Lübnan: Kilise heyetinin Hizbullah ziyareti tartışma yarattı

Bir kilise heyetinin Hizbullah’a ait bir turistik yeri ziyaret etmesiyle ilgili tartışma yarattı

Hizbullah yanlısı aktivistler tarafından Twitter'da paylaşılan, Mlita turistik merkezinde bir kilise delegasyonunu gösteren bir fotoğraf
Hizbullah yanlısı aktivistler tarafından Twitter'da paylaşılan, Mlita turistik merkezinde bir kilise delegasyonunu gösteren bir fotoğraf
TT

Lübnan: Kilise heyetinin Hizbullah ziyareti tartışma yarattı

Hizbullah yanlısı aktivistler tarafından Twitter'da paylaşılan, Mlita turistik merkezinde bir kilise delegasyonunu gösteren bir fotoğraf
Hizbullah yanlısı aktivistler tarafından Twitter'da paylaşılan, Mlita turistik merkezinde bir kilise delegasyonunu gösteren bir fotoğraf

Hizbullah yönetimi örgütün geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği askeri tatbikatlarla ilgili Lübnan’daki geniş ihtilaf ve bölünme ışığında, muhaliflerini silahlı güçlerine karşı komplo kurmakla suçladı. Öte yanda itirazlar, Lübnan'ın güneyinin 2000 yılında İsrail işgalinden kurtuluşunun yıldönümü vesilesiyle geçtiğimiz Cumartesi güneyde partiye ait bir turistik yeri ziyaret eden bir kilise heyetini de kapsayacak şekilde genişledi. Sosyal medya fenomenlerinin yaptıkları paylaşımlardaki fotoğraflar, Hristiyan din adamlarının, Lübnan’ın güneyinin işgali sırasında İsrail kuvvetlerine yönelik operasyonları anlatan bir savaş müzesinin bulunduğu turistik bir bölge olan Mlita’yı ziyaret ettiğini ortaya koydu.  

(Maruni Hristiyan) Lübnan Ketaib Partisi Milletvekili Nedim Gemayel, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Hristiyan din adamlarının ziyaretini eleştirerek “Kilise bize gerçeğe şahitlik etmeyi ve gerçekten başka bir şey söylememeyi öğretti. Kilise bize zimmi olarak yaşamamayı ve özellikle güvenliğimiz, özgürlüğümüz, vatanımızın egemenliği, varlığımız ve onurumuz konusunda taviz vermemeyi öğretti. Bazı piskoposların İran Milis Müzesi'ni ziyareti, Kilise'nin kavramlarının antitezi ve Kilise'nin tarihsel mücadelesiyle hiçbir ilgisi olmayanların iftiralarının kanıtıdır” ifadelerinin kullandı.

Aynı bağlamda İran İşgaliyle Yüzleşme Ulusal Konsey Başkanı, Eski Milletvekili Fares Souaid, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Ne Maruni piskoposların ne de Maruni adayların Hizbullah'ı ziyareti ve inceleme komitelerine boyun eğmeleri ne olursa olsun kabul edilebilir değildir” ifadelerine yer verdi.

Öte yandan Hizbullah'ın Yürütme Kurulu Başkanı Haşim Safiyuddin, Hizbullah’ın eleştiriyi umursamadığını söyleyerek “Bazıları ne geçmişte ne de bugün direnişin yanında olmadığını bildirmek istiyor. Bunu zaten biliyoruz. Fikirlerini değiştireceklerini umduk ama ısrar ettiler. Dolayısıyla ısrar etmeleri veya etmemeleri gerçekte hiçbir şeyi değiştirmeyecek, çünkü gerçekleri değiştiren bugünün kendisidir” dedi.

Şarku2l Avsat’a konuşan Vefa Lilmukaveme (Direnişe Sadakat) Parlamenter Bloğunun Başkanı Milletvekili Muhammed Raad, rakiplerini komplo kurmakla suçlamaya başvurarak, “Bütün çalışmaları direnişe karşı komplo kurmak, öne sürdükleri slogan ise direnişin silahını bıraktırmak. Yaptıkları toplantılar da direnişe karşı provokasyon bağlamında geliyor. Direniş, onların bir serap istediklerini bildiği, kuruntulu oldukları ve gerçekleri bilmediği için soğukkanlılıkla yaklaşıyor. Direniş onlardan büyük, onlardan ve arkasındaki herkesten daha güçlüdür ve direniş seçeneğini yok edemezler. Zaferin sırrı bizde. Dünyadaki hiç kimse, tüm propaganda, dezenformasyon, pazarlama ve eğitim müfredatlarına ve bölgemizde bize karşı komplo kuranlara, bazılarının halkımız arasındaki direniş iradesini zayıflatmak için hala takip ettiği politikalara rağmen devam etme kararlılığımızı caydıramayacaktır” şeklinde konuştu.



Gazze yönetim komitesi görevine başlamakta neden bu kadar gecikti?

Mısır Dışişleri Bakanı, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi Başkanı ile daha önceki bir görüşmesinde (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi Başkanı ile daha önceki bir görüşmesinde (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Gazze yönetim komitesi görevine başlamakta neden bu kadar gecikti?

Mısır Dışişleri Bakanı, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi Başkanı ile daha önceki bir görüşmesinde (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı, Gazze Ulusal Yönetim Komitesi Başkanı ile daha önceki bir görüşmesinde (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire'de "Gazze Şeridi Yönetim Komitesi"nin kurulmasının üzerinden yaklaşık 3 ay geçti ve üyeleri, geçen ekim ayında Gazze Şeridi'nde imzalanan ateşkes anlaşmasında belirtildiği gibi, Refah sınır kapısının açılmasına rağmen, çalışmalarına başlamak ve "Hamas" hareketinden sorumluluğu devralmak için Mısır ile Gazze Şeridi arasındaki Refah sınır kapısından geçemediler.

Şarku’l Avsat'a konuşan Filistinli kaynaklara göre, komitenin Gazze Şeridi'ne ulaşmasını engelleyen dört ana neden var; bunların başında bugün bile devam eden İsrail yasağı, Hamas ile devir teslim konusunda nihai bir mekanizmanın olmaması, komitenin çalışmalarını destekleyecek mali bütçenin bulunmaması veya Gazze Şeridi dışında uluslararası güçlerin ya da içinde polis güçlerinin komitenin çalışmalarını destekleyememesi geliyor.

Geçtiğimiz ocak ayında, “Gazze Yönetim Komitesi”nin kurulmasının ardından, İsrail gazetesi Haaretz, kaynaklara dayanarak Binyamin Netanyahu hükümetinin komite üyelerinin Gazze Şeridi'ne girmesine izin vermeyi reddettiğini, Kahire'de görüşmelerine devam ettiklerini ve arabulucuların, özellikle Mısır'ın temsilcilerinin, komitenin aynı ayın sonuna kadar Gazze'ye girmesi konusunda ABD ile anlaşmaya varmak için çalıştıklarını belirtti.

grf
Gazze Yönetim Komitesi'nin Kahire'deki Toplantısı (Arşiv- Mısır Devlet Enformasyon Servisi)

İsrail'in komiteye yönelik yasağı değişmedi ve dün Şihab Haber Ajansı'nda yer alan bir habere göre Filistin medyası, BM Gazze Şeridi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov'u, Dr. Ali Şit başkanlığındaki komitenin Gazze Şeridi'ne girişinin engellenmesinin ve insani görevlerini yerine getirmesinin önlenmesinin arkasında olmakla suçladı.

Hamas, Kahire ziyaretinin ardından yaklaşık bir hafta önce, hareketin temsilcilerinden ve Filistinli gruplardan oluşan bir heyetin, ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre Gazze'deki ateşkes anlaşmasının uygulanmasını tamamlamak ve savaşın bölge üzerindeki etkilerini ele almayı sürdürmek amacıyla Mısır, Katar ve Türkiye'den arabulucuların da bulunduğu bir görüşme gerçekleştirdiğini açıkladı.

Sorun İsraillilerde

 Şarku’l Avsat'a dün konuşan iki Filistinli kaynak, Kahire'deki toplantıların genellikle komitenin gerçekliği ve görevlerini yerine getirmesini sağlamaya yönelik çabalar hakkında müzakereleri içerdiğini belirtti. Kahire'deki yaklaşan görüşmeler, özellikle Tahran-Washington çatışmasında ateşkes döneminde gerçekleştiği için büyük önem taşıyacak ve ateşkes anlaşmasını çevreleyen bazı krizlerin, özellikle de komitenin çalışmalarının çözümüne yönelik çabaları güçlendirebilir.

Kaynaklardan biri, asıl sorunun iddia edildiği gibi Mladenov'da değil, İsraillilerde olduğunu ve şu ana kadar geçişlerine izin vermediklerini açıkladı. Ayrıca Netanyahu'nun "barış konseyi" veya Trump'ın planıyla ilgilenmediğini, "eğer bölgede Filistin polisi kurulursa, İsrail'in Amerikan baskısı altında konseyin girişine izin verebileceğini, özellikle de konseyin kararlarını uygulamak ve başarısını sağlamak için sahada bir kolu olmadan başarılı olamayacağını" belirtti.

Hamas, yılın başlarında komitenin kurulmasıyla birlikte Gazze'deki hükümet yetkililerinin Ulusal Komite'nin çalışmalarını kolaylaştırmak ve yönetimi devretmek için önlemler almaya başladığını, ancak çalışmalarına başlaması için herhangi bir ön koşul öne sürmediğini yaptığı açıklamayla duyurdu.

efrvfe
"Gazze Yönetim Komitesi" kurulmasına karar verilmesinin üzerinden üç ay geçmesine rağmen hâlâ Kahire'de bulunuyor (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Filistinli siyasi analist Dr. Abdulmehdi Mutava, komitenin görevine başlamasındaki gecikmenin üç ana nedeni olduğuna inanıyor. Birincisi, Hamas ile silahların teslimi mekanizmaları ve çalışma düzenlemeleri konusunda bir anlaşmaya varılamamış olmasıdır. İkincisi, özellikle yardım ve insani acil durum planları için gerekli olan mali bütçelerin yetersizliğidir. Bu nedenle, komite gerekli çalışma araçlarına sahip olmadan Gazze'de sorumluluk üstlenemez.

Mutava, uluslararası güçlerin olmayışının, komitenin bölgeye girişindeki gecikmenin üçüncü bir nedeni olarak değerlendirilebileceğine inanıyor; zira komite bu güçleri istikrara katkıda bulunan ve İsrail'in herhangi bir ihlalde bulunmasını önleyen faktör olarak görüyor.

Mutava, komitenin çalışmalarının gecikmesinden yalnızca İsrail'i sorumlu tutmuyor, aynı zamanda Hamas'ı da sorumlu tutarak şu değerlendirmede bulundu: "Hamas sürekli olarak komiteye görevlerini devretmeye hazır olduğunu ilan etse de gerçekte buna uygun önlemler almadı. Aksine, hareketin Gazze’nin odak noktaları üzerindeki kontrolünü dolaylı yoldan yeniden ele geçirdiğini, hakimiyetini daha da güçlendirdiğini ve komiteyi hareket için çalışan bir varlığa dönüştürdüğünü görüyoruz."

Mutava, "özellikle Amerikan iradesi varsa, komitenin çalışmaları için fonlar mevcutsa ve Hamas çözüm yolunun gerçek tavizler içermesi gerektiğine ikna olursa, Gazze Şeridi yönetim komitesinin krizinin çözümüne katkıda bulunabileceği için yaklaşan Kahire toplantısının önemini" vurguluyor.


İsrail Genelkurmay Başkanı: Hizbullah'a güçlü bir darbe indirdik

Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
TT

İsrail Genelkurmay Başkanı: Hizbullah'a güçlü bir darbe indirdik

Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Sur şehrinden çekilen fotoğrafta, İsrail'in sınır kasabası Nakura'yı bombalamasının ardından yükselen duman (AFP)

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordusunun kara harekatı yürüttüğü güney Lübnan'a yaptığı ziyaret sırasında dün yaptığı açıklamada, çarşamba günü Lübnan'ı hedef alan yoğun hava saldırılarıyla Hizbullah'a "ağır bir darbe" indirildiğini duyurdu.

İsrail ordusu dün akşam, Lübnan'daki Hizbullah fırlatma rampalarını hedef almaya başladığını açıkladı.

İsrail sınırına beş kilometre uzaklıktaki Bint Cubeyl kasabası yakınlarında konuşlanmış birliklere hitap eden Eyal Zamir, "Siz cephede ilerleyip operasyonlar yürütürken, dün Hizbullah'a ağır ve güçlü bir darbe indirdik" ifadesini kullandı.

Lübnan yetkilileri, İran yanlısı grubun savaşçılarının, 300'den fazla kişinin ölümüne yol açan bu benzeri görülmemiş baskınların ardından, partinin kalesi olan Beyrut'un güney banliyölerini "terk ettiklerini" doğruladı.

Hizbullah dün yaptığı açıklamada, iki tarafın daha önceki savaş turlarında şiddetli çatışmalar yaşadığı Bint Cubeyl şehrinde İsrail güçleriyle yakın mesafeli çatışmaya girdiğini duyurdu.

Zamir, Hizbullah'ın artık "Lübnan'da izole edildiğini ve İran ile olan stratejik ekseninden koptuğunu" ifade etti.

"Özel hedefiniz, kuzey İsrail sakinlerine yönelik doğrudan tehdidi ortadan kaldırmaktır ve bunu sahada başarıyorsunuz," diyerek sözlerine şöyle devam etti: "Kalıcı güvenliği yeniden sağlamak için çalışmaya devam edeceğiz."


İsrail ve Lübnan arasında önümüzdeki hafta Washington'da görüşmeler yapılması bekleniyor

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
TT

İsrail ve Lübnan arasında önümüzdeki hafta Washington'da görüşmeler yapılması bekleniyor

İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafını müzakerelere başkanlık etmesi bekleniyor. (Reuters)

ABD'li bir yetkilinin dün yaptığı açıklamaya göre, İsrail ile Lübnan arasındaki müzakerelerin önümüzdeki hafta Washington'da ABD Dışişleri Bakanlığı'nda yapılması bekleniyor. Bu açıklama, İsrail'in Lübnan genelinde ölümcül saldırılar düzenlemesinden bir gün sonra geldi. Lübnan, ABD ve İran arasındaki ateşkes anlaşmasının henüz kapsamına girmiyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre yetkili, "Dışişleri Bakanlığı'nın önümüzdeki hafta İsrail ve Lübnan arasında devam eden ateşkes görüşmelerini müzakere etmek üzere bir toplantıya ev sahipliği yapacağını teyit edebiliriz" diyerek, diplomatik çabalara aşina bir kaynağın aktardığı bilgiyi doğruladı.

Birçok İsrail medya kuruluşuna göre İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in İsrail tarafına görüşmelere başkanlık etmesi bekleniyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün Lübnan ile "doğrudan müzakerelere" başlanması talimatını verdiğini açıkladı.

Netanyahu, ofisinden yapılan açıklamaya göre, "Lübnan'ın İsrail ile doğrudan müzakerelere başlanması yönündeki tekrarlanan taleplerinin ardından, dün Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelerin yürütülmesi talimatını verdim" dedi. Açıklamada, "Müzakereler, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve İsrail ile Lübnan arasında barış ilişkilerinin kurulmasını ele alacak" ifadelerine yer verildi.

Ancak Lübnan hükümetinden bir yetkili dün yaptığı açıklamada, Lübnan'ın İsrail ile müzakerelere başlamadan önce ateşkes istediğini belirtirken, Hizbullah'tan bir milletvekili de partinin Lübnan ile İsrail arasında herhangi bir doğrudan müzakereyi reddettiğini ve İsrail'in ülkenin güneyinden çekilmesini talep ettiğini vurguladı.

Yeni saldırılar

Netanyahu daha önce, kuzey İsrail sakinlerinin güvenliği tamamen sağlanana kadar Hizbullah'a karşı saldırıların "gerektiği her yerde" devam edeceğini vurgulamıştı.

İsrail ordusunun dün akşam yaptığı açıklamada, "İsrail ordusu kısa bir süre önce Lübnan'daki Hizbullah füze rampalarını hedef almaya başladı" denildi.

Ateşkesin üzerinden iki gün geçtikten sonra, uluslararası toplum, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarının ateşkesi baltalayacağından endişe ediyor.

Ancak Beyrut'ta, Lübnan yetkililerine göre 300'den fazla kişinin öldüğü ve bin 100'den fazla kişinin yaralandığı çarşamba günü birçok bölgeye eş zamanlı olarak düzenlenen İsrail saldırılarının kurbanlarını arama çalışmaları hala devam ediyor.

Güney Lübnan'da düzenlenen saldırılarda en az 5 kişi öldü; Hizbullah ise savaşçılarının bölgede İsrail güçleriyle doğrudan çatışmaya girdiğini duyurdu.

İsrail ordusu, daha fazla hava saldırısı başlatmadan önce Beyrut'un güney banliyölerindeki bazı mahalle sakinlerini tahliye etmeleri konusunda tekrar uyardı.

Kabul edilemez

ABD Başkanı Donald Trump ise dün NBC News'e yaptığı açıklamada, ateşkesin ardından İran ile bir barış anlaşmasına varılması konusunda "büyük bir iyimserlik" duyduğunu belirterek, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını "azaltma sürecinde" olduğunu söyledi. ABD Başkanı, çarşamba günü kendisiyle yaptığı telefon görüşmesinde Netanyahu'nun, çarşamba günü yaşanan yoğun İsrail saldırılarının ardından Lübnan'daki eylemlerini "azaltmayı" kabul ettiğini belirtti.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ortadoğu'daki kırılgan ateşkesi güçlendirmek için iş birliği yapmayı umduğu Körfez liderleriyle görüşmek üzere yaptığı tur sırasında, İsrail'in Lübnan'a yönelik devam eden saldırılarını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

Washington ve Tahran arasında arabuluculuk çabalarına öncülük eden Pakistan, salı gecesi geç saatlerde, 28 Şubat'ta başlayan savaşı sona erdirmesi umulan İslamabad'daki görüşmeler eşliğinde iki haftalık bir ateşkesin sağlandığını duyurdu.

Ülkenin, bugün başlayacak olan İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapması planlanıyor; ABD heyetine Başkan Yardımcısı Jay D. Vance başkanlık edecek.

Ancak görüşmeler başlamadan önce bile, özellikle Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf'ın X'te İsrail'i "şeytan ve insanlığın başına bela" olarak nitelendirdiği ve "İslamabad'da barış görüşmeleri yapılırken Lübnan'da soykırım işleniyor" diye belirttiği paylaşımından sonra engellerin arttığı görülüyor.

İsrail Başbakanlık Ofisi, paylaşıma "utanç verici" diyerek yanıt verdi ve X platformunda şunları belirtti: "Bunlar, özellikle barış için tarafsız bir arabulucu olduğunu iddia eden bir hükümetten asla hoş görülemeyecek açıklamalardır."

ABD Dışişleri Bakanlığı ise dün, Irak'taki ABD çıkarlarına karşı İran destekli silahlı gruplar tarafından gerçekleştirildiğini söylediği "iğrenç terör saldırılarını" kınamak için Irak büyükelçisini çağırdığını duyurdu.

Tahran'da Toplanma

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı, ABD ve İsrail'in İran'ı nükleer bomba edinmeye çalışmakla suçlamasının ve Tahran'ın bu suçlamayı reddetmesinin temel nedenlerinden biri olan, ülkesinin uranyum zenginleştirme programına herhangi bir kısıtlama getirilmesini reddetti.

Binlerce İranlı dün, 28 Şubat'ta ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısının başlangıcında öldürülen eski Yüksek Lider Ayetullah Ali Hamaney'in suikastının 40. gününü andı. Birçoğu, Pakistan'da ABD ile planlanan görüşmeler öncesinde Washington'un "tuzağı"na düşmekten kaçınılması çağrısında bulundu.

Dünya petrolünün beşte birinin yanı sıra büyük miktarlarda doğal gaz ve gübrelerin geçtiği Hürmüz Boğazı, önemli bir tartışma noktası olmaya devam ediyor.

Denizcilik takip sitesi Marine Traffic'ten alınan verilere göre, dün İran'a ait olmayan bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'ndan geçti; bu, Washington ve Tahran arasındaki ateşkes anlaşmasından bu yana gerçekleşen ilk geçiş oldu.

Trump dün, Tahran'ın iki haftalık ateşkesin devamı olarak hayati önem taşıyan su yolunu yeniden açmayı kabul etmesinin ardından, İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere gümrük vergisi uygulamaması konusunda uyardı.