İsrail, ABD’yle ‘Hamas sonrası BM destekli geçici hükümet’ konusunu görüştü

Gazze'yi bombalamaya devam eden Tel Aviv, hastanelerin tahliye edilmesini istiyor.

İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
TT

İsrail, ABD’yle ‘Hamas sonrası BM destekli geçici hükümet’ konusunu görüştü

İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)
İsrail'in 21 Ekim'de Refah’a düzenlediği hava saldırısının ardından meydana gelen yıkımı inceleyen Filistinliler. (DPA)

Savaşın 15’inci gününde 20 yardım tırı Gazze Şeridi'ne giriş yaptı. Diğer yandan İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik hava saldırılarını sürdürdü. Tartışmalar daha çok İsrail'in Hamas hareketini devirmesi ve uluslararası destekle geçici bir hükümet kurmayı başarması halinde üstleneceği misyona odaklandı.

İsrail uçakları, dün (cumartesi) Gazze'de geniş alanları bombalamaya devam etti. İsrail, Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerindeki yerleşim yerlerini, diğer bölgelerdeki bina ve apartmanları, Filistin Sivil Savunma karargâhı ve Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) ait tesisler de dâhil olmak üzere çeşitli güvenlik noktalarını ve sivil karargâhları hedef aldı.

fv
İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant 19 Ekim'de Gazze sınırı yakınlarında askerlerine seslendi. (AP)

İsrail Ordusu, dün Hamas'ın elindeki esir sayısının 210'a ulaştığını bildirdi. İsrail Ordusu tarafından yapılan açıklamada “Hava Kuvvetlerimiz, Hamas’a ait operasyon komutanlığı karargâhı, tanksavar füze rampaları ve diğer altyapılar da dahil olmak üzere Hamas hareketinin altyapısını yok etmeye devam etti. Gözetleme kuleleri ve keskin nişancı alanları da bombalandı” ifadeleri yer aldı. Ancak bombalanan sahalardaki evler; ailelerin, sivillerin, erkeklerin, çocukların ve kadınların başlarına yıkıldı.

Kara saldırısının akıbeti

Çeşitli nedenlerle birkaç kez ertelenen kara saldırısının akıbeti henüz netlik kazanmadı. Bunun nedenleri arasında, gözlemcilerin Hamas'la yaşanan yabancı rehine krizinin sona ermesini bekleme isteği yer alıyor. Ayrıca diğer nedenler arasında Hizbullah'ın daha büyük çapta çatışma hattına gireceği korkusu ve Gazze Şeridi'nin geleceği hususunda İsrail'in henüz cevap vermemesi gösterildi.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’den aktardığı habere göre İsrailli ve ABD’li yetkililer, dün, Hamas'ın ortadan kaldırılmasından sonra Gazze Şeridi'nin geleceğinin nasıl olacağı konusunu tartıştılar. Tartışmada ABD’li ve İsrailli yetkililer tarafından, Birleşmiş Milletler (BM) ve Arap ülkelerinin desteğiyle Gazze Şeridi’nde geçici bir hükümet kurulması önerildi. Henüz ilk aşamalarında olan tartışmalar, İsrail'in kara saldırısının başarı oranı gibi sahadaki gelişmelere bağlı bir durumda.

Bloomberg kaynakları, “ABD ve müttefiklerinin mevcut görüşmeler sırasında, daha fazla sivilin Gazze'nin güneyine taşınması için zaman kazanmak amacıyla İsrail’e olası bir kara operasyonunu erteleme çağrısında bulunduğunu” belirtti. Aynı zamanda bu ertelemenin Hamas tarafından esir alınanların serbest bırakılması için Katar'ın arabuluculuk görüşmelerine zaman sağlayacağı ifade edildi.

cadfrg
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği hava saldırılarının ardından dumanlar ve alevler yükseliyor. (EPA)

Gazze Şeridi'nin geleceği İsrail'de açıkça tartışılsa da ABD konuyla ilgili yorum yapmadı. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan geçtiğimiz Pazar günü Amerikan CBS kanalına verdiği röportajda “Gazze'deki Filistinliler barış ve güvenlik içinde yaşamalarını sağlayacak bir yönetimi hak ediyor” dedi.

İsrail uyarısı

İsrail Ordu Sözcüsü Avichai Adraee, dün yaptığı açıklamada Gazze sakinlerini orada kalmamaları konusunda uyardı. Adraee, “Hamas tarafından hazırlanan bir varil patlayıcının üzerinde yaşadıklarını” söyledi ve onlara Gazze Şeridi'nin güneyine gitmelerini tavsiye etti. Adraee, X platformundaki (eski adıyla Twitter) hesabında şunları söyledi: “Ed-Derec, Nasır, Şeyh Rıdvan, Eski Şehir ve ez-Zeytun mahallelerinde evinde kalmaya karar veren herhangi bir kişi, hem kendisini hem de aile üyelerini tehlikeye maruz bırakacaktır.”

Filistin Sağlık Bakanlığı ise İsrail saldırısının başladığı 7 Ekim'den bu yana şehit sayısının 4 bin 473'e ulaştığını bildirdi. Gazze Şeridi'nde şehitlerin yüzde 70'inin çocuk, kadın ve yaşlılardan oluştuğunu vurgulayan Bakanlık, 15 bin 400'den fazla Filistinlinin de yaralandığını belirtti.

dsvfg
19 Ekim'de Gazze Şeridi sınırında bekleyen İsrail tankları. (Reuters)

İsrail'in Gazze'ye yönelik yoğun hava saldırısı devam ederken, savaşın başlangıcından bu yana ilk yardım konvoyu Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi'ne giriş yaptı. Akaryakıt hariç olmak üzere ilaç, gıda ve diğer malzemeleri taşıyan 20 tır Gazze Şeridi'ne girdi. Hamas hareketi, 20 tırın Gazze Şeridi'ndeki felaket durumunu değiştirmeyeceğini belirterek, yaralıların tedavi için çıkışını kolaylaştırmak amacıyla Refah Sınır Kapısı’nın kalıcı ve sürekli olarak açık kalmasını ve gıda yardımının günün her saatinde devam etmesini talep etti.

Hamas ayrıca, sürekli elektrik kesintisi yaşayan bölgeye yakıt getirilmesi ve hastanelerin toplu mezarlara dönüşmemesi için yakıtı tükenen hastane ve tıp merkezlerinin kurtarılması çağrısında bulundu.

Kritik sağlık durumu

Gazze'deki bazı hastaneler hizmet dışı, geri kalanlar ise yakıt stoklarının tükenmesi nedeniyle çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu da sağlık durumunu son derece kritik hale getiriyor. Gazze Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada “İnsani yardım kapsamında akaryakıtın devreye sokulmaması, hasta ve yaralıların hayati tehlikesini sürdürecektir” ifadesi yer aldı. Bakanlık, bombardımanın devam etmesi ve yakıtın bitmesi nedeniyle 7 hastane ve 25 sağlık ocağının hizmet dışı olduğunu doğruladı.

El-Ehli Baptist Hastanesi'ni bombalayan ve yüzlerce kişinin ölümüne neden olan İsrail, Gazze'deki diğer hastanelerin boşaltılması için de baskı yapıyor. İsrailli bir güvenlik yetkilisi dün yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki 20 hastanenin boşaltılmasını talep ettiğini söyledi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN, güvenlik yetkilisinin, “İsrail'in Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki 20 hastanenin boşaltılmasını talep ettiğini, bunlardan altısının boşaltıldığını, dördünün reddedildiğini ve geri kalanının da tahliye sürecinde olduğunu” söylediğini aktardı.

“Hamas hareketinin emriyle yaklaşık 30 bin Filistinlinin eş-Şifa Hastanesi çevresindeki barınaklara adeta canlı kalkan olarak çalışmak üzere geldiğini” iddia eden yetkili, “İsrail, hastanelerin çevresinde veya altında Hamas'ın liderlik merkezleri bulunduğu için hastaneleri boşaltmak istiyor” dedi.

İsrail'den seyahat uyarıları

Hamas’ın silahlı kolu İzzeddin el-Kassam Tugayları, Tel Aviv'i ve İsrail'in diğer bölgelerini bombalamaya devam ederken dün savaşın kontrolünün kendilerinde olduğunu bildirdi. Dünyanın çeşitli bölgelerinden İsraillilere karşı riskleri takip eden İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Ürdün ile Mısır'a seyahat uyarısı seviyesini 4'e (en yüksek tehdit) yükseltti. Bu iki ülkeye seyahat etmemeyi, orada kalmamayı, bir an önce oradan ayrılmayı tavsiye etti. Fas'a seyahat uyarısı da 3’üncü seviyeye yükseltildi (gereksiz seyahatlerden kaçınma önerisi).

İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Ortadoğu ve Arap ülkelerinde ikamet etmekten kaçınılmasını, seyahat uyarısı olan İslam ülkeleri ile seyahat uyarısı olmayan ülkelere de gelinmemesini istedi. Konsey ayrıca, Türkiye'ye yönelik seyahat uyarısını sıkılaştırarak en üst seviyeye (4) çıkardı ve orada yaşayan tüm İsraillilere bir an önce ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.



Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
TT

Avn ve Selam, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakereye hazır olup olmadığını görüştü

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (Reuters)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam bugün yaptıkları görüşmede, Lübnan’ın İsrail ile doğrudan müzakerelere hazır olup olmadığını ele aldı. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre görüşme, ülkenin güneyine yerinden edilenlerin akınının sürdüğü ve Hizbullah ile İsrail arasında ikinci gününe giren ateşkes süreciyle eş zamanlı gerçekleşti.

Açıklamada, Avn ve Selam’ın ‘ateşkes sonrası aşamaya ve bunun kalıcı hale getirilmesine yönelik çabalara dair değerlendirme’ yaptığı, ayrıca İsrail ile yapılması beklenen müzakereler için ‘Lübnan’ın hazırlık durumunu’ ele aldığı belirtildi.

Görüşme, Avn’ın bir gün önce Lübnan halkına ve adını anmadan Hizbullah’a hitaben yaptığı sert tonlu konuşmanın ardından geldi. Avn konuşmasında, Lübnan’ın İsrail ile ‘kalıcı anlaşmalar’ hedefiyle yeni bir aşamanın eşiğinde olduğunu ifade ederken, doğrudan müzakerelerin ‘taviz’ anlamına gelmediğini vurguladı.

Hizbullah ile İsrail arasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen 10 günlük ateşkes kapsamında, perşembeyi cumaya bağlayan gece yarısından itibaren kırılgan bir ateşkes yürürlükte bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan çatışmalarda yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybederken, özellikle Lübnan’ın güneyi ve Beyrut’un güney banliyölerinden olmak üzere 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi.

Hizbullah ve destekçileri, İsrail ile doğrudan müzakerelere karşı çıkmayı sürdürürken, daha önce de 2024 savaşı sonrasında Lübnan hükümetinin örgütün silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetmişti.

Öte yandan Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati Al Jadeed TV’ye verdiği demeçte, “Cumhurbaşkanı’nın sözleri şok ediciydi” ifadesini kullanarak, konuşmada İran’a teşekkür edilmemesini eleştirdi. İran, Lübnan’daki ateşkesin Washington ile varılan ateşkes mutabakatının ‘bir parçası’ olduğunu açıklamıştı.

Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)Lübnan’ın güneyindeki kasaba ve köylerine doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş insanların araçları (Reuters)

Ateşkesin ikinci gününde, özellikle Lübnan’ın güneyine doğru, yerinden edilenlerin akını sürüyor. Güneyi birbirine bağlayan sahil yolu, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun trafikle kilitlendi.

Lübnan ordusu ile yerel yetkililer, İsrail bombardımanı nedeniyle kapanan yolları yeniden ulaşıma açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

Beyrut’un güney banliyösünde ise geniş çaplı yıkımın yaşandığı bölgede aileler, evlerini kontrol etmek ve ihtiyaçlarını almak üzere geri dönüyor. Ancak AFP muhabirlerine göre, bölgenin iç kesimlerindeki bazı mahalleler hâlâ büyük ölçüde boş durumda; birçok kişi geri dönmek için beklemeyi tercih ediyor.

Bu kişilerden biri olan ve dört çocuğuyla birlikte Beyrut sahilinde kurulu bir çadırda kalan Semah Haccul, güvenlik endişeleri nedeniyle henüz evine dönmeye hazır olmadıklarını söyledi.

Haccul, “Gece bir şey olmasından ve çocuklarımı alıp kaçamamaktan korktuğumuz için kendimizi güvende hissetmiyoruz” dedi.

Evine kısa süreliğine gittiğini belirten Haccul, Beyrut’un güneyindeki el-Leyleki bölgesindeki evinde hafif hasar tespit ettiğini, ‘çocukları yıkamak ve artan sıcaklıklar nedeniyle yazlık kıyafetler almak’ için eve uğradığını ifade etti. Ateşkesin gidişatını izlemek istediklerini vurgulayan Haccul, “Ateşkes kalıcı hale gelirse evlerimize döneceğiz” dedi ve çevredeki çadırlarda kalan onlarca ailenin de aynı yaklaşımı benimsediğini aktardı.

Selam ise Avn ile görüşmesinde, ateşkesin kalıcı hale gelmesi durumunda yerinden edilenlerin en kısa sürede güvenli şekilde evlerine dönebilmesini umduğunu dile getirdi. Selam, Lübnan devletinin bu dönüşü kolaylaştırmak için ‘yıkılan köprülerin onarılması, yolların açılması ve geri dönüşün mümkün olduğu bölgelerde gerekli ihtiyaçların sağlanması’ yönünde çalıştığını belirtti.


Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
TT

Macron, Lübnan'ın güneyinde bir Fransız askerinin öldüğünü üç askerin yaralandığını belirterek, saldırıdan Hizbullah'ı sorumlu tuttu

Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)
Lübnanlılar güneydeki köylerine geri döndü (Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan'ın güneyinde düzenlenen saldırıda bir Fransız askerinin öldüğünü duyurarak, ölümünden Hizbullah'ı sorumlu tuttu.

Macron, X internet sitesinde yayınladığı paylaşımda, üç askerin de yaralandığını ve tahliye edildiğini belirterek, Lübnan hükümetini saldırıdan sorumlu olanlara karşı harekete geçmeye çağırdı.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ise Fransız güçlerini hedef alanlardan sorumlu olanların yargılanacağını belirtti.


Gazze anlaşması... Kahire görüşmelerindeki çekincelerin ardından arabulucuların elinde ‘sınırlı fırsatlar’

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşması... Kahire görüşmelerindeki çekincelerin ardından arabulucuların elinde ‘sınırlı fırsatlar’

Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı’nda yıkılmış binaların enkazı arasında yürüyen Filistinliler (AFP)

Hamas’ın Kahire’de yapılan görüşmelerde silahsızlanma sürecine ilişkin çekinceler dile getirdiği, İsrail’in ise bu sürecin önce uygulanması şartıyla geri çekilme konusunda taviz vermeme tutumunu sürdürdüğü bildirildi. Taraflar arasındaki ateşkes anlaşmasının, geçtiğimiz şubat ayı sonunda İran savaşıyla birlikte sekteye uğradığı belirtiliyor.

Hamas’ın çekinceleri, Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar tarafından doğrulandı. Uzmanlara göre bu durum, hem Hamas’ın hem de İsrail’in zaman kazanmaya yöneldiğine ve anlaşma maddelerini uygulama ya da silahsızlanma ve geri çekilme süreçlerine başlama konusunda isteksiz olduklarına işaret ediyor. Bu değerlendirmelerde, İsrail’de seçim yılı olması ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun oy kazanma hedefinin etkili olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, arabulucuların anlaşmayı yeniden canlandırma konusunda sınırlı fırsata sahip olduğunu belirtiyor. Bu çerçevede üç olası senaryo öne çıkıyor: mevcut durumun devam etmesi, İsrail’in askeri tırmanışa gitmesi ya da uluslararası istikrar güçleri ve polis unsurlarının devreye sokulmasıyla Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin faaliyete başlaması ve sahada değişiklikler yapılarak tarafların anlaşma şartlarına uymaya zorlanması.

Sıkışmış müzakereler

Kahire’de yürütülen müzakerelerin de çıkmaza girdiği bildirildi. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, kendilerinden herhangi bir taahhüt talep edilmeden önce İsrail’in ateşkes anlaşmasının ilk aşamasındaki yükümlülüklerini (insani yardım faaliyetleri ve bölgeye yardım tırlarının girişini) yerine getirmesi gerektiğini savunuyor. Buna karşılık İsrail ve ABD, anlaşmanın ikinci aşamasının en kritik maddesi olan ‘silahsızlanma’ sürecine derhal geçilmesi yönünde baskı yapıyor.

Aynı kaynaklara göre, Hamas müzakere heyeti başkanı Halil el-Hayye ile ABD’li diplomat Aryeh Lightstone arasında Kahire’de gerçekleşen görüşmeden somut bir sonuç çıkmadı.

The Jerusalem Post gazetesinin perşembe günü yayımladığı habere göre Hamas, Kahire toplantılarında ABD öncülüğündeki Barış Kurulu tarafından sunulan silahsızlanma planını reddederek üzerinde değişiklik yapılmasını talep etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise kabine toplantısında yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın yabancı bir koalisyonun Hamas’ı silahsızlandırmada başarılı olamayacağını anladığını belirterek, “Bunu bizim yapmamız gerekecek” ifadesini kullandı. Söz konusu açıklamalar İsrail’in Kanal 14 ve i24NEWS kanalları tarafından da aktarıldı.

Gelişmeleri değerlendiren Filistinli siyaset analisti Abdulmehdi Mutava, Kahire görüşmelerinde özellikle Hamas tarafından dile getirilen çekincelerin, taraflar arasındaki güven eksikliğinden kaynaklandığını ifade etti. Mutava’ya göre, Hamas için silahsızlanma maddesinin uygulanması kolay değil. Ayrıca ABD’nin İran dosyasına odaklanması nedeniyle arabuluculuk sürecine yeterince yoğunlaşmadığı ve bu nedenle İsrail üzerinde henüz ciddi bir baskı oluşmadığı belirtiliyor.

Mutava, İsrail’de yaklaşan seçimler nedeniyle Netanyahu’nun Gazze konusunda herhangi bir taviz vermesinin zor olduğunu da vurguladı. Bu nedenle mevcut tıkanmış durumun Netanyahu açısından siyasi maliyetlerden kaçınma imkânı sunduğunu belirten analist, benzer şekilde Hamas’ın da silahsızlanma konusunda kesin kararlar almaktan kaçınması nedeniyle bu durumdan rahatsızlık duymadığını ifade etti.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta su taşıyan bir kız çocuğu (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta yerinden edilmiş Filistinliler için kurulan geçici kampta su taşıyan bir kız çocuğu (AFP)

Filistin ve İsrail konularında uzman siyaset bilimi profesörü Tarık Fehmi, Kahire’de gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında Mısırlı arabulucunun yoğun çabasına rağmen taraflar arasında hâlâ ciddi çekinceler bulunduğunu belirtti. Fehmi’ye göre temel sorun, İsrail’in sahadaki karşı hamlelerinden kaynaklanıyor. İsrail’in Gazze Şeridi’nin derinliklerinde yeni ‘stratejik dayanak noktaları’ oluşturma planı üzerinde çalıştığını ifade eden Fehmi, bu yaklaşımın müzakereleri doğrudan sekteye uğratabileceğini ve bunun bir geri çekilmeden ziyade yeniden konuşlanma anlamına geldiğini vurguladı.

Hamas’ın ise İran-İsrail-ABD hattındaki gelişmelerin sonuçlarını beklediğini belirten Fehmi, İsrail’in Gazze dosyasını daha sonraya bırakma eğiliminde olduğunu söyledi. İsrail’in tüm taraflarla aynı anda karşı karşıya gelmek istemediğini dile getiren Fehmi, sınır kapılarının açılması ve yardım tırlarının girişine izin verilmesini bunun göstergesi olarak değerlendirdi.

Arabulucuların devam eden çabaları

Hamas ve Filistinli gruplardan kaynaklar daha önce Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamalarda, arabulucuların ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında kalan adımların derhal uygulanması için girişimlerde bulunduğunu belirtti. Bu çabaların, ikinci aşamaya ilişkin görüşmelerle eş zamanlı yürütülmesi, İsrail’in ilk aşamadaki yükümlülüklerini tamamlamadan ikinci aşamadan herhangi bir adımın uygulanmaması şartına bağlı olduğu ifade edildi.

Kaynaklardan biri, “Arabulucular, ikinci aşamada özellikle silahsızlanma konusunun kademeli ve ilk aşamanın tamamen uygulanmasına bağlı olacak şekilde ele alınmasını öngören bir formülle taraflar arasındaki farkı kapatmaya çalışıyor” dedi.

Fehmi, mevcut tabloda önemli bir değişiklik beklemediğini belirterek, İsrail’in kapsamlı bir askeri operasyon ya da Gazze Şeridi’ni tamamen işgal etmesinin öngörülmediğini, buna karşılık Hamas’ın kontrol ettiği alanlarda manevra yaparak rolünü yeniden şekillendirmeye çalışacağını ifade etti. Fehmi, özellikle idari yapı, silahlanma ve polis gibi çözümsüz kalan başlıklarda bu sürecin devam edeceğini vurguladı.

Fehmi’ye göre taraflar açısından belirleyici bir sonuç doğurmayan, uzaması muhtemel bir geçiş sürecine girilmiş durumda. Bu süreçte her taraf kendi düzenlemelerini gündeme getirecek, ancak somut bir çözüm ortaya konulamayacak. Bu nedenle Gazze’de mevcut durumun yönetimi, kısa vadede öne çıkan başlık olmaya devam edecek.

Mutava ise tarafların tutumu nedeniyle arabulucuların anlaşmayı yeniden canlandırma şansının sınırlı olduğunu belirtti. Mutava, ilk senaryo olarak mevcut durumun korunacağını, tarafların çekincelerini sürdürerek ciddi bir tırmanış olmadan zaman kazanmaya çalışacağını ifade etti. Buna karşılık, Netanyahu’nun seçim yılı dinamikleri nedeniyle İran ve Lübnan cephelerinden iç politik kazanç elde edememesi halinde çatışmaların yeniden başlayabileceği ihtimaline de dikkat çekti.

Mutava’ya göre üçüncü olası senaryo ise uluslararası güçler ile Filistin polisi unsurlarının sahaya konuşlandırılması ve Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin devreye girerek Hamas ile İsrail’i sahada somut adımlar atmaya zorlayacak yeni bir sürecin başlatılması.