağları, tam protein ve lif açısından mükemmel bir kaynaktır (Pixels)
TT

Chia tohumlarının belki de bilmediğiniz 5 faydası

Chia tohumları, bitki bazlı omega-3 yağları, tam protein ve lif açısından mükemmel bir kaynaktır (Pixels)
Chia tohumları, bitki bazlı omega-3 yağları, tam protein ve lif açısından mükemmel bir kaynaktır (Pixels)

Küçük boyutlarına rağmen chia tohumları, besin değeri açısından oldukça zengin gıdalar arasında yer alır.

Beyaz ve siyah renkli bu tohumlar Aztek ve Maya uygarlıklarının temel besinlerindendir. Günümüzde ise beslenme uzmanları ve bilim insanları tarafından övgüyle söz edilen başlıca “süper gıdalar” arasında gösteriliyor.

Chia tohumları ayrıca sosyal medyada popüler olan sağlıklı yaşam tariflerinin de vazgeçilmez malzemelerinden biri hâline geldi. Reçellerde, kremamsı tatlılarda ve gece boyunca süt içinde bekletilerek hazırlanan pratik kahvaltılarda sıkça kullanılıyor.

Uzman diyetisyen Nicola Ludlam-Raine, chia tohumlarının “bitkisel omega-3 yağları, tam protein ve lif açısından mükemmel bir kaynak” olduğunu belirtiyor. Ayrıca kalsiyum, magnezyum ve demir gibi önemli mineralleri de içerdiğini vurguluyor.

Şarku’l Avsat’ın The Telegraph gazetesinden aktardığı habere göre işte chia tohumu tüketmenin öne çıkan 5 faydası:

1- Kilo vermeye yardımcı olabilir

Beslenme uzmanı Jenna Hope’a göre chia tohumları, yüksek lif ve protein içeriği sayesinde daha uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor ve bu durum kilo kontrolünü destekleyebiliyor.

2017’de “Journal of Functional Foods” dergisinde yayımlanan bir araştırma, chia tohumu tüketen katılımcıların günlük kalori alımının yüzde 25 oranında azaldığını ortaya koydu.

Lif, yiyeceğe hacim kazandırıp midenin boşalmasını yavaşlatırken; protein daha uzun sürede sindirildiği için açlık hissini azaltabiliyor. Ancak uzmanlar, chia tohumlarının yalnızca dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeninin parçası olduğunda kilo yönetimine katkı sağlayacağını belirtiyor.

2- Bağırsak sağlığına iyi gelebilir

Jenna Hope, chia tohumlarının yüksek lif içeriğinin bağırsak hareketlerini desteklediğini ve sindirim sistemindeki faydalı bakterileri beslediğini belirtiyor.

Chia tohumları kuru ya da ıslatılmış şekilde tüketilebilse de su veya süt içinde bekletildiğinde sindirimi kolaylaşıyor ve lif başta olmak üzere besin öğelerinin emilimi artıyor.

Sıvıyla temas ettiğinde kendi ağırlığının yaklaşık 10 katı kadar sıvı emebilen chia tohumları, çözünür lif sayesinde jel kıvamı alıyor. 2022 yılında fareler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre bu yapı, dışkıyı yumuşatarak sindirime yardımcı olabilir. Ancak bu etkinin insanlar üzerinde doğrulanması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

3- Kalp sağlığını destekleyebilir

Nicola Ludlam-Raine’e göre chia tohumları, içerdiği “ALA” adlı bitkisel omega-3 yağ asidi sayesinde kalp sağlığını farklı şekillerde destekliyor.

Araştırmalar, ALA’nın iltihabı azaltmaya, trigliserid seviyelerini düşürmeye ve sağlıklı tansiyonu desteklemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.

“Nutrition and Metabolism” dergisinde yayımlanan bir çalışma, ALA takviyelerinin metabolik sendrom hastalarında iltihabı azaltabildiğini ortaya koydu. Bunun, hücrelere zarar veren ve yaşlanma ile kronik hastalıklara katkıda bulunan serbest radikalleri dengelemesinden kaynaklandığı belirtiliyor.

Chia tohumlarının somondan daha fazla omega-3 içerdiği ifade edilse de içerdiği omega-3 türü farklılık gösteriyor. Chia, bitkisel ve pasif form olan ALA içerirken; somon ve yağlı balıklarda vücudun daha verimli kullandığı EPA ve DHA bulunuyor.

4- Güçlü antioksidanlar içeriyor

Chia tohumları; klorojenik asit, kafeik asit, kuersetin ve kaempferol gibi antioksidan bileşikler içeriyor. Bu maddeler, iltihap karşıtı, yaşlanma karşıtı ve kalp sağlığını destekleyici özelliklerle ilişkilendiriliyor.

2020 yılında “Amino Acids” dergisinde yayımlanan bir araştırma, bu bileşiklerin yaşlanmayla bağlantılı enzimlere karşı koruma sağlayarak cilt sağlığını iyileştirebileceğini öne sürdü. Ancak bu konuda daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç olduğu belirtiliyor.

Kaempferolün bağırsak iltihabını azaltabileceği ve kalp sağlığını destekleyebileceği, klorojenik asidin ise insülin direncini iyileştirerek obezite ve tip 2 diyabet riskini azaltabileceği ifade ediliyor.

5- Kadınlarda hormon sağlığını destekleyebilir

Protein, lif ve sağlıklı yağlar hormon dengesinde önemli rol oynarken, chia tohumlarında bulunan omega-3 yağ asitlerinin kadın hormon sağlığı üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor.

Araştırmalar, omega-3 takviyelerinin polikistik over sendromu bulunan kadınlarda testosteron seviyelerini düşürmeye yardımcı olduğunu ve adet döngüsünü düzenleyebildiğini gösteriyor.

Bir başka çalışmada ise menopoz sonrası dönemde omega-3 kullanan kadınların kandaki trigliserid seviyelerinde belirgin düşüş gözlemlendi.

Uzmanlar, daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulasa da mevcut bulgular, chia tohumlarının içerdiği besin öğelerinin hormon sağlığı açısından faydalı olabileceğine işaret ediyor.