Gazze anlaşması... Karmaşık koşullar altında ‘zaman alacak’ düzenlemelere yönelik bir bahis

Hamas, önerilerden ve arabulucularla iletişime geçmeye verdiği önemden bahsediyor

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması... Karmaşık koşullar altında ‘zaman alacak’ düzenlemelere yönelik bir bahis

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bir arabanın üzerinde oturan Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasına ilişkin dosyalar, mevcut tıkanıklık nedeniyle yeni düzenlemeler bekliyor. Özellikle geçtiğimiz şubat ayı sonunda İran’da başlayan savaşın ardından ve son iki haftada Kahire’de gerçekleştirilen müzakere turlarında belirleyici sonuçlara ulaşılamaması bu süreci etkiliyor.

Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov, söz konusu düzenlemelerin son Kahire turunda Hamas’a sunulan öneriler çerçevesinde şekillendiğini ifade etti. Uzmanlara göre bu öneriler özellikle silahsızlanma, çekilmeler ve hareketin Gazze Şeridi’ndeki çalışanlarının entegrasyonu gibi başlıklara odaklanıyor.

Uzmanlar, bu düzenlemelerin zaman alacağını ve sürecin başta İran’daki savaşın seyri, uluslararası güçlerin ve Filistinli polis unsurlarının konuşlandırılması ile teknokratlardan oluşacak komitenin Gazze’ye girerek çalışmalarına başlaması gibi temel faktörlere bağlı olacağını belirtti.

Geçen hafta Kahire’de yapılan görüşmelerde Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda anlaşma sağlanamamasına rağmen, Mladenov pazartesi akşamı Reuters’a yaptığı açıklamada, “Son haftalarda Hamas ile son derece ciddi görüşmeler gerçekleştirdik, ancak süreç kolay değil” dedi.

Mladenov, “Tüm tarafları ve en önemlisi Gazze halkını tatmin edecek bir düzenlemeye ulaşabileceğimiz konusunda temkinli bir iyimserliğim var” ifadesini kullanarak, sürecin zaman alacağını vurguladı.

Mladenov daha önce, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin önündeki engellerin kaldırılmaya başlandığını açıklamıştı. Cuma günü Kahire el-İhbariyye televizyonuna verdiği röportajda ise komitenin Gazze’ye girişinin mevcut engeller nedeniyle geciktiğini belirtti.

Farabi Siyasi Araştırmalar Merkezi Genel Sekreteri Dr. Muhtar Gubaşi, Mladenov’un düzenlemelere ilişkin açıklamalarıyla zaman kazanmaya çalıştığını savundu. Gubaşi, Gazze, Lübnan ve İran dosyalarının aslında tek bir bütün oluşturduğunu, bu nedenle hepsinin birlikte ele alınıp sonuçlandırılacağını ve bunun ardından bölgede yeni düzenlemelerin şekilleneceğini belirtti. Bu çerçevede, söz konusu sürecin zaman alacağına dair açıklamaların, dosyaların henüz sonuçlanmadığını ve birbirine bağlı olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Filistinli siyaset analisti Eymen er-Rakab ise Mladenov’un son iki haftada Hamas, Filistin hükümeti ve İsrail arasında yürüttüğü temasların, ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasına geçiş için düzenlemeler oluşturmayı hedeflediğini söyledi. Ancak er-Rakab, sürecin beklenenden daha karmaşık olduğunu ve temel engelin İsrail’den kaynaklandığını belirterek, bu nedenle görüşmelerin zaman almasının doğal olduğunu, hatta nihai bir sonuca kısa vadede ulaşılmasının zor olduğunu ve sürecin İran’daki savaş sonrasına kalabileceğini dile getirdi.

devf
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yıkılan binaların enkazı arasında yürüyen iki öğrenci (AFP)

Hamas, Mladenov’un açıklamalarının ardından dün yaptığı açıklamada, Kahire’de arabulucular ve Filistinli gruplarla çok sayıda görüşme ve istişare gerçekleştirdiğini duyurdu. Açıklamada, bu temasların Şarm eş-Şeyh Anlaşması kapsamındaki birinci aşama yükümlülüklerinin tamamlanması ve Donald Trump planı doğrultusunda ikinci aşama düzenlemelerinin ele alınmasına hazırlık amacı taşıdığı belirtildi.

Hamas, sunulan önerilere ‘yüksek düzeyde olumlu yaklaşım’ gösterdiklerini vurgulayarak, kabul edilebilir bir anlaşmaya ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti. Hamas ayrıca, arabulucularla müzakereleri sürdürmeye kararlı olduğunu, tüm engellerin aşılması için çalıştığını ve önerilere ilişkin nihai yanıtını hareketin liderliği ile Filistinli gruplarla yapılacak istişarelerin ardından açıklayacağını bildirdi.

Hamas, geçtiğimiz cumartesi günü de arabulucular ve Filistinli gruplarla bir dizi görüşme ve diyalog gerçekleştirdiğini, anlaşmanın birinci aşamasına ilişkin tüm maddelerin uygulanmasını tamamlamayı amaçladığını duyurmuştu.

Er-Rakab, Hamas’a son Kahire görüşmesinde iletilen önerilerin büyük ölçüde silahsızlanma, Gazze’deki çalışanlarının entegrasyonu gibi başlıklara odaklandığını belirtti. Er-Rakab, Hamas’ın ‘sürpriz bir yanıt vermeyeceğini’ ifade ederken, herhangi bir sürecin başarısının uluslararası güçlerin ve Filistinli polis unsurlarının sahaya konuşlandırılması ile teknokrat komitenin bölgeye girişine bağlı olduğunu vurguladı.

Er-Rakab’a göre Hamas, arabulucuların sunduğu orta yol çözümlerine, açık mutabakatlar ve belirli güvenceler sağlanması halinde eğilim gösterebilir. Ancak bu sürecin, İran’daki savaşın seyri ve olası sonuçlarıyla bağlantılı olarak zaman alacağı ifade edildi.

Öte yandan Gubaşi, Hamas’ın önerileri kabul edip etmeyeceğinin; İsrail’in çekilmesine dair somut taahhütler, insani yardımların artırılması ve yeniden imar sürecinin başlatılmasına yönelik gerçek güvencelerin varlığına bağlı olduğunu belirtti. Gubaşi, bu şartların sağlanması halinde Hamas’ın sürece olumlu yaklaşabileceğini, aksi durumda ise İsrail kaynaklı engeller nedeniyle sürecin uzayabileceğini ifade etti.



Irak zimmetine geçirilen paraları “toprak altında” yakaladı

Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
TT

Irak zimmetine geçirilen paraları “toprak altında” yakaladı

Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı
Irak’taki yargı kurumları tarafından dağıtılan, Irak Merkez Bankası mührüyle mühürlenmiş kutu ve torbaların içinde ele geçirilen nakit paraların fotoğrafı

Irak’taki yargı kurumları, Petrol Bakanlığı’ndan bir yetkili ve çeşitli sorumluların zimmetlerine para geçirdikleri suçlamasıyla yargılandığı davaya ait toprak altında saklanmış milyonlarca doları ele geçirdiğini duyurdu.

Irak mahkemesinin yayımladığı fotoğraflar, kolluk kuvvetlerinin ‘milyonlarca dolara ulaşmak için toprağı 4 metre derinliğe kadar kazmak zorunda kaldığını’ ortaya koydu.

Yolsuzlukla Mücadele Ağır Ceza Mahkemesi'nin soruşturma hâkimi, tutuklanan Petrol Bakanlığı yetkilisi Adnan el-Cumeyli'nin davasındaki gelişmelere ilişkin açıklamasında eski Selahaddin Valisi Raid el-Cuburi'nin de gözaltına alındığını bildirdi.

Hâkim, yetkililerin salı günü ‘çeşitli kişilere ait evlerde gizlenmiş 67 milyar dinardan fazla (yaklaşık 65 milyon dolar) ile 1 milyon dolar’ ele geçirdiğini açıkladı.

Hâkim ayrıca tutarın bir bölümünün 4 metre derinlikte toprak altına saklandığını ve özel iş makineleriyle yapılan kazı sonucunda bulunduğunu belirterek davada el konulan toplam tutarın 98 milyar dinarı (yaklaşık 95 milyon dolar) ve 11 milyon doları aştığını vurguladı.


Birleşmiş Milletler komitesi, İsrail'i Gazze'de "soykırım" kampanyasının bir parçası olarak çocukları "kasıtlı olarak" hedef almakla suçladı

Yerinden edilmiş Filistinli çocuklar, Gazze şehrindeki İsrail savaşı sırasında hasar gören Yarmuk futbol stadyumunda kaplarla su taşıyor (AP)
Yerinden edilmiş Filistinli çocuklar, Gazze şehrindeki İsrail savaşı sırasında hasar gören Yarmuk futbol stadyumunda kaplarla su taşıyor (AP)
TT

Birleşmiş Milletler komitesi, İsrail'i Gazze'de "soykırım" kampanyasının bir parçası olarak çocukları "kasıtlı olarak" hedef almakla suçladı

Yerinden edilmiş Filistinli çocuklar, Gazze şehrindeki İsrail savaşı sırasında hasar gören Yarmuk futbol stadyumunda kaplarla su taşıyor (AP)
Yerinden edilmiş Filistinli çocuklar, Gazze şehrindeki İsrail savaşı sırasında hasar gören Yarmuk futbol stadyumunda kaplarla su taşıyor (AP)

Birleşmiş Milletler (BM) soruşturma komisyonu, İsrail’i Filistinli çocukları "kasıtlı olarak" hedef almakla suçladı ve bu durumun Gazze Şeridi'nde devam eden "soykırımın" temel unsurlarından biri haline geldiğini belirtti. Şarku’l Avsatın AFP’nin aktardığına göre dün yayımlanan ve İsrail'in tepkisini çekti.

BM bünyesinde faaliyet gösteren ancak örgüt adına bağlayıcı açıklama yapma yetkisi bulunmayan İşgal Altındaki Filistin Toprakları Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, geçtiğimiz yıl da 7 Ekim 2023'te patlak veren savaşta İsrail'in "soykırım" suçu işlediği sonucuna varmıştı.

Komisyon yeni raporunda, 10 Ekim 2025'te ilan edilen ateşkes anlaşmasına rağmen kuşatma ve yıkım altındaki Gazze Şeridi'nde ölümlerin devam ettiğini vurguladı.

Soykırım niyetinin kanıtı

Raporda, "İsrail makamları ve güvenlik güçleri, Filistinli çocukları kasıtlı hedef alarak Gazze Şeridi'nde soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları; Batı Şeria'da ise savaş suçları işlemiştir" ifadelerine yer verildi.

Çocukların bilinçli olarak hedef alınmasının, İsrail makamlarının Gazze'deki Filistinli grubu tamamen veya kısmen yok etme yönündeki "soykırım niyetini" kanıtlayan en temel unsurlardan biri olduğu ifade edildi.

Komisyon Başkanı Srinivasan Muralidhar konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Kanıtlar, Filistinli çocukların İsrail güvenlik güçleri tarafından kasıtlı olarak hedef alındığını ve öldürüldüğünü gösteriyor. Ekim 2025'teki ateşkesten sonra bile İsrail'in ateşkesi ve uluslararası hukuk kapsamında çocuklara sağlanan korumayı hiçe sayması nedeniyle çocuklar öldürülmeye ve ağır yaralanmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.

İsrail raporu "Karalama" olarak niteledi

Komisyonun çalışmalarını uzun süredir eleştiren İsrail, yeni raporun sonuçlarını reddederek "karalama" olarak nitelendirdi. İsrail makamları, müfettişleri "İsrailli çocuklara acımasızca saldıran ve Filistinli çocukları canlı kalkan olarak kullanan Hamas'ın vahşi taktiklerini görmezden gelmekle" suçladı.

BM İnsan Hakları Konseyi tarafından 2021 yılında kurulan komisyon, son raporu için çocukların yaşamını hem mevcut dönemde hem de gelecek yıllarda etkileyecek suçların yanı sıra İsrail makamları tarafından gözaltına alınma koşullarını inceledi.

Han Yunus Mülteci Kampı’nda gaz ve yakıt sıkıntısının yaşandığı bir dönemde çöp döküm sahasından plastik toplayan Filistinli çocuklar (EPA)Han Yunus Mülteci Kampı’nda gaz ve yakıt sıkıntısının yaşandığı bir dönemde çöp döküm sahasından plastik toplayan Filistinli çocuklar (EPA)

Raporda, çocukların durumuna ilişkin şu çarpıcı tespitlere yer verildi:

Ağır fiziksel ve psikolojik yaralanmalar, toplumsal travma, yetim kalma, aileden koparılma, engellilik ve tekrarlayan zorunlu göçler çocukluğu yok etmiş, açlığa yol açmış ve Gazze'deki çocukların bütün hayatını etkileyecek izler bırakmıştır.

Filistinli çocuklar, tutuldukları yer hakkında bilgi verilmeksizin İsrail hapishanelerinde ve gözaltı merkezlerinde alıkonulmuş, ağır işkenceye ve kötü muameleye maruz kalmıştır.

İsrail güvenlik güçleri, köklü bir etnik ayrımcılığa dayanan toplumsal baskı politikası kapsamında çocuklara yönelik cinsel şiddet uygulamıştır.

Komisyon, İsrail'in çocukları hedef alarak Filistin toplumunun temel yapısını dinamitlediğini ve bir halk olarak kendi geleceğini tayin etme hakkını zayıflattığını savundu.

Ateşkes ölümcül bir illüzyon

Rapor, BM Çocuklara Yardım Fonu'nun (UNICEF) Gazze'deki ateşkese ilişkin uyarılarından birkaç gün sonra geldi. UNICEF, Ekim 2025'teki ateşkesten bu yana 265 çocuğun hayatını kaybettiğini belirterek, mevcut ateşkesin çocuklar için "ölümcül bir illüzyon" olduğunu ifade etmişti.

UNICEF Sözcüsü James Elder, bu çocukların büyük kısmının İsrail güçleri tarafından öldürüldüğünü belirterek, "Çok azı patlamamış mühimmat veya milisler nedeniyle hayatını kaybetti. Büyük çoğunluğu hava saldırıları, bombalar veya dronlarla İsrail güçlerince hedef alındı" dedi.

Resmi verilere göre, Hamas'ın İsrail'in güneyine düzenlediği saldırılarda bin 221 kişi hayatını kaybetti. Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre ise İsrail'in bombardıman ve askeri operasyonlarında 72 bin 800'den fazla kişi yaşamını yitirdi. BM verileri, savaşın ilk iki yılında çatışmalar nedeniyle en az 20 bin 179 çocuğun öldüğünü, 44 bin 143 çocuğun ise yaralandığını gösteriyor.

Toplumun temellerini sarsma girişimi

Komisyon; Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yetimhanelerin ve eğitim kurumlarının yıkılmasının çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimini engellediğini ve Filistin toplumunun yapısını sarstığını belirtti.

Ayrıca İsrail'in yenidoğan ve anne bakım merkezlerini hedef almasının, bebeklerin hayatta kalma oranlarını doğrudan etkilediği; düşük, kusurlu doğum ve kalıcı engel oranlarını artırarak Filistinlilerin üreme geleceğine ve nüfusun sürekliliğine darbe vurduğu kaydedildi. Kuşatma nedeniyle yaşanan "açlığın" da çocuk ölümlerini artırdığı ve sağlık sisteminin çökmesiyle salgın hastalık riskini artırdırdığı ifade edildi.

Komisyon Başkanı Muralidhar, "Gazze ve Batı Şeria'da bombalar ve silahlar sussa bile, Filistinli çocuklar bir gecede iyileşmeyecek. Sağlık, eğitim ve gelişimlerine verilen zarar geri döndürülemez düzeydedir" uyarısında bulundu.

​​​​​​​Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'ne düzenlenen İsrail hava saldırısında yaralanan Filistinli çocuklar tedavi görüyor. (Reuters)​​​​​​​Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Nasır Hastanesi'ne düzenlenen İsrail hava saldırısında yaralanan Filistinli çocuklar tedavi görüyor. (Reuters)

Raporda, Gazze ve Batı Şeria'daki belirli olaylarda çocukların ölümünden sorumlu olabilecek İsrail askeri tugay ve birliklerinin bir listesine de yer verildi.

Komisyon üyesi insan hakları avukatı Chris Sidoti düzenlediği basın toplantısında, bu birlikleri tespit ettiklerini belirterek, "İsrail makamlarının çocuklara yönelik eylemleri uluslararası hukukun bütün kurallarını ihlal etmiştir ve bunun hesabı sorulmalıdır" dedi. Sidoti, doğrudan İsrail kamuoyuna seslenerek, "Bu tür davranışları sadece hoş görmekle kalmayıp teşvik eden açıklamalar yapan liderleriniz nasıl liderlerdir?" ifadelerini kullandı.


Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: Hiç kimse Lübnan adına müzakere etmiyor

Dün ateşkese varılmasının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mifdon köyünün sakinleri yıkımı inceliyor (AP)
Dün ateşkese varılmasının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mifdon köyünün sakinleri yıkımı inceliyor (AP)
TT

Lübnan Cumhurbaşkanı Avn: Hiç kimse Lübnan adına müzakere etmiyor

Dün ateşkese varılmasının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mifdon köyünün sakinleri yıkımı inceliyor (AP)
Dün ateşkese varılmasının ardından Lübnan’ın güneyindeki Mifdon köyünün sakinleri yıkımı inceliyor (AP)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkesinin egemenliğine ve kendi işlerini yönetme konusundaki münhasır hakkına sıkı sıkıya bağlı olduğunu vurgulayarak “Her türlü dış yardım memnuniyetle karşılanır; ancak bu, iç işlerimize müdahaleye dönüşmemeli” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Avn, “Kendi adımıza biz müzakere ederiz ve başka hiçbir tarafın bunu bizim yerimize yapmasını kabul etmeyiz” diye konuştu.

Avn, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın üst düzey danışmanı Jared Kushner ve Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani'nin katıldığı bir görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve tırmanmanın durdurulmasını denetleyecek bir hücre kurulması ele alındı.

Öte yandan ABD Başkan Yardımcısı Vance, “Lübnan'daki ateşkesi denetleyecek bir mekanizma oluşturuldu. Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına yönelik bir mekanizma da kuruldu ve İran'ın onu dizginlemesi talep ediliyor” açıklamasında bulundu.

Şarku’l Avsat'ın edindiği bilgilere göre ateşkes odasının çalışması iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama ateşkesin kalıcı hale getirilmesine ve güvenlik durumunun kontrolün sağlanmasına odaklanırken ikinci aşama İsrail'in çekilme sürecinin tamamlanmasına dayanıyor. Ateşkes odasının çalışma usulü ve yetki alanı ise önümüzdeki iki gün içinde Washington'da düzenlenecek toplantılarda müzakere edilecek.