Le Drian, Lübnan Kuvvetleri’ni dinledi

Lübnan’da iki cumhurbaşkanı adayı bir araya gelirken Franciyye’nin şansı hakkında belirsizlik sürüyor.

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
TT

Le Drian, Lübnan Kuvvetleri’ni dinledi

Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Le Drian’ı kabul etti. (Şarku’l Avsat)

Fransa Cumhurbaşkanı’nın Lübnan Temsilcisi Jean-Yves Le Drian’ın Lübnan siyasi güçlerinin temsilcileriyle Beyrut’ta yaptığı görüşmeler, cumhurbaşkanlığı dosyasındaki çıkmazı sonlandırmayı başaramadı. Ancak bu meselenin uluslararası düzeyde gündem dışı bırakılmadığına dikkat çeken Le Drian, yeni bir gelişme olması durumunda Beyrut’a bir ziyaret daha gerçekleştirme sözü verdi.

Le Drian, kronik siyasi bölünmeler nedeniyle zor görünen bir görev çerçevesinde, Paris liderliğindeki ‘cumhurbaşkanlığı boşluk krizini sona erdirme’ çabalarının bir parçası olarak perşembe günü Beyrut’ta yetkililerle toplantılar gerçekleştirdi. Bu bağlamda Fransız yetkili, çarşamba günü Meclis Başkanı Nebih Berri ile olan görüşmesinin ertesi günü, Başbakan Necib Mikati, Maruni Patriği Beşara er-Rai, Lübnan Kuvvetleri Partisi Başkanı Samir Caca, Özgür Yurtsever Hareket Başkanı Milletvekili Cibran Basil ve Marada Hareketi lideri Süleyman Franciyye ile bir araya geldi.

Ziyaretini ‘istikşafi’ olarak nitelendiren Le Drian, herhangi bir alternatif öneri sunmadan çeşitli siyasi güçleri dinledi. Ziyarete eşlik eden Lübnanlı kaynakların aktardığına göre görüşmeler, iki cumhurbaşkanı adayı Franciyye ve eski bakan Ziyad Barud’u da kapsadı. Perşembe akşamına kadar olan görüşme programında, Ordu Komutanı General Joseph Avn ile bir randevu yer almıyordu. Görüşmelere eşlik eden kaynaklar, Fransız heyetine diğer adaylarla görüştükten sonra ordu komutanıyla görüşmemesi tavsiyesinin verildiğini açıkladı. Bu tavsiyeye neden olarak ise ‘ziyaretin, ordu liderliğinin siyasi çatışmanın bir parçası olması üzerine gerçekleştirildiği anlamı çıkarılmaması için’ ya da ‘bazılarının orduyu veya rolünü korumak için ordu komutanını bir taraf olarak görmesi’ gösterildi. 

Le Drian: Yanımda herhangi bir seçenek taşımıyorum

Ziyaret, Lübnan Kuvvetleri’nin ve ona yakın partilerin cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşımlarının dinlenmesi nedeniyle ‘istikşafi ziyaret’ çerçevesine koyuldu. Ayrıca ziyaret çerçevesinde, ‘Lübnan’ın tanık olduğu krize çözüm bulunmasına yardımcı olmak ve çeşitli taraflarla istenen çözüme nasıl ulaşılacağını tartışmak’ amaçlandı. Aynı şekilde Başbakan Necib Mikati ile görüşmesinin ardından Le Drian, kriz için herhangi bir önerisi olmadığını vurguladı.

Fotoğraf Altı: Le Drian ile Rai bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)
Le Drian ile Rai bir araya geldi. (Şarku’l Avsat)

Bkerki’deki Maruni patrikhanesinde Patrik Rai ile bir araya gelen Le Drian, görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ilk ziyaretinin ‘siyasi çıkmazdan derhal çıkmak için tüm tarafları dinleyip gerekli istişarelerde bulunmayı, daha sonra ise Lübnan’ın canlılığı ve umudu yeniden kazanması için bir reform gündemini değerlendirmeyi’ amaçladığını söyledi. “Yanımda herhangi bir seçenek taşımıyorum, ama herkesi dinleyeceğim” diyen Fransız yetkili, başka ziyaretlerin gerçekleşeceğine de dikkat çekti. Jean-Yves Le Drian ayrıca “Çözüm Lübnanlılarla başlar” derken, krizden çıkmak için tüm Lübnanlı taraflarla iletişim kuracağını ve Lübnan’ı krizden çıkarmak için umut veren reformlar için bir gündem belirlemeye çalışacağını vurguladı.

Toplantılara ilişkin Hizbullah ve Emel Hareketi’nin yakın bir ortağı olarak, Franciyye’nin cumhurbaşkanı seçilmesi çağrısı yapan önceki Fransız girişiminin akıbeti hakkında çelişkili bilgiler mevcuttu.

Diğer yandan Caca ve Basil, girişim sayfasının ‘kapatıldığını’ belirtirken, Franciyye ise ‘toplantının olumlu geçtiğini ve diyaloğun bir sonraki aşama için yapıcı olduğunu’ söylemekle yetindi. Marada Hareketi’ne yakın kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Franciyye ile yapılan görüşmenin sonuçlarının olumlu olduğunu dile getirdi. “Girişim ölmedi. Ona başarılı olması için bir şans verilmesi konusunda ısrar var” diyen kaynaklar, ikinci planın devreye girdiğini yalanlayarak, “Girişim için alternatif bir plan yok. Franciyye’nin destekçileri, bunu Le Drian’a bildirdi” ifadelerini kullandı. Kaynaklar ayrıca, Franciyye’nin seçim oturumunda aldığı 51 oyun başlangıç olduğunu söyleyerek, rakibi Cihad Azur’un aldığı 59 oyun ise ulaşabileceği en yüksek oy olduğunu vurguladı.

Bu veriler, cumhurbaşkanlığı seçim krizinde bir kırılma olduğunu göstermiyor. Lübnan siyasi ve hükümet çevreleri, ‘mevcut itirazın, cumhurbaşkanı seçiminin önümüzdeki Eylül’den önce yapılmayacağını doğruladığına’ dikkati çekiyor. Ziyaretin atmosferine aşina olan bakanlık kaynakları, Le Drian’ın görüşmelerinin özetini Paris’e taşıyacağını ve daha sonra geri döneceğini kaydederken, bunun zaman alacağına işaret etti.

Diğer yandan ziyarete eşlik eden parlamento kaynakları, çıkmazın ‘Lübnan düğümünün dışarıdan müdahale olmaksızın çözülemeyeceğini kanıtladığını’ söyledi. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Her bir taraf engelleme yeteneğine sahiptir. Dini, siyasi ve halk baskıları başarısız olduktan sonra, iç diyalog veya anlayışın önünü açan hiçbir sebep yoktur” dedi.

Le Drian’ın görüşmeleri

Le Drian, perşembe günü toplantılarını Başbakan Necib Mikati ile gerçekleştirdiği görüşmeyle başlattı. Toplantı sırasında iki taraf, Lübnan’daki durum ve Fransa’nın siyasi krizi çözmek için yürüttüğü çabalar hakkında ayrıntılı bir sunum yaptı. Başbakan, ‘çözüme giden yolun yeni bir cumhurbaşkanının seçilmesinden geçtiğini’ vurgularken, ayrıca “Hükümet gerekli reform projelerini tamamlamış ve Uluslararası Para Fonu ile ilk anlaşmayı imzalamıştır. Bu projelerin parlamentoda onaylanması, istenen ekonomik ve sosyal çözümlere ivme kazandırmaktadır” dedi. Le Drian, Maarab köyünde ise Lübnan Kuvvetleri Partisi Başkanı Samir Caca ile bir araya geldi. Caca, Fransız temsilciyle yapılan toplantının yüzde 100 inceleme niteliğinde olduğunu belirtti. Lübnan Kuvvetleri lideri, Le Drian’ın Lübnan ziyaretini memnuniyetle karşılaması sonrasında ‘cumhurbaşkanlığı hikayesinin 128 milletvekiliyle ilgili olduğunu’ dile getirdi. Caca, Franciyye hakkında konuşmayı ise reddederken, Fransız girişiminin ‘geçmişte kaldığını’ ve ‘bunun çevrilmiş bir sayfa’ olduğunu söyledi. Fransız yetkilinin ‘asla kendilerini Franciyye ya da başka bir aday konusunda ikna etmeye gelmediğini’ dile getiren Caca, “Çaba, Fransızlar tarafından değil, çeşitli Lübnan güçleri tarafından sarf edilmelidir” diyerek, tüm parlamento bloklarının son durumlarını yeniden gözden geçirip yeni bir seçim oturumuna gitme ve kazananın kazanmasına izin verme yönündeki umudunu dile getirdi.

Basil ile görüşmenin ardından ise ‘LBC’ kanalı, Le Drian’ın Yurtsever Hareket liderine ‘bir önceki aşamanın kapatıldığı, turu aracılığıyla yeni bir aşamanın başladığı ve Lübnan- Lübnan diyalogunun temelinin devam ettiği’ konusunda bilgi verdiğini aktardı. Yurtsever Hareket lideri de bir cumhurbaşkanı seçilmesinin ‘ancak daha sonra programın uygulanması için uluslararası destek talep edilmesi şartıyla’, kişi ve program hakkında tüm Lübnanlıların uzlaşmasının sonucu olabileceğini kaydetti. Kanala göre Le Drian, Basil’in açıklamasına olumlu yaklaştı.



BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
TT

BM, İsrail’in Batı Şeria ve Gazze Şeridi’ndeki eylemlerinin ‘etnik temizlik’ endişelerini artırdığı değerlendirmesinde bulundu

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin güneyinde yer alan Hagai yerleşim yeri yakınlarında İsrail buldozerleri tarafından yıkılan bir binanın enkazı üzerinde otururken göz yaşı döken Filistinli bir adam (AFP)

Birleşmiş Milletler (BM) bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in yoğun saldırıları ve Filistinli sivillerin zorla yerinden edilmesi nedeniyle Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ‘etnik temizlik’ yaşanabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği tarafından yayımlanan raporda, “Yoğun saldırılar, mahallelerin sistematik biçimde tamamen yıkılması ve insani yardımların engellenmesi, Gazze Şeridi’nde kalıcı bir demografik değişim yaratmayı amaçlıyor gibi görünmektedir” ifadesine yer verildi.

Raporda ayrıca, “Kalıcı bir yerinden etmeyi hedeflediği izlenimi veren zorla tahliye uygulamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, bu durum, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da etnik temizlik konusunda ciddi endişelere yol açmaktadır” denildi.

BM’de üst düzey bir yetkili dün yaptığı açıklamada, İsrail’in idari olarak Filistin yönetimine bağlı olması öngörülen Batı Şeria bölgeleri üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya yönelik adımlarının ‘fiili ve kademeli bir ilhaka’ vardığı uyarısında bulundu. BM Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, Filistin meselesine ilişkin BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, “Sahadaki durumu istikrarlı biçimde değiştiren tek taraflı İsrail adımları nedeniyle Batı Şeria’nın fiili ve kademeli bir ilhakına tanıklık ediyoruz” dedi. Geçen haftadan bu yana İsrail, Batı Şeria’daki kontrolünü pekiştirmeye yönelik bir dizi kararı onayladı. Filistinliler, Oslo Anlaşmaları kapsamında Batı Şeria’da sınırlı bir özerk yönetime sahip bulunuyor.

DiCarlo, söz konusu adımların işgal altındaki Batı Şeria’da, El Halil gibi hassas bölgeler de dahil olmak üzere İsrail sivil otoritesinin tehlikeli biçimde genişlemesi anlamına geleceğini belirtti. DiCarlo, bu adımların bürokratik engellerin kaldırılması, arazi alımının kolaylaştırılması ve İsraillilere inşaat ruhsatı verilmesinin önünün açılması yoluyla yerleşimlerin genişlemesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Yeni düzenlemelerin, hâlihazırda Filistin yönetiminin idari yetki kullandığı Batı Şeria’nın bazı bölümleri üzerindeki İsrail kontrolünü daha da pekiştirmesi bekleniyor. Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, Filistin Yönetimi, karma yönetim ve İsrail yönetimi altındaki A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın, gelecekte kurulacak bir Filistin devletinin büyük bölümünü oluşturması öngörülürken, İsrail’deki aşırı sağ çevreler bölgeyi İsrail topraklarının bir parçası olarak görüyor.

Oslo Anlaşmaları’nın ilan edilen amacı, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasının önünü açmaktı. BM nezdindeki 85 ülkenin misyonu ise salı günü yayımladıkları ortak açıklamada, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrolünü genişletmesini kınadı. Açıklamada, ‘İsrail’in Batı Şeria’daki yasa dışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve uygulamalar’ kınandı.


Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
TT

Şera, Suriyelilere karşı ihlallerde bulunanlar hariç, çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişilere af çıkardı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (Reuters)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera dün çeşitli suçlardan hüküm giymiş kişiler ile 70 yaşını aşmış mahkûmları kapsayan genel af kararı yayımladı. Ancak karar, Suriyelilere yönelik ihlallerde bulunanları kapsam dışı bırakıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre söz konusu kararname, Aralık 2024’te Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından göreve gelen Şera’nın yayımladığı ilk af niteliğini taşıyor. Esed, görev süresi boyunca zaman zaman benzer af kararnameleri çıkarmıştı.

Suriye devlet televizyonunda yayımlanan kararnameye göre, ‘müebbet hapis cezası’ 20 yıla indiriliyor. Ayrıca kabahat ve ihlallerde verilen cezaların tamamı kaldırılıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Kanunu, Suriye lirası dışında işlem yapılmasının yasaklanmasına ilişkin yasa ve devlet destekli malların kaçakçılığına dair kanunda yer alan bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da affediliyor.

Af kapsamında ayrıca Askerî Ceza Kanunu ve Bilişim Suçları Kanunu’nda düzenlenen bazı ağır suçlara ilişkin cezalar da kaldırılıyor.

Silah ve mühimmat yasasında yer alan suçlardan hüküm giyenler de kararın yayımlanmasından itibaren üç ay içinde silahlarını yetkili makamlara teslim etmeleri şartıyla cezalarının tamamından muaf tutulacak.

Kararname, ‘tedavisi mümkün olmayan ağır bir hastalığa’ sahip olanlar ile 70 yaşını doldurmuş hükümlülerin de, metinde belirtilen istisnalar dışında, cezalarının tamamından muaf tutulmasını öngörüyor.

Buna karşılık, ‘Suriye halkına karşı ağır ihlaller içeren suçlar’ ile İşkencenin Suç Sayılmasına Dair Kanun’da düzenlenen suçlar af kapsamı dışında bırakıldı.

Yeni yönetimin göreve gelmesinden bu yana, eski yönetimle bağlantılı oldukları ve Suriyelilere karşı ihlallerde bulundukları iddiasıyla onlarca kişinin gözaltına alındığı açıklanmış, bazıları hakkında yargı süreci başlatılmıştı.


Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
TT

Washington'da düzenlenen "Gazze Barış Konseyi"nin ilk toplantısının gündeminde 4 dosya yer alıyor

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)
Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir akrabasının yasını tutuyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlık ettiği “Barış Konseyi”nin ilk toplantısı bugün yapılacak. Toplantıda, İsrail'in saldırılarının devam etmesi ve ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının askıya alınmasıyla birlikte, Hamas'ın silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi ve istikrar güçlerinin konuşlandırılması ile Gazze Şeridi'ndeki durum ele alınacak.

Bu toplantı, yeniden yapılanma dosyası ve “Gazze Yönetim Komitesi”nin çalışmalarıyla birlikte çözülmemiş meselelere yoğunlaşıyor. Şarku’l Avsat'a konuşan uzmanlara göre İsrail'in Batı Şeria'daki Filistin topraklarını yağmalaması konusunun gündeme getirilmesi olasılığı var. Uzmanlar, İsrail'in toplantıya katılımının, Meksika'nın sınırlı katılım açıklamasında olduğu gibi, İsrail'e karşı çıkanların katılımını azaltabileceğini değerlendiriyor.

Gündemdeki dosyalar

Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un CNN'e yaptığı açıklamaya göre bugünkü toplantıda, Gazze Komisyonu'nun Şerid'e girmesini, ateşkes ihlallerinin sona ermesini sağlamak ve insani yardımı hızlı bir şekilde ulaştırmak için izlenecek süreç tartışılacak. Ayrıca “Gazze'de silahsızlanma süreci, İsrail güçlerinin sınır hattından çekilmesi ve Gazze'nin yeniden inşası ve Batı Şeria'nın Filistin Yönetimi'ne ilhakı da dahil olmak üzere Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması” da ele alınacak.

Mladenov, “tüm tarafların bu konularda anlaşmaya varması ve çabalarını birleştirmesi”nin alternatifi olarak “savaşın yeniden başlaması” ve “savaşın yeniden başlamasından daha da tehlikeli olan, Hamas'ın Gazze'nin yaklaşık yüzde 50'sini kontrol ettiği ve geri kalanının İsrail kontrolü altında olduğu statükonun pekiştirilmesi” olacağı uyarısında bulundu.

İsrail güvenlik kaynakları, Trump'ın “Barış Konseyi” toplantısında uluslararası güçlerin Gazze Şeridi'ne girmesini ve Hamas'ın silahsızlandırılması ile yeniden inşa sürecinin başlatılmasını duyuracağını tahmin ediyor. Bu bilgi, dün İbranice web sitesi Walla'ya konuşan bir kaynak tarafından verildi.

Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)Filistinli bir kadın, Ramazan ayının ilk gününde Gazze Şeridi'nin güneyinde İsrail'in düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden akrabasının yasını tutuyor (AFP)

Endonezya, şu ana kadar Gazze'ye asker gönderme niyetini açıklayan tek ülke olurken, İsrail ise Gazze Şeridi'nde Türkiye'nin varlığını reddediyor. Endonezya ordu sözcüsü Dony Pramono pazartesi günü yaptığı açıklamada, Cakarta'nın önerilen çokuluslu gücün bir parçası olarak nisan ayı başlarında Gazze'ye gönderilmek üzere 1.000 asker hazırladığını belirtti.

Siyaset bilimi profesörü ve Filistin ve İsrail meseleleri uzmanı Dr. Tarık Fahmi, ilk toplantının konseyi kurup, çalışmalarına başlamak için fon toplamaya odaklanacağını ve ilgili ve etkili ülkelerin çoğunu kapsayacağını düşünüyor. En önemli konular, istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve silahsızlanma olacak, ancak bazı zorluklar olduğunu da belirtiyor. Ancak anlaşmaya varmaktan başka bir alternatifin olmadığı da ifade ediyor.

Filistinli siyasi analist Dr. Ayman el-Raqab da onunla aynı fikirde ve Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistin polis güçlerinin yanı sıra istikrar güçlerinin konuşlandırılması ve teknokrat komitenin çalışmaları ile Batı Şeria sorunu ile İsrail'in toprak gaspı konularının toplantının ana gündem maddeleri olacağını belirtiyor. Trump'ın, başkanlığını yaptığı konseyin başarısını vurgulamak için bu sorunların bazılarının çözülmesi için çaba göstereceğini değerlendiriyor.

Katılımcılar için engel

Katılımcı düzeyinde Kahire, Başbakan Mustafa Medbuli'nin Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi adına toplantıya katılacağını duyurdu. Bakanlar Kurulu tarafından dün yapılan açıklamaya göre bu katılım, “Mısır'ın kapsamlı ve adil barış çabalarını destekleme rolü ve Trump'ın Filistin halkının Gazze'den sürülmesini reddeden tutumunu ve çabalarını onaylama rolü çerçevesinde” gerçekleşecek.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün yaptığı açıklamada, “Barış Konseyi”nin Gazze Şeridi'nde kalıcı istikrar, ateşkes ve arzu edilen barışın sağlanmasına katkıda bulunacağını umduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın toplantıda ülkesini temsil edeceğini kaydetti.

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Başbakan Binyamin Netanyahu adına toplantıya katılmak üzere ABD'ye gitmesinden bir gün sonra, Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün yaptığı açıklamada, toplantıya her iki tarafın da tam katılımının olmadığını (Filistin'in Filistin'in yokluğuna atıfta bulunarak) AFP’ye göre bu nedenle Meksika'nın katılımının sınırlı olacağını belirtti

Fehmi, Mısır'ın bölgedeki ağırlığı ve önemi göz önüne alındığında, Mısır'ın katılımına alternatif olmadığını düşünüyor. İsrail'in katılımının, Trump'ın isteklerine aykırı görünmemek için yarı çözüm çerçevesinde olduğunu, ancak aynı zamanda Konsey'in kararlarını etkili bir şekilde engellemek ve ihlallerine ve saldırılarına devam etmek için çalışacağını açıklıyor.

El-Raqab, Mısır'ın hem sahada hem de Gazze meselesine ilişkin müzakerelerde sahip olduğu uluslararası deneyim nedeniyle katılımının son derece önemli olduğunu ve bunun durum üzerinde olumlu bir etki yaratacağına dair umutlar olduğunu değerlendiriyor.