Et tüketmeyi bırakmak, kısa bir süre için dahi olsa vücutta çeşitli değişikliklere yol açabilir. Daha fazla bitkisel gıdaya dayalı bir beslenme düzenine geçmek; kalp sağlığını, kan şekeri seviyelerini, sindirim sisteminin işleyişini ve kiloyu etkileyebileceği gibi protein ve bazı temel besin öğelerinin alımını da değiştirebilir.
Bitkisel beslenme düzenleri et tüketimini sınırlar veya tamamen ortadan kaldırır. Ancak bu değişikliğin etkileri, etin yerine hangi gıdaların konulduğuna ve beslenme düzeninin ne kadar dengeli olduğuna bağlı olarak farklılık gösterir. Bu nedenle dengeli bir bitkisel beslenme düzeninin vücudun besin ihtiyaçlarını karşılamasını sağlamak için sağlık uzmanından destek alınması öneriliyor.
1. Kalp sağlığınız iyileşebilir
Bitkisel gıdalar genel olarak ete kıyasla daha düşük miktarda doymuş yağ, kolesterol ve sodyum içerirken lif, antioksidan ve potasyum açısından daha zengindir. Bu bileşenlerin tümü sağlıklı kolesterol ve tansiyon seviyelerinin korunmasına ve genel olarak kalp fonksiyonlarının desteklenmesine katkıda bulunur.
Araştırmalar, bitkisel beslenme düzenlerinin kolesterol seviyelerini düşürebileceğini ve kalp hastalıklarına yakalanma ve bu hastalıklara bağlı ölüm riskinin azalmasıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
2. Bağırsak alışkanlıklarınız değişebilir
Bitkisel gıdaların daha fazla tüketildiği bir beslenme düzenine geçmek, sindirim sisteminin sağlığını ve bağırsak alışkanlıklarını etkileyebilir.
Bir araştırmaya göre daha fazla kırmızı et tüketen kişilerde kolorektal kanser riskinin yaklaşık yüzde 9, kolon kanseri riskinin ise yüzde 13 daha yüksek olduğu belirlendi.
Et tüketimi, bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerden oluşan bağırsak mikrobiyomunu da etkileyebilir. İşlenmiş kırmızı etin aşırı tüketilmesi bu bakterilerin çeşitliliğini azaltabilir. Bağırsak mikrobiyomundaki çeşitlilik sindirim açısından önem taşıyor. Çünkü besinlerin parçalanmasına, besin öğelerinin emilmesine ve bağırsak hareketlerinin düzenli olmasına yardımcı oluyor.
Bitkisel gıda tüketiminin artırılması ise vücudun aldığı lif miktarını yükseltir. Lif, dışkının hacmini artırıp yumuşatarak bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur ve yararlı bağırsak bakterilerini destekler.
3. Kan şekeri seviyeniz iyileşebilir
Bitkisel beslenme düzenleri genellikle lif açısından zengindir. Araştırmalar, lif tüketiminin artırılmasının kan şekeri seviyelerinin düşürülmesine ve vücudun insüline duyarlılığının iyileştirilmesine yardımcı olabileceğini gösteriyor.
Ancak etin yerine yüksek oranda işlenmiş bitkisel ürünler veya lif açısından düşük ve şeker bakımından zengin gıdalar konulması halinde aynı faydaların görülmesi beklenmiyor.
4. Kilo verebilirsiniz
Bitkisel beslenme, alınan kalori miktarının azaltılmasına ve bağırsak mikrobiyomu, kan şekeri ve yağ seviyelerinin iyileştirilmesine yardımcı olabilir. Bu değişikliklerin tümü kilo vermeyi ve verilen kilonun korunmasını destekleyebilir.
Burada tüketilen bitkisel gıdaların türü önemli bir rol oynuyor. Araştırmalar, daha fazla tam ve işlenmemiş bitkisel gıda tüketmenin dört yıllık dönemde daha düşük kilo artışıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Buna karşılık patates kızartması, rafine tahıllar ve şekerli gıdalar gibi bazı bitkisel ürünler daha fazla kilo alımıyla ilişkilendiriliyor.
5. Yeterli protein almak zorlaşabilir
Protein sağlık açısından hayati önem taşıyor. Vücut proteinleri hormon üretmek, dokuları oluşturmak ve onarmak için kullanıyor. Protein ayrıca kasların ve bağışıklık sisteminin işlevlerinde, cilt, saç ve tırnak sağlığında da önemli rol oynuyor.
Bir araştırmada bitkisel beslenme düzenini uygulayan kişiler ile et tüketen kişilerin protein ve besin öğesi alımları karşılaştırıldı. Bitkisel beslenenlerin protein tüketiminin et tüketenlere kıyasla daha düşük olduğu ancak yine de önerilen aralık içinde kaldığı belirlendi.
Tam tahıllar, fasulye, baklagiller, kuruyemişler ve tohumlar gibi çok sayıda bitkisel gıda vücudun ihtiyaç duyduğu proteini sağlıyor. Et dışındaki hayvansal gıdalar, örneğin yumurta ve süt ürünleri de yüksek kaliteli protein içeriyor.
Bu nedenle çeşitli ve uygun protein kaynaklarının tercih edilmesi koşuluyla et içermeyen bir beslenme düzeniyle yeterli miktarda protein almak mümkün.
6. Bazı besin öğelerinin eksikliği riski artabilir
Bazı besin öğeleri hayvansal gıdalarda daha yüksek miktarlarda bulunuyor. Bir araştırmada bitkisel beslenme düzenini uygulayan kişilerin B12 ve D vitaminleri ile demir, çinko, iyot, kalsiyum ve omega-3 yağ asitleri seviyelerinin et tüketenlere kıyasla daha düşük olduğu belirlendi.
Bitkisel beslenme düzenine geçerken temel besin öğelerinin tamamının yeterli miktarda alındığından emin olmak önem taşıyor. Bu ihtiyaçlar besinler veya gerekli durumlarda takviyeler yoluyla karşılanarak vücudun beslenme gereksinimlerinin karşılanması sağlanabilir.