İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İran, insansız hava araçlarıyla (İHA) İsrail'e saldırı başlattı, İsrail, savaş kabinesini toplarken, Beyaz Saray İsrail'e desteğini açıkladı.

İran'dan İsrail'e hava saldırıları
TT

İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İran'dan İsrail'e hava saldırıları

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, yaptığı basın açıklamasında, İran'dan havalanan onlarca İHA'nın İsrail'e doğru ilerlediğini duyurdu.

İsrail hava ve deniz kuvvetlerinin İsrail'e ulaşması saatler sürebilecek İHA'ları takip ettiğini belirten Hagari, ülke genelinde GPS sisteminde bozulmalar yaşanabileceğini aktardı.

Hagari, İsrail'deki saldırı alarmlarının İHA'ların ancak hedeflere yöneldiğinde çalacağını belirterek, İHA'ları bir an önce önlemeye çalışacaklarını belirtti.

İsrail devlet televizyonu KAN, Hagari'nin açıklamasından önce, İran'ın onlarca İHA ile İsrail'e saldırı başlattığını duyurmuştu.

İsrail makamları saldırıların askeri hedeflere düzenlenmesini değerlendirdi. İsrail savaş kabinesi ve ardından güvenlik kabinesinin bu gece Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı'nda toplanacağı aktarıldı.

İsrail Başbakanlık devlet uçağının saldırıda vurulabilmesi endişesiyle havalandığı belirtildi.

İsrail'den Kanal 12'nin haberine göre, İsrail hava sahası bu gece 01.00'e kadar kapatıldı.

Birleşik Arap Emirlikleri'nden İsrail yönüne havalanan uçakların rotalarından geri döndüğü, hava radar sistemlerine yansıdı.

İsrail ordusu, İran'ın 100'den fazla İHA ile saldırı düzenlediğini doğruladı

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, İsrailli yetkililer, İran'dan düzenlenen saldırılar karşısında birkaç gün devam edecek saldırılara hazırlanıyor. Haberde, İsrail'in saldırılara karşılık vermesinin beklendiği paylaşıldı.

İsrail'e yönelik İHA saldırısının sadece İran'dan değil, Yemen ve Irak'tan da düzenlenmiş olabileceği belirtildi.

Öte yandan, İsrail Ordu Sözcülüğü AA muhabirine yaptığı açıklamada, İran'dan İsrail'e 100'den fazla İHA ile saldırı düzenlendiğini doğruladı.

İsrail'de savaş kabinesi toplandı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun başkanlığında Tel Aviv'de toplanan savaş kabinesi, İran'dan başlatılan İHA saldırısını ele aldı.

Konuyla ilgili resmi açıklama yapılmazken toplantıya ilişkin paylaşılan fotoğrafta Savunma Bakanı Yoav Gallant, Savaş Kabinesi üyesi Benny Gantz ile Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi'nin de hazır bulunduğu görüldü.

Saldırılara karşı yanıtı Savaş Kabinesi yetki verecek

İsrail Güvenlik Kabinesinin, İran'ın saldırısına yanıt için Savaş Kabinesine yetki verdiği bildirildi.

Kanal 12 televizyonunda yer alan haberde, bu adımla Savaş Kabinesinin, Güvenlik Kabinesinin onayına ihtiyaç duymadan İran'ın saldırısına verilecek yanıt konusunda karar alabileceği belirtildi.

Savaş Kabinesinin yetkilendirilmesiyle, İran'a verilecek yanıt konusunda karar alma sürecinin hızlı ve kolay hale geleceği ifade edildi.

Savaş Kabinesinde, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yanı sıra Savunma Bakanı Yoav Gallant ve ana muhalefet lideri Benny Gantz yer alıyor.

Sığınaklarda kalmaya gerek olmadığı duyuruldu

İsrail ordusu, İran'ın saldırılarının ardından yaptığı uyarıyı güncelleyerek, sığınaklarda kalmaya gerek olmadığını duyurdu.

İsrail Ordusu İç Cephe Komutanlığı, daha önceden uyarı yaptığı işgal altındaki Golan Tepeleri'nin kuzeyi, güneydeki Nevatim, Dimona, Birüssebi (Berşeva) ve Arad'ın yanı sıra Kızıl Deniz kıyısındaki Eliat kentindeki vatandaşların sığınaklarda beklemesine gerek kalmadığını bildirdi.

Komutanlığın, İran'dan düzenlenen saldırılar sırasında 726 uyarı yaptığı belirtildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu: Onlarca füze ve insansız hava aracıyla operasyon başlattık

İran da İsrail'e insansız hava araçlarıyla kapsamlı saldırı başlatıldığını duyurdu.

İran devlet televizyonunun haberinde, "Devrim Muhafızları Ordusu, işgal altındaki bölgelerdeki hedeflere yönelik insansız hava aracı operasyonu birkaç dakika önce başladı." ifadelerine yer verildi.

İran devlet televizyonuna göre, Devrim Muhafızları Ordusu tarafından bildiri yayımlandı.

Bildiride "İsrail'e yönelik İHA saldırısı, İsrail'in Suriye'deki İran konsolosluğuna saldırısına cevap olarak Devrim Muhafızları Ordusu Hava Kuvvetleri, siyonist rejimin topraklarındaki bazı hedefleri onlarca İHA ve füzeyle vurdu." ifadesine yer verildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'a karşı saldırıya herhangi bir destek veya katılımının, İran Silahlı Kuvvetlerinin "kararlı ve pişman edici" tepkisiyle sonuçlanacağı uyarısında bulundu.

Devrim Muhafızları Ordusunun İsrail'e başlatılan saldırıyla ilgili yayımladığı ikinci bildiride, İsrail'in İran'ın Şam'daki konsolosluğuna yönelik saldırısına karşılık, İran'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi'nin 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkı çerçevesinde İsrail'in işgali altında bulunan topraklardaki askeri hedeflere saldırı başlattığı belirtildi.

Bildiride, "İran, haklarını güvence altına almak ve saldırganı cezalandırmak amacıyla siyonist terör ordusunun işgal altındaki topraklarda bulunan önemli askeri hedeflerine saldırarak, stratejik istihbarat yeteneklerini, füzelerini ve insansız hava araçlarını başarıyla vurup imha etti." ifadelerine yer verildi.

ABD tarafından İsrail'e verilen desteğe işaret edilen bildiride, "Terörist Amerikan hükümeti, İran'ın çıkarlarına zarar verecek herhangi bir destek ve katılımının, İran Silahlı Kuvvetlerinin kararlı ve pişman edici tepkisiyle sonuçlanacağı konusunda uyarıldı." açıklamasında bulunuldu.

Bildiride, "İsrail'in eylemlerinden ABD yönetiminin sorumlu olduğu ve İsrail'in engellenmemesi halinde hem Tel Aviv'in hem de Washington'un bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağı" belirtildi.

Devrim Muhafızları, herhangi bir ülkeden ABD veya İsrail adına gelecek tehdidin kaynağına da karşılık verileceğini ve İran'ın meşru çıkarlarını her türlü saldırgan eylem ile yasa dışı güç kullanımına karşı koruyacaklarını bildirdi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, İsrail'e saldırı konusunda ABD'ye gerekli uyarıyı yaptıklarını belirtti.

İran medyasında yer alan haberlere göre, İran Savunma Bakanı Muhammed Rıza Aştiyani de ülkesine yönelik saldırılara karşı uyarılarda bulundu.

İranlı Bakan, "İsrail'in İran'a saldırması için hava ve kara sahasını açan ülkeler, kararlı cevabımızı alacaktır." ifadelerini kullandı.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği de "Bu iş şu an sonuçlandı sayılır. İsrail bir hata daha yaparsa İran'ın karşılığı daha ağır olacaktır." açıklamasını yaptı.

IRNA, İran'ın İsrail'e balistik füze saldırısı başlattığını öne sürdü

İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları Ordusunun İsrail’e balistik füze saldırısı başlattığını iddia etti.

IRNA, isimsiz kaynaklara dayandırdığı haberinde, İran'ın İsrail'e balistik füze saldırısı başlattığını öne sürdü.

İsrailli yetkililer ise İran'ın İsrail'e balistik füze attığına dair herhangi bir gösterge olmadığını bildirdi.

İsrail ordu radyosuna konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli yetkililer, İran'ın ülkeye balistik füze fırlatmasına ilişkin herhangi bir emarenin bulunmadığını belirtti.

İran'ın saldırısı sonrası İsrail'in birçok bölgesinde sirenler çaldı

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'ın İHA'larla saldırı başlatmasının ardından durum değerlendirmesi yapıldığı belirtildi.

Ülkenin güneyi ve kuzeyi dahil birçok bölgesinde uyarı sirenleri çaldı.

Açıklamada, İsrail'in kuzeyinde bulunan işgal altındaki Golan Tepeleri ve güneydeki Eylat kenti başta olmak üzere bazı bölgelerde yaşayan halktan sığınaklara yakın bölgelerde kalmasının istendiği bildirildi.

İsrail ordusu, İran'ın saldırılarının ardından yaptığı uyarıyı güncelleyerek, sığınaklarda kalmaya gerek olmadığını duyurdu

Sosyal medyada yer alan görüntülerde, İsrail'in birçok bölgesinde hava savunma sistemlerinin aktif hale geldiği anlaşılıyor ve gökyüzünde yer yer patlama sesleri duyuluyor.

Öte yandan, İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, saldırılar nedeniyle ülkenin güneyinde 10 yaşında bir çocuğun ağır yaralandığını bildirdi.

İsrail ordusu, ülkenin güneyindeki bir askeri üste küçük çaplı hasar oluştuğunu, can kaybı olmadığını açıkladı.

Ordu, "İran'dan (İsrail’e) 200'den fazla insansız hava aracı, seyir füzesi ve balistik füze gönderildi. Tehditlerin çoğu İsrail hava sahası dışında önlendi." açıklamasında bulundu.

ABD güçleri Suriye-Ürdün sınırındaki üslerden onlarca İHA'yı hedef aldı

Suriye-Ürdün sınırındaki iki üste konuşlanan ABD güçleri, yüzlerce hava savunma füzesi ile onlarca insansız hava aracını (İHA) hedef aldı.

AA'nın yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, ABD güçlerinin konuşlandığı, Suriye'nin Humus ilindeki Tenef üssü ile Ürdün topraklarındaki Kule-22 üssünden gece yarısından sonra yüzlerce hava savunma füzesi ateşlendi.

Kaynaklara göre, ABD üslerinden fırlatılan füzeler, aidiyeti bilinmeyen onlarca kamikaze İHA'ya isabet etti.

Fransa, İsrail'deki vatandaşlarından sığınaklara yakın durmalarını istedi

Fransa'nın İsrail Büyükelçiliğinin X hesabından İsrail'deki Fransız vatandaşları için acil mesaj yayımladı.

Mesajda, İran'ın İsrail'e yönelik hava saldırısının sürdüğü belirtilerek, İsrail'deki Fransızlardan sığınaklara yakın olmaları istendi.

İsrail'in Ben Gurion Havalimanı'nın Tel Aviv saatiyle 01.00-07.00 arası kapalı olduğu aktarılan mesajda, 48 saat içinde uçuşu olan vatandaşlara, seyahatleri hakkında bilgi almak için biletlerini satın aldıkları hava yolu şirketlerine danışmaları tavsiye edildi.

Beyaz Saray: İsrail'e desteğimiz tam

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson, İran'ın İsrail'e saldırısıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Watson, açıklamasında, "İran, İsrail'e karşı bir hava saldırısı başlattı. Başkan Biden'ın mesajı net: İsrail'in güvenliğine olan desteğimiz sarsılmaz. ABD, İsrail halkının yanındadır ve İran'dan gelen tehditlere karşı onların savunmalarını desteklemektedir." ifadelerini kullandı.

Beyaz Saray'da ulusal güvenlik ekibini toplayan Joe Biden ise "İran ve onun uzantılarının tehditlerine karşı İsrail'in güvenliği konusundaki taahhüdümüz sarsılmaz." değerlendirmesinde bulundu.

Irak hava sahası tüm uçuşlara kapatıldı

Irak, İran’dan İsrail’e yönelik başlatılan insansız hava aracı saldırılarının ardından hava sahasını kapattığını duyurdu.

Irak resmi haber ajansı INA'ya konuşan Ulaştırma Bakanı Rezzak es-Sadavi, hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığını açıkladı.

Bakan, ülkedeki tüm uçuşların da durdurulduğunu belirtti.

Sivil Havacılık Kurumundan yapılan açıklamada da Irak hava sahasının kapatılmasının geçici ve önlem amaçlı olduğu bildirildi.

Açıklamada, hava sahasının tüm gelen ve giden uçuşlara sabah saat 05.30'a kadar kapatıldığını ve bunun duruma göre uzatılabileceği de aktarıldı.

Erbil'de çok sayıda şiddetli patlama sesleri duyuldu

Irak'ın Erbil kentinde çok sayıda şiddetli patlama sesleri duyulurken, sosyal medya platformu X'te birçok kullanıcı da kentte patlamalar yaşandığına ilişkin paylaşımda bulundu.

Öte yandan, Erbil’de bulunan ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait üsteki hava savunma sisteminin aktif hale getirildiği ve atılan en az 3 füzenin de imha edildiği görüldü.

Lübnan hava sahası tüm uçuşlara kapatıldı

Lübnan, İran’dan İsrail’e yönelik başlatılan İHA saldırılarının ardından hava sahasını kapattığını duyurdu.

Ürdün'de Hükümet Sözcüsü, ülkede OHAL ilan edildiği haberlerini yalanladı

Ürdün'de Hükümet Sözcüsü ve İletişim Bakanı Muhenned Mubaydin, ülkede olağanüstü hal (OHAL) ilan edildiğine ilişkin çıkan haberlerin doğru olmadığını açıkladı.

Ürdün resmi haber ajansı Petra'ya açıklama yapan Mubaydin, devlet televizyonu El-Memleket'in haberini düzelterek, ülkede OHAL ilan edildiğine ilişkin medyada çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyurdu.

Sosyal medya platformları ve çeşitli uygulamalar üzerinden yayılan haberlerin birçoğunun asılsız olduğuna dikkati çeken Mubaydin, ülkede hayatın düzenli şekilde devam ettiğini ve vatandaşları endişelendirecek bir durum bulunmadığını vurguladı.

Ürdün, hava sahasının kapalı tutulma süresinin yerel saatle 11.00'e uzatıldığını duyurdu.

Ürdün resmi haber ajansı PETRA'nın haberine göre, Sivil Havacılık Düzenleme Kurumu tarafından hava sahasının kapalı tutulması süresinin güncellenerek uzatıldığı açıklandı.

Ülke hava sahasının kapalı tutulma süresinin yerel saatle 11.00'e (TSİ 11.00) dek uzatıldığı kaydedildi.

GKRY'deki İngiliz üslerinden savaş uçaklarının kalktığı iddia edildi

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bölgesindeki İngiliz egemen üslerinden, Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait bazı savaş ve tanker uçaklarının, İran-İsrail gerilimi üzerine kalkış yaptığı ileri sürüldü.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, GKRY'nin Limasol kenti yakınlarında "egemen üs" statüsünde bulunan Akrotiri (Ağrotur) Hava Üssü'nden RAF'a ait savaş ve tanker uçakları kalkış yaptı.

Yerel kaynaklar, GKRY'nin Larnaka kentine yakın bölgede bulunan İngiliz üssü Dikelya'dan da uçak sesleri geldiğini öne sürdü.

İsrail basını, İran'ın İsrail'e gönderdiği 100'den fazla saldırı insansız hava aracına (İHA) ABD ve İngiltere'nin müdahalede bulunduğunu iddia etti.

İsrail ordu radyosunun, ismini açıklamadığı bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD ve İngiltere'nin İran'dan atılan İHA'lara müdahale ettiği ileri sürüldü.

Haberde, İran'dan gönderilen 100'den fazla saldırı İHA'sına, ABD ve İngiltere tarafından İsrail hava sahası dışında müdahale edildiği savunuldu.

İngiltere, Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait ilave jetleri Orta Doğu'ya konuşlandırdı

İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps, Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait ilave jetler ile yakıt ikmal tankerlerini Orta Doğu'ya konuşlandırdıklarını duyurdu.

Bakan Shapps, X hesabından yaptığı açıklamada, RAF'a ait ilave jetler ve havada yakıt ikmali yapan tankerlerin, İngiltere'nin Irak ve Suriye'deki mevcut DEAŞ karşıtı Shader Operasyonu'nu desteklemek üzere Orta Doğu'ya konuşlandırıldığını bildirdi.

Shapps, "İran'ın İsrail'e karşı başlattığı anlamsız hava saldırısını şiddetle kınıyorum. Bu saldırı bölgesel güvenliği daha da zayıflatmaktan başka işe yaramayacak." değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere'nin, gerilimin daha da tırmanmasını önlemek için İsrail ve bölgedeki ortaklarıyla çalışmaya devam ettiğini kaydeden Shapps, barış ve istikrarın herkesin çıkarına olduğunu vurguladı.

Bakan Shapps, İran'ın her türlü istikrarsızlaştırıcı davranışa derhal son vermesi çağrısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:

"Bölgedeki tırmanışa karşılık olarak ve müttefiklerimizle ortaklaşa olarak, İngiltere Başbakanı (Rishi Sunak) ve ben, RAF'a ait ilave unsurların konuşlandırılması için yetki verdik. RAF jetleri ve havada yakıt ikmali yapan tankerler, İngiltere'nin Irak ve Suriye'deki mevcut DEAŞ karşıtı operasyonu olan Shader Operasyonu'muzu destekleyecek. Ayrıca, bu jetler gerektiğinde mevcut görevlerimizin menzili içerisinde havadan gelebilecek saldırıları da önleyecek."

İngiliz Sky News televizyonu da kaynaklarına dayandırdığı haberinde, RAF jetlerinin İsrail'in savunmasında görev aldığını bildirdi.

Saldırıya tepki ve kınamalar

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB'nin, İran'ın İsrail'e yönelik saldırılarını şiddetle kınadığını bildirdi.

BM Genel Sekreteri Guterres, İran'ın İsrail'e yönelik hava saldırılarını kınadı, bölgede saldırganlığın derhal son bulması ve tüm taraflara sükunet çağrısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, X hesabından yaptığı paylaşımda, "İran rejiminin İsrail'e yönelik pervasız saldırısını en güçlü ifadelerle kınıyorum. İran bir kez daha kendi arka bahçesinde kaos tohumları ekmeye niyetli olduğunu göstermiştir." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa Dışişleri Bakanı Stephane Sejourne, "Fransa, İran'ın İsrail'e karşı başlattığı saldırıyı en sert şekilde kınıyor." ifadelerini kullandı.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de Tahran ve Tel Aviv Büyükelçileriyle yakın temas halinde olduğunu belirterek "Başbakan ve Savunma Bakanı'yla da konuştuk. Hükümet, her türlü senaryoyu ele almaya hazırdır." yorumunu yaptı.

Hollanda'da geçici hükümetin Başbakanı Mark Rutte, sosyal medya hesabından, Orta Doğu'daki durumun çok endişe verici olduğunu belirterek, “Bugün erken saatlerde Hollanda ve diğer ülkeler, İran'a İsrail'e saldırmaktan vazgeçmesi yönünde net bir mesaj gönderdi.” paylaşımında bulundu.

Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmussen, İran'ın İsrail'e yönelik duyurduğu saldırıyı şiddetle kınıyor." ifadesini kullanarak İran'ın Orta Doğu'daki "istikrarı bozan rolünün" kabul edilemeyeceğini belirtti. 

Mısırlı yetkili: Mısır hava savunması yüksek alarm durumuna geçti

İran'ın İsrail'e başlattığı saldırının ardından, Mısır hava savunmasının yüksek alarm durumuna geçtiği belirtildi.

Kahire el-İhbariyye kanalının üst düzey bir güvenlik yetkilisine dayandırdığı habere göre, Mısır hava savunması yüksek alarm durumuna geçti.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd de X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, taraflardan azami itidalle hareket etmelerini istedi.

Ebu Zeyd, "Mısır, İran'ın İsrail'e insansız hava araçlarıyla saldırı başlatmasından ve son dönemde iki ülke arasındaki tehlikeli tırmanıştan derin endişe duymaktadır." ifadesini kullandı.

THY ve Pegasus İran, Ürdün, Irak ve Lübnan'a yapacağı seferlerini iptal etti

Türk Hava Yolları ve Pegasus Havayollarının, İran ve İsrail arasındaki gerilim ve komşu ülkelerin hava sahasını kapatması nedeniyle bu gece ve yarın İran, Ürdün, Irak ve Lübnan'a yapacağı seferler iptal edildi.

ABD kaynaklarından 70 füzeyle yeni bir saldırı başlatıldı iddiası

ABD kaynakları, İran'ın İsrail'e 70 füzeyle yeni bir saldırı dalgası daha başlattığını öne sürdü.

ABC News’e konuşan ABD'li yetkiliye göre, İran, İsrail'e yönelik ilk saldırısına ek olarak, 70 füzeyle yeni bir saldırı dalgası daha başlattı.



Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump bugün Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün (Perşembe) kendi çağrısıyla oluşturulan Barış Konseyi’nin ilk toplantısına başkanlık edecek. Toplantıya 45’ten fazla ülkeden temsilcinin katılması beklenirken, Gazze’nin geleceğine ilişkin çözümsüz başlıkların gündeme damga vurması bekleniyor.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması, yeniden imar fonunun büyüklüğü ve savaş nedeniyle ağır yıkıma uğrayan Gazze halkına insani yardım akışının sağlanması gibi konuların, Konsey’in önümüzdeki haftalar ve aylardaki etkinliğinin sınanacağı temel dosyalar olması bekleniyor.

Trump’ın Washington’da kısa süre önce adını verdiği “Donald J. Trump Barış Enstitüsü” binasında katılımcılara hitap etmesi ve katılımcı ülkelerin yeniden imar fonu için 5 milyar dolar topladığını açıklaması planlanıyor. Söz konusu tutarın, ilerleyen dönemde milyarlarca dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyulması beklenen fon için ilk katkı niteliğinde olacağı belirtiliyor.

Trump’ın çağrısıyla kurulan Barış Konseyi geniş tartışmalara yol açtı. Konsey’de İsrail yer alırken Filistinli temsilcilerin bulunmaması dikkat çekiyor. Trump’ın Konsey’in ilerleyen aşamada Gazze’nin ötesindeki küresel meydan okumaları da ele alabileceğini önermesi, bunun Birleşmiş Milletler’in küresel diplomasi ve ihtilaf çözümündeki merkezi rolünü zayıflatabileceği yönündeki kaygıları artırdı.

Üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın ayrıca bazı ülkelerin Gazze’de barışın korunmasına yardımcı olmak amacıyla kurulacak uluslararası bir istikrar gücüne binlerce asker göndermeyi planladığını açıklayacağını bildirdi.

Hamas mensuplarının silahsızlandırılması ve böylece barış gücü birliklerinin göreve başlayabilmesi konusu ise temel anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Hamas, İsrail’in olası misilleme adımlarına ilişkin endişeler nedeniyle silah bırakmaya yanaşmıyor. Silahsızlandırma, Trump’ın iki yıl süren Gazze savaşının ardından Ekim ayında başlayan kırılgan ateşkese zemin hazırlayan planının maddeleri arasında yer alıyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, “Silahsızlanmaya ilişkin zorlukların tamamen farkındayız, ancak arabuluculardan gelen mesajlar bizi cesaretlendiriyor” dedi.

Güvenlik Konseyi üyelerinin çoğu yok

ABD’li yetkililer, etkinliğe 47 ülkeden heyetlerin ve Avrupa Birliği’nin katılımının beklendiğini belirtti. Listede İsrail’in yanı sıra Arnavutluk’tan Vietnam’a kadar geniş bir ülke yelpazesi yer alıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olan Fransa, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin listede bulunmuyor.

Etkinlikte Trump’ın yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile eski Birleşik Krallık Başbakanı Tony Blair’in konuşma yapması bekleniyor. Konsey’de önemli bir rol üstlenmesi öngörülen Blair’in yanı sıra, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz ve Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov’un da etkinlikte yer alacağı ifade ediliyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir Konsey üyesi, Gazze planının ciddi engellerle karşı karşıya olduğunu belirtti. Yetkili, diğer alanlarda ilerleme sağlanabilmesi için Gazze’de güvenliğin tesis edilmesinin temel şart olduğunu, ancak polis güçlerinin henüz yeterince hazır ve eğitimli olmadığını kaydetti.

Açıklamaya göre henüz karara bağlanmamış temel soru, Hamas’la görüşmeleri kimin yürüteceği. Konsey temsilcilerinin, örgüt üzerinde nüfuz sahibi aktörler — özellikle Katar ve Türkiye — aracılığıyla süreci ilerletebileceği değerlendiriliyor. Ancak İsrail’in bu iki ülkeye mesafeli yaklaşımı sürecin önündeki başlıca engellerden biri olarak görülüyor.

İnsani yardımın ulaştırılması da çözüm bekleyen başlıklar arasında yer alıyor. Yetkili, mevcut durumu “katastrofik” olarak nitelendirirken, yardım akışının süratle genişletilmesi çağrısında bulundu. Buna karşın, dağıtımın sahada hangi yapı tarafından koordine edileceğinin netleşmediğini belirtti.


İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
TT

İsrail, ABD'nin yakında İran'a saldıracağı beklentisiyle hazırlık yapıyor

İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)
İsrail'in Demir Kubbe Savunma Sistemi Tel Aviv semalarında roketleri imha ederken (Arşiv - Reuters)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth, İsrailli yetkililerin, Tahran'ın Cenevre'de yapılan son müzakerelerde ABD'nin taleplerini karşılamaması üzerine, ABD Başkanı Donald Trump'ın ‘yakında’ İran'a karşı büyük çaplı bir askeri saldırı başlatabileceğini öngördüklerini aktardı. Gazeteye göre Trump yönetiminin yetkilileri, İranlıların zaman kazanmaya ve ABD'yi yanıltmaya çalıştığını düşünüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu başkanlığında kısa bir süre önce gerçekleşen istişarelerde, İran'ın İsrail ordusu olası bir ABD saldırısına katılmasa bile İsrail'e füze saldırısı düzenleyebileceği yönünde bir değerlendirme yapıldı. Buna göre acil durum hizmetleri ve sivil savunmadan sorumlu askeri kurum olan İç Cephe Komutanlığı'ndan savaşa hazırlık yapması istendi. Çeşitli güvenlik kurumları da en yüksek savunma hazırlık seviyesine geçtiklerini açıklarken, güvenlik kurumları da yüksek alarm durumuna geçti.

Ne zaman olacağı bilinmiyor

ABD, Trump'ın ‘güzel filo’ olarak nitelendirdiği, İran ile kısa süreli bir çatışma yerine uzun süreli bir savaş yürütebilecek güçleri bölgeye çoktan konuşlandırdı. Ancak İsrailli yetkililer, ABD'nin saldırısının kesin zamanlamasının bilinmediğini ve nihai olarak Trump'ın kararına bağlı olduğunu belirtiyor. Karar verildikten sonra bile planlar değişebilir. İsrail'de karar anının yaklaştığı ve zamanın daraldığı yönünde bir izlenim hakim. Yetkililer birkaç gün önce iki haftalık bir süreden, ondan önce de yaklaşık bir aydan bahsetmişlerdi, ancak şimdi birkaç gün içinde harekete geçilebileceğine dair işaretler var.

Öte yandan saldırıyı geciktirebilecek birkaç faktör de söz konusu. Gazze Barış Kurulu, perşembe günü Washington'da toplanacak ve İtalya'daki Kış Olimpiyatları 22 Şubat'ta sona erecek. Trump'ın bu faktörlere ne kadar ağırlık vereceği belirsiz.

Her ne kadar kesin bir tarih belirlenmemiş olsa da ABD'nin İran ile uzun süreli bir çatışmaya hazırlandığına dair işaretler giderek artıyor. Geçtiğimiz yıl haziran ayında yaşanan 12 günlük savaştan bu yana yüksek seviyede olan gerginlik, İran rejiminin son zamanlarda protestoculara yönelik sert müdahalelerinin ardından daha da tırmandı. ABD'li yetkililer, büyük çaplı bir operasyonun hızlı bir saldırı olmayacağını, aksine haftalarca sürebilecek bir kampanya olacağını tahmin ediyorlar. Bu da Ortadoğu'daki askeri yığınağı açıklıyor.

Herhangi bir saldırının olası hedeflerinden biri İran'da rejim değişikliği olacak. Ancak ABD yetkilileri, bu hedefin tek bir saldırıyla değil, haftalarca sürecek bir dizi saldırıyla gerçekleştirilebileceğini kabul ediyor.

Bu da İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney'in yanı sıra, bazıları toplu katliamlardan sorumlu tutulan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) kurumlarını da hedef alabilir. Washington ayrıca İranlıların sokaklara dökülmesini istiyor, ancak bunun için rejim muhaliflerini ABD'nin onları desteklemeye hazır olduğuna ikna etmek gerekiyor.

CNN'in haberine göre iki İsrailli yetkili, önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail'in İran'a ortak bir saldırı düzenleyeceğine dair ‘artan işaretler’ üzerine İsrail'in askeri alarm ve hazırlık seviyesini yükselttiğini söyledi.

Haberin kaynaklarından biri olan bir askeri yetkiliye göre İsrail operasyonel ve savunma planlamasını hızlandırdı. Bir kaynak, Trump tarafından onaylanması halinde beklenen saldırının önceki 12 gün süren savaşın ötesine geçeceğini ve ABD ile İsrail arasında koordineli saldırılar içereceğini ekledi.

Diğer taraftan bugün yapılması planlanan İsrail Savaş Kabinesi toplantısı pazar gününe ertelendi. Bu ertelemenin nedeni, ABD ve İsrail'in herhangi bir karar vermeden önce İran'ın yanlış bir hesap yapıp önleyici bir saldırı düzenlemesini önlemek olabilir.

Hizbullah ve Husiler hesapların merkezinde

Son iki gün içinde, Ortadoğu'ya doğru takviye savaş uçakları, yakıt ikmal uçakları, keşif ve istihbarat uçakları ile komuta ve kontrol uçaklarının yola çıktığı görüldü. Bu hareketlilik, bölgede uzun zamandır görülmemiş büyüklükte bir ABD askeri gücü oluşturuyor. Bu devasa bir savaş makinesi ve bölgede sadece ‘pozisyon almak’ için konuşlandırılmış olması pek olası değil. Amaç sadece müzakerelerde baskı uygulamaksa, bu olağanüstü bir baskı olur, çünkü ABD İran'a çok daha az güçle saldırabilir.

Bu büyük ölçekli tehdit ve caydırıcı etkisinin, İran'ı son dakikada ABD'nin taleplerini kabul etmeye zorlayabileceği ihtimali göz ardı edilemez. Trump daha önce tehditlerinin boş olmadığını göstermişti ve müzakereler sırasında Washington’ın Tahran'a ilettiği mesaj açıktı: “Sabrımı sınama!”

Ancak, en azından kamuoyu önünde İran bu tür sonuçlara varmış gibi görünmüyor. Hatta Hamaney, Amerikan uçak gemilerini vurmakla tehdit etti. İsrail'de bu durum, iktidar sahibine pahalıya mal olabilecek aşırı bir kibir olarak görülüyor.

Çoğu gösterge, İsrail'in bu tür bir saldırıya katılacağını ve kenara çekilmesinin istenmeyeceğini işaret ediyor. ABD’li yetkililerin İsrail'in yeteneklerine, özellikle de İsrail ordusunun uzmanlığına ihtiyaç duyduğu söyleniyor. İsrail'in başlıca hedefi, İran'ın balistik füze sistemini yok etmek ya da ona ciddi şekilde hasar vermek olacak. Aynı zamanda, İsrail ordusundan iki cephede daha mücadele etmesi istenebilir. Bunlar Lübnan'daki Hizbullah ve Yemen'deki Husiler.

Husilerin hemen savaşa katılıp İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) ile saldıracağı tahmin ediliyor. Ayrıca, daha önce 12 gün süren savaşta olduğu gibi Hizbullah'ın bu kez tarafsız kalmayıp savaşa katılma ihtimali de var. Bu durumda İsrail, bunu hesaplaşmak için bir fırsat olarak görebilir.


İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
TT

İsrail muhalefet partileri kafa karışıklığı ve bölünmüşlük içinde… Netanyahu’yu devirme fırsatı kaçabilir

İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid ile Netanyahu’nun 2022’de gerçekleşen görüşmesinden (DPA)

İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyunda muhalefet partilerinin Binyamin Netanyahu hükümetini devirmeye yönelik mücadelede yeterince profesyonel davranmadığı ve seçim kazanma fırsatını heba edebileceği yönündeki görüşler güç kazanırken, sol eğilimli Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, üç partinin birleşmesini önerdi. Golan, kendi liderliğini yaptığı Demokratlar Partisi’nin yanı sıra, Yair Lapid liderliğindeki Yesh Atid Partisi ve Gadi Eisenkot’un başında bulunduğu Yashar Partisi’nin tek çatı altında toplanmasını teklif etti. Golan, söz konusu ittifakın başına Eisenkot’un getirilmesi konusunda uzlaşmaya varılmasını önererek, “Çünkü anketler onun hem benden hem de Lapid’den daha fazla beğeni topladığını gösteriyor” ifadesini kullandı.

sdvfgt
İsrail muhalefet lideri Yair Lapid (Reuters)

Golan dün yaptığı basın açıklamasında, önerdiği üçlü ittifakın mevcut anketlere göre şimdiden 31-33 sandalye kazanabileceğini ve böylece en büyük parti konumuna yükselebileceğini söyledi. Golan, söz konusu bloğun kurulması ve Netanyahu’yu kendi seçmeni nezdinde de zorlayacak mücadeleci bir seçim kampanyası yürütmesi halinde, desteğini daha da artırabileceğini ve bir sonraki hükümeti kurabilecek güce ulaşabileceğini ifade etti.

Ancak Lapid teklifi kabul etmedi. Lapid, bu girişimin kendisini solcu bir parti lideri gibi göstermeyi amaçladığını savunurken, kendisini sağ liberal olarak tanımladığını belirtti. Golan’a saatler içinde yanıt veren Lapid, birlik önerisinin Golan’ın kendi popülaritesini artırma amacı taşıdığını öne sürdü. Lapid ayrıca Golan’ı ve ‘şu dönemde birlik adı altında safları dağıtmaya çalışan tüm muhalefet liderlerini’ sert sözlerle eleştirdi.

Lapid, “Kamuoyu blokların birleşmesini istemiyor; bizi olduğumuz gibi görmek istiyor. Her parti kendi ilkeleri temelinde mücadele etmeli. Seçimden sonra bloklar arasında bir birleşme yolu bulunabilir” dedi. Muhalefet liderlerini son dönemde ‘zırhlı aracın içinde ateş açmakla’ suçlayan Lapid, bunun ‘Netanyahu’nun iktidarını sonsuza dek sürdürmesine yol açabilecek bir intihar eylemi’ olduğunu söyledi.

Lapid, seçim hazırlıklarında kendisiyle çalışan uzmanların hükümetin düşmesinin ‘teorik olarak artık kesinleştiği’ görüşünde olduğunu belirterek, muhalefet partilerinin bu gerçeği pekiştirmeye odaklanması gerektiğini kaydetti. Lapid’e göre Netanyahu, yenilginin eşiğinde olduğunu biliyor ve iki hedefe yöneliyor: Araplar ile liberal kesim arasındaki katılım oranını düşürmek ve seçimlere hile karıştırmak. Bu çerçevede önceliğin, Yahudiler arasında yüzde 70, Araplar arasında ise yüzde 48 seviyesinde olan oy verme oranını artırmak ve özellikle kırsal bölgelerde seçim hilesini önlemek amacıyla sıkı denetim mekanizmaları oluşturmak olduğunu ifade etti.

juıo9
Tel Aviv’de düzenlenen Netanyahu karşıtı gösteriden (Arşiv – AFP)

Lapid iki gün önce yaptığı açıklamada, ‘liberal kamp içindeki tüm partilerin, Netanyahu’nun yer alacağı herhangi bir koalisyona katılmama taahhüdünde bulunmasını’ şart koştu. Lapid’in bu sözlerle, birlikte önceki hükümeti kurduğu müttefiki Naftali Bennett’e gönderme yaptığı değerlendirildi. Bennett, Netanyahu ile bir hükümet kurmayacağına dair açık bir taahhütte bulunmayı reddediyordu. Bennett’e yakın kaynaklar ise bu tutumun Likud’dan oy çekme amacı taşıdığını savundu. Nitekim Likudlu Bakan Idit Silman, Bennett’in açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek sağ seçmene seslendi ve “Bennett sizi, geçmişte sağ seçmeni kandırdığı gibi kandırıyor; sol ve Araplarla hükümet kuruyor” ifadesini kullandı. Silman daha önce Lapid hükümetinde yer almış, ancak 2022 yılında koalisyondan çekilerek hükümetin düşmesine yol açmıştı.

Lapid’in bir yandan, sağ kanadın ise diğer yandan baskısı altında kalan Bennett, Netanyahu liderliğinde kurulacak bir hükümete katılmayacağını açıkladı. Ancak Likud ile Netanyahu’suz bir senaryoda iş birliğine açık olup olmadığı konusunda net bir ifade kullanmadı.

Öte yandan, Avigdor Lieberman liderliğindeki Yisrael Beiteinu Partisi de muhalefet cephesindeki yön arayışını yansıtan açıklamalarda bulundu. Lieberman, muhalefet partilerinin seçmenlere, Netanyahu ile ya da Arap partileriyle hükümet kurmayacaklarına dair açık ve samimi bir taahhüt vermeleri gerektiğini söyledi.

dfgthy
Netanyahu ve Bennett (İsrail medyası)

İsrail’de yayımlanan son Maariv gazetesi anketine göre, seçimlerin bugün yapılması halinde Arap partileri hesaba katılmaksızın muhalefet partileri 60 sandalye kazanıyor. Aynı ankette, Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyonun sandalye sayısının 68’den 50’ye gerilediği belirtiliyor. Bu tablo karşısında Netanyahu’nun, özellikle Arap seçmenler arasında katılım oranını düşürmeye yönelik bir plan üzerinde çalıştığı öne sürülüyor. İddiaya göre bu plan, korku siyaseti yürütmeyi ve Arap listeleri ile adayları seçim sürecinden diskalifiye etmeyi içeriyor. Muhalefet ise Netanyahu’yu ve müttefiklerini ‘geniş çaplı bir seçim sahtekârlığı kampanyasına hazırlanmakla’ suçluyor.