Tunus cumhurbaşkanı sosyal huzursuzluğu körüklemek isteyenlerden hesap sorulması çağrısında bulunduhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/4468616-tunus-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-sosyal-huzursuzlu%C4%9Fu-k%C3%B6r%C3%BCklemek-isteyenlerden-hesap
Tunus cumhurbaşkanı sosyal huzursuzluğu körüklemek isteyenlerden hesap sorulması çağrısında bulundu
Kays Said, tekelcileri vatandaşların geçim kaynaklarını istismar etmekle suçladı.
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, İçişleri Bakanı Kemal el-Faki ve Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Kulthum bin Receb ile görüşmede (Tunus Cumhurbaşkanlığı)
Tunus cumhurbaşkanı sosyal huzursuzluğu körüklemek isteyenlerden hesap sorulması çağrısında bulundu
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, İçişleri Bakanı Kemal el-Faki ve Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Kulthum bin Receb ile görüşmede (Tunus Cumhurbaşkanlığı)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkede bazı bölgelerdeki keskin fiyat artışı ve birçok temel gıda maddesinin piyasada bulunmamasının ardından, güvenlik güçlerini Ticaret Bakanlığı denetçilerinin çabalarını desteklemeye ve ihlali olanlardan hesap sormaya çağırdı.
Cumhurbaşkanı Kays Said, İçişleri Bakanı Kemal el-Faki ve Ticaret ve İhracatı Geliştirme Bakanı Kulthum bin Receb ile bir görüşme gerçekleştirdi.
Kays Said görüşmede, Tunusluların geçim kaynakları ve su gibi en temel haklarının istismar edilmesi de dahil olmak üzere, sosyal huzursuzluğu körüklemek için çalışan kişilerden hesap sorulması gerektiğini vurguladı.
Devletteki her yetkilinin, ‘sorumluluk derecesi ne olursa olsun’, devletin ve milletin hizmetinde olduğunu hissetmesi ve çalışmasıyla örnek olması gerektiğini söyleyen Kays Said, şu ifadeleri kullandı;
“İmtiyaz isteyen veya lobilerin hizmetinde olanların Tunus devletinde yeri yoktur. Bu lobiler ve onların suç ortakları, kanunların uygulanması sırasında bundan muaf olmayacaktır.”
Yerel basında yer alan haberlere göre, Ticaret ve İçişleri Bakanlıklarının iki gün önce başlattığı ortak denetimlerde, 166 bölgede bulunan bin 153 fırında yapılan denetimlerde 249 ihlal kaydedildi.
Bunlardan 951’i sübvansiyonlu ekmek yapımını sürdüren fırınlardı. Yaklaşık 191 fırında ise un ve irmik kıtlığı nedeniyle aşırı kalabalık olduğu ve izdiham yaşandığı görüldü.
Tunusluların çoğu birçok temel gıda ürününün marketlerde bulunmamasından şikayet ediyor (AP)
Bağımsız sivil toplum kuruluşu Tunus Yurttaş İşletmeleri Konfederasyonu’na (CONECT) bağlı Modern Fırıncılar Grubu, 1 Ağustos Salı gününden itibaren, tüm bölgelerde bulunan, kendilerine bağlı fırınlarda ekmek üretim faaliyetlerinin askıya alındığını duyurmuştu.
Grup Başkanı Muhammed el-Cemali, ekmek üretimini durdurma kararı almaya iten nedenleri veya üretimi askıya alma süresini belirtmezken, bu kararla ilgili Tunus makamlarından henüz bir açıklama gelmedi.
Yerel medyada son günlerde, özellikle buğday unu sağlama olmak üzere, ekmek üretim sektörünün yaşadığı çeşitli zorluklara değinildi.
Haberlerde, bu durumun ekmek üretim hızını etkilediği ve fırınların önünde uzun kuyrukların oluşmasına neden olduğuna dikkat çekildi.
Tunus’ta temel malzeme sübvansiyon harcamalarının değerinin 2022 ile 2023 arasındaki üç yılda yüzde 90 oranında azalması dikkat çekiyor ve bu, toplam destek harcamalarının yüzde 30,7'sine tekabül eden 400 milyon Tunus dinarını geçiyor. Bu durum, 12 ay önce fırın sahiplerine yönelik destek miktarları ile birlikte piyasanın ihtiyacını karşılayamaz hale gelen Tahıl Bürosu’nun borç yükünü artırdı.
İrmik fiyatının 38 dinardan 59 dinara yükselmesi, fırınların çoğunluğunun ‘paketli ekmek’ sağlamakta zorluk yaşamasına neden oldu. Bu nedenle ekmek fırınların önünde uzun kuyruklar oluştu.
Irak’ın Riyad Büyükelçisi: Bölgesel koşullar hacıların kara yoluyla sevkini zorunlu kıldıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5267883-irak%E2%80%99%C4%B1n-riyad-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isi-b%C3%B6lgesel-ko%C5%9Fullar-hac%C4%B1lar%C4%B1n-kara-yoluyla-sevkini
Irak’ın Riyad Büyükelçisi: Bölgesel koşullar hacıların kara yoluyla sevkini zorunlu kıldı
Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl (Fotoğraf: Türki el-Ukayli)
Irak’ın Riyad Büyükelçisi Safiye Talib es-Suheyl, bu yıl Iraklı hacı sayısının yaklaşık 41 bin olduğunu ve kafilelerin Suudi topraklarına günde ortalama bin 500 hacı olacak şekilde, ülkenin kuzeyindeki Cedide Arar sınır kapısından giriş yaptığını söyledi. Süheyl, sürecin entegre bir hizmet sistemiyle yürütüldüğünü belirtti.
Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Süheyl, Bağdat ile Riyad arasındaki koordinasyonun en üst düzeyde sürdüğünü, iki ülkede hac ve umre ile içişleri bakanlıkları arasında güvenlik düzenlemeleri ve hacıların ibadetlerini huzur içinde yerine getirmeleri için gerekli organizasyonların ele alındığını ifade etti.
Büyükelçi, Irak’ın bu yıl yalnızca kara yoluyla sevk seçeneğini tercih etmesinin, mevcut bölgesel koşullar çerçevesinde hacıların güvenliğini sağlama amacı taşıdığını ve olası aksaklıkların önüne geçmeyi hedeflediğini vurguladı. Süheyl ayrıca Cedide Arar sınır kapısının gelişmiş altyapı ve donanımına övgüde bulundu.
41 bin hacı
Safiye Talib es-Suheyl, mevcut bilgilere göre Irak’ın bu sezonki hac kotasının 41 bin kişi olduğunu, ayrıca 200 doktorun da kafilelere eşlik ettiğini belirtti. Bu sayının Irak’ın tüm vilayetleri ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden gelen hacıları kapsadığını, idari, sağlık, rehberlik ve medya ekiplerinin de sürece dahil olduğunu kaydetti.
Kara yolu tercih edildi
Büyükelçi, Bağdat’ın bu sezon yalnızca kara yolu seçeneğini benimsediğini ve sevkin Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki Cedide Arar sınır kapısı üzerinden gerçekleştirildiğini belirterek, bunun mevcut saha koşullarıyla uyumlu ve güvenlik öncelikli bir karar olduğunu söyledi.
Safiye es-Suheyl, Irak’ın bu sezonki hac kotasının 41 bin Iraklı hacı olduğunu açıkladı (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)
Süheyl, “Iraklı hacıların ilk kafilesi 26 Nisan Pazar akşamı yola çıktı. İlk gruplar, Kuzey Sınır Bölgesi Emiri Prens Faysal bin Halid’in gözetiminde karşılandı. Kendisi bu konuya özel önem veriyor. Arar’daki yetkililerle birlikte Iraklı hacılara en üst düzeyde misafirperverlik ve hizmet sunulması için yoğun çaba gösterildi” dedi.
Cedide Arar sınır kapısı
Süheyl, Cedide Arar sınır kapısının gelişmiş altyapısına dikkat çekerek, “Bizzat inceleme fırsatı bulduk. 9 bin metrekareyi aşan hac terminali, günlük 20 bin hacı kapasitesi, 68 pasaport gişesi, 6 kontrol noktası ve 24 saat hizmet veren entegre sağlık ve güvenlik sistemi bulunuyor” ifadelerini kullandı.
Kuzey Suudi Arabistan’daki Cedide Arar sınır kapısına varan bir Iraklı hacı (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)
Sevkiyatın günlük yaklaşık 1500 hacı olacak şekilde sürdüğünü belirten büyükelçi, modern ve klimalı turistik otobüslerle taşınan hacılar için Suudi Arabistan topraklarında güzergâh boyunca dinlenme noktaları oluşturulduğunu, Hac ve Umre Bakanlığı tarafından kurulan çadır kentlerde konaklama, yemek, sağlık hizmetleri ve ibadet alanlarının sağlandığını aktardı.
Suudi tarafıyla koordinasyon
Süheyl, Irak ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin köklü ve çok boyutlu olduğunu, iki ülke arasında din, coğrafya ve ortak çıkar bağlarının bulunduğunu vurguladı. Hac dosyasının bu ilişkilerde özel bir yere sahip olduğunu belirten büyükelçi, bunun dini ve insani bir boyut taşıdığını ifade etti.
Irak’ın, 1447 Hac sezonu düzenlemelerine ilişkin anlaşmayı Suudi Arabistan ile imzalayan 150’den fazla ülke arasında ilk ülke olduğunu kaydeden Süheyl, bunun iki ülke arasındaki koordinasyonun derinliğini gösterdiğini söyledi.
Iraklı büyükelçiye göre Bağdat ile Riyad arasındaki koordinasyon en üst düzeyde yürütülüyor (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)
Bu sezon hazırlıkların Irak Yüksek Hac ve Umre Kurumu ile Suudi Hac ve Umre Bakanlığı arasında en üst düzeyde yürütüldüğünü belirten büyükelçi, aynı zamanda iki ülkenin içişleri bakanlıkları arasında da güvenlik koordinasyonunun sağlandığını, Irak İçişleri Bakanı’nın geniş kapsamlı toplantılar düzenlediğini ve bu sürecin Suudi muhataplarla eşgüdüm içinde yürütüldüğünü aktardı.
Süheyl, koordinasyonun Irak içindeki kara yollarının güvenliğinden başlayarak Arar sınır kapısına kadar sürdüğünü, buradan itibaren güvenlik sorumluluğunun Suudi tarafına geçtiğini ve kutsal bölgelere kadar entegre bir sistem içinde devam ettiğini söyledi.
Hacılar için çadır kent
Büyükelçi, Suudi Arabistan’ın Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens liderliğinde hacılara sunduğu hizmetleri takdir ederek, gümrük ve pasaport işlemlerinin kolaylaştırıldığını, 24 saat sağlık ve acil hizmetlerin sağlandığını, lojistik destek, ulaşım ve rehberlik hizmetlerinin sunulduğunu ifade etti. Hacılar için kurulan çadır kentlerin de bu hizmetlerin önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Süheyl, Irak diplomatik misyonunun Cidde Başkonsolosluğu ve Irak Hac Heyeti ile koordinasyon içinde çalışarak hacıların tüm ihtiyaçlarını takip ettiğini ve gerekli konsolosluk ile idari desteği sağladığını söyledi.
Süheyl, Suudi Arabistan’ın Kral ve Veliaht Prens liderliğinde hacılara yönelik hizmetlerini takdir etti (Kuzey Sınır Bölgesi Emirliği)
Konuşmasında kara yolu güzergâhına da değinen Süheyl, İslam tarihinin en önemli hac yollarından biri olan ve Abbasi Halifesi Harun Reşid’in eşi Zübeyde bint Cafer’in adıyla anılan “Darb Zübeyde”yi hatırlattı. Bu yolun, Kufe ile Mekke arasında hacılar için su ve altyapı imkânları sağlamak amacıyla geliştirildiğini ifade etti.
Süheyl, açıklamasının sonunda, Irak’ın hükümeti, halkı ve dini otoriteleriyle birlikte hac yolculuğuna büyük önem verdiğini, Suudi Arabistan ile iş birliği içinde bu yılki hac sezonunun güvenli ve sorunsuz geçmesi için çalıştıklarını vurguladı.
İsrail saldırısında Filistinli sağlık çalışanı hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5267847-i%CC%87srail-sald%C4%B1r%C4%B1s%C4%B1nda-filistinli-sa%C4%9Fl%C4%B1k-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan%C4%B1-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti
Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)
İsrail saldırısında Filistinli sağlık çalışanı hayatını kaybetti
Gazze kentindeki Şifa Hastanesi’nde, sağlık görevlilerine göre İsrail hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin cenazesine katılan yas tutanlar (Reuters)
Gazze Şeridi’nin kuzeyine bugün (Çarşamba) İsrail güçlerince düzenlenen hava saldırısında bir Filistinli sağlık görevlisi hayatını kaybetti, bir kadın da yaralandı.
Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, sağlık görevlisi İbrahim Sakr, Gazze Şeridi’nin kuzeybatısında yer alan et-Tevam kavşağı yakınlarında düzenlenen saldırıda yaşamını yitirdi.
Kaynaklar ayrıca, Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde bir kadının İsrail güçlerinin açtığı ateş sonucu yaralandığını aktardı.
Son 24 saat içinde aralarında naaşı enkaz altından çıkarılan bir kişinin de bulunduğu beş kişinin hayatını kaybettiği, yedi kişinin ise yaralandığı bildirildi.
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 11 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana can kaybı 823’e, yaralı sayısı ise 2 bin 308’e yükseldi. Aynı dönemde 763 kişinin cansız bedeninin enkaz altından çıkarıldığı kaydedildi.
İsrail ihlalleri krizi derinleştiriyor: Hamas’tan uyarıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5267844-i%CC%87srail-ihlalleri-krizi-derinle%C5%9Ftiriyor-hamas%E2%80%99tan-uyar%C4%B1
İsrail ihlalleri krizi derinleştiriyor: Hamas’tan uyarı
Gazze kentindeki bir hastanede bir çocuğun cenazesi başında yas tutanlar (AFP)
Hamas yakın kaynaklar, hareketin İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki ihlallerinin sürmesi nedeniyle arabuluculara tepki gösterdiğini açıkladı. Son olarak, Kassam Tugayları’nın (hareketin askeri kanadı) önde gelen isimlerinden İyad eş-Şenberi’nin öldürülmesi bu tepkinin odağında yer aldı.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre Hamas, bu ihlallerin ve özellikle güvenlik alanındaki liderlerin hedef alınmasının, arabulucuların İsrail’i yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlayacak açık bir anlaşma tesis etme çabalarına darbe vurduğunu değerlendirdi. Hareket, arabulucuları “ciddi ve kararlı” şekilde müdahale etmeye çağırdı. Kaynaklar, ateşkesin 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesinden bu yana süren ihlallerin yaklaşık bin Filistinlinin ölümüne yol açtığını belirtti. Arabulucuların ise ihlalleri durdurmak için çabalarını sürdürdüklerini belirtti.
Gazze Yönetim Komitesi ile temas halinde olan bir Filistinli kaynağın verdiği bilgiye göre, “Barış Konseyi”nin Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov, pazartesi günü İsrail’den Kahire’de yürütülen müzakerelere fırsat tanımak amacıyla Gazze’ye yönelik hava saldırılarını 48 saat durdurmasını talep etti. Ancak bu çağrıya İsrail’den yanıt gelmedi. Hamas kaynakları ise bu talepten haberdar olmadıklarını söyledi.
Filistin Sivil Savunma ekipleri, Gazze kentinin batısında İsrail hava saldırısıyla hedef alınan bir aracı inceliyor (EPA)
Arabulucular ve “Barış Konseyi” tarafından sunulan yeni önerinin ardından Hamas’ın, plana ilişkin not ve değişiklik taleplerini içeren bir yanıt hazırladığı ve müzakere heyetinin bunu Mladenov ile arabuluculara ileteceği belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın daha önce ulaştığı taslağa göre, “Barış Konseyi” temsilcileri ile Mısır, Katar ve Türkiye’den arabulucular ve ABD’nin katkısıyla hazırlanan yeni öneri, özellikle Gazze’nin silahsızlandırılması başlığına odaklanıyor. “Yol haritası” başlığını taşıyan belge, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için öngördüğü kapsamlı barış planının uygulanmasını tamamlamaya yönelik 15 maddeden oluşuyor ve ateşkesin ikinci aşamasının hayata geçirilmesini ele alıyor.
Kaynaklara göre Hamas’ın vereceği yanıt; İsrail’in çekilmesi için net bir takvim belirlenmesi, İsrail’i yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlayacak uluslararası garantilerin sağlanması, yeniden inşa sürecinin silahsızlandırma şartına bağlanmaması ve Filistinli grupların siyasi faaliyetlerini kısıtlama olmaksızın sürdürebilmesinin güvence altına alınması gibi talepleri içerecek.
Yeni belgede ayrıca, “Uygulamanın Doğrulanması (Teyidi) Komitesi” adıyla bir yapı kurulması öngörülüyor. Gazze’den sorumlu üst temsilci tarafından oluşturulacak bu komitenin; garantör ülkeler, uluslararası istikrar gücü ve Barış Konseyi’nden oluşması planlanıyor. Komitenin, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmesini denetlemesi ve güçlendirilmiş bir izleme mekanizmasıyla desteklenmesi hedefleniyor.
Belgenin ilk maddesinde, tüm tarafların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararı ile Trump’ın kapsamlı planına tam bağlılık göstermesinin önemi vurgulanıyor. Bu iki çerçevenin, sürecin uygulanmasında temel referans olacağı belirtilirken; sivil yaşamın yeniden tesis edilmesi, Filistin yönetiminin güçlendirilmesi, yeniden inşa, güvenlik ve ekonomik toparlanmanın sağlanması ile Filistin halkının kendi kaderini tayin edebileceği güvenilir bir sürece ulaşılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة