Falih: Piyasanın istikrarı kolay bir seçenek değil

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak ve Nijerya Petrol Bakanı Emmanuel Ibe Kachikwu dün Cidde'de bir araya geldi (AFP)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak ve Nijerya Petrol Bakanı Emmanuel Ibe Kachikwu dün Cidde'de bir araya geldi (AFP)
TT

Falih: Piyasanın istikrarı kolay bir seçenek değil

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak ve Nijerya Petrol Bakanı Emmanuel Ibe Kachikwu dün Cidde'de bir araya geldi (AFP)
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak ve Nijerya Petrol Bakanı Emmanuel Ibe Kachikwu dün Cidde'de bir araya geldi (AFP)

Suudi Arabistan Enerji Bakanı Halid el-Falih, Suudi Arabistan’ın bazı enerji varlıklarına yönelik gerçekleştirilen son saldırıların ülkenin üretimini etkilemese de enerji piyasasını etkileyen petrol arz güvenliği için riskler oluşturduğunu kaydetti.
Bakan Falih, dün Cidde’de Suudi Arabistan ve Rusya öncülüğünde yapılan Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi olan ve OPEC üyesi olmayan petrol üreticilerinin (OPEC+) oluşturduğu Ortak Bakanlar Gözetim Komitesi (OBGK) 14’üncü toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu.
Açıklamasında, petrol kesintisi kararına sadece birkaç üreticinin değil, herkesin bağlı kalması gerektiğini vurgulayan Falih, küresel petrol rezervlerinin artmakta olduğuna ve bazı üreticilerin çok büyük rezervleri bulunduğuna dikkat çekti.
OBGK toplantısı, ABD’nin İran petrol ihracatı üzerindeki yaptırımlara tanıdığı muafiyet süresinin sona ermesinin ardından İran'ın petrol ihracatının bu ay da düşmeye devam etmesi beklentisiyle enerji piyasasında arz sıkıntısı yaşanabileceğine ilişkin endişeler çerçevesinde gerçekleşti.
Bununla birlikte toplantının başında OBGK başkanı sıfatıyla bir konuşma yapan Bakan Halid el-Falih, bölgenin karşı karşıya olduğu bir takım ciddi zorluklara dikkat çekerek, son bir yıldır ve Bakü'de yapılan son OPEC+ toplantısından bu yana geçen iki ay boyunca hızlı gelişmeler yaşandığına işaret etti. Bu durumun hiç kimse için şaşırtıcı olmaması gerektiğini belirten Falih, bunun uluslararası ilişkiler ve küresel ticaretin yeni normu olduğunu, ancak olayların karmaşıklığı ve yoğunluğunun yanı sıra petrol piyasasını birçok yönden etkileyen farklı meselelerin çalışmalarını etkilediğini belirtti. Falih, petrol üreticilerinin piyasada olası bir dalgalanmayı engellemek için birleşmeseydi, küresel ekonomik istikrarın tehlikeye girmesinin kaçınılmaz olacağını da sözlerine ekledi.
Pazarın istikrarının hazır mallar gibi kolay bir seçenekle sağlanamadığının altını çizen Falih, “Çoğumuzdan beklenen öncelikler ve çözümler arasında denge kurmamız gerekiyor” dedi. Herkes için ortak faktörün; tüketiciler de dahil olmak üzere, herkese açıkça faydası olan “piyasa istikrarı” olduğuna dikkat çeken Falih, “İşbirliği; büyük ölçüde güvenilirlik, karşılık verme ve etkinlik gerektirir. Petrol piyasasının yakın dönemine bakıldığında enerji piyasasından çelişkili sinyallerin geldiği ve bazı sinyallerin arzın azalmakta olduğuna işaret ettiği bulanık bir tablo ortaya çıkıyor. Bununla birlikte sürekli artan envanteriyle ABD petrol üretiminin iyileşmesi diğer bir önemli nokta. Öte yandan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) stokları son 5 yıldır orta seviyede seyrediyor. Ancak son yıllarda stokların birikmesi nedeniyle nispeten yüksek kalıyor. Dolayısıyla birçok yönden izlenmesi gereken önemli bir konu olmaya devam ediyor” şeklinde konuştu.
Bakan Falih şöyle devam etti;
“ABD’nin farklı eyaletlerinden Orta Doğu’ya kadar bazı ortaklarımız bir takım güçlüklerle karşı karşıya kalıyor. Umarız yakında bu zorlukların üstesinden gelinir ve ortak çabamıza tam olarak destek verebilirler.”
Şuan mevcut atmosferde birçok belirsizliğin olduğunu söyleyen Falih, “Bazı kurumlar petrol için talep tahminlerini azaltarak değerlendirme yaparken diğer raporlar OECD üyesi olmayan ülkelerdeki (Çin, Rusya ve Hindistan liderliğindeki) talebin yıllık büyüme hızı olarak yaklaşık 1 milyon varil arttığını gösteriyor. Küresel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH), ABD ekonomisinin istikrarlı seyretmesi ve Çin ekonomisinin yılın başında biraz güçlü bir performans sergilemesiyle sağlıklı bir şekilde makul düzeyde kalıyor. Dünyanın iki büyük ekonomik gücü ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret anlaşmazlığı, küresel ekonomi görünümüne gölge düşürürken bu durum, zaten zayıf olan petrol talebine yansıması halinde diğer ülkeleri etkileyebilir” ifadelerini kullandı.
"Saldırlar sevkiyat tehdit etti ancak üretimi durduramadı"
Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz hafta üst üste iki kez saldırıya uğradığını belirten Falih, söz konusu saldırılara rağmen ilerleme kaydettiklerini ve saldırıların petrol sevkiyatını tehdit ettiğini ancak üretimlerini etkilemediğini kaydetti.
Bakan Falih sözlerini şöyle sürdürdü;
“Bugün ortaklarımızı ve tüm dünya güçlerini, küresel enerji tedarikini engellemek ve zaten olumsuz bir havası olan küresel ekonomiyi yeni tehlikelere sokma girişimi olan bu saldırıları kınamaya davet ediyoruz.”
Piyasa koşullarının küresel yatırımlar üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurgulayan Suudi Bakan, söz konusu yatırımlarda bir miktar iyileşme olmasına rağmen, henüz tatmin edici seviyelere ulaşmadığını, ama yine de piyasadaki ruh halinin iyi bir göstergesi olduğunu kaydetti. ABD petrol sondaj seviyelerinin de bir başka iyi gösterge olduğunu vurgulayan Falih, ancak bununda büyük bir güce işaret etmediğini belirterek istikrar ya da düşüşe işaret eden çelişkili göstergeler ortaya koyduğunu kaydetti.
Herkesin verilerdeki çelişkileri ve belirsizlik nedenlerini görebildiğini söyleyen Suudi Bakan, “Açıkçası akıllıca kararlar almak için bu verileri incelemeli ve anlamalıyız. Petrol piyasasındaki dengesizliği azaltmak istiyoruz. Pazar dengesinin korunmasına yardımcı olunması ve istikrarın artırılması, tüketiciler ve üreticiler dahil herkesin yararına olacaktır” dedi.
Tüm OPEC ve OPEC+ üyelerine çelişkili verilere bakarak aceleci davranıp bir takım kararlar almaktan ve durumu karmaşık bir hale getirmekten kaçınmaları için çağrıda bulunan Falih, bu nedenle Aralık ayında Viyana'da yapılması planlanan OPEC+ toplantısını ertelediklerini ve böylece daha fazla veri elde edebildiklerini söyledi. Falih, “Haziran ayında yapılacak olan OPEC toplantısı, mümkün olan en iyi kararlara ulaşmak için daha fazla bilgiye sahip olmamızı sağlayacak” ifadelerini kullandı.
"Suudi Arabistan, bulunduğu pozisyonun bilincinde"
Öte yandan Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, Cidde’deki toplantıda yaptığı konuşmada, herkesin Suudi Arabistan'ın dünya enerji ve petrol piyasası üzerinde önemli olan olumlu etkisinin farkında olması gerektiğini ve Suudi Arabistan'ın da bulunduğu pozisyonun büyüklüğü ve küresel enerji piyasasının verdiği sorumluluğun bilincinde olduğunu belirtti.
Suudi Arabistan’ın petrol piyasasına yönelik eylemleri ve aldığı önlemlerin olumlu etkisine dikkati çeken Bakan Novak, “Ayrıca, OPEC üyeleri ve diğer üreticilerin, dünya genelindeki petrol endüstrisinin yanı sıra petrol pazarını da olumlu yönde etkileyecek ortak bir eylem için bir araya geleceğini umuyorum” dedi.
Geçtiğimiz Aralık ayındaki toplantıda alınan kararların nasıl olumlu bir etkisi olduğunu herkesin gördüğünü vurgulayan Novak, bunun herkesin ortak çabası sayesinde gerçekleştiğini kaydetti.
Herkesin ortak çabaları sürdürmenin yanı sıra özellikle arz ve talep arasındaki denge ve petrol piyasasında dengesizliğe sebep olabilecek unsurlara ilişkin mevcut durumu görmek için Cidde toplantısını dört gözle beklediğini söyleyen Rus Bakan, “Dünyadaki herkesin bu toplantının sonucunu ve OBGK’de olumlu bir atmosfer oluşmasını beklediğinden eminim. Tüm ülkelerin ortak çıkarları ışığında bu toplantıdan iyi bir birikimle çıkacağımızı düşünüyorum. Geçmiş dönemlerde tesis ettiğimiz bu güvenin sürmesi önemli. Bu toplantının herkes için verimli ve yapıcı olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.