Suudi Arabistan’dan Yemen'in yeniden inşası için sınırsız destek

Yemen için yedi farklı alanda yüzlerce program uygulandı, milyarlarca riyal değerinde hibe verildi

Suudi Arabistan, Yemen’in ekonomik reformlarını desteklemeye yönelik atölyeler ve toplantılar düzenledi (SDRPY)
Suudi Arabistan, Yemen’in ekonomik reformlarını desteklemeye yönelik atölyeler ve toplantılar düzenledi (SDRPY)
TT

Suudi Arabistan’dan Yemen'in yeniden inşası için sınırsız destek

Suudi Arabistan, Yemen’in ekonomik reformlarını desteklemeye yönelik atölyeler ve toplantılar düzenledi (SDRPY)
Suudi Arabistan, Yemen’in ekonomik reformlarını desteklemeye yönelik atölyeler ve toplantılar düzenledi (SDRPY)

Suudi Arabistan, son yıllarda milyarlarca riyal değerinde hibe yapılan Suudi Arabistan Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı (SDRPY) aracılığıyla çeşitli alanlarda uygulanan kalkınma yardımları sayesinde Yemen ekonomisinin verimliliğinin artmasına ve para biriminin çökmesinin önlenmesine katkıda bulundu. Şarku’l Avsat’ın inceleme fırsatı bulduğu SDRPY’nin kısa bir süre önce yayınladığı rapora göre 2018 yılından bu yana SDRPY kapsamında hayati öneme sahip yedi alanda yüzlerce proje hayata geçirildi.

Söz konusu raporda, SDRPY’nin, Suudi Arabistan’ın sürdürülebilirlik ve Yemenlilerin hayat şartlarını iyileştirmeye, verilen hizmetlerin kalitesinin artmasına ve altyapının güçlendirilmesine katkıda bulunacak şekilde kalkınma ve ekonomik destek sağlama çabalarıyla uyumlu olarak hazırlandığı belirtildi. Rapora göre SDRPY aynı zamanda Birleşmiş Milletler'in (BM) Sürdürülebilir Kalkınma amaçları ile uyumlu olarak ve çeşitli yerel, bölgesel ve uluslararası aktörlerle iş birliği ve Yemen hükümeti, yerel makamlar ve sivil toplum kuruluşları ile koordinasyon içinde Yemen'deki kalkınma çabalarını birleştirecek şekilde tasarlandı.

SDRPY, geliştirme projelerini ve girişimlerini uygularken yenilenebilir enerji kullanımı, eğitimle gelecek nesiller için etkileri en üst düzeye çıkarmak amacıyla toplumsal değerleri geliştirme, doğal kaynakları koruma, yararlanan taraflarla etkili sosyal iletişim kurmada ve bütünleşmiş ve olumlu bir etkiye sahip kalkınma girişimleri oluşturmada önceki kalkınma deneyimlerinden faydalanma gibi sürdürülebilirlik kavramlarını da ön plana çıkarıyor.

Harcamaların artırılması ve ekonomik büyümenin teşvik edilmesi

Raporda, 2019-2022 yılları arasında, ekonomi ve kalkınma desteğinin ve Suudi Arabistan tarafından sağlanan reform paketinin Yemen’in ekonomik durumunun iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu belirtti. Bu destek, harcamaların azaltılmasına ve hükümet bütçesi üzerindeki yükün hafifletilmesine katkıda bulunan ve bütçe açığını yüzde 38’den yüzde 23’e düşüren Suudi Arabistan’ın petrol türevlerinden oluşan hibesini de kapsıyor. Bunun yanında Yemen Merkez Bankası'na yatırılan mevduatla Yemen yerel para birimi riyalin dolar karşısında göreceli istikrar sağlamasını desteklemeye katkıda bulunuldu.

Suudi Arabistan son yıllarda Yemen'e milyarlarca dolar destek verdi (SDRPY)
Suudi Arabistan son yıllarda Yemen'e milyarlarca dolar destek verdi (SDRPY)

Suudi Arabistan’ın SDRPY aracılığıyla uyguladığı ve maliyeti bir milyar doları bulan 229 kalkınma projesi ve girişiminden oluşan bir paketi, Yemen hükümetiyle yapılan iş birliğiyle altyapı ve temel hizmetlerin iyileştirilmesine ve iş olanakları oluşturulmasına ve hükümet harcamalarının artmasına katkıda bulundu. Bu projeler, eğitim, sağlık, enerji, ulaşım, su, tarım, balıkçılık gibi Yemen için hayati öneme sahip yedi farklı alanı barındırırken devlet kurumları ile Yemen’in 14 ilinde kalkınma programları hayata geçirildi.

Suudi Arabistan’ın Yemen’e verdiği destekte Yemen'in tüm illerinin elektrik ihtiyacını karşılamayı amaçlayan toplam 4,8 milyar dolar değerindeki petrol türevleri hibeleri de yer aldı. Bu hibeler, Yemen ekonomisini canlandırmayı ve hayati öneme sahip üretim ve hizmet sektörlerinin verimliliğini artırmayı amaçlıyor.

Rapora göre 2021-2022 yılları arasında petrol türevlerinden sağlanan toplam sübvansiyon miktarı, 422 milyon dolar değerindeydi. Yemen’in farklı illerinde bulunan 70'ten fazla benzin istasyonunda ihtiyaçlara göre yaklaşık 1 milyon 260 bin 850 ton petrol türevi dağıtımı yapıldı. Petrol türevleri hibesi için sağlanan toplam yakıt miktarının 511 bin 684 tonu dizel, 257 bin 955 tonu motorin olarak gerçekleşti.

Raporda petrol türevleri hibesinin, Yemen hükümetinin bütçesi üzerindeki yükün hafifletilmesine ve Yemen Merkez Bankası'nın uluslararası pazarlardan elektrik üretimi için petrol türevleri satın alınmasına tahsis edilen döviz rezervlerinin erimesinin önlenmesine katkıda bulunduğu vurgulandı. Bunun yanında akaryakıt satış fiyatlarını uluslararası elektrik üretim fiyatlarından dizel için yüzde 79, motorin için ise yüzde 94 oranında düşürdü ve 3 milyon 898 bin 608 varil dizel ve 1 milyon 928 bin 887 varil motorin tedarik edildi.

Üretilen toplam enerji miktarı 2 bin 828 GWh olarak gerçekleşirken bu sayede Yemen’in bazı illerinde elektrik temin edilen saatler artarken bu oran Aden’de yüzde 20'lere ulaştı. Dükkanlarda ve marketlerde çalışma saatlerinin artmasıyla ticari faaliyetlerde de artış gözlemlendi.

Suudi Arabistan'ın Sana Büyükelçisi ve SDRPY Direktörü Muhammed Al-i Cabir (SDRPY)
Suudi Arabistan'ın Sana Büyükelçisi ve SDRPY Direktörü Muhammed Al-i Cabir (SDRPY)

Bu hibeler aynı zamanda yaklaşık 16 bin iş olanağı oluşturulmasına ve gemilerin hareketi etmesiyle ulaştırma hizmetlerinde lojistik hareketliliğin canlanmasına katkıda bulundu. Yurtiçi taşıma alanında gemi sayısı 21'e, taşıyıcı sayısı ise 9 bin 928'e ulaştı. Ayrıca bu hibeler, elektrik abonesi sayısına yaklaşık 9 bin 377 yeni abonenin eklenmesinin önünü açarken hibelerden yararlananların sayısı ise 9 milyon 837 bin 44’e ulaştı.

Devlet kurumlarının kapasitelerin geliştirilmesi

Rapor, SDRPY tarafından uygulanan kapasite geliştirme programlarıyla ilgili olarak ise devlet kurumları, sivil toplum kuruluşları, toplumsal değerler ve bireyler düzeyinde istikrarı destekleyen ve kalkınma çalışmalarını barış çabalarıyla ilişkilendiren en önemli kalkınma girişimlerinden biri olduğunun altını çizdi. Teknik Yardım ve Kapasite Geliştirme Grubu (TA/CDG) 2022 yılında Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) eş başkanlığında devlet kurumlarının kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik bir çalışma başlattı. Yemen hükümet kurumlarının ihtiyaçlarının belirlenmesini, kapasitelerini değerlendirmelerini, temel görevlerini yerine getirmelerini ve içinden geçtikleri farklı koşullara uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlayan çalışmanın toplantısı SDRPY’nin ev sahipliğinde, uluslararası sekiz kuruluş ve Yemen’den altı devlet kurumunun katılımıyla Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlendi.

Toplantıda, bağışçıların çabalarının bir araya getirilmesi konusu ele alınırken, görüş alışverişinde bulunuldu ve Yemen devlet kurumlarının kapasitelerini geliştirmede teknik yardımın en iyi şekilde sağlanmasına yönelik fikirler paylaşıldı. Böylece Yemen’in desteklenmesi konusunda uluslararası kurumlar arasındaki iş birliğinin ve koordinasyonun geliştirilmesi, aynı görevlerin üstlenilmesinden ziyade verilen desteğin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılması hedeflendi.

SDRPY’nin raporunda, Yemen devlet kurumlarının kapasitelerini geliştirmeyi amaçlayan programlar aracılığıyla uzmanlığın aktarılmasına, Yemen’in kendi kendine yeterliliğinin  geliştirilmesine, daha iyi bir yaşam standardına kavuşmaları için Yemenli gençlerin desteklenmesine, çeşitli zorluklarla başa çıkılabilmesi için toplumsal dayanıklılığın ve istikrarın artırılmasına çeşitli alanlarda Yemen devlet kurumlarının etkinlik ve verimlilik düzeyinin yükseltilmesine ve geçim kaynaklarının iyileştirilmesine katkıda bulunulduğu belirtildi.

Suudi Arabistan’ın Yemen'de uyguladığı kalkınma programları çevresel, ekonomik ve sosyal zorlukların hafifletilmesine katkıda bulundu (SDRPY)
Suudi Arabistan’ın Yemen'de uyguladığı kalkınma programları çevresel, ekonomik ve sosyal zorlukların hafifletilmesine katkıda bulundu (SDRPY)

Kurumsal kapasite geliştirme konusunda Yemen Merkez Bankası, Maliye Bakanlığı, Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, Enerji ve Elektrik Bakanlığı ve Elektrik Genel Kurumu çalışanlarına yönelik bir yıllık kapasite geliştirme programı uygulandı. Bunun yanında SDRPY, ulaşım sektörünün ve sağlık tesislerinin etkinliğinin ve verimliliğinin artırılmasına katkı sağladı.

Çeşitli düzeylerde kapasite geliştirmeleri kaydedildi

SDRPY, Yemen’deki krizden etkilenen kesimler için geçim desteği programı, tarımsal kalkınmanın önündeki engelleri belirlemeye ve ele almaya yönelik atölye çalışmaları, kadınları ekonomik olarak güçlendirme programı ve Yemenli gençlerin geleceğini inşa etme projesi gibi teknik düzeyde kapasite geliştirmeye katkıda bulunan başka programların da hayata geçirildiğini belirtti.

Toplumsal değerlerin geliştirilmesi düzeyinde ise konut alanında çalışanların yeteneklerini artırmaya yönelik Aden’de mühendislerin proje yönetimi, uygun konut projesi kapsamında saha etütleri yapma, projeleri organize etme ve yönetme gibi konularda çalışanlara eğitim vermelerini öngören bir program hayata geçirildi.

Rapor, Yemen'deki yaşam kalitesini iyileştirmek için yenilenebilir enerji projesi de dahil olmak üzere tüm yönleriyle kapasite geliştirme programlarının etkili ve verimli olmasına katkıda bulunduğunu teyit etti. Rapora göre bunun için 18 saha mühendisine güneş enerjisi sistemleriyle ilgili eğitim verilmesi, güneş enerjisi sistemleri ile çalışan 12 su projesinde çalışan 24 kişinin kapasitelerinin geliştirilmesi ve güneş enerjisi ile tarımsal sulama projelerinde 16 mühendisin kapasitesinin geliştirilmesi programları uygulandı.

Aden ve çevresinde uygulanan Yemenli Gençlerin Geleceğinin İnşası projesi kapsamında kapasite geliştirme eğitiminden 687 genç erkek ve genç kadın yararlanırken, SDRPY, 60 kadın girişimcinin kapasitelerinin geliştirilmesine, 35 kadın girişimcinin ve hayati öneme sahip sektörlerde 1 bin 545 küçük üreticinin desteklenmesine katkıda bulundu. Bunun yanında 154 saha mühendisi, hayvancılık alanında 51 kılavuz, 10 veteriner hekim ve 73 ziraat mühendisi için eğitim atölyeleri gerçekleştirdi.

Suudi Arabistan’ın Yemen'e verdiği destek, gençlere yönelik tüm alanları kapsıyor (SDRPY)
Suudi Arabistan’ın Yemen'e verdiği destek, gençlere yönelik tüm alanları kapsıyor (SDRPY)

Rapora göre SDRPY, Yemen'deki sağlık ve konut alanlarında insan gücü kapasitesini geliştirmeye yardımcı oldu. Bunun için Aden'de konut sektöründe 40 mühendisin proje yönetme ve uygun konut projesi kapsamında saha araştırmaları yapma yetenekleri artırıldı. Marib’deki 3 hastanede tıbbi cihaz kullanımı ve bu cihazların periyodik bakımları konusunda 20 doktor ve hemşireye eğitim verildi. Elektrik tesisatı, soğutma ve iklimlendirme alanında ise Emeği Karşılığının Ödenmesi Girişimi’nden 200 kişi faydalandı.

Raporda SDRPY kapsamında küçük projelere de yer verildiği belirtilerek, el sanatları ve bilgisayar yönetimi alanında 162 kadın eğitim ve danışmanlık hizmetlerinden yararlanırken Enerji ve Elektrik Bakanlığı çalışanlarından 45 mühendis ve teknisyen 13 eğitim programına katıldı. Ayrıca 17 doktor ve hemşire, diyaliz merkezlerinde ve faaliyet gösteren sağlık kurumlarında kapasitelerinin geliştirilmesinin yanı sıra etkinliklerinin ve verimliliklerinin artırılması programından faydalandılar.

Ayrıca Aden Havalimanı'nda görevli 15 itfaiye erine, Planlama ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı'ndaki 15 uzmana eğitim verildi. Cevf’deki Tarım ve Sulama Dairesi ve Sosyal İşler Dairesi'nden 45 çalışan için tarımsal kalkınmanın önündeki engellerin belirlenmesi ve ele alınması eğitimi verildi.

Kalkınmaya yönelik 229 proje ve girişim

Raporda SDRPY’nin Yemen genelinde 229 kalkınma projesi ve girişimi hayata geçirdiği belirtildi. Rapora göre bu proje ve girişimlerin 52'si eğitim, 38’i ulaşım, 34’ü sağlık, 32’si su, 29’u enerji, 18’i tarım ve balıkçılık, 12’si devlet binaları ve 14’ü kapasite geliştirme alanında uygulandı.

Rapora göre SDRPY, Yemen’deki ulaştırma sektöründe ise ulaşımın ve altyapının iyileştirilmesine, lojistik alanındaki fırsatların artmasına, insanların ve malların güvenli olarak taşınmasının sağlanmasına ve güvenliği ve sosyal uyumu artırmak için hizmet sektörlerine ve pazarlara erişebilirliğin desteklenmesine katkıda bulunan 38 kalkınma projesi ve girişimi hayata geçirdi.

SDRPY’nin ulaştırma sektörünü destekleyen projeler arasında iki sınır kapısının yeniden aktif hale gelmesi, 6'sı şehir içi olmak üzere 9 otoyol projesi, şehirler arası bağlantı yolu inşası, uluslararası karayollarına yönelik iki proje ve limanların etkinliklerini ve verimliliklerini artırmaya yönelik 4 proje yer aldı.

Suudi Arabistan, Yemen toplumuna hizmet edecek onlarca girişimi hayata geçirdi (SDRPY)
Suudi Arabistan, Yemen toplumuna hizmet edecek onlarca girişimi hayata geçirdi (SDRPY)

Söz konusu projelerin limanların ve havaalanlarının etkinliğinin ve verimliliğinin artırılmasına katkı sağladığı vurgulanan rapora göre bu bağlamda son olarak Aden’i dış dünyaya bağlayan Aden Uluslararası Havaalanı’nın yenilenmesi projesinin birinci ve ikinci fazlarının açılışı gerçekleştirildi. Bunun yanında yolculara ve havayolu şirketlerine verilen hizmetin kalitesinin artırması planlanan uçak pisti, seyrüsefer ve haberleşme sistemlerini yenileme çalışmalarının yapılacağı üçüncü fazın temellerinin atılması bekleniyor.

Rapora göre SDRPY, Yemen’in su sektörüne yönelik projeleriyle içilebilir su kaynaklarının sağlanmasına, ülkenin çeşitli illerinde su ihtiyaçlarının karşılanmasına ve buradaki su sistemlerinin verimliliğinin artırılmasına katkıda bulundu. SDRPY’nin bu sektördeki projeleri, Sokotra Adası’nın su ihtiyacının yüzde 50'sinin, Mahra ilinin el-Gayda ilçesinin su ihtiyacının yüzde 50'sinin ve Aden’in su ihtiyacının yüzde 10'unun karşılanmasına katkıda bulundu. Projeler, su kaynaklarının yönetilmesine, çeşitlendirilmesine, kentsel ve kırsal alanlarda su dağılımının verimliliğinin artırılmasına da yararlı oldu.

SDRPY’nin sağlık sektörüne verdiği destekle sağlık sektörünün kapasiteleri artırılırken 26 sağlık tesisi desteği, 52 bin 730 ilaç ve tıbbi alet, 43 bin 601 tıbbi cihaz ve ekipman desteği, 17 ambulans ile sağlık hizmetleri verimli ve etkin bir şekilde sunulmaya başlandı. SDRPY, sağlık sektörüne destek için son olarak yılda yaklaşık yarım milyon Yemenliye ücretsiz olarak hizmet veren Aden Kamu Hastanesi ve Kalp Sağlığı Merkezi'nin yenilenmesi projesini hayata geçirdi.

Hükümetin halka temel eğitim ve sağlık hizmetleri sunma ve emtia fiyatlarını istikrara kavuşturma yeteneğinin güçlendirilmesinin yanı sıra bu hizmetleri alanların yaşam standartlarının ve günlük hayatlarının iyileştirilmesine katkıda bulunan SDRPY, enerji sektöründe ise Suudi Arabistan’ın petrol türevleri hibesiyle 80 elektrik santralinin çalışmasını sağlarken enerji verimliliğinin artırılmasını ve operasyonel kapasitenin geliştirilmesini destekledi. SDRPY, temiz enerji kullanımını da teşvik etti.

Rapor, SDRPY’nin tarım ve balıkçılık sektörlerindeki kalkınma projelerinin ve girişimlerinin, değer zincirlerini destekleyen üretken kapasite ve verimliliğe sahip toplumsal değerlerin geliştirilmesine, gıda güvenliğinin sağlanmasına ve bunlardan yararlanan kesimlerin yaşam standartlarının iyileştirilmesine katkıda bulunduğunu belirtiyor. Rapora göre SDRPY, modern tarım teknolojilerinin ve sistemlerinin kullanımını teşvik ederken bu sistemlerin kullanımının üretim oranını ve kalitesini yükseltmek, sürdürülebilir gıda üretimini teşvik etmek ve çiftçilerin kendi kendilerine yetebilecekleri kapasiteye ulaşmalarına katkıda bulunacak şekilde artırılmasını da destekledi.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Suudi Arabistan Aden Büyükelçisi Muhammed Al-i Cabir, Aden'de yeni bir projenin açılışına katıldıkları sırada (SPA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi ve Suudi Arabistan Aden Büyükelçisi Muhammed Al-i Cabir, Aden'de yeni bir projenin açılışına katıldıkları sırada (SPA)

Raporda, SDRPY’nin devlet kurumlarının kapasitelerinin artırılmasına yönelik projeleri ve girişimleriyle ilgili olarak ise devlet kurumlarının güvenlik, istikrar, kentsel alanların iyileştirilmesi ve kentsel gelişime katkı sağlanması alanlarında verimli ve etkin bir şekilde hizmet verebilmelerini desteklediği belirtildi. Rapora göre SDRPY ayrıca devlet kadrolarının eğiterek ve özel sektörü kalifiye tedarikçi ve yüklenicilerle destekleyerek devlet kurumlarının yeteneklerini artırmada katkıda bulundu.

SDRPY’nin desteğinden tam donanımlı 31 okulun inşasının da aralarında bulunduğu 52 kalkınma projesi ve girişimi hayata geçirildiği eğitim sektörü de nasibini aldı. SDRPY, bu alanda 548 bin 852 adet ders kitabı, 12 bin 978 adet okul araç-gereci ve 26 okul otobüsü temin etti. Bu destek sayesinde farklı yaş gruplarındaki erkek ve kız öğrencilerin ve engellilerin eğitime erişimine katkı sağlandı.

Rapora göre SDRPY tarafından 11 ilde uygulanan diğer kalkınma programları arasında kadın-erkek fırsat eşitliği sağlanırken SDRPY, ekonomik güçlenmeye katkıda bulundu. Kalkınma programları sayesinde çevresel, ekonomik ve sosyal zorluklar karşısında sabırlı olmaya, kadınları ekonomik olarak güçlendirme, geçim kaynaklarını desteklemeye, günlük hayatı iyileştirmeye ve kadınların, gençlerin ve toplumun çeşitli kesimlerinin kapasitelerinin geliştirilmesine katkı sağlandı.

Verimli ekonomi ve istikrarlı kalkınma

Rapor, Suudi Arabistan’ın Yemen’e verdiği desteğin, ekonomik verimliliğin ve ekonomik durumun iyileşmesine ve özellikle Yemen’in yerel para birimi riyalin güçlendirilmesine bir miktar katkıda bulunduğuna işaret etti. Rapora göre gıda ürünlerinin fiyatlarında göreceli bir istikrarın sağlanmasına, satın alma gücündeki bozulmanın dizginlenmesine ve ekonominin iyileştirilmesine yapılan bu katkıyla Yemenlilerin hayat şartlarına olumlu olarak yansıdı.

SDRPY raporunda, Suudi Arabistan'ın Yemen'de kalkınmayı destekleyerek mevcut krizin aileler ve toplumun çeşitli kesimleri üzerindeki etkisini hafifletmeye, halkın kapasitelerini desteklemeye, çeşitli yerel, bölgesel ve uluslararası aktörlerle iş birliği ve Yemen hükümeti, yerel makamlar ve sivil toplum kuruluşları ile koordinasyon içinde birleştirilen yardım çabaları çerçevesinde idari ve üretim alanlarında verimliliklerini artırmaya çalıştığının altını çizdi.

Rapora göre SDRPY proje ve girişimlerinde ülkelerin kalkınması konusunda daha önce edinilen deneyimlerden ve uluslararası ve yerel uygulamalardan yararlandı. Bu da geliştirme programının istikrarlı bir şekilde hayata geçirilmesine ve bu deneyimleri geliştirmede bir mihenk taşı haline getirilmesine yardımcı oldu.



Suriye Devlet Başkanı Şara Suudi Arabistan’da

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara (SPA)
TT

Suriye Devlet Başkanı Şara Suudi Arabistan’da

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara (SPA)

Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş- Şara, Suudi Arabistan’a resmi bir ziyaret kapsamında Cidde’ye geldi. Şara’yı, Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mekke Bölgesi Emir Yardımcısı Prens Suud bin Mişal bin Abdülaziz karşıladı.

Suriye liderinin, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile görüşmesi bekleniyor.

Suriye resmi haber ajansı SANA, söz konusu görüşmede iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ile ortak ilgi alanına giren konuların ele alınacağını bildirdi. Ziyaretin, Suriye Devlet Başkanı’nın Körfez turu kapsamında gerçekleştiği ifade edildi.


İsrail destekli çeteler, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde güç gösterisi yaptı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail destekli çetelerle yaşanan çatışmaların ardından Filistinliler, Gazze’deki silahlı gruplara mensup savaşçılarla birlikte, 20 Nisan 2026 (Reuters tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsü)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail destekli çetelerle yaşanan çatışmaların ardından Filistinliler, Gazze’deki silahlı gruplara mensup savaşçılarla birlikte, 20 Nisan 2026 (Reuters tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsü)
TT

İsrail destekli çeteler, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde ve güneyinde güç gösterisi yaptı

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail destekli çetelerle yaşanan çatışmaların ardından Filistinliler, Gazze’deki silahlı gruplara mensup savaşçılarla birlikte, 20 Nisan 2026 (Reuters tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsü)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta İsrail destekli çetelerle yaşanan çatışmaların ardından Filistinliler, Gazze’deki silahlı gruplara mensup savaşçılarla birlikte, 20 Nisan 2026 (Reuters tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsü)

Gazze Şeridi’nin doğusunda ‘sarı hat’ olarak adlandırılan bölgenin gerisinde konuşlu silahlı çetelerin, dün eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirdiği ve Gazze Şeridi’nin güneyi ile kuzeyinde askeri ve lojistik kapasite gösterisi yaptığı bildirildi.

İsrail güçlerinin, geçtiğimiz ekim ayında ilan edilen ateşkes anlaşması kapsamında belirlenen sarı hattın doğusunda kalan Gazze topraklarının yaklaşık yüzde 55’ini kontrol ettiği, Gazze Şeridi’nin batısındaki bölgelerin ise Hamas kontrolünde olduğu biliniyor.

rbgbg
ABD Başkanı Donald Trump'ın planına göre Gazze Şeridi'nden çekilme aşamalarının haritası (Beyaz Saray)

Güney Gazze’de, eski bir Filistinli güvenlik görevlisi olduğu belirtilen Hüsam el-Estal’ın liderlik ettiği gruba bağlı unsurların, Han Yunus’un merkezindeki Ebu Hamid Kavşağı’nın batısına doğru ilerlediği bildirildi. Bu hareketin, Gazze’deki bazı gruplara bağlı aktivistler tarafından ‘cüretkâr’ olarak nitelendirildiği aktarıldı. İddiaya göre silahlı kişiler, yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadır alanlarına ve bu bölgede bulunan Hamas ile onun askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensuplarının bulunduğu noktalara yaklaştı; ayrıca çeşitli güvenlik ve idari birimlerin de bölgede konuşlu olduğu ifade edildi.

Han Yunus’taki bir saha kaynağı, “Estal grubuna bağlı silahlı kişiler Ebu Hamid Kavşağı’na kadar ulaştı. Bu bölge İsrail güçlerinin uzaktan kontrol ettiği, temas hattına yakın alanlardan biri” dedi. Kaynağa göre, söz konusu unsurlar Kassam Tugayları mensuplarının bulunduğu batı yönündeki bölgelere doğru ilerledi. Aynı kaynak, grubun sivil yerleşim alanlarının yakınlarında dolaştığını ve yoldan geçenlere sigara dağıttığını da öne sürdü.

Çatışmalara tanıklık eden saha kaynağı, İsrail yapımı quadcopter tipi insansız hava araçlarının (İHA), söz konusu unsurların bulunduğu bölgede yoğun şekilde uçuş yaptığını aktardı. Aynı esnada Kassam Tugayları mensuplarının, bu gruplara ait bir aracın hedef alınması için tanksavar roketi fırlattığı ve çok yakın mesafeden hafif silahlarla ateş açtığı belirtildi.

Kaynak, bölgede bir çatışma yaşandığını, ardından İHA’ların müdahale ederek ateş açtığını ve bu durumun silahlı gruba mensup kişilere koruma sağladığını öne sürdü. Söz konusu unsurların daha sonra Han Yunus’un güneyindeki, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgelere doğru geri çekildiği ifade edildi. Aynı kaynak, Gazze Şeridi’nde yaşayanların paylaştığı görüntülerde, söz konusu unsurlar arasında ölü ve yaralıların bulunduğunun görüldüğünü de aktardı.

fvfvf
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta silahlı gruplara mensup savaşçılar ile İsrail destekli çeteler arasında çıkan çatışmaları izleyen Filistinliler, 20 Nisan 2026 (Reuters tarafından yayınlanan videodan alınan ekran görüntüsü)

Söz konusu İHA’ların İsrail güçleri tarafından mı yoksa bu silahlı grupların kendileri tarafından mı kullanıldığı ise netlik kazanmadı. Kassam Tugayları içindeki unsurların bu tür İHA’ları kullanmaya yönelik eğitim aldığına ilişkin bilgilerin, haftalar önce bazı kaynaklar tarafından aktarıldığı da hatırlatıldı.

Eşzamanlı hareketler

Gazze Şeridi’nin güneyinde bulunan Han Yunus’taki çatışmalarla eş zamanlı olarak, Refah’ın kuzeybatısındaki el-Mevasi bölgesinde de benzer hareketlilik yaşandığı bildirildi. Ebu Şebab çetesi olarak bilinen silahlı grubun, yerinden edilmiş sivillere sigara, dondurulmuş tavuk ve kişi başına 200 şekeli geçmeyen küçük miktarlarda para dağıttığı aktarıldı (1 şekel yaklaşık 3 ABD dolarına eşdeğer).

Grubun, kurucusu Yasir Ebu Şebab’ın aralık ayında öldürülmesinin ardından Gassan ed-Dehini tarafından yönetildiği belirtildi.

Dağıtım sırasında, Hamas kontrolündeki bölgede bulunan sivillerin bulunduğu alanda ateş açıldığı, bunun üzerine çatışma çıktığı ifade edildi. Olayda yedi aylık hamile Raşa Ebu Cezer’in hayatını kaybettiği, olay yerinde bulunan bir gencin ise kaçırıldıktan sonra serbest bırakıldığı bildirildi.

Son bir ay içinde Han Yunus ve Refah’ta faaliyet gösteren çetelerin, İsrail ateşiyle desteklendiği iddia edilen saldırılar ve Hamas mensuplarına yönelik suikast girişimleri gerçekleştirdiği, ancak bölgede kalıcı bir varlık sağlayamadığı ya da hedef aldığı noktaları kontrol altına alamadığı kaydedildi.

Eski bir subay olduğu belirtilen Şevki Ebu Nasira’nın liderlik ettiği bir grubun, yaklaşık bir hafta önce Gazze Şeridi’nin doğusunda bulunan el-Meğazi Mülteci Kampı yakınlarında suikastlar düzenlediği ve Filistinlilere ait evleri ateşe verdiği bildirildi. Ayrıca bu olaylardan günler önce, Kassam Tugayları mensuplarını tuzağa düşürme ve kaçırma girişiminde bulunulduğu, ancak operasyonun çatışmaya dönüşmesi sonucu 10 Filistinlinin hayatını kaybettiği, bunlardan 8’inin Kassam Tugayları mensubu olduğu aktarıldı.

Gazze’nin kuzeyinde ise Eşref el-Mensi çetesi olarak adlandırılan grubun, Beyt Lahiya ve Cibaliye yakınlarındaki yerinden edilmiş sivillerin bulunduğu bölgelerde sigara ve çocuk bezi dağıttığı belirtildi. Silahlı grupların, özellikle bölgede eksikliği hissedilen temel ihtiyaç maddelerini dağıtmaya odaklandığı gözlemlendi.

Hamas’ın zaman zaman diğer Filistinli gruplarla birlikte bu tür çetelerin dağıtılması ve takip edilmesi için girişimlerde bulunduğu, kısa süre önce de bu gruplara mensup iki kişinin, Gazze Şeridi’nin orta kesiminde bir akraba ziyareti sırasında gözaltına alındığı bildirildi.

Hamas’ın ateşkes görüşmeleri kapsamında arabulucularla yaptığı toplantılarda, İsrail’in bu silahlı gruplara verdiği desteği durdurmasının talep edildiği, ancak Tel Aviv yönetiminin bu iddiaları reddederek konunun ‘Filistin’in iç meselesi’ olduğunu savunduğu ifade edildi.

Suikastlar

Diğer yandan İsrail’in dün şafak vakti Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda, Kassam Tugayları mensuplarından oluşan bir grubu İHA’yla hedef aldığı bildirildi. Saldırıda bir kişinin hayatını kaybettiği, üç kişinin yaralandığı aktarıldı. Söz konusu grubun, güvenlik noktalarında konuşlanarak hem silahlı çete unsurlarının hem de olası İsrail özel birliklerinin sızma girişimlerini engellemeye çalıştığı belirtildi.

Aynı zaman diliminde, Gazze kentinin batısında bir başka noktanın da hedef alındığı, burada Hamas polis gücüne mensup üç kişinin yaralandığı ifade edildi.

yhnhnm
Geçtiğimiz mart ayında bir polis aracını hedef alan İsrail saldırısının gerçekleştiği yeri inceleyen Filistinliler (Reuters)

Dün öğle saatlerine doğru, Gazze kentinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde su kuyusunu onaran işçilerin hedef alındığı saldırıda bir Filistinlinin hayatını kaybettiği, üç kişinin ise yaralandığı bildirildi. Ayrıca Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerinde, İsrail’e ait araçlar, İHA’lar ve vinçlerden açılan aralıklı ateş sonucu çok sayıda kişinin yaralandığı, benzer olayların günlük olarak tekrarlandığı ifade edildi.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı’na göre, geçtiğimiz ekim ayında ilan edilen ateşkesin ardından hayatını kaybedenlerin sayısı 777’yi, yaralıların sayısı ise 2 bin 190’ı aştı.


Ulusal egemenlik ile “direniş hareketleri” arasındaki çatışma

New York'ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'ndeki Genel Kurul Salonu, 18 Eylül 2015 (Reuters)
New York'ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'ndeki Genel Kurul Salonu, 18 Eylül 2015 (Reuters)
TT

Ulusal egemenlik ile “direniş hareketleri” arasındaki çatışma

New York'ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'ndeki Genel Kurul Salonu, 18 Eylül 2015 (Reuters)
New York'ta bulunan Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'ndeki Genel Kurul Salonu, 18 Eylül 2015 (Reuters)

Hüseyin eş-Şara

Ulusal egemenlik, modern devletin kuruluşuyla birlikte ortaya çıkmıştır. Anayasa ve devlet yapıları, Birleşmiş Milletlere (BM) ve diğer bölgesel ve uluslararası kuruluşlara üyeliği ile dünya genelinde ulusal devletin oluşum süreciyle iç içe geçmiş hukuki ve ahlaki değerler sistemi çerçevesinde tanınması, bu olgunun temel unsurlarını oluşturur.

Eğer ulusal devlet ile onu oluşturan toplumsal güçler arasında anlaşmazlıklar ve ayrışmalar mevcutsa bu durum, devletin mevcut siyasi, ekonomik ve sosyal düzeni inceleyip değerlendirdikten sonra ortaya koyduğu yasal temele dayanan parti kanunlarıyla düzenlenir. Bu partiler, nihai analizde tek bir vatan içindeki görüş ve ideolojilerin çeşitliliğine hizmet eden siyasi ve sosyal ilkeler ve vizyonlardan hareket eder. Ayrıca bu partiler, parti yasasının ruhuna ve siyasi sürecin işleyişine olan inançla, bilinçli bir uygulama gerçekleştirmek amacıyla kurulur ve devletle şiddetli bir çatışmaya girmez. Bu uzlaşılmış ve kabul görmüş yapı, egemenlik ilkesine ve devletin anayasanın koruyucusu olduğu, yasaları uygulayan kurum olduğu vb. ilkelerine uygun olarak, yönelimlerin işleyişine zarar vermeden çalışır.

Yasal ve anayasal çerçeveler içinde rekabet etmenin barışçıl ve açık yolu budur. Bu partiler, devletin yönelimleri ve izlediği yollara, özellikle de egemenlik konusunda itiraz edemezler. Egemenlik kavramı; devletin bu devletin tüm tarafları üzerinde, sınırları üzerinde, toplum üzerinde kontrole sahip olması ve tarafsızlık, tekelcilik ya da herhangi bir halkın ulusal birliğine zarar verecek eğilimler olmaksızın halkın çıkarlarını gözetmesi anlamına gelir. Egemenlik ilkesinin sınırları içinde bu böyledir. Çünkü partiler özünde, değersel etkileşimlerin bir bütününün ürünü ve sonucu olan devletin üst yapısını oluştururlar. Bu etkileşimlerin en öne çıkanları arasında seçim ve seçim sonuçlarının sayılması geliyor. En fazla oyu alan ister bir parti ister bir grup ister bir birey olsun ister yasama ister yürütme ister yargı olsun iktidar içinde yer alabilir.

Devletin genel düzeni, bu üç yetkinin birbirinden ayrılması gerekliliğine dayanıyor. Eğer durum böyleyse, buradaki egemenlik devlette somutlaşır ve sınırlanır. Egemenliğe ancak bunu düzenleyen kanun ve yönetmeliklere uygun olarak itiraz edilebilir. Egemenliğe isyan etmek veya onu bozmaya çalışmak yasaktır; çünkü egemenlik, devlet içindeki herkesin, bu meşru otoritenin bu kavramdan uzak hiçbir otoriteye benzemediğini kabul etmesiyle tamamlanır. Egemenliğe karşı çıkmak, üçüncü dünya ülkelerinde var olan bir durumdur. Devletin temel yapısının zayıf olmasının yanı sıra dış müdahalelerin ve ideolojik yorumların yarattığı etkiler buna sebep olur. Böylece devlete ve ulusal egemenliğe karşı isyan eden güçler olgusu ortaya çıktı. Bunu Güney Amerika, Afrika ve Asya ülkelerinde, bunlara Arap bölgesi ülkeleri de dahil olmak üzere, gözlemledik. Bu konu geniş bir konudur ve müzakere edilmesi daha geniş bir alana, hatta kitaplara ihtiyaç duyar. Bu konuda başkaları tarafından kalem alınmış makaleler bulunuyor.

50'li yılların sonu ile 60'lı yılların başında, Arap ülkelerinde devletin egemenliğine karşı bir başkaldırı olgusu gözlemledik; bu durum, bölgenin maruz kaldığı çöküşler ve belki de yenilgiler sayesinde ortaya çıktı. Bunların en önemlileri, 1948'de Filistin'in kaybı ve 1967'deki acı verici Haziran yenilgisiydi. Bireyler tarafından kurulan ve devletler tarafından desteklenen örgütlerin ortaya çıkmasıyla ulusal egemenliğe karşı isyan eğilimleri ortaya çıktı ve sonuç, bildiğimiz gibi, egemenlik ile bu hareketler arasında bir çatışma oldu.

Lübnan, Irak ve Yemen’de ulusal egemenlik, dışarıdan destek alan hareketler ile egemenlik kavramı arasındaki çatışma nedeniyle ciddi bir dönüm noktasında.

1967'den sonra Haşimi Krallığı'ndaki Filistinli grupların yaptıklarını ve bunların Ürdün devletinin ulusal egemenliğiyle olan çatışmasına tanık olduk. Bu çatışma 1970 yılında egemenliğin zaferi, grupların yerinden edilip Lübnan'a sürülmesiyle sonuçlandı. Ürdün'de olduğu gibi, Filistin devrimi ile onu destekleyen milliyetçi ve ilerici partiler ile Lübnan'ın ulusal egemenliği arasında da bir çatışma yaşandı. Bu çatışma 1978'de açıkça başladı ve sonuçta Filistin direnişi ülkeden çıkarıldı ve ona bağlı milisler dağıtıldı. Ulusal egemenlik, başta ABD, İsrail ve Arap ülkeleri olmak üzere dış faktörlerin müdahalesi sayesinde galip geldi. Asıl acı verici olan ise tüm vatandaşların önem verdiği devrimci ve duygusal bir hareket ve egemenlik ilkesi nedeniyle direnişe yönelik halkın bu kadar büyük bir desteğinin, Arap dünyasında yarattığı izlerdi. Fakat bunun ifade ediliş biçimi farklı ve ideolojik bir nitelik taşıyordu.

Şimdi ise Lübnan, Irak ve Yemen’de ulusal egemenliğin, dışarıdan desteklenen hareketler ile egemenlik kavramı arasındaki çatışma nedeniyle tehlikeli bir dönemeçle karşı karşıya olduğunu görüyoruz. Daha açık bir şekilde ifade edersek, örneğin, Lübnan'daki Hizbullah'ın eski genel sekreteri, örgütün ‘Velayet-i Fakih’in ayrılmaz bir parçası’ olduğunu ve İran'dan belirli bir bütçe aldığını itiraf etmişti. Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı analize göre Hizbullah, 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyor, Lübnan devletinin işlerine müdahale etmesi için talimatlar alıyor ve Suriye halkına saldırıyor.

vfvfev
Ürdün'ün başkenti Amman’da, Yaser Arafat'ın başkanlık ettiği bir eğitim kursunun sonunda düzenlenen Fetih Hareketi’nin (EL Fetih) askeri geçit töreni, 17 Ağustos 1970 (AFP)

Hizbullah, bölgede genel bir durum oluştururken, bütün bunlar Lübnan’ın ulusal egemenlik sınırlarının dışında gerçekleşiyor. Filistin'i kurtarmayı amaçlayan bir direniş hareketi olduğunu iddia ederek diğerlerini zor durumda bırakıyor. Eğer gerçekten böyle bir hedefi varsa neden Lübnan devletinin işleyişini engelledi ve onu felç etti? bütün otoritelerine karşı zorbalık yaptı? Halbuki Hizbullah, Emel Hareketi ile birlikte Ulusal Meclis'te 20 üyeye sahipti ve hem 'Taif Konferansı'nın hem de 'Doha Görüşmesi’nin çıktılarını kabul etmişti.

Emil Lahud ve Mişel Avn dönemlerinin ardından, bir buçuk hatta iki yıla yakın bir süre boyunca cumhurbaşkanlığı makamıyla ilgili devam eden aksaklıkların yaşandığı çekişmelere tanık olduk. Ardından Hizbullah'ın savaş çağrısı ve Suriye halkına, Yemen'e ve seçilmiş Irak hükümetine karşı uygulamaları, ayrıca Irak'ta tüm isimleriyle ortaya çıkan Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi), Arap ulusal egemenliğine karşı bir isyan oluşturdu. Haşdi Şabi’yi kuran tarafların parlamentoda ve bakanlıkta temsilcileri olduğu biliniyor. Bu oluşumun Irak devletinin egemenlik alanlarına yönelik saldırılarının yanı sıra Ürdün ile Körfez'deki Arap ülkelerine yönelik roketli saldırıları da yaşandı.

En sonunda galip gelecek olan egemenlik olacak ama toplum hem çok sayıda evladını hem de servetini kaybedecek. Halkın kalkınması ve refahı gecikecek. Ne olursa olsun ulusal egemenlik üstün gelir ve galip çıkar, çünkü toplum ve devletin yararına en doğru seçenek budur!

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafındanLondra merkezli al Majalla dergidinden çevrilmiştir.