BM: İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğiz

BM Sözcüsü Dujarric, İsrail Başbakanı Netenyahu'nun BM 78. Genel Kurulu'nda, sınırlarında Filistin'in görünmediği bir harita göstermesiyle ilgili, "Biz, her ortamda iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğiz" dedi

Stephane Dujarric (AA)
Stephane Dujarric (AA)
TT

BM: İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğiz

Stephane Dujarric (AA)
Stephane Dujarric (AA)

Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Stephane Dujarric, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu'nun BM 78. Genel Kurulu'nda, sınırlarında Filistin'in görünmediği bir harita göstermesiyle ilgili, "Biz, her ortamda iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Dujarric, günlük basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Netenyahu'nun BM 78. Genel Kurulu'ndaki hitabında tarihi Filistin topraklarını, İsrail sınırları içerisinde gösteren haritayı kullanmasına tepkinin sorulması üzerine Dujarric, "Üye ülkelerin Genel Kurul'da ne dediği ya da ne gösterdiğine karışamıyoruz, karışmak da istemiyoruz" ifadesini kullandı.

Dujarric, bu haritanın BM'nin tutumunu yansıtmadığını belirterek, "Biz her ortamda iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

Filistin Daimi Temsilciğinin, Netenyahu'nun eylemini kınayan mektubunun BM Genel Sekreteri'ne ulaşıp ulaşmadığını henüz teyit edemeyeceğini belirten Dujarric, bu tür eylemlerin BM'nin tutumunu değiştirmediğini söyledi.

Bir gazetecinin, "İsrail iki devletli çözümü destekliyor mu? Bunu netleştirmeniz gerekmez mi?" yönündeki sorusuna Dujarric, "Ben, İsrail Başbakanı adına konuşmuyorum. Onlara sormanız daha doğru olur" yanıtını verdi.

"Suriye'de mevcut durumu sürdüremeyiz"

BM Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen, BM Güvenlik Konseyi'nde düzenlenen Suriye oturumunda, üye ülkeleri bilgilendirdi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, "Suriye harabeye dönüştü ve yakında barış görünmüyor" sözlerini tekrarlayan Pedersen, ülkedeki taraflar arasındaki güvensizlik, siyasi istikrarsızlık ve uluslararası ortamın çözümü zorlaştırdığını belirtti.

Pedersen, diğer taraftan Suriye halkının ümitsizliğine ve çektiği acının derinleştiğine işaret ederek, "Suriye'de mevcut durumu sürdüremeyiz çünkü kötüleşme ve yeni sınamalara yol açma ihtimali var" değerlendirmesinde bulundu.

Suriye toplumunun yarısının gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu ve ülkedeki sağlık çalışanlarının da Suriye'yi terk etmeye devam ettiğini aktaran Pedersen, "2020'den bu yana devam eden nispi sakinlik ciddi tehdit altında" diyerek artan şiddete dikkati çekti.

Pedersen, Guterres'in "taviz" konusunda ısrarcı olduğunu anımsatarak, "Suriye'de taraflar ve uluslararası aktörler, taviz verme konusunu daha ağırlıklı bir şekilde ele almalı" dedi.



Netanyahu'ya yakın bir milletvekili, güvenlik liderlerinin 7 Ekim'de "infaz edilmesi" çağrısında bulundu

Geçtiğimiz ekim ayında “El-Aksa Tufanı” operasyonu kapsamında ele geçirilen İsrail askeri aracının üzerinde bulunan Han Yunus'taki Filistinliler (DPA)
Geçtiğimiz ekim ayında “El-Aksa Tufanı” operasyonu kapsamında ele geçirilen İsrail askeri aracının üzerinde bulunan Han Yunus'taki Filistinliler (DPA)
TT

Netanyahu'ya yakın bir milletvekili, güvenlik liderlerinin 7 Ekim'de "infaz edilmesi" çağrısında bulundu

Geçtiğimiz ekim ayında “El-Aksa Tufanı” operasyonu kapsamında ele geçirilen İsrail askeri aracının üzerinde bulunan Han Yunus'taki Filistinliler (DPA)
Geçtiğimiz ekim ayında “El-Aksa Tufanı” operasyonu kapsamında ele geçirilen İsrail askeri aracının üzerinde bulunan Han Yunus'taki Filistinliler (DPA)

İsrail'de 7 Ekim 2023'te Hamas'ın düzenlediği saldırıya ilişkin komplo teorileri tehlikeli bir boyuta ulaştı. İktidardaki Likud partisinden Knesset üyesi Tali Gottlieb, saldırı sırasında güvenlik güçlerinin (ordu, istihbarat ve polis) başındaki kişileri, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu devirmek için komplo kurmakla suçladı ve tutuklanıp idam edilmelerini istedi.

Netanyahu'nun yakın çevresinden biri olarak bilinen Gottlieb, güvenlik teşkilatlarının başkanlarının Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e saldırı planından haberdar olduğunu ve bu saldırıyı önleyebilecekleri halde önlemediklerini belirtti.

Güvenlik şeflerinin bunu "ülkeyi Netanyahu'ya karşı öfkeyle doldurmak ve bunun sonucunda halkın sokaklara çıkıp onu devirene kadar yürümesini sağlamak" için yaptıkları suçlamasını sürdürdü. Bu nedenle, "vatana ihanet" suçlamasıyla tutuklanmalarını ve idam edilmelerini talep etti.

Şarku’l Avsat’ın Maariv gazetesinden aktardığına göre Gottlieb, Genel İstihbarat Servisi (Şin Bet) başkanı Ronen Bar'ın "kronik ve son derece tehlikeli bir komplocu" ve "Korkutucu yalanlar yaymada usta" olduğunu söyledi.

Savaşın ikinci günü, yukarıda bahsi geçen 8 Ekim'de Netanyahu'ya "bu kurumların tüm liderlerini görevden alması gerektiğini" söylediğini açıkladı; "Herhangi bir başkan: Genelkurmay, Mossad, Şin Bet ve Ulusal Güvenlik. İhanet ettiler” ifadelerini kullandı.

Gazetecinin “Sence hainlerin cezası nedir?” sorusuna, “ölüm cezası” diye cevap verdi.

Milletvekili, suçlamalarıyla ilgili bir soruşturma komisyonu kurulmasını reddetti, çünkü “bu askeri liderler yargıçlar üzerinde çok büyük bir nüfuza sahip ve kimse onlara suçlama yöneltmeye cesaret edemez” iddiasında bulundu.

Ona göre “tek çözüm”, “hükümet kararıyla onları görevlerinden uzaklaştırmak. Hükümet herkesten üstündür.”

Komplo teorileri İsrail'de, özellikle de iktidardaki sağ kesim arasında yaygın.

Bazı sağcı destekçiler, “İsrail istihbarat ve ordu mensupları Gazze'de karıncaların bile hareketini biliyorlar, (Hamas'ın) neredeyse alenen planladığı saldırıdan haberi olmamaları mantıklı değil” diyorlar.

Bu kişiler, “gözetleme görevlileri uyarıda bulunmuş ve tatbikatlarla ilgili fotoğraf ve bilgiler sunmuş” olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle, “7 Ekim'deki saldırıya şaşırmış olmaları mantıklı değil. Ancak haberleri gizlediler ve (Hamas'ı) serbest bıraktılar” iddiasını dile getiriyorlar.

Bu teoriyi savunanlar arasında Netanyahu'nun en büyük oğlu Yair ve Netanyahu'nun hizmetinde çalışan internet ordusu da bulunuyor.