Yemen’de yerel yönetimleri güçlendirmek için yeni proje

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, geçtiğimiz Haziran ayında Hadramut’ta Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı tarafından uygulanan ve değeri 1 milyar Suudi riyalinden fazla olan projelerin temel taşını attı (Şarku’l Avsat)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, geçtiğimiz Haziran ayında Hadramut’ta Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı tarafından uygulanan ve değeri 1 milyar Suudi riyalinden fazla olan projelerin temel taşını attı (Şarku’l Avsat)
TT

Yemen’de yerel yönetimleri güçlendirmek için yeni proje

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, geçtiğimiz Haziran ayında Hadramut’ta Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı tarafından uygulanan ve değeri 1 milyar Suudi riyalinden fazla olan projelerin temel taşını attı (Şarku’l Avsat)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı, geçtiğimiz Haziran ayında Hadramut’ta Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı tarafından uygulanan ve değeri 1 milyar Suudi riyalinden fazla olan projelerin temel taşını attı (Şarku’l Avsat)

Yemenli yetkililer, yaklaşık sekiz yıldır devam eden iç savaşın dayattığı kırılganlık ışığında illerdeki yerel yönetimlere daha fazla yetki verecek ve merkezi hükümetten bağımsızlık sağlayacak bir yol haritası hazırlıyor.

Şarku'l Avsat'ın Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi Projesi Teknik Komitesi Başkanı Mühendis Bedir Baslame ile yaptığı röportaja göre söz konusu proje, deneyimin uygulanıp fayda sağlaması ardından diğer vilayetlerde de yaygınlaştırılması için ilk aşamada Aden, Hadramut ve Taiz'de uygulamaya başlamayı hedefliyor. Baslame, söz konusu röportajda, “Kapasite geliştirme tüm vilayetlerde gerçekleştirilecek. Ancak eğilim, bu üç vilayete odaklanma, bunlardan alınacak derslerden yararlanma, diğer vilayetlere model olması açısından ihtiyaç duyabileceğimiz bazı şeyleri değiştirme yönünde” ifadelerini kullandı.

Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi Projesi Teknik Komitesi Başkanı Mühendis Bedir Baslame (Şarku’l Avsat)
Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi Projesi Teknik Komitesi Başkanı Mühendis Bedir Baslame (Şarku’l Avsat)

Cumhurbaşkanlığı onayını, bölgesel ve uluslararası desteği alan söz konusu yeni proje; vilayet

lerdeki yerel yönetimlerin toplumun katılımıyla sürdürülebilir ekonomik kalkınma sağlamasını, iş fırsatları yaratan, merkez, yerel yönetim ve özel sektör arasındaki ilişkiyi tanımlayan özel sektörün katılımını amaçlıyor.

Yemen, İran destekli Husi milislerin başkent Sana'daki devlet kurumlarının kontrolünü silah zoruyla ele geçirmesi ardından yaklaşık sekiz yıldır savaş halinde.

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Haziran ayında Hadramut’a yaptığı ziyaret sırasında konsey ve hükümetin, kurtarılmış tüm vilayetlerde yerel yönetimlerin rolünü güçlendirme, güvenlik ve istikrar çabalarını destekleme ve hizmetleri iyileştirme konusundaki kararlılığını doğruladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Yerel Yönetimlerin Güçlendirilmesi Projesi Teknik Komitesi Başkanı Mühendis Bedir Baslame, vilayetleri, projeyi hayata geçirdikten sonra özel sektörün katılımıyla hizmet sunabileceklerini, projeleri hayata geçirmek için yeterli fona sahip olacaklarını vurguladı.

Yemen'de sekiz yıldır devam eden savaşın devlet kurumlarının tamamen dağılmasına, kırılganlığına ve zayıflamasına yol açtığını anlatan Baslame, kurumların artık hizmet veremez hale geldiğini, yerel yönetimler kendilerini tamamen hazırlıksız bulduklarını ifade etti.

Aynı zamanda, “Projelerin yüzde 97'si merkezi otoritelerden geldi. Yerel otoritelerin uygulama sürecini takip etmesi gerekiyordu. Savaş ile birlikte, hizmet sağlama ve kendilerinin üstlenemeyeceği veya üstlenmeye hazır olmadığı büyük görevleri yerine getirme konusunda tüm sorumluluk yerel yetkililere yüklendi. Yerel yönetimler imkanları ölçüsünde çıkış yolları bulmak, hizmet sunmak ve en azından gelişmek için çaba sarf etti. Bazı vilayetler kanunların verdiğinden daha fazla yetkiye sahip hale geldi. Vilayetler, savaşın koşulları nedeniyle kanunların kendilerine verdiği yetkilerin ötesinde yetkiler kullanıyordu. Merkeze verilmeyen fonların varlığı, vilayetlerde büyük ölçüde bir tür kaos yaratarak denetim eksikliğinde ciddi boyutta yerel yolsuzluklara yol açtı. Merkezi otoriteler ayak uyduramadı. Devlet ve kurumları zayıf hale geldi” ifadelerine başvurdu.

Söz konusu projenin sürdürülebilir istikrarın sağlanması için hizmet sağlamaya, yerel kalkınmaya ve iş fırsatları sağlamaya odaklandığını dile getiren Baslame, “Bu proje, vilayet düzeyindeki en büyük endişe niteliğindeki hizmetler, yerel kalkınma ve istihdam konularını ele alıyor. Başkanlık Konseyi Başkanı’nın talimatı, yerel yönetimlerin hizmet sunmasını sağlayacak proje oluşturma, yerel kalkınmayı gerçekleştirerek istihdam yaratma yönünde” ifadelerini kullandı.

Birçok vilayet büyük bir elektrik sıkıntısı içerisinde. Abyan'daki projelerden biri (Yemen Elektrik Bakanlığı)
Birçok vilayet büyük bir elektrik sıkıntısı içerisinde. Abyan'daki projelerden biri (Yemen Elektrik Bakanlığı)

Söz konusu yol haritasına göre, yerel yönetimlere daha fazla yetki verilecek. 2000 tarihli 4 rakamlı Yerel Yönetimler Kanunu ile çelişen kanunlar değiştirilecek, bu kapsamda 80 civarında kanunun değiştirilmesi gerekiyor.

Baslame, “Kaynakların bölünmesi de merkezin ihtiyaçları ile yerel otoritenin ihtiyaçları arasında bir ikilemi temsil ediyor. Bu sorun, bir zaman çizelgesine göre yetki ve kaynak verilmesi ve kapasite oluşturulması taahhüdü ile yol haritasındaki sürecin programlanmasıyla çözülecek. Merkezin bazı kaynakların kaybından etkilenmemesi için yetki ve kaynaklar açısından yerel yönetimlere kaldırabileceğinden fazlası verilmeyecek. Bazıları kaynakların yalnızca petrol ve gazdan ibaret olduğunu düşünüyor, oysa kaynak kavramı bundan çok daha geniş. Balık sektörüne baktığımızda çoğu ilde, bilhassa güneydeki illerin denize kıyısı mevcut. Tarım dahil olmak üzere başka kaynaklar da aramalıyız. Bağımsızlıktan önce Abyan'dan gelen elyaf pamuğun Londra Borsası'nda dünyanın en iyi pamuk türlerinden biri olarak satıldığını hatırlıyorum. Neden bu durumu yeniden sağlamıyoruz? Ekonomik sektörleri canlandırmaya ihtiyacımız var, kaynaksız il kalmayacak” ifadelerinde bulundu.

Yol haritasının her vilayetin kendi yeteneklerine ve ekonomik güç kaynaklarına göre büyüme ve zenginlik kaynakları aramasını amaçladığını bildiren Baslame, açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:

“En önemlisi özel sektör uzun zamandır kalkınmanın dışında kalmıştı. Şimdi kalkınmaya net bir şekilde dahil olması gerekiyor. Yerel yönetim ile özel sektör arasında bir ortaklık oluşturulmalı. Ancak bu, cazip bir yargı ve güvenlik ortamının sağlanmasını gerektiriyor. Düzenlemeyle birlikte yerel, bölgesel ve uluslararası özel sektör de gelecektir. Projenin karşı karşıya kalacağı en önemli zorluk, merkezi hükümet kurumlarının kendilerine verilen yetkilere uyması. Bunları yerel yönetimlere bırakmak oldukça sorunlu. Sorun, savaş sırasında taşrada yaşanan, büyük güç odakları oluşturan hukuk dışı uygulamaların sıfırlanmasında yatıyor. Yerel yönetimleri ekonomik kalkınma ve istihdam yaratma yoluyla güçlendirme projesi, bölgenin ve uluslararası toplumun desteğini alıyor.

Suudi Arabistan'ın Yemen Kalkınma ve Yeniden Yapılanma Programı, yol haritasının hazırlanmasına destek vermeye başladı. Örneğin Almanya, bu hayati projenin başarıya ulaşması yönündeki uluslararası çabalara öncülük ediyor. Bu, uygulamanın gerçekleşebilmesi için merkez ile yerel yönetimler arasında aşamalar yoluyla bir diyaloğu gerektiriyor. Uluslararası grup bu konuda uluslararası uzmanlığı desteklemeyi ve araştırmayı iki şartla kabul etti. Bu şartlardan ilki, teknik komitenin bağımsızlığı ve bütünlüğü, merkeze ya da yerelliklere bağlı olmaması yönünde. İkinci olarak ise haritanın yalnızca Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi tarafından onaylanan tavsiyelerle değil, uygulamaya yönelik başkanlık kararlarıyla taçlanması isteniyor.”

Yerel yönetimlerin ekonomik kalkınmasını sağlayacak bir yol haritası hazırlama projesinin siyasetle ya da Yemenli partiler arasındaki siyasi gerginliklerle hiçbir ilgisi olmadığını dile getiren Baslame, amacın herkese hizmet eden istikrarın sağlanması için yerel yönetimlerin hizmet sunmasını, kalkınmasını ve iş fırsatları sunmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Aynı zamanda, “Projenin hayata geçmesiyle vilayetler, merkezin müdahalesinden uzakta, özel sektörün katılımıyla ve yeterli öz finansman ile hizmet sunabilecek. Devletin işi, ekonomiye dahil olmaktan çok, özel sektörün müdahalesine yönelik eylem mekanizmasını organize etmek, piyasayı ve ekonomiyi düzenlemeye yönelik standartları belirlemek olacak. Merkez ile yerel yönetim ve özel sektör arasındaki ilişkiler belirlenecek. Açıkçası Yemen'deki gerçeklik zor ve karmaşık. Ancak iyimser olmalı, umudumuzu kaybetmemeliyiz. Kayayı kazmamız ve ışığı her yönden görmemiz gerekiyor” vurgusunda bulundu.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.