Hamas yetkilisi Ebu Merzuk: Arap halkları, İsrail'le normalleşmeyi benimsemedi

Hamas Uluslararası İlişkiler Ofisi Başkanı Musa Ebu Merzuk, Arap halklarının, İsrail'in bazı Arap ülkeleriyle yaptığı normalleşme anlaşmalarını benimsemediğini belirtti

Musa Ebu Merzuk (AA)
Musa Ebu Merzuk (AA)
TT

Hamas yetkilisi Ebu Merzuk: Arap halkları, İsrail'le normalleşmeyi benimsemedi

Musa Ebu Merzuk (AA)
Musa Ebu Merzuk (AA)

Ebu Merzuk, İstanbul'da Taksim Camii Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen "Orta Doğu'nun Geleceğinde Filistin'in Yeri" başlıklı programda konuştu.

ABD'nin Orta Doğu'da etkisinin azaldığını, Rusya ve Çin'in bölgde ve Afrika'da etkin ve aktif bir güç olmaya başladığını savunan Ebu Merzuk, "Çin Filistin meselesinin Orta Doğu'nun anahtarı olduğunu biliyor. Bu sebeple Orta Doğu'da etkin ve aktif bir güç olmak için bu konuda adımlar atıyor, Hamas ile Ramallah yönetimini bir araya getirmeye çalışıyor" dedi.

Savaşların devletlerin haritasını çizdiğine işaret eden Ebu Merzuk, 1. Dünya Savaşı sürecinde Balfour Deklarasyonuyla İngiltere'nin İsrail devletinin kuruluşunun önünü açtığını hatırlattı.

Ulusal devletlerin kurulduğu bir dönemde İngiltere'nin İsrail'in kuruluşuna izin verdiğini belirten Hamas yetkilisi, 2. Dünya Savaşı sonrası yaşanan "Soğuk Savaş" döneminde, Filistin topraklarının İsrail'in eline geçtiğini, 1991'de Sovyetler Birliğinin yıkılmasından bugüne kadar "Filistin meselesinin" büyük hüsranlar yaşadığını söyledi.

"İsrail aşırı sağcı bir devlet haline geldi"

"ABD ve Avrupa demokratik bir İsrail'i destekledi ancak İsrail aşırı sağcı bir devlet haline geldi" diyen Ebu Merzuk, İsrail'deki mevcut yönetimin, Filistin'le müzakerelere karşı olduğunu vurguladı.

Ebu Merzuk, Hamas'ın, 2007 seçimlerinde kazandığı başarının ardından hem Gazze'yi yönettiğini, hem de İsrail'e karşı direniş gösterdiğini ve Filistin topraklarında direniş hareketlerine destek olduğunu ifade etti.

ABD'nin Filistin meselesindeki çözüm önerilerinin başarısız olmasından sonra Hamas'ın direnişe daha da önem verdiğini söyleyen Ebu Merzuk, "Hamas siyasi bir aktördür. Tüm uluslararası güçlerin kapısını çaldığı bir yapı haline gelmiştir" şeklinde konuştu.

Son dönemde İsrail'in bazı Arap ülkeleriyle yaptığı anlaşmaları hatırlatan Hamas Uluslararası İlişkiler Ofisi Başkanı Musa Ebu Merzuk, "Arap halkları, İsrail'le normalleşmeyi, bu şekilde gelişen siyasi anlayışı benimsemedi. Bu halklar, İsrail'in nasıl zorluklara sebep olduğunu açık bir şekilde görüyor" dedi.

Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın arabuluculuğunda 2020 yılından itibaren bazı Arap ülkeleri ile İsrail arasında "Abraham Anlaşmaları"yla normalleşme sürecine girilmişti.



Patrik Bişara, Hizbullah'ın İran'dan ayrılmasını istiyor

Maruni Patriği Bişara er-Rahi
Maruni Patriği Bişara er-Rahi
TT

Patrik Bişara, Hizbullah'ın İran'dan ayrılmasını istiyor

Maruni Patriği Bişara er-Rahi
Maruni Patriği Bişara er-Rahi

Maruni Patriği Bişara er-Rahi, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının "vatanımızdaki kardeşlerimiz" olan Şiilere yönelik bir saldırı olmadığını belirterek, grubu İran'dan kurtulmaya çağırdı.

Şarku'l Avsat'a verdiği röportajda er-Rahi, "Parti, silah tekeli konusunda nihai bir karar verildiğinin farkında. Bu nedenle silahlarını Lübnan ordusuna teslim etmeli ve diğer tüm Lübnan partileri gibi siyasi bir parti olarak yaşamalıdır" ifadelerini kullandı.

İsrail ise 1701 sayılı Karar'a uymadığı gibi, ateşkese de uymamış, sanki Lübnan'ı bir eyaletiymiş gibi her gün vuruyor, bombalıyor, yer yer hedef alıyor. Lübnan, taş yığınına dönüşecek.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise buna karşılık, "İsrail'in istediği gibi silahsızlanmayı isteyen herkes, İsrail'in çıkarlarına hizmet ediyor ve hedeflerine ulaşmasına yardım ediyor demektir" dedi. Kasım, partinin, komutan Heysem el-Tabtabai suikastına misillemede bulunacağını belirterek, "Bu, apaçık bir saldırganlık ve iğrenç bir suçtur ve karşılık verme hakkımız var. Bu karşılığın zamanlamasını biz belirleyeceğiz" dedi. Kasım, partiye sızan ajanların varlığını kabul ederek, "Düşünmemiz ve ders çıkarmamız gereken hatalar var" ifadesini kullandı.


İsrail, kanlı bir operasyonla Suriye'ye baskı yapıyor

"Saldırganlığı Önleme" Harekatı'nın başlamasının yıldönümü nedeniyle dün Şam'da büyük bir gösteri düzenlendi (Reuters).
"Saldırganlığı Önleme" Harekatı'nın başlamasının yıldönümü nedeniyle dün Şam'da büyük bir gösteri düzenlendi (Reuters).
TT

İsrail, kanlı bir operasyonla Suriye'ye baskı yapıyor

"Saldırganlığı Önleme" Harekatı'nın başlamasının yıldönümü nedeniyle dün Şam'da büyük bir gösteri düzenlendi (Reuters).
"Saldırganlığı Önleme" Harekatı'nın başlamasının yıldönümü nedeniyle dün Şam'da büyük bir gösteri düzenlendi (Reuters).

İsrail, Suriye'nin güneyindeki ihlallerle Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetine baskı yapmaya devam ediyor. Sonuncusu dün şafak vakti Şam kırsalında kanlı bir baskın düzenlenmesiydi. Bu baskın, eş-Şara'nın Beşşar Esed rejiminin devrilmesiyle sonuçlanan " saldırganlığı caydırma" operasyonunun birinci yıl dönümünü kutlamak için başkentte ve diğer şehirlerde düzenlediği gösterilerden önce gerçekleşti.

İsrail komandoları, İsrail'in "terörist" olarak tanımladığı ve kendilerine saldırı planladıklarından şüphelenilen üç kişiyi tutuklamak için Beyt Cin kasabasına baskın düzenledi. Şüphelileri yakalayıp kasabadan ayrılmaya başlayan İsrailli komandolar, ateş altına alındı. Panikleyen askerler, büyük bir askeri Hummer cipini terk ederek kaçtı. Cipin daha sonra militanların eline geçmesini önlemek için havadan imha edildiği bildirildi.

İsrail ordusu, olayda 6 asker ve subayının yaralandığını duyururken, Suriye yetkilileri "tam teşekküllü bir savaş suçu" olarak nitelendirdikleri olayda 13 sivilin hayatını kaybettiğini bildirdi.

İsrail'in müdahalesi Arap ve uluslararası alanda yaygın bir kınamayla karşılandı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Riyad'ın İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tüm ihlallerini tamamen reddettiği teyit edildi ve Krallığın, başta Güvenlik Konseyi daimi üyeleri olmak üzere uluslararası toplumdan, İsrail'in Suriye egemenliğine yönelik tekrarlanan ihlallerini ele alması talebi yinelendi.


Bağdat, baskı altında "Kor Mor"a saldıranların peşine düşüyor

Federal İçişleri Bakanı Abdul Emir eş-Şammari (solda) ve İKBY İçişleri Bakanı Reber Ahmed, dün Kuzey Irak'taki Kormor petrol sahasına varışlarında (hükümet medyası).
Federal İçişleri Bakanı Abdul Emir eş-Şammari (solda) ve İKBY İçişleri Bakanı Reber Ahmed, dün Kuzey Irak'taki Kormor petrol sahasına varışlarında (hükümet medyası).
TT

Bağdat, baskı altında "Kor Mor"a saldıranların peşine düşüyor

Federal İçişleri Bakanı Abdul Emir eş-Şammari (solda) ve İKBY İçişleri Bakanı Reber Ahmed, dün Kuzey Irak'taki Kormor petrol sahasına varışlarında (hükümet medyası).
Federal İçişleri Bakanı Abdul Emir eş-Şammari (solda) ve İKBY İçişleri Bakanı Reber Ahmed, dün Kuzey Irak'taki Kormor petrol sahasına varışlarında (hükümet medyası).

Bağdat, Süleymaniye'deki Kor Mor gaz sahasını hedef alan insansız hava aracı (İHA) saldırısının faillerini takip ediyor ve hükümet, soruşturmanın sonuçlarını 72 saat içinde açıklayacağını taahhüt ediyor.

İçişleri Bakanı Abdul Amir eş-Şammari başkanlığındaki üst düzey güvenlik heyeti, güvenlik planlarını görüşmek ve saha incelemesi yapmak üzere dün saldırı yerine geldi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Dana Gas şirketi, faaliyetlerine yeniden başlamadan önce güvenlik garantileri talep etti.

Siyasi açıdan Koordinasyon Çerçevesi, Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani'nin eylemlerine destek verirken, Kürt lider Hoşyar Zebari, "hükümetin saldırıyı gerçekleştiren milis gruplarını kontrol etmediğini" belirtti.

ABD elçisi Mark Savaya ise Irak konusunda Başkan Donald Trump'tan "emir" aldığını ve ülkeye ilk ziyaretini yapmaya hazırlandığı yönündeki haberlere yanıt verdi.