Ali Duba nasıl oldu da Hafız Esed’in ‘korku efsanesine’ dönüştü?

Tanıdık bir sima değildi ve Avrupa'daki kumarhanelerde poker oynuyordu.

Ali Duba nasıl oldu da Hafız Esed’in ‘korku efsanesine’ dönüştü?
TT

Ali Duba nasıl oldu da Hafız Esed’in ‘korku efsanesine’ dönüştü?

Ali Duba nasıl oldu da Hafız Esed’in ‘korku efsanesine’ dönüştü?

Menaf Saad

Suriye’nin eski Cumhurbaşkanı Hafız Esed’in generallerinden Ali duba geçtiğimiz 21 Haziran 2023 Çarşamba günü vefat etti.

Yirmi yılı aşkın bir süre önce emekli olmasına rağmen Askeri İstihbarat Dairesi Başkanı olarak uzun yıllar görev yapması, onu duyan veya dönemini yaşayan herkesin yüreğine korku salmaya yetti. Son yıllarda birkaç fotoğrafı sosyal paylaşım sitelerinde yer alana kadar, yüzü bilinmiyordu.

Ali Duba kimdir? Cumhurbaşkanı Hafız Esed ile ilişkisi nedir? Neden Beşşar Esed döneminde göreve devam etmedi?

Ali Duba, Suriye'nin batısında, kıyı şehri Lazkiye'nin güneyinde bulunan Kurfays köyünde 1933 yılında doğdu. Mütevazı alevi bir aileden gelen Duba, Lazkiye'deki ‘Kutsal Topraklar Okulu'na gitti. Ardından 1955 yılında Hama Askeri Koleji'nden mezun oldu.

Ali Duba hayatının bu döneminde, Suriye'nin Lazkiye şubesini yöneten genç doktor ve siyasetçi Vehib el-Ganem'in liderliğindeki Baas Partisi'ne katıldı. Bu parti sayesinde, genç pilot Hafız el-Esed ile tanıştı ve aralarında Suriye’nin ve bölgenin tarihini değiştirecek bir dostluk doğdu.

Hafız Esed, Ali Duba'dan üç yaş büyüktü ve birlikte askerlik hizmetine girdiler. Esed Hava Kuvvetleri'nde, Duba ise o dönemde ‘İkinci Büro’ olarak bilinen askeri istihbarat biriminde göreve başladı. Kırsal ve mezhebi kökenleri, Baas Partisi'nde birlikte çalışmaları, Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdunnasır'a olan inançları, Süveyş Kanalı'nın millileştirilmesi ve 1956'daki üçlü saldırıya karşı duruşları, 1958'de Suriye-Mısır Birliği'nin kurulması onları bir araya getirdi.

Ali Duba'nın askerlik kariyeri başlarda kayda değer bir olaya tanık olmadı. Herhangi bir askeri darbeye katılmamış ve Esed'in de üyesi olduğu Baas’ın askeri komitesine girmemişti.

Ali Duba'nın askerlik kariyeri bu yıllarda kayda değer bir olaya tanık olmadı. Herhangi bir askeri darbeye katılmadı ve Esed'in de üyesi ve daha sonra Suriye tarihinde önemli bir rol oynayan ‘Baas’ partisinin askeri komitesinde yer almadı.

Ancak 8 Mart 1963 darbesi sırasında Baas partisinin iktidara gelmesi ve Suriye'de iç güvenlik şube başkan yardımcılığına atanmasıyla Duba görünür hale gelmeye başladı. 1964 yılında Londra'daki Suriye Büyükelçiliği'ne askeri ataşe olarak atandı. Bu onu, Tümgeneral Salah Cedid'in Cumhurbaşkanı Emin el-Hafız'a karşı gerçekleştirdiği ve 23 Şubat 1966 darbesi olarak bilinen, aşırılık yanlısı Baas kanadının ılımlı kanadını mağlup ettiği darbenin arifesindeki olaylardan uzak tuttu.

Salah Cedid onu yurtdışında tutmaya devam etti ve Londra'dan sonra 1968'e kadar kalacağı Bulgaristan'a gönderildi. ‘67 yenilgisi’ olarak bilinen Haziran 1967 (Altı Gün) savaşına katılmadı. Lazkiye'deki Askeri İstihbarat Şubesi’nin başına atanmak üzere Şam'a çağrıldı ve Ocak 1970'de Şam Askeri İstihbarat Şubesi'nin başına atanana kadar burada görev yaptı.

Yeni görevinde eski dostu ve 1966'da Savunma Bakanı olan Hafız Esed ile iş birliği yaparak, 17 Kasım 1970'te gerçekleşen ve ‘Düzeltici Hareket’ adını verdikleri darbede yer aldı.

Ali Duba'nın karar alma çevrelerindeki olağanüstü yükselişi başladı. Bu, onu Hafız Esed'in iktidarda kaldığı otuz yıl boyunca en etkili ve güçlü subaylardan biri yaptı.

Ali Duba'nın, Hafız Esed'in iktidarda geçirdiği otuz yıl boyunca onu en etkili ve güçlü subaylardan biri haline getiren, karar alma çevrelerinde olağanüstü yükselişi buradan başladı. 1971 yılının Mart ayında Esed’in iktidara gelmesiyle, askeri istihbarat başkan yardımcılığına, ardından 1973'te askeri istihbarat başkanlığına atandı.

Ali Duba, 1973 Ekim Savaşı'na katıldı 1978 yılında Baas Partisi Merkez Komitesi üyesi olarak seçildi. Bu dönemde Esed ile Müslüman Kardeşler örgütü arasında kanlı çatışmalar patlak verdi. Bu örgütün yasaklanması ve üyelerinin suçlanmasıyla ilgili yasa o dönemde çıkarıldı.

Esed, Duba'yı Müslüman Kardeşler'in hücrelerini dağıtmak ve mensuplarını yakalayıp tutuklamakla görevlendirdi. Müslüman Kardeşler, 1964'ten beri Suriye rejimiyle askeri bir çatışma içindeydi. Örgüt, 1970’li yılların ikinci yarısında birçok suikast ve operasyonla geri döndü.

Ali Duba'nın adı bir tür efsane haline geldi. Kimse onu görmüyor, kimse tanımıyor ve halka açık hiçbir yerde bulunmuyordu.

Müslüman Kardeşler örgütü, Ali Duba'ya yönelik bir suikast girişiminde bulundu. Ardından 1982 yılının Şubat ayında Hama şehrinde büyük bir çatışma yaşandı. Duba'nın birlikleri, geçen yıl ölen Ali Haydar liderliğindeki Özel Kuvvetler ve Esed'in kardeşi Rıfat'ın liderliğindeki Savunma Birlikleri’nin yardımıyla isyanı tamamen bastırmayı başardılar. Ancak bu süreçte şehrin büyük bir kısmı tahrip edildi ve birçok masum sivil öldürüldü.

Bu aşamada ‘Ebu Muhammed’ olarak tanınan Ali Duba'nın adı efsaneye dönüştü. Kimse onu görmüyor, kimse tanımıyor ve halka açık hiçbir yerde görünmüyordu.

1984 yılında kardeşinin hastalığından yararlanarak onu devirmeye çalışan Savunma Tugayları komutanı kardeşi Rıfat ile girdiği savaşta, yeniden Hafız Esed'in yanında yer aldı. Ali Duba, her şeyi borçlu olduğu Cumhurbaşkanı'na tam bağlılığını ilan ederek, Rıfat'la yüzleşmeye tamamen hazır bir şekilde adamlarına sokaklara çıkmalarını emretti. Sonunda hiçbir askeri çatışma yaşanmadı ve Esed, Rıfat'ı Moskova'ya ve ardından Avrupa'ya sürmeden önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak atayıp durumu düzeltmeyi başardı. (Rıfat, aylar önce Şam'a döndü ve mevcut Rejim Lideri Beşşar Esed ve kardeşi Mahir ile birlikte bir aile fotoğrafında yer aldı.)

Böylece Ali Duba, Suriye'de iktidardaki rejime üç kez hizmet etmiş oldu: Birincisinde 1970'teki darbede Hafız Esed'ın yanında yer aldı. İkincisinde, Müslüman Kardeşler'le savaştı ve son olarak Hafız Esed, kardeşi Rıfat ile karşı karşıya geldiğinde yanında durdu.

Fotoğraf Altı: Yakınlarının sosyal medyada paylaştığı Ali Duba'nın eski bir fotoğrafı
Yakınlarının sosyal medyada paylaştığı Ali Duba'nın eski bir fotoğrafı

Ali Duba, 1 Ocak 1993 tarihinde Genelkurmay Başkan Yardımcılığına terfi ettirildi ve 1999 yılının Temmuz ayına kadar görevinde kaldı. Ancak Hafız Esed'in, son yıllarında gerçekleştirdiği tasfiye ve yer değiştirme kampanyası olan ‘Eski Muhafızları’ ortadan kaldırma sürecinden Duba da nasibini aldı. Bu aşama, Hafız Esed'in oğlunun iktidara geçişi için hazırlık olarak gerçekleştirilmişti.

Askeri İstihbarat'ın Keşif Teşkilatına başkanlık eden Tümgeneral Gazi Kenan, Suriye Kuvvetlerinin 2005'te geri çekilmesine kadar Lübnan'da önemli bir rol oynamaya devam etti.

Ali Duba'nın sürekli olarak Lübnan ve Avrupa ülkelerine seyahat ettiği ve gece hayatının içinde yer aldığı biliniyordu. Suriyeli gazeteci Marvan Mahayni, Facebook hesabında yaptığı paylaşımda "Görevine başladığından beri, onun hakkında bir şeyler duyuyor ve onu gece kulüplerinde uzaktan görüyordum. 1991'de bir tesadüf eseri Paris'teki bir kumarhanede, ortak bir arkadaşla birlikteyken onunla yakından tanışma imkânı buldum. Bana, hemen orayı terk etmemi, çünkü beni görürse Şam'da hesap soracağını söyledi. Rus ruleti ve poker oynarken bile korkutucuydu” ifadelerine yer verdi.

Esed 10 Haziran 2000'de öldüğünde, Duba tamamen emekli olmuştu ve askeri güvenlik aygıtındaki etkisi yetmiş yaşının eşiğine gelmeden önce azalmıştı.

Fotoğraf Altı: Duba'nın, memleketi Lazkiye kırsalındaki Kurfays köyündeki cenaze töreninden bir fotoğraf (Lazkiye Valiliği basın ofisi)
Duba'nın, memleketi Lazkiye kırsalındaki Kurfays köyündeki cenaze töreninden bir fotoğraf (Lazkiye Valiliği basın ofisi)

Ali Duba, o zamandan sonra ortadan tamamen kayboldu. Adı yaklaşık 13 yıl sonra, Suriye iç savaşının başlangıcında yeniden duyuldu. 24 Ağustos 2011'de Avrupa Birliği, onu Suriye Devlet Başkanı'nın ‘danışmanı’ olması nedeniyle yaptırım uyguladığını duyurdu. Bu doğru olmayan bir iddia idi. Çünkü Ali Duba'nın sağlığı çok ciddi şekilde kötüleşmiş ve herhangi bir danışmanlık veya saha görevini yerine getirecek durumda değildi. Gerçek şu ki, asla iktidara dönmedi. 21 Haziran 2023 Çarşamba günü ölene kadar Beşşar Esed'e sadık kaldı.

En son 2021'deki son seçimlerde Rejim Lideri Esed'in lehine oy kullandığı zaman görüldü. Ayrıca sosyal medyada ailesiyle çekilmiş fotoğrafları paylaşıldı. Ölüm haberi, Suriyeliler arasında büyük bir tartışmaya yol açtı. Esed taraftarları, askeri ve istihbarat görevi sırasındaki rolünü vurgularken, muhalifler ise hapishanelerde maruz kaldıkları ihlallere dikkat çekerek eleştirdiler.



Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
TT

Hamas'ın silahsızlandırılması için son tarih: Uyarıları ve yanlış anlamaları gidermeye yönelik “yakında” istişareler yapılması bekleniyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında iftar için bir araya gelen yerinden edilmiş Gazzeliler (AFP)

İsrail aşırı sağı, ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun son açıklamalarının ardından, Hamas'ı zorla silahsızlandırma tehditleri yeniden gündeme geldi. Bu karmaşık konuda ‘anlaşmaların’ ufukta belirdiği yönünde bazı sızıntılar var.

Hamas’ın Gazze’deki Siyasi Büro Üyesi Gazi Hamad, Şarku’l Avsat’a yaptığı kısa açıklamada, konunun ‘zor ve hassas’ olduğunu söyledi. Yeni gelişmeler hakkında ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Hamad'ın aksine Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada, zorla tahliye tehditlerinin ‘arabulucuların çabalarını hiçe saydığını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Filistinli bir kaynak mevcut çabalarla ilgili olarak şunları söyledi:

“Bu konuda anlaşmazlık var ve müzakereler devam ediyor. İsrail'in iki yıllık savaş sırasında başaramadığını şimdi de başaramayacak. Arabulucuların çabalarıyla anlaşmaya en yakın noktaya gelindi. Ancak öncelik saldırıları durdurmak ve İsrail işgalini sona erdirmek olmalı.”

Mısırlı bir kaynak Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, bu konuyla ilgili olarak Mısır, Türkiye, Katar ve teknokratik komitenin öncülüğünde görüşmelerin sürdüğünü ve Trump'ın girişiminin başarıya ulaşmasını istediği için bu mutabakatların masadaki en önemli konular olduğunu düşündüğünü söyledi.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan uzmanlara göre Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda arabulucuların şu anki çabaları, anlaşmanın sonuçlandırılmasına yönelik mutabakatlara yol açabilir. Uzmanlar, bu uyarıların bu yılki İsrail seçimleri öncesinde baskı ve psikolojik savaş bağlamında yapıldığını belirttiler.

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta Filistinli mültecileri barındıran geçici bir kampta yağmur nedeniyle su basan bir caddeden suyu tahliye etmeye çalışan bir buldozer (AFP)

Trump'ın önerisi üzerine Gazze'de ateşkes anlaşması 10 Ekim 2025’ten beri yürürlükte. Hamas'ın silahsızlandırılması, ABD'nin ocak ayı ortalarında geçeceğini duyurduğu ikinci aşamanın önemli bir parçası. Buna, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nden kademeli olarak çekilmesi ve Gazze'yi istikrara kavuşturmak için uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının eşlik etmesi gerekiyordu.

Yeni uyarı

İsrail’in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, pazartesi akşamı İsrail'in Kanal 12 televizyonuna verdiği röportajda, “Önümüzdeki günlerde Hamas'a silahlarını teslim etmesi ve Gazze'yi tamamen silahsızlandırması için son bir uyarı verilmesi bekleniyor. Hamas buna uymazsa, İsrail ordusu operasyonu kendisi yürütmek için uluslararası meşruiyete ve Amerikan desteğine sahip olacak ve Hamas ortadan kaldırılmazsa kaçınılmaz olarak Gazze'ye girip işgal edecek” ifadelerini kullandı.

Hamas Sözcüsü Kasım, televizyonda yaptığı açıklamada, silahsızlanma gerçekleşmezse savaşı yeniden başlatma tehdidinde bulunan Smotrich'in ‘arabulucuların ve tüm tarafların çabalarını hiçe saydığını ve İsrail hükümetinin sükuneti sağlamaya yönelik hiçbir siyasi süreci veya uluslararası toplantıyı önemsemediğini’ söyledi. Kasım, arabulucular ve uluslararası tarafları, ateşkesi istikrara kavuşturma ve çatışmanın yeniden başlamasını önleme sorumluluklarını üstlenmeye çağırdı.

İsrail, Gazze Barış Kurulu’nun 19 Şubat'ta düzenlenen toplantısı öncesinde Hamas'a toplantının yapılmasından itibaren 60 gün süre tanıyarak silahlarını teslim etmesini istedi. The Times of Israel gazetesi, İsrail Hükümeti Sekreteri Yossi Fuchs'un açıklamalarına atıfla Hamas'ın bu talebe uymaması halinde savaşı yeniden başlatmakla tehdit ettiğini bildirdi. İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Barış Kurulu toplantısıyla eş zamanlı olarak yeniden inşa öncesinde Hamas'ın silahsızlandırılması gerektiğini vurgularken, Trump ise Truth Social platformunda Hamas’ın tam ve acil silahsızlanma taahhüdüne uyması gerektiğini söyledi.

“Psikolojik savaş”

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Samir Ferec, İsrail'in bu söyleminin İsrail’deki seçimler öncesinde psikolojik savaş başlatmak için kullandığını, mevcut tartışmaların savaşın yeniden başlamasından ziyade bir uzlaşmaya varacağını çok iyi bildiğini değerlendirdi.

Filistinli siyasi analist Husam ed-Ducani ise İsrail’in özellikle seçimler yaklaşırken, Netanyahu'nun hükümetini kurmasını sağlamak için çıtayı en yüksek seviyeye çıkardığı ve Hamas’ın silahsızlandırılması konusuyla ilgili abartılı bir tutum sergilediğini vurguladı. İsrail'in savaşa geri dönmesinin imkansız olduğunu düşünen Ducani’ye göre bu İsrail’in uluslararası toplum tarafından yeniden tecrit edilmesi anlamına gelir.

Hamas’ın silahsızlandırılması uyarılarına rağmen, anlaşma konuşmaları devam etti. The New York Times (NYT) gazetesi şubat ayında kaynaklara dayanarak Washington'ın Hamas'a, İsrail'i vurabilecek ağır silahları teslim etmesini, ancak ilk aşamada bazı hafif silahları elinde tutmasına izin veren yeni bir teklif hazırladığını bildirdi. NYT, teklifin birkaç hafta içinde sunulacağını bildirdi.

İsrail basınında dün yer alan haberlerde Hamas'ın silahlarıyla ilgili görüşmelerden bahsedildi. The Times of Israel gazetesi, bazı ağır silahların aracıların kontrolündeki yerlere nakledilmesi ve tünel haritalarının teslim edilmesi dahil olmak üzere, silah dosyasının yeniden düzenlenmesine ilişkin devam eden görüşmeleri ortaya çıkardı.

Hamas silahlar konusundaki tutumunu sürdürüyor. Hamas’ın önde gelen liderlerinden Halid Meşal, bir hafta önce Doha'da düzenlenen bir forumda hareketin tamamen silahsızlandırılmasını reddederek şunları söyledi:

“Halkımız hala işgal altında, bu yüzden silahsızlanma konuşmaları, dünyadaki tüm silahlara sahip olan İsrail'in halkımızı yok etme ve imha etme çabalarına kolay bir av haline getirme girişimidir.”

Meşal, Gazze Barış Kurulu’nu ‘dengeli bir yaklaşım’ benimsemeye çağırdı.

Mısırlı askeri ve strateji uzmanı Tümgeneral Ferec, mevcut görüşmelerde silahlarla ilgili bazı önerilerin sunulmasını beklerken Filistinli siyasi analist Ducani, bu konuda müzakere masasındaki farklı görüşler nedeniyle ‘açık bir belirsizlik’ olduğunu kabul ediyor.

Ferec ve Ducani, Hamas'ın silahları konusunun ‘abartıldığı’ konusunda hemfikirler ve bu silahların çoğunun şu anda ‘hafif silahlar’ olduğunun altını çizdiler.


Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
TT

Lübnan, ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor

Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)
Lübnan Ordusu tarafından İsrail sınırında düzenlenen medya turu sırasında askeri araçlar, Kasım 2025 (Lübnan Ordusu Rehberlik Müdürlüğü)

Lübnan, ABD ile İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte ‘paralel bir savaş arenası’ haline gelmekten korkuyor.

ABD’nin Beyrut Büyükelçiliği personelinin tahliye edilmesi ve Lübnan Dışişleri Bakanı Yusuf Raci'nin, gerginliğin artması halinde İsrail'in Beyrut havaalanı da dahil olmak üzere stratejik altyapıyı vurabilecek güçlü saldırılar düzenleyebileceğine dair ‘işaretler’ olduğu yönündeki açıklamaları, endişeleri artırdı.

Lübnan'ın Hizbullah'ın yeni bir ‘destek’ savaşına sürüklenmesini önleme çabaları sürerken, Şarku'l Avsat'ın ulaştığı Lübnan Cumhurbaşkanlığına yakın kaynaklar, ‘İsrail'in askeri gerginliği tırmandıracağına dair Lübnan Cumhurbaşkanlığına herhangi bir uyarı ulaşmadığını’ doğruladı.

Kaynaklar, ‘Hizbullah'ın Meclis Başkanı Nebih Berri aracılığıyla Lübnan Cumhurbaşkanlığı’na, İran ile ABD arasında çıkabilecek bir savaşa müdahil olmayacağına dair güvence verildiğini’ açıkladılar.


ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
TT

ABD ilk kez Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri verecek

İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)
İsrail bayrağı Batı Şeria'nın Efrat yerleşiminde dalgalanıyor (Reuters)

ABD’li yetkililer dün, ABD’nin bu hafta Batı Şeria'daki bir yerleşim biriminde pasaport hizmetleri vereceğini açıkladı. ABD Konsolosluğu yetkilileri, işgal altındaki topraklardaki yerleşimcilere ilk kez bu tür hizmetler sunuyor. Çoğu ülke, Batı Şeria'daki İsrail yerleşim birimlerini askeri işgalle ilgili uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediyor.

İsrail, yerleşimlerin yasadışı olduğunu reddediyor ve İsrail sağının çoğu Batı Şeria'nın ilhakını talep ediyor. Filistinliler ise gelecekte Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Doğu Kudüs'ü kapsayan bağımsız bir devlet kurmayı hedefliyor.

Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı İsrail hükümeti, yerleşimcilerin Filistin topraklarını ele geçirmesini kolaylaştıran önlemleri onayladı.

Batı Şeria'da on binlerce Amerikalı

İsrail'in sadık bir destekçisi olan ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine karşı olduğunu söyledi. Ancak, yönetimi, hak gruplarının geçen yıl göreve başladığından beri arttığını söylediği yerleşim faaliyetlerini durdurmak için hiçbir önlem almadı.

Kudüs'teki ABD Büyükelçiliği, X'te yayınladığı bir gönderide, yurtdışındaki tüm Amerikalılara ulaşma çabaları çerçevesinde ‘ABD Konsolosluğu personelinin 27 Şubat Cuma günü Filistin'in Beytullahim kentinin güneyinde bulunan Efrat Yerleşim Birimi’nde rutin pasaport hizmetleri sunacağını’ belirtti.

ABD Büyükelçiliği, Filistin'in Batı Şeria bölgesindeki Ramallah kentinde, Beytullahim yakınlarındaki Beitar Illit Yerleşim Birimi’nde ve Hayfa gibi İsrail'deki kentlerde de benzer hizmetler sunmayı planladığını açıkladı. ABD, Kudüs’teki Büyükelçiliği’nde ve Tel Aviv'deki şubesinde pasaport ve konsolosluk hizmetleri sunuyor. Batı Şeria'da on binlerce ABD vatandaşının yaşadığı tahmin ediliyor.