Filistin’e verileceği iddia edilen silahlar Netanyahu koalisyonunda öfke yarattı

Filistin yönetimine İsrail'in onayıyla ABD yapımı zırhlı araçların sağlandığı iddiası İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki aşırı sağcı koalisyonda öfkeye neden oldu

Binyamin Netanyahu (AA)
Binyamin Netanyahu (AA)
TT

Filistin’e verileceği iddia edilen silahlar Netanyahu koalisyonunda öfke yarattı

Binyamin Netanyahu (AA)
Binyamin Netanyahu (AA)

Filistin’in El-Kuds, İsrail’in Haaretz gazeteleri, Filistinli ve İsrailli kaynaklardan aktardığı haberlerde, İsrail’in Amerikan silahlarının Filistin yönetimine teslimini onayladığını belirtti.

Aşırı sağcı koalisyon ortaklarında tepki yaratan iddia üzerine Başbakan Binyamin Netanyahu, bu haberi "sahte haber" olarak niteledi.

Haaretz’in haberinde de İsrail’in Batı Şeria’daki işgal yönetiminden sorumlu (Filistin) Bölgelerindeki Hükümet İşleri Koordinasyon Ofisi’nin söz konusu iddiayı yalanladığı belirtildi.

Haberde, Savunma Bakanı ve Başbakan’ın doğrudan onayı olmadan araçların devrinin mümkün olamayacağına dikkat çekildi.

Savunma Bakanı Yoav Gallant da "Filistin yönetimine silah transferini onaylamadıklarını" söyledi.

Aşırı sağcı koalisyon ortakları: Bunun sonuçları olacaktır

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon hükümetinin ortaklarından Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Filistinlilere silah transferi iddiasına sert tepki göstererek Netanyahu’dan açıklama istedi.

Filistinlilere karşı ırkçı ve ayrımcı söylemleriyle öne çıkan Bakan Ben-Gvir, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Filistin yönetimini "terörle" bir tuttu ve Netanyahu’ya hitaben şu ifadeleri kullandı:

Sayın Başbakan, Filistin yönetimine silah verildiği yönündeki haberlerin asılsız olduğuna dair sizin ağzınızdan söz vermezseniz, bunun sonuçları olacaktır.

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de Ben-Gvir'e katılarak, Netanyahu’yu koalisyonu parçalamakla suçlayan ifadeler kullandı.

Smotrich, Netanyahu’nun, muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi lideri Benny Gantz ile yeni bir koalisyon kurabileceğine yönelik zaman zaman basında çıkan iddialara işaret ederek, şöyle devam etti:

“Filistin yönetimine herhangi bir silah transferi, Netanyahu'nun, Oslo Anlaşmalarını yeniden canlandıracak solcu bir hükümetin kurulması karşılığında Benny Gantz'a yaptığı ödemedir."

Netanyahu’dan yalanlama

Ben-Gvir ve Smotrich'in Başbakan Netnayhahu'ya yönelik eleştirilerinden kısa bir süre sonra Netanyahu bir açıklama yaparak iddiaları yalanladı.

İsrail Başbakanı, "Bu sahte haberlerin sınırı yok. İşte gerçekler” başlığıyla sosyal medya hesabından paylaştığı görüntülü mesajında, “Bu hükümet kurulduğundan bu yana Filistin yönetimine tek bir silah bile vermedik" dedi.

Muhalefetteki Ulusal Birlik Partisi lideri ve eski Savunma Bakanı Benny Gantz da yayımladığı yazılı açıklamada, "Ulusal güvenlik konusunda komplo teorileri üreten ve bunları medyada yayan bir hükümet, hükümet olmaya uygun değildir ve İsrail vatandaşlarının güvenliğini etkili bir şekilde koruyamaz" ifadelerine yer verdi.

Öte yandan gelişmenin, İsrail-Filistin arasında 1993’te varılan ve işgal altındaki topraklarda Filistinlilerin meşru temsilcisi olarak Filistin yönetiminin kurulmasına yol açan Oslo Anlaşmalarının 30. yıl dönümü ile aynı tarihte gündeme gelmesi dikkati çekti.

Filistin yönetimi daha önce İsrail ile arasındaki “güvenlik koordinasyonu” bağlamında ve Tel Aviv yönetiminin onayıyla ABD yapımı silah ve zırhlı araçlar temin etmişti.

Filistin güvenlik birimleri, 2019'da İsrail'in onayıyla 10 ABD yapımı zırhlı araç teslim almıştı. Dönemin Başbakanı Netanyahu, ABD'den gelen talep üzerine araçların transferine razı olmuştu.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki büyükelçiliğini yeniden açmayı planlıyor

29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)
29 Mayıs 2025'te Şam'daki büyükelçilik konutu üzerinde Amerikan bayrağının göndere çekilmesi töreninden (Arşiv)

Trump yönetimi, ülkedeki iç savaş sırasında 2012 yılında kapatılan Şam'daki ABD büyükelçiliğini yeniden açma planlarıyla ilgili olarak Kongre'ye bildirimde bulundu.

Associated Press (AP) tarafından elde edilen ve bu ayın başlarında Kongre komitelerine gönderilen bir bildirimde, Dışişleri Bakanlığı'nın "Suriye'deki büyükelçilik faaliyetlerinin olası yeniden başlatılmasına yönelik aşamalı bir yaklaşım uygulamayı" amaçladığı belirtildi.

10 Şubat tarihli bildirimde, bu planlara ilişkin harcamaların 15 gün içinde, yani gelecek hafta başlayacağı belirtilmişti; ancak planların tamamlanma tarihi veya Amerikalı personelin Şam'a kalıcı olarak ne zaman döneceğine dair bir zaman çizelgesi belirtilmemişti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD yönetimi geçen yıldan beri, özellikle Beşşar Esed rejiminin Aralık 2024'te beklenen düşüşünden kısa bir süre sonra, büyükelçiliği yeniden açmayı değerlendiriyordu.

Yönetim, bu adımı Başkan Donald Trump'ın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın gündemindeki en önemli önceliklerden biri olarak belirledi.


İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
TT

İsrail’in Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişi hayatını kaybetti

 İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)
İsrail’in Bekaa Vadisi’ne düzenlediği hava saldırılarından (Sosyal medya)

Lübnan’ın doğu ve güney bölgelerine dün düzenlenen İsrail hava saldırılarında en az 8 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, hedef alınan unsurların Hizbullah ile müttefiki Hamas mensupları olduğunu açıkladı.

Hizbullah’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, Bekaa bölgesini hedef alan saldırılarda örgütün askeri komutanlarından birinin de hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu bildirdi.

Yerel basında yer alan haberlerde, hayatını kaybedenler arasında Hizbullah’ta görevli bir yetkilinin de bulunduğu, söz konusu ismin eski milletvekili Muhammed Yaği’nin oğlu olduğu ve Hizbullah’ın hayatını kaybeden eski genel sekreteri Hasan Nasrallah’ın yardımcılığını yaptığı öne sürüldü.

İsrail, Kasım 2024’te bir yılı aşkın süren çatışmaların ardından varılan ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. İsrail ordusu genellikle hedefin Hizbullah olduğunu belirtirken, zaman zaman Hamas Hareketi’ni de vurduğunu açıklıyor.

Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA), Bekaa bölgesindeki İsrail saldırılarının ilk belirlemelere göre altı kişinin ölümüne ve 25’ten fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını, yaralıların bölgedeki hastanelere sevk edildiğini duyurdu.

İsrail ordusu ise Bekaa’daki Baalbek bölgesinde Hizbullah’a ait karargâhların hedef alındığını açıkladı.

Söz konusu saldırılar, ülkenin en büyük Filistin mülteci kampı olan Ayn el-Hilve’ye yönelik İsrail hava saldırılarından saatler sonra gerçekleşti. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırılarda iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. İsrail ordusu ise kampta Hamas’a ait bir karargâhın hedef alındığını duyurdu.

NNA, İsrail’e ait bir insansız hava aracının (İHA) Sayda’ya bitişik kampı vurduğunu aktardı.

İsrail ordusu açıklamasında, kampta ‘Hamas mensubu militanların faaliyet gösterdiği bir karargâhın’ hedef alındığını belirterek, Lübnan’da Hamas’ın ‘yerleşmesine karşı’ operasyonlarını sürdürdüğünü ve “Hamas terör örgütü militanlarına karşı nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler güçlü şekilde hareket etmeye devam edeceğini” kaydetti.

 Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Lübnan’ın Bekaa Vadisi’ndeki Baalbek şehrinin genel görünümü (Reuters)

Hamas yaptığı yazılı açıklamada, sivil kayıplara yol açtığını belirttiği saldırıyı kınadı.

Açıklamada, ‘işgal ordusunun ileri sürdüğü iddiaların’ reddedildiği belirtilerek, bunların ‘gerçekler karşısında dayanaksız bahaneler’ olduğu savunuldu. Hedef alınan merkezin, kampta güvenlik ve istikrarı sağlamakla görevli Ortak Güvenlik Gücü’ne ait olduğu ifade edildi.

Lübnan hükümeti geçen yıl, İsrail ile yaşanan ve binlerce Hizbullah mensubunun yanı sıra çok sayıda üst düzey ismin hayatını kaybettiği savaşın ardından zayıflayan Hizbullah’ın silahsızlandırılacağını taahhüt etmişti.

Lübnan ordusu geçen ay, İsrail sınırına yakın bölgeden başlayarak Litani Nehri’ne kadar uzanan alanı kapsayan planın ilk aşamasını tamamladığını açıkladı.

Ancak Hizbullah’ı yeniden silahlanmakla suçlayan İsrail, Lübnan ordusunun kaydettiği ilerlemeyi yetersiz bulduğunu duyurdu.

Beş aşamadan oluşan planın ikinci etabı ise Litani Nehri’nin kuzeyinden başlayarak, başkent Beyrut’un yaklaşık 40 kilometre güneyindeki Sayda’nın kuzeyinden Akdeniz’e dökülen Evveli Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapsıyor.


Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
TT

Washington, Sudan'da insani ateşkesin "derhal kabul edilmesi" çağrısında bulundu

New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)
New York'taki Güvenlik Konseyi (Birleşmiş Milletler)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu kıdemli danışmanı Massad Boulos, ABD'nin dün Sudan'daki tüm taraflara, Birleşmiş Milletler mekanizması tarafından desteklenen insani ateşkesi "derhal ve ön koşulsuz olarak" kabul etmeleri çağrısında bulunduğunu vurguladı.

Sudan'daki gelişmeleri görüşmek üzere düzenlenen BM Güvenlik Konseyi oturumunun aralarındaki çeşitli toplantılara katılan Paul, şunları söyledi: “Sudanlı tarafları, sivillere hayat kurtarıcı yardımların ulaşabilmesi için ateşkesi kabul etmeye çağırıyoruz.”

Şöyle devam etti: “Ortaklarımızla adil ve kalıcı bir barış için çalışırken, soykırımdan sorumlu olanların hesap vermesini sağlamaya ve sivil yönetime güvenilir bir geçişi desteklemeye kararlıyız.”

Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Abdulaziz el-Vasil, Güvenlik Konseyi oturumuna katılarak Krallığın Sudan'ın birliğini ve egemenliğini destekleme pozisyonunu teyit etti ve Sudan'daki krizi sona erdirecek kapsamlı bir siyasi çözümün önemini vurguladı.