Gerçekler ve rakamlar... Savaşın başlangıcının üzerinden 3 yıl geçtikten sonra Gazze ve halkı ne durumda?

74 binden fazla ölü ve 13 bin kayıp... Yaklaşık bin 800 sağlık tesisi tamamen veya kısmen tahrip edildi

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
TT

Gerçekler ve rakamlar... Savaşın başlangıcının üzerinden 3 yıl geçtikten sonra Gazze ve halkı ne durumda?

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)

Hükümet, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşların verileri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşının başlamasından 3 yıl sonra bölge halkının yaşadığı sıkıntının boyutlarını ortaya koyuyor. Durmaksızın artan can kayıplarının yanı sıra insani ve ekonomik krizler de Filistin-İsrail çatışmasının tarihindeki en ağır seviyelere ulaştı.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından dün, 7 Ekim’in üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımlanan güncel verilere göre, toplam can kaybı 74 bin 250’ye, yaralı sayısı ise 175 bin 278’e ulaştı. Toplam can kaybı içinde, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesi öngörülen ateşkes anlaşmasının ilan edilmesinin ardından İsrail’in sistematik ihlalleri sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı bin 467 olarak kaydedildi.

cdfvgbth
Ekim 2023’te İsrail’in saldırısına maruz kalan bir binanın enkazından çıkarılan Filistinlilerin toplu cenaze töreninden (Reuters)

Sağlık Bakanlığı ve Sivil Savunma Müdürlüğü ekiplerinin belgelenmiş verilerine göre yaklaşık 13 bin kişi hâlâ kayıp. Bunlardan 8 bininin İsrail güçlerinin bombalayarak yıktığı ev ve binaların enkazı altında bulunduğu tahmin ediliyor. Diğer 5 bin kişinin akıbeti ise bilinmiyor. Bu kişilerin yollarda hayatını kaybedenler arasında bulunup cesetlerinin ortadan kaybolmuş olabileceği ya da gözaltına alınarak İsrail hapishanelerinde zorla kaybedilmiş olabileceği belirtiliyor.

Uzuv kaybı, engellilik ve yetimlik

Yayımlanan istatistiklere göre savaş, 5 bin ampütasyon vakasına ve 300 sinir sistemi ile omurilik yaralanmasına yol açarken, 10 bin kişinin zorlu koşullar altında yoğun ve uzun süreli rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Hastaneler ise tekrarlanan saldırıların yanı sıra çeşitli tıbbi ekipman ve kaynak eksikliği nedeniyle ağır koşullarla karşı karşıya bulunuyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporunda, savaşın başlamasından bu yana Gazze’de yaralanan her dört Filistinliden birinin ampütasyon, omurilik yaralanması ve travmatik beyin hasarı da dahil olmak üzere hayatını değiştirebilecek bir yaralanmayla yaşamını sürdürdüğü tahmin ediliyor. Raporda çocukların ampütasyon vakalarının yüzde 18’ini, omurilik ve travmatik beyin yaralanmalarının ise yüzde 31’ini oluşturduğu kaydediliyor.

Gazze Şeridi’ndeki Sosyal Kalkınma Bakanlığı verilerine göre savaş koşulları nedeniyle özel gereksinimli kişi sayısı 16 bin 963’e ulaştı. Bu kişilerin, özel ihtiyaçlarına yönelik gereksinimlerin karşılanmasındaki eksiklikler nedeniyle savaş, yerinden edilme ve tesislerin yıkılmasından en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığı belirtiliyor.

cvfgbhju
Geçtiğimiz şubat ayında Han Yunus’taki bir hastanede Gazze Şeridi’nden tahliye edilmeyi bekleyen hastalar (AFP)

Savaş, babalarını veya annelerini kaybeden 71 bin 846 çocuğu yetim bıraktı. Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, bu çocukların uzun vadeli koruma ve bakıma en fazla ihtiyaç duyan gruplar arasında yer aldığı belirtildi.

Eşlerini kaybeden dul kadınların sayısı ise 64 bin 413’e ulaştı. Bu kadınlar, istihdam ve gelirlerin gerilediği, yaşam maliyetlerinin arttığı koşullarda ağırlaşan ekonomik ve ailevi sorumluluklarla karşı karşıya kaldı.

Bakanlık verileri, savaş sırasında Gazze Şeridi’nde kadınların geçimini sağladığı hane sayısında büyük artış yaşandığını gösteriyor. Bu hanelerin sayısının yaklaşık 86 bine ulaştığı ve bunun bölgedeki hanelerin yaklaşık dörtte birine denk geldiği tahmin ediliyor. Bakanlık, bu ailelerin yalnızca acil yardımlarla sınırlı kalmayan kapsamlı programlara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek düzenli nakdi yardım, gıda, barınma, sağlık hizmetleri, psikolojik destek, kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanması gibi desteklerin sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ailelerin korunmasının, toplumu uzun vadeli sosyal ve ekonomik bozulmadan korumanın en önemli yollarından biri olduğu ifade edildi.

19 binden fazla öğrenci hayatını kaybetti

Savaş, eğitim süreçlerini de farklı boyutlarıyla ağır şekilde etkiledi. Ramallah’taki Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, savaşın 3 yılı boyunca 19 bin 189’dan fazla okul öğrencisi ile bin 386 üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Yaralananların sayısı ise okul öğrencilerinde 28 bin 586, üniversite öğrencilerinde 3 bin 82 olarak kaydedildi.

Okullardaki eğitim ve idari personelden 805 kişi hayatını kaybederken, 3 bin 298 kişi yaralandı. Üniversitelerde ise öğretim görevlileri ve çalışanlardan 246 kişi yaşamını yitirdi, bin 493 kişi yaralandı.

İsrail güçleri Gazze Şeridi’nde 179’dan fazla devlet okulunu tamamen yıkarken, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı 105’ten fazla okul bombalanarak yıkıldı. Ayrıca 63’ten fazla üniversite binası tamamen tahrip edildi.

ş9o0
Filistinli Yusuf Selman, Gazze şehrindeki Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybeden 8 yaşındaki oğlu Cad’ın okul çantasına sarılırken (Reuters)

İsrail okulları hedef almakla kalmadı; hastaneler, klinikler ve çeşitli sağlık merkezlerini de bombalayarak ve yıkarak sağlık altyapısını hedef aldı. Gazze Şeridi’nin en önemli sağlık merkezlerinden Şifa Tıp Kompleksi de neredeyse tamamen yıkıldı.

Sağlık Bakanlığı’na göre savaş sırasında bin 800’den fazla sağlık tesisi tamamen veya kısmen yıkılarak hasar gördü.

OCHA’nın verilerine göre, Gazze Şeridi’ndeki sağlık tesislerinin yaklaşık yüzde 42’si şu anda faaliyet gösteriyor ve bunların çoğu yalnızca kısmi hizmet sunabiliyor. Sağlık sisteminin yeniden rehabilite edilmesi için gerekli ekipman ve malzemelerin bölgeye girişine yönelik kısıtlamalar da süreci engelliyor.

Sağlık Bakanlığı’na göre ilaç ve tıbbi ekipman konusunda son derece ciddi bir eksiklik yaşanıyor. Bölgedeki ilaçların yüzde 50’sinin stokları tamamen tükendi. Kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan 300’den fazla ilaç çeşidi bulunamazken, tıbbi sarf malzemelerinde yüzde 70, laboratuvar malzemelerinde ise yüzde 80 oranında açık bulunuyor.

Hasar gören camiler ve kiliseler

Camiler ve kiliseler de saldırılardan kurtulamadı. Savaş öncesinde Gazze Şeridi’nde bulunan bin 275 camiden bin 77’si tamamen yıkılırken, 191 camide kısmi hasar meydana geldi. Ayrıca 3 kilise hedef alınarak ağır hasar gördü.

Barınma merkezlerinde yerinden edilmiş 258 bin 927 aile bulunuyor. Bu aileler, Gazze Şeridi’ndeki tüm vilayetlere yayılan 2 bin 90 barınma merkezinde yaşıyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bu kamplar ve merkezler büyük risklerle karşı karşıya bulunuyor.

Sosyal Kalkınma Bakanlığı, yerinden edilmiş kişilerin acil müdahaleye ve barınma için gerekli tüm ihtiyaçların karşılanmasına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bakanlık, bu kişilerin çoğunun yoksul ve düşük gelirli ailelerden oluştuğuna dikkat çekerek, gelir kaynaklarının kaybedilmesi, yaşam maliyetlerinin artması ve konutların zarar görmesi nedeniyle biriken sorunlarla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

cdfvghyj
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının yeniden başlamasından bir gün sonra, Beyt Hanun’dan Cibaliye’ye doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AP)

Gazze’deki hükümet medya ofisinin verilerine göre, 1,5 milyon yerinden edilmiş kişi yıpranmış çadırlarda yaşıyor. Gazze Şeridi’nde yaklaşık 270 bin çadır bulunurken, bunların 162 bini yıpranmış ve kullanılamaz durumda. Bu oran yüzde 60’ı aşarken, kış mevsiminin yaklaşmasıyla insani bir krizin daha yaşanabileceği belirtiliyor.

Ofis ayrıca, aralarında bazı kişilerin mecburen yaşamaya devam ettiği 255’ten fazla çatlak ve yıkılma riski bulunan binanın bulunduğunu belirtti. Bu binaların bazılarının çökerek can kayıplarına yol açmasından endişe ediliyor.

Hastalıklar ve salgınlar

Savaş sırasında özellikle yerinden edilmiş kişiler arasında çeşitli hastalık ve salgınlar yayılırken, bunların bazıları yerinden edilme kamplarındaki aşırı kalabalık ve diğer olumsuz koşullar nedeniyle onlarca yıldır görülmüyordu.

OCHA’nın aktardığı verilere göre, bulaşıcı hastalıklar son aylarda sağlık tesislerine yapılan toplam tıbbi başvuruların yüzde 18’inden fazlasını oluşturdu. Bildirimi zorunlu hastalık vakalarının yüzde 52’sini akut solunum yolu enfeksiyonları oluştururken, bunu yüzde 28 ile cilt enfeksiyonları ve yüzde 20 ile akut sulu ishal izledi. Son dönemde bir yeni akut flask paralizi vakası tespit edilmesiyle, 2026’nın başından bu yana toplam vaka sayısı 22’ye yükseldi.

cvgtrhyju
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ın kuzeyinde yağan şiddetli yağmurların ardından, çadırlarına su taşıyan yerinden edilmiş Filistinli kadınlar (AFP)

Bundan birkaç gün önce OCHA, 2 Ağustos ile 12 Eylül tarihleri arasında 45 bin 190 impetigo vakası kaydedildiğini belgeledi. Özellikle çocuklarda görülen, son derece bulaşıcı bakteriyel bir cilt enfeksiyonu olan impetigo, söz konusu dönemdeki toplam tıbbi başvuruların yüzde 2,5’ini oluşturdu.

Bu vakalar, Gazze’deki su ve kanalizasyon koşullarıyla da bağlantılı. Ağustos ayında sağlık kuruluşları, bölgenin farklı noktalarından 938 su numunesi topladı. Sonuçlar, numunelerin yüzde 73’ünden fazlasının Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerdiği bakiye klor seviyelerini karşılamadığını, yüzde 18’inde ise mikrobiyal kirlilik bulunduğunu ortaya koydu.

Bu kapsamda Gazze Belediyesi, kentteki 6 atık su arıtma tesisinin tamamının hizmet dışı olduğunu, pompa istasyonlarının yüzde 70’inin ise çalışmadığını açıkladı. Her gün 150 bin metreküpten fazla arıtılmamış atık suyun çevreye bırakıldığını belirten belediye, yağış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bu durumun özellikle yerinden edilme bölgelerinde kirlilik ve hastalıkların yayılma riskini artırdığı uyarısında bulundu.

Gıda güvenliği

Gıda güvenliğine ilişkin veriler, Gazze Şeridi’nde 1,2 milyondan fazla kişinin kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Sosyal Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, ulusal yardım sistemi kapsamında 530 bin hane yardım ihtiyacıyla kayıtlı bulunuyor.

Gazze Şeridi nüfusunun yaklaşık yüzde 59’una denk gelen 1,2 milyon kişi, Nisan-Haziran 2026 döneminde kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliği yaşadı. Bu sayının yıl sonuna kadar 1,4 milyonun üzerine, yani nüfusun yüzde 67’sine ulaşması bekleniyor. Bakanlık, bu rakamların Gazze’deki yoksulluğun artık yalnızca gelir kaybıyla sınırlı olmadığını; gıda, barınma, sağlık, eğitim, korunma ve temel hizmetlere erişimle de doğrudan bağlantılı hale geldiğini belirtti.

thyju
Gazze şehrinin kuzeyinde, bir aşevinden yemek almak için bekleyen yerinden edilmiş Filistinliler (EPA)

Hükümet medya ofisinin verilerine göre, kırılgan ateşkesin ilan edilmesinin ardından İsrail, anlaşma kapsamında bölgeye girmesi öngörülen 210 bin 600 insani yardım, yardım malzemesi ve yeniden imar ekipmanı taşıyan tırdan yalnızca 72 bin 826’sının girişine izin verdi. Bu rakam, anlaşmaya uyum oranının yüzde 35’in altında kaldığı anlamına geliyor.

Ekonomik çöküş

Savaş, sivil hizmetlerin yanı sıra ekonomiyi de ağır şekilde etkilerken, ekonomik işletmelerin yüzde 92’sinden fazlası yıkıldı veya hasar gördü.

Filistin Merkezi İstatistik Bürosu ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) verilerine göre savaş öncesinde ticaret, ekonomik işletmelerin yaklaşık yüzde 56’sını oluşturuyor ve çalışanların yaklaşık yüzde 45,5’ini istihdam ediyordu. 2023’ün üçüncü çeyreğinde işsizlik yüzde 45 seviyesindeyken, yoksulluk oranı yüzde 63’ü aşmıştı.

cvfbgh
Geçtiğimiz şubat ayında, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta savaşın yol açtığı yıkımın ortasında alışveriş yapan Filistinliler (DPA)

Büyük çaplı yıkımın yaşandığı 3 yılın ardından reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 2024’te yaklaşık yüzde 83 küçüldü. Kişi başına düşen GSYİH 2025’te 212 dolara gerilerken, işsizlik oranı savaş öncesindeki yüzde 45 seviyesinden 2026’da yaklaşık yüzde 80’e yükseldi.

Üretim sektörlerinde tarım ve sanayi üretimi ayrı ayrı yaklaşık yüzde 94 azalırken, inşaat sektöründeki faaliyet 2022’ye kıyasla yüzde 99 geriledi. Eylül 2026’da fiyatlar, Ekim 2023 öncesindeki seviyelerin yaklaşık yüzde 207 üzerine çıkarken, Gazze’de toplam tüketim 2025’te 2023’e kıyasla yüzde 81 azaldı.



Death Toll from Russian Bus Strike in Eastern Ukraine Jumps to 30

Police officers look at the damages following a Russian drone strike on the Northern Bridge in Kyiv on October 4, 2026, amid the Russian invasion of Ukraine. (Photo by Mykola TYMCHENKO / AFP)
Police officers look at the damages following a Russian drone strike on the Northern Bridge in Kyiv on October 4, 2026, amid the Russian invasion of Ukraine. (Photo by Mykola TYMCHENKO / AFP)
TT

Death Toll from Russian Bus Strike in Eastern Ukraine Jumps to 30

Police officers look at the damages following a Russian drone strike on the Northern Bridge in Kyiv on October 4, 2026, amid the Russian invasion of Ukraine. (Photo by Mykola TYMCHENKO / AFP)
Police officers look at the damages following a Russian drone strike on the Northern Bridge in Kyiv on October 4, 2026, amid the Russian invasion of Ukraine. (Photo by Mykola TYMCHENKO / AFP)

Thirty people were killed on Thursday when Russia struck two passenger buses in Kramatorsk, near the frontline in eastern Ukraine, local authorities said.

"As of now, the death toll from this morning's attack on buses has risen to 30. Eighteen people were wounded," the Donetsk regional prosecutor's office said. The governor's office gave the same toll and said public transport had been suspended.

Ukraine's national police said Russia had hit the buses with a glide bomb.

Kramatorsk is one of the key cities that Russia has not yet captured in the eastern Donetsk region, which Moscow claims as its own.

It has been a logistics and supply hub for the Ukrainian military for much of the war and is part of the so-called "fortress belt" which troops are fighting to keep hold of.

Russian forces have edged close to the city's eastern edge, which has prompted calls for civilians who remain to relocate to safer regions of Ukraine.

Thursday's strike, which happened at 10:00 am (0700 GMT), came a day after a Russian missile hit an apartment block in the northern region of Chernigiv, killing 22, including five children.

Kramatorsk City Council said it was "yet another horrific crime committed by the Russian army against the civilian population".

"Once again, the Russians have struck a location where there are absolutely no military targets," it added.


الأسهم اليابانية تتراجع مع تسارع عودة الأموال

مشاة يمرون أمام شاشة تعرض حركة الأسهم في العاصمة اليابانية طوكيو (أ.ف.ب)
مشاة يمرون أمام شاشة تعرض حركة الأسهم في العاصمة اليابانية طوكيو (أ.ف.ب)
TT

الأسهم اليابانية تتراجع مع تسارع عودة الأموال

مشاة يمرون أمام شاشة تعرض حركة الأسهم في العاصمة اليابانية طوكيو (أ.ف.ب)
مشاة يمرون أمام شاشة تعرض حركة الأسهم في العاصمة اليابانية طوكيو (أ.ف.ب)

تراجعت الأسهم اليابانية بأكثر من واحد في المائة، الخميس، بالتزامن مع استمرار تخارج المستثمرين المحليين من السندات الأجنبية، في تحول يعكس تنامي جاذبية العوائد داخل اليابان بعد سنوات طويلة من توجه المؤسسات المالية إلى الأسواق الخارجية بحثاً عن أرباح أعلى.

وجاءت الخسائر وسط مخاوف من استمرار التشديد النقدي في اليابان والولايات المتحدة، وتصاعد التوترات الجيوسياسية وارتفاع أسعار النفط، بينما ساعد مزاد قوي للسندات الحكومية اليابانية لأجل 30 عاماً على تهدئة سوق الدين.

وأظهرت بيانات وزارة المالية أن المستثمرين اليابانيين باعوا سندات أجنبية بصافي 969 مليار ين (6.13 مليار دولار) خلال سبتمبر (أيلول)، للشهر الثاني على التوالي، مقارنة بمبيعات صافية بلغت 1.16 تريليون ين في أغسطس (آب).

وشملت العمليات بيع سندات أجنبية طويلة الأجل بقيمة 1.43 تريليون ين، وهي الأكبر خلال ستة أشهر، مقابل شراء أذون قصيرة الأجل بنحو 457 مليار ين.

وبذلك بلغ صافي مبيعات السندات الأجنبية منذ بداية العام نحو 5.08 تريليون ين، وهو أعلى مستوى لهذه الفترة منذ عام 2022.

وتشير هذه التدفقات إلى تحول تدريجي في استراتيجيات المؤسسات اليابانية، بعدما أدى ارتفاع أسعار الفائدة المحلية إلى تقليص الفارق بين عوائد الاستثمار داخل البلاد وخارجها.

البنوك تقود التخارج

تصدرت البنوك اليابانية عمليات بيع السندات الأجنبية طويلة الأجل خلال سبتمبر، بمبيعات صافية بلغت 2.49 تريليون ين، وهي الأكبر خلال سبعة أشهر. كما باعت شركات التأمين على الحياة سندات بقيمة 288.6 مليار ين، وشركات إدارة صناديق الاستثمار بقيمة 200.1 مليار ين، بينما اشترت الحسابات الائتمانية سندات أجنبية طويلة الأجل بصافي 1.2 تريليون ين.

وأظهرت بيانات منفصلة لبنك اليابان أن المستثمرين باعوا سندات أميركية بصافي 4.74 تريليون ين خلال الأشهر الثمانية الأولى من العام، مقابل مشتريات صافية من السندات الأوروبية بلغت 355.85 مليار ين.

وفي أوروبا، اشترى اليابانيون سندات إيطالية بقيمة 329.82 مليار ين، بينما باعوا سندات فرنسية بقيمة 208.59 مليار ين وألمانية بقيمة 94.25 مليار ين.

وقد يدعم استمرار عودة الأموال الين، لكنه قد يضغط أيضاً على أسواق السندات العالمية، نظراً إلى الدور الكبير للمؤسسات اليابانية في تمويل الحكومات الأجنبية.

مزاد السندات يهدئ العوائد

في السوق المحلية، انخفضت عوائد السندات الحكومية بعد مزاد قوي لأجل 30 عاماً، إذ تراجع عائد السندات القياسية لأجل 10 سنوات بثلاث نقاط أساس إلى 3.075 في المائة، بينما هبط عائد الثلاثين عاماً بمقدار 3.5 نقطة أساس إلى 4.175 في المائة.

وبلغت نسبة تغطية المزاد 3.88 مرة، مقارنة بـ3.79 مرة في سبتمبر، بينما تقلص الفارق بين متوسط السعر المرجح وأدنى سعر مقبول إلى 0.16 من 0.28.

وقالت ميكي دين، كبيرة استراتيجيي الفائدة لدى «إس إم بي سي نيكو سيكيوريتيز»، إن النتيجة بدت قوية نسبياً رغم انخفاض العوائد قبل المزاد.

وكان عائد السندات لأجل 30 عاماً قد سجل مستوى قياسياً عند 4.25 في المائة الاثنين، وسط مخاوف بشأن المالية العامة اليابانية وانتقال الضغوط من أسواق الدين الأوروبية.

وتراجع عائد السندات لأجل عامين إلى 1.93 في المائة، ولأجل خمس سنوات إلى 2.385 في المائة، بينما انخفض عائد العشرين عاماً إلى 3.945 في المائة.

ويترقب المستثمرون قرارات البنوك المركزية، مع تزايد التوقعات بأن يبقي بنك اليابان الفائدة دون تغيير في أكتوبر (تشرين الأول)، قبل احتمال رفعها في ديسمبر (كانون الأول).

«نيكي» يفقد مستوى 70 ألف نقطة

وفي سوق الأسهم، هبط مؤشر «نيكي» بنسبة 1.42 في المائة إلى 69,042.11 نقطة، بينما تراجع مؤشر «توبكس» الأوسع نطاقاً بنسبة 1.51 في المائة إلى 4,091.46 نقطة.

وقال هيروكي تاكي، الاستراتيجي لدى «ريسونا هولدينغز»، إن الارتفاع السريع للأسهم خلال الفترة الماضية شجع المستثمرين على جني الأرباح، مع استمرار ضغوط البيع للجلسة الثانية.

وتعرضت أسهم التكنولوجيا لخسائر ملحوظة، إذ تراجع سهم «روم» لصناعة أشباه الموصلات 5.19 في المائة، وانخفض «سوفت بنك غروب» 4.28 في المائة، و«طوكيو إلكترون» 2.48 في المائة.

وسجل سهم «سومكو» أكبر خسارة نسبية بانخفاض 5.73 في المائة، تلاه «كوماتسو» بنسبة 5.52 في المائة، و«كوبوتا» بنسبة 5.42 في المائة.

وفي المقابل، ارتفع سهم «تريند مايكرو» 3.89 في المائة، و«نومورا ريسيرش إنستيتيوت» بنحو 3 في المائة، و«ريكو» بنسبة 2.33 في المائة.

وتراجعت 165 شركة ضمن مؤشر «نيكي»، مقابل ارتفاع 56 شركة واستقرار أربع.

وزادت المخاوف من ارتفاع أسعار النفط بعد تصاعد الهجمات على حركة الشحن في الخليج ومضيق هرمز، بينما أظهر محضر «الاحتياطي الفيدرالي» الأميركي توقع معظم المسؤولين زيادة أخرى للفائدة قبل نهاية العام.

وتضع هذه التطورات الأسواق اليابانية أمام مرحلة دقيقة، إذ يعزز ارتفاع العوائد المحلية جاذبية السندات الحكومية ويشجع إعادة الأموال من الخارج، لكنه يزيد في الوقت نفسه تكلفة الاقتراض ويضغط على تقييمات الأسهم.

وسيظل اتجاه الفائدة وأسعار الطاقة وتدفقات الاستثمارات اليابانية عوامل حاسمة في تحديد مسار الأسواق المحلية والعالمية خلال الأشهر المقبلة.


مرشد إيران الأخير... عندما تصبح الجمهورية تنظيماً شبكياً

عنصران من «الباسيج» خارج مصلّى طهران الكبير خلال مراسم وداع المرشد الإيراني علي خامنئي 3 يوليو 2026 (رويترز)
عنصران من «الباسيج» خارج مصلّى طهران الكبير خلال مراسم وداع المرشد الإيراني علي خامنئي 3 يوليو 2026 (رويترز)
TT

مرشد إيران الأخير... عندما تصبح الجمهورية تنظيماً شبكياً

عنصران من «الباسيج» خارج مصلّى طهران الكبير خلال مراسم وداع المرشد الإيراني علي خامنئي 3 يوليو 2026 (رويترز)
عنصران من «الباسيج» خارج مصلّى طهران الكبير خلال مراسم وداع المرشد الإيراني علي خامنئي 3 يوليو 2026 (رويترز)

كانت القنبلة مخبأة داخل جهاز تسجيل في مسجد «أبو ذر» بطهران، بينما علي خامنئي يلقي محاضرة على مصلين في يونيو (حزيران) 1981. انفجر الجهاز، وأصيب عدد من الأشخاص، كان هو أشدهم تأثراً بجروح بليغة.

«ذَهبتُ إلى حافة الموت لكن الله أعادني (...) شعرت أنه ينتظر مني أداء تكليف عظيم». كانت هذه كلمات خامنئي مستعيداً لحظاته وقت الانفجار؛ نجا بيد يمنى مشلولة، وربط نجاته بانتظار ذلك «التكليف».

أمضى خامنئي نحو 37 عاماً مرشداً لإيران، خلفاً للمرشد الأول الخميني. ومع بلوغه ذروة النفوذ، متمركزاً في شبكات معقدة وأدوات متفرعة لضبط «الثورة الإسلامية»، تطلب الأمر - كما تفيد تقديرات - نحو 15 دقيقة من غارة إسرائيلية، أواخر فبراير (شباط) الماضي، لينتهي فصل طويل من إيران التي كنا نعرفها، ويبدو أنها تغيرت على نحو ملتبس.

المرشد السابق علي خامنئي خلال تلقيه العلاج داخل مستشفى «بهارلو» بطهران بعد تعرضه لمحاولة اغتيال في يونيو 1981 (موقع المرشد)

حتى مع مجيء المرشد الثالث مجتبى خامنئي، فإن التركة التي أورثها الأب من صلاحيات مطلقة ورمزيات دينية مكثفة، ومصالح متشابكة، ومركزية سياسية وعسكرية ومالية، لم يحصل عليها الابن بوصفه مرشداً تقليدياً، بل تقاسمها «أبناء» عديدون، كما تفعل التنظيمات الأصولية حين تنتقل بحكم الصدمة والاضطرار إلى العمل الشبكي، الخيطي.

ثمة جدل بشأن ما إذا كان خامنئي قد جهز «الثورة الإسلامية» للعمل بلا رأس، عبر رؤوس متعددة تعمل بشكل شبه مستقل، أو أنه لم يكن يتخيل المصير الذي انتهى إليه، لاعتقاده بأن «يد الله» تحميه، كما كان يكرر في مناسبات عامة، غير أن ابنه مجتبى سيبدو جواباً على لغز الدولة العميقة في إيران، التي استعدت لولادة جمهورية تعمل مثل شبكات خيطية.

في الحالتين، إيران اليوم جمهورية من خلايا متفرقة، تشبه سلوك في طريقة عملها أذرعها «المقاومة».

«لا نتحدث عن معركة الآن»

بنت «الثورة الإسلامية» مجدها على الردع البعيد. خامنئي نفسه، في هذا الردع، لم يكن يتخيل، على الأرجح، أن تقترب منه نيران المواجهات. كان هو أكثر من عبر عن هذه المقاربة، دون غيره.

في مارس (آذار) 2011، لم يخف خامنئي ارتياحه لاندلاع ما سمي آنذاك «الربيع العربي»، وقال: «في هذه الأحداث، يمكن الشعور بيد قدرة الله». وفي مايو (أيار) 2019، كان أنصاره يهتفون أمامه بشعار يدعو بحماس إلى «معركة ضد أميركا». أوقفهم خامنئي، قائلاً: «الآن لا نتحدث عن معركة. القضية هي المقاومة».

بعد أحداث 7 أكتوبر (تشرين الأول) 2023، كانت إيران تتعرض إلى ضغوط متواترة للرد على إسرائيل والولايات المتحدة. مع ذلك ابتكرت طهران «الصبر الاستراتيجي»، الذي وصل إلى إخضاع قوى إقليمية، من وكلاء وأذرع، لفترات من الهدنة، ليست قصيرة.

من الواضح أن استراتيجية خامنئي مزيج من تصوره الديني عن التاريخ، وتكتيك إيران الذي يستند إلى إبقاء المعركة بعيدة عن طهران. حتى بعد وقائع 7 أكتوبر 2023؛ إذ يصفها رجل دين عراقي من النجف بقوله: «كأس سم سقاه يحيى السنوار للمرشد».

أشخاص يسيرون بجوار جدارية تصور المرشد السابق علي خامنئي في أحد شوارع طهران 13 أغسطس 2026 (رويترز)

طوال 4 عقود من وجوده على هرم السلطة، وبينما تجنب المواجهة المباشرة، كان المرشد ينسج خيوط النظام الشبكي من خلال تعيين أشخاص موالين لإدارة ملفات حيوية في الأمن والسياسة والاقتصاد والإعلام.

يشاع في طهران وبغداد وبيروت، بين دوائر مطلعة، أن مكتب المرشد ليس «مؤسسة في مبنى تقليدي لديها حارس وبوابة»، بل شبكة واسعة غير مرئية تضم عدداً غير متوقع من المسؤولين والممثلين والمندوبين والأذرع، تصل حتى إلى مؤسسات تقع تحت إشراف رئيس إيران، وظيفتهم جميعاً التأكد من أن «المرشد يرى ويسمع، ويقرر في كل شيء».

في بغداد، ظهر انعكاس لهذا التمدد، يكشف عنه مسؤول سابق، طلب التحفظ على اسمه، قال إن «رجل دين إيرانياً كان يواظب على تدقيق السياسة النفطية العراقية بشكل يومي، بأوامر شخصية من المرشد». وأضاف: «خامنئي أو مكتبه حريص على أن يحصل على تحديثات يومية بشأن الملفات الاستراتيجية».

الخطوط الحمراء... حمراء

يتجاوز موقع خامنئي حدود الدستور لـ«المرشد». يقول الباحث العراقي علي المدن، إنه «ومن خلال عقود طويلة تمتد إلى ما قبل (الثورة الإسلامية) عام 1979، راكم خامنئي عوامل وموارد تجاوزت الحدود التقليدية للصلاحيات الدستورية للمنصب. جمع، إلى جانب تجربته السياسية، رئاسة الجمهورية، وموقعه الديني، فضلاً عن شبكة واسعة من العلاقات والولاءات داخل المؤسسات».

يميل المدن، وهو باحث في «الفلسفة الإسلامية»، راكم خبرته عبر أكثر من 3 عقود من الدراسة والعيش في قم، إلى الاعتقاد بأن «موقع خامنئي الأب ليس نتاجاً لاختصاصاته الدستورية فحسب، إنما أيضاً للخبرة المتراكمة وقدرته على إدارة التوازن بين المؤسسات ومراكز القوة المختلفة».

لكن الطريقة التي بنى فيها خامنئي سلطاته غير التقليدية كانت محمية على الأرجح بفكرة الردع؛ إذ يضخ فيها «بعداً إلهياً»، في كل مرة يظهر فيها إلى العلن، مهما كان السياق.

عام 2018، كان ضيق العيش يطبق على الإيرانيين مع تفاقم العقوبات الأميركية. في أغسطس من ذلك العام، احتشد الآلاف حول منبر خامنئي ليسمعوه يقول: «أشعر بيد الله القوية تتجلى وتتبلور في قوة الشعب». هكذا تسرب إلى جمهور المرشد في إيران، وبلدان ما يسمى بـ«محور المقاومة»، كيف أن الخطوط الحمراء، حمراء لا يمكن كسرها.

مشيعون يتجمعون خلال جنازة المرشد الإيراني السابق علي خامنئي في طهران (رويترز)

يقول سياسي عراقي احتك لسنوات مع سياسيين على صلة وثيقة بمكتب المرشد الأب، إنهم ليسوا أقل ثقة من خامنئي بأن «يد الله» تحميه، وتحمي «الثورة الإسلامية» وتحميهم، بل إن أقصى ما كان يعده من سيناريوهات عن المواجهات، حين تصبح مباشرة، أنها «قد تصيب الرجل الذي يجلس جوار المرشد، وليس المرشد»، على حد تعبير أحدهم.

هل كان خامنئي متيقناً من أن الرئيس الأميركي دونالد ترمب أو رئيس الحكومة الإسرائيلية بنيامين نتنياهو لن يأمرا باغتياله؟ من الصعب الحصول على إجابة حاسمة، لكن المرشد نفسه حتى حين كان يتوقع انقلاب الأمور رأساً على عقب، كان يشير إلى الآخرين. في 10 يونيو (حزيران) 2005، وبمناسبة ذكرى وفاة المرشد الأول، قال خامنئي إن «هذه اليد القوية (يد الله) قد تتحول أحياناً إلى قبضة وتضرب الإنسان على رأسه».

يميل السياسي العراقي إلى أن «خامنئي لم يكن يريد الذهاب إلى المواجهة، بل إطالة الصراع على الأقل إلى نهاية حياته بالطريقة الطبيعية، وليس كما فرضها الإسرائيليون والأميركيون».

ومن وجهة نظره، فإن «بلوغ الصراع حافة قتل المرشد يعني أن مرحلة طويلة من تاريخ إيران وصلت إلى لحظة أفول».

خامنئي الابن... مرشد «الحرس»؟

مع أن كثيرين يرجحون فرضية أن خامنئي عارض توريث مجتبى مرشداً لإيران، إلا أن الأب ترك ابنه في وقت مبكر متوارياً، يتوغل في المجتمع والمؤسسات، من باب «الحرس الثوري». يقول أشخاص عراقيون ولبنانيون عاصروا تحولات إيران خلال التسعينات، طلبوا عدم الإشارة إلى أسمائهم، إن مجتبى استغل «مرونة هاشمي رفسنجاني (كان رئيساً لإيران حين لعب دوراً محورياً في انتخاب الأب مرشداً عام 1989) وانغمس في نسج علاقات مع الجميع، داخل الحرس، الحوزة، السوق، الجيش، الباسيج، والقضاء».

قال أحدهم إن خامنئي الابن هو من زج بـ«مير حسين موسوي» إلى السجن، وقضى على حركات سياسية في مهدها، أو في طور نشوئها، هندس وصول إبراهيم رئيسي إلى الرئاسة، وأسس فلسفة جديدة تتحول الدولة فيها، كمؤسسات، إلى ما يشبه (حزب الله) في قلب الدولة». لقد تعلم الرجل مبكراً مبادئ «الدولة العميقة».

هل كان الأب خامنئي يعارض التوريث، بوصفه مشروعاً يناقض «الثورة الإسلامية» التي جاءت على أنقاض نظام الشاه، لكنه في المقابل سمح للابن بأن يرث الدولة العميقة التي عينته مرشداً، أو «واجهة لها»، كما يصف رجل الدين العراقي من النجف؟

امرأة تمر بجوار ملصق يحمل صور المرشد الأعلى الإيراني السابق علي خامنئي في أحد شوارع طهران (رويترز)

بالنسبة للباحث علي المدن، «مجتبى خامنئي ابن النظام؛ نشأ وكبر داخله (...) إنه منتَج لمؤسساته وليس واحداً من مؤسسيه، ولم يسبق له أن شغل منصباً سياسياً عاماً مماثلاً للمناصب التي شغلها والده قبل توليه القيادة، كما أن حضوره داخل المؤسسة الدينية لا يمتلك، حتى الآن، الامتداد نفسه الذي اكتسبه والده عبر عقود من التكوين العلمي وممارسة السلطة. ومن ثم فإن انتقال المنصب له لا يعني بالضرورة انتقال جميع الموارد الشخصية والسياسية التي كانت متجمعة في شخص والده».

الهوة التي يراها مختصون شاسعة بين الأب والابن تدفع رجل الدين من النجف إلى الجزم بأن «خامنئي الأب هو آخر مرشد يحمل الحد الأدنى من شروط الفقاهة، كما أنه الأخير الذي يمتلك هيمنة حقيقية على (الحرس الثوري)، على عكس خامنئي الابن الذي يهمين عليه الحرس ويدير أموره».

لا يعني ذلك، أيضاً، أن موقع المرشد أصبح رمزياً أو أن صلاحياته انتقلت إلى مؤسسة أخرى؛ إذ يميز علي المدن، بين «السلطة الدستورية للمرشد، وقدرته العملية على تركيز عملية صنع القرار في شخصه».

جمهورية انشطار الخلايا

إذا لم تنتقل السلطة من يد خامنئي الأب إلى ابنه المستتر حتى الآن، فأين استقرت؟ الجواب الجاهز أن «الحرس الثوري» يتحكم بكل شيء. على الأقل فإن هذه المؤسسة التي يمتد نفوذها وشبكاتها الأمنية والاقتصادية إلى عواصم في الشرق الأوسط ومناطق في غرب آسيا وأخرى بعيدة، هي التي أشرفت وأدارت جلسة انتخابه من قبل مجلس الخبراء في 8 مارس 2026. كان «الخبراء» يتوافدون معية أفراد من «الحرس الثوري» إلى مقر الانتخاب في مشهد دراماتيكي يعيد أجواء الحرب العالمية الثانية، يوم كانت الحكومة البريطانية تجتمع في ملاجئ «وستمنستر»، بينما يُمطر الطيران الألماني لندن بالقنابل».

يقول السياسي العراقي إن «الحرب الأخيرة على إيران أكبر مواجهة عسكرية شهدتها المنطقة، وتكاد تتجاوز حرب السنوات الثماني مع العراق».

لكن، وبالمقدار الذي يتحفظ به على تصوير الأمور في إيران بأنها سلسة، وتختزل باستبدال قائد بقائد آخر، فإن علي المدن يتحفظ أيضاً على وصف الوضع الجديد بأنه انتقال من «حكم المرشد» إلى «حكم الحرس الثوري»؛ لأنه يفترض انتقالاً مباشراً لا تسمح به بعدُ طبيعة النظام الداخلية ولا التحديات التي خلقتها أجواء الحرب.

أجواء الحرب نفسها قد تكون الكلمة المفتاحية لفهم ما تغير في إيران. على الأغلب، فإن نظام «الثورة الإسلامية» بالشكل الذي كانت عليه أيام الخميني وخامنئي، تَفَرّقَ دون أن ينفرط إلى جمهورية تنظيمات خيطية. يقول السياسي العراقي إن «إيران اليوم لا تحتاج إلى مرشد، بل إلى قادة علميات يتصرفون كمسؤولي خلايا سرية، مهمتهم الوحيدة هي البقاء».

إيرانية تمر أمام جدارية تحمل صورة المرشد علي خامنئي في شارع آزادي بطهران 29 يوليو 2026 (أ.ب)

كان وزير الخارجية عباس عراقجي وصف استراتيجية إيران خلال الحرب الأخيرة بـ«الدفاع اللامركزي»، في محاولة للقول إنها انتقلت من التركيز على حماية القيادات العليا إلى ضمان البقاء خلال الحرب. يبدو أن ذلك يجري عبر تعددية قتالية يصعب السيطرة عليها أو رصدها بسهولة.

ليس هناك دليل على أن خامنئي الأب كان قد وضع خطة لهذا الانشطار التنظيمي، لكن النتيجة واحدة، إيران اليوم «الدولة والثورة».

يظهر دوماً انعكاس إيراني في بغداد، هذه المرة انعكاس لحالة الانشطار. في مارس 2016، كانت الحكومة العراقية تفاوض فصيلاً من أجل هدنة قصيرة تستغرق يومين. كان الأميركيون قد حصلوا على وعد بوقف الهجمات على سفارتهم في بغداد، لكن المسيرات الملغمة واصلت ضرب منشأتهم.

تقول المصادر إن الاتصالات بين المسؤولين الأميركيين والعراقيين لم تكن ودية حينها، «بسبب إخفاق الحكومة في إبرام اتفاق مع فصيل». ونقلت مصادر موثوقة أن «ضابطاً في (الحرس الثوري) يعمل في العراق لم يرد على استفسارات مسؤول عراقي كبير بشأن: لماذا تواصل الهجوم رغم الاتفاق».

«مركز واحد وخيوط»

من هذه الزاوية الحادة يمكن ملاحظة ما تغير فعلاً. في عهد خامنئي كانت إيران تضم مؤسسات ومراكز قوة متعددة، وكان «الحرس الثوري» أحد أبرزها، لكن وجود مرشد ذي خبرة بمواصفات الأب أتاح له درجة عالية من المركزية في إدارة هذه المؤسسات وفي حسم الخلافات بينها.

بعد غيابه، يقول المدن: «يبدو أن عملية صنع القرار أصبحت تعتمد بدرجة أكبر على التفاعل بين مكتب المرشد، والمجلس الأعلى للأمن القومي، والقيادات العسكرية والأمنية، و(الحرس الثوري)، إلى جانب مؤسسات الدولة الأخرى».

يميل علي المدن إلى أن «الانتقال في إيران نسبي من مركزية شخصية عالية الحضور إلى مركزية مؤسسية أكثر تركيباً، ازدادت داخلها أهمية المؤسسات الأمنية والعسكرية بحكم الحرب والظروف التي جرت فيها عملية الخلافة».

إيرانية تحمل صورة المرشد مجتبى خامنئي خلال مراسم الأربعين في طهران (أ.ب)

بالفعل، تحول «الحرس الثوري» مثلاً إلى أسلوب «القطع» المنفصلة، بقيادات محلية وإقليمية تتمتع بقدر من الاستقلال العملياتي، كما لو أن «القائد الأعلى» مقتول على الدوام.

بات السؤال في إيران اليوم، وفق علي المدن، ليس من يحكم إيران؟ بل كيف يتوزع صنع القرار بعد اختفاء الشخصية التي كانت تمسك جمع الخيوط في مركز واحد؟ إنها «مرحلة إعادة تعريف العلاقة بين مؤسسة القيادة ومراكز القوة، في طور تشكل لم تكتمل فصولها بعد».

لا يخفي الرئيس الإيراني مسعود بزشكيان القلق من «إيران الخلايا». قال أخيراً إنه «لن يُسمح لمجموعة أن تأخذ إيران إلى شيء ما»، وصحيح أن طيفاً واسعاً من المحللين يصنفون مثل هذه التصريحات على أنها تكتيك إيراني لخلق سردية «الشرطي الجيد والشرطي الشرير»، لكن الوقائع الميدانية مرتبطة بأن إيران تتحرك كأجزاء منفصلة.

هل تستمر إيران على هذا النحو الشبكي، حيث تستطيع أن تعمل بالغموض، بلا رأس مركزي واضح قد يؤدي فقدانه في نصف ساعة إلى شل النظام بالكامل؟ ثمة إجابات مختلفة رائجة في الأوساط المهتمة، لكن ما هو أكثر أهمية اليوم يتعلق بقدرة النظام في طهران على التحكم بإيقاع «القطع» المنفصلة، وما إذا أصبح استقلالها داخل المنظومة مفرطاً ومخيفاً أكثر من الاستهداف الخارجي، أكثر مما كان خامنئي الأب ليحتمل ويتحمل.