UNHCR’den ekim ayına kadar bir milyon kişinin Sudan’dan kaçacağına yönelik uyarı

Sudanlılar, çatışmalar nedeniyle ülkeden göç ediyor. (Reuters)
Sudanlılar, çatışmalar nedeniyle ülkeden göç ediyor. (Reuters)
TT

UNHCR’den ekim ayına kadar bir milyon kişinin Sudan’dan kaçacağına yönelik uyarı

Sudanlılar, çatışmalar nedeniyle ülkeden göç ediyor. (Reuters)
Sudanlılar, çatışmalar nedeniyle ülkeden göç ediyor. (Reuters)

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi dün yaptığı açıklamada, ekim ayına kadar yaklaşık bir milyon kişinin Sudan’dan kaçacağına yönelik tahminlerinin gerçekçi bir tahmin olarak kalabileceğini söyledi ve ülkedeki çatışmanın hassas bölgedeki insan kaçakçılığında ve silahların artmasına neden olma ihtimaline karşı uyardı.

15 Nisan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında savaşın patlak vermesinden bu yana, çoğu Mısır, Çad, Etiyopya ve Güney Sudan’a doğru yolan çıkan 350 binden fazla kişi şimdiden Sudan sınırından kaçmış durumda. Tahmini nüfusu 49 milyon olan Sudan’da bir milyondan fazla insan yerinden edildi. Zira başkent Hartum’daki yerleşim bölgelerinde şiddetli çatışmalar çıktı ve şiddet ülkenin batısındaki Darfur bölgesine de sıçradı.

SUDAN

‘Muhafazakar bir sayı’

Reuters haber ajansına göre Grandi, Sudan sınırına yaptığı ziyaretin ardından Kahire’de verdiği bir röportajda, komisyonun daha önce altı aylık bir süre içinde yaklaşık 800 bin Sudanlı ve diğer milletlerden 200 bin kişinin Sudan’ı terk edeceğini tahmin ettiğini söyledi. Grandi açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Önümüzdeki birkaç ay içinde bu yüksek sayıya ulaşacağımıza yönelik bu tahmin, muhafazakar bile kalabilir. Başta bunun olacağına inanmadım ama şimdi endişelenmeye başlıyorum.”

Sudan’a komşu olan ülkeler arasında, son dönemde kendi iç çatışmalarından etkilenen Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Etiyopya ve Libya yer alıyor.

Grandi, Sudan’da kanun ve düzenin çökmesinin ve ‘birçok insanın hayatına devam etmek için kaçmak zorunda kalmasının’ insan kaçakçılığı için uygun bir zemin sağlayacağını ayrıca sınırlarda dolaşan silahların daha fazla şiddete yol açabileceğini söyledi. Yetkili “Bu durumu Sahel bölgesi konusunda Libya’da gördük. Bunun tekrarlanmasını istemiyoruz çünkü böyle bir durum krizin ve insani sorunların çoğalmasına neden olur” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre BM, Sudan krizinin altı aylık mülteci yardımı için bağışçılara 470 milyon dolar toplama çağrısında bulundu. Grandi bu miktarın sadece yüzde 1’inin finanse edildiğini belirtti. Grandi ayrıca bağış taahhüt konferansına ‘çok ihtiyaç duyulduğunu’ ve Ukrayna ile meşgul olan uluslararası bir topluluğun yeterince ilgi göstermediğini vurguladığı açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Son derece tehlikeli bir eşitsizliği açıkça hissedebiliyorsunuz. Bu kriz, Ukrayna’nın Avrupa’da yaptığı kadar, bütün bir bölgeyi ve diğer ülkeleri istikrarsızlaştırma potansiyeline sahip.”

Grandi, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Sudan’ın kuzeyindeki Wadi Halfa bölgesinde bir etki oluşturmaya çalıştığını, söz konusu bölgede 16-50 yaşları arasındaki pek çok Sudanlı erkeğin Mısır’a girmek için vize başvurusu için beklediğini, diğer yandan kadın, çocuk ve yaşlıların vizeye ihtiyacı olmadığını belirtti.  Ayrıca yardımların Mısır ve Sudan sınır karakolları arasındaki tampon bölgeye ulaştırılması gerektiğini, burada ülkeden kaçan kişilerin uzun süre beklediğini duyurdu. söyledi. Çatışma başladığından bu yana yaklaşık 160 bin kişi, zaten büyük bir Sudanlı topluluğa ev sahipliği yapan Mısır’a geçti.



Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
TT

Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.

Suriye güvenlik güçleri dün, Suriye kıyısındaki Lazkiye Valiliği'ne bağlı Cebel kırsalında, Beşşar Esed rejiminin kalıntılarından biri olarak kabul edilen "Saraya el-Cevad" milislerinin karargahını hedef alan çifte operasyon düzenledi. Operasyonda milis lideri Beşşar Abdullah Ebu Rukayye ve iki komutanı öldürüldü, 6 milis ise yakalandı.

Operasyonlar, DEAŞ'ın Suriye'nin doğusunda devriyelere, güvenlik güçlerine ve ordu mensuplarına yönelik saldırılarını artırmasıyla eş zamanlı olarak geldi; bu saldırılar arasında dün Deyrizor'da bir Suriye askerinin öldürülmesi de yer alıyordu. Grup, sivilleri askeri ve güvenlik karargahlarından uzak durmaları konusunda uyardı.

Araştırmacı Abbas Şerif, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, rejimin kalıntıları ile DEAŞ arasında ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve güvenlik ortamını yeniden şekillendirmek konusunda karşılıklı bir çıkar olduğunu söyledi. İslamcı gruplar konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Urabi Urabi de DEAŞ'ın son aşamalarında olduğu ve defalarca dağıtıldığı için tutarlı bir liderlik yapısını yeniden kuramadığı değerlendirmesinde bulundu.


DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
TT

DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), DEAŞ militanlarının pazartesi günü kuzey Suriye'de hükümet güvenlik güçlerinin dört üyesini öldürdüğünü ve bunun Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana hükümet güçlerine yönelik en ölümcül saldırı olduğunu bildirdi.

Rakka'nın batısındaki bir kontrol noktasına yapılan saldırı, militan grubun Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetine yönelik saldırılarında bir tırmanışa işaret ediyor. Bu saldırı, grubun hükümete karşı "yeni bir operasyon aşaması" başlattığını duyurmasından iki gün sonra gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre grup dün Rakka'da Suriye hükümet güçlerine mensup çok sayıda askerin öldürüldüğünü ve yaralandığını iddia etti. Cumartesi günü ise Suriye'nin kuzey ve doğusunda ordu personeline yönelik iki saldırının sorumluluğunu üstlenmiş ve bu saldırılarda bir asker ve bir sivil hayatını kaybetmişti.

SANA, güvenlik güçlerinin pazartesi günü bir saldırıyı engellediğini ve militanlardan birini öldürdüğünü bildirdi. Güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan ajans, saldırıyı DEAŞ'ın gerçekleştirdiğini belirtti. Grup dün ayrıca, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayetine bağlı Meyadin şehrinde bir ordu karargahına düzenlenen ve bir askerin öldürüldüğü ayrı bir saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

Grup, birkaç gün önce aynı şehirde yine saldırı gerçekleştirmişti.

Suriye hükümeti geçen yıl ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katıldı. Ocak ayında hükümet güçleri, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) Rakka'yı ve Suriye'nin kuzey ve doğusundaki çevre bölgelerin büyük bir bölümünü ele geçirdi.

Bu arada, üç Suriyeli askeri ve güvenlik kaynağı, ABD güçlerinin dün ülkenin kuzeydoğusundaki en büyük askeri üssünden çekilmeye başladığını, bunun da on yıl önce DEAŞ ile mücadele etmek için Suriye'ye konuşlandırılan ABD güçlerinin daha geniş geri çekilmesinin bir parçası olduğunu söyledi.


Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
TT

Beyaz Saray, el-Maliki'nin adaylığını reddettiğini yineledi

Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)
Sudani ve Barak, dün Bağdat'ta ABD'li petrol devi Chevron ile ön anlaşmaların imzalanmasına katıldı (Reuters)

Irak'taki Şii "koordinasyon çerçevesinin" Nuri el-Maliki'nin yerine yeni bir başbakan ataması için ABD'nin son bir süre belirlediği yönündeki haberlerin ortasında, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Washington'un eski Irak başbakanının adaylığını reddettiğini yineledi.

Üst düzey ABD yetkilisi şunları söyledi: "İran'ın kontrolündeki bir hükümet Irak'ın çıkarlarını önceliklendiremez, Irak'ı bölgesel çatışmalardan uzak tutamaz ve Amerika Birleşik Devletleri ile Irak arasında karşılıklı yarar sağlayan bir ortaklığı geliştiremez."

Amerikan direnişi, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaptırım uygulama ve yardımları kesme tehditleriyle doruk noktasına ulaştı; zira Washington'un yaptırımlar, Irak'ın Federal Rezerv Bankası'ndaki petrol ihracat gelirlerinin dondurulması ve Irak'ın ABD doları rezervlerine erişiminin kısıtlanması gibi birçok baskı taktiği olduğu biliniyor.