İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İran, insansız hava araçlarıyla (İHA) İsrail'e saldırı başlattı, İsrail, savaş kabinesini toplarken, Beyaz Saray İsrail'e desteğini açıkladı.

İran'dan İsrail'e hava saldırıları
TT

İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, yaptığı basın açıklamasında, İran'dan havalanan onlarca İHA'nın İsrail'e doğru ilerlediğini duyurdu.

İsrail hava ve deniz kuvvetlerinin İsrail'e ulaşması saatler sürebilecek İHA'ları takip ettiğini belirten Hagari, ülke genelinde GPS sisteminde bozulmalar yaşanabileceğini aktardı.

Hagari, İsrail'deki saldırı alarmlarının İHA'ların ancak hedeflere yöneldiğinde çalacağını belirterek, İHA'ları bir an önce önlemeye çalışacaklarını belirtti.

İsrail devlet televizyonu KAN, Hagari'nin açıklamasından önce, İran'ın onlarca İHA ile İsrail'e saldırı başlattığını duyurmuştu.

İsrail makamları saldırıların askeri hedeflere düzenlenmesini değerlendirdi. İsrail savaş kabinesi ve ardından güvenlik kabinesinin bu gece Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı'nda toplanacağı aktarıldı.

İsrail Başbakanlık devlet uçağının saldırıda vurulabilmesi endişesiyle havalandığı belirtildi.

İsrail'den Kanal 12'nin haberine göre, İsrail hava sahası bu gece 01.00'e kadar kapatıldı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden İsrail yönüne havalanan uçakların rotalarından geri döndüğü, hava radar sistemlerine yansıdı.

İsrail ordusu, İran'ın 100'den fazla İHA ile saldırı düzenlediğini doğruladı

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrailli yetkililer, İran'dan düzenlenen saldırılar karşısında birkaç gün devam edecek saldırılara hazırlanıyor. Haberde, İsrail'in saldırılara karşılık vermesinin beklendiği paylaşıldı.

İsrail'e yönelik İHA saldırısının sadece İran'dan değil, Yemen ve Irak'tan da düzenlenmiş olabileceği belirtildi.

Öte yandan, İsrail Ordu Sözcülüğü AA muhabirine yaptığı açıklamada, İran'dan İsrail'e 100'den fazla İHA ile saldırı düzenlendiğini doğruladı.

İsrail'de savaş kabinesi toplandı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun başkanlığında Tel Aviv'de toplanan savaş kabinesi, İran'dan başlatılan İHA saldırısını ele aldı.

Konuyla ilgili resmi açıklama yapılmazken toplantıya ilişkin paylaşılan fotoğrafta Savunma Bakanı Yoav Gallant, Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin de hazır bulunduğu görüldü.

Saldırılara karşı yanıtı Savaş Kabinesi yetki verecek

İsrail Güvenlik Kabinesinin, İran'ın saldırısına yanıt için Savaş Kabinesine yetki verdiği bildirildi.

Kanal 12 televizyonunda yer alan haberde, bu adımla Savaş Kabinesinin, Güvenlik Kabinesinin onayına ihtiyaç duymadan İran'ın saldırısına verilecek yanıt konusunda karar alabileceği belirtildi.

Savaş Kabinesinin yetkilendirilmesiyle, İran'a verilecek yanıt konusunda karar alma sürecinin hızlı ve kolay hale geleceği ifade edildi.

Savaş Kabinesinde, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yanı sıra Savunma Bakanı Yoav Gallant ve ana muhalefet lideri Benny Gantz yer alıyor.

Sığınaklarda kalmaya gerek olmadığı duyuruldu

İsrail ordusu, İran'ın saldırılarının ardından yaptığı uyarıyı güncelleyerek, sığınaklarda kalmaya gerek olmadığını duyurdu.

İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı, daha önceden uyarı yaptığı işgal altındaki Golan Tepeleri'nin kuzeyi, güneydeki Nevatim, Dimona, Birüssebi (Berşeva) ve Arad'ın yanı sıra Kızıl Deniz kıyısındaki Eliat kentindeki vatandaşların sığınaklarda beklemesine gerek kalmadığını bildirdi.

Komutanlığın, İran'dan düzenlenen saldırılar sırasında 726 uyarı yaptığı belirtildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu: Onlarca füze ve insansız hava aracıyla operasyon başlattık

İran da İsrail'e insansız hava araçlarıyla kapsamlı saldırı başlatıldığını duyurdu.

İran devlet televizyonunun haberinde, "Devrim Muhafızları Ordusu, işgal altındaki bölgelerdeki hedeflere yönelik insansız hava aracı operasyonu birkaç dakika önce başladı." ifadelerine yer verildi.

İran devlet televizyonuna göre, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından bildiri yayımlandı.

Bildiride "İsrail'e yönelik İHA saldırısı, İsrail'in Suriye'deki İran konsolosluğuna saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, siyonist rejimin topraklarındaki bazı hedefleri onlarca İHA ve füzeyle vurdu." ifadesine yer verildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a karşı saldırıya herhangi bir destek veya katılımının, İran Silahlı Kuvvetlerinin "kararlı ve pişman edici" tepkisiyle sonuçlanacağı uyarısında bulundu.

Devrim Muhafızları Ordusunun İsrail'e başlatılan saldırıyla ilgili yayımladığı ikinci bildiride, İsrail'in İran'ın Şam'daki konsolosluğuna yönelik saldırısına karşılık, İran'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi'nin 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkı çerçevesinde İsrail'in işgali altında bulunan topraklardaki askeri hedeflere saldırı başlattığı belirtildi.

Bildiride, "İran, haklarını güvence altına almak ve saldırganı cezalandırmak amacıyla siyonist terör ordusunun işgal altındaki topraklarda bulunan önemli askeri hedeflerine saldırarak, stratejik istihbarat yeteneklerini, füzelerini ve insansız hava araçlarını başarıyla vurup imha etti." ifadelerine yer verildi.

ABD tarafından İsrail'e verilen desteğe işaret edilen bildiride, "Terörist Amerikan hükümeti, İran'ın çıkarlarına zarar verecek herhangi bir destek ve katılımının, İran Silahlı Kuvvetlerinin kararlı ve pişman edici tepkisiyle sonuçlanacağı konusunda uyarıldı." açıklamasında bulunuldu.

Bildiride, "İsrail'in eylemlerinden ABD yönetiminin sorumlu olduğu ve İsrail'in engellenmemesi halinde hem Tel Aviv'in hem de Washington'un bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağı" belirtildi.

Devrim Muhafızları, herhangi bir ülkeden ABD veya İsrail adına gelecek tehdidin kaynağına da karşılık verileceğini ve İran'ın meşru çıkarlarını her türlü saldırgan eylem ile yasa dışı güç kullanımına karşı koruyacaklarını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, İsrail'e saldırı konusunda ABD'ye gerekli uyarıyı yaptıklarını belirtti.

İran medyasında yer alan haberlere göre, İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani de ülkesine yönelik saldırılara karşı uyarılarda bulundu.

İranlı Bakan, "İsrail'in İran'a saldırması için hava ve kara sahasını açan ülkeler, kararlı cevabımızı alacaktır." ifadelerini kullandı.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği de "Bu iş şu an sonuçlandı sayılır. İsrail bir hata daha yaparsa İran'ın karşılığı daha ağır olacaktır." açıklamasını yaptı.

IRNA, İran'ın İsrail'e balistik füze saldırısı başlattığını öne sürdü

İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları Ordusunun İsrail’e balistik füze saldırısı başlattığını iddia etti.

IRNA, isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın İsrail'e balistik füze saldırısı başlattığını öne sürdü.

İsrailli yetkililer ise İran'ın İsrail'e balistik füze attığına dair herhangi bir gösterge olmadığını bildirdi.

İsrail ordu radyosuna konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli yetkililer, İran'ın ülkeye balistik füze fırlatmasına ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığını belirtti.

İran'ın saldırısı sonrası İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'ın İHA'larla saldırı başlatmasının ardından durum değerlendirmesi yapıldığı belirtildi.

Ülkenin güneyi ve kuzeyi dahil birçok bölgesinde uyarı sirenleri çaldı.

Açıklamada, İsrail'in kuzeyinde bulunan işgal altındaki Golan Tepeleri ve güneydeki Eylat kenti başta olmak üzere bazı bölgelerde yaşayan halktan sığınaklara yakın bölgelerde kalmasının istendiği bildirildi.

İsrail ordusu, İran'ın saldırılarının ardından yaptığı uyarıyı güncelleyerek, sığınaklarda kalmaya gerek olmadığını duyurdu

Sosyal medyada yer alan görüntülerde, İsrail'in birçok bölgesinde hava savunma sistemlerinin aktif hale geldiği anlaşılıyor ve gökyüzünde yer yer patlama sesleri duyuluyor.

Öte yandan, İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, saldırılar nedeniyle ülkenin güneyinde 10 yaşında bir çocuğun ağır yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusu, ülkenin güneyindeki bir askeri üste küçük çaplı hasar oluştuğunu, can kaybı olmadığını açıkladı.

Ordu, "İran'dan (İsrail’e) 200'den fazla insansız hava aracı, seyir füzesi ve balistik füze gönderildi. Tehditlerin çoğu İsrail hava sahası dışında önlendi." açıklamasında bulundu.

ABD güçleri Suriye-Ürdün sınırındaki üslerden onlarca İHA'yı hedef aldı

Suriye-Ürdün sınırındaki iki üste konuşlanan ABD güçleri, yüzlerce hava savunma füzesi ile onlarca insansız hava aracını (İHA) hedef aldı.

AA'nın yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, ABD güçlerinin konuşlandığı, Suriye'nin Humus ilindeki Tenef üssü ile Ürdün topraklarındaki Kule-22 üssünden gece yarısından sonra yüzlerce hava savunma füzesi ateşlendi.

Kaynaklara göre, ABD üslerinden fırlatılan füzeler, aidiyeti bilinmeyen onlarca kamikaze İHA'ya isabet etti.

Fransa, İsrail'deki vatandaşlarından sığınaklara yakın durmalarını istedi

Fransa'nın İsrail Büyükelçiliğinin X hesabından İsrail'deki Fransız vatandaşları için acil mesaj yayımladı.

Mesajda, İran'ın İsrail'e yönelik hava saldırısının sürdüğü belirtilerek, İsrail'deki Fransızlardan sığınaklara yakın olmaları istendi.

İsrail'in Ben Gurion Havalimanı'nın Tel Aviv saatiyle 01.00-07.00 arası kapalı olduğu aktarılan mesajda, 48 saat içinde uçuşu olan vatandaşlara, seyahatleri hakkında bilgi almak için biletlerini satın aldıkları hava yolu şirketlerine danışmaları tavsiye edildi.

Beyaz Saray: İsrail'e desteğimiz tam

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson, İran'ın İsrail'e saldırısıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Watson, açıklamasında, "İran, İsrail'e karşı bir hava saldırısı başlattı. Başkan Biden'ın mesajı net: İsrail'in güvenliğine olan desteğimiz sarsılmaz. ABD, İsrail halkının yanındadır ve İran'dan gelen tehditlere karşı onların savunmalarını desteklemektedir." ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibini toplayan Joe Biden ise "İran ve onun uzantılarının tehditlerine karşı İsrail'in güvenliği konusundaki taahhüdümüz sarsılmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Irak hava sahası tüm uçuşlara kapatıldı

Irak, İran’dan İsrail’e yönelik başlatılan insansız hava aracı saldırılarının ardından hava sahasını kapattığını duyurdu.

Irak resmi haber ajansı INA'ya konuşan Ulaştırma Bakanı Rezzak es-Sadavi, hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığını açıkladı.

Bakan, ülkedeki tüm uçuşların da durdurulduğunu belirtti.

Sivil Havacılık Kurumundan yapılan açıklamada da Irak hava sahasının kapatılmasının geçici ve önlem amaçlı olduğu bildirildi.

Açıklamada, hava sahasının tüm gelen ve giden uçuşlara sabah saat 05.30'a kadar kapatıldığını ve bunun duruma göre uzatılabileceği de aktarıldı.

Erbil'de çok sayıda şiddetli patlama sesleri duyuldu

Irak'ın Erbil kentinde çok sayıda şiddetli patlama sesleri duyulurken, sosyal medya platformu X'te birçok kullanıcı da kentte patlamalar yaşandığına ilişkin paylaşımda bulundu.

Öte yandan, Erbil’de bulunan ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait üsteki hava savunma sisteminin aktif hale getirildiği ve atılan en az 3 füzenin de imha edildiği görüldü.

Lübnan hava sahası tüm uçuşlara kapatıldı

Lübnan, İran’dan İsrail’e yönelik başlatılan İHA saldırılarının ardından hava sahasını kapattığını duyurdu.

Ürdün'de Hükümet Sözcüsü, ülkede OHAL ilan edildiği haberlerini yalanladı

Ürdün'de Hükümet Sözcüsü ve İletişim Bakanı Muhenned Mubaydin, ülkede olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğine ilişkin çıkan haberlerin doğru olmadığını açıkladı.

Ürdün resmi haber ajansı Petra'ya açıklama yapan Mubaydin, devlet televizyonu El-Memleket'in haberini düzelterek, ülkede OHAL ilan edildiğine ilişkin medyada çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Sosyal medya platformları ve çeşitli uygulamalar üzerinden yayılan haberlerin birçoğunun asılsız olduğuna dikkati çeken Mubaydin, ülkede hayatın düzenli şekilde devam ettiğini ve vatandaşları endişelendirecek bir durum bulunmadığını vurguladı.

Ürdün, hava sahasının kapalı tutulma süresinin yerel saatle 11.00'e uzatıldığını duyurdu.

Ürdün resmi haber ajansı PETRA'nın haberine göre, Sivil Havacılık Düzenleme Kurumu tarafından hava sahasının kapalı tutulması süresinin güncellenerek uzatıldığı açıklandı.

Ülke hava sahasının kapalı tutulma süresinin yerel saatle 11.00'e (TSİ 11.00) dek uzatıldığı kaydedildi.

GKRY'deki İngiliz üslerinden savaş uçaklarının kalktığı iddia edildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bölgesindeki İngiliz egemen üslerinden, Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait bazı savaş ve tanker uçaklarının, İran-İsrail gerilimi üzerine kalkış yaptığı ileri sürüldü.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, GKRY'nin Limasol kenti yakınlarında "egemen üs" statüsünde bulunan Akrotiri (Ağrotur) Hava Üssü'nden RAF'a ait savaş ve tanker uçakları kalkış yaptı.

Yerel kaynaklar, GKRY'nin Larnaka kentine yakın bölgede bulunan İngiliz üssü Dikelya'dan da uçak sesleri geldiğini öne sürdü.

İsrail basını, İran'ın İsrail'e gönderdiği 100'den fazla saldırı insansız hava aracına (İHA) ABD ve İngiltere'nin müdahalede bulunduğunu iddia etti.

İsrail ordu radyosunun, ismini açıklamadığı bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İngiltere'nin İran'dan atılan İHA'lara müdahale ettiği ileri sürüldü.

Haberde, İran'dan gönderilen 100'den fazla saldırı İHA'sına, ABD ve İngiltere tarafından İsrail hava sahası dışında müdahale edildiği savunuldu.

İngiltere, Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait ilave jetleri Orta Doğu'ya konuşlandırdı

İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps, Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait ilave jetler ile yakıt ikmal tankerlerini Orta Doğu'ya konuşlandırdıklarını duyurdu.

Bakan Shapps, X hesabından yaptığı açıklamada, RAF'a ait ilave jetler ve havada yakıt ikmali yapan tankerlerin, İngiltere'nin Irak ve Suriye'deki mevcut DEAŞ karşıtı Shader Operasyonu'nu desteklemek üzere Orta Doğu'ya konuşlandırıldığını bildirdi.

Shapps, "İran'ın İsrail'e karşı başlattığı anlamsız hava saldırısını şiddetle kınıyorum. Bu saldırı bölgesel güvenliği daha da zayıflatmaktan başka işe yaramayacak." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere'nin, gerilimin daha da tırmanmasını önlemek için İsrail ve bölgedeki ortaklarıyla çalışmaya devam ettiğini kaydeden Shapps, barış ve istikrarın herkesin çıkarına olduğunu vurguladı.

Bakan Shapps, İran'ın her türlü istikrarsızlaştırıcı davranışa derhal son vermesi çağrısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgedeki tırmanışa karşılık olarak ve müttefiklerimizle ortaklaşa olarak, İngiltere Başbakanı (Rishi Sunak) ve ben, RAF'a ait ilave unsurların konuşlandırılması için yetki verdik. RAF jetleri ve havada yakıt ikmali yapan tankerler, İngiltere'nin Irak ve Suriye'deki mevcut DEAŞ karşıtı operasyonu olan Shader Operasyonu'muzu destekleyecek. Ayrıca, bu jetler gerektiğinde mevcut görevlerimizin menzili içerisinde havadan gelebilecek saldırıları da önleyecek."

İngiliz Sky News televizyonu da kaynaklarına dayandırdığı haberinde, RAF jetlerinin İsrail'in savunmasında görev aldığını bildirdi.

Saldırıya tepki ve kınamalar

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB'nin, İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını bildirdi.

BM Genel Sekreteri Guterres, İran'ın İsrail'e yönelik hava saldırılarını kınadı, bölgede saldırganlığın derhal son bulması ve tüm taraflara sükunet çağrısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, X hesabından yaptığı paylaşımda, "İran rejiminin İsrail'e yönelik pervasız saldırısını en güçlü ifadelerle kınıyorum. İran bir kez daha kendi arka bahçesinde kaos tohumları ekmeye niyetli olduğunu göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, "Fransa, İran'ın İsrail'e karşı başlattığı saldırıyı en sert şekilde kınıyor." ifadelerini kullandı.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Tahran ve Tel Aviv Büyükelçileriyle yakın temas halinde olduğunu belirterek "Başbakan ve Savunma Bakanı'yla da konuştuk. Hükümet, her türlü senaryoyu ele almaya hazırdır." yorumunu yaptı.

Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte, sosyal medya hesabından, Orta Doğu'daki durumun çok endişe verici olduğunu belirterek, “Bugün erken saatlerde Hollanda ve diğer ülkeler, İran'a İsrail'e saldırmaktan vazgeçmesi yönünde net bir mesaj gönderdi.” paylaşımında bulundu.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, İran'ın İsrail'e yönelik duyurduğu saldırıyı şiddetle kınıyor." ifadesini kullanarak İran'ın Orta Doğu'daki "istikrarı bozan rolünün" kabul edilemeyeceğini belirtti. 

Mısırlı yetkili: Mısır hava savunması yüksek alarm durumuna geçti

İran'ın İsrail'e başlattığı saldırının ardından, Mısır hava savunmasının yüksek alarm durumuna geçtiği belirtildi.

Kahire el-İhbariyye kanalının üst düzey bir güvenlik yetkilisine dayandırdığı habere göre, Mısır hava savunması yüksek alarm durumuna geçti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd de X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, taraflardan azami itidalle hareket etmelerini istedi.

Ebu Zeyd, "Mısır, İran'ın İsrail'e insansız hava araçlarıyla saldırı başlatmasından ve son dönemde iki ülke arasındaki tehlikeli tırmanıştan derin endişe duymaktadır." ifadesini kullandı.

THY ve Pegasus İran, Ürdün, Irak ve Lübnan'a yapacağı seferlerini iptal etti

Türk Hava Yolları ve Pegasus Havayollarının, İran ve İsrail arasındaki gerilim ve komşu ülkelerin hava sahasını kapatması nedeniyle bu gece ve yarın İran, Ürdün, Irak ve Lübnan'a yapacağı seferler iptal edildi.

ABD kaynaklarından 70 füzeyle yeni bir saldırı başlatıldı iddiası

ABD kaynakları, İran'ın İsrail'e 70 füzeyle yeni bir saldırı dalgası daha başlattığını öne sürdü.

ABC News’e konuşan ABD'li yetkiliye göre, İran, İsrail'e yönelik ilk saldırısına ek olarak, 70 füzeyle yeni bir saldırı dalgası daha başlattı.



İran ateşkesi Washington’daki bölünmeleri derinleştiriyor

ABD Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 27 Mart 2026’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 27 Mart 2026’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
TT

İran ateşkesi Washington’daki bölünmeleri derinleştiriyor

ABD Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 27 Mart 2026’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)
ABD Temsilciler Meclisi Demokrat Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, 27 Mart 2026’da düzenlediği basın toplantısında (AFP)

İran ile varılan ateşkesin yankıları, ABD Kongresi’nde farklı tepkilere yol açtı. Demokratlar anlaşmanın niteliği ve savaşın faydasını sorgularken, Cumhuriyetçiler ‘ABD zaferi’ olarak nitelendirdikleri gelişmeyi ve Donald Trump’ın müzakere becerisini öne çıkardı.

Demokratlardan en dikkat çekici açıklama, Senato Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli üyesi Jeanne Shaheen tarafından yapıldı. Shaheen, gerilimin düşürülmesini ‘açık bir hedefi olmayan ve maliyeti Amerikan halkı tarafından karşılanan bir aydan uzun süren savaşın ardından uzun zamandır beklenen bir adım’ olarak değerlendirdi. Shaheen, ‘Başkan Donald Trump’ın savaşının neyi başardığına dair gerçek bir değerlendirme yapılması’ çağrısında bulundu. Haftalar süren çatışmalar, 13 ABD askerinin ölümü ve küresel ekonomide yaşanan ciddi sarsıntılara dikkat çeken Shaheen, Trump’ın fiilen İran’ın dini liderliğinde daha sert bir çizginin önünü açmış olabileceğini savundu. Ayrıca ABD’nin attığı adımların İran’ı nükleer silah edinme yönünde teşvik etmiş olabileceği endişesini dile getirdi.

Diğer Demokratlar gibi Shaheen de savaşın enerji fiyatları ve Amerikan halkının yaşam koşulları üzerindeki etkisine odaklandı. Shaheen, çatışmanın Amerikalıları daha güvenli hale getirmediğini ve yaşam standartlarını iyileştirmediğini belirterek, Trump yönetiminin söylemleriyle çeliştiğini ifade etti.

Graham’dan uyarı

Cumhuriyetçi Parti içinde üst düzey liderlik pozisyonunda olmayan bazı isimler anlaşmayı memnuniyetle karşılayıp Başkan Donald Trump’ı överken, parti liderliği şu ana kadar sessizliğini korudu. Bu sessizliği bozan tek isim ise Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham oldu. Açıklamalarında örtülü uyarılara yer veren Graham, savaşın önde gelen destekçilerinden biri olmasına rağmen, ‘İran’daki rejimle ilgili doğru sonuca götürecekse diplomatik yolu tercih edeceğini’ ifade etti. Anlaşmanın detaylarına ilişkin ise bu erken aşamada ‘gerçek olanla yanıltıcı ya da çarpıtılmış bilgiler arasında ayrım yapma konusunda son derece temkinli’ olduğunu belirtti.

rtgrft
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, 27 Mart 2026’da Kongre Binası’nda (AFP)

Graham ayrıca, Washington’da tartışma yaratabilecek bir noktaya dikkat çekerek, anlaşmanın ilerletilmesi için Kongre’de bir inceleme mekanizmasının devreye girebileceğini söyledi. Bu mekanizmanın, eski Başkan Barack Obama döneminde İran ile varılan nükleer anlaşma sürecinde de kullanıldığını hatırlattı.

İran ile daha önce yapılan nükleer anlaşma, Senato’ya bir uluslararası anlaşma olarak sunulup oylanmamış olsa da, Kongre anlaşmayı durdurmaya yönelik oylama yoluna gitmişti. Ancak Obama döneminde anlaşma karşıtları, Senato’da gerekli olan 60 oya ulaşamadığı için bu girişim başarısız olmuştu.

Özetle, Kongre’nin bu tür anlaşmalarda doğrudan onay vermek yerine, anlaşmayı durdurmaya yönelik oylama yapma yetkisi bulunuyor. Bu yetki, 2015 yılında kabul edilen ve İran nükleer anlaşmasının Kongre tarafından incelenmesini öngören INARA yasası kapsamında düzenleniyor. Söz konusu yasa, yönetimi İran ile yapılacak herhangi bir nükleer anlaşmayı Kongre’ye sunmakla yükümlü kılarken, yasama organına anlaşmayı incelemek için 30 ila 60 gün arasında bir süre tanıyor. Bu süre zarfında başkanın Tahran’a yönelik yaptırımları kaldırması mümkün olmuyor.

Başkanı görevden alma girişimleri

Bu atmosferde Cumhuriyetçiler, kasım ayında yapılacak ara seçimlere yedi aydan az bir süre kala ilan edilen ateşkes anlaşmasıyla rahat bir nefes aldı. Parti üyeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘bir medeniyeti tamamen yok etme’ yönündeki tartışmalı açıklamalarının ardından salı günü zor anlar yaşamış ve savunmada kalmıştı. Parti yönetimi yorum yapmaktan kaçınırken, bazı Cumhuriyetçiler Trump’ın sözlerini eleştirerek savaş yanlısı söylemden dikkat çekici bir şekilde uzaklaştı. Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Nathaniel Moran, söz konusu tehditleri kınayarak, “Bir medeniyetin tamamen yok edilmesini desteklemiyorum. Bu, temsil ettiğimiz değerlerle ve ABD’nin on yıllardır benimsediği ilkelerle bağdaşmıyor” ifadelerini kullandı.

vfdv
ABD Başkanı Donald Trump, 6 Nisan 2026’da Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında (AP)

Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski ise bazı parti üyelerinin Trump’ın açıklamalarını müzakereler sırasında İran yönetimine baskı kurma girişimi olarak yorumlamasına karşı çıkarak, bu tür söylemlerin meşrulaştırılmaması gerektiğini vurguladı. Murkowski, “Bu tür bir dil, ülkemizin yaklaşık 250 yıldır dünya genelinde yerleştirmeye çalıştığı değerlere zarar veriyor” uyarısında bulundu.

Demokratlar ise eleştirilerle yetinmeyerek daha ileri adımlar attı. Parti içinde Trump’a yönelik azil sürecinin gündeme getirilmesi çağrıları yapılırken, Cumhuriyetçilere de başkana karşı durmaları yönünde çağrı yapıldı ve Trump’ın zihinsel durumu sorgulandı. 70’ten fazla Demokrat milletvekili, Trump’ın söz konusu paylaşımı nedeniyle ‘başkanlık yetkilerinden mahrum bırakılması gerektiğini’ savundu. Her ne kadar Demokratların girişimlerinin Cumhuriyetçilerin çoğunluğu nedeniyle Kongre’de sonuçsuz kalması bekleniyor olsa da, anlaşmaya varılamaması durumunda İran’a yönelik savaş konusunda başkanın yetkilerini sınırlayan bir yasa tasarısının yeniden gündeme gelmesi öngörülüyordu. Bu tasarı daha önce Kongre’de birkaç kez reddedilmişti, ancak bazı Cumhuriyetçilerin bu kez destek verebileceği ifade edildi. Bu durumun, Trump yönetimini, gerilimi düşürecek bir uzlaşı arayışına yönelten etkenlerden biri olduğu değerlendiriliyor.

dvfdv
Eski Cumhuriyetçi Temsilci Marjorie Taylor Greene, 18 Kasım 2025’te bir kongre toplantısında (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bu süreçte ‘dost ateşi’ olarak nitelendirilen eleştirilerle de karşı karşıya kaldı. Eski müttefiki Marjorie Taylor Greene ile sağ görüşlü aktivist Alex Jones, Anayasa’nın 25. maddesinin devreye sokulması çağrısında bulundu. Söz konusu madde, başkanın görevlerini yerine getiremeyecek durumda olduğunun başkan yardımcısı ve kabine çoğunluğu tarafından ilan edilmesi halinde yetkilerin başkan yardımcısına devredilmesini öngörüyor. Bu mekanizma, başkanın zihinsel ya da fiziksel durumunun görev yapmasına engel olduğu değerlendirmesi durumunda uygulanabiliyor.

Her ne kadar Trump yönetimindeki kabine üyelerinin büyük bölümünün desteği nedeniyle bu senaryonun gerçekleşmesi düşük ihtimal olarak görülse de, tartışmalar Washington’daki siyasi atmosfer üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu gelişmeler, kasım ayında yapılacak kritik seçimler öncesinde her iki partinin de yoğun rekabete hazırlandığı bir dönemde yaşanıyor. Öte yandan, The New York Times gazetesinde yer alan haberlere göre, Trump’ın yardımcısı JD Vance’in savaş kararına karşı çıktığı öne sürüldü. Bu iddiaların, yönetim içinde görüş ayrılıklarına işaret edebileceği ve yönetimin çatışmanın iç politikadaki etkilerini sınırlama çabalarının sürdüğü bir dönemde yeni tartışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor.


Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
TT

Suudi Arabistan ile İran Dışişleri Bakanları telefonda görüştü: Gündem bölgesel gerilim

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile İran Dışişleri Bakanı Ab

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, bölgedeki gelişmeler ele alınırken, gerilimin azaltılması ve bölgenin güvenlik ile istikrarına yeniden katkı sağlayacak adımların değerlendirilmesi konuları masaya yatırıldı.


Suriye hükümeti cumartesi günü SDG mensuplarından oluşan üçüncü grubu serbest bırakacak

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
TT

Suriye hükümeti cumartesi günü SDG mensuplarından oluşan üçüncü grubu serbest bırakacak

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, Suriye’nin doğu ve kuzeyindeki saha gezisi kapsamında Haseke vilayetini ziyaret etti. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)

Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü, Haseke vilayetinde yeni bir tutuklu grubunun serbest bırakılması için hazırlıkların sürdüğünü ve bu adımın, tutuklular dosyasını çözmeye yönelik çabalar kapsamında önümüzdeki cumartesi günü hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.

Kürt medya kaynakları, söz konusu grubun üçüncü aşamayı oluşturduğunu ve yaklaşık 300 tutukluyu kapsadığını bildirdi. Serbest bırakma sürecinin, Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında 29 Ocak’ta imzalanan anlaşmanın uygulanması çerçevesinde gerçekleştiği, tarafların anlaşma maddelerini hayata geçirmeyi sürdürdüğü ifade edildi.

rb
Haseke Valisi Nureddin Ahmed, 11 Mart’ta cezaevlerindeki mahkûm ve tutukluların aileleriyle bir araya geldi. (Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü)

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi (KDSÖY) Dış İlişkiler Komitesi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Haseke’de Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat’ın da katıldığı bir toplantıda, tutuklular dosyasının hâlâ zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın Hawar Haber Ajansı’ndan (ANHA) aktardığına göre Ahmed, yaklaşık 300 tutuklunun serbest bırakılacağına dair sözler verildiğini ancak bu sözlerin henüz yerine getirilmediğini ifade ederek, dosyanın takibinin kolektif bir ahlaki sorumluluk olduğunu ve konunun önümüzdeki toplantılarda yeniden gündeme getirileceğini söyledi.

Bu gelişmeler, Haseke kırsalındaki Til Birak beldesinden bazı ailelerin, Irak makamları nezdinde girişimde bulunulması için Suriye hükümetine acil çağrı yaptığı bir dönemde yaşandı. Aileler, Musul’daki çocuk cezaevinde terör suçlamasıyla tutulan oğullarının serbest bırakılmasını talep etti. Aileler, oğullarının iş bulmak amacıyla Irak’a gittiğini ve burada gözaltına alındığını belirtti. Öte yandan Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü daha önce, Til Birak beldesinde düzenlenen bir gösteride protestocuların, SDG cezaevlerinden Irak’taki cezaevlerine nakledilen yakınlarının geri getirilmesi için Suriye hükümetine çağrıda bulunduğunu bildirmişti.

rffrgbrf
Suriye hükümetinin, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Haseke’den çekilmesinin ardından kontrolü ele geçirdiği el-Hol Kampı’ndaki bir grup tutuklu (Reuters)

ABD güçleri, Suriye ordusunun ocak ve şubat aylarında ülkenin doğu bölgelerinde ilerleme kaydetmesiyle birlikte, Haseke’de SDG’nin kontrolündeki cezaevlerinden Irak’taki cezaevlerine 5 bin 700’den fazla DEAŞ mensubunu sevk etti.

Öte yandan, entegrasyon anlaşmasının uygulanmasının takibi kapsamında, Suriye Enerji Bakanlığı dün Haseke kırsalındaki Resulayn kentinde bulunan Allouk Su İstasyonu’nu resmen devraldı. Haseke Valiliği Enformasyon Müdürlüğü, bakanlık ekiplerinin anlaşmanın uygulanmasını izlemekle görevli başkanlık ekibinin gözetiminde tesise giriş yaptığını, değerlendirme çalışmalarının başlatıldığını ve kısa süre içinde rehabilitasyon ile işletme planlarının hazırlanacağını bildirdi.

Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat da dün Haseke’yi ziyaret ederek bir dizi temasta bulundu. Kabavat, programına Haseke Valisi Nureddin Ahmed ile yaptığı görüşmeyle başladı. Toplantıya, Haseke Valiliği Siyasi İşler Dairesi Müdürü Abbas Hüseyin, Afrin seçim bölgesini temsilen Halk Meclisi üyesi Zenkin Abdo ve bakanlık heyeti de katıldı. Görüşmede vilayetin hizmet alanındaki durumu ele alındı.

Toplantılarda ayrıca mevcut kurumların etkinleştirilmesi ve Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı bünyesine entegre edilmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Bu kapsamda hizmet seviyesinin artırılması ve ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra, ilgili kurumlar ile kuruluşlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik mekanizmalar da ele alındı. Açıklamaya göre, bu adımların bölgede istikrar ve sürdürülebilir kalkınma çabalarına katkı sağlaması hedefleniyor.

Kabavat ile Kürt siyasetçi İlham Ahmed arasında, kadın örgütleri, insan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, entegrasyon süreci ve kadınların rolü ele alındı. Toplantıda söz alan Ahmed, ‘özgünlükleri koruyan entegrasyon ile erimeye yol açan entegrasyon arasında ayrım yapılması’ gerektiğini vurguladı. Kadınlara karar alma mekanizmalarında temel bir rol verilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Ahmed, bunun göz ardı edilemeyecek bir adım olduğunu ifade etti. Ahmed, benimsenen mekanizmaya göre her kurumdan biri erkek, ikisi kadın olmak üzere üç adayın gösterildiğini ve bu adaylar arasından liyakat ve eğitim durumuna göre seçim yapıldığını belirterek, bu çerçevede sürdürülen entegrasyon sürecinin kadınların ve hak savunucularının adalet sürecindeki varlığını güçlendirdiğini ve kurumsal hayattaki rollerini pekiştirdiğini söyledi.

Kabavat, Haseke Kültür Merkezi’nde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle yaptığı bir diğer toplantıda ise iş birliğinin geliştirilmesi ve bu kuruluşların sosyal hizmetlerin sunumuna katkısının artırılması konularını görüştü. Toplantıda, ihtiyaç sahibi kesimlere sağlanan desteğin iyileştirilmesine yönelik öneriler ele alındı.

dfvfv
Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı Hind Kabavat, salı günü Deyrizor vilayetine yaptığı ziyaret sırasında, yıkılan mahallelerin durumu hakkında bilgilendirildi ve ailelerin koşullarını inceledi. (Suriye Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı)

Kabavat salı günü Deyrizor vilayetinde saha incelemelerinde bulunarak yıkıma uğramış mahalleleri ziyaret etti. Ziyaret kapsamında yerinden edilmiş ve zarar görmüş ailelerin durumunu yerinde inceleyen Kabavat, vatandaşların yaşam ve hizmet ihtiyaçlarını dinledi.

Kabavat ayrıca, görme engellilere hizmet veren Nur Merkezi’ni ziyaret ederek, merkezde sunulan hizmetlerin niteliğini inceledi ve yararlanıcıların ihtiyaçlarına ilişkin bilgi aldı. Bu ziyaretin, bakanlığın sosyal koruma ağını güçlendirme ve desteğe ihtiyaç duyan kesimlere yönelik hizmetleri geliştirme planı kapsamında gerçekleştirildiği belirtildi.