Irak’ta 34 üst düzey devlet yetkilisine yönelik gözaltı ve tutuklama kararları

Ninova'da "rüşvet ve devlete ait arazileri izinsiz kullanma" suçlamasıyla üç kişi tutuklandı.

Yolsuzluklara karşı düzenlenen protesto gösterisine yüzlerce Iraklı katıldı. (EPA)
Yolsuzluklara karşı düzenlenen protesto gösterisine yüzlerce Iraklı katıldı. (EPA)
TT

Irak’ta 34 üst düzey devlet yetkilisine yönelik gözaltı ve tutuklama kararları

Yolsuzluklara karşı düzenlenen protesto gösterisine yüzlerce Iraklı katıldı. (EPA)
Yolsuzluklara karşı düzenlenen protesto gösterisine yüzlerce Iraklı katıldı. (EPA)

Irak Federal Dürüstlük Komisyonu dün, kötü yönetim, yolsuzluk suçlamaları ve ihlaller doğrultusunda, geçtiğimiz eylül ayında ülkedeki üst düzey yetkililer ve yüksek rütbeli kişiler hakkında çıkarılan gözaltı ve tutuklama kararlarını duyurdu. Ancak bu kararların alınması, yetkililerin ağır cezalarla karşı karşıya kalacağı anlamına gelmiyor. Özellikle haklarında sadece gözaltı kararı çıkarılanlar için bu tutuklamalar nadir görülüyor. Gözaltına alınanlar genellikle soruşturmaların ardından serbest bırakılabiliyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Dürüstlük Komisyonu Soruşturma Ofisi tarafından yapılan açıklamada "Dürüstlük Komisyonu’nun Bağdat ve diğer vilayetlerdeki soruşturma ofisleri tarafından incelenen vakalarda, adli makamların 34 gözaltı ve tutuklama emri çıkararak yargıya sevk ettiği" belirtildi.

Dürüstlük Komisyonu ayrıca "34 üst düzey yetkili hakkında çıkarılan kararlardan 30’unun gözaltı, dördünün de tutuklama olduğu" kaydedildi.

Soruşturma Ofisi, kararların eski bir Irak Temsilciler Meclisi üyesi, üç eski bakan, mevcut bir vali ve iki eski valiye ek olarak 11 mevcut genel müdür, 11 eski genel müdür ve eski bir valilik konseyi üyesi hakkında çıkarıldığı’ bilgisini paylaştı.

Irak sokaklarındaki gösterilerin büyük bir bölümü yolsuzluğa karşı düzenleniyor. (Reuters)
Irak sokaklarındaki gösterilerin büyük bir bölümü yolsuzluğa karşı düzenleniyor. (Reuters)

Yolsuzlukla mücadele etmenin önceliği

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti, seçim programının en önemli hedefleri arasında yer alan yolsuzlukla mücadele dosyasının önceliğini halen sık sık vurguluyor. Sudani daha önce de "yolsuzlukla mücadelenin terörle mücadele kadar önemli olduğunu" belirtmişti.

Ancak hükümetin bu konuya yaptığı vurgu, yolsuzluk dosyasının arkasında büyük nüfuza sahip kişi ve grupların bulunduğunun farkında olan Iraklı halk çevrelerinde pek de büyük bir coşku ve inançla karşılanmıyor. Sudani hükümetinin de kendisinden önceki hükümetler gibi bu zorlu savaşta ilerleme kaydetmesi kolay değil. Ülkenin uzun yıllardır mustarip olduğu yolsuzluk dosyasıyla ilgilenen ve süreci yakından takip eden kaynaklara göre kararlar ve yasal kovuşturmalar genellikle herhangi bir partiyle adı geçmeyen veya nüfuzlu isimlerle bağlantılı olmayan yetkililere ve kişilere uygulanıyor.

Ancak Birleşmiş Milletler Irak Yardım Misyonu (UNAMI) Başkanı Jeanine Hennis-Plasschaert geçen hafta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne (BMGK) Irak konusunda sunduğu brifingde "Irak hükümetinin, Irak'ın kamu malını ve parasını çalan kişilerin teslim olma sürecini takip etmek için önlemler aldığını" söyledi.

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, iktidarı devraldığında büyük yolsuzluk davalarıyla karşı karşıyaydı. (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, iktidarı devraldığında büyük yolsuzluk davalarıyla karşı karşıyaydı. (AFP)

Devlet arazisinin izinsiz kullanımı

Dürüstlük Komisyonu, dün yaptığı bir diğer açıklamada, şantaj ve devlete ait arazileri izinsiz kullanmakla suçlanan üç kişinin Ninova'da tutuklandığını duyurdu. Komisyon, "Ninova Soruşturma Müdürlüğü’ne bağlı soruşturma, kontrol ve dış denetim birimlerinden oluşan bir çalışma ekibinin, Musul Gümrük Müdürlüğü’nde çalışan iki kişiyi, tüccarlardan ve yük aracı sahiplerinden haraç aldıkları gerekçesiyle tutukladığını" belirtti.

Dürüstlük Komisyon tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

Musul Gümrük Müdürlüğü’nde çalışan iki sanık, yük aracı sahiplerinden bir miktar para aldı. Bunun karşılığında da ithalatı yasak olan malzemelerin gümrükten geçerek ülkeye girişine izin verdiler. Yük aracı sahipleri, Ninova'daki organize suç görevlilerinden biriyle anlaşarak banka şirketleri aracılığıyla sanıklara para aktarmaktaydı. Dürüstlük davalarına bakan Ninova Soruşturma Mahkemesi hâkimi, 1983 tarihli 160 sayılı kararın hükümleri uyarınca sanıkların tutuklanmasına karar verdi.

Komisyon, Ninova vilayetindeki müfettiş ekibinin "devlete ait araziye izinsiz girerek burayı kamyon ve petrol tankerleri için park yeri olarak kullanan bir zanlıyı tutukladığını" belirtti.  Komisyon ayrıca, zanlının "uygun onaylar almadan ya da bir müdürlükle kira sözleşmesi yapmadan, resmi olmayan makbuzlarla yük aracı sahiplerinden para topladığına, sonuç olarak da Ceza Kanunu'nun 331’inci maddesi hükümlerine dayanılarak tutuklandığına’ dikkat çekti.



Bağdat havaalanı "teknik arıza" nedeniyle geçici olarak kapatıldı

Bağdat Uluslararası Havalimanı, (Arşiv- AFP)
Bağdat Uluslararası Havalimanı, (Arşiv- AFP)
TT

Bağdat havaalanı "teknik arıza" nedeniyle geçici olarak kapatıldı

Bağdat Uluslararası Havalimanı, (Arşiv- AFP)
Bağdat Uluslararası Havalimanı, (Arşiv- AFP)

Irak Ulaştırma Bakanlığı bugün, " teknik arıza" nedeniyle Bağdat Uluslararası Havalimanı'nın acil  önlem olarak geçici şekilde kapatıldığını duyurdu ve güvenlik tehdidine işaret eden haberleri yalanladı.

Elektrik kesintisi sosyal medyada spekülasyonlara yol açtı, ancak Iraklı yetkililer kapatmanın tamamen teknik nedenlerden kaynaklandığını ve normal operasyonları yeniden sağlamak için bakım çalışmalarının devam ettiğini vurguladı.

Irak resmi haber ajansına göre Bakanlık sözcüsü Meytham el-Safi, arızanın "acil bir önlem" gerektirdiğini belirterek, teknik ekiplerin "uluslararası onaylı standart prosedürlere göre teşhis ve onarım çalışmalarına" başladığını kaydetti.

Havaalanının bakım ve son kontroller tamamlandıktan sonra birkaç saat içinde yeniden açılacağı belirtildi. El-Safi, kapanmanın arkasında herhangi bir iç veya dış güvenlik riski olmadığını belirterek, bu yöndeki haberlerin asılsız olduğunu söyledi ve medya kuruluşlarını bilgileri resmi kanallar aracılığıyla doğrulamaya çağırdı.


Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
TT

Güvenlik güçleri, Esed rejiminin kalıntılarından bir lideri etkisiz hale getirdi

Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.
Suriye İçişleri Bakanlığı'nın Cebel kırsalındaki "Saraya el-Cevad"ı hedef alan çifte güvenlik operasyonunun havadan görüntüsü.

Suriye güvenlik güçleri dün, Suriye kıyısındaki Lazkiye Valiliği'ne bağlı Cebel kırsalında, Beşşar Esed rejiminin kalıntılarından biri olarak kabul edilen "Saraya el-Cevad" milislerinin karargahını hedef alan çifte operasyon düzenledi. Operasyonda milis lideri Beşşar Abdullah Ebu Rukayye ve iki komutanı öldürüldü, 6 milis ise yakalandı.

Operasyonlar, DEAŞ'ın Suriye'nin doğusunda devriyelere, güvenlik güçlerine ve ordu mensuplarına yönelik saldırılarını artırmasıyla eş zamanlı olarak geldi; bu saldırılar arasında dün Deyrizor'da bir Suriye askerinin öldürülmesi de yer alıyordu. Grup, sivilleri askeri ve güvenlik karargahlarından uzak durmaları konusunda uyardı.

Araştırmacı Abbas Şerif, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, rejimin kalıntıları ile DEAŞ arasında ülkeyi istikrarsızlaştırmak ve güvenlik ortamını yeniden şekillendirmek konusunda karşılıklı bir çıkar olduğunu söyledi. İslamcı gruplar konusunda uzmanlaşmış araştırmacı Urabi Urabi de DEAŞ'ın son aşamalarında olduğu ve defalarca dağıtıldığı için tutarlı bir liderlik yapısını yeniden kuramadığı değerlendirmesinde bulundu.


DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
TT

DEAŞ Suriye'de 4 güvenlik görevlisini öldürdü

Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)
Suriye yetkililerine bağlı bir güç, Rakka vilayetinde, 24 Ocak 2026 (AP)

Suriye Arap Haber Ajansı (SANA), DEAŞ militanlarının pazartesi günü kuzey Suriye'de hükümet güvenlik güçlerinin dört üyesini öldürdüğünü ve bunun Beşşar Esed'in devrilmesinden bu yana hükümet güçlerine yönelik en ölümcül saldırı olduğunu bildirdi.

Rakka'nın batısındaki bir kontrol noktasına yapılan saldırı, militan grubun Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetine yönelik saldırılarında bir tırmanışa işaret ediyor. Bu saldırı, grubun hükümete karşı "yeni bir operasyon aşaması" başlattığını duyurmasından iki gün sonra gerçekleşti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre grup dün Rakka'da Suriye hükümet güçlerine mensup çok sayıda askerin öldürüldüğünü ve yaralandığını iddia etti. Cumartesi günü ise Suriye'nin kuzey ve doğusunda ordu personeline yönelik iki saldırının sorumluluğunu üstlenmiş ve bu saldırılarda bir asker ve bir sivil hayatını kaybetmişti.

SANA, güvenlik güçlerinin pazartesi günü bir saldırıyı engellediğini ve militanlardan birini öldürdüğünü bildirdi. Güvenlik kaynaklarına atıfta bulunan ajans, saldırıyı DEAŞ'ın gerçekleştirdiğini belirtti. Grup dün ayrıca, Suriye'nin doğusundaki Deyrizor vilayetine bağlı Meyadin şehrinde bir ordu karargahına düzenlenen ve bir askerin öldürüldüğü ayrı bir saldırının sorumluluğunu da üstlendi.

Grup, birkaç gün önce aynı şehirde yine saldırı gerçekleştirmişti.

Suriye hükümeti geçen yıl ABD liderliğindeki DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona katıldı. Ocak ayında hükümet güçleri, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri'nden (SDG) Rakka'yı ve Suriye'nin kuzey ve doğusundaki çevre bölgelerin büyük bir bölümünü ele geçirdi.

Bu arada, üç Suriyeli askeri ve güvenlik kaynağı, ABD güçlerinin dün ülkenin kuzeydoğusundaki en büyük askeri üssünden çekilmeye başladığını, bunun da on yıl önce DEAŞ ile mücadele etmek için Suriye'ye konuşlandırılan ABD güçlerinin daha geniş geri çekilmesinin bir parçası olduğunu söyledi.