Sudan’da çatışmalar sürerken, ordu başkente takviye kuvvetler getirdi

1 Haziran 2023’te Hartum’un güneyindeki bölgedeki bir binanın duvarında oluşan kurşun delikleri (AFP)
1 Haziran 2023’te Hartum’un güneyindeki bölgedeki bir binanın duvarında oluşan kurşun delikleri (AFP)
TT

Sudan’da çatışmalar sürerken, ordu başkente takviye kuvvetler getirdi

1 Haziran 2023’te Hartum’un güneyindeki bölgedeki bir binanın duvarında oluşan kurşun delikleri (AFP)
1 Haziran 2023’te Hartum’un güneyindeki bölgedeki bir binanın duvarında oluşan kurşun delikleri (AFP)

Sudan’ın başkenti Hartum’a takviye kuvvet getiren Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki ateşkesin bitmesinin ardından çatışmaların yoğunlaştı ve şehirde topçu atışlarının sesleri yankılandı.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, görgü tanıkları, Omdurman banliyösünde Radyo ve Televizyon binasının yakınında top atışları duyduklarını bildirdi.

Hartum ve Sudan’ın diğer bölgeleri, 15 Nisan’dan bu yana Orgeneral Abdulfettah Burhan liderliğindeki ordu ile Hamideti olarak bilinen Muhammed Hamdan Daklu liderliğindeki Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmalara tanık oluyor.

Birleşmiş Milletler (BM), çatışmalar nedeniyle 1,2 milyondan fazla insanın ülke içinde yerinden edildiğini ve yarım milyondan fazla insanın yurt dışına sığındığını bildirirken, bin 800’den fazla kişi de öldü.

İki taraf, en son Suudi Arabistan ve ABD’nin arabuluculuğunda Cidde şehrinde yapılan görüşmelerde birden fazla ateşkes anlaşmasına vardı.

Ancak ateşkes her seferinde hızla bozuldu ve özellikle Hartum ve ülkenin batısındaki Darfur bölgesinde çatışmalar yeniden başladı.

FOTO: 2 Mayıs 2023’te Sudan’ın başkenti Hartum’daki krizin ardından tahliye edilen Sudanlı bir kız (Reuters)
2 Mayıs 2023’te Sudan’ın başkenti Hartum’daki krizin ardından tahliye edilen Sudanlı bir kız (Reuters)

Ordu tarafından bugün yapılan açıklamada, şiddetin daha da artma olasılığını düşündüren bir adımla, Hartum’un merkezindeki operasyonlara katılmak üzere takviye kuvvetler getirdiğini duyurdu.

Hartum merkezli Confluence Danışma Merkezi’nden Sudanlı analist Kholood Khair, “Ordu yakında Hızlı Destek Kuvvetleri’ne karşı büyük bir saldırı başlatmayı planlıyor ve bu nedenle Cidde’deki müzakerelerden çekildi” dedi.

Ordu Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin ateşkese uymaması ve hastaneler ile sakinlerin evlerinden çekilmekle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müzakerelere katılımın askıya alındığını bildirdi.

Washington, Cidde’deki müzakereler ve ateşkesin çökmesinden çatışmanın iki tarafını sorumlu tuttuktan sonra, Perşembe günü şirketlere yaptırımlar ve çatışmanın iki tarafıyla bağlantılı yetkililerin giriş vizelerine kısıtlamalar getirdi.

ABD’nin yaptırımları, Hızlı Destek Kuvvetleri’ne bağlı bir altın madenciliği şirketi olan Al Junaid ve paramiliter gruba ekipman temin eden Tradive General Trading’in yanı sıra orduyu destekleyen Sudan Master Technology ile Defense Industry System adlı şirketi de hedef aldı.

Analistler, ülkeyi 30 yıl yöneten eski Devlet Başkanı Ömer El Beşir döneminde uygulanan uluslararası yaptırımlara karşı olduğu gibi, ABD yaptırımlarının uygulanabilirliğini sorguluyor.

Müzakere öncesi kazanımlar

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Şiddeti sürdüren aktörlere karşı ekonomik yaptırımlar uygulayarak ve vize kısıtlamaları getirerek konuyu takip ediyoruz” dedi.

Sullivan dün düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda ateşkesin ihlali edilmesinin çatışmanın uzun süreceği ve Sudan halkı için büyük bir acıya neden olacağına ilişkin endişelerinin artırdığını vurguladı.

FOTO: ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Washington’da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Washington’da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Washington’da düzenlediği basın toplantısında (Reuters)

Analist Kholood Khair, “Ordu, müzakere masasındaki konumunu iyileştirmek amacıyla gelecekteki herhangi bir müzakereyi taahhüt etmeden önce bazı askeri kazanımlar elde etmek istiyor” yorumunda bulundu.

Ordu, Cidde müzakerelerine katılımını askıya aldığını açıkladıktan kısa bir süre sonra, Çarşamba günü Hartum’un güneyindeki Hızlı Destek Kuvvetleri’nin mevzilerini top atışlarıyla hedef aldı.

Cidde görüşmeleri, sivillerin savaş bölgelerini terk etmelerine ve insani yardım ulaştırmalarına olanak tanıyan güvenli geçişler sağlamayı amaçlıyordu.

Bununla birlikte, insani yardım çalışmaları, güvenli geçişlerin olmaması ve hava yoluyla gelen yardımın gümrükte engellenmesi gibi birçok zorlukla karşı karşıya.

Özellikle uluslararası yardım kuruluşlarının merkez ve depolarına yönelik yağma ve hırsızlıklar devam ediyor.

Dünya Gıda Programı İcra Direktörü dün yaptığı açıklamada, “Depolarımız saldırıya uğradı ve 4,4 milyon insanın yiyeceği risk altında” dedi.

BM’ye göre, Sudan’da hastanelerin dörtte üçü hizmet dışı kalırken, 25 milyon insan (nüfusun yarısından fazlası) insani yardıma ihtiyaç duyuyor.

BM, ihtiyaç duyduğu 2,6 milyar doların yalnızca yüzde 13’ünü elde ettiğini bildirdi.



Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
TT

Hizbullah İran ile dayanışma içinde... Caca: Lübnan krizinin sona ermesi, İran tarafından verilen desteğin sona ermesiyle başlar

 Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)
Hizbullah destekçileri, Beyrut şehir merkezindeki Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA) binası önünde Hizbullah tarafından düzenlenen gösteride Hizbullah ve İran bayrakları salladı, 4 Şubat 2026. (EPA)

Bölgenin yaşadığı bekleyiş atmosferi içinde Lübnan’daki tutumlar, özellikle İran’ın rolü başta olmak üzere bölgesel dosyalara yaklaşımda mevcut çelişkiyi yansıtıyor. Bu durum, Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca’nın, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiği zaman Lübnan’daki sorun çözülür” sözlerinde açıkça görülürken, Hizbullah’ın meclis grubu ise Genel Sekreter Naim Kasım’ın tarafsız kalınmayacağını vurgulamasının ardından Tahran ile ‘dayanışma’ ifade etmekle yetindi.

Bu gelişmeler, İsrail’in Lübnan’ın güneyi ve doğusuna yönelik hava saldırılarına yeniden başladığı bir dönemde yaşandı. Dün öğleden sonra güneyde Mahmudiye beldesi ve Vadi Burguz’u hedef alan saldırılar, daha sonra güneyde Cebel er-Reyhan’daki el-Vaziyye bölgesi ile doğuda Hermel-Zegrin tepelerine yöneldi.

İsrail Ordu Sözcüsü Ella Waweya, X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, “İsrail ordusu, Lübnan’ın çeşitli bölgelerinde Hizbullah terör örgütüne ait hedeflere saldırılar düzenliyor” ifadesini kullandı.

 İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)İsrail’in Lübnan’ın doğusundaki Hermel bölgesini hedef alan hava saldırılarının ardından yükselen duman (Sosyal medya)

Hizbullah, İran’la dayanışma içinde olduğunu ifade etti

Hizbullah’ın meclis grubu yayımladığı açıklamada, “ABD’nin saldırgan tehditleri karşısında İran İslam Cumhuriyeti ile liderliği, hükümeti ve halkıyla tam dayanışma içinde olduğunu” ifade ederken, ‘İran’ın liderliği ve halkıyla sergilediği kararlı ve dirençli tutumun, olası bir saldırıyı püskürtebileceğini’ belirtti.

Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)Lübnan’ın güneyindeki sınır kasabası Ayta eş-Şaab’da İsrail güçleri tarafından havaya uçurulan bir evin enkazı (Lübnan Ulusal Haber Ajansı – NNA)

Lübnan iç siyasetine ilişkin olarak da açıklamalarda bulunan blok, ‘günlük suikastlardan sivil tesislerin yoğun şekilde hedef alınmasına kadar uzanan suç niteliğindeki saldırıları’ kınadığını belirtti. Açıklamada, ‘ekili alanlara ve tarım arazilerine zehirli maddeler atılması ve Lübnanlıların sağlığının tedavisi zor hastalıklar riskiyle karşı karşıya bırakılmasına’ dikkat çekilerek, bunun ‘ön cephe bölgelerini çölleştirerek halkından arındırmayı amaçladığı’ ifade edildi. Blok, ‘uluslararası sessizliği’ ve ‘bu açık terör suçları karşısındaki ihmali’ de kınarken, uluslararası toplum kuruluşlarını bu ihlallerin sürmesinden tamamen sorumlu tuttu.

Caca: İran Hizbullah’a desteğini keserse sorun çözülecek

Buna karşılık Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, “İran, Hizbullah’a verdiği desteği kestiğinde tüm sorun çözülecek” görüşünü dile getirdi.

Bir radyo programında konuşan Caca, “Dünyadaki tüm ülkeler cuma günü (bugün) Umman’da yapılacak toplantıyı bekliyor” diyerek, ‘ihtilaf noktalarının son derece büyük olduğunu’ vurguladı. Sorunun müzakereler yoluyla çözülmesini temenni ettiğini belirten Caca, “Ancak bunun bir sonuca ulaşacağını görmüyorum” ifadesini kullandı.

Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)Lübnan Kuvvetleri Partisi lideri Samir Caca, (Arşiv)

Umman’da yaşanacak gelişmelerin Lübnan’a yansımalarına da değinen Caca, “Ne yazık ki Lübnan ve İran dosyaları arasında bir bağlantı var” değerlendirmesinde bulundu. Caca sözlerini şöyle sürdürdü: “İran, son kırk yıl içinde Lübnan devletinin tüm işleyişini sekteye uğratan bir nüfuz alanı oluşturmayı başardı. İran, Hizbullah’a verdiği desteği durdurduğunda tüm sorun çözülecek.”

Caca, ‘ateşkes anlaşmasının Lübnan’da belirli bir bölgeyi değil, ülkenin tamamını kapsadığını’ vurgulayarak, 1559 sayılı kararın ‘Lübnan topraklarının tamamında tüm gayrimeşru silahlı örgütlerin tasfiye edilmesini talep ettiğini’ hatırlattı. Meclis seçimlerine ilişkin olarak ise ‘seçimlerin zamanında yapılacağını’ ve ‘tüm sürecin yüzde 100 anayasal ve yasal çerçevede ilerlediğini’ ifade etti.


ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
TT

ABD Genelkurmay Başkanı, Lübnan Ordu Komutanı ile görüştü

General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)
General Rudolph Heykel (Rehberlik Müdürlüğü)

ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane, Pentagon'da Lübnan Ordu Komutanı General Rudolph Heykel ile görüştükten sonra, ABD'nin Ortadoğu'daki savunma ilişkilerinin önemini vurguladı.

Genelkurmay Başkanlığı sözcüsü Joseph Holstead, Keane'in salı günü Lübnan ordu komutanı ve bir önceki gün Katarlı bir savunma yetkilisiyle yaptığı görüşmenin ardından "ABD'nin Ortadoğu'daki kalıcı savunma ilişkilerinin önemini yeniden teyit ettiğini" söyledi. Heykel'in Kasım 2025'te Washington'u ziyaret etmesi planlanmıştı, ancak o dönemdeki bir askeri kaynağa göre, ABD'li siyasi ve askeri yetkililer Lübnan'dan ayrılmadan saatler önce onunla yapacakları görüşmeleri iptal etmeleri nedeniyle ziyaret iptal edilmişti.

Ziyareti iptal edenler arasında önde gelen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham da vardı. Graham o dönemde yaptığı açıklamada, Heykel'in "Hizbullah'ı silahsızlandırmak için neredeyse hiçbir çaba göstermemesini" eleştirmişti. Graham, dün X.com'da yaptığı paylaşımda, Heykel'e Lübnan ordusunun Hizbullah'ı "terör örgütü" olarak görüp görmediğini sorduktan sonra onunla yaptığı görüşmeyi aniden sonlandırdığını söyledi. Graham, Heykel'in "Hayır, Lübnan bağlamında değil" diye yanıt verdiğini ifade etti.

Lübnan ordusu ocak ayında, Hizbullah'ı silahsızlandırma planının ilk aşamasını tamamladığını ve bu aşamanın Lübnan'ın güneyinde Litani Nehri ile İsrail sınırı arasındaki bölgeyi kapsadığını duyurdu. İsrail ile Hizbullah arasında yaklaşık bir yıl süren çatışmaların ardından Kasım 2025'in sonlarında varılan ateşkes anlaşmasına göre, İran destekli grubun Litani Nehri'nin kuzeyindeki güçlerini geri çekmesi ve boşaltılan bölgelerdeki askeri altyapısını ortadan kaldırması, İsrail güçlerinin ise Lübnan'dan çekilmesi gerekiyor.

Ancak Hizbullah silahlarını teslim etme çağrılarını reddederken, İsrail Hizbullah üyelerini ve tesislerini hedef aldığını söylediği düzenli Lübnan baskınlarına devam etti ve stratejik olarak gördüğü Lübnan toprakları içindeki ve sınırlarına yakın beş noktada güçlerini konuşlandırdı.

Lübnan ordusunun planı beş aşamadan oluşuyor. İkinci aşama, Litani Nehri'nin kuzeyinden, Sayda’nın (Sidon) kuzeyinden geçen ve sınırdan yaklaşık 60 kilometre uzaklıkta bulunan Avali Nehri'ne kadar olan bölgeyi kapsıyor. Hükümetin, uygulamaya geçmeden önce şubat ayında bu ikinci aşamayı görüşmesi bekleniyor.


İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
TT

İsrail, "7 Ekim" olaylarına katılan Gazzelileri hedef alıyor

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İslami Cihad lideri Ali el-Razayna'nın cenaze töreninde Filistinli bir kadın oldukça duygulanmış halde görüntülendi (Reuters)

İsrail, 7 Ekim 2023 saldırısına katılan ve Filistinliler tarafından intikam eylemi olarak nitelendirilen operasyonlarda İsrailli rehinelerin (canlı veya ölü) ele geçirilmesinde rol oynayan Gazze Şeridi'ndeki önde gelen aktivistleri takip etmeye devam ediyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu durum, daha önce birkaç kez olduğu gibi, olaya karışanların ailelerine karşı da gerçekleşti.

İsrail ordusu çarşamba günü, Hamas ve İslami Cihad'ın silahlı kanatlarındaki önde gelen aktivistleri hedef aldığını ve saldırıya karışmakla suçladığını açıklayan bir dizi bildiri yayınladı.

Öte yandan, İsrail Savcılığı, Tel Aviv Bölge Mahkemesi'ne bazı savunma tanıklarını sorgulamaktan vazgeçtiğini ve böylece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun üç yolsuzluk davasındaki yargılama süresinin kısaltıldığını bildirdi. Bu durum, savcılığın artık onu mahkum etmek için yeterli kanıta sahip olduğu anlamına mı geldiği, yoksa affın bir öncüsü mü olduğu konusunda soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Savcılık, sorgulamayı on dört oturum yerine dört veya beş oturumda tamamlayacağını vurguladı; bu da davanın yıl sonundan önce bitebileceği anlamına geliyor.