Avrupa sıcaklık alarmı verirken Güney Afrika’da kar yağıyor

Berlin’de sıcaktan bunalan çocuklar fıskiyelerin altında oynuyor (Reuters)
Berlin’de sıcaktan bunalan çocuklar fıskiyelerin altında oynuyor (Reuters)
TT

Avrupa sıcaklık alarmı verirken Güney Afrika’da kar yağıyor

Berlin’de sıcaktan bunalan çocuklar fıskiyelerin altında oynuyor (Reuters)
Berlin’de sıcaktan bunalan çocuklar fıskiyelerin altında oynuyor (Reuters)

Başta Avrupa ve ABD olmak üzere tüm bölgelerde yüksek sıcaklıklar yaşanırken Güney Afrika ülkeleri şiddetli soğuk ve kar yağışlarıyla mücadele ediyor. Güney Afrika yerel basında yer alan haberlere göre Kuzey Kap’ın Sutherland kasabasına gece boyunca kar yağdı.
Meteorolog Annette Venter duruma dair şunları söyledi:
“Yerde 20 santimetre kar var. Yine de kar yağışı geçtiğimiz yıllardaki kadar yoğun değil. Geçtiğimiz yıllarda turistler yoğun kar yağışı nedeniyle yürümekte zorlanıyordu.”
Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Batı Avrupa’da yüksek sıcaklıklar artmaya devam ederken bazı hükümetler yaklaşan sıcak hava dalgasına karşı uyarıda bulunmayı sürdürüyor. Sıcaklıkların perşembe günü Avrupa’nı birçok ülkesinde zirve yapması bekleniyor.
Fransa dün yaptığı açıklamada, ülke genelindeki sıcaklıkların 40 dereceye ulaşacağını ve perşembe günü sıcakların daha da artmasının beklendiğini duyurdu. Halka tedbirli olmaları için uyarıda bulundu.
Fransız yetkililer, 15 kişinin öldüğü 2003 yazından bu yana sıcaklıkların tehlikeli olabileceği uyarısı yapıyor.
Başta Fransa’nın güneybatısı olmak üzere şehirlerin çoğunda yüksek sıcaklıklar kaydedildi. Bugün ülke genelindeki sıcakların 37 ila 42 derece arasında olacağı tahmin ediliyor. Paris’te 1947’de kaydedilen 40,4 derecedeki rekor sıcaklığın 43 derece ile kırılması bekleniyor.
Fransa Uluslararası Bisiklet Turu'ndaki Fransız bisiklet takımı FDJ’nin doktoru Jacky Maillot, sıcaklıkların performansı etkileyen bir faktör olduğunu söyledi. Maillot, “Yarış sırasında, bisiklet üzerindeyken her saatte yarım litre ter kaybederiz ve vücut kaybettiğinin sadece yarısını geri kazanabilir. Bunu göz önüne almalıyız” dedi.
İngiltere’de e perşembe günü ülke tarihinin en sıcak günlerine tanık olunması bekleniyor. İngiliz Meteoroloji Ofisi, “Muhtemelen 36,7 derece olan temmuz sıcaklığını aşacağız. Bugünkü sıcaklığın rekor olarak kaydedilen 38,5 dereceyi geçme olasılığı da var” açıklamasında bulundu.
Londra polisi, Thames Nehri’ne girdikten sonra kaybolan 3 kişi için arama çalışmalarına başladıklarını duyurdu. İngiltere Demiryolları da yolcu güvenliğini sağlamak için hız sınırlamaları koyduğunu açıkladı.
Belçika’da da ülke tarihinde ilk kez olarak cuma gecesine kadar kırmızı alarm verildi. Belçika Meteoroloji Dairesi, sıcaklıkların rekor seviyeye ulaşacağı uyarısında bulunarak ülkenin kuzeydoğusundaki sıcaklığın 38 dereceye ulaşmasını beklediklerini kaydetti.
Belçika’nın başkenti Brüksel’de karayolu, temizlik ve otopark gibi özellikle dışarıda aktif olan çalışanların yer aldığı sektörlerin sabah saat 11,00’den sonra çalışmayı durduracağı bildirildi.
Lüksemburg da sıcaklıkların 35 dereceye ulaşmasının beklendiğini duyurarak yüksek sıcaklıklar için alarm verilmesinin planladığını bildirdi.
Başta Roma olmak üzere Avrupa’daki onlarca şehirde perşembe günü için yüksek sıcaklık alarmı verildi.
Hollanda’da aşırı sıcaklardan dolayı turuncu alarm (ikinci derecede önemli) ilan edildi. Almanya’nın Köln şehrinde sıcaklığın 41 dereceye ulaşması ve 2015 yılında Saarland eyaletinde kaydedilen 40,3 derecelik sıcaklık rekorunun kırılması bekleniyor.
Hollanda Meteoroloji Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülkedeki sıcaklıklar 1944’te kaydedilen 30,6 derece rekorunu kırabilir. Ülkenin güneyindeki Maastricht kentinde sıcaklık 30 dereceye ulaştı.
Hollandalı aktivistler, Marktplaats internet sitesi üzerinden şemsiye, fan, klima ve yüzme havuzları satın aldı. Arama motorunda klima kelimesi son günlerde yüz binden fazla kez arandı. Hollanda'nın Gelderland eyaletinde anaokullarının çoğunun perşembe gününe kadar kapalı olduğu bildirildi.
İsviçre de ülkenin yarısı için turuncu alarm durumuna geçti. Ülkedeki sıcaklık nedeniyle yüksek dağlardaki buzulların erimesinin beklendiği kaydedildi.



Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
TT

Birleşmiş Milletler: DEAŞ'ın oluşturduğu tehdit arttı ve "daha karmaşık" bir hal aldı

Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)
Suriye'nin kuzeyindeki Rakka şehrinde bulunan bir hapishanede DEAŞ mahkumları (Arşiv-Şarku'l Avsat)

Birleşmiş Milletler dün yaptığı açıklamada, DEAŞ'ın oluşturduğu tehdidin 2015 ortalarından bu yana istikrarlı bir şekilde arttığını ve "daha karmaşık" hale geldiğini belirtti.

Terörle Mücadeleden Sorumlu Genel Sekreter Vekili Alexander Zuev, BM Güvenlik Konseyi'ne verdiği brifingde, DEAŞ ve bağlantılı grupların Batı Afrika ve Sahel bölgesindeki varlıklarını genişletmeye devam ederken DEAŞ, Irak ve Suriye'de de saldırılar düzenlemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Zuev, “Afganistan'da, grubun Horasan Vilayeti, bölge ve ötesi için en ciddi tehditlerden biri olmaya devam ediyor” dedi.

Zuev ayrıca, aralık ayında Avustralya'nın Sidney kentindeki Bondi Plajı'na düzenlenen ve 15 kişinin ölümüne yol açan silahlı saldırının DEAŞ ideolojisinden esinlendiğini belirtti.

Geçtiğimiz ay, grup Nijer'in ana havaalanını hedef alan nadir bir saldırının sorumluluğunu üstlenerek, Sahel bölgesindeki artan gücünü vurguladı.

Birkaç gün önce, grup Kabil'deki bir Çin restoranına düzenlenen ve 7 kişinin ölümüne yol açan saldırının sorumluluğunu üstlenmişti.

Zuev'e göre, Suriye'de "Suriye Demokratik Güçlerinin (SDG) 21 Ocak'ta el-Hol kampından çekilmesi, yeni operasyonel ve insani zorluklar yarattı."

Kampta yaklaşık 24 bin kişi barınıyor; bunların yaklaşık 15 bini Suriyeli, 42 farklı uyruktan yaklaşık 6 bin 300 yabancı kadın ve çocuk bulunuyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu kişilerin çoğunun ülkeleri tarafından geri gönderilmeleri reddediliyor.

Kaçmalarından korkan Amerika Birleşik Devletleri, bu tutukluları Irak'a transfer etmeye başladı.

Zuev, “örgüt ve ona bağlı kuruluşların, devam eden terörle mücadele baskısına rağmen uyum sağlamaya ve direnç göstermeye devam ettiğini” ifade etti.

Birleşmiş Milletler Terörle Mücadele Komitesi Yürütme Direktörlüğü Başkanı ise DEAŞ'ın taktiklerini nasıl güncellediğinden bahsetti.

Örgütün ve diğer grupların “kripto para birimleri de dahil olmak üzere sanal varlıkların yanı sıra internet araçları, insansız hava aracı sistemleri ve gelişmiş yapay zeka uygulamalarının kullanımını genişlettiğini” söyledi.

Şöyle devam etti: “Yapay zeka, aşırıcılığı ve terörist eleman devşirmeyi teşvik etmek için giderek daha fazla kullanılıyor ve özellikle gençler ve çocuklar hedef alınıyor.”


Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
TT

Alman istihbaratı: Rusya'nın askeri harcamaları, kamuoyuna açıklananın çok üzerinde

Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)
Taktik nükleer silah konuşlandırma tatbikatları sırasında Rus askeri araçları görüntülendi (Arşiv- Reuters)

Almanya'nın dış istihbarat teşkilatı BND, dün yaptığı açıklamada, Rusya'nın askeri harcamalarının kamuoyuna açıklanandan çok daha fazla olduğunu belirterek, Moskova'nın NATO'nun doğu sınırlarına yönelik bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu.

BND, Rus bütçe verilerinin analizinin, Rusya'nın 2022 ve 2023 yıllarındaki askeri harcamalarının resmi olarak açıklanan rakamdan yaklaşık %66 daha yüksek olduğunu gösterdiğini açıkladı. "Bu rakamlar, Rusya'nın Avrupa'ya yönelik artan tehdidinin somut bir göstergesidir" ifadelerini kullandı.

Rusya'nın savunma harcaması tanımının NATO'nunkinden farklı olduğunu, Moskova'nın askeri personele yapılan sosyal yardım ödemeleri, askeri inşaat ve bilişim projeleri gibi harcamaları hariç tuttuğunu belirtti. Bu ve diğer "gizli" miktarlar hesaba katılırsa, Rusya'nın 2024 yılındaki toplam askeri harcamasının resmi olarak açıklanan 140 milyar avro yerine 202 milyar avroya ulaşacağını ifade etti.

BND'ye göre 2025 yılının ilk üç çeyreğindeki toplam harcamaların, resmi rakam olan 118 milyar avroya kıyasla 163 milyar avroya çıkması bekleniyor. Alman istihbarat teşkilatı, 2025 yılındaki toplam askeri harcamaların Rusya'nın ekonomik çıktısının yaklaşık %10'unu ve toplam bütçesinin yarısını temsil ettiğini bildirdi.

BND’ye göre “Bu fonlar sadece Ukrayna’ya karşı savaşta değil, özellikle NATO’nun doğu kanadı boyunca askeri kapasiteleri güçlendirmek ve genişletmek için de kullanılıyor.”  Ekim ayında, Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı başkanı Martin Jaeger, Bundestag’a Rusya’nın Avrupa’da batıya doğru nüfuzunu genişletmeye kararlı olduğunu söylemişti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Jaeger, “Bu hedefe ulaşmak için Rusya, gerekirse NATO ile doğrudan askeri çatışmaya girmekten çekinmeyecektir” uyarısında bulunmuştu.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Rusya'yı Almanya ve diğer Avrupa ülkelerini hedef alan siber saldırılar, casusluk ve sabotaj operasyonları yürütmekle suçladı. Merz, son zamanlarda Avrupa havaalanları üzerinde gerçekleştirilen ve geniş çaplı aksamalara neden olan tanımlanamayan insansız hava araçları (İHA) uçuşlarının arkasında Moskova'nın olduğundan şüphelendiğini söyledi.


Trump, Hamaney'i uyardı ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
TT

Trump, Hamaney'i uyardı ve Arakçi, görüşmelerin Maskat'ta yapılacağını doğruladı

Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)
Trump dün Beyaz Saray'da gazetecilere açıklama yaptı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta ABD ile İran arasında olası görüşmelerin belirsizliği ortamında İran Lideri Ali Hamaney'e uyarıda bulundu.

Trump, dün NBC News'e verdiği demeçte, Hamaney'in "çok endişelenmesi gerektiğini" belirtti.

Geçtiğimiz hafta Trump, İran'ı zamanın daraldığı ve gelecekteki bir saldırıyı önlemek için anlaşmaya varması gerektiği konusunda uyardı; bu saldırıyı geçen yaz ABD'nin İran'a yaptığı saldırıdan "çok daha kötü" olarak nitelendirdi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile nükleer görüşmelerin cuma günü saat 10:00 civarında Maskat'ta yapılmasının planlandığını söyledi.

X platformunda yaptığı bir paylaşımda, görüşmelerin ev sahipliği için gerekli lojistik düzenlemeleri sağlama konusunda Umman Sultanlığı'nın rolünü takdir ettiğini ifade etti.

Bu arada, resmi Mehr Haber Ajansı, bilgili bir kaynağa dayandırdığı haberinde, İran'ın karşılıklı saygıya dayalı tanımlanmış bir çerçeve içinde nükleer konuda müzakereye hazır olduğunu ve ABD'yi, anlaşmanın kapsamı dışında kalan talepler ve konuları gündeme getirme konusundaki ısrarı nedeniyle görüşmelerin olası bir çöküşünden sorumlu tuttuğunu belirtti.

Axios haber sitesi, ABD'li yetkililere atıfta bulunarak, ABD'nin dün İran'a cuma günü yapılması planlanan görüşmelerin yerini ve formatını değiştirme taleplerini reddettiğini bildirmesinin ardından, Washington ile Tahran arasındaki görüşme planlarının çökme noktasına geldiğini bildirdi.

İki ABD'li yetkili, İran'ın görüşmeleri yalnızca nükleer meseleyle sınırlamak ve füze programı da dahil olmak üzere diğer konuları dışlamak konusunda ısrar etmesinin ardından, yönetimin görüşmeleri İstanbul'dan Umman'a taşımayı ve ikili olarak yapmayı reddettiğini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre üst düzey bir ABD yetkilisi "Onlara, üzerinde anlaşılan formüle bağlı kalmak ya da hiçbir şey yapmamak arasında seçim yapmaları gerektiğini söyledik ve yanıtları 'o zaman hiçbir şey yapmamak' oldu" dedi. Yetkili ayrıca, Tahran'ın orijinal düzenlemelere geri dönmeyi kabul etmesi halinde, Washington'un bu hafta veya önümüzdeki hafta görüşmeye hazır olduğunu belirtti.

Yetkili, ABD'nin "gerçek ve hızlı bir anlaşma" aradığını belirtirken, Başkan Donald Trump'ın askeri harekâta başvurma tehditlerine atıfta bulunarak, diğer seçeneklerin de masada olduğu konusunda uyardı.

Axios’a göre Beyaz Saray elçisi Steve Wittkoff, başkanın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile birlikte bugün Katar'a giderek Katar Başbakanı ile İran konusunda istişarelerde bulunacak. Wittkoff'un daha sonra İranlı yetkililerle görüşmek yerine Miami'ye dönmesi bekleniyor.

Trump dün, ABD yönetiminin Tahran'ı izole etmek için Pekin ve diğer ülkelere yönelik baskıyı yoğunlaştırdığı bir dönemde, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı kapsamlı telefon görüşmesinde İran'daki durumu görüştü.