Papa Francis, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıda çocukların öldürülmesini kınadı

Bir Filistinli, İsrail'in Gazze'nin merkezindeki el Ehli Arap Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda öldürülen çocuklara bakıyor (AFP)
Bir Filistinli, İsrail'in Gazze'nin merkezindeki el Ehli Arap Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda öldürülen çocuklara bakıyor (AFP)
TT

Papa Francis, İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırıda çocukların öldürülmesini kınadı

Bir Filistinli, İsrail'in Gazze'nin merkezindeki el Ehli Arap Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda öldürülen çocuklara bakıyor (AFP)
Bir Filistinli, İsrail'in Gazze'nin merkezindeki el Ehli Arap Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda öldürülen çocuklara bakıyor (AFP)

Gazze Şeridi'ndeki sivil savunmanın dün bildirdiğine göre, Papa Francis, İsrail'in Gazze Şeridi'nde aynı aileden 7 çocuğun ölümüne yol açan hava saldırısı "zulmünü" kınadı.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Papa bugün Vatikan hükümeti üyelerine yaptığı konuşmada, “Dün çocuklar bombalandı. Bu savaş değil, zulümdür. Bunu söylemek istiyorum çünkü kalbime dokunuyor” ifadelerini kullandı.

Gazze Şeridi'ndeki Sivil Savunma, İsrail'in dün kuzey Gazze Şeridi'ndeki evlerini hedef alan saldırının ardından bir aileden yedisi çocuk 10 kişinin öldürüldüğünü duyurdu.

AFP’nin haberine göre Sivil Savunma sözcüsü Mahmud Basal, "İşgalin Cibaliye el-Nazla'daki evlerine hava saldırısıyla hedef alınan Halla ailesine yönelik gerçekleştirdiği katliamda 10 şehit var. Şehitler aynı aileden ve en büyüğü 6 yaşında olan 7 çocuk şehit oldu” dedi. Basal, saldırıda 15 kişinin de yaralandığını belirtti.



Ülkeler diplomatik misyon çalışanlarını azaltıyor ve vatandaşlarına İsrail ve İran’ı terk etmeleri çağrısında bulunuyor

ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Hayfa açıklarına gelmesini bekleyen İsrailliler (AP)
ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Hayfa açıklarına gelmesini bekleyen İsrailliler (AP)
TT

Ülkeler diplomatik misyon çalışanlarını azaltıyor ve vatandaşlarına İsrail ve İran’ı terk etmeleri çağrısında bulunuyor

ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Hayfa açıklarına gelmesini bekleyen İsrailliler (AP)
ABD Donanması’na ait USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Hayfa açıklarına gelmesini bekleyen İsrailliler (AP)

Uluslararası toplum, İran ve İsrail’deki diplomatik varlığın azaltılması ve vatandaşların ülkelerden ayrılmaları ya da güvenlik önlemlerini artırmaları yönünde adımlarını hızlandırdı. Bölgedeki gerilimin artması ve durumun geniş çaplı bir askeri çatışmaya dönüşebileceği endişeleri bu kararların arka planını oluşturdu.

Uyarılar ilk olarak İran için geldi. Çin, vatandaşlarına ‘mümkün olan en kısa sürede’ ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu. Pekin yönetimi, Tahran ile Washington arasında artan gerilim ışığında ‘dış kaynaklı güvenlik riskleri’ bulunduğu uyarısı yaptı.

Çin Dışişleri Bakanlığı, halihazırda İran’da bulunan Çin vatandaşlarına güvenlik önlemlerini artırmaları ve en kısa sürede ülkeden ayrılmaları tavsiyesinde bulundu. Bakanlık ayrıca, mevcut koşullarda İran’a seyahat edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Pekin, İran ve komşu ülkelerdeki büyükelçilik ve konsolosluklarının, ülkeden ayrılmak isteyenlere ticari uçuşlar veya kara yoluyla gerekli desteği sağlayacağını bildirdi.

Benzer şekilde, Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı da bölgedeki güvenlik durumu nedeniyle İran’daki diplomatik personelini geçici olarak geri çektiğini açıkladı. Açıklamada, büyükelçiliğin uzaktan çalıştığı ve acil durumlar dahil doğrudan konsolosluk hizmeti sunma kapasitesinin ‘son derece sınırlı’ olduğu ifade edildi.

Söz konusu adımlar, ABD’nin İran’ın nükleer programına ilişkin devam eden müzakerelerde anlaşmaya varılmaması halinde ülkeye yönelik saldırı düzenleyebileceğine dair tekrarlanan tehditlerinin gölgesinde atıldı. Perşembe günü Cenevre’de İran ile ABD arasında Umman arabuluculuğunda üçüncü tur dolaylı görüşmeler gerçekleştirildi. Taraflarca, savaşı önlemek için son bir girişim olarak nitelenen temasların önümüzdeki günlerde yeniden başlaması bekleniyor.

Hafta başında Hindistan Dışişleri Bakanlığı da vatandaşlarından İran’ı terk etmelerini istemişti. İsveç, Sırbistan, Polonya ve Avustralya dahil birçok ülke de artan riskler nedeniyle vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri ya da İran’a seyahat etmekten kaçınmaları çağrısında bulundu.

Tahran’daki eski ABD büyükelçiliğinin duvarındaki Amerikan karşıtı duvar resminin önünden geçen İranlı bir kadın (AFP)Tahran’daki eski ABD büyükelçiliğinin duvarındaki Amerikan karşıtı duvar resminin önünden geçen İranlı bir kadın (AFP)

ABD ise Lübnan’daki büyükelçiliğinde görev yapan çok sayıda personeline ülkeden ayrılma talimatı verdi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, Amerikan diplomatik personelinin Irak ve Kuveyt’ten tahliye edildiğine ilişkin haberleri yalanladı.

İsrail: Diplomatik misyon çalışanlarının azaltılması ve güvenlik uyarıları

İsrail tarafında da benzer adımlar atıldı. ABD’nin Kudüs Büyükelçiliği dün yaptığı açıklamada, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın güvenlik riskleri nedeniyle İsrail’deki ABD misyonunda görevli zorunlu olmayan personel ile aile fertlerinin ülkeden ayrılmasına izin verdiğini duyurdu. Büyükelçilik, ayrılmak isteyenlere ‘uçuşlar mevcut olduğu sürece’ ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.

Kararın, Washington’un İran’a yönelik olası askeri operasyon tehditleri ve bunun bölgesel çapta geniş bir tırmanmaya yol açabileceği endişeleri eşliğinde alındığı belirtildi. İran, geçen yıl haziran ayında iki ülke arasında 12 gün süren savaş sırasında İsrail’e yönelik füze saldırıları düzenlemiş, bu gelişme olası yeni bir çatışma ihtimaline dair kaygıları artırmıştı.

Basına yansıyan haberlere göre, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, büyükelçilik personeline gönderdiği mesajda ülkeden ayrılmak isteyenlere süreci hızlandırmaları çağrısında bulundu.

Mesajda, “Çabalarınızı, buradan Washington’a devam edebileceğiniz herhangi bir varış noktasına uçak bileti almaya yoğunlaştırın; birinci öncelik ülkeyi hızlıca terk etmek” ifadesinin yer aldığı bildirildi.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı da vatandaşlarına İsrail ve Filistin topraklarına zorunlu haller dışında seyahat etmemeleri tavsiyesinde bulundu. Bakanlık açıklamasında, Tel Aviv’deki bazı personel ile ailelerinin ihtiyati tedbir kapsamında geçici olarak İsrail içinde başka bir noktaya nakledildiği kaydedildi. Açıklamada, büyükelçiliğin normal şekilde çalışmaya devam ettiği belirtilirken, “Durum hızla kötüleşebilir ve ciddi riskler barındırabilir” uyarısı yapıldı.

Fransa Dışişleri Bakanlığı ise güvenlik koşulları nedeniyle vatandaşlarına İsrail, Kudüs ve Batı Şeria’ya turistik ya da ailevi ziyaretler dahil seyahat etmemeleri yönündeki tavsiyesini yineledi. Bakanlık, bölgede bulunan Fransız vatandaşlarına azami dikkat ve temkin çağrısında bulunarak gösteri ve kalabalıklardan uzak durmalarını ve sığınakların yerlerini öğrenmelerini önerdi.

Almanya da benzer bir adım atarak vatandaşlarına İsrail’e seyahat etmemeleri tavsiyesinde bulundu. Almanya Dışişleri Bakanlığı, seyahat ve güvenlik uyarılarını güncellediğini açıklayarak internet sitesinde ‘İsrail ve Doğu Kudüs’e seyahatten güçlü şekilde kaçınılması’ çağrısı yaptı. Bakanlık, İsrail’in ‘resmi olarak hâlâ savaş halinde’ olduğunu belirterek, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da bulunan Alman vatandaşlarına ‘mümkünse bölgeden ayrılmaları’ yönünde çağrıda bulundu.

Açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik bir saldırı düzenlemesi halinde Tahran yönetiminin İsrail içindeki noktaları hedef almasının beklendiği ifade edildi. Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre Bakanlık, bölgedeki güvenlik durumunu ‘gergin ve daha fazla tırmanışa açık’ olarak nitelendirerek, çatışmanın şiddetlenmesi durumunda İsrail ve Filistin topraklarında ‘önceden uyarı olmaksızın’ olaylar yaşanabileceği uyarısında bulundu.

Gelişmeler, ABD’nin Ortadoğu’da onlarca yılın en büyük askeri yığınağını gerçekleştirdiği bir döneme denk geldi. Washington yönetimi bölgeye iki uçak gemisi konuşlandırdı. Bunlardan biri, dünyanın en büyük uçak gemisi olarak bilinen USS Gerald R. Ford olup, Yunanistan’ın Girit Adası’ndaki bir üsten hareket ederek İsrail açıklarına ulaşmak üzere yola çıktı.

Öte yandan Çin’in İsrail Büyükelçiliği, vatandaşlarına azami dikkat göstermeleri ve acil durum hazırlıklarını artırmaları çağrısında bulundu. Açıklamada Ortadoğu’da ‘güvenlik risklerinin arttığı’ belirtilirken, İsrail makamlarının talimatlarının yakından takip edilmesi, zorunlu haller dışında dışarı çıkılmaması, yakınlardaki sığınakların ve tahliye yollarının önceden öğrenilmesi istendi.

Basına yansıyan haberlerde, ABD’nin Lübnan’daki büyükelçiliğinde görev yapan zorunlu olmayan personel ile ailelerine de ülkeden ayrılma talimatı verdiği belirtilirken, bu adımın bölgedeki ihtiyati tedbirlerin kapsamının genişlediğine işaret ettiği değerlendirildi.

Daha geniş çaplı bir gerilim korkusu

Bu diplomatik hareketlilik, Tahran ile Washington arasında sertleşen söylemlerle eş zamanlı olarak yaşanıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’yi müzakerelerde ‘hesaplanmamış adımlardan ve aşırı taleplerden kaçınmaya’ çağırdı. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceğini vurgularken, diplomatik bir çözümü tercih ettiğini ifade etti.

Müzakerelerin yeniden başlatılmasına yönelik çabalar sürerken, birçok ülkenin diplomatik misyon çalışanlarını ve vatandaşlarını korumaya yönelik ihtiyati adımlar attığı görülüyor. Bu gelişmeler, Ortadoğu’da birden fazla cepheyi kapsayabilecek olası bir askeri çatışma riskine ilişkin uluslararası endişenin boyutunu ortaya koyuyor.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini bombaladı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah mevzilerini bombaladı

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki el-Mahmudiye köyüne düzenlediği hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (DPA)

İsrail ordusu bugün Güney Lübnan'daki Hizbullah mevzilerine yönelik saldırılar başlattığını duyurdu.

İsrail ordusu Telegram üzerinden şu açıklamayı yaptı: "Hizbullah'ın ateşkes anlaşmasını tekrar tekrar ihlal etmesine karşılık olarak, İsrail Savunma Kuvvetleri, Güney Lübnan'daki Hizbullah terörist tesislerine saldırı düzenliyor."

İsrail'in saldırıları, Hizbullah'ın müttefiki ve destekçisi olan İran ile ABD arasında yaşanan gerilimlerin ortasında gerçekleşti; ABD, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ediyordu.

Hizbullah ile İsrail arasında bir yıldan fazla süren savaşı sona erdiren ve Kasım 2024'ten bu yana yürürlükte olan ateşkese rağmen, Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre İsrail özellikle Güney Lübnan'a yönelik saldırılarına devam ediyor ve bu saldırıların Hizbullah'ın askeri kapasitesini yeniden inşa etmesini engellemeyi amaçladığını söylüyor.


Afganistan'ın doğusundaki Celalabad kentinde şiddetli patlamalar meydana geldi

 Belucistan polisi, Pakistan ve Afgan güçleri arasında Chaman'daki sınır geçiş noktasında çıkan çatışmanın ardından Chaman sınır kapısına giden yolu koruma altına aldı (Reuters)
Belucistan polisi, Pakistan ve Afgan güçleri arasında Chaman'daki sınır geçiş noktasında çıkan çatışmanın ardından Chaman sınır kapısına giden yolu koruma altına aldı (Reuters)
TT

Afganistan'ın doğusundaki Celalabad kentinde şiddetli patlamalar meydana geldi

 Belucistan polisi, Pakistan ve Afgan güçleri arasında Chaman'daki sınır geçiş noktasında çıkan çatışmanın ardından Chaman sınır kapısına giden yolu koruma altına aldı (Reuters)
Belucistan polisi, Pakistan ve Afgan güçleri arasında Chaman'daki sınır geçiş noktasında çıkan çatışmanın ardından Chaman sınır kapısına giden yolu koruma altına aldı (Reuters)

Bu sabah, Pakistan'ın Kabil ve diğer büyük Afgan şehirlerini bombalamasının ardından, Afganistan'ın doğusundaki Celalabad kentinde iki güçlü patlama meydana geldi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre başkent Kabil ile Pakistan sınırı arasındaki yolda, Nangarhar eyaletinin başkenti Celalabad havaalanı yönünde önce bir jet uçağının gürültüsü, ardından iki patlama sesi duyuldu.

Afgan silahlı kuvvetleri ve polisinin bugün yaptığı açıklamaya göre Pakistan'a ait bir savaş uçağı Afganistan'ın Celalabad kentinde düştü ve pilotu sağ olarak yakalandı. Bölge sakinleri, pilotun yakalanmadan önce uçaktan paraşütle atladığını bildirdi.

Polis sözcüsü Tayib Hamad, "Celalabad'ın 6. Bölgesi'nde bir Pakistan savaş uçağı düşürüldü ve pilotu sağ olarak yakalandı" dedi. Afganistan'ın doğusundaki ordu sözcüsü Wahidullah Muhammedi de Afgan güçlerinin Pakistan uçağını düşürdüğünü ve "pilotun sağ olarak yakalandığını" doğruladı.